ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1984/17
Karar Sayısı : 1984/12
Karar Günü : 11/12/1984
R.G. Tarih-Sayı :21.02.1985-18673
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 4/4/1929 günlü, 1412 sayılı Ceza MuhakemeleriUsulü Kanunu'nun 5/3/1973 günlü, 1696 sayılı Kanunla. değişik 29. maddesininbirinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline kararverilmesi istenmiştir.
I - OLAY :
Mersin Cumhuriyet Savcılığı, 5/8/1983 günlü, 1983/2797 esas sayılıiddianameyle, tefecilik suçunu işleyen kimi sanıklar hakkında kamu davasıaçmıştır.
Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bu davada, bir dilekçeile başvuran müdahil, yanlı davrandığı ve güvenini sarstığı gerekçesiyle24/1/1984'de hakimin reddi isteminde bulunmuştur. Reddi hakim talebini taşıyandilekçeyi kayda geçmesi için kaleme havale eden hakim gereğinin yapılacağınıbildirmiş, istem sahibi ise dilekçeyi işleme koymaktan vazgeçerek kalemevermemiştir. 25/1/1984 günü yapılan duruşmada, reddi istenen hakim bu olayadeğindikten sonra, tarafların adalete olan inançlarının sarsılmaması ve davanınhuzur içinde görülmesi için hakimlikten çekildiğini ve dosyanın yetkili merciyeyollanmasına karar verildiğini bildirmiştir.
Davaya bakmaktan çekinmeyi yetkili merci olarak inceleyen Mersin2. Ağır Ceza Mahkemesi, çekinmenin yerinde olmadığını 7/2/1984 gününde kararabağlamıştır. Bu karara karşı Asliye Ceza Hakiminin acele itiraz yolunabaşvurması üzerine, Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi, "... istinkaf kararınınyerinde olmadığından ve kaldırılmasına dair Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ninkararına karşı itiraz yolu mümkün olmadığından itiraz eden ve istinkaf kararıveren hakimin itirazının reddine" 30/3/1984 gününde karar vermiştir.
Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 28/5/1984 günlü celsede, TarsusAğır Ceza Mahkemesi'nin anılan kararına karşı yazılı emir yoluna gidilmesinekarar vermiş ve dosyayı Cumhuriyet Savcılığı kanalıyla Adalet Bakanlığı'nayollamıştır. Adalet Bakanlığı, "Anılan kararlar aleyhine yazılı emiryoluna gidilmesini gerektirir sebep görülmediğini" belirterek, dosyayıgeri çevirmiştir.
Bu gelişmeler üzerine mahkeme, 24/10/1984 günü, Ceza MuhakemeleriUsulü Kanunu'nun 29. maddesinin Anayasanın 154. maddesine aykırı olduğu veiptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmayakarar vermiştir.
III - YASA METİNLERİ :
1 - İptali istenen yasa kuralı :
4/4/1929 günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun5/3/1973 günlü ve 1698 sayılı Kanun ile değişik 29. maddesinin itiraz konusuhükmü de içeren birinci fıkrası şöyledir :
"Bir hakim reddini mucip sebepleri bildirerek davayabakmaktan çekinirse red talebini incelemeye yetkili olan merci, bu çekinmeninyerinde olup olmadığına karar verir."
2 - Dayanılan Anayasa kuralları :
"Madde 154 - Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen vekanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin soninceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derecemahkemesi olarak bakar.
Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hakim veCumhuriyet savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hakimler ve SavcılarYüksek Kurulu'nca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri ve dairebaşkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulu'nca üye tamsayısınınsalt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler; süresi bitenler yenidenseçilebilirler. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili,Yargıtay Genel Kurulu'nun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceğibeşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. Süresibitenler yeniden seçilebilirler.
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, Başkan, başkanvekilleri, dairebaşkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilininnitelikleri ve seçim usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatıesaslarına göre kanunla düzenlenir.
IV - İLK İNCELEME :
A - İtiraz Konusu Yasa Kuralının Belirlenmesi :
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin Anayasaya aykırı olduğunu iddiaettiği kural, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 1696 sayılıKanunla değişik 29. maddesinin birinci fıkrasında yer almaktadır. Anılan fıkra,iki yönlü bir hükmü içermektedir. Hükmün birinci yönü, bir hakimin, reddinigerektiren nedenleri bildirerek davaya bakmaktan kendiliğinden çekinmesineolanak tanımaktadır.
Fıkra hükmünün ikinci yönü ise, 1696 sayılı Kanunla getirilmişolan düzenlemeyi içermekte ve hakimin kendiliğinden çekinmesinin yerinde olupolmadığının yetkili merci tarafından denetlenmesini öngörmektedir.
Anayasaya aykırılık savı, hükmün bu ikinci yönüne ilişkindir.
B - Anayasanın 152. maddesinin son fıkrası yönünden inceleme :
Aynı yasa hükmü, Anayasa Mahkemesi'nce, bir mahkemenin başvurusuüzerine incelenmiş ve başvuru, Mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddedilmiştir. 1982 Anayasası'nın 152. maddesinin son fıkrasında yer alan onyıllık yasaklayıcı hükmün, itiraz konusu kuralın Anayasaya aykırı bulunmamasıhalinde, uygulanma alanına girmesi tabiidir. Bu nedenle Anayasaya uygunlukdenetimi yapılmasını engelleyen durumların ve bunların sonucunda alınan,denetime engel olan durumları tesbit eden kararların başka mahkemelerce yapılanbaşvuruların incelenmesine engel olamayacağı açıktır ve ortadadır.
Muammer Turan bu görüşe katılmamıştır.
C - Anayasa Mahkemesi'ne Başvurma Yetkisi Bakımından İnceleme :
Anayasanın 152. ve 2949 sayılı Kanunun 28. maddelerine göre, birdavaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir yasa kuralını Anayasaya aykırıgörürse bu yoldaki gerekçeli kararını ilgili görülen belgelerin onanlıörnekleri ile birlikte Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na gönderir.
Davaya bakan mahkeme, dava konusu uyuşmazlığı bir kararla çözereksona erdirmek görev ve yetkisini taşıyan yargı merciidir. Olayda dava konusu,hakimin çekinmesinin yerinde olup olmadığının saptanmasıdır. Bunu saptayacakolan makam ise, itiraz yoluna başvuran mahkeme değildir.
Tefecilik suçu nedeniyle açılan davada, Mersin 3. Asliye CezaHakiminin davaya bakmaktan çekinmesiyle birlikte "İlk talî dava"ortaya çıkmış demektir.
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda, açıkça "İlk tali cezadavası" adı verilmemiş olmakla birlikte asıl muhakeme içinde ayrı biryargılamayı gerektiren ve bağımsız, organik ayrı bir bünyesi olan tali cezadavaları, üstü örtülü bir biçimde düzenlenmiş bulunmaktadır. Burada söz konusuedilen, bir suç isnadının araştırılması ve karşılığı müeyyidelerin sanıkhakkında doğrudan uygulanması biçiminde olmayan, bir suç dolayısı ile cezayargılaması makamlarından bir karar alınması için yapılan başvurudur. Hakiminreddi müessesesi bu talî ceza davalarından birini oluşturmaktadır. Hakiminkendiliğinden çekinmesinde ise, red davasının bizzat kendisi tarafındanaçıldığından söz edilebilir.
Bu tür işlemlerde mahkemelerin Anayasa Mahkemesi'ne başvuruyetkisinin bulunup bulunmadığı öncelikle incelenerek bir sonuca bağlanmalıdır.
Olayda, hakim görevini yapmaktan çekinme kararı almış, bu suretleöğretide "hadise muhakemesi" denilen talî ceza davası açılmıştır.Yetkili merci, hakimin çekinmesini yerinde görmemiş, kararına karşı da kanunyoluna başvurulmuştur. Şu halde, ortaya çıkan tali ceza davasını, Anayasanın152. maddesi kapsamına giren bir dava alarak kabul etmek gerekir. Çünkü, genelanlamda dava; yasalarda gösterilen yöntemlere uyularak yargı yerlerinegetirilen işlerden ve orada çözümü gereken uyuşmazlıklardan oluşmaktadır.Nitekim, Anayasa Mahkemesi, cezaların yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkantalî ceza davasının varlığını ve buna göre yapılmış başvuruyu kabul etmiştir(13/3/1979 günlü; E. 1978/67, K. 1979/14 sayılı karar, Anayasa MahkemesiKararlar Dergisi, S. 17, sh. 100 - 124) .
Öte yandan, itiraz konusu yasa kuralının, hakimin göreviniyapmaktan çekinmesi dolayısıyle oluşan tali ceza davasında uygulanacak kuralolduğu da belirgin bir biçimde ortadadır. Ancak, söz konusu kural, çekinmeninyerinde olup olmadığını inceleyen Mersin ve itiraz üzerine konuyu kararabağlayan Tarsus Ağır Ceza Mahkemelerince uygulanmıştır. Çekinen hakimin baktığıdavada, onun tarafından uygulanan bir kural olmadığı gibi çekinen hakim, yasagereği olarak, kararının yetkili mercilerce incelenmesi sırasında itiraz konusuyasa kuralının Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürmemiştir. Adları geçenmahkemeler de Anayasaya aykırılık savıyle kendiliğinden Anayasa Mahkemesi'nebaşvurmamışlardır. Kaldı ki, ortaya çıkan talî ceza davası da sona ermişdurumdadır ve iş karara bağlanmış bulunmaktadır.
Bu nedenlerle, başvurunun itirazda bulunan mahkemenin yetkisizliğiyönünden reddine karar verilmek gerekir.
V - SONUÇ :
1) Olayda, Anayasanın 152. ve 10/11/1983 günlü, 2949 sayılıAnayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28.maddesinin son fıkrasındaki "Anayasa Mahkemesi'nin işin esasına girerekverdiği red kararının yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe, aynı kanun hükmününAnayasaya aykırılığı iddiasiyle tekrar başvurulamaz" hükümlerininuygulanmasına yer bulunmadığına, Muammer Turanın karşıoyuyla ve oyçokluğuyla,
2) Anayasaya aykırılığı ileri sürülen 4 Nisan 1929 günlü, 1412sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 5/3/1973 günlü, 1696 sayılı Kanun'ladeğişik 29/1. maddesi hükmüne göre oluşan anlaşmazlık gözüme bağlanmış veitiraza konu edilen Kanun hükmü böylece uygulanarak gereği yerine gelmişbulunduğundan ve Anayasa'nın 152., 2949 sayılı Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddeleri de, Anayasaya aykırılıkiddiasıyla ancak bakılmakta olan bir davanın geri bırakılmasına yetki vermişolup, kesin yargı kararlarının ertelenmesine olanak tanımadığından, başvurununitirazda bulunan mahkemenin yetkisizliği yönünden reddine, varılan sonuca göre,dosyanın olduğu gibi yollanmış olması üzerinde durulmasına yer olmadığına,oybirliğiyle,
l1/12/1984 gününde karar verildi.
Başkan
Ahmet H. Boyacıoğlu
Başkanvekili
H. Semih Özmert
Üye
Necdet Darıcıoğlu
Üye
Kenan Terzioğlu
Üye
Yekta Güngör Özden
Üye
Orhan Onar
Üye
Muammer Turan
Üye
Mehmet Çınarlı
Üye
Servet Tüzün
Üye
Mahmut C. Cuhruk
Üye
Osman Mikdat Kılıç
KARŞIOYYAZISI
İtiraz konusu olayın benzeri hakkında verilmiş olan ve 11/6/1984günlü, 18428 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesi'nin 28/4/1983günlü 4/6 sayılı red kararı bulunduğundan; bu başvurunun Anayasanın 152 ncimaddesinin son fıkrası gereğince reddedilmesi düşüncesiyle, karara karşıyım.
Üye
Muammer TURAN