ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1979/23
Karar sayısı:1980/9
Karar günü:29.1.1980
Resmi Gazetetarih/sayı:23.6.1980/17026
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Niğde Sulh Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 2 Temmuz 1964 günlü, 492 sayılı HarçlarKanununun 34. maddesinin, Anayasanın 12. ve 42. maddelerine aykırılığı nedeniyleiptali istemidir.
I- OLAY :
Davacı, itirazcı mahkemeye açtığı tazminat davasında, mahkemeceyapılan keşfe kâtip olarak katıldığını, ancak davalının adlî yardımdanyararlanması nedeniyle yol tazminatı alamadığını, çeşitli yasalarla verilenyevmiyenin Harçlar Yasasına göre ödenen yol tazminatından fazla olduğunu, butazminatın yapılan işi, bedensel yıpranmayı ve daire dışındaki giderlerikarşılamadığını, bu nedenlerle 492 sayılı Harçlar Yasasının 34. maddesininAnayasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş, itirazcı mahkeme bu savı ciddi görerek,sözü geçen yasa hükmünün Anayasanın 12. maddesindeki "eşitlik" ve 42.maddesindeki "angarya yasağı" ilkelerine aykırılığı nedeniyle iptaliiçin Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
1- İtiraz konusu yasa kuralı:
İtiraz konusu 2 Temmuz 1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Yasasının34. maddesi şöyledir.
"Madde 34. Tebliğden başka bir işlem yapmak için makamındanuzaklaşmaya mecbur olan hâkimler, C. Savcıları ve icra iflâs memurları ile adlitabiplere, adliye başkâtipleri ile kâtiplere, mübaşir ve müstahdemlere yolgiderlerinden başka aşağıdaki miktarlarda yol tazminatı verilir.
1. Daireden uzaklaşmayı gerektiren iş, mahkemenin bulunduğubelediye hudutları dahilinde ise beher iş için 10 lira,
2. Daireden uzaklaşmayı gerektiren iş, mahkemenin bulunduğubelediye hudutları haricinde ise beher iş için 15 lira,
3. Daireden uzaklaşmayı gerektiren işlerin bir kısmı mahkemeninbulunduğu belediye hudutları içinde, bir kısmı haricinde ise belediye hudutlarıiçinde olan beher iş için 10 lira, belediye hudutları dışında olan beher işiçin 15 lira.
Ancak bu miktarlar, bir günde birinci benddeki işler için 50lirayı ve diğer bentlerdeki işler için 75 lirayı geçemez.
Daireden uzaklaşmayı gerektiren birden ziyade iş olursa, mümkünoldukça işler aynı günde yapılır. Bir işin bir günde tamamlanması mümkünolmadığı takdirde her gün için bir iş üzerinden ve yukarıdaki bentler gereğincetazminat verilir.
Görülen işler birden ziyade ise yol gideri mesafe ile, yoltazminatı ise yukarıdaki bentler esasları ile orantılı şekilde taksim olunur.
Adliye başkâtipleri ile kâtipler için bu miktarın 2/3 ü mübaşirve müstahdemler için yarısı ödenir.
Yol giderleriyle tazminat ilgili kişiler tarafından işinifasından evvel emaneten makbuz mukabilinde vezneye yatırılarak buna mahsus birdeftere kaydedilir. Keşfi ve işlemi müteakip yapılan sarfiyat bir tutanaklatevsik olunarak bakiyesi ilgili kişiye geri verilir."
2- Dayanılan anayasa kuralları:
"Madde 12. Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce,felsefî inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaztanınamaz." "Madde 42. Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet, çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatınınkararlılık içinde gelişmesi için, sosyal, iktisadî ve malî tedbirlerleçalışanları korur ve çalışmayı destekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır.
Angarya yasaktır.
Memleket ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlıködevi niteliği alan beden veya fikir çalışmalarının şekil ve şartları,demokratik esaslara uygun olarak kanunla düzenlenir."
