ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1980/9
Karar sayısı:1980/40
Karar günü:12/6/1980
Resmi Gazetetarih/sayı:3.11.1980/17149
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Antalya İş Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 25/8/1971 günlü, 1475 sayılı İş Yasasının4/7/1975 günlü, 1927 sayılı Yasayla değişik 14. maddesinde yer alan"Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmetisüresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malûllük aylığınınbaşlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göreemeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz" hükmününAnayasa'nın 12/2., 40., 41., 42., 45. ve 47. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülerek iptali istenmiştir.
I -OLAY :
Davacının, davalıya ait işyerinde işçi olarak çalışmakta ikenemekliye ayrıldığı, kendisine kıdem tazminatı ödenirken, daha önce memurluktageçen hizmet süresi yönünden, 1475 sayılı İş Yasasının değişik 14. maddesinindördüncü fıkrası hükmü gereğince ikramiyesinin yürürlükte bulunan 657 sayılıYasaya göre 12. derece beşinci kademe üzerinden hesaplanması gerektiği, iptaliistenen hükme göre hesaplanan kıdem tazminatının ise bunun altında kaldığı,anılan hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu davacı vekili tarafından 24/9/1979 günlüdilekçe ile ileri sürülmüş, bu savın ciddi olduğu kanısına varan mahkeme, sözügeçen hükmün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
III- METİNLER :
1- İtiraz konusu yasa hükmü :
25/8/1975 günlü, 1475 sayılı İş Yasasının 4/7/1975 günlü, 1927sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinin iptali istenilen hükmü şöyledir :
"...Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarakgeçen hizmeti süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malûllükaylığının başlangıç tarihinde T. C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlüktekihükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazlaolamaz."
2- İlgili Anayasa kuralları:
"Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına veBaşlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik vesosyal bir hukuk devletidir."
"Madde 12/2- Hiçbir kişiye, aileye zümreye veya sınıfaimtiyaz tanınamaz."
"Madde 40- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşehürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Kanun, bu hürriyetleri, ancak kamu yararı amacıylasınırlayabilir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî iktisadın gereklerine ve sosyalamaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacaktedbirleri alır."
"Madde 41- İktisadî ve sosyal hayat, adalete, tam çalışmaesasına ve herkes için insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesisağlanması amacına göre düzenlenir.
İktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollarlagerçekleştirmek; bu maksatla, milli tasarrufu artırmak, yatırımları toplumyararının gerektirdiği önceliklere yöneltmek ve kalkınma plânlarını yapmakDevletin ödevidir,"
"Madde 42- Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet, çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatınınkararlılık içinde gelişmesi için, sosyal, iktisadî ve malî tedbirlerleçalışanları korur ve çalışmayı destekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır.
Angarya yasaktır.
Memleket ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlıködevi niteliği alan beden veya fikir çalışmalarının şekil ve şartları,demokratik esaslara uygun olarak kanunla düzenlenir."
"Madde 45- Devlet, çalışanların, yaptıkları işe uygun veinsanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlamalarına elverişliadaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli tedbirleri alır."
"Madde 47- İşçiler, işverenlerle olan münasebetlerinde,iktisadî ve sosyal durumlarını korumak veya düzeltmek amacıyla toplu sözleşmeve grev haklarına sahiptirler.
Grev hakkının kullanılması ve istisnaları ve işverenlerinhakları kanunla düzenlenir."
"Madde 85- Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler,çalışmalarını kendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler.
İçtüzük hükümleri, siyasî parti gruplarının, Meclislerin bütünfaaliyetlerine kuvvetleri oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir.Siyasî parti grupları, en az on üyeden meydana gelir.
Meclisler, kendi kolluk işlerini Başkanları eliyle düzenler veyürütürler."
"Madde 86- Her Meclis, üye tamsayısının salt çoğunluğuylatoplanır ve Anayasa'da başkaca hüküm yoksa, toplantıya katılanların saltçoğunluğuyla karar verir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplantı yetersayısı, her ikiMeclis üye tamsayısı toplamının salt çoğunluğudur."
"Madde 92- Kanun tasarı ve teklifleri önce MilletMeclisinde görüşülür.
Millet Meclisinde kabul, değiştirilerek kabul veya reddedilentasarı ve teklifler Cumhuriyet Senatosuna gönderilir.
Millet Meclisinde kabul edilen metin, Cumhuriyet Senatosuncadeğişiklik yapılmadan kabul edilirse, bu metin kanunlaşır.
Cumhuriyet Senatosu, kendisine gelen metni değiştirerek kabulederse Millet Meclisinin bu değişikliği benimsemesi halinde metin kanunlaşır.
Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metnibenimsemezse, her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdakiüyelerden bir karma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin MilletMeclisine sunulur. Millet Meclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosuncaveya daha önce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabuletmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ilekabul edilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur.
Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, CumhuriyetSenatosunca da reddedilirse, düşer.
Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, CumhuriyetSenatosunca olduğu gibi veya değiştirilerek kabul edilirse, Millet Meclisi,Cumhuriyet Senatosunun kabul ettiği metni yeniden görüşür. CumhuriyetSenatosunun metni Millet Meclisince benimsenirse, kanunlaşır; reddedilirse,tasarı veya teklif düşer; Cumhuriyet Senatosundan gelen metin Millet Meclisincedeğiştirilerek kabul edilirse, 5 inci fıkra hükümleri uygulanır.
Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile tümüreddedilen bir metnin Millet Meclisi tarafından kabulü için, üye tam sayısınınsalt çoğunluğunun oyu lazımdır. Bu halde açık oya başvurulur.
Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu iletümü reddedilen bir metnin kanunlaşabilmesi, Millet Meclisi tarafından üyetamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilmesine bağlıdır. Bu halde açıkoya başvurulur.
Cumhuriyet Senatosu, kendisine gönderilen bir metni, MilletMeclisi komisyonlarında ve genel kurulundaki görüşme süresini aşmayan bir süreiçinde karara bağlar; bu süre üç ayı geçemez ve ivedilik hallerinde onbeşgünden, ivedi olmayan hallerde bir aydan kısa olamaz. Bu süreler içinde kararabağlanmayan metinler, Cumhuriyet Senatosunca, Millet Meclisinden gelen şekliylekabul edilmiş sayılır. Bu fıkrada belirtilen süreler Meclislerin tatilidevamınca işlemez.
Yasama Meclislerinin ve mahallî idarelerin seçimleri ve siyasipartilerle ilgili tasarı ve tekliflerin kabul veya reddinde yukarıdaki fıkralarhükümleri uygulanır. Ancak, karma komisyon kurulmasını gerektiren hallerde,karma komisyonun raporu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısındagörüşülür ve karara bağlanır; Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşiktoplantısında Millet Meclisinin ilk metninin kabulü için üye tamsayısının saltçoğunluğunun oyu lazımdır. 8 inci ve 9 uncu fıkralar hükümleri saklıdır."
"Madde 129- İktisadî, sosyal ve kültürel kalkınma plânabağlanır. Kalkınma bu plâna göre gerçekleştirilir.
Devlet Plânlama Teşkilâtının kuruluş ve görevleri, plânınhazırlanmasında, yürürlüğe konmasında, uygulanmasında ve değiştirilmesindegözetilecek esaslar ve plânın bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesinisağlayacak tedbirler özel kanunla düzenlenir."
3- İlgili Yasa hükmü :
16/10/1962 gün ve 77 sayılı "(Uzunvadeli Plânın YürürlüğeKonması ve Bütünlüğünün Korunması Hakkında Kanun" un 3. maddesinin 3sayılı bendinin birinci fıkrası şöyledir :
"Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu plân komisyonları,diğer komisyonların rapor ve metinlerinde yürürlükteki uzun vadeli plâna aykırıbuldukları hususları belirtir ve metni uzun vadeli plâna uygun şekle sokarlar.Bu takdirde, Genel Kuruldaki görüşmeler de esas, Plân Komisyonun raporudur.Ancak, Anayasa'nın 92 nci maddesi gereğince Karma Komisyon kurulması gerekenhallerde, Genel Kurul görüşmelerinde esas, Karma Komisyonun raporudur."
4- İlgili İçtüzük Hükümleri :
Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün konu ile ilgili 19., 46., 47.,48., 52., 69. ve 75. maddeleri şöyledir :
"Madde 19- Başkanlık, uzun vadeli plânla ilgili gördüğütasarı ve teklifleri en son olarak Plân Komisyonuna havale eder. Kanun tasarıve teklifleri Hükümetin veya Genel Kurulun lüzum göstermesi halinde de, en sonolarak bu komisyona havale olunur.
Plân Komisyonu, bundan başka, kamu harcama veya gelirlerindeartış veya azalış gerektiren kanun tasarı ve tekliflerini veyahut sadece bellimaddeleri bu niteliği taşıyan tasarı veya tekliflerinin söz konusu maddeleriniinceler.
Vergi ve resimlerle ilgili kanun tasarı ve teklifleri,Vakıflarla ilgili kanun tasarı ve teklifleri ve malî işlerle ilgili kanuntasarı ve teklifleri de bu komisyonda incelenir.
Bu komisyon ayrıca, kesin hesap kanun tasarılarını inceler veSayıştay tarafından yürürlükteki kanunlar gereğince verilen raporları görüşürve bu raporlardaki mütalâalar hakkında bir rapor düzenleyerek Genel Kurulasunar. Bu raporlar Genel Kurulda sadece genel görüşme konusu olur.
Plân Komisyonu, diğer komisyonların rapor ve metinlerindeyürürlükteki uzun vadeli plâna aykırı bulduğu hususları belirtir ve metni uzunvadeli plâna uygun şekle sokar. Bu takdirde, Genel Kuruldaki görüşmelerde esas,Plân Komisyonunun raporudur."
"Madde 46- Bir tasarı veya teklif G. Senatosuna sunulurkenveya birinci görüşmesinden evvel Hükümet veya teklif sahibi yahut ilgilikomisyon ivedilik kararı verilmesini isteyebilirler.
Bir tasarı veya teklifin yalnız bir defa görüşülmesiyleyetinilmesi için C. Senatosunun kabul edeceği esaslı bir sebep olmadıkçaivedilik kararı verilemez.
İvedilik kararını isteyenler, gerektiğinde, o kararın gerialınmasını da isteyebilirler."
"Madde 47- Yukarıdaki maddede belirtilen şartlar bulunduğutakdirde ivedilik kararının yazılı olarak istenmesi lâzımdır.
