ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1983/12
Karar Sayısı : 1984/5
Karar Günü : 27/3/1984
R.G. Tarih-Sayı :07.08.1984-18482
İtiraz Yoluna Başvuran : Bursa İş Mahkemesi
İtirazın Konusu : 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 20. ve 70. maddelerininAnayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılığı iddiası ile iptal edilmeleri istemineilişkindir.
I - OLAY :
4/5/ı974 günü Lüleburgaz'dan Bursa'ya gelmekte olan bir otomobil,hatalı sollama nedeniyle karşı yönden gelen diğer bir otomobille çarpışmış vebu olayda Bursa'ya gelmekte olan aracın şoförü ile aynı araçtaki sigortalı birkişi ölmüştür. Bağ - Kur, trafik kazasını "iş kazası olarak nitelendirmişve sigortalının mirasçısına 167.689,95 lira ödenmiştir.
Bilirkişi raporuna göre araçların şoförlerinden biri 5/8, diğeride 3/8 oranında kusurlu bulunmuştur.
Bağ - Kur, 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi uyarınca, sigortalınınmirasçısına ödediği parayı tahsil etmek amacıyla, trafik kazasına kusurları ilesebebiyet veren ölen sigortalının da içerisinde bulunduğu otomobilin sahibi veşoförü olan kişinin mirasçıları ile karşı taraftan gelen otomobilin şoförü veayrıca aracın sahibine karşı 23/1/1979 günlü rücuen tazminat davası açmış ve16769995 liranın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Kimi davalıların vekili tarafından verilen tarihsiz cevaplayihasında ve 25/9/1981 günlü esasa ilişkin savunma dilekçesinde, yukarıdasözü edilen olayın bir trafik kazası olduğu, 6085 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 50. maddesinde tazminat davaları iki yıllık bir zamanaşımına bağlıtutulmuş iken 1479 sayılı Kanunun 70/2. maddesinde on yıllık zamanaşımınınkabul edilmiş olmasının Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ilerisürülmüş; 29/6/1982 günlü oturumda da aynı iddiayı yineledikten sonra 1479sayılı Kanunun Bağ - Kur'u harçtan bağışık tutan 20. maddesi "Anayasa'yaaykırı ise de bunun mahkemece re'sen nazara alınması lazımdır"denilmiştir.
Aynı oturumda, mahkeme, 1479 sayılı Kanunun 20. maddesiniAnayasa'ya aykırı görmüş 70. maddesi hakkındaki iddiayı da ciddi bulmuş ve bumaddelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar vermiştir.
III - METİNLER :
A) İptali istenen Kanun maddeleri :
1 - 2/9/1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun iptali istenilen hükmüde içeren 20. maddesi şöyledir :
"Madde 20 - a) Bu Kanunun 15 ve 16. maddelerinde yazılıkaynaklardan elde olunan gelirler ve primlerle,
b) Kurumca sigortalılara ve bu Kanuna göre hak sahibi sayılankimselere verilen ödenekler ve yapılan yardımlar,
c) Kuruma ait taşınmaz mallardan hizmete tahsis olanlarla,
ç) Kurum tarafından açılan davalar ve icra kovuşturmaları;
d) Kurumca yapılan bütün işlemler ve bu işlemler için ilgililereverilmesi veya bunlar dan alınması gereken yazı ve belgeler ve bunlarınsuretleri, her türlü vergi, resim ve harçtan bağışıktır."
2 - Aynı Yasanın 19/4/1979 günlü, 2229 sayılı Kanunla değişik 70.maddesi şöyledir :
"Madde 70 - Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar,yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerdegörülür. Bu Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve rücu davaları ileprim alacakları davaları on yıllık zamanaşımına tabidir."
B) Dayanılan Anayasa maddesi :
"Madde 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce,felsefiinanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanunönünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır."
IV - İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün ı5. maddesi uyarınca Ahmet H.Boyacıoğlu, H. Semih Özmert, Necdet Darıcıoğlu, Nahit Saçlıoğlu, HüseyinKaramüstantikoğlu, Kenan Terzioğlu, Yılmaz Aliefendioğlu, Yekta Güngör Özden,Orhan Onar, Muammer Turan, Mehmet Çınarlı, Selahattin Metin, Servet Tüzün,Mahmut C. Cuhruk ve O. Mikdat Kılıç'ın katılmalarıyla 8/12/1983 gününde yapılanilk inceleme toplantısında "dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine, sınırlama sorununun esas inceleme sırasında ele alınarak kararabağlanmasına" oybirliğiyle karar verilmiştir.
V - ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, Bursa İş Mahkemesinin başvurma kararıve ekleri, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen kanun hükümleri, dayanılanAnayasa kuralı, bunlarla ilgili gerekçeler ve öteki metinler okunduktan sonragereği görüşülüp düşünüldü :
Anayasa'ya aykırılık itirazının esasına geçilmeden önce, itirazınsınırlandırılması önsorununun incelenmesi gerekmektedir.
İşin ilk inceleme evresinde, itirazın sınırlandırılması sorunununesas ile birlikte incelenmesine karar verilmiştir.
İtiraz yoluna başvuran mahkeme 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar veDiğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 20. ve 70.maddelerinin Anayasa'ya aykırılığından söz ederek bu konuda bir kararverilmesini istemiştir.
Anayasa'nın 152. ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanunu'nun 28. maddeleri uyarınca mahkeme, AnayasaMahkemesine ancak elindeki davada uygulanacak olan kanun hükmünün iptaledilmesi için başvurabilir. Bu nedenlerle esasın incelenmesinin 1479 sayılıKanunun 20. ve 70. maddelerinin davada. uygulanacak hükümleri ile sınırlı.olarak yapılması gerekmektedir.
Sözü edilen 20. maddede, Kuruma tanınan vergi, resim, harçbağışıklığı düzenlenmiş ve (ç) bendinde de : Kurum tarafından açılan davalar veicra kovuşturmalarının her türlü vergi, resim ve harçtan bağışık olduğu hükmüneyer verilmiştir. Ortada bir icra kovuşturması değil, bir dava var olduğundanesas hakkındaki incelemenin 20. maddenin (ç) bendinin Kurum tarafından açılandavaları harçtan bağışık tutan kuralıyla sınırlı olarak yapılmalıdır.
Öte yandan, aynı Kanunun 70. maddesi üç fıkrayı içermektedir.Birinci fıkra ile üçüncü fıkraların itiraz konusuyla bir ilgisi yoktur. İkincifıkrada "Bu Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve rücu davalarıile prim alacakları on yıllık zamanaşımına tabidir" hükmünü öngörmüştür.Bu fıkra, tazminat ve rücu davaları ile prim alacakları davalarınıkapsamaktadır. Mahkemenin önünde bir rücu davası bulunduğundan esas hakkındakiinceleme, 70. maddenin ikinci fıkrasındaki bu Kanuna dayanılarak Kurumcaaçılacak rücu davalarını on yıllık zamanaşımına tabi tutan kural ile sınırlıalarak yapılmalıdır.
1 - 1479 sayılı Yasanın 20. maddesinin (ç) bendindeki Bağ - Kurtarafından açılan, davaları harçtan bağışık tutan kuralın Anayasa'nın eşitlikilkesine aykırı olduğu iddiası :
Mahkeme, Bağ - Kur ile SSK'nun aynı gaye için çalıştıklarınıbelirterek bu kurumlardan birisi harç ödemekte iken diğerinin ödememesinieşitlik ilkesine aykırı saymaktadır.
Anayasa'nın 10. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes, dil,ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir, ikinci fıkrasında,"Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz"kuralları ile Kanun önünde eşitlik ilkesi açıklanmıştır.
Anayasa Mahkemesinin birçok kararında da belirtildiği gibi, ı0.maddenin ikinci frkrası, bir tek kişiye veya birtakım topluluklara aynı durumdabulunan yurttaşlardan daha çak veya geniş hak ve yetkiler tanımak yoluyla, yasaönünde eşitlik ilkesinin çiğnenmesini yasak etmekle, birinci fıkra kuralınıbaşka bir yönden açıklamıştır. Şunu da belirtmek gerekir ki, kanun önündeeşitlik, bütün yurttaşların hepsinin her yönden aynı kurallara bağlıtutulmaları demek değildir. Bir takım yurttaşların başka kurallara bağlıtutulmaları haklı bir nedene dayanmakta ise, böyle bir durumda, kanun önündeeşitlik ilkesinin çiğnenmiş olmasından söz edilemez.
Bağ - Kur, serbest meslek sahiplerinin bir takım mesleki ve sosyalrisklere karşı sosyal güvenliklerini sağlamak amacıyla kurulmuştur. 1479 sayılıYasanın 1. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Kurum bu Kanun ile özel hukukhükümlerine bağlı; maliye idari yönden özerk bir kamu tüzelkişisidir. Bağ - Kur,T. C.Emekli Sandığı'ndan ve SSK'dan ayrı ve farklı olarak, Devlettenveya işverenden alınan karşılıklardan mahrum bulunan, sigortalılarınınödedikleri primle yaşayan bir kuruluştur. Öteki sosyal güvenlik kurumlarıkapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızınkendi adına ve hesabına çalışan esnaf ve sanatkarlar ile diğer bağımsızçalışanlar bu kurumun sigortalısı sayılmışlardır.
Sosyal Sigortalar Kurumu, sigortalı işçilerin ve işverenlerinödedikleri primlerle finanse edilen bir kurumdur.
Her iki kurum, sosyal sigorta yöntemini uygulamakta ise defaaliyet konuları, gelişme durumu, gelir düzeyi ve kaynağı yönlerinden tam birayniyet olmadığı ortadadır.
Yasa Koyucu Anayasa ilkelerine aykırı olmamak üzere ülkenin vetoplumun gerek ve gerçekleri uyarınca kimlerin, hangi kurum ve kuruluşlarınharçtan bağışık tutulacağını serbestçe takdir edebileceğini kabul etmek yerindeolur. Çünkü bu gerek ve zorunlulukları en iyi bilecek durumda olan YasaKoyucudur. İtiraz konusu kural, ile yapılmış olan da budur. Bağ - Kur'un malive gelir durumu gözönünde tutularak, özellikle gelişme safhasında harçtanbağışık tutulmuştur. Yasa Koyucu takdirini bu yönde kullanmıştır.
Açıklanan nedenlerle Sosyal Sigortalar Kurumunca açılan davalardanharç alınmasına rağmen, Bağ - Kur'u böyle bir harçtan bağışık tutan itirazkonusu madde hükmünde, Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı bir yönbulunmamaktadır.
Kaldıki, 28/7/1983 günlü, 2868 sayılı Yasa ile 9/7/1945 günlü,4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 24. maddesi değiştirilerek"Kurum tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icrakovuşturmaları ile ilanlar"ın her türlü vergi, resim ve harçtan muafolduğu hükmü getirilmiştir.
Sonuç olarak, 1479 sayılı Kanunun 20. maddesinin, Bağ Kur tarafındanaçılan davaları harçtan bağışık tutan hükmüne ilişkin itirazın reddi gerekir.
2) 1479 sayılı Yasanın 19/4/1979 günlü, 2229 sayılı Yasanın 27.maddesiyle değişik 70. maddesindeki; Bağ - Kur'un açacağı rücu davalarının onyıllık zamanaşımına; tabi tutan hükmün Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırıolduğu savının incelenmesi :
İtiraz eden mahkeme, sözü edilen kuralın Anayasa'ya aykırılığınıngerekçesi olarak "...Borçlar Kanunu'nda belirtilen müruru zamanlardan ayrıolarak 1479 sayılı Kanunun 70. maddesinde on yıllık bir zamanaşımı süresitanımak dahi Anayasa'nın eşitlik ilkesine uygun düşmemektedir."demektedir.
Bilindiği gibi, zamanaşımı, alacak hakkının, belli bir sürekullanılmaması nedeniyle "dava. edilebilmem niteliğinden yoksun kalmasınıifade eder. Şu halde zamanaşımı alacak hakkına son vermekte, onu sadece eksikbir borç durumuna sokmaktadır.
Zamanaşımı, hukuki düzende sağladığı, kararlılık ve güvendolayısıyla çak eski zamandan beri benimsenmiş ve her Devletin hukukunda yeralmıştır. Anayasamız zamanaşımı konusuna değinmemiştir. Şu halde, kendisinebırakılan bu konuyu Kanun Koyucu düzenlerken hukukun genel esaslarına bağlıkalacağı şüphesizdir. Kanun Koyucu zamanaşımının amacını gözönünde tutarakolayın niteliğine ve önemi ile borçlu ve alacaklıların durumuna göre uygungöreceği zamanaşımı sürelerini öngörebilir. Mevzuatımızda genel olarak,zamanaşımları saptamakla birlikte özel haller için daha uzun ya da daha kısazamanaşımları tayin edilmiştir.
Bu nedenle Yasa Koyucu, her yerde şubesi bulunmadığını, işleringenellikle merkezden izlenmesi zorunluluğunu da gözönünde tutarak, esasen tekkaynaklı bir gelir sistemine dayanan Kurumun alacaklarının zamanaşımınauğramasını istememiş ve bunlar için, "zarara ve failine ıttıla ile"zararı doğuran fiilin vukuu ayırımını yapmadan olağan zamanaşımı süresiolan on yılı kabul etmeyi uygun görmüştür. Yasa Koyucu, SSK. tarafındanaçılacak rücu davaları için böyle bir "özel zamanaşımı süresi" kabuletmeye gerek görmemiştir.
Açıklanan nedenlerle 1479 sayılı Yasanın değişik 70. maddesindekiBağ-Kur'un açacağı rücu davalarını on yıllık zamanaşımına tabi tutan hükmünAnayasa'ya aykırı bir yönü bulunmadığından bu konudaki itirazın da reddigerekir.
SONUÇ :
Anayasa'ya uygunluk denetiminin, 2/9/1971 günlü, 1479 sayılı Esnafve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun20. maddesinin (ç) bendi hükmünün Bağ - Kur tarafından açılacak davalar harçtanbağışık tutan ve aynı Kanunun 19/4/1979 günlü, 2229 sayılı Kanunun 27.maddesiyle değişik 70. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, Bağ - Kurtarafından bu Kanuna dayanarak açılacak rücu davalarını on yıllık zamanaşımınatabi tutan kurallarıyla sınırlı olarak yapılmasına ve bu hükümlerin Anayasa'yaaykırı bulunmadığına ve itirazın reddine 27/3/1984 gününde oybirliğiyle kararverildi.
Başkan
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
H. Semih Özmert
Üye
Necdet Darıcıoğlu
Üye
Hüseyin Karamüstantikoğlu
Üye
Kenan Terzioğlu
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu
Üye
Yekta Güngör Özden
Üye
Orhan Onar
Üye
Muammer Turan
Üye
Mehmet Çınarlı
Üye
Selahattin Metin
Üye
Servet Tüzün
Üye
Mahmut C. Cuhruk
Üye
Osman Mikdat Kılıç
Üye
Mithat Özok