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca ŞevketMüftügil, Lütfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu, Osman Tokcan, Rüştü Aral, Ahmet SalihÇebi, Muammer Yazar, Nihat O. Akçakayalıoğlu, Nahit Salçıoğlu, HüseyinKaramüstantikoğlu, Kenan Terzioğlu, Necdet Darıcıoğlu, İhsan N. Tanyıldız,Bülent Olçay ve Yılmaz Aliefendioğlu'nun katılmalarıyle 14/6/1979 günündeyapılan ilk inceleme toplantısında, dosyanın eksiği bulunmadığından, işinesasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
A) Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 16. maddesi uyarınca ŞevketMüftügil, Ahmet H. Boyacıoğlu, Ahmet Erdoğdu, Osman Tokcan, Rüştü Aral, MuammerYazar, Âdil Esmer, Nihat O. Akçakayalıoğlu, Nahit Saçlıoğlu, HüseyinKaramüstantikoğlu, Necdet Darıcıoğlu, İhsan N. Tanyıldız, Bülent Olçay, YılmazAliefendioğlu ve Yekta Güngör Özden'in katılmalariyle 27/11/1979 günündeyapılan toplantıda; itiraza konu edilen 2 Temmuz 1964 günlü 492 sayılı HarçlarYasasının 34. maddesinin başvurmadan sonra yürürlüğe giren 7/6/1979 günlü, 2244sayılı Yasasının 1. maddesiyle değiştirilmiş ve böylece eski metnin ortadankaldırılarak yeni bir yasa kuralının kabul edilmiş bulunması karşısında, konusukalmayan iş hakkında bir karar verilmesine yer olmadığını öneren esasa ilişkinraporun yeterli olup olmadığı, daha açık bir anlatımla esas hakkındakiincelemenin tamamlanmasına gerek olup olmadığı konusu üzerinde durulmuştur.
Hak doğuran olaylar, kural olarak, oluştuğu zamandaki yasahükümlerine bağlı kalırlar. İtiraza konu edilen işteki keşif olayı, HarçlarYasasının 7/6/1979 günlü, 2244 sayılı Yasadan önce yürürlükteki 34. maddesizamanında yapıldığına ve yeni yasanın bu gibi işlerde de uygulanacağına ilişkinbir kural söz konusu olmadığına, ayrıca başka bir dava nedeniyle 34. maddeyegöre tahakkuk eden yol giderinin bunu ödemekle yükümlü kişiden hükmen tahsilidava edilmiş bulunmasına göre, yerine getirilen hizmetin karşılığınıntahakkukunda ve ödenmesinde ayrıca yapılan bu harcamanın yargılama gideriolarak karşı tarafa yükletilmesinde, değişiklikten önceki 34. madde hükmününuygulanması doğaldır.
Bu durum karşısında, mahkemenin elindeki davada 2/7/1964 günlü,492 sayılı Yasanın 34. maddesi hükmü uygulanacak hüküm olma durumunusürdürdüğüne göre, Anayasaya uygunluk denetimi açısından incelemenin raportörcetamamlanması yerinde bulunmuştur.
Ahmet Erdoğdu, Osman Tokcan, Muammer Yazar, Adil Esmer, NahitSaçlıoğlu ve Hüseyin Karamüstantikoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
Yapılan görüşmeler sonunda "Mahkemenin elindeki davada,7/6/1964 günlü, 2244 sayılı Yasa ile değişiklikten önce yürürlükte bulunan2/7/1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanununun 34. Maddesi hükmünün uygulanmadurumunda bulunmasına, bu nedenle Anayasaya uygunluk denetimi yönündenincelemenin raportörce tamamlanmasına, Ahmet Erdoğdu, Osman Tokcan, MuammerYazar, Adil Esmer, Nahit Saçlıoğlu ve Hüseyin Karamüstantikoğlu'nun (7/6/1979günlü, 2244 sayılı Yasanın 1. maddesiyle itiraz konusu 34. madde hükmüdeğiştirildiğinden konusu kalmayan itiraz hakkında karar verilmesine yerolmadığı) yolundaki karşıoylariyle ve oyçokluğu ile..." 27/11/1979 günündekarar verilmiştir.
