ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1980/33
Karar sayısı:1980/46
Karar günü:3.7.1980
Resmi Gazetetarih/sayı:3.11.1980/17149
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Edirne Ağır Ceza Mahkemesi,
İTİRAZIN KONUSU: 1.3.1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Yasasının9.7.1953 günlü, 6123 sayılı Yasa ile değişik 403. Maddesinin 2 sayılı bendininiptali istemidir.
I - OLAY:
1975 yılında yurt dışına 28,3 kg. esrar çıkaran ve Almanya'dayakalanarak Hof Asliye Mahkemesince 4 yıl 6 ay hapisle cezalandırılan sanıkhakkında Türk Ceza Yasasının 403/1 ve 2. maddelerinin uygulanması isteği ileEdirne Cumhuriyet Savcılığınca bu yer Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmıştır.
29.2.1980 günlü oturumda sanık vekili, Türk Ceza Yasasının 6123sayılı yasa ile değişik 403. maddenin 1. ve 2. bentlerinin Anayasayaaykırılığını ileri sürmüş, bu savı ciddi gören mahkeme, Türk Ceza Yasasının6123 sayılı Yasa ile değişik 403. maddesinin 2. bendinin iptali için AnayasaMahkemesine başvurmuştur.
IV- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca, ŞevketMüftügil, Ahmet H.Boyacıoğlu, Rüştü Aral, Muammer Yazar, Âdil Esmer, NihatO.Akçakayalıoğlu, Nahit Saçlıoğlu, Hüseyin Karamüstantikoğlu, Kenan Terzioğlu,Orhan Onar, Necdet Darıcıoğlu, İhsan N. Tanyıldız, Bülent Olçay, YılmazAliefendioğlu ve Yekta Güngör Özden'in katılmalarıyla 22.5.1980 gününde yapılanilk inceleme toplantısında, sınırlama sorunu üzerinde durulmuştur.
İtiraz yoluna başvuran mahkeme 29.2.1980 günlü gerekçelikararının sonuç kısmında, 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 6123 sayılı Yasayladeğişik 403. maddesinin 2. bendi hükmünün ya da bu bent içindeki"esrar" sözcüğünün Anayasanın Başlangıç bölümü ile, 2., 9. ve 12.maddelerine aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
Olayda sanığa yükletilen suç "esrar ihraç etmek" tir.Böyle olunca 1. bentte yazılı "imal", "ithal" eylemlerininve 2. bentte yazılı "esrar" dan gayri maddelerin ihracının olaylailgisi yoktur. Açıklanan bu nedenlerle, incelemenin, 403. maddenin 2.bendindeki "esrar" sözcüğü ile ve aynı maddenin l sayılı bendindeki"ihraç" yönünden sınırlı olarak yapılması gerekir.
Ahmet H.Boyacıoğlu bu görüşe katılmamıştır.
V- ESASIN İNCELENMESİ:
İşin esasına ilişkin rapor, başvurma kararı ve ekleri, iptaliistenen yasa ve dayanılan Anayasa kuralları ve bunlarla ilgili gerekçeler,öteki yasama belgeleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 1.3.1926 günlü, 765 sayılı TürkCeza Yasasının 9.7.1953 günlü, 6123 sayılı Yasayla değişik 403. maddesinin 2.bendinin sınırlama kararı uyarınca ele alınan hükmünün Anayasanın Başlangıcıile 2., 9. ve 12. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek iptaliniistemektedir. Bu hükmün istemi, aynı mahkemenin daha önceki başvurusunda daileri sürülmüş ve itiraz, 29.4.1980 günlü, Esas: 1980/18, Karar:1980/29 sayılıAnayasa Mahkemesi kararıyla reddedilmiş olup orada ayrıntılarıyla gösterilengerekçeler bu başvuru için de geçerli bulunduğundan, bunların buradayinelenmesine gerek görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, itiraz konusu hükme yönelen iptal istemi,aynı gerekçelerle reddedilmelidir.
VI- SONUÇ:
1.3.1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Yasasının, 9.7.1953 günlü,6123 sayılı Yasa ile değişik 403. maddesinin sınırlama kararı uyarınca elealınan hükümlerinin Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine, MuammerYazar ve Yılmaz Aliefendioğlu'nun karşı oylarıyla ve oyçokluğu ile,
3.7.1980 gününde karar verildi.
Başkan
Şevket Müftügil
Başkanvekili
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Rüştü Aral
Üye
Osman Tokcan
Üye
Muammer Yazar
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Nahit Saçlıoğlu
Üye
Hüseyin Karamüstantikoğlu
Üye
Kenan Terzioğlu
Üye
Orhan Onar
Üye
Necdet Darıcıoğlu
Üye
İhsan N. Tanyıldız
Üye
Bülent Olçay
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu
Üye
Yekta Güngör Özden
Karşıoy Yazısı
Resmi Gazete'nin 9.6.1980 günlü, 17012 sayılı nüshasındayayımlanan 6.3.1980 günlü, Esas 1979/35, Karar 1980/17 sayılı kararda açıklanannedenlerle sınırlama yapılmasına karşıyım.
