ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1980/21
Karar sayısı:1980/19
Karar günü:25/3/1980
Resmi Gazetetarih/sayı:9.6.1980/17012
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Adana Asliye 4. Hukuk Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 31/8/1965 günlü, 6830 sayılı "İstimlâkKanunu" nun 16. maddesinin, Anayasanın 8., 12., 36., 38. ve 114.maddelerine aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, Anayasanın değişik 151. ve 44sayılı Yasanın 27. maddeleri uyarınca iptalini istemiştir.
1- OLAY :
Adana Belediye Encümeninin 19/6/1979 günlü, 5386 sayılı kararıile kamulaştırılan taşınmazı bu yerin sahibi tarafından tapuda ferağverilmeden, ivedi el konulması zorunluğu bulunduğu belediyece ileri sürülerekdelil tesbiti istenmiş ; Mahkeme, 6830 sayılı "İstimlâk Kanununun"acele işlerde el koyma" yetkisini ve mahkemenin delil tespitiyöntemlerini düzenleyen 16. maddesinin Anayasa'ya, aykırı olduğu kanısınavararak Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar vermiştir.
III- YASA METNİ :
6830 sayılı "istimlâk Kanunu" nun itiraza konu olan16. maddesi hükmü şöyledir:
"Acale işlerde el koyma:
Madde 16- Mahkemede dava açıldığı ve dava neticesine intizaredilmeksizin istimlâk olunan gayrı menkule hemen el konulmasına idarece zaruretgörüldüğü hallerde, gayrimenkulun takdir olunan kıymeti millî bankalardanbirisine, bulunmayan yerlerde mal sandıklarına yatırılarak makbuzu, ilgilievrak suretiyle birlikte mahkemeye tevdi edilip delil tesbiti istenir. Mahkeme8 gün içinde gayrimenkul sahibini davet ile 5 gün zarfında gayrimenkulun, 11inci maddede yazılı olduğu şekilde kıymet takdirine esas olabilecek bütünevsafını tesbit ettirerek o gayrimenkulun siciline şerh ve tescil edilmesinitapu dairesine bildirir.
Bu muamele, mahkemenin davetine icabet etmeyen veya delillerintespiti sırasında hazır bulunmayanların gıyabına yapılır.
İstimlâk olunan gayrimenkulun mülkiyeti veya hisse miktarımünazaalı bulunduğu hallerde dahi bu madde hükmü tatbik olunur."
IV- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi, Şevket Müftigil, Ahmet H. Boyacıoğlu, AhmetErdoğdu, Osman Tokcan, Rüştü Aral, Ahmet Salih Çebi, Muammer Yazar, Adil Esmer,Nihat O. Akçakayalıoğlu, Hüseyin Karamüstantikoğlu, Kenan Terzioğlu, NecdetDarıcıoğlu, ihsan N. Tanyıldız.Bülent Olçay ve Yekta Güngör Özden'in katıldığı24/1/1980 günlü, ilk inceleme toplantısında, "taşınmaz mallarıkamulaştıran idarelerin6830 sayılı Kamulaştırma Yasasının 16. maddesinde yeralan hükümden yararlanmak üzere mahkemeye başvurabilmeleri için, sözü edilenmaddede öngörülen koşulların gerçekleştiğini, örneğin kamulaştırma işlemininkesinleşmiş ve aynı Yasanın değişik 14. maddesi uyarınca mahkemeye dava açılmışbulunduğunu belgelendirmesi gerekir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin, anılan 16. maddede öngörülenve idareye bu maddeye dayanarak mahkemeye başvurma hakkını veren belgelerinonanlı örneklerini göndermemesi, 44 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarıncaeksiklik olduğundan başvurunun geri çevrilmesine" karar vermiştir.
Bu karar üzerine, Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, 31/1/1980günlüyazısında, kamulaştırma kararının kesinleşmediği yolunda yapılmış bir itirazolmadığını ve tebliğ kâğıtlarına göre 6830 sayılı Yasanın 14. maddesindeki 15günlük süre geçtikten sonra davanın açıldığını ileri sürerek 16. maddeninAnayasaya aykırı olduğunu yinelemiş, 31/12/1979 günlü karar ve 13/12/1979 günlüdava dilekçesi örnekleriyle Belediye Başkanlığının 18/12/1979 günlü yazısı ile29 adet tebliğ kâğıdını Anayasa Mahkemesine yollamıştır.