B) İşin esasına ilişkin rapor, itirazcı Mahkemenin başvurmakararı ve ekleri, iptali istenen yasa kuralı, Anayasa'ya aykırılık savınadayanak gösterilen Anayasa ilkeleri; bunlarla ilgili gerekçeler ve başka yasamabelgeleri, konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü :
1- İncelemenin sınırlandırılması:
Anayasanın değişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın27. maddeleri hükümlerine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme ancak o davadauygulanacak yasa hükümlerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir.Olayda iptali istenen yasa hükmünün hâkim ve çeşitli adalet görevlilerindenyalnızca "Adliye kâtipleri" hakkında uygulanması söz konusuolduğundan, incelemenin 2/7/1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Yasasının 34.maddesinin "Adliye Kâtipleri" sözleriyle sınırlandırılarakyapılmasına 29/1/1980 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
2- Yol tazminatının niteliği:
Hâkim ve öteki adalet görevlileri yargılamanın gereği olarakzaman zaman daire dışında görev yapmak zorunda kaldıklarından, kendilerine 492sayılı Harçlar Yasası ile yol tazminatı verilmesi öngörülmüştür.
Gerçekten iptali istenen yasa kuralı, hâkim ve öteki adaletgörevlilerine daireden ayrılmalarını gerektiren her iş için, yol giderlerindenayrı olarak yol tazminatı adı altında, üst sınırı belli ve görevin belediyesınırı içinde ya da dışında yapılmasına göre ayrı miktarlarda ödemedebulunulmasını hüküm altına almaktadır.
Yol tazminatının niteliği çeşitli yasalarla belirlenmiştir,örneğin yürürlükten kalkan 24/1/1951 günlü, 5704 sayılı ve 29/6/1956 günlü,6765 sayılı yasalarla, itiraz konusu hükmü içeren 2/7/1964 günlü, 492 sayılıYasanın gerekçe ve komisyon raporlarında, bu tazminatın neyin karşılığı olduğuve niteliği şu sözlerle tanımlanmıştır :
".......Hiç olmazsa inceleme gününde yapmış olduğumasraflara kifayet edecek......", "hariçte vazife gördükleri sıradayaptıkları fazla masraflara karşılık olarak", "o günün öğle ve akşamyemelerini temin edebilmesi imkânı", "maddi yorgunluklar yanındahakimin bir keşfin icrası münasebetiyle elbisesinin eskimesi, çamaşırdeğiştirme ve yıkanma gibi vazifesiyle alakalı bir takım masraflara katlanacağıaçıktır.", "Hâkim ve sair adalet mensuplarının yapmak zorundakalacakları masraflar", "Makamlarından ayrılan yargıçlara diğeradalet mensuplarına hariç de sarf ettiği mesai mukabili olarak","adalet mensuplarının keşif ve sair hizmetler için çektikleri zorluklarıkısmen olsun karşılama endişesi", "bu madde hükümlerine göreverilecek yol tazminatının elbetteki bir hizmetin karşılığı olduğunu ......kabul etmek lazımdır", "bu kadar müşkül şartlar altında görülecekhizmet için verilecek para hiçbir zaman bu külfet ve meşakkatin karşılığınıteşkil etmediği", "hâkimlerin uzak, arızalı dağlık bölgelerdekeşiflerin icrası münasebetiyle büyük bir yıpranmaya maruz bulunduğunu kabuletmek gerekir.", "geceyi gündüze katarak çalışan insanlarınmakamlarından uzak mesailerinde çektikleri meşakkat o derece çoktur ki, bunupara ile telâfi etmek dahi mümkün değildir. Kaldı ki verilmekte olan miktarlarsarf edilen mesai ile kabili kıyas değildir."
Öte yandan, 10/2/1953 günlü, 6245 sayılı Harcırah Yasasına göreyevmiye, bu yasanın birinci maddesinde yazılı kurumlarca ödenir. Yol tazminatıise, itiraz konusu madde uyarınca, ilgili kişilerce, işin yapılmasından öncevezneye yatırılır; keşif ve işlemden sonra da harcama tutanaklarıylabelgelenerek artanı ilgili kişiye geri verilir.
