ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1985/5
Karar Sayısı : 1985/23
Karar Günü : 10/12/1985
R.G. Tarih-Sayı :21.01.1986-18995
İptal Davasını Açan : Türkiye Büyük Millet Meclisinin seksensekizüyesi.
İptal Davasının Konusu : 28/3/1965 günlü, 3175 sayılı "KöyKanununun 74 üncü Maddesine İki Fıkra Eklenmesine Dair Kanun"un 1.maddesinin Anayasa'nın 15., 119., 120., 121. ve 128. maddelerine aykırılığınedeniyle iptali istemidir.
II - METİNLER :
A - İptali İstenen Yasa Kuralı :
28/3/1985 günlü, 3175 sayılı Kanun'un 1. maddesi şöyledir :
"Madde 1. 18 Mart 1340 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
Bakanlar Kurulunca tespit edilecek illerde; Olağanüstü Hal İlanınıgerektiren sebeplere ve şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin köyde veyaçevrede ortaya çıkması veya ne sebeple olursa, olsun köylünün, canına ve malınatecavüz hareketlerinin artması hallerinde de, valinin teklifi ve İçişleriBakanlığının onayı ile yeteri kadar "Geçici Köy Korucusu"görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilen geçici köy korucularınagörevleri süresince ödenecek ücret ile hizmetin bitiminde verilecek tazminatmiktarı ile giyim bedelleri İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine BakanlarKurulunca tespit edilir ve Maliye ve Gümrük Bakanlığı bütçesine ilgili transferharcamaları bölümünden İçişleri Bakanlığı bütçesine aktarılacak ödenekten buBakanlıkça karşılanır.
Köy Korucuları ve Geçici Köy Korucuları görevde bulundukları süreiçinde yaralanmaları, sakatlanmaları veya ölmeleri halinde "2330 sayılıNakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında, Kanun" hükümleriuygulanır."
B - Dayanılan Anayasa Kuralları :
Madde 15.- Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstühallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla,durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veyatamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırıtedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygunfiiller sonucu meydana gelen ölümler ile, ölüm cezalarının infazı dışında,kişinin yaşama hakkına; maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz;kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bundandolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararıile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
"Madde 119.- Tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veyaağır ekonomik bunalım hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan BakanlarKurulu, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde süresi altı ayıgeçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir."
"Madde 120.- Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veyatemel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddethareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olaylarısebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanıbaşkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünüaldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresialtı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir."
"Madde 121.- Anayasanın 119 ve 120 nci maddeleri uyarıncaolağanüstü hal ilanına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmi Gazete'deyayınlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. TürkiyeBüyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağrılır. Meclis, olağanüstühal süresini değiştirebilir. Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasındadört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir.
119 uncu madde uyarınca ilan edilen olağanüstü hallerdevatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile olağanüstühallerin her türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere; Anayasanın 15 incimaddesindeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasılsınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl vene suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği,görevlilerin durumlarında, ne gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstüyönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda düzenlenir.
Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplananBakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmündekararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmi Gazete'de yayımlanır ve aynıgün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisceonaylanmasına ilişkin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir."
"Madde 18.- Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğerkamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduklarıkamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğerkamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları,görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğerözlük işleri kanunla düzenlenir.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları kanunlaözel olarak düzenlenir."
III - İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca H. SemihÖzmert, Orhan Onar, Necdet Darıcıoğlu, Kenan Terzioğlu, Yılmaz Aliefendioğlu,Yekta Güngör Özden, Muammer Turan, Mehmet Çınarlı, Selahattin Metin, Mahmut C.Cuhruk ve Mustafa Şahin'in katılmalarıyla 25/6/1985 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında; işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
IV - ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi, iptali istenilen kanunmaddeleri, Anayasaya aykırılık iddiasına dayanak yapılan Anayasa maddeleri,bunlarla ilgili gerekçeler ve öteki metinler incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü :
Dava konusu Yasanın amaç ve kapsamı :
Anayasa'ya aykırılık savlarının incelenmesine geçilmeden önce,iptali istenilen Yasa hükümlerinin amaç ve kapsamı üzerinde durulmasında yarargörülmüştür:
Yasa tasarısının gerekçesinde, olağanüstü hal ilanını gerektirenmuhtemel şiddet hareketlerinin köylerde veya çevrede ortaya çıkması hallerindeveya her ne sebeple olursa olsun köylünün canına ve malına yönelik tecavüzhareketlerinin artması durumlarında, bu tür olaylara anında müdahale edebilmekmaksadıyla, ilgili valinin önerisi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile"Geçici Köy Korucusu"nun görevlendirilmesi imkanının sağlanmakistendiği ifade edilmiştir.
Son günlerde özellikle doğu ve güneydoğu illerinin köylerinde yasadışı örgüt mensuplarının savunmasız vatandaşlara acımasız davrandıkları vebunların can ve mallarına tecavüzde bulundukları bir gerçektir. Nitekim buhususlar, tasarının Türkiye Büyük Millet Meclisindeki görüşülmesi sırasında,İçişleri Bakanı tarafından dile getirilmiştir.
Mahalli idarelerin en küçük birimini oluşturan köylerde asayiş vedüzeni korumak Devlete olduğu kadar köy tüzelkişiliğini temsil eden muhtara veonun emrindeki köy korucularına ait bir görevdir.
Birbirinden oldukça uzak mesafelerde bulunan köy ve mezralarıntümünde Devletin jandarma karakolu bulundurmasının güçlüğü ortadadır. Gerçi 442sayılı Köy Kanunu, köylerde mevcut köy korucularının sayılarını bellikoşullarda artırma imkanını öngören hükümler içermektedir. Ancak bunların,ortaya çıkan yeni durumlarda ihtiyacı karşılamaya elverişli olduğu söylenemez.
Gerçekten, "Köy Kanununun Köy Korucuları ve Göreceğiİşler" başlıklı 8. Faslında yer alan 68. maddesinde; "Köy sınırıiçinde herkesin ırzını, canını ve malını korumak için köy korucularıbulundurulur."
69. maddesinde : "Her köyde en aşağı bir korucu bulunur.Nüfusu binden yukarı köylerde her beşyüz kişiye bir korucu daha tutulur."
74. maddesinde ise : "Köy muhtarı ve ihtiyar mecl1isi mahsulzamanlarında çapulcular ve eşkiya türemiş ise yağmada köy halkını korumak içinköylünün eli silah tutanlarından lüzumu kadarını gönüllü korucu ayırarakbunların isimlerini bir kağıda yazıp kaymakama götürür. Kaymakamın müsaadesiolursa bu gönüllü korucular asıl korucularla beraber yağmacılara ve eşkiyayakarşı köy ve köylüyü korurlar."
hükümlerine yer verilmiştir.
Görülüyor ki; 442 sayılı Köy Kanununun 74. maddesindeki köykorucularının sayılarının artırılması nedenleri, bu maddeye eklenen ve iptaliistenilen fıkralar hükümlerinde öngörülen nedenlerden farklıdır.
İptali istenilen Yasa kuralları ile hangi koşullarda köyzabıtasının takviye edileceği gösterilmekte, sayıları artırılacak köykorucularına kimi mali olanaklar sağlanmakta ve bunların özlük haklarıdüzenlenmektedir.
Yasa, köylerde geçici korucuların görevlendirilebilmesini üçkoşula bağlı tutmuştur. Bunlar :
a) Geçici köy korucularının görevlendirileceği illerin BakanlarKurulunca tesbiti;
b) Olağanüstü hal ilanını gerektiren sebeplere ve şiddeteylemlerine ilişkin belirtilerin köyde veya çevresinde ortaya çıkması veya herne suretle olursa olsun köylünün canına ve malına tecavüz hareketlerininartması;
c) Bu sebeplerin köyün bağlı olduğu ilin valisi tarafındandeğerlendirilerek yeterli sayıda köy korucusunun görevlendirilmesinin İçişleriBakanlığına önerilmesi ve bu önerinin adı geçen Bakanlıkça onaylanması;
koşullarıdır.
İptali istenilen Yasa kurallarının amaç ve kapsamı hakkındayapılan bu kısa açıklamadan sonra Anayasa'ya aykırılık savlarının incelenmesinegeçilebilir.
1 - Anayasa'nın 15. maddesi yönünden inceleme :
Dava dilekçesinde, iptali istenilen Yasa kuralının üstü kapalıolarak yeni bir olağanüstü hal yönetimi oluşturduğu, böylece Anayasa'nın 15.maddesinde belirtildiği üzere, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasınınkısmen veya tamamen durdurulabilmesine veya bunlar için Anayasa'da öngörülengüvencelere aykırı tedbirler alınabilmesine olanak tanındığı, oysa yeniolağanüstü hal yönetimleri ihdasının mümkün olmadığı ileri sürülmüştür.
Yasanın amaç ve kapsamı bölümünde açıklandığı gibi, iptaliistenilen Yasa maddesi; köylerde mevcut köy korucularının, kimi koşullarıngerçekleşmesi durumunda, geçici köy korucuları ile takviye edilmesiniamaçlamaktadır. Maddede yer lan "... Olağanüstü hal ilanını gerektirensebeplere ve şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin köyde veya çevredeortaya çıkması veya ne sebeple olursa olsun köylünün canına ve malına tecavüzhareketlerinin artması..." ibareleri, bu yola başvurmanın bir koşuludur.
Öte yandan bu düzenleme, olağanüstü hallerde Anayasa'nın 15.maddesinin öngördüğü, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veyatamamen durdurulabilmesine veya bunlar için Anayasa'da öngörülen güvencelereaykırı tedbirler alınabilmesine imkan veren hükümler içermemektedir.
Bu itibarla, 3175 sayılı Kanunun 1. maddesinin Anayasa'nın 15.maddesine aykırı olduğuna ilişkin iddia yerinde görülmemiştir.
2 - Anayasa'nın 119., 120. ve 121. maddeleri yönünden inceleme :
Dava dilekçesindeki Anayasa'ya aykırılık savlarının bir bölümü de,dava konusu Yasa maddesinin yeni olağanüstü hal durumunun tesbiti ve bu durumailişkin yöntemin oluşturulmasına yönelik bulunmaktadır. İddiaya göre,olağanüstü hal ilanına ilişkin usule uyulmamış, Milli Güvenlik Kurulunun görüşüalınmadan ve Bakanlar Kurulunun kararına gerek görülmeden, valinin önerisi veİçişleri Bakanlığının onayı ile yeni bir sistem oluşturulmasına imkantanınmıştır. Bu yönlerden Yasa maddesi Anayasa'nın 119., 120, ve 121.maddeleriyle çelişmektedir.
Bundan önceki bölümlerde, dava konusu maddenin geçici köykorucularının görevlendirilme koşullarını ve bunlara ilişkin kimi özlükhaklarını düzenlediği, yeni bir olağanüstü hal yönteminin ihdasının söz konusuolmadığı açıklanmıştı. Bu durumda konunun, olağanüstü yönetim usullerinidüzenleyen, tabii afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü haldurumuna ilişkin 119., şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddişekilde bozulması sebebiyle olağanüstü hal ilanı ile ilgili 120. ve olağanüstühallerle ilgili düzenleme başlıklı 121. maddesiyle ilişkisi bulunmadığı fazlaaçıklamaya gerek bırakmayacak kadar açıktır.
2 - Anayasa'nın 128. maddesi yönünden inceleme :
Davacılar, 3175, sayılı Kanunun 1. maddesinde; özel bir kollukkuvveti olarak oluşturulan geçici köy korucularının niteliklerinin, görev veyetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin belirtilmediğini, bu durumunAnayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasının "Memurların ve diğer kamugörevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları veyükümlülükleri... kanunla düzenlenir" hükmüne aykırı bulunduğunu önesürmüşlerdir:
(12 Şaban 1342) 18 Mart 1340 günlü, 442 sayılı "Köy KanunununKöy Korucuları ve Göreceği İşler" başlıklı 8. Faslında yer alan 68. vetakip eden maddelerinde köy korucularının atanmaları, nitelikleri, görev veyetkileri, hakları ve yükümlülüklerine ilişkin hükümler mevcuttur. 442 sayılıKöy Kanununun 74. maddesine 3175 sayılı Kanunla eklenen dava konusu hükümleregöre köylerde görevlendirilecek olan geçici köy korucularının bu yönden köy"korucularına ilişkin hükümlere tabi olacaklarında kuşku yoktur.
Kaldıki, geçici köy korucularının yerine getirecekleri görevler,genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken sürekli görev niteliğinde dedeğildir.
Bu nedenlerle; Anayasa'nın 128. maddesine aykırılık savı dayerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerden dolayı 28/3/1985 günlü, 3175 sayılı KöyKanununun 74 üncü Maddesine İki Fıkra Eklenmesine Dair Kanun"un 1. maddesiAnayasa'ya aykırı olmadığından iptal davasının reddine karar verilmelidir.
V - SONUÇ :
28/3/1985 günlü, 3175 sayılı "Köy Kanununun 74 üncü Maddesineİki Fıkra Eklenmesine Dair Kanun"un 1. maddesinin Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal isteminin reddine,
10/12/1985 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
H. Semih ÖZMERT
Başkanvekili
Orhan ONAR
Üye
Necdet DARICIOĞLU
Üye
Kenan TERZIOĞLU
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Muammer TURAN
Üye
Mehmet ÇINARLI
Üye
Selahattin METİN
Üye
Servet Tüzün
Üye
Mahmut C. CUHRUK
Üye
Mustafa ŞAHİN