ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1986/13
Karar Sayısı : 1987/12
Karar günü : 22/5/1987
R.G. Tarih-Sayı :18.09.1987-19578
İptal Davasını Açan : Cumhurbaşkanı
İptal Davasının Konusu : 28/3/1986 günlü, 3270 sayılı"22/4/1983 Tarih ve 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 26/4/1961 Tarih ve298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile10/6/1983 Tarih ve 2839 Sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun Bazı MaddelerininDeğiştirilmesi ve Bu Kanunlara Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun" un17. maddesinin 2820 sayılı Yasanın 101/d-l maddesine getirdiği "... hükümgiyerler ise ..." sözcüklerinin; 22. maddesiyle 298 sayılı Yasanın 52/2-dmaddesinde yaptığı değişiklikle yine bu maddenin 7. fıkrasına eklenen "...2 nci fıkranın (d) bendi dışında" sözcüklerinin; ayrıca 24. maddesiyledeğiştirilen 298 sayılı Yasanın 94. maddesinin başlığına eklenen "...yabancı ülkedeki vatandaşların oy vermesi" sözcükleriyle bu maddeye eklenenII. a-h bentleriyle son iki fıkrasının Anayasa'nın 10., 24., 67., 69. ve 133.maddesine aykırılığı nedeniyle iptali istemidir.
II - İlgili Metinler :
A - Yasa kuralları :
28/3/1986 günlü, 3270 sayılı Yasanın iptali istenen hükümlerişöyledir :
1. "MADDE 17 - 22/4/1983 tarih ve 2820 sayılı Siyasi PartilerKanununun 101. maddesinin (d) bendinin l inci fıkrasının ilk paragrafıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
d) 1. (b) bendinde sayılanlar dışında kalan parti organı, merciiveya kurulu tarafından bu Kanunun 4 üncü kısmında yer alan maddeler hükümlerineaykırı fiilin işlenmesi halinde, fiilin işlendiği tarihten başlayarak iki yılgeçmemiş ise, Cumhuriyet Başsavcılığı söz konusu organ, merci veya kurulunişten el çektirilmesini yazı ile o partiden ister. Parti üyeleri 4 üncü kısımdayer alan maddeler hükümlerine aykırı fiil ve konuşmalarından dolayı hükümgiyerler ise, Cumhuriyet Başsavcılığı bu üyelerin partiden kesin olarakçıkarılmasını o partiden ister."
2. "MADDE 22 - 26/4/1961 tarih ve 298 sayılı Seçimlerin TemelHükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 10/6/1983 tarih ve 2839 sayılıKanunla değişik 52 nci maddesinin 2 nci ve 7 nci fıkraları aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
Bu konuşmalardan;
a) Seçime katılan siyasi partilere ilk gün 20, son gün 10 dakikayıaşmamak üzere iki konuşma hakkı,
b) Mecliste grubu olan siyasi partilere 10'ar dakikalık ikikonuşma hakkı,
c) Mecliste temsil edilen siyasi partilere 10'ar dakikalık birkonuşma hakkı,
Verilir.
d) Yukarıdaki bentlerde belirtilen konuşmaların yapıldığı günlerindışında seçimlere katılan siyasi partiler, TRT kurumunca usulüne göre tespitedilen reklam tarifelerine göre bedelini peşin ödemek şartıyla birinci fıkradabelirtilen tarihler arasında 5 dakikadan az 15 dakikadan çok olmayan üç konuşmadaha yapabilirler. Siyasi partiler bu bent gereğince yayınlanacak propagandakonuşmalarında yaptıkları ve yapacakları icraatı, görüntülü olarak daverebilirler. Ancak bu görüntülerde diğer partilere sataşma ve hakaret kastıbulunamaz.
Televizyonda seçime katılan siyasi partiler adına 2 nci fıkranın(d) bendi dışında yukarıdaki fıkralar gereğince yayınlanacak propagandakonuşmalarında Türk Bayrağı ile Yüksek Seçim Kurulunun tespit edeceği yereasılacak olan bu kurulun belirlediği büyüklükteki parti bayrağı ve konuşmayıyapan kişi dışında hiçbir görüntüye yer verilmez. Konuşmacılar, ceket giyme vekravat takmak zorundadırlar; bayanlar tayyör giyerler."
3. "MADDE 24 - 26/4/1961 tarih ve 298 sayılı Seçimlerin TemelHükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 17/5/1979 tarih ve 2234 sayılıKanunla değişik 94 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Kurul görevlileri, milletvekilleri ile milletvekili adayları veyabancı ülkedeki vatandaşların oy vermesi.
Madde 94 - I. İlçe seçim kurulu başkanı, seçimin yapıldığı çevredeoy verme hakkına sahip olduğu halde, görev yaptığı sandığa ait seçmenlistesinde kayıtlı bulunmayan sandık kurulu başkan ve üyelerinin her birineseçmen olduğunu ve hangi seçimde oy kullanabileceğini belirleyen ve sandıkseçmen listesindeki bilgileri kapsayan bir belge verir, ayrıca, esas kayıtlıolduğu sandık seçmen listesine meşruhat verilmek üzere kayıtlı bulunduğu sandıkkurulu başkanlığına durumu yazı ile bildirir.
Başkan ve üyeler, bu belgeyi sandık kuruluna teslim ederek görevlioldukları sandıkta oy verirler.
Milletvekilleri ile milletvekili adayları seçmen kartını göstermeksuretiyle kayıtlı oldukları seçim çevresi dışında da oylarını kullanabilirler.
Bunların adları ve hüviyetleri o sandık seçmen listesinin sonunayazılarak adlan hizasına imzaları alınır.
Bu fıkraya göre yapılan işlemler tutanağa geçirilir.
II. a) Seçmen kütüğüne yazılmayan ve yurtdışında 6 aydan fazlaikamet eden seçmenler, milletvekili genel seçimlerinin yapılacağı günün 70 günevvelinden başlamak üzere seçim günü akşam saat 17.00'ye kadar yurda giriş veyaçıkış yaptıkları gümrük kapısında kurulacak seçim sandıklarında oylarınıkullanabilirler.
Bu seçmenler yalnızca seçime katılan siyasi partilere oyverebilirler.
b) Yüksek Seçim Kurulu seçime katılan siyasi partilerin yer aldığıbirleşik oy pusulaları ile özel renkte bastırılmış oy zarflarını Yüksek SeçimKurulu mühürü ile mühürleyerek ilgili ilçe seçim kurullarına seçimlerinbaşlangıç tarihinden en geç üç gün önce ilçe seçim kurularında bulunacakşekilde gönderir.
Yüksek Seçim Kurulu filigranı bulunan özel imal edilmiş kağıtlarabasılı birleşik oy pusulalarında; yalnızca seçime katılan siyasi partilerinözel işaretleri, kısaltılmış adları ve tam yazı halinde adlan ile her partiyeayrılan bölümün altında çapı iki santimetre olan bir boş daire bulunur.
c) Gümrük kapılarında, oy verme gününden önceki yetmiş gün öncesaat 8.00'den oy verme günü olan Pazar günü saat 17.00'ye kadar oykullanılabilir. Oy kullanma tatil günleri dahil olmak üzere 24 saat devam eder.
d) Gümrük kapılarında yapılacak oy verme işleminde görev alacakseçim kurulu ile sandık kurullarının adedi, üyelerinin ve yedeklerinin sayısıile hangi görevlilerden teşkil edileceği Yüksek Seçim Kurulu tarafından öncedenbelirlenir.
Sandık kurulları, oy serbestliğini ve gizliliğini sağlayacakşekilde, yeteri kadar kapalı oy verme yeri hazırlarlar. İlgili idari makamlarsandık kurullarına gerekli her türlü kolaylığı gösterirler.
e) Gümrük kapılarında oy verme süresince sözlü ve yazılı seçimpropagandası yapılamaz.
f) Gümrük kapılarında seçmen oy vermek için geldiğinde pasaportunusandık kurulu başkanına tevdi eder.
Sandık kurulu başkanı seçmenin pasaportundan adını, soyadını, babaadını, yaşını ve pasaport numarasını tespit eder. Seçmen sandık kurulu mührüile mühürlenmiş olan birleşik oy pusulası ile oy zarfını alarak oyunu kullanmaküzere kapalı oy yerine girer.
