ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1983/5
Karar Sayısı : 1983/7
Karar Günü : 28/4/1983
R.G. Tarih-Sayı :11.06.1984-18428
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İncesu Asliye Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 4/4/1929 günlü, 1412 sayılıCeza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun değişik 29. maddesinin birinci fıkrasınınAnayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenmiştir.
I - OLAY :
Memura görevini yaparken şiddet ve silahla mukavemet ve ötekisuçlardan sanıklar hakkında açılmış bulunan kamu davasına bakmakta olan GölköyAsliye Ceza Mahkemesi, tanıklardan, İncesu İlçesi hakiminin, istinabe yoluyladinlenmesi istemiyle o yer Asliye Ceza Hakimliğine yazı yazmıştır.
İncesu Asliye Ceza Mahkemesi, tanığın, aynı çatı altında bulunmasınedeniyle mübaşir aracılığıyla çağrılmasını uygun görmüş; ancak, belli gün vesaatte gelmeyen tanığın, bu kez, çağırı kağıdı ile çağrılması yoluna gitmiştir.
Tanığın çağrıya yine uymaması üzerine Asliye Ceza Hakimi, davayabakmaktan çekindiğini belirterek, çekinmenin yerinde olup olmadığını incelemeküzere dosyanın Kayseri Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine 2/3/1983 günündekarar vermiştir.
Kayseri Asliye Ceza Mahkemesi ise, bu konudaki görevin Ağır CezaMahkemesine ait olduğunu belirterek dosyayı göndermesi üzerine sözü geçenMahkeme; ileri sürülen çekinme nedenlerinin davanın sanığı veya zarar göreniile ilgisi bulunmayıp dinlenmesi istenilen tanığa ilişkin olduğunu ve bu halinhakimin yansızlığında kuşku yaratacak hallerden sayılmasına olanakbulunmadığını belirterek çekinme kararını yerinde görmemiştir.
Tanığı dinlememek için çekinen hakim, çekinme kararını yerindegörmeyen Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi Kararına karşı, Boğazlıyan Ağır CezaMahkemesi'nde itirazda bulunmuş; adı geçen bu mahkeme de, aynı gerekçelerle, itirazıreddetmiştir.
Böylece, hakimin Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 29. maddesininbirinci fıkrasına dayanarak re'sen verdiği çekinme kararı, yine aynı fıkrahükmüne göre ortadan kalkmış olmaktadır.
İşlemler bu yolda tamamlandıktan sonra, hakim Ceza MuhakemeleriUsulü Kanunu'nun 29. maddesinde yer alan ve hakimin kendiliğinden çekinmesikararının yerinde olup olmadığının yetkili mercice incelenmesini öngörenkuralının Anayasaya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasınakarar vermiştir.
III - YASA METİNLERİ :
4/4/1929 günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun5/3/1973 günlü, 1696 sayılı Kanun ile değişik 29. maddesinin itiraz konusuhükmü de içeren birinci fıkrası şöyledir :
"Bir hakim reddini mucip sebepleri bildirerek davaya bakmaktançekinirse red talebini incelemeye yetkili olan merci, bu çekinmenin yerindeolup olmadığına karar verir".
IV - İLK İNCELEME :
A - İtiraz konusu yasa kuralının belirlenmesi :
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin Anayasaya aykırı olduğunu iddiaettiği kural, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 1696 sayılı Kanunile değişik 29. maddesinin birinci fıkrasında yer almaktadır. Anılan fıkra, ikiyönlü bir hükmü içermektedir. Hükmün birinci yönü, bir hakimin, reddinigerektiren nedenleri bildirerek davaya bakmaktan kendiliğinden çekinmesineolanak tanımaktadır.
Fıkra hükmünün ikinci yönü ise, 1e96 sayılı Kanunla getirilmişolan düzenlemeyi içermekte ve hakimin kendiliğinden çekinmesinin yerinde olupolmadığının yetkili merci tarafından denetlenmesini öngörmektedir.
Anayasaya aykırılık savı, hükmün bu ikinci yönünü hedef almışbulunmaktadır.
B - Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yetkisi bakımından inceleme :
1 - Anayasanın 152. maddesine göre Anayasaya aykırılık savıylaAnayasa Mahkemesi'ne başvurma yetkisi, "bir davaya bakmakta olanmahkeme"ye tanınmıştır. Davaya bakan mahkemenin, o davaya konu olanuyuşmazlığı bir kararla çözerek sona erdirmek görev ve yetkisini taşıyan yargımercii olduğu tartışmasızdır.
İtiraz yoluna başvuran İncesu Asliye Ceza Mahkemesi ise böyle birdavaya bakmakta olmayıp, kendisinden yapılması istenilen iş; bir tanığınistinabe yolu ile dinlenilmesi ve tanık sözlerinin geçirileceği tutanağı, davayabakmakta olan Gölköy Asliye Ceza Mahkemesi'ne göndermekten ibarettir. Yapılacakbu işlemlerin, Anayasa kuralı açısından bir davaya bakmak anlamına gelmediğiortadadır. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun istinabe yoluyla tanık dinlenmesikonusundaki düzenlemesi, yetki devrinin mutlak ve geniş kapsamlı olmadığınıgöstermektedir. Anılan Yasanın 63. maddesi tanıklıktan ya da yemin etmektençekinen tanıkları zorlayıcı önlemler almaya, istinabe olunan hakimlerin dahiyetkili bulunduğunu ayrı bir fıkra kuralıyla belirterek, bu alandaki yetkininyasada gösterilenlerden ibaret bulunduğunu belli etmektedir. Şu halde istinabeolunan İncesu Asliye Ceza Mahkemesi'nin Gölköy Asliye Ceza Mahkemesi'ndebakılmakta olan davaya dayanarak Anayasa Mahkemesi'ne başvurmasına olanakyoktur.
2 - İstinabe olunan mahkemede yapılması istenen iş bir davayabakmak anlamına gelmemekte ise de, hakimin bu işi yapmaktan çekinmesiylebirlikte "Tali bir dava" ortaya çıkmış demektir.
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda, açıkça "tali ceza davası"adı verilmemiş olmakla beraber, asıl muhakeme içinde ayrı bir yargılamayıgerektiren ve bağımsız organik ayrı bir bünyesi olan tali ceza davaları, üstüörtülü bir biçimde, düzenlenmiş bulunmaktadır. Burada sözkonusu edilen, bir suçisnadının araştırılması ve karşılığı müeyyidelerin sanık hakkında uygulanmasıbiçiminde olmaksızın, bir suç dolayısı ile ceza yargılaması makamlarından birkarar alınması için yapılan başvurudur. Hakimin reddi müessesesi bu tali cezadavalarından birini oluşturmaktadır. Hakimin kendiliğinden çekinmesi ise reddavasını kendisinin açmasıdır. Bu tür dava dolayısıyle Anayasa Mahkemesi'nebaşvuru yetkisinin de mahkemelere tanınmış olup olmadığı sorunu, öncelikleçözülmelidir :
Olayda, istinabe olunan mahkemenin hakimi, görevini yapmaktançekinme kararı almış, bu suretle öğretide "hadise muhakemesi" denilentali ceza davası açılmıştır. Yetkili merci, hakimin çekinmesini yerindegörmemiş ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulmuştur. Şu halde, ortaya çıkantali ceza davasını:, Anayasanın 152. maddesi kapsamına giren bir dava olarakkabul etmek gerekir. Çünkü, genel anlamda dava; yasalarda gösterilen yöntemlereuyularak yargı yerlerine getirilen işlerden ve orada çözümü gerekenuyuşmazlıklardan oluşmaktadır. . Nitekim, Anayasa Mahkemesi, cezaların yerinegetirilmesi sırasında ortaya çıkan tali ceza davasının varlığını ve buna göreyapılmış başvuruyu kabul etmiştir (13/3/1979 günlü, E. 1978/67, K. 1979/14sayılı karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, S. 17, Sh. 100 - 124) .
Öte yandan, itiraz konusu yasa kuralının, hakimin göreviniyapmaktan çekinmesi dolayısıyla ortaya çıkmış olan tali ceza davasındauygulanacak kural olduğu da belirgin bir biçimde görülmektedir. Ancak,sözkonusu kural, çekinmenin yerinde olup olmadığını inceleyen Kayseri ve itirazüzerine Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesi'nce uygulanmıştır. Çekinen hakim, yasagereği olarak kararının yetkili mercilerce incelenmesi sırasında, itiraz konusuyasa kuralının Anayasaya aykırı olduğunu öne sürmemiş ve adları geçenmahkemeler de Anayasaya aykırılık savıyla kendiliğinden Anayasa Mahkemesi'nebaşvurmamışlardır.
Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuş olan İncesu Asliye CezaMahkemesi'nin Gölköy Asliye Ceza Mahkemesi'nde bakılmakta olan davaya müdahaleederek o davayı bekletme yetkisi yoktur: Kaldı ki, ortaya çıkan tali cezadavası da sona ermiş durumdadır. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 303.maddesi kuralına göre "itiraz üzerine verilen kararlar kesin"olduğundan, Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla, tali ceza davası dakesin karara bağlanmış bulunmaktadır. Anayasanın 152., 44 sayılı Yasanın 27.maddeleri ise Anayasaya aykırılık savıyla ancak bakılmakta olan bir davanıngeri bırakılmasına yetki vermiş olup, kesin yargı kararlarının yerinegetirilmesinin geri bırakılmasına olanak tanımamıştır.
Bu nedenlerle başvurunun, itirazda bulunan mahkemeninyetkisizliği yönünden reddiiie karar verilmek gerekir.
SONUÇ :
Anayasaya aykırılığı ileri sürülen Ceza Muhakemeleri UsulüKanunu'nun değişik 29/1. maddesi hükmüne göre oluşan anlaşmazlık çözümebağlanmış ve itiraza konu edilen yasa hükmü böylece uygulanarak gereği yerinegelmiş bulunduğundan ve Anayasanın 152., 44 sayılı Yasanın 27. maddeleri de,Anayasaya aykırılık iddiasiyle ancak bakılmakta olan bir davanın geri bırakılmasınayetki vermiş olup kesin yargı kararlarının ertelenmesine olanak tanımadığından,başvurunun, itirazda bulunan mahkemenin yetkisizliği yönünden reddine,
28/4/1983 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Ahmet H. BOYACIOĞLU
Başkanvekili
H. Semih ÖZMERT
Üye
Adil ESMER
Üye
Nahit SAÇLIOĞLU
Üye
Hüseyin KARAMÜSTANTİKOĞLU
Üye
Osman Mikdat KILIÇ
Üye
Mithat ÖZOK
Üye
Orhan ONAR
Üye
Selahattin METİN
Üye
Muammer TURAN
Üye
Mehmet ÇINARLI
Üye
Mahmut C. CUHRUK
Üye
Necdet DARICIOĞLU
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Yekta Güngör ÖZDEN