Başkanvekili
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOY YAZISI
Varılan kararın dayandığı gerekçenin 29.4.1980 günlü, esas1980/18, karar 1980/29 sayılı kararın gerekçesinden ibaret olduğu belirtilmekleyetinilmiş, ayrı bir dayanaktan söz edilmemiştir. O karar ve gerekçesi karşıoyyazımla birlikte 23. Ağustos. 1980 günlü, 17084 sayılı Resmi Gazetedeyayınlanmıştır. Şimdide aradaki karşıoy yazımın kapsadığı gerekçelere dayanarakçoğunlukla verilen karara katılmıyorum.
Üye
Muammer Yazar
KARŞIOY YAZISI
Türk Ceza Yasasının 403. maddesinin 1.bendinde uyuşturucumaddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç edenlerinveyahut bu eylemlere girişenlerin 10 seneden aşağı olmamak üzere ağır hapislecezalandırılmasını, 2.bendinde ise, 1.bentte belirtilen uyuşturucu maddenineroin, kokain, morfin veya esrar olması halinde failine yaşam boyu ağır hapiscezası verilmesi öngörülmüştür.
Konu Yüksek Mahkemenin sınırlama kararı uyarınca elealındığında, yurt dışına çıkarılan nesnenin, olayımızda olduğu gibi esrarolması halinde verilecek ceza yaşam boyu ağır hapistir.
Maddede, dışarı çıkarılan esrarın bir kaç gr. veya kilolarlaolması, esrar çıkarma eyleminin kazanç saklama veya kendi kullanımı amacınadönük bulunması arasında bir ayırım gözetilmemiştir.
Birçok bilim adamı, esrarın uyuşturucu bir madde olduğunu kabuletmekle beraber, bu maddenin 2. bentte sayılan öteki uyuşturucular kadarzararlı etkisi bulunmadığını, daha az alışkanlık yaptığını ve ölüme nedenolmadığını belirtmişlerdir.
Öteki ülkelerin ceza yasaları incelendiğinde kimi ülkelerin,esrarın yurt dışına çıkarılışını Türkiye'ye oranla daha hafif biçimlecezalandırdığı, esrardan dolayı verilen cezaların öteki uyuşturucu maddeninkullanımı veya imali nedeniyle verilen cezalara oranla daha hafif olduğu, İsveçgibi kimi ülkelerde ise, esrar kullanımının ihracının veya imalinincezalandırılmadığı görülmektedir. Amerika'da esrar kullanımı için cezaverilmesinden vazgeçilmiş, daha sonra tekrar ceza uygulanmasına başlanmış isede, ceza miktarı öteki uyuşturuculardan daha değişik tutulmuştur.
Yasa koyucu, bir eylemin suç sayılıp sayılmaması, o suç için netür ve ne miktar ceza verileceği konusunda takdir hakkını kullanırken Anayasakuralları, ceza hukuku ilkeleri ve toplumun gereksinme ve yararlarınıgözetmeli, suçun ağırlığına göre ceza saptayarak suç ve ceza arasındaki dengeyikorumalıdır. Eroin, kokain ve morfin derecesinde tehlikeli uyuşturucu bir maddeolmadığı anlaşılan esrarın, yurtdışına çıkarılması nedeniyle failin yaşam boyuağır hapse mahkum edilmesi hukuk devleti ilkelerine uygun düşmez.
Öteyandan, Türk Ceza Yasasının 403. maddenin 3. bendindeuyuşturucu maddeleri yurtiçinde ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak satanlarveya satışa arz edenler, taşıyanlar...... için öngörülen ceza yurtdışınaçıkaranlardan daha azdır. Uyuşturucu maddeyi yurtdışına götürürken yurtiçindeyakalanan kişinin cezası, yurt dışında yakalananlardan çak daha az olacaktır.Ayrıca, yakalandığı ülke yasalarına göre hafif bir biçimde cezalandırılan kişi,Türkiye'de sırf Türk vatandaşı olması nedeniyle yeniden, aynı maddeyle yurtdışında birlikte yakalandığı yabancı kişilere oranla çok daha ağırcezalandırılacaktır. Bu durum Anayasanın eşitlik ilkesiyle de bağdaşmaz. Kaldıki cezada ağırlığın suçun sayısını azaltmadığı yıllık istatistiklerdenanlaşılmaktadır. Bu hale, göre yurt dışında üzerinde esrar bulunan Türkvatandaşına uygulanan cezanın bu denli ağır olmasında kamu yararıbulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Türk Ceza Yasasının 403.maddesinin 2. bendinin, 1. bentteki "ihraç" ve "esrar"sözcükleriyle sınırlı olarak iptali gerektiği oyu ile verilen karara karşıyım.
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu