ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1980/34
Karar sayısı:1980/58
Karar günü:18/11/1980
Resmi Gazetetarih/sayı:18.1.1981/17224
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ayancık Sulh Ceza Mahkemesi,
İTİRAZIN KONUSU : 1/3/1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Yasasının516. maddesini değiştiren 7/6/1979 günlü, 2245 sayılı Yasa'nın 12. maddesinin,Anayasa'nın 2., 8., 10., 12. ve 14. Maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptaline karar verilmesi istenmiştir.
I - OLAY :
Davacı, su hortumunu kesen sanık hakkında sulh ceza mahkemesineşahsi dava açmıştır. Yargılama sırasında mahkeme, sanık hakkında uygulanmasıdüşünülen 7/6/1979 günlü, 2245 sayılı "Türk Ceza Kanununun BazıMaddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 12. maddesiyle Türk CezaYasasının 516. maddesinde yapılan düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı görmüş veiptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar vermiştir.
III - METİNLER;
A. İtiraz konusu yasa hükmü :
1/3/1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 7/6/1979 günlü,2245 sayılı Yasanın 12. maddesiyle değişik 516. maddesi:
"Madde 516 - Bir kimse her ne şekilde olursa olsun diğerbir kimsenin taşınır veya taşınmaz malını yıkar veya yok eder veya bozar ya dabunlara zarar verirse zarar görenin şikâyeti üzerine bir yıldan üç yıla kadarhapis ve bin liradan üçbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.
Eylem:
1 - Görevinden ötürü öç almak amacıyla bir memurun zararına,
2 - Kişilere karşı şiddet kullanarak veya 493. maddenin birincive ikinci fıkralarında belirtilen araçlardan biri ile,
3 - Kamuya ait veya kamu hizmetine veya bir din ve mezhebinibadetine ayrılmış yapılara veya bunların eklentilerine veya taşınırnitelikteki eşya veya parçalarına ya da askerî yapılar, depolar, tersaneler,fabrikalar, gemiler ya da anıtlar veya heykeller veya eski yapıtlar veyamezarlık ve eklentileri,
4 - Setler ya da felâketlere karşı kamunun korunması amacıylayapılmış koruma araçları ve diğer yapı ya da bir kamu hizmetine ayrılangereçler ve işaretler,
5 - Kanal veya sulamaya ait her türlü doğal veya yapay suyatakları ve bu tür diğer yapılar,
6 - Dikilmiş bağ çubukları veya meyveli ağaç veya, fidanlar ilegezi yerleri veya alanlardaki ağaçlar,
7 - Yakıcı veya patlayıcı maddeler kullanılarak motorlu taşıtaraçları,
Üzerinde işlenirse failin göreceği ceza, eylemin özelliğine veyameydana gelen tehlikenin veya zararın ağırlığına veya yıkılan veya bozulan veyazarar verilen şeyin önemine veya değerine göre bir yıldan yedi yıla kadar hapisve üçbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezasıdır. Ancak, 7 ncibentteki halde hapis cezası üç yıldan az olamaz.
Bu eylemler hakkında kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdeğildir."
B. Dayanılan Anayasa kuralları:
"Madde 2 - Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına veBaşlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik vesosyal bir hukuk devletidir."
"Madde 8 - Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idaremakamlarını ve kişileri bağlıyan temel hukuk kurallarıdır."
"Madde 10 - Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz,devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Devlet, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyaladalet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşamayacak surette sınırlayan siyasi,iktisadî ve sosyal bütün engelleri kaldırır; insanın maddi ve manevi varlığınıngelişmesi için gerekli şartları hazırlar."
"Madde 11 - Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi vemilletiyle bütünlüğünün, Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, kamuyararının, genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasanındiğer maddelerinde gösterilen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhunauygun olarak, ancak kanunla sınırlanabilir.
Kanun, temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz.
Bu Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hakve hürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmezbütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayırımına dayanarak,nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ilekullanılamaz.
Bu hükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanundagösterilir."
"Madde 12 - Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce,felsefi inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaztanınamaz."
"Madde 14 - Herkes, yaşama, maddî ve mânevi varlığınıgeliştirme haklarına ve kişi hürriyetine sahiptir.
Kişi dokunulmazlığı ve hürriyeti, kanunun açıkça gösterdiğihallerde, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça kayıtlanamaz.
Kimseye eziyet ve işkence yapılamaz.
insan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza konulamaz."
IV - İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca, ŞevketMüftügil, Ahmet H. Boyacıoğlu, Rüştü Aral, Muammer Yazar, Adil Esmer, Nihat O.Akçakayalıoğlu, Nahit Saçlıoğlu, Hüseyin Karamüstantikoğlu, Kenan Terzioğlu,Orhan Onar, Necdet Darıcıoğlu, İhsan N. Tanyıldız, Bülent Olçay, YılmazAliefendioğlu ve Yekta Güngör Özden'in katılmalarıyla 22/5/1980 gününde yapılanilk inceleme toplantısında, dosyanın eksiği bulunmadığından, esasın, Türk CezaYasasının 7/6/1979 günlü, 2245 sayılı Yasa ile değişik 516. Maddesinin pirincifıkrasıyla sınırlı olarak incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V - ESASIN İNCELENMESİ :
İsin esasına ilişkin rapor, mahkemenin, gerekçeli kararı veekleri, Anayasaya aykırılığı öne sürülen yasa hükmü, dayanılan Anayasakuralları, bunlarla ilgili yasama belgeleri ve konu ile ilişkisi olan ötekimetinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Türk Ceza Yasasının 516. maddesini değiştiren 2245 sayılıYasanın 12. maddesinin içerik ve kapsamı:
Toplumsal huzuru ve bireylerin güven içinde yaşamalarınısağlamak Yasa Koyucunun başta gelen görevlerinden biridir. Yasa Koyucu, bugörevi yerine getirirken, Anayasa'nın 64. maddesinde yazılı yetkisini kullanıpceza düzenlemeleri de yapacak ve düzenlemelerinin toplumsal yaşamın gereklerineuygun düşmesi için özen gösterecektir.
Ancak Yasa Koyucunun görevi burada bitmemekte ve konulankurallar, gelişen bir yapıya sahip olan toplumun gereksinmelerini giderekkarşılayamaz duruma geldiğinde, bunları zaman zaman gözden geçirme vegerekiyorsa değiştirme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. İşte bu nedenledir ki,Yasa Koyucu, toplumsal huzur bozan ve gelişmeyi önleyen eylemlere karşı, TürkCeza Yasasının özellikle şiddet eylemlerine ilişkin yaptırımları öngörenmaddelerinde yeni bir düzenlemeyi zorunlu bulmuş ve kimi hükümler yanında,7/6/1979 günlü, 2245 sayılı Yasanın 12. maddesi ile Türk Ceza Yasasının itirazakonu olan 516. maddesini de değiştirerek cezaları artırmıştır.
B. Anayasa'ya aykırılık sorununun incelenmesi:
l - Anayasa'nın 14. maddesi açısından inceleme :
Başvuruda bulunan mahkeme, ceza yasalarının, toplumdaki düzenive barışı korumak için Devletin elindeki şiddet tekelini kullanmasınınkoşullarını belirleyen yasalar olduğunu, ancak Yasa Koyucunun, ceza yasasıyaparken, temel hak ve özgürlükleri korumak ve bu korumayı kendi içinde uyumluve dengeli bir şekilde gerçekleştirmekle de yükümlü bulunduğunu, oysa 2245sayılı Yasanın 12. maddesiyle değiştirilen Türk Ceza Yasası'nın 516. maddesindebu denge bozularak kişilerin özel mülkiyet haklarının, kişinin bedenselvarlığından daha çok korunmaya değer duruma getirildiğini, "adilyargıç" ın böyle dengesiz cezayı uygulamaktansa, sanığı kurtarmanınyollarını arayacağını, bunun ise ceza yasalarının amacına ters düşeceğini ilerisürmektedir.
Anayasanın, suç ve ceza konularında, bir eylemin ancak yasa ilesuç sayılabileceği, cezalarla ceza tedbirlerinin ancak yasayla konulabileceği,kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasanın suç saymadığı bireyleminden dolayı cezalandırılamayacağı, kimseye suçun işlendiği sırada o suçiçin yasayla konulmuş cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği, kimsenin,kendisi veya yasanın gösterdiği yakınlarını cezalandırma sonucu doğuracakbeyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamayacağı, cezasorumluluğunun kişiselliği (Mad. 33) ve insan onuruyla bağdaşmayan cezakonulamayacağı (Mad. 14) gibi başlıca bir kaç ceza ilkesini belirtmekle yetinerek,bunların dışında kalan ceza konularının ve özellikle belli bir zamanda ne gibieylemlerin suç sayılacağının, suçlara ne kadar ve ne tür ceza verileceğinin vehangi ceza tedbirlerinin ne yolda uygulanacağının saptanmasını Yasa Koyucuyabırakmış bulunmaktadır. Yasa Koyucunun, bu konuda Anayasa kuralları, cezahukuku ilkeleri ve toplum yaşantısının zorunluluk ve yararlarının gerekleri ilebağlı kalarak yetkisini kullanacağı doğaldır.