İvedilik, teklifinin lehinde ve aleyhinde birer üyeye sözverilerek işari oyla kabul veya reddedilir."
"Madde 48- İvedilik ile görüşülmesine karar verilen tasarıveya teklifler yalnız bir defa görüşülür."
"Madde 52- Başkan, birleşimi saatinde açar ve görüşmelerinsonunda kapar.
Üye tamsayısının salt çoğunluğu hazır bulunmadıkça görüşmeyebaşlanamaz.
Yetersayı yoksa Başkan görüşmeye başlanamayacağını bildirir veyasonradan yetersayı bulunma ihtimali varsa birleşimi en geç bir saat sonrayabırakır.
Birleşim o gün yapılamazsa, ertesi birleşim için belli gündeyine o gündem ile toplanılır.
Oturum esnasında yetersayı olup olmadığında Başkanlık Divanı tereddüteder veya üyelerden beşi sözle veya-yazılı olarak yetersayı olmadığını ilerisürerse yoklama yapılır."
"Madde 69- C. Senatosunun ilgili komisyonlarıncaincelendikten sonra Genel Kurula gelen kanun tasarı veya teklifleri, iki defagörüşülmek suretiyle sonuçlandırılır."
"Madde 75- Tasarı ve tekliflerin ikinci görüşmeleri,birinci görüşmeden en az beş gün sonra yapılır.
İkinci görüşmenin beş günden önce yapılmasını yalnız Hükümetveya ilgili komisyon gerekçe beyaniyle yazılı olarak isteyebilir.
İkinci görüşmede tasarı ve tekliflerin tümü üzerindekonuşulamaz. Ancak, tadil teklifleri üzerinde görüşülebilir."
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 29/1/ 1980gününde, Şevket Müftügil, Ahmet H. Boyacıoğlu, Ahmet Erdoğdu, Osman Tokcan,Rüştü Aral, Ahmet Salih Cebi, Muammer Yazar, Adil Esmer, Nihat O.Akçakayalıoğlu, Nahit Saçlıoğlu, Hüseyin Karamüstantikoğlu, Kenan Terzioğlu,Necdet Darıcıoğlu, İhsan N. Tanyıldız ve Yekta Güngör Özdenin katılmalarıyle,yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işinesasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, Antalya İş Mahkemesinin gerekçelikararı, itiraz konusu yasa hükmü, Anayasa'ya aykırılık savına dayanakgösterilen Anayasa kuralları, bunlarla ilgili gerekçeler ve öteki metinlerokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A- Biçim yönünden inceleme :
1927 sayılı Yasaya ilişkin tasarının Millet Meclisindeki yasamaişlemlerinde iptali gerektirecek bir yöntem yanlışlığı bulunmadığındaninceleme, Cumhuriyet Senatosundaki görüşmeler üzerinde sürdürülmüştür.
l- Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün 69. maddesi hükmüne göretasarı ve teklifler iki kez görüşmeye bağlıdır. Bir kez görüşme ile yetinilmesiiçin tasarı hakkında ivedilik kararı alınması gereklidir. İvedilik önerileriniancak Hükümet veya ilgili komisyon verebilir. Bundan başka İçtüzüğün 46. ve 47.maddeleri uyarınca, önergenin yazılı olması ve Cumhuriyet Senatosunun kabuledeceği esaslı bir nedene dayanması gereklidir, itiraz konusu kuralın yeraldığı yasa tasarısı, bu koşullardan hiçbiri gerçekleşmeden ivediliklegörüşülmüştür. Çünkü, tasarı hakkında herhangi bir ivedilik önergesi verilmişdeğildir.
3/7/1975 günlü, 72. Birleşimde, gündemin "İki defa"görüşülecek işler; "B - Birinci görüşmesi yapılacak işler" bölümünün3. Sırasında yer alan 509 sıra sayılı Deniz İş Yasasında değişiklik yapılmasınailişkin yasa tasarısının öncelikle görüşülmesi için, Bütçe ve Plân KomisyonuBaşkanı bir önerge vermiştir. Bu arada Sosyal İşler Komisyonu Başkanı da 509sıra sayılı tasarı için önceliği ve ivediliği kapsayan bir önerge sunmuştur.Başkan, Sosyal İşler Komisyonu Başkanının önergesini oylamış, bu önerge GenelKurulca kabul edilmiştir. Bundan sonra bir Cumhuriyet Senatosu üyesi 1475sayılı İş Yasasında değişiklik yapılması hakkındaki 508 sıra sayılı tasarınındaha önce görüşülmesi gerektiğini öne sürmüş, bu sırada beş üyenin ayağakalkarak yoklama istemelerine karşın, Başkan yoklama yapmıyarak kimi üyeleresöz vermiş, bunlar da 508 sıra sayılı 1475 sayılı İş Yasasında değişiklikyapılmasına ilişkin tasarının öncelik ve ivedilikle görüşülmesinisavunmuşlardır. 508 sıra sayılı tasarı hakkında yukarıda açıklanan koşullarauygun herhangi bir önerge olmadığı halde ele alınmış, sanki Sosyal İşlerKomisyonu Başkanının böyle bir önergesi varmış veya 509 sıra sayılı Deniz İşYasası Hakkındaki tasarıya ilişkin öncelik ve ivedilik önergesinin 508 sırasayılı iş için de geçerliliği söz konusu imiş gibi Başkan tarafından oylanmış,tasarının öncelik ve ivedilikle görüşülmesi ve görüşmelerde Sosyal İşlerKomisyonu raporunun esas alınması kabul edilmiştir. Yöntemine uygun işlemyapılamadığını bildiren bir üyeye Başkan : "Usulüne göreyapıyoruz..." karşılığını vererek oylama sonucunu açıklamıştır. Böylece1475 sayılı iş Yasasında değişiklik yapılmasına ilişkin 508 sıra sayılıtasarının öncelikle ve ivedilikle görüşülmesine geçilmiştir. (CumhuriyetSenatosu Tutanak Dergisi Cilt: 23, Birleşim : 72, Sayfa = 83-91).