Anayasa Mahkemesi, bu başvuru üzerine, Şevket Müftügil, Ahmet H.Boyacıoğlu, Ahmet Erdoğdu. Osman Tokcan, Rüştü Aral, Ahmet Salih Çebi, MuammerYazar, Adil Esmer, Nihat O. Akçakayalıoğlu, Nahit Saçlıoğlu, Kenan Terzioğlu,Necdet Darıcıoğlu, İhsan N. Tanyıldız, Bülent Olçay ve Yekta Güngör Özden'inkatılmalarıyla 19/2/1980 gününde yaptığı ilk inceleme toplantısında (AnayasaMahkemesinin 24/1/1980 günlü, 7/8 sayılı kararında da açıklandığı gibi 6830sayılı Kamulaştırma Yasasına göre, taşınmazları kamulaştıran idarelerin, sözüedilen yasanın 16. maddesiyle düzenlenen hükümden yararlanmak üzere mahkemeyebaşvurabilmeleri için bu maddede öngörülen koşulların gerçekleştiğini mahkemeönünde belgelendirilmeleri gerekir. Daha açık bir anlatımla, Anayasayaaykırılığı öne sürülen 16. madde hükmü, ancak davacı idarenin bu maddede öngörülenkoşulların gerçekleştiğini mahkeme önünde belgelerle kanıtlaması durumunda"uygulanacak bir kanun hükmü" olma niteliğini kazanır. Oysa yukarıdagün ve sayısı belirtilen kararda da açıklanan bu eksiklikler giderilmediğinden,başvurunun; 44 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca geri çevrilmesine...)oyçokluğuyla karar vermiştir.
Ahmet Salih Çebi, Adil Esmer, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve YektaGüngör Özden, Mahkemenin 31/1/1980 günlü, 1979/820 sayılı yazısı karşısındadosyada bir eksik bulunmadığı düşüncesiyle bu görüşe katılmamışlardır.
Bu kez, Adana Asliye 4. Hukuk Mahkemesi, 1979/820 sayılıyazısına, 26/2/1980 günlü kararda Adana Belediye Başkanlığının tesbit isteyen13/12/1979 günlü dilekçesi örneklerini, kamulaştırma işlemi ile ilgilibelgeleri, kamulaştırma parasının bankaya yatırıldığına ilişkin belgeörneklerini, kamulaştırma kararı ile imar plânının fotokopisini ekleyerekyeniden başvuruda bulunmuştur.
Mahkemenin 26/2/1980 günlü, 1979/820 sayılı bu başvurmakararında, mülk sahipleri bakımından Danıştay'da dava açma süresi geçtiktensonra mahkemeye tesbit davası açıldığı, kamulaştırma parasının bankayayatırıldığı, davacı Belediyenin 6830 sayılı Yasanın16. maddesinin uygulanmasınıisteme hakkının doğduğu ileri sürülmüştür.
Anayasanın 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27.maddeleri uyarınca, bir davaya bakmakta olan mahkemenin, o davada uygulanacakyasa hükümlerini Anayasaya aykırı görmesi ya da taraflardan birinin odoğrultudaki savının ciddi olduğu kanısına varması durumlarında AnayasaMahkemesine başvurma yetkisi; bulunmaktadır. Buna göre bir mahkemenin, AnayasaMahkemesine başvurabilmesi için, elinde bakmakta olduğu bir davanın bulunmasıve iptalini istediği hükmün de o davada uygulanacak hüküm olması gerekmektedir.İvedi işlerde el koymayı hükme bağlayan 6830 sayılı Yasanın 16. maddesigereğince delil tesbitinin istenebilmesi, kamulaştırma işleminin kesinleşmişolmasından başka kamulaştırma parasının artırılması davasının yasal süre içindemahkemeye açılmasına ve dava sonucu beklenmeksizin kamulaştırılan taşınmazahemen el konulmasına idarece zorunluk görülmesine ve taşınmazın takdir olunandeğerinin milli bankalardan birisine, bulunmayan yerlerde mal sandıklarınayatırılarak makbuzunun, ilgili belge örnekleriyle birlikte mahkemeyeverilmesine bağlıdır.
İtiraz yoluna başvuran mahkemenin 26/2/1980 günlü, başvurmanınyinelenmesine ilişkin gerekçeli kararında; kamulaştırma kararının Bakanlıkçaonanmış imar plânına dayandığı, oysa 6830 sayılı Yasanın 6/son maddesine ve Danıştayınyerleşmiş içtihatlarına göre bu tür kamulaştırma işlemlerinin kesin olduğu veDanıştay yolunun kapalı bulunduğu; eldeki davanın, 6830 sayılı Yasanın 14.maddesinde, Danıştaya başvurmak için öngörülen on beş günlük dava süresigeçtikten sonra açıldığı; bu işte davalı mülk sahiplerinin kamulaştırmanınkesinleşmediği yolunda bir savları ve açıklamaları bulunmadığı ; kamulaştırmaparasının da bankaya yatırılmış olduğu öne sürülmekte, bundan başka bu davanınbelgeye gerek göstermediğinden ve Anayasa Mahkemesince istenen"kanıtlayıcı belge" sağlanmasının olanaksız olduğundan da sözedilmektedir.
6830 sayılı Yasanın 6. maddesinin son fıkrasında "Tasdikliimar plânına veya alâkadar vekaletlerce hususi plân ve projesine göre yapılacakinşaat ve tesisler için ayrıca umumi menfaat kararı alınmasına ve tasdikinelüzum yoktur. " denildikten sonra, aynı yasanın değişik 14. maddesininikinci fıkrasında "Altıncı maddenin son fıkrasında gösterilen ve umumimenfaat kararı alınmasına ve tasdikine lüzum olmayan hususlardan dolayıDanıştay'da dava açılamaz. " hükmü yer almaktadır.
Sözü edilen hükümlerin, itirazcı mahkemeyi ilgilendirmediği veDanıştay'da açılacak davalara ilişkin bir düzenleme getirdiği açıktır.Mahkemece öne sürülenin tam tersine Danıştay 6. Dairesinin ve Dava Dairelerikurulunun yerleşmiş kararları, tasdikli imar plânına dayanılarakgerçekleştirilen kamulaştırma işlemlerinin, dava edilebileceğini, ancak bu gibikamulaştırma kararlarında "Umumi menfaat " ın bulunmadığı savınındavaya konu yapılamayacağını ve söz konusu hükmün bu biçimde anlaşılmasıgerektiğini ortaya koymuş bulunmaktadır.
Öte yandan, yasaların bir hakkın doğuşunu ve kullanılmasınıbelli koşullara bağladığı durumlarda mahkeme, başvuranı, bu işte idareyi yasalkoşulların gerçekleşmiş olduğunu ispat etmeye davet etmek zorundadır. Böylecebaşvuranın, yasanın 16. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiğiniispatlaması durumunda Anayasaya aykırılığı ileri sürülen yasanın uygulanacakhüküm olduğundan söz edilebilir. Oysa, itirazcı mahkemenin başvuruyazılarından, böyle bir davetin yapıldığı anlaşılmadığı gibi, sözü geçenmahkeme, kamulaştırma işleminin kesinleştiğini ve kamulaştırma parasına karşıbir davanın da açılmadığını kabul etmektedir. Bu durumda ise 16. maddeninuygulanmasından söz edilemeyeceği açıktır.
Bu açıklamalar karşısında, yasanın sözü edilen 16. maddesi,bakılmakta olan davada uygulanacak hüküm durumuna gelmediğinden, istem,mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmelidir.
V- SONUÇ:
6830 sayılı "İstimlâk Kanunu" nün itiraz konusu 16.Maddesinin bakılmakta olan davada uygulanacak hüküm durumuna gelmediğianlaşıldığından, başvurunun itirazcı mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine,
25/3/1980 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkanvekili
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Osman Tokcan
Üye
Rüştü Aral
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Muammer Yazar
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Nahit Saçlıoğlu
Üye
Hüseyin Karamüstantikoğlu
Üye
Kenan Terzioğlu
Üye
Necdet Darıcıoğlu
Üye
İhsan N. Tanyıldız
Üye
Bülent Olçay
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu
Üye
Yekta Güngör Özden