Özetle yol tazminatı kurumlarca değil, ilgili kişilercekarşılanmakta ve bu tazminat, bir yönüyle zor ve yorucu koşullar içinde geçenuğraşının, öbür yönüyle de daire dışında yapılan giderlerin ve uğranılanzararların karşılığı olmaktadır.
3- Anayasaya aykırılık sorunu :
a) Anayasanın 12. maddesi, yurttaşlara yasa karşısındadillerine, ırklarına, cinslerine, siyasal düşüncelerine, felsefî inançlarına,dinlerine ve mezheplerine göre ayrı davranılmasını ve kişi veya topluluklardanbir bölümüne ötekilerden daha geniş hak ve yetkiler tanınarak yasa önündeeşitlik ilkesinin çiğnenmesini önler. Ancak yasa önünde eşitlik, niteliktebenzerlik ve yasaların getirdiği kurallara uygunluk ölçüsünde sözkonusuolabilir, Yasa önünde eşitlik kavramı, tüm yurttaşların her yönden, her zamanaynı kurallara bağlı tutulmaları zorunluluğu anlamına gelmez. Bir bölümyurttaşların başka kurallara bağlı tutulmaları haklı bir nedene dayanmakta ise,yasa karşısında eşitlik ilkesine ters düşüldüğünden söz edilemez.
6245 sayılı Yasanın 41. maddesinin gerekçesinde de açıklandığıüzere, harcırah yevmiyesi, geçici görevler dolayısıyle memurların yemek veyatmak gibi giderlerini karşılamak için kurumlarınca verilir. Oysa yukarıdaaçıklandığı gibi, yol tazminatı kurumlarca değil, ilgililerce ödenir ve biryönüyle hâkim ve başka adalet görevlilerinin zor ve yorucu koşullar içindegeçen emeklerinin, öbür yönüyle de görev yeri dışında yapılan giderlerin veuğranılan zararların karşılığıdır. Böylece harcırah yevmiyesi ile yol tazminatınitelik bakımından birbirlerinden ayrı olduğu gibi, bunların ödenmekoşullarında da ayrılık vardır.
Gerçekten Harcırah Yasasına göre belediye sınırları içindekigörevler nedeniyle ödeme yapılmaz, ödenecek gündelik tutan her yıl için bütçeyasalarına bağlı (H) cetvelleriyle saptanmış ve bellidir. Kurumlarınca sağlananyerlerde yatanların gündeliklerinden 1/3'ü kesilir. Gittikleri yerlerde öğle veakşam yemeği zamanından birini geçirenler 1/3, ikisini geçirenler 2/3, bir güngeçirenler ise tam gün delik alırlar.
Buna karşılık Harçlar Yasasına göre belediye sınırları içindekigörevler nedeniyle de yol tazminatı verilir. Günlük tazminatta kısıntı sözkonusu değildir. Birden çok iş varsa, her iş için ayrı tazminat ödenir; ancaktazminat tutarları bir tavan ile sınırlıdır.
Şu noktaya da değinmekte yarar vardır ki, yol tazminatıtutarının yasa ile belirlenmiş olmasını ve eylemli durumun günün koşullarınauygun bir düzeye getirilmemiş bulunmasını Anayasa'ya aykırılık nedeni saymayaolanak yoktur. Yasa koyucu, her zaman için koşulları değerlendirerek yasaldüzenlemede değişiklik yapabilir. Nitekim 7/6/1979 günlü 2244 sayılı Yasa ileitiraza konu edilen durum hakkında yeni düzenlemeler getirilmiştir.
Böylece, yol tazminatının ayrı bir düzenleme konusu yapılması butazminatın niteliğinin ve ödeme koşullarının harcırah gündeliğinden ayrı oluşugibi haklı nedenlere dayanmaktadır. Haklı nedenlerle yapılan ayrı düzenlemedeise yasa önünde eşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilemez.
b) Anayasa'nın 42. maddesinin üçüncü fıkrasında yeralan"angarya yasaktır" hükmü, madde başlığından da anlaşılacağı üzere,"çalışma hakkı ve ödevi" ile ilgilidir. Angarya bir kişininkarşılıksız olarak zorla çalıştırılması anlamına gelir. Hâkim ve öteki adaletgörevlilerine daire dışında yaptıkları görev karşılığında yol tazminatıverildiğine ve bunun ölçü ve tutarı da, yukarıda açıklanan biçimiyle haklınedenlere dayandığına göre, dava konusu 34. maddenin, Anayasanın 42. maddesinin"Angarya yasaktır" fıkrasına aykırı olduğu yolundaki sav da yerindedeğildir.
Böylece itiraz konusu hükmün Anayasaya aykırı olmadığı sonucunavarıldığından, itirazın reddine karar verilmelidir.
SONUÇ:
Sözü edilen hükmün Anayasaya aykırı bulunmadığına ve itirazınreddine,
29/1/1980 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Şevket Müftügil
Başkanvekili
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Osman Tokcan
Üye
Rüştü Aral
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Muammer Yazar
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Nahit Saçlıoğlu
Üye
Hüseyin Karamüstantikoğlu
Üye
Kenan Terzioğlu
Üye
Necdet Darıcıoğlu
Üye
İhsan N. Tanyıldız
Üye
Yekta Güngör Özden
KARŞIOY YAZISI
İşin esasına ilişkin raporun hazırlanması çalışmalarınınsürdürüldüğü sırada, iptali istenen 492 sayılı Harçlar Yasasının 34. maddesi,16/6/1979 günlü, 16668 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren7/6/1979 günlü, 2244 sayılı Yasa ile değiştirilmiştir. Yapılan değişiklik yoltazminatının hesabında " 1. derece Devlet memurunun aldığı geçici görevyolluğu"nun belli oranlara göre uygulanmasını içermektedir.
Böylece, iptali istenilen yasa kuralı itiraz yoluna başvuranmahkemenin itiraz gerekçesinde değindiği hususları ortadan kaldıracak biçimdedeğiştirilmiştir.
Mahkemenin keşifler nedeniyle yaptıkları harcamalar ceza vehukuk mahkemelerinde "Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu"nun 406. ve"Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu" nün 423. Maddeleri uyarınca yargılamagiderlerinden sayılır. Bu giderler mahkûm olan ya da haksız çıkan tarafayükletilir. Duruşma dışında, 492 sayılı Harçlar Yasasının 34. maddesindeöngörülen biçimde bir işlem yapılırsa, yol tazminatına o anda hak kazanılır;yasa hükmü o işleme hemen uygulanır. Anayasanın 151. maddesi uyarınca birdavaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanunun hükümlerini Anayasayaaykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasınınciddi olduğu kanısına varırsa, o hükmün iptali için 22/4/1962 günlü, 44 sayılıYasanın 27. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anılan 151.maddedeki kuralın iki öğesi bulunmaktadır. Birincisi mahkemenin bakmaklagörevli olduğu bir dava; ikincisi ise davada uygulanacak yasa hükmününbulunmasıdır. Görevli mahkeme, tebliğ işlemi hariç, daire dışında, keşif ya dabaşka bir işlem yapmak isterse 34. madde uygulanacak hüküm niteliğini kazanır.Mahkemenin, 34. maddeye göre işlem yapmadan önce, "davada uygulanacak yasahükmü" kuralına göre itiraz yoluna başvurması zorunludur, Harçlar Yasasıuygulandıktan sonra ancak, verilecek hüküm Yargıtay'ca giderler yönündenbozulmadıkça davaya bakmakta olan mahkeme Anayasa Mahkemesine başvuramaz.
Konuya bir kez de Anayasa'nın 152. maddesi açısındanbakılmalıdır. Sözü edilen 152. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca AnayasaMahkemesinin iptal kararları geriye yürümez. 492 sayılı Harçlar Yasasınınitiraza konu 34. maddesi hükmü iptal edilse bile, Mahkemenin karar altınaaldığı harcamanın değiştirilmesi, yeni bir harcama kararı verilmesi ya da haksahiplerinin bir ödeme yapılmasını istemeleri olanak dışıdır. Çünkü; işlem,iptal kararından önce yapılıp sonuca bağlanmıştır. Harcama işleminin ilgilibulunduğu davanın yargılamasının sürdürülmesi iptal kararına bir işlerlikgetirmez. 14/6/1979 günü işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra,Harçlar Yasasının 34. maddesi, 16/6/1979 günü yürürlüğe giren ve yeni bir kuralgetiren, 2244 sayılı Yasa ile değişmiştir. Bu bakımdan, itirazın konusu ortadankalkmıştır; konusu kalmayan bir itiraz incelenemez; Anayasa bu tür denetimiöngörmemiştir. Yargılama devam ederken, yeniden yapılacak bir işlemde değişikmadde hükmünün uygulanması zorunludur; konusu kalmayan itiraz hakkında birkarar verilmesine yer bulunmamaktadır. Bu nedenle işin esasının incelenmesineilişkin çoğunluk görüşüne karşıyız.
Üye
Osman Tokcan
Üye
Adil Esmer
Üye
Hüseyin Karamüstantikoğlu
KARŞIOY YAZISI
İptali istenilen yasa maddesi 2/7/1964 günlü, 492 sayılı HarçlarYasasının 34. maddesidir. Bu madde, yaklaşık 15 yıllık bir uygulamadan sonra,7/6/1979 günlü, 2244 sayılı Yasa ile değiştirilmiş, bunun sonucu olarak eskihüküm yürürlükten kalkmıştır.
Çoğunluk gerekçesinde, itiraz yoluyla iptal isteğinde bulunanmahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanacak hükmün, değişiklikten sonrakihüküm değil, yine 492 sayılı Yasanın değiştirilmeden önce yürürlükte bulunaneski hükmü olduğu belirtilmiş ve bizim bu görüşe katılmadığımız işaretedilmiştir. Ancak, biz bu görüşe katılmıyor değiliz, tersine olarak çoğunlukkararına karşı çıkmamızın nedeni, yerel mahkemenin baktığı davada, yürürlüktenkaldırılmış bulunan eski 34. maddenin uygulanması, daha açık bir söyleyişle uygulanmışolduğunun kabul edilmesi zorunluğudur.
Esasın incelenmesi gerekip gerekmediğinde çoğunluktanayrılmamızın nedeni ise şudur:
Anayasa'nın 152. maddesine göre Anayasa Mahkemesince iptalinekarar verilen hükümler "gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlandığıtarihte yürürlükten kalkar... iptal kararı geriye yürümez." Anayasanın bubuyruğu karşısında iptali istenen yasa kuralı iptal edilse de edilmese devarılacak karar sonuca etkili olmayacaktır. Çünkü; iptali istenen hüküm dahaönce yeni bir yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükten kaldırılan birkuralın bir kez daha kaldırılmasının anlam veya yararı yoktur. İptal kararıgeriye yürüyemiyeceğinden de söz konusu 34. maddenin yürürlükte bulunduğusırada yapılmış olan iş veya görev dolayısıyle o maddenin uygulanması gereğinide ortadan kaldıramaz, (özel hükümler ayrıdır.)
Esasen, iptali istenen yasa kuralı, tazminata ilişkinolduğundan, tazminat verilmesini gerektiren eylemin ya da görevin yapılıpbittiği anda görevli yönünden yasada gösterilen miktarda tazminat alma hakkı,hazine yönünden de ödeme borcu doğmuştur. Bu eylemi tazminat bakımındandeğerlendiren yasal hükmün sonradan kaldırılması veya değiştirilmesi, doğmuşolan hakkı veya borcu etkilemez. (Etkileyeceğine dair açık bir yasa hükmü konulmasıbunun dışındadır.) Anayasa Mahkemesi böyle bir hüküm de koyamayacağından işinesasının incelenmesine gerek yoktur.
Bu itibarla işin esastan incelenmesi kararına karşıyız.
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Muammer Yazar
Üye
Nahit Saçlıoğlu