İvedilik, yasa tasarılarının görüşülmesinde çok önemli ,biröğedir. Çünkü, ivedilik kararı verilmesi durumunda, tasarı, CumhuriyetSenatosunda iki kez yerine bir kez görüşülür. Bu kuraldan ayrılma nedenleriİçtüzükte belirtilmiş ve böylece tasarının bir kez görüşülebilmesi kimikoşullara bağlanmıştır. Bu koşullar gerçekleşmeden bir kez görüşme ileyetinilmesi Cumhuriyet Senatosu içtüzüğünün 46., 47., 48., 69. ve 75.maddelerine aykırıdır. Bu durum, Meclislerin çalışmalarını, kendi yaptıklarıiçtüzüklerin hükümlerine göre yürüteceklerini öngören Anayasa'nın 85. maddesihükmüne de aykırı düşer. İtiraz konusu kural böylece Anayasa'ya aykırı birbiçimde yasalaştığından iptal edilmelidir.
2- a) 3/7/1975 günlü, 72. Birleşimde beş Cumhuriyet SenatosuÜyesi ayağa kalkarak çoğunluğun olmadığını öne sürmüşler ve yoklama yapılmasınıistemişlerdir. Ancak; başkan söz isteyen kimi üyelere söz vererek görüşmelerisürdürmüş, yoklama isteyen üyelerden birinin itirazı üzerine de: "Efendim,bu muamelelere devam etmek gerçekten mümkün değildir. Ancak, ben o isteminizigeri aldığınız mülâhazası ile..." biçiminde karşılık vermiş, sanki yoklamaistenmemiş gibi görüşmeleri sürdürerek Sosyal İşler Komisyonu raporunungörüşmelere esas alınmasını oylamış, başka tasarılar hakkındaki oylamasonuçlarını açıklamıştır. Yoklama isteğine ilişkin tartışma sırasında Başkan :"Belki vazgeçmişsinizdir mülâhazası ile işleme devam ettim" diyerekitirazı karşılamak istemiş, sonunda yoklama yapılmış ve çoğunluğun bulunmadığıanlaşıldığından oturumu kapatmıştır. Yoklama istemi karşısında Başkanın tutumuve izlediği yol ve yapılan yoklama sonucu, yoklamanın istendiği andanbaşlayarak birleşimde yetersayının bulunmadığını kanıtlamaktadır.
İçtüzüğün 52. maddesinin son fıkrasında, "oturum esnasındayetersayı olup olmadığında Başkanlık Divanı tereddüt eder veya üyelerden beşisözle veya yazılı olarak yetersayı olmadığını ileri sürerse yoklamayapılır." denilmektedir. Bu hüküm, Anayasa'nın 86. maddesindeki kuralınuygulanmasını sağlayan bir nitelik göstermektedir ve bu nedenle savsaklanmasıolanaksızdır. Olayda toplantı yetersayısının Genel Kurulda bulunup bulunmadığıkonusunda
ciddi bir kuşku vardır. Böyle durumlarda görüşmeler hemen kesilipMeclis iradesinin oluşmasını sağlayacak yetersayının bulunup bulunmadığısaptanmalıdır. Yöntemince öne sürülen yoklama isteğine karşın, Başkanıngörüşmeleri sürdürmesi, içtüzüğe ve Anayasa'ya aykırıdır.
b) Öte yandan, Anayasa'nın 86. maddesinde : "Her meclis üyetamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve Anayasa'da başkaca hüküm yoksa,toplantıya katılanların salt çoğunğuyla karar verir." hükmü yeralmaktadır. Bu kuraldan çıkan anlam şudur : Üye tamsayısının salt çoğunluğuolmadan yapılan toplantıda Meclis iradesinin belirlenmesine olanak yoktur.Böyle bir toplantıda görüşülen ve kabul edilen metinler de Meclis iradesininürünü olamaz.
Yukarıda (a) bendinde açıklanan durum karşısında, ivedilikkararının alındığı oturumda, Anayasa'nın 86. maddesinde yazılı toplantıyetersayısının bulunmadığı sonucuna varmak gerekir. Toplantı yetersayısıolmayan oturumda alman ivedilik kararına dayanılarak tasarının iki kez yerinebir kez görüşme yoluyla yasalaştırılması içtüzüğe ve Anayasa'nın 86. maddesineaykırıdır. Böyle bir yöntemle sürdürülen görüşme sonunda ortaya çıkan metninyasa koyucunun serbest iradesini yansıtmadığı için iptali gerekir.
3- Anayasanın 129. maddesinde : "İktisadî, sosyal vekültürel kalkınma plana bağlanır. Kalkınma bu plâna göre gerçekleştirilir.Devlet Plânlama Teşkilâtının kuruluş ve görevleri, plânın hazırlanmasında,yürürlüğe konmasında, uygulanmasında ve değiştirilmesinde gözetilecek esaslarve planın bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesini sağlayacak tedbirlerözel kanunla düzenlenir." denilmektedir. Anayasanın bu maddesindenkaynaklanan 10/6/1962 günlü, 77 sayılı "Uzunvadeli Plânın YürürlüğeKonması ve Bütünlüğünün Korunması Hakkında Kanun" un 3. maddesinin üçüncüfıkrasında, "Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Plân Komisyonları,diğer komisyonların rapor ve metinlerinde yürürlükteki uzun vadeli plana aykırıbuldukları hususları belirtir ve metni uzun vadeli plâna uygun şekle sokarlar.Bu takdirde Genel Kuruldaki görüşmelere esas, Plân Komisyonununraporudur." hükmü yer almaktadır. Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün 19.maddesinde de Plân Komisyonunun çalışma yöntemi gösterilmiştir. Yasa tasarı veteklifleri uzun vadeli plânla ilgili olması veya Hükümetin ya da Genel Kurulungerekli bulması durumlarında son olarak Plân Komisyonunda incelenirler. PlânKomisyonu, öteki komisyonların rapor ve metinlerinde yürürlükteki uzun vadeliplâna aykırı bulduğu yönleri belirtir ve metni uzun vadeli plâna uygun biçimesokar. Bu halde Genel Kuruldaki görüşmelere, Plân Komisyonunun raporu esastutulur.
Görülüyor ki, 77 sayılı Yasada ve İçtüzüğün 19. Maddesindeaçıklanan yöntemler ve önlemler, Anayasanın 129. maddesinde öngörülen KalkınmaPlânlarına ilişkin ilkenin gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır. Uzun vadeliplânın bütünlüğünü koruyacak yöntem ve önlemlerin bu açıdan değerlendirilmesigerekir. Plân Komisyonu raporunun görüşmelerde esas alınması bu nedenleAnayasal bir zorunluğa dayanmaktadır.
Cumhuriyet Senatosunda Bütçe ve Plân Komisyonu raporu yerineSosyal İşler Komisyonunun raporunun görüşmelere esas alınması yolundaki karar,toplantı yetersayısı bulunmayan bir oturumda alınmış olması dolayısıylageçersiz bulunması bir yana, yukarıda açıklanan nedenlerle Anayasanın 129.maddesine de aykırıdır. Bu konuda yapılan yöntem yanlışlığı, itiraz konusu kuralıniptalini gerektirecek ölçüde ve ağırlıktadır.
Ahmet Salih Çebi, Bütçe ve Plân Komisyonu raporu yerine Sosyalİşler Komisyonu raporunun görüşmelere esas alınmış olmasının Anayasayaaykırılık nedeni sayılması görüşüne katılmamıştır.
4- 1475 sayılı Yasada değişiklik yapılmasına ilişkin 508 sırasayılı tasarı önce Sosyal İşler Komisyonunda görüşülmüş, bu komisyoncaBaşkanlığın havalesine uyularak Bütçe ve Plân Komisyonuna gönderilmiştir. Bütçeve Plân Komisyonu raporunda, konunun uzun vadeli plânla ilişkisine ve yurtekonomisindeki etkisine değinilmiştir (Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi,Cilt : 25, Birleşim : 73, Sayfa: 126-147).
1475 sayılı Yasada değişiklik yapılmasına ilişkin 508 sırasayılı tasarı hakkında Başkanın öne sürdüğü gibi bir önerge verilmiş değildir.Her ne kadar 72. Birleşimde 509 sıra sayılı Deniz İş Yasasında değişiklikyapılmasını öngören tasarının görüşülmesine başlanırken Bütçe ve Plân KomisyonuBaşkanı tarafından "görüşmelerin, ancak üzerinde değişiklik önergesiverilen maddelere inhisar ettirilmesi" yolunda bir önerge verilmiş ise de,bu önerge oylanmadığı gibi, bu önergenin 508 sıra sayılı 1475 sayılı Yasadadeğişiklik yapılmasına ilişkin tasarıyı da kapsadığı ileri sürülemez.
Başkan tarafından öne sürüldüğü gibi, "görüşmelerin, ancaküzerinde değişiklik önergesi verilen maddelere inhisar ettirilmesi"biçiminde bir önergenin varlığı ve kabul edildiği bir varsayım olarak düşünülsebile, bu önerge doğrultusunda, davranılması, Anayasanın 92. maddesinin koyduğugörüşme ilkesi ile bağdaşmaz. Bu konu Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarındayeterince açıklanmış olduğundan aynı gerekçelerin burada yinelenmesine gerekgörülmemiştir (Örneğin, 6/5/1975 günlü 35/126 sayılı karar, Anayasa MahkemesiKararlar Dergisi, Cilt : 13, Sayfa : 483, 19/10/1976 günlü, 42/48 sayılı karar,Resmî Gazete : 10/5/1977 sayı : 15933).
Bu açıklamalar karşısında îş Yasasının değişik 14. Maddesindeyer alan İtiraz konusu kural içtüzük hükümlerine, Anayasanın 85., 86., 92. ve129. maddelerine aykırı biçimde yasalaşmıştır. Bu biçim aykırılıkları yasakoyucunun iradesinin serbestçe oluşmasını engellediğinden 14. maddedeki itirazkonusu "Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçenhizmeti süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malûllük aylığınınbaşlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göreemeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz." hükmününbiçim yönünden iptaline karar verilmesi gerekir.
B- İtiraz konusu hükmün biçim yönünden iptali karşısında işinözü yönünden ayrıca inceleme yapılmasına ve bu konuda bir karar verilmesine yerkalmamıştır. Anayasa Mahkemesinin
15/2/1977 günlü, E: 1976/50-K: 1977/13 sayılı kararında bukonuda ayrıntılı gerekçeler gösterilmiş olduğundan bunların yinelenmesine gerekgörülmemiştir.
Muammer Yazar, Orhan Onar ve Yılmaz Aliefendioğlu bu görüşekatılmamışlardır.
SONUÇ:
A- 4/7/1975 günlü, 1927 sayılı Yasaya ilişkin tasarınınCumhuriyet Senatosunda görüşülmesinde '.
1- Verilmiş bir ivedilik önergesi yokken ivedilikle görüşmekararı alınması,
2- a) İçtüzük hükümlerine uygun olarak öne sürülen yoklamaistemi üzerine yetersayı bulunup bulunmadığını belirlemek için yoklamayaptırılmamış olması,
b) İvedilik konusundaki oylamanın hemen, arkasından yapılanyoklamada çoğunluğun bulunmadığının saptanması karşısında, ivedilik kararınınoylanması sırasında da çoğunluğun bulunmadığının anlaşılması,
3- Plân Komisyonu raporu yerine, görüşmelerde Sosyal îşlerKomisyonu raporunun esas tutulmuş olması,
Gibi Anayasa ve içtüzük kurallarına aykırı tutum ve davranışlarsonunda yasalaşması nedeniyle 4/7/1975 günlü, 1927 sayılı Yasanın 1. maddesinde"Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmetisüresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malûllük aylığının başlangıçtarihinde T. C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göreemeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz" biçiminde yeralan hükmün Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, 3. bentte Ahmet Salih Çebi,1., 2. ve 3. bentlerde Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşıoylarıyla veoyçokluğuyla,
B- İtiraz konusu kuralın yukarıda açıklanan nedenlerle ve biçimyönünden iptaline karar verilmiş olması karşısında esas hakkında incelemeninsürdürülmesine yer kalmadığına Muammer Yazar, Orhan Onar ve YılmazAliefendioğlu'nun karşı oylarıyla ve oyçokluğuyla,
12/6/1980 gününde karar verildi.
Başkan
Şevket Müftügil
Başkanvekili
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Osman Tokcan
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Muammer Yazar
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Hüseyin Karamüstantikoğlu
Üye
Kenan Terzioğlu
Üye
Orhan Onar
Üye
Necdet Darıcıoğlu
Üye
İhsan N. Tanyıldız
Üye
Bülent Olçay
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu
Üye
Yekta Güngör Özden
KARŞIOY YAZISI
Kıdem tazminatı ile Devletin ilgisi işveren olmasındangelmektedir. Bu itibarla kıdem tazminatının artırılmasına ilişkin yasadeğişikliğinin Devletin faaliyetini düzenlemeyi öngören, uzun vadeli plânınşümulünde mütalâası ve bu nedenle de Cumhuriyet Senatosundaki görüşmelerinBütçe ve Plân Komisyonunun raporu üzerine yürütülmesi zorunluluğu yoktur.Nitekim tasarı Millet Meclisi Plân Komisyonunda da görüşülmemiştir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenle görüşmelerin Bütçe ve Plân Komisyonuraporu üzerinden değilde, işin niteliğine uygun olarak, Sosyal işler Komisyonuraporu üzerinden yürütülmesi de içtüzüğe, 77 sayılı Kanuna ve Anayasa'nın 129.maddesine aykırı bir yön bulunmadığı düşüncesiyle kararın 3 numaralı bendindekiçoğunluk görüşüne karşıyım.
Üye
Ahmet Salih Çebi
KARŞIOY YAZISI
İtiraz konusu kural biçim yönünden iptal edildiğinden esashakkında inceleme yapılmasına gerek kalmadığına ilişkin çoğunluk kararınakatılmıyorum. Bunun nedenlerini belirtebilmek için biçim yönünden iptal edilenbir yasa hükmünün esas yönünden de Anayasa'ya aykırı olup olmadığının aynızamanda araştırılıp incelenmesinde öne sürülebilen sakıncalar ile görünenyararlar ayrı ayrı gözden geçirilmelidir.
A- Sakıncalar :
a- Zaman kaybı : Yasama organı sadece biçim yönünden iptaledilen kuralı esas yönünden korumak zorunda değildir, günün koşullarına, ilerisürülen itirazları değerlendirme sonuçlarına göre bir başka nitelikte yenidendüzenleyebilir. Bu durumda biçim yönünden iptal edilen bir kuralın esasyönünden Anayasa'ya aykırı olup olmadığının aranması işi uzatır ve geçirilenzaman, yok yere kaybedilmiş olur diye düşünülebilir. Ancak, bu olasılık kadar,esas yönünden incelenmemiş bulunan kuralın aynen korunması, yenidenkanunlaştırılması olasılığı da vardır. İkinci kez esas yönünden yine iptaliistendiği takdirde kaybedilmiş ve edilecek zamanları birbirine eklersekeskisinden kat kat çok olur. Bu itibarla zaman kazanma düşüncesi esasa ilişkinitirazların inceleme konusu yapılmaması için yeterli neden sayılmamalıdır.
b- Oy açıklaması (Rey ihsası) : Esas yönünden Anayasa'yaaykırılık savı biçimle birlikte incelenirse, kural ya bu yönden de iptaledilecek, ya da esasa ilişkin itirazlar reddolunacaktır. Kuralın esas yönündende iptali halinde bir sakınca doğmaz. Esasa ilişkin itirazların reddi halindeise ilk bakışta şu durumlar ortaya çıkabilir :
1- Anayasa Mahkemesinin iptal etmediği kuralın yasama organıncakaldırılması veya değiştirilmesi halinde mahkemenin oy açıklamasının, yenidenaçılacak davaya etkisi bulunmadığından bu açıklamanın sakıncasından sözedilemez.
2- Yasama organının bahis konusu kuralı biçimine uygun olarakesas yönünden eski metniyle yasalaştırılması, bu hükmün de Aııayasa'yaaykırılığı iddiasıyle yeni bir iptal davası açılması durumunda mahkemenin oyaçıklamış olduğu ileri sürülebilir ise de Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkındaki 44 sayılı Yasanın 44 ve Ceza Yargılamaları UsulüYasasının 23. maddeleri oy açıklamasını (rey ihsasını) hâkimin reddi içinyeterli sebep saymamış, bunun için hâkimin tarafsızlığını kuşkuya düşürecekhaller bulunmasını istemişlerdir. Oy açıklamasını, hâkimi red nedeni sayanhüküm, Hukuk Yargılamaları Usulü Yasasının 29/2. maddesinde vardır. Bu da (yasagereği olmamak) koşuluyla sınırlıdır, özel yasa olan 44 sayılı Yasanın 44.maddesi hükmü karşısında Hukuk Yargılamaları Usulü Yasası uygulanamaz. Buyasanın uygulanacağı ve red için oy açıklamasının yasa gereği olmamak koşulununda varlığı kabul edilse bile red halinde mahkemenin çalışabilme olanakları 44sayılı Yasanın 43., 44. ve 46. maddeleri ile sağlanmıştır. Şu halde esasailişkin itirazlar yönünden de işin incelenmesinde sakınca yoktur.
B- Esas yönünden Anayasa'ya aykırılığın incelenmesindekiyararlar:
a- Yasa hükümlerinin biçim yönünden iptali ile yetinilmesidurumlarında hemen her zaman Anayasa'nın 152. maddesinin tanıdığı yetkiyedayanılarak iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarih ayrıcakararlaştırılmaktadır. Bu süre "kararın Resmî Gazete'de yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı" geçemeyecektir. Kanun koyucunun böylecesaptanan süre içinde aynı kuralı biçimine uygun olarak yeniden yasalaştırdığınıvarsayalım. Bu hal olasılığın az olanı değil daha da çok olanıdır. Yenidenyasalaşan eski hükmün Anayasa'ya aykırı olup olmadığının araştırılıpincelenebilmesi yeniden dava açılmasına bağlıdır. Kimse dava açmağazorlanamayacağına göre esastan Anayasa'ya aykırı olduğu iddia ve gerekçesi iledaha önce iptali istenmiş bulunan bir kuralın Anayasa'ya uygunluk denetimiyapılamayacaktır. Bu ise söz konusu denetimin kısıtlanmasıdır ve hukukî birsakıncadır. Buna yer vermemek için biçim aykırılığı ile beraber esas yönündenaykırılık itirazının da araştırılıp incelenmesinde yarar vardır.
b- Anayasa Mahkemesi, temelde yasaların Anayasa'ya uygunluğunusağlamaya yardımcı bir kuruluştur. Anayasa'ya esastan da aykırı olduğu ilerisürülen bir hükme yöneltilen aykırılık sav ve dayanaklarının bu mahkemecebiçimle birlikte incelenerek görüş açıklaması yapılmasının kamusal yararıbulunacağı kanısındayım.
Bu nedenlerle "esas hakkında incelemenin sürdürülmesine yerkalmadığı" kararına katılmıyorum.
Üye
Muammer Yazar
KARŞIOY YAZISI
İtiraz veya dava yoluyla Anayasa Mahkemesinin önüne iptalistemiyle getirilen bir yasa, biçimi ve özüyle bir bütündür. AnayasaMahkemesinin incelemesi sırasında bu bütünlüğü yalnız bir yönüyle ele almaklayetinmeyip, biçim ve özün değişik yönleriyle incelenmesi gerekir. İncelenen herkonu oylarla karara bağlanır ve varsa karşıoylar saptanır. Olayda dava konusuyasa, biçim yönünden incelenerek Anayasa'ya aykırı bulunmuş ve öze girilmedeniptal edilmiştir. Ancak incelemenin burada bitirilmeyerek öze inilmesi ve özaçısından da Anayasa'ya aykırılığın olup olmadığının saptanmasından sonrasonucuna göre yasanın biçim veya hem biçim ve hem de öz yönünden iptaligerekirdi. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararının IV. bölümü"incelemeye" ayrılmıştır. İnceleme sonucunda çoğunluk kazanangörüşler burada belirtilir, verilen karar, V. bölümde iptal ve red olarakaçıklanır. İnceleme sırasında biçim veya öz yönünden yapılan oylamalar belirlikonulardaki görüşleri saptamaya yarar. Dava konusu yasa, incelemeyi takiben"red" veya "iptal" oylarına göre çoğunluğun oluştuğu yöndekarara bağlanır. İnceleme sırasında biçim yönünden Anayasa'ya aykırılığınsaptandığı yerde öze inilmeyerek iptal kararının verilmesi, yasanın yalnızbiçim yönünden incelenmesi sonucunu doğurur. Bu durum yasanın biçimiyle veözüyle bütün olduğu yolundaki tanıma uygun düşmez. Kaldı ki, dava biçim ve özyönünden açıldığı halde, işin yalnız biçim yönünden incelenerek kararavarılması istemin bir bölümü belki de en önemli bölümü karşılanmamış olacaktır.Bu durum, 44 sayılı Yasanın 28. maddesindeki "taleple bağlı olma"kuralına uygun düşmez.
Öteyandan Anayasa'nın 147. maddesi, Anayasa Mahkemesi'ninyasalar ve TBMM İçtüzüklerinin Anayasa'ya, Anayasa değişikliklerinin deAnayasa'da gösterilen biçim koşullarına uygunluğunu denetler hükmünügetirmiştir. Bu kurala göre, Anayasa Mahkemesi'nin bir yasayı, Anayasa'nınyalnız biçim koşullarına uygunluğu açısından denetleyeceği hal, "Anayasadeğişiklikleri" ile sınırlıdır. Bu maddeden, Anayasa Mahkemesi'nin Anayasadeğişikliği dışındaki tüm yasaları biçim ve öz yönünden denetlemesi gerektiğisonucu da çıkmaktadır. Anayasa'nın söz konusu maddesini değiştiren 1488 sayılıYasanın ilgili gerekçesinde "Kanun vazıı olarak Türkiye Büyük MilletMeclisinin tasarrufları, Anayasa'da belirtilen istisnalar dışında ve Anayasa'dagösterilen şekil, usul ve esaslara göre Anayasa Mahkemesi'nin denetimine tabitutulmuştur." denmesi bu görüşü doğrulamaktadır.
Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi gereken hallerde iptal hükmününyürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmeyecek biçimde ayrıca kararlaştırabilir(Mad. 152). İptal hükmünün yürürlük tarihinin ayrıca kararlaştırılmasında amaç,iptal nedeniyle doğabilecek boşluğun parlamento tarafından Anayasa'ya uygunbiçimde çıkarılacak bir yasayla doldurulmasıdır. Anayasa bu hükümle, AnayasaMahkemesi'nin Anayasa'ya uygunluk yönünden Meclislere ışık tutmasınıistemektedir. Kanımızca Anayasa 152, maddesindeki "kararlar, gerekçesiyazılmadan açıklanamaz" hükmü bu amaca dönüktür.
Nitekim maddeye bu hükmü ekleyen 1488 sayılı Yasanıngerekçesinde bu ilâvenin sebebinin "gerekçe bilinmediği için, yasama veyürütme organlarınca yerine getirilmesinde çoğu kere ortaya çıkangüçlükler" olarak gösterilmesi bu görüşü doğrulamaktadır. Dava konusuyasanın yalnız biçim yönünden incelenerek karara bağlanması halinde, işin özüyönünde parlamentoya ışık tutulmamış olacaktır. Aksaklıkların düzeltilerek aynıiçerikli yeni yasa yapılması halinde bu kez yasanın öz yönünden iptali gibi birsonuçla karşılaşılabilecektir. Bu durum Meclislerin ve Mahkemenin işlerininuzamasına, yasanın çıkışına bağlı kamu yararının elde edilmesinin gecikmesineneden olacaktır.
Son olarak, Anayasa Mahkemesinin öz yönünden incelemeye girerek,Anayasaya uygun bulduğu bir yasayı biçim yönünden iptal etmesi halinde, biçimaksaklığı düzeltilerek özde aynı içerikle çıkarılacak yeni yasaya karşı davaaçıldığında, Anayasa Mahkemesi kurulunun öz yönünden eski kurulun görüşüylebağlı kalacağı ileri sürülebilir ise de, yeni yasanın ayrı numara alması, ayrıbir yasa niteliğinde bulunması karşısında bu görüşe hak verilemez. Kaldı ki,Anayasa Mahkemesi, bir süre önce Anayasaya uygun bulduğu bir yasayı, daha sonrabaşka bir davada iptal edebildiğine göre, aynı içerikli de olsa yeni yasayı inceleyipkarara bağlayabilir.
Anayasa Mahkemesinin biçim ve öz yönünden iptal ettiği bir yasayerine yeni yapılan yasa da dava konusu olabilir. Çünkü ortada yeni bir yasavardır. Anayasa Mahkemesi kararlarının kesinliği iptal ettiği yasa içindir.Yeni yasa her zaman dava konusu olabilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Anayasaya aykırı bulunan 1475sayılı Yasanın 1927 sayılı Yasayla değişik 14. maddesinin altıncı fıkrasınakarşı açılan davada işin özünün de incelenmesi gerektiği oyu ile kararın bukısmına karşıyız.
Üye
Orhan Onar
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu