ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1981/4
Karar Sayısı : 1981/28
Karar Günü : 26/11/1981
Resmi Gazete tarih/sayı : 3.2.1982/17594
İTİRAZYOLUNA BAŞVURAN : Tatvan Sulh Ceza Mahkemesi.
İTİRAZINKONUSU: 9/5/1969 günlü, 1177 sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Yasası'nın112. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan " ...veya 1918 sayılı Kanun'un6829 sayılı Kanunla değiştirilen 25 inci maddenin birinci fıkrasına göreverilen para cezası hükümleri kesindir" biçimindeki kuralın Anayasa'nın 2,12, 31. ve 139. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptali isteğidir.
I -OLAY :
14/3/1980günü kuşku üzerine emniyet mensupları tarafından, üzerinde altı buçuk kilokaçak tütünle yakalanan sanık hakkında, 1177 sayılı Tütün ve Tütün TekeliYasası'nın 96. maddesi aracılığı ile 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve TakibineDair Kanun'un 2248 sayılı Yasayla değişik 25. maddesinin birinci ve ikincifıkraları uyarınca, tüketim ve kullanma kaçakçılığından cezalandırılması isteğiyle,Tatvan Cumhuriyet Savcılığı'nca 14/3/1980 günlü, 1980/116-63-32 sayılıiddianame ile kamu davası açılmıştır.
Yargılamayıyapan, görevli Sulh Ceza Mahkemesi 1177 sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Yasası'nın1918 sayılı Kanun'un 6829 sayılı Kanunla değişen 25. maddesinin birinci veikinci fıkralarındaki para cezalarının kesinliğine yollama yapan 112.maddesinin ikinci fıkrası hükmünün Anayasaya aykırı olduğu kanısına vararak, bufıkranın iptali için itiraz yoluna başvurmuştur.
III-YASA METİNLERİ:
1 -İtiraz konusu yasa kuralı :
9/5/1969günlü 1177 sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Kanunu' nün itiraz konusu hükmü deiçeren 112. maddesi şöyledir :
"Madde 112 - 76, 88, 89, 91, 95, 96, 102, 110 uncu maddelerle 103 üncü maddeninikinci ve 108 inci maddenin üçüncü fıkraları hariç olmak üzere bu kanundayazılı suçlara, Tekel idaresi'nin yazılı başvurması üzerine o yerin Sulh CezaMahkemesince karar verilir.
Bumahkemelerce verilip 20 lirayı aşmayan veya 1918 sayılı Kanun'un 6829 sayılıKanunla değiştirilen 25 inci maddenin birinci fıkrasına göre verilen paracezası hükümleri kesindir."
2 -ilgili yasa kuralları :
a)1177 sayılı Yasanın 96. ve 111. maddeleri :
"Madde 96 - 45 inci madde hükmüne aykırı olarak ellerinde yaprak tütünbulunduran kimselerin tütünlerine elkonulur ve herbir kilo veya artığından 25lira ağır para cezası alınır."
"Madde 111 - 76, 88, 89, 91, 95, 96, 102, 110 uncu maddelerle, 103 üncü maddeninikinci ve 108 inci maddenin üçüncü fıkralarında yazılı suçları işleyenlerhakkında 1918 sayılı Kanun'un 6829 sayılı Kanunla değiştirilen 25 inci maddesihükmü ve o Kanunun kovuşturma ve yargı usulleri uygulanır."
b)1918 sayılı Yasanın 6829 ve 2248 sayılı Yasalarla değişik 25. maddesi :
"Madde 25 - (29/8/1956 - 6829) - Bu kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındayazılı haller haricinde, kaçak inhisar maddelerini istimal veya istihlâkmaksadıyle yanlarında veya herhangi bir yerde bulunduranlar ile gümrüktenkaçırılarak yurda sokulmuş eşyayı kaçak olduğunu bilerek kendisinin veyabaşkalarının ihtiyaçlarında kullanmak üzere yurt içinde satın alan veya bilerekyanlarında yahut herhangi bir yerde bulunduranlar gümrük kaçağı eşyanıngümrüklenmiş değerinin, inhisar maddeleri için hususi kanunlarında yazılı paracezasının birer misli hafif para cezası ile cezalandırılır.
Maddeve eşyanın müsaderesine de hükmolunur. Bu suretle hükmolunacak hafif paracezası 10 liradan aşağı olamaz.
Paracezasının miktarı (50) lirayı tecavüz ettiği takdirde tecavüz eden miktar içinher üç lira ve küsuru bir gün hesabıyla ayrıca hafif hapis cezası dahükmolunur. Bu suretle verilecek hafif hapis cezası bir seneyi geçemez.
Yukarıkifıkralar dışında kalan ve bu kanunda ayrıca cezası bulunmayan her nevikaçakçılık suçları failleri bir seneden beş seneye kadar hapis cezası ilebirlikte gümrük kaçağı eşyanın gümrük resmi ile sair devlet resimleri tutarınıninhisar kaçağı maddeler için hususi kanunlarında yazılı para cezasının birermisli ağır para cezası ile cezalandırılır ve bu nevi eşya vs. maddelerin demüsaderesine hükmolunur.
Eşyave maddelerin müsadere edilememesi veya memnu eşya ve maddelerden madutbulunması veya bunlar için huşu si kanunlarında para cezası tayin edilmemişolması hallerinde hükmolunacak para cezasına bunların gümrüklenmiş piyasadeğeri miktarınca bir meblâğ ilâve olunur.
Kaçırılaneşya veya maddenin CİF değeri (1000) liradan aşağı olduğu takdirde 3 üncüfıkrada yazılı cezalar yarı nisbetinde indirilerek hükmolunur."
"Madde 25 - (12/6/1979-2248) Bu kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındayazılı haller haricinde, kaçak inhisar maddelerini istimal veya istihlâkmaksadiyle yanlarında veya herhangi bir yerde bulunduranlar ile gümrüktenkaçırılarak yurda sokulmuş eşyayı kaçak olduğunu bilerek kendisinin veyabaşkalarının ihtiyaçlarında kullanmak üzere yurt içinde satın alan veya bilerekyanlarında yahut herhangi bir yerde bulunduranlar gümrük kaçağı eşyanıngümrüklenmiş değerinin, inhisar maddeleri için CİF değeri ile birlikte hususikanunlarında yazılı para cezası veya resminin birer misli hafif para cezasıylacezalandırılır. Madde ve eşyanın müsaderesine de hükmolunur. Bu suretlehükmolunacak hafif para cezası bin liradan aşağı alamaz.
Paracezasının miktarı beşbin lirayı geçtiği takdirde, geçeri miktar için yüz lirave artığı bir gün hesabıyla ayrıca hafif hapis cezası da hükmolunur. Bu suretleverilecek hafif hapis cezası bir yılı geçemez.
Yukarıki fıkralar dışında kalan ve bu kanunda ayrıca cezası bulunmayan hernevikaçakçılık suçları failleri bir seneden beş seneye kadar hapis cezasıylabirlikte gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş değerinin, inhisar kaçağı maddeleriçin CiF değeri ile birlikte hususi kanunlarında yazılı para cezasının veyaresminin birer misli ağır para cezası ile cezalandırılır. Ve bu nevi eşya vemaddelerin de müsaderesine hükmolunur.
Eşyave maddelerin müsadere edilememesi veya memnu eşya ve maddelerden madutbulunması veya bunlar için hususi kanunlarında para cezası tayin edilmemişolması hallerinde hükmolunacak para cezasına bunların gümrüklenmiş piyasadeğeri miktarınca bir meblâğ ilâve olunur.
3 -Dayanılan Anayasa kuralları :
"Madde 2 - Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temelilkelere dayanan, millî, demokratik lâik ve sosyal bir hukuk devletidir."
"Madde 12 - Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din vemezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbirkişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."
"Madde 31 - Herkes, meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya davalı olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbirmahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz."
"Madde 139 - (20/9/1971 -1488) Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen karar vehükümlerin son inceleme merciidir..."
IV -İLK İNCELEME :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğü'nün 15. maddesi uyarınca, Şevket Müftügil, Ahmet H.Boyacıoğlu, Muammer Yazar, Ahmet Zeyneloğlu, Adil Esmer, Hakkı Müderrisoğlu,Nihat O. Akçakayalıoğlu, Nahit Saçlıoğlu, Hüseyin Karamüstantikoğlu, KenanTerzioğlu, Orhan Onar, Necdet Darıcıoğlu, İhsan N. Tanyıldız, YılmazAliefendioğlu ve Yekta Güngör Özdenin katılmalarıyla 10/2/1981 gününde yapılanilk inceleme toplantısında, dosyanın eksikliği bulunmadığından, işin esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verilmiştir.
V -ESASIN İNCELENMESİ :
İşinesasına ilişkin rapor, başvurma kararı ve ekleri, iptali istenilen yasa ileAnayasa kuralları, bunlarla ilgili yasama belgeleri ve öteki metinlerokunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
Güvenlikgörevlilerince, 14/3/1980 günü 6,5 kilo kaçak tütünle yakalanan sanığın, 1177sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Yasası'nın 96. ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men veTakibine Dair Yasa'nın 2248 sayılı Yasa ile değişik 25. maddesinin birinci veikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istenmiş ve hakkında açılan kamudavasının görülmesi sırasında görevli Sulh Ceza Mahkemesi, 1177 sayılı Yasanın112. maddesinin ikinci fıkrasında " ...veya 1918 sayılı Kanunun 6829sayılı Kanunla değiştirilen 25 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, verilenpara cezası hükümleri kesindir" biçiminde yer alan kuralın Anayasa' nın2., 12., 31. ve 139. maddelerine aykırı olduğu savıyla iptali için AnayasaMahkemesi'ne başvurmuştur.
A)İtiraz konusu kuralın anlam ve kapsamının incelenmesi :
İtirazkonusu kural, ilk kez 9/6/1930 günlü, 1701 sayılı Tütün İnhisarı Yasası'nın 71.maddesinde " itiraz üzerine sulh mahkemelerinden verilen yirmi lirayakadar (yirmi lira dahil) para cezaları hakkında verilecek kararlarkatidir" biçiminde yer almış, sonradan bu yasayı kaldıran 10/6/1938 günlü,3437 sayılı Tütün ve Tütün inhisarı Yasası'nın 107. maddesinin ikincifıkrasında, " Bu mahkemelerce verilip yirmi lirayı aşmayan veya 1918sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasına göre hükmedilen para cezasıve değeri 50 lirayı geçmiyen eşyanın müsaderesi kararları katidir"biçimine dönüşmüştür. Bu yasayı yürürlükten kaldıran 9/5/1969 günlü, 1177sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Yasası'nın 112. maddesinin ikinci fıkrası, itirazkonusu kuralı yürürlüğe koymuş bulunmaktadır.
Yukarıdasözü edilen ve yürürlükten kaldırıldığı belirtilen yasa maddeleriningerekçelerine tasarılarda rastlanmamış, yasama organlarında da söz alanolmadığından bu maddelerin düzenlenme nedenleri saptanamamıştır.
1177sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Yasası'nın taşıdığı hükümler açısından, özel biryasa olduğu kuşkusuzdur. Böyle olunca da bünyesinde düzenleme getirdiğikonulara ait özel hükümler bulunması doğaldır. Nitekim, kullanmak ve tüketimamacıyla kaçak tütün bulundurmak eylemi suç niteliğinde görülmüş ve 1918 sayılıYasanın 25. maddesinin birinci fıkrasına gönderme yapılarak Ceza yaptırımınabağlanmıştır.
1918sayılı Yasanın 25. maddesinin birinci fıkrasında sonradan yapılacak cezamiktarlarıyla ilgili yasal bütün değişikliklerin, bu gönderme nedeniyleuygulanacağı açıktır. Ceza miktarlarında yapılan değişikliğin evvel veyasonraki yasalardan birine özgü olduğunu düşünmek, kanun koyucunun göndermedenelde etmek istediği amaca ve sonuca uygun düşmez.
Tütünve Tütün Tekeli Yasası'nın 112. maddesinin ikinci fıkrasındaki " ...veya1918 sayılı Kanunun 6829 sayılı Kanunla değiştirilen 25 inci maddesinin birincifıkrasına göre verilen para cezaları kesindir" kuralı, yalnızca tüketim vekullanma amacıyla kaçak tütün bulunduranlar hakkında 1177 sayılı Yaşanır, genelgerekçesinde de bildirildiği gibi özel olarak konduğundan, bu kuralın, CezaYargılamaları Usulü Yasası'nın 305. maddesinde, genel nitelikte belirlenenkurala aykırılığı söz konusu olamaz. Kaldı ki, sözü edilen 305. maddenin üçüncüfıkrasında yer alan " Bu kanun ile sair kanunlarda kafi olduğu yazılıbulunan hükümler temyiz olunamaz" kuralı bu ilkeyi açık olarakbenimsemiştir.
B)Anayasaya aykırılık savının incelenmesi:
İtirazcımahkeme, yukarıda da açıklandığı gibi, 1918 sayılı Yasanın 25/1. maddesiuyarınca tüketim kaçakçılığı suçlarında bin liradan az olmamak üzere beşbinliraya kadar yalnızca hafif para cezasına karar verilebileceğini, oysa CezaYargılamaları Usulü Yasası'nın 12/6/1979 günlü, 2248 sayılı Yasa ile değişik305. maddesinin hafif para cezalarında kesinlik sınırını bin lira olarak (binlira dahil) saptamış bulunmasına ve bu yasa gereği Tütün ve Tütün Tekeli Yasasıdışında kalan tüketim kaçakçılığı eylemlerinden dolayı verilen bin liranınüzerindeki hafif para cezalarına ilişkin hükümlerin temyiz edilebilmelerinekarşın, itiraz konusu kuralla, Tütün ve Tütün Tekeli Yasası'nın kapsamında olantüketim kaçakçılığı eylemlerinden dolayı verilen ceza kararlarına ilişkintemyiz yolunun kapatılmış olmasının, Anayasa'nın hukuk devleti ve eşitlikilkelerine, hak arama hürriyetine ve Yargıtay'ın adliye mahkemelerinden verilenkarar ve hükümlerin son inceleme mercii olduğunu öngören 139. maddesine aykırıolduğu savını öne sürmektedir.
9/5/1969günlü, 1177 sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Yasası'nın genel gerekçesinde, tütününüretici ve tüketici ülkelerin ekonomik yaşamlarında önemli rol oynadığı,önceleri iklim ve toprak koşullan bizim gibi uygun olan az sayıda ülkenintekeli altında bulunan tütün üretim ve ticaretinin, teknik imkânlardanyararlanılarak bir çok devletin gelir sağlamaya çalıştığı bir konu halinegelmesi ve uluslararası ticarette şiddetli rekabete neden olması, tüketimisürekli olarak artan bu maddenin gerek dış ticaret yoluyla gerek öteki yollarlasağlanan gelirleri de artırması, yurdumuzda üç yüz yıl gibi uzun bir geçmişi olduğuve konunun, tarımsal, sosyal ve ekonomik yaşamımızdaki son derece önemli olanyönü belirtilerek tasarının hazırlandığı açıklanmaktadır.
Gerçektentütünün özellikle ekonomimizdeki son derece etkin yerinin yanı sıra insansağlığını bozucu etkisi de göz önünde tutulmuş ve bunun üretimi ile satışıDevletin tekeli altına alınmıştır. Bu nedenle tütünün öteki tekel maddeleriyleörneğin çay, tuz, ispirtolu içkilerle bir tutulmaması hukuka aykırı görülemez.Bu bakımdan konunun özel bir yasa ile düzenlenmesi ve yasaklanan bazıeylemlerin genel Usul yasasından ayrılarak özel kurallara bağlanması, Anayasayaaykırılık nedeni olarak gösterilemez ve değerlendirilemez.
Bunedenle, öteki yasalarla karşılaştırılma yapılarak itiraz konusu hükmün HukukDevleti ilkesine ters düştüğü söylenemez. Anayasa Mahkemesi çeşitlikararlarında, Anayasa'nın 12 maddesine göre yasa önünde eşitlikten neanlaşılması gerektiğini açıklıkla belirtmiştir. Kimi yurttaşlarındurumlarındaki özellik ve ayrılık dolayısıyla ve haklı nedenlerle başka kurallarabağlı tutulmasında yasa önünde eşitsizlikten söz edilemez
Birmahkeme hükmünün kesin olup olmaması bir yöntem işidir. Anayasa'nın 136.maddesi bu düzenlemeyi, Anayasaya uygun olma koşulu ile yasama organınabırakmıştır.
Bunedenlerle itiraz konusu kuralda kimi mahkeme kararının kesin olduğununbelirtilmesinde Anayasa'nın 31. madde sindeki hak arama özgürlüğünü zedeliyen,savunma hakkını kısıtlıyan, kişi hürriyetine güvensizlik getiren bir durumyaratıldığı ve dolayısıyle 139. maddeye aykırılığın oluştuğu düşünülemez.
Yukarıdaaçıklanan gerekçelerle, itiraz konusu hükümde Anayasaya aykırı bir yönbulunmadığından itirazın reddine karar verilmelidir.
YılmazAliefendioğlu bu sonuca katılmamıştır.
SONUÇ:
9/5/1977günlü, 1177 sayılı " Tütün ve Tütün Tekeli Kanunu" nün 112.maddesinin itiraza konu edilen ikinci fıkrasında " ...veya 1918 sayılıKanun'un 6829 sayılı Kanunla değiştirilen 25 inci maddenin birinci fıkrasınagöre verilen para cezası hükümleri kesindir" biçiminde yer alan hükmünAnayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine, Yılmaz Aliefendioğlu'nun karşıoyuyla ve oyçokluğuyla,
26/11/1981gününde karar verildi.
Başkan
Şevket Müftügil
Başkanvekili
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Ahmet Zeyneloğlu
Üye
Hakkı Müderrisoğlu
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Hüseyin Karamüstantikoğlu
Üye
H. Semih Özmert
Üye
Orhan Onar
Üye
Selahattin Metin
Üye
Mehmet Çınarlı
Üye
Mahmut C. Cuhruk
Üye
Necdet Darıcıoğlu
Üye
Servet Tüzün
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu
Üye
Yekta Güngör Özden
KARŞIOYYAZISI
Anayasa'yaaykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla başvurulan 1177 sayılıYasa'nın 112. maddesinin ikinci fıkrası, 1918 sayılı Yasa'nın 29/8/1956 günlü6829 sayılı Yasayla değişik 25. maddesine gönderme yapmaktadır. Bu madde 6829sayılı Yasayla değişik biçimiyle içerdiği suçu işleyenlere 10 ilâ 50 lira hafifpara cezası verilmesini öngörmekteyken, daha sonra 2248 sayılı Yasayla yapılandeğişiklikle bu ceza 1000 ilâ 5000 liraya çıkarılmıştır.
Sözkonusu göndermenin 25. maddedeki 6829 sayılı Yasadan sonraki değişiklikleriiçermemesi ve dolayısıyla maddenin 2248 sayılı Yasayla değişik biçiminin yerelmahkemede görülmekte olan davada uygulama hükmü olmaması gerekir. Ancak davayıgören mahkemenin 1918 sayılı Yasanın 25. maddesinin, 12/6/1979 günlü, 2248sayılı Yasayla değişik biçimiyle uygulama maddesi görmesi ve Mahkememizin de budurumu uygun bulması karşısında, itiraz konusu edilen kuralın 1918 sayılıYasanın 6829 sayılı Yasayla değişik 25. maddesinin birinci fıkrasına yaptığıgöndermenin, aynı maddenin 2248 sayılı Yasayla değişik biçimini de kapsadığınıkabul etmek ve karşı oyumuzu bu duruma göre belirtmek zorunluğu ortayaçıkmıştır.
AnayasaMahkemesi'nce verilen, 1918 sayılı Yasa'nın 55 maddesinin son fıkrasında yeralan " Sulh mahkemelerinden verilen hüküm ve kararlar kesindir"hükmünün iptaline ilişkin 29/4/1969 gün, E. 1968/61 K. 1969/23 sayılı kararıngerekçesinde açıklandığı gibi; Anayasa'nın 2. maddesinde TürkiyeCumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti olmakyönetilenlere hukuk güvencesini sağlayan bir düzeni kurmaktır. Böyle birdüzenin kurulması, yasama ve yargı yetkileri ile yürütme alanına giren bütünetkinliklerin, hukuk kurallarıyla sınırlandırılması, temel hak ve özgürlüklerindeğiştirilmesi ve aykırı davranılması kolay olmayan metinler içinde, Anayasailkesi haline sokulması ile gerçekleştirilebilir.
Anayasa,ilgililerin mahkeme kararlarına karşı kanun yollarına başvurma olanağına sahipolmalarını hak arama temel hak ve özgürlüğünün ve hukuk güvenini sağlamaereğinin gereği görmüştür. Ayrıca suç ve ceza arasında bir denge bulunması,benzer suçları işleyenlerin benzer ceza ve uygulamayla karşılaşması hukukagüven ve saygı bilincini oluşturur. Ceza usulü alanında genel kurallar koyanCeza Muhakemeleri Usulü Yasası, 298. maddesi ile Cumhuriyet Savcısının vesanığın mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurabileceklerini ve 305.maddesi ile, ceza mahkemelerince verilen kararların temyiz edilebileceğinihükme bağlamış, aynı madde kendi içinde bu genel hükme ayrık düşen kurallarıbelirlemiştir. Genel kural bu iken, 1177 sayılı Yasanın 112. maddesinin ikincifıkrasıyla 1918 sayılı Yasanın 25. maddesinin birinci fıkrasına göre verilenpara cezası hükümlerinin kesin olduğuna ilişkin kural getirilerek, CMUK'nun305. maddesiyle getirilen ayrık durumun bu suçlar için beş kat yükseltilmesihukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz.
Kanununeşitlik ilkesi açısından incelenmesine gelince :
9/5/1969günlü, 1177 sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Yasası, tütünle ilgili bazıdüzenlemeler ve yasaklamalar getirmekte ve bu yasaklamalara uyulmamasıdurumunda verilecek cezayı göstermektedir. Başka bir deyişle, bu yasa, suçusaptamakta, bu suçların işlenmesi durumunda verilecek cezayı ve yöntemi ise,daha hafif suçlar için kendisi belirlerken, daha ağırca suçlar için 1918 sayılıYasaya bırakmaktadır. 1177 sayılı Yasanın itiraz yoluyla Anayasaya aykırılığıileri sürülen 112. maddenin ikinci fıkrası, bu yasada belirlenen suçlarayetkili Sulh Ceza Mahkemelerince verilen 20 lirayı aşmayan veya yine 1177sayılı Yasadaki suçlan işleyenlere aynı yasanın 112. maddesi uyarınca 1918sayılı Yasanın 6829 sayılı Yasayla değişik 25. maddesi hükmüne göre verilenpara cezalarının kesin olmasını öngörmektedir. Bu duruma göre 1177 sayılıYasaya göre verilecek para cezaları, 112 maddenin ikinci fıkrasında ve CMUK.nun 12/6/1979 günlü, 2248 sayılı Yasayla değişik 305/1. maddesinde belirlenensınırı aşması (1001 lira olması) durumunda temyiz edilebilirken, aynı Tütün veTütün Tekeli Yasası'nda belirtilen başka suçlardan dolayı 112. maddede yapılangönderme nedeniyle 1918 sayılı Yasaya göre verilen ceza 5000 lira da olsatemyiz edilemiyecektir. Sonuçta daha hafif ceza temyiz edilebilirken, daha ağırcezada temyiz yoluna gidilemiyecektir.
Ayrıca,1918 sayılı Yasanın 25. maddesinin birinci fıkrasının öteki kaçakçılıksuçlarında uygulanması sonunda verilecek para cezalan ile, 1177 sayılıYasa'daki gönderme nedeniyle aynı fıkraya göre verilecek para cezaları arasındada aykırılık yaratacaktır. Böylece aynı yasanın aynı maddesinin aynı fıkrasınagöre verilen ve 1000 lirayı aşan para cezalarından bir kısmı temyizedilebilirken, bir kısmı temyiz edilemiyecektir. Bu iki durum Anayasa'nın öngördüğüeşitlik ilkesine aykırı düşer. Çünkü temyize başvurma Anayasa'da güvence altınaalınan bir hak arama yolu olup, aynı cezalarda aynı biçimde uygulanmalıdır.
Öteyandan,benzer nitelikteki 11/12/1936 günlü, 3078 sayılı Tuz Yasası'nda, 8/6/1942günlü, 4250 sayılı ispirto ve İspirtolu içkiler Yasası'nda, 20/5/1942 günlü,4223 sayılı Kahve ve Çay İnhisarı Yasası'nda, 21/6/1927 günlü, 1118 sayılı OyunKâğıtları inhisarı hakkındaki Yasada ve 19/7/1972 günlü, 1615 sayılı. GümrükYasası'nda, bu yasalara göre verilecek cezaların kesin olduğuna ilişkin birhüküm de bulunmamaktadır.
Açıklanannedenlerle itiraz konusu kuralın iptali gerektiği oyu ile verilen kararakarşıyım.
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu