ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1980/16
Karar sayısı:1980/47
Karar günü:3/7/1980
Resmi Gazetetarih/sayı:3.11.1980/17149
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 28/6/1966 günlü, 766 sayılı Tapulama Yasasının97. maddesinin birinci fıkrasıyla, aynı yasanın 26/2/1972 günlü , 1617 sayılıYasayla değişik 33. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarındayer alan ve tesciline karar verilebilecek taşınmazların her bir parçasını 20 vebir tapulama bölgesindekilerin toplam büyüklüğünü 50 dönümle sınırlayanhükümlerin Anayasanın 36. ve 37. maddelerine aykırı olduğu savıyla iptalleriistemidir.
I- OLAY :
Davacı, Seslikaya Köyündeki ayrı ayrı dört parça taşınmazınçekişmesiz ve aralıksız 30 yıldan beri malik sıfatiyle zilyedi bulunduğunuileri sürerek, Medeni Yasanın 639. maddesi gereğince kendi mülkü olmak üzeretescillerine karar verilmesini istemiştir.
Yargılama sırasında mahkeme, 766 sayılı Tapulama Yasasının 97.maddesinin birinci fıkrasının ve aynı yasanın 1617 sayılı Yasa ile değişik 33.maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan "20dönümlük ve 50 dönümlük sınırlama ile ilgili hükümlerin" Anayasanın 36. ve37. maddelerine aykırı olduğu kanısına kendiliğinden vararak, bu hükümleriniptali istemi ile Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
III- METİNLER:
A) iptali istenilen yasa kuralları
1- 28/6/1966 günlü, 766 sayılı Tapulama Yasasının 97. maddesininbirinci fıkrası:
"Madde 97- "Bu kanunun 1. maddesinde yazılı yerlerdışında bulunan gayrimenkuller hakkında umumî hükümlere göre açılmış veaçılacak davalarda da bu kanunun 33. ve 42. maddeleri uygulanır."
2- Aynı Yasanın değişik 33. maddesinin birinci, ikinci, üçüncüve dördüncü fıkraları:
"Madde 33- Tapuda kayıtlı olmayan ve beher parsasınınyüzölçümü 20 dönüme kadar olan (20 dönüm dahil) gayrı menkul çekişmesiz vearalıksız en az 20 yıldan beri malik sıfatı ile zilyedliğini, belgelerle veyabilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla tevsik eden zilyedi adına kaydedilir.
Aynı şahsın yekdiğerine bitişik olup da, yüzölçümü toplam 20dönümden fazla bulunan müstakil parçalar üzerindeki zilyedliği ayrı ayrısebeplere dayandığı takdirde her parçanın yüzölçümü 20 dönümü geçmemek vezilyedliğe ilişkin diğer unsurlar mevcut olmak kaydıyle, bu parçalar zilyediadına kaydedilir.
Yüzölçümü 20 dönümü geçen müstakil parçaların veya aynı şahsınayrı ayrı sebeplere dayanarak zilyedi bulunduğu yekdiğerine bitişik veyüzölçümleri 20 dönümü aşan birden fazla parçalardan her birinin 20 dönümlükkısmı, zilyedliğe ait birinci fıkradaki unsurların mevcudiyeti halinde zilyediadına kaydedilir.
Bir Tapulama bölgesinde bu maddenin I, II ve III üncü fıkralarıgereğince bir kişinin iktisabedebileceği gayrimenkullerin toplam büyüklüğü 50dönümü geçemez."
Bu fıkralardaki 20 ve 50 dönümlük sınırlamaların mülkiyethakkını zedelediği ileri sürülerek iptali istenmektedir.
B) Dayanılan Anayasa kuralları:
"11- Mülkiyet Hakkı:
a) Mülkiyete ait genel kural.
Madde 36- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz."
"b) Toprak mülkiyeti:
Madde 37- Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesinigerçekleştirmek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye topraksağlamak amaçlarıyla gereken tedbirleri alır. Kanun, bu amaçlarla, değişiktarım bölgelerine ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini gösterebilir.Devlet, Çifçinin işletme araçlarına sahip olmasını kolaylaştırır."
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca ŞevketMüftigil, Ahmet H. Boyacıoğlu. Osman Tokcan, Rüştü Aral, Ahmet Salih Çebi,Muammer Yazar, Adil Esmer, Nihat O. Akçakayalıoğlu, Hüseyin Karamüstantikoğlu,Kenan Terzioğlu, Necdet Darıcıoğlu, İhsan N. Tanyıldız, Bülent Olçay, YılmazAliefendioğlu ve Yekta Güngör Özden'in katılmalarıyla 13/3/1980 gününde yapılanilk inceleme toplantısında:
l- îtiraz yoluna başvuran mahkeme, dava konusu taşınmazlarınSeslikaya Köyü sınırları içinde bulunması nedeniyle 28/6/1966 günlü, 766 sayılıTapulama Yasasının 97. maddesinin birinci fıkrasını uygulama durumundabulunmadığından, başvurunun bu hüküm yönünden Mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddine,
2- Dosyada eksiklik bulunmadığından, işin esasının 28/6/1966günlü, 766 sayılı Yasanın 19/7/1972 günlü, 1617 sayılı Yasayla değişik 33.maddesinin birinci fıkrasının "...beher parçasının yüzölçümü 20 dönümekadar olan (20 dönüm dahil)...; üçüncü fıkrasının "yüzölçümü 20 dönümügeçen" ve .......20 dönümlük kısmı........."; dördüncü fıkrasının ise"... 50 dönümü geçemez." kuralı ile sınırlı olarak incelenmesine)karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, başvurma kararı ve ekleri, iptaliistenen yasa, ve Anayasa kuralları ve ilgili yasama belgeleri okunduktan sonragereği görüşülüp düşünüldü :
A) İptali istenen yasa kurallarıyla yapılan sınırlamalarınniteliği :
Medeni Yasanın 6333 sayılı Yasa ile değişik 639. maddesininbirinci fıkrasına göre, tapuda kayıtlı olmayan bir taşınmazı çekişmesiz vearalıksız 20 yıl süre ile ve malik sıfatiyle elinde bulundurmuş olan kimse otaşınmazın kendi mülkü olmak üzere tescili isteğinde bulunabilir.
28/6/1966 günlü, 766 sayılı Yasanın 33. maddesinin birinci,ikinci ve üçüncü fıkraları, taşınmazların 100 dönümlük miktarlarının tesciliiçin herhangi bir belgeyi ya da bilirkişi ve tanık beyanlarını yeterli kanıtolarak kabul etmiş, bunları izleyen fıkra ise, daha geniş alanların tesciliiçin zilyedliğin ayrıca belli ve inandırıcı kanıtlarından biri ilebelgelendirilmesini istemiştir. 1617 sayılı Yasa buradaki 100 dönümlük miktarı20 dönüme indirmiş ve beşinci fıkrada gösterilen belgeler aranmaksızın davacıadına tescil edilebilecek taşınmazlardan bir tapulama bölgesi içindebulunanların alanların toplamını 50 dönümle sınırlamıştır. Bu yasal hükümlerleyapılan sınırlanmanın. mülkiyet hakkına dokunmadığı ve sırf tescil istemehakkının doğmuş olduğunun kanıtlanmasına, bir başka söyleyişle kanıta ilişkinve ona özgü bulunduğu açıktır. Belli miktardan büyük toprak alanını zilyedliklekazanma davasında dayanılacak kanıtların inandırıcı olmasına önem verilereksadece bunların sınırlaması yapılmıştır. Zilyediliğin yasada gösterileninandırıcı kanıtlarla belgelendirilmesi durumunda miktar sınırlaması yoktur. Bubakımdan mülkiyete konmuş bir sınırlamadan söz edilemez.
Anayasanın 37. maddesi Devlete "topraksız olan veya yetertoprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlamak amacıyla gereken tedbirialmak" ödevini vermiştir. Toprak, çoğaltılması olanağı bulunmayan birtaşınmaz olduğuna göre, Devletin topraksız veya az topraklı çiftçiyedağıtılması gerekli toprak rezervini elde bulundurmak için zilyedlikle toprakkazanma davalarında inandırıcı kanıta dayanılmasını istemesinde Anayasayaaykırılık bulunduğu ileri sürülemez.
B) Toprak mülkiyetinin özelliği:
Mülkiyet, Anayasanın "temel haklar ve ödevler"başlıklı ikinci kısmının "sosyal ve ikdisadî haklar" a ilişkin üçüncübölümünde düzenlenmiş bir temel haktır. 36. madde, herkesin mülkiyet hakkınasahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla sınırlanabileceği,mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı genelkurallarını koymuştur. 37. madde ise toprak mülkiyetine ilişkin özel hükümlergetirmekte, "kanun,... toprağın genişliğini gösterebilir" hükmünüiçermekte ve bunun hangi amaçlarla yapılabileceğini de belirtmektedir. Nitekim1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu ön tedbirler Yasası, Anayasanın 37.maddesinde belirtilen amaçlarla, belli miktarlardaki topraklar için herhangibir belgeyi ya da bilirkişi ve tanık beyanlarını yeterli kanıt saymış, dahageniş alanların zamanaşımıyla kazanılması davasında ise Tapulama Yasasının 33.maddesinin beşinci fıkrasında yazılı kayıt ve belgelerden en az birinedayanılmasını zorunlu tutmuştur. Bu bakımdan, topraksız olan ya da yetertoprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlamak amacıyla özel mülkiyet konusutoprakların genişliğini belirtmeye Yasa Koyucuyu yetkili kılan Anayasa buyruğukarşısında, bir yasanın, doğrudan doğruya bu genişlikle ilgili davalarda kanıtsınırlaması yapamayacağını ileri sürmek olanaksızdır.
Öte yandan, Anayasada toprağın genişliği saptanırken uyulmasızorunlu bulunan kurallar da yer almaktadır. Anayasanın 37. maddesi, Devleti"toprağın verimli olarak işletilmesini gerçekleştirmek, yeter toprağıbulunmayan çiftçiye toprak sağlamak" için tedbir almakla görevlendirmiş,41. maddesi "iktisadi ve sosyal hayat adalete, tam çalışma esasına veherkes için insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlanmasıamacına göre düzenlenir." biçiminde kuralar koymuş, 42. maddesi deçalışanların korunmasını ve çalışmanın desteklenmesini buyurmuştur. TapulamaYasasının değişik 33. maddesinin beşinci fıkrasında belirtilenler dışında kalankanıtlara dayanılarak zilyedlikle kazanılacak taşınmazların miktarsınırlamasında bu kurallara uyulmadığına ilişkin bir sav yada belirti yoktur Esasen1617 sayılı Yasa, yürürlüğe konulacak Toprak ve Tarım Reformu Yasasınınuygulanma olanağını sağlamağa yardımcı bir önlem yasasıdır ve öteki yasaların,zilyedliğin korunması ile ilgili hükümlerinin uygulanmasını daengellememektedir.
Bu nedenlerle, itiraz konusu kuralların Anayasaya aykırıolmadığı sonucuna varıldığından itirazın reddine karar verilmelidir.
SONUÇ:
28/6/1966 günlü, 766 sayılı Tapulama Yasasının 19/7/1972 günlü,1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Ön tedbirler Yasasının 20. maddesiyle değişik33. maddesinin sınırlama kararı uyarınca ele alınan birinci fıkrasında"... beher parçasının yüzölçümü 20 dönüme kadar olan (20 dönümdahil)..."; üçüncü fıkrasında "Yüzölçümü 20 dönümü geçen" ve"...20 dönümlük kısmı..."; dördüncü fıkrasında "...50 dönümügeçemez" biçiminde yer alan hükümlerin Anayasaya aykırı olmadığını veitirazın reddine,
3/7/1980 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Şevket Müftügil
Başkanvekili
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Rüştü Aral
Üye
Osman Tokcan
Üye
Muammer Yazar
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Nahit Saçlıoğlu
Üye
Hüseyin Karamüstantikoğlu
Üye
Kenan Terzioğlu
Üye
Orhan Onar
Üye
Necdet Darıcıoğlu
Üye
İhsan N. Tanyıldız
Üye
Bülent Olçay
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu
Üye
Yekta Güngör Özden