ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1980/55
Karar sayısı:1980/62
Karar günü:4.12.1980
Resmi Gazetetarih/sayı:1.4.1981/17297
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN:: Diyarbakır Sıkıyönetim AskeriMahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU: 1.3.1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Yasasının,12.6.1979 günlü, 2248 sayılı Yasa ile değişik 536. maddesinin ikinci fıkrasındayer alan "..... eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca ...."sözcüklerinin, Anayasanın 12. ve 33. maddelerinde yazılı eşitlik ve cezasorumluluğunun kişiselliği ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptaliistemidir.
I- OLAY:
Sanıklar, bağımsız bir kürt devleti kurulması için faaliyetgösteren yasa dışı bir örgüt tarafından hazırlanmış olan ve üzerinde öldürülen7 kişinin resimleri ve ayrıca "Emperyalistler, faşistler, sömürgeciler,işbirlikçiler ve ajan provakatörleri mücadelemizi engelleyemiyecektir",kürtçe "Biji tekeşin heta rızgariye" (Anlamı: Yaşasın halkınkurtuluşu mücadelesi) yazılı afişleri Diyarbakır ili Melikahmet caddesiüzerindeki evlerin duvarlarına yapıştırdıkları sırada yakalanmışlardır. Bu nedenlehaklarında Türk Ceza Yasasının 142/3 ve 2248 sayılı Yasa ile değişik 536/1.maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
Davaya bakmakta olan Mahkeme, sözü geçen Yasanın, davadauygulanacak olan 536. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan".........eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca......."sözcüklerinin Anayasaya aykırı olduğu kanısına varmış ve iptali için AnayasaMahkemesine başvurmaya karar vermiştir.
III- METİNLER:
a) Yasa kuralları:
1- Türk Ceza Yasasının, komi ile ilgili 79. maddesi kuralışöyledir:
"MADDE 79- İşlediği bir fiil ile kanunun muhtelif ahkâmınıihlâl eden kimse o ahkamdan en şedit cezayı tasammun eden maddeye görecezalandırılır.
2- İptali istenen "..... eylem başka bir suçu oluştursabile ayrıca ......" sözcüklerini de içeren, Türk Ceza Yasasının 12.6.1979günlü, 2248 sayılı Yasa ile değişik 536. maddesi de şöyledir:
"MADDE 536- Her kim, belediyeler, köy ihtiyar kurullarıveya yasalarla yetkili kılınmış diğer makamlarca önceden ayrılmış ya daoturulan yerler dışında, o yerin en büyük mülkiye amirine yapılacak bir başvuruüzerine ayrılan yerlere, izin almaksızın veya verilen izne aykırı biçimde,basılı olan veya olmayan, elle yapılmış veya yazılmış her türlü resim, yazı veişaretler veya bunları içeren kâğıt, pano, pankart, bant ya da benzerleriniasar veya yapıştırırsa veya izne dayalı olsa bile bu yerleri boyar veyabu yerlere yazı yazar, resim ya da işaret yaparsa, eylem başka bir suçoluştursa bile ayrıca altı aydan bir yıla kadar hafif hapis ve bin liradanaşağı olmamak üzere hafif para cezasına çarptırılır.
Bu eylemler yukarıdaki fıkra dışında kalan yerlerde veya kamuyaayrılmış veya kamuya açık veya herkes tarafından görülebilecek yerlerde veyaher türlü taşıt araçları veya kamu hizmetlerine ait iletişim araçları veya kamuhizmetine ait iletişim araçları veya kamu hizmetine ayrılmış veya özel kişi vekuruluşlara ait işaret veya levhalar üzerinde işlenirse, eylem başka bir suçuoluştursa bile ayrıca bir yıldan iki yıla kadar hafif hapis ve ikibin liradanaz olmamak üzere hafif para cezasına çarptırılır.
Yukarıdaki fıkralarda gösterilen eylemlerin derneklerin veyabenzeri kuruluşların mensupları tarafından veya onların iştirakiyle yapıldığısabit olduğu takdirde suçu işleyen veya suça bu suretle katılan dernek vekuruluş mensuplarına sözü edilen fıkralardaki cezalar iki katı olarakhükmedilir. Şu kadar ki hafif hapis cezası iki yılı aşamaz.
Yukarıdaki fıkralardaki eylemleri küçüklere veya ceza ehliyeti olmayankişilere işletenlere yukarıdaki fıkralar uyarınca verilecek cezalar yarısıkadar artırılır.
Yukarıdaki fıkralardaki eylemler, siyasal veya ideolojik olmayanamaçlarla işlenir ve içeriği bakımından bir suçu oluşturmazsa yukarıdakifıkralarda yazılı cezalar onda birine kadar indirilebilir.
Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralardaki suçlardandolayı hükmolunacak cezalar ertelenemez ve bunların yerine 647 sayılı Cezalarınİnfazı Hakkındaki Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen ceza ve tedbirler uygulanamaz.
Bu maddede suç sayılan eylemlerin işlenmesinden dolayı sebebiyetverilen zararların tazminine ayrıca hükmolunur.
Görenek ve geleneklere göre asılacak kâğıt, pano, pankart, bantya da benzerleri bu madde hükümleri dışındadır.
298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen KütükleriHakkındaki Kanun hükümleri saklıdır."
B) Dayanılan Anayasa kuralları:
"MADDE 12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce,felsefî inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önündeeşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, suareye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
"MADDE 33- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunankanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.
Cezalar ve ceza tedbirleri ancak kanunla konulur.
Kimseye, suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olancezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Kimse, kendisini veya kanunun gösterdiği yakınlarını suçlandırmasonucu doğuracak beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
Genel müsadere cezası konulamaz.
IV- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 25.9.1980gününde Şevket Müftügil, Rüştü Aral, Osman Tokcan, Muammer Yazar, AdilEsmer, Nihat O.Akçakayalıoğlu, Nahit Saçlıoğlu, Hüseyin Karamüstantikoğlu,Kenan Terzioğlu, Orhan Onar, Necdet Darıcıoğlu, İhsan N. Tanyıldız, BülentOlçay, Yılmaz Aliefendioğlu ve Yekta Güngör Özden'in katılmalarıyla yapılan ilkinceleme toplantısında, itirazda bulunan Mahkemenin bu yola başvurma yetkisiüzerinde durulmuştur:
Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Yasanın27. maddelerine göre, mahkemeler, ancak bakmakta oldukları davada uygulanacakyasa kurallarının Anayasaya aykırı olduğu itirazında bulunabilirler.İncelenmekte olan itirazda iptali istenilen yasa kuralı, Türk Ceza Yasasının,12.6.1979 günlü, 2248 sayılı Yasa ile değişik 536. maddesinin ikinci fıkrasındayer alan "....... eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca ......."sözcüklerinden oluşmaktadır. Anılan kuralın, yerel Mahkemenin bakmaktabulunduğu davada uygulanacak kural olup olmadığını saptamak için, suç sayılaneylemin iddianamede nitelendirme biçiminin gözönünde tutulması gereklidir.
İddianamede; "sanıkların 28.6.1979 günü saat 02.00sıralarında Diyarbakır Melikahmet caddesi Balıkçılarbaşı semtinde eşhasa aitevlerin duvarlarına Türk topraklarının bir kısmını da içerisine alacak şekildebağımsız bir kürt devleti kurulması için faaliyet gösteren Ala Rızgarifraksiyonuna ait üzerinde karşıt fikirli gruplarca öldürüldüğü iddia edilenyedi kişinin resimleri bulunan, ayrıca "Emperyalistler, Faşistler,Sömürgeciler, İşbirlikçiler ve ajan provakatörleri mücadelelerimiziengelleyemeyecektir" Cezmi Ölekli- 1957-27.6.1978" kürtçe "BijiTekoşin heta rızgariye (Türkçe anlamı: yaşasın halkın kurtuluş mücadelesi) AlaRızgari" yazılı afişleri yapıştırdıkları sırada polisler tarafındanyakalandığı, yakalanmadan önce ellerinde bulunan afişleri yere attıkları 23adet afişi görevli memurların aldıkları, böylece sanıkların milli duygularızayıflatmak için propaganda yapmak ve afiş yapıştırmak suçlarını işledikleri....." yazılıdır.
Görüldüğü gibi, afiş yapıştırmak suçunun, üçüncü kişilere aitevlerin duvarlarında işlenmiş olduğu iddianamede açıkça belirtilmiştir. Bubelirleme, suça, Türk Ceza Yasasının söz konusu 536. maddesinin ikincifıkrasına uygun bir nitelik kazandırmaktadır. Gerçekten, maddenin birincifıkrası yalnızca özel ilân yerlerinde içlenen afiş yapıştırma ve benzerieylemleri cezalandırmakta, bu özel ilân yerleri dışında kalan yerlerde işleneneylemleri ise ikinci fıkra yaptırıma bağlamaktadır.
Eylemin sübutu halinde; sanığın, "iddianamede kanuniunsurları ile gösterilen suça ilişkin kanun hükmü" olan Türk CezaYasasının değişik 536. maddesinin ikinci fıkrası ile mahkûm edilmesi,25.10.1963 günlü, 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama UsulüKanununun 166. maddesinin buyruğu olup, bu uygulama için yöntemsel başkaca birişlem gerekmediğinden, yerel Mahkemenin, sözü edilen ikinci fıkra yönündenitiraza yetkili olduğu kabul edilmelidir.
Bu nedenle, "Dosyanın eksiği bulunmadığından işin esasınınincelenmesine, Şevket Müftügil, Âdil Esmer, Nihat O.Akçakayalıoğlu, HüseyinKaramüstantikoğlu, Kenan Terzioğlu, Bülent Olçay ve Yekta Güngör Özden'in,"İddianamede ve esas hakkındaki mütalâada sanığın Türk Ceza Yasasınındeğişik 536. maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istenmiştir.İtirazcı Mahkemenin Anayasaya aykırılığını ileri sürdüğü sözcükler ise aynımaddenin ikinci fıkrasında yer aldığından ve bu hükmün uygulanması da sanığa eksavunma hakkı verilmesi koşuluna bağlı olup, olayda Ceza Yargılama YöntemiYasasının 258. maddesinin henüz uygulanmadığı anlaşıldığından, başvurunun, İtirazcıMahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerektiği" biçimindekikarşıoylarıyla ve oyçokluğuyla" karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ:
İşin esasına ilişkin rapor, mahkemenin gerekçeli kararı veekleri, itiraz konusu yasa hükümleri ile Anayasaya aykırılık savına dayanaktutulan Anayasa kuralları, bunlarla ilgili yasama belgeleri ve öteki metinlerokunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Türk Ceza Yasasının, 12.6.1979 günlü, 2248 sayılı Yasa iledeğişik 536. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "....... eylem başkabir suçu oluştursa bile ayrıca....." sözcükleri, yine aynı yerelMahkemenin önceki bir itirazı üzerine Anayasaya uygunluk denetimindengeçirilmiş ve aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir (Anayasa Mahkemesinin29.4.1980 günlü, Esas 1980/1- Karar 1980/25 sayılı kararı. Resmî Gazete Gün:23.8.1980, Sayı: 17084).
Yerel Mahkemenin ilk başvurusunda gösterdiği gerekçeler -eyleminsiyasal amaçla işlenmesi halinde uygulamaya ilişkin yorum dışarda kalmak üzere-incelenmekte olan bu işi de kapsadığından, Anayasa Mahkemesinin sözü edilenkararında belirtilen gerekçeler bu işte de geçerli olmaktadır. Bu nedenle sözkonusu gerekçelerin burada da yinelenmesine gerek görülmemiştir.
Aynı nedenlerle bu itirazın da reddine karar verilmelidir.
VI- SONUÇ:
1.3.1926 günlü, 765 sayılı "Türk Ceza Kanunu" nun12.6.1979 günlü, 2248 sayılı Yasa ile değişik 536. maddesinin ikinci fıkrasındayer alan ".... eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca....." biçimindekihükmün Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine,
4.12.1980 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Şevket Müftügil
Başkanvekili
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Muammer Yazar
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Nahit Saçlıoğlu
Üye
Hüseyin Karamüstantikoğlu
Üye
Kenan Terzioğlu
Üye
Orhan Onar
Üye
Necdet Darıcıoğlu
Üye
İhsan N. Tanyıldız
Üye
Bülent Olçay
8.11.1981 günü vefat ettiğinden imza ettirilemedi.
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu
Üye
Yekta Güngör Özden
EK GEREKÇE
23.8.1980 günlü, 17084 sayılı Resmi Gazetede 29.4.1980 günlü,1980/1-25 sayılı Karara bağlı olarak yayımlanan ek gerekçe bu iş için degeçerlidir. Bunların biz de yinelenmesine gerek görmüyor ve bu karara da aynıgerekçelerle katılıyoruz.
Başkanvekili
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Muammer Yazar