Temel hak ve özgürlüklerin başında gelen kişinin, yaşama, maddîve mânevi varlığını, geliştirme özgürlüklerini, Anayasanın 14. maddesininbirinci fıkrası hükmü ile güvence altına alan Anayasa Koyucu, bu hak veözgürlüklerle ilgili olarak aynı maddenin ikinci fıkrasında, kişidokunulmazlığı ve özgürlüğünün mutlak olmadığını ve ancak yasada açıkçagösterilecek durumlarda ve yöntemine göre verilmiş hâkim kararına dayanmakkoşuluyla kayıtlanabileceğini belirtmiş ve maddenin sonraki fıkralarında,eziyet ve işkenceyi ve insan haysiyetiyle bağdaşamayacak ceza konulmasını dayasaklamıştır. İtiraz, konusu hükümde olduğu gibi, Anayasanın sözü geçen 33. ve14. maddelerindeki yasaklar dışında kalan ceza yaptırımlarının Yasa Koyucutarafından genel ve soyut biçimde belli edilip, tür ve ölçülerinin toplumuniçinde bulunduğu koşulların ağırlığı da göz önünde tutularak saptanmasındaAnayasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
2 - Anayasa'nın 12. maddesi yönünden inceleme :
Mahkeme, başvuru gerekçesinde, itiraz konusu hükümle kişininözel mülkiyet hakkının, özgür davranış ve bedensel varlığına ilişkinhaklarından daha fazla korunmaya değer duruma getirildiğini, cezanın suçlarıönlemedeki etkinliği, malın korunması açısından pekiştirilirken bedenindenbaşka bir şeyi olmayan kişi için hafifletildiğini ileri sürmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere, Yasa Koyucu, cezayı saptarken, cezayaptırımının suçlu üzerinde yaratacağı elem ve acının, bu suçun toplumda nedenolduğu tepkiyle orantılı bulunması gereğini göz önünde tutmak durumundadır.Nitekim itiraz konusu hükümde yapılan değişiklikle, kamu düzeninin korunması vetoplumun yararı düşüncesine dayanmaktadır.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin birçok kararında vurgulandığıgibi, Anayasanın 12. maddesinde düzenlenen yasa önünde eşitlik ilkesi,nitelikte benzerlik ve yasaların getirdiği kurallara uygunluk ölçüsünde sözkonusu olabilir. Bu kavram, tüm yurttaşların her yönden, her zaman aynıkurallara bağlı tutulmaları zorunluluğu anlamına gelmez. Başka bir deyişle, birbölüm yurttaşların ayrı kurallara bağlı tutulmaları haklı bir nedene dayanmaktaise, bu durumun yasa karşısında eşitlik ilkesine ters düştüğünden söz edilemez.
Türk Ceza Yasasının itiraza konu olan 516. maddesine 2245 sayılıYasa ile getirilen değişiklikte de bireyler ve topluluklar arasında eşitlikilkesine ters düşen bir ayırım yapılmış olmayıp, Yasa Koyucunun gününkoşullarına ve toplum gereksinmelerine göre maddede ceza ayarlanması yapmasıhaklı nedenlere dayanmaktadır. Bu bakımdan itiraz konusu hükmün yasa önündeeşitlik ilkesine aykırılığından da söz edilemez.
3 - Anayasa'nın 2., 8. ve 10. maddeleri yönünden inceleme :Başvuru konusu hükmün yukarda belirtilen niteliği ve orada açıklanan görüşlerkarşısında, Anayasa'nın 2. maddesindeki "Hukuk Devleti", 8.maddesindeki "Kanunların Anayasa'ya aykırı olmaması.", 10. maddesindeki"Temel hak ve hürriyetler" ilkelerine aykırı bir yönü de olmayıp,tersine söz konusu hüküm bu ilkelerle tam bir uyum içindedir.
Böylece itiraz konusu hükmün Anayasa'ya aykırı olmadığı sonucunavarıldığından, itirazın reddine karar verilmelidir.
VI - S O N U Ç :
22/5/1980 günlü ilk inceleme kararı uyarınca ele alınan itirazkonusu yasa hükmünün Anayasaya aykırı olmadığına ve başvurunun reddine,
18/11/1980 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Şevket Müftügil
Başkanvekili
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Osman Tokcan
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Muammer Yazar
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Nahit Saçlıoğlu
Üye
Hüseyin Karamüstantikoğlu
Üye
Kenan Terzioğlu
Üye
Orhan Onar
Üye
Necdet Darıcıoğlu
Üye
Bülent Olçay
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu
Üye
Yekta Güngör Özden