Oyunu genel esaslara göre kullanan seçmenin pasaportunun YüksekSeçim Kurulunca belli edilen yerine oyunu kullanmıştır diye bir ifade yazılırve sandık kurulu mührü ile mühürlenerek başkanca imzalanır. Oyunu veren seçmeneçizelgede isminin bulunduğu yer imzalatılarak oy verme işlemi tamamlanır.
g) Oy verme süresince sandık kurullarının değişikliği sırasındaKanunda gösterilen usulde sandık açılır, çıkan oy zarflarının adedi ile oykullanan seçmen miktarı ve bunların birbirine uygunluğu bir tutanakla tespitedilir.
Oy zarfları ve tutanağın bir sureti bir torbaya konularak ağzımühürlenir ve ilgili seçim kuruluna muhafaza altına alınmak üzere sandık kurulubaşkanınca teslim edilir.
Genel seçimin yapıldığı gün saat 17.00'den itibaren sandık vetorbalar genel esaslara uygun bir şekilde açılarak sayım ve dökümü yapılır vesonucu Yüksek Seçim Kuruluna en seri vasıta ile bildirilir.
h) Gümrük kapılarındaki seçim kurullarından gelen sonuçlar YüksekSeçim Kurulunca birleştirilir. Kullanılan toplam geçerli oy sayısı Türkiyegenelinde kullanılan toplam geçerli oy sayısına ilâve edilir. Partilerinaldıkları oylar aynı şekilde diğer seçim kurullarından gelen oylara ilave edilerekher partinin ülke genelinde aldığı geçerli oy miktarı bulunur.
Bu şekilde 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 33 üncümaddesine esas toplam oylar bulunmuş olur.
Her seçim çevresinde geçerli toplam oyu, gümrük seçimkurullarından gelen toplam oyun diğer seçim kurullarından gelen oylarabölünmesiyle elde edilen oranda artırılır. O seçim çevresinde kullanılan toplamoylarla bu şekilde hesaplanan toplam oy arasındaki fark partilere; gümrükkapıları seçim kurullarından gelen toplam oydaki hisseleri oranında taksimedilir ve elde edilen rakamlar o seçim çevresinde aldıkları geçerli oylarailave edilir. Böylece 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 34 üncümaddesine esas seçim çevresinde kullanılan geçerli toplam oy miktarı vepartilerin aldıkları toplanı geçerli oy miktarı bulunur."
B - Dayanılan Anayasa Kuralları :
l - "X. Kanun önünde eşitlik
Madde 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce,felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanunönünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlikilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
2 - "VI. Din ve vicdan hürriyeti
MADDE 24 - Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetinesahiptir.
14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla, ibadet, diniâyin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dini âyin ve törenlere katılmaya, dini inanç vekanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayıkınanamaz ve suçlanamaz.
Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimialtında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarındaokutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimiancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebinebağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temeldüzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişiselçıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya dinduygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüyekullanamaz."
3 - "II. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları
MADDE 67 - Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak,seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasifaaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, geneloy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altındayapılır.
Yirmibir yaşını dolduran her Türk vatandaşı, seçme vehalkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
Silah altında bulunan er ve erbaşlarla, askeri öğrenciler, ceza vetevkif evlerinde bulunan tutuklular ve hükümlüler oy kullanamazlar."
4 - "B. Siyasi partilerin uyacakları esaslar
MADDE 69 - Siyasi partiler, tüzük ve programları dışındafaaliyette bulunamazlar; Anayasanın 14 üncü maddesindeki sınırlamalar dışınaçıkamazlar; çıkanlar temelli kapatılır.
Siyasi partiler kendi siyasetlerim yürütmek ve güçlendirmekamacıyla dernekler, sendikalar, vakıflar, kooperatifler ve kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile siyasi ilişkive işbirliği içinde bulunamazlar. Bunlardan maddi yardım alamazlar.
Siyasi partilerin parti içi çalışmaları ve kararlan demokrasiesaslarına aykırı olamaz.
Siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesince yapılır.
Cumhuriyet Başsavcılığı, kurulan partilerin tüzük ve programlarınınve kurucularının hukuki durumlarının Anayasa ve kanun hükümlerine uygunluğunu,kuruluşlarını takiben ve öncelikle denetler; faaliyetlerini de takip eder.
Siyasi partilerin kapatılması, Cumhuriyet Başsavcılığının açacağıdava üzerine, Anayasa Mahkemesince karara bağlanır.
Temelli kapatılan siyasi partilerin kurucuları ile her kademedekiyöneticileri; yeni bir siyasi partinin kurucusu, yöneticisi ve denetçisiolamayacakları gibi, kapatılmış bir siyasi partinin mensuplarının üyeçoğunluğunu teşkil edeceği yeni bir siyasi parti de kurulamaz.
Siyasi partiler, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan,yabancı ülkelerdeki dernek ve gruplardan herhangi bir suretle ayni ve nakdiyardım alamazlar, bunlardan emir alamazlar ve bunların Türkiye-nin bağımsızlığıve ülke bütünlüğü aleyhindeki karar ve faaliyetlerine katılamazlar. Bu fıkrahükümlerine aykırı hareket eden siyasi partiler de temelli kapatılır.
Siyasi partilerin kuruluş ve faaliyetleri, denetleme vekapatılmaları yukarıdaki esaslar dairesinde kanunla düzenlenir."
5 - "F. Radyo ve Televizyon İdaresi ve kamuyla ilişkili haberajansları
MADDE 133 - Radyo ve televizyon istasyonları, ancak Devlet eli ilekurulur ve idareleri tarafsız bir kamu tüzelkişiliği halinde düzenlenir.
Kanun; Türk Devletinin varlık ve bağımsızlığını, ülkenin vemilletin bölünmez bütünlüğünü, toplumun huzurunu, genel ahlâkı ve Anayasanın 2nci maddesinde belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini koruyacak tarzdayayın yapmasını düzenler ve Kurumun yönetim ve denetiminde, yönetim organlarınınoluşturulmasında ve her türlü radyo ve televizyon yayınlarında tarafsızlıkilkesini gözetir.
Haber ve programların seçilmesi, işlenmesi, sunulması ve millikültür ve eğitime yardımcılık görevinin yerine getirilmesi, haberlerindoğruluğunun sağlanması esasları, organların seçimi, görev, yetki vesorumlulukları kanunla düzenlenir.
Yukarıdaki ikinci fıkra hükümleri, kamu iktisadi teşebbüsüniteliği taşıyan veya Devlet yahut diğer kamu tüzelkişilerinden mali yardımgören haber ajansları hakkında da uygulanır."
III - İlk İnceleme :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 15. maddesi uyarınca, H. SemihÖzmert, Orhan Onar, Necdet Darıcıoğlu, Kenan Terzioğlu, Yılmaz Aliefendioğlu,Yekta Güngör Özden, Muammer Turan, Mehmet Çınarlı, Selahattin Metin, MustafaGönül ve Mustafa ŞAHİN'in katılmalarıyla 28/4/1986 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
IV - Esasın incelenmesi :
Öze ilişkin rapor, dava dilekçesi, iptali istenen yasa iledayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve ilgili öteki yasamabelgeleri incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A - Yasanın 17. maddesi :
Bu madde, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 101. maddesinin(d) bendinin 1. fıkrasının ilk paragrafını değiştirerek, parti üyelerininCumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine partiden çıkarılabilmelerini Yasanın4. kısmında yer alan hükümlere aykırı eylem ve konuşmalarından dolayı hükümgiymeleri koşuluna bağlamıştır. Sözü edilen birinci fıkranın ilk tümcesinegöre, maddenin (b) bendinde sayılanlar dışında kalan parti organı, mercii ya dakurulu tarafından aynı eylemlerin işlenmesi durumunda Cumhuriyet Başsavcılığıncaişten el çektirilmelerinin istenmesinde hüküm giyme koşulu aranmayacaktır.Böylece, ancak kesin çıkarına durumunda hüküm giyme koşulunun arandığıanlaşılmaktadır.
Dava konusu kuralı içeren 101. madde tümüyle incelendiğinde"Siyasi Partilerle ilgili Yasaklar" başlığını taşıyan ve 78. - 97.maddeleri kapsayan 4. kısım hükümlerine aykırılık oluşturan eylemlerin ikibölümde düzenlendiği görülmektedir. Şöyle ki; birinci bölümde, parti genelmerkezinin, merkez karar ve yönetim kurulunun ve meclis grubunun işleyeceği;ikinci bölümde ise bunlar dışında kalan organ, merci ya da kurullarla üyelerinişleyeceği suçlarda uygulanacak işlemler belirtilmiştir. Birinci bölümüoluşturan (a), (b) ve (c) bendlerinde öngörülen durumlarda siyasi partinindoğrudan 4. kısım hükümlerine aykırı davranmış sayılmasına karşın, ikincibölümü oluşturan (d) bendinde belirtilen durumlarda aynı sonuca ulaşılabilmesiiçin kimi koşulların gerçekleşmesi aranmaktadır. Bu fark, eylemin, aykırıdavranışın niteliğinden değil, aykırı davranışta bulunanların partiyi temsilyönünden aynı durum ve aynı konumda olmamalarından ileri gelmektedir. Yasakoyucu, 4. kışıma aykırı eylemlerin üst düzey organlardan gelmesini partiyibağlayıcı sayarak kapatma nedeni kabul etmiş, bunlar dışındaki organ, merci yada kurulların aykırı eylemlerini partiyi bağlayıcı saymayarak işten elçektirmeyle yetinmiş, üyelerin aykırı davranışlarını ise hüküm giymelerikoşuluyla kesin çıkarına yaptırımına bağlamıştır. Bu yaptırımın uygulanmamasıdurumunda, aykırı eylemi benimsemiş sayılan partinin kapatılması hakkındaAnayasa Mahkemesi'nde dava açılması öngörülmüştür.
l - Anayasa'nın 10. maddesi yönünden inceleme:
Değişikliğin, parti üyelerinden TBMM üyesi olanlarla olmayanlararasında değişik sonuç vereceği açıktır. Anayasa'nın 10. maddesinin öngördüğüeşitlik ilkesinin zedelenmesi, parti üyelerinden yasama organı üyesi olanlarlaolmayanların aynı durumda bulunmasına bağlıdır. Anayasa'nın "Yasamadokunulmazlığı" başlıklı 83. maddesi "yasama sorumsuzluğu" ile"yasama dokunulmazlığı" nı birlikte düzenlemiştir. Milletvekilinin,yasama işleriyle ilgili olarak Meclis'te kullandığı oylar, söylediği sözler,ileri sürdüğü düşünceler nedeniyle yasama organı dışında herhangi bir makamtarafından sorumlu tutulamaması anlamına gelen ve 83. maddenin birincifıkrasında yer alan "sorumsuzluk" un amacı, ulusal iradenin tam birserbestlikle açıklanmasıyla birlikte görevin tam bağımsızlıkla yerinegetirilmesinin güvenceye alınmasıdır. Yasama organı üyesinin yasamaçalışmalarına katılmasının, bağımsızlığının güvencesi olan ve 83. maddeninikinci ve sonraki fıkralarında kurala bağlanan "dokunulmazlık"ınamacı ise, siyasal nedenlerle milletvekilini, özellikle, siyasal iktidarınaçtırmak isteyeceği kovuşturmalara karşı korumaktır. Bu kurumlar, yasama organıüyelerinin sorumsuz ve cezasız kalmaları için değil, görevlerini her yöndenözgür, bağımsız, endişesiz yerine getirmelerini sağlamak için öngörülmüşlerdir.Sorumsuzluk, cezalandırılmamayı; dokunulmazlık ise ertelemeyi amaçlamaktadır.Anayasal konum gereği sağlanan bu güvence, yasama organı üyeleriyle öbürgörevliler ve yurttaşlar, dolayısıyla yasama organı üyesi olmayan partililerarasında bir fark yaratmaktadır. Anayasa'ya dayanan bu ayırım nedeniyledokunulmazlığı kaldırılmadıkça hakkında ceza kovuşturması yürütülemeyenmilletvekili ile yasama organı üyesi bulunmayan partili arasında fark olmasıdoğaldır. Yasanın 101. maddesi "parti üyeleri" tanımıyla farklılıkgetirmemiştir. Ancak, yasanın uygulanması durumunda fark, Anayasa gereğidokunulmazlık tanınmasından, daha açık bir anlatımla, Anayasa'dankaynaklanmaktadır. Dokunulmazlık kaldırıldığında yasanın uygulanması yönündenyasama organı üyesi olanla olmayan partiler arasında bir fark kalmayacaktır.
Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında belirtildiği gibi, eşitlikilkesi, benzer nitelik ve durumda olanlar arasında farklı uygulamaya engeldir.Ayrı nitelik ve durumda olanların aynı kurallara bağlı tutulması zorunluluğuyoktur. Kimi yurttaşlar için, haklı nedenlere dayanılarak ya da durumlarındakideğişiklikler nedeniyle ayrı kurallar konulmasında eşitlik ilkesininzedelendiğinden söz edilemez. Yasanın 101. maddesinin (b) bendi dışında kalanparti organı, mercii ya da kurulu ile parti üyesi arasında farklı uygulama,konumlarındaki farklılıktan doğmuştur. Nitekim, (b) bendi dışında kalanlar içinCumhuriyet Başsavcılığı'nın işten el çektirilmesini istemesinin, eyleminişlendiği günden başlayarak, iki yıl geçmemiş olması koşuluna bağlanmasınakarşın, parti üyeleri için hüküm giyme koşulu yeterli görülmüştür. 2820 sayılıYasanın 117. maddesinin, yasak eylemi işleyenlerin, eylemleri daha ağır bircezayı gerektirmediği takdirde altı aydan az olmamak üzere hapis cezasınaçarptırılmasını öngörmüş olması, 2 yıl koşulunu gereksiz kılmaktadır. Budurumda yapılan düzenlemenin Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen eşitlikilkesine aykırı bir yönü görülmemiştir.
2 - Anayasa'nın 24. maddesi yönünden inceleme :
Anayasa'nın "Din ve vicdan hürriyeti" başlıklı 24.maddesine de dayanan davacı, bu konuda gerekçe göstermemiştir. Ancak, davadilekçesinde daha önce aynı konuya ilişkin olarak verilen Anayasa Mahkemesikararında, şimdiki 24. maddenin son fıkrası hükmüne koşut olan 1961Anayasası'nın 19. maddesinin son fıkrasına dayanıldığı gözetilerek dava konusukuralın bu yönden Anayasa'ya aykırılığının ileri sürüldüğü sonucunavarılmıştır. Söz konusu 19. maddenin son fıkrasındaki "... Bu yasak dışınaçıkan veya başkasını bu yolda kışkırtan gerçek ve tüzelkişiler hakkında,kanunun gösterdiği hükümle:' uygulanır ve siyasi partiler Anayasa Mahkemesincetemelli kapatılır" hükmü şimdiki 24. maddede bulunmamaktadır. Böylecepartiden kesin olarak çıkarılmayı hüküm giyme koşuluna bağlayan kuralın 24.maddeyle ilgisi görülmemiştir. Bu nedenle dava konusu düzenlemenin Anayasa'nın24. maddesine aykırı bir yönü yoktur.
3 - Anayasa'nın 69. maddesi yönünden inceleme :
Dava dilekçesinde bu konuda da bir açıklamaya yer verilmemesinekarşın, dayanak gösterilen Anayasa Mahkemesi kararındaki gerekçeninbenimsendiği anlaşılmaktadır. Anayasa'nın 69. maddesi ile siyasi partileregetirilen yasaklar, 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası'nın 4. kısmında"Amaçlar ve Faaliyetlerle İlgili Yasaklar", "Milli DevletNiteliğinin Korunması", "Atatürk İlke ve İnkılâplarının ve Lâik DevletNiteliğinin Korunması" ve "Çeşitli Yasaklar" ana başlıklarınıtaşıyan dört bölüm olarak düzenlenmiştir. "Siyasi PartilerinKapatılması" başlıklı 5. kısımda da parti kapatma nedenlerigösterilmiştir. 117. maddede ise, 4. kısımda yazılı yasak eylemleri işleyenlerin,eylemin daha ağır bir cezayı gerektirmemesi durumunda, altı aydan az olmamaküzere hapis cezası ile cezalandırılacakları öngörülmüştür. Bu hüküm, 4. kısımkurallarına aykırı eylemlerin tümünün suç niteliğinde olduğunu kabul etmeyenönceki 648 sayılı Siyasi Partiler Yasası'na göre bir yeniliktir. 2820 sayılıYasanın farklılık gösteren bu düzenlemesi karşısında dava konusu değişikliğinAnayasa'nın 69. maddesi yönünden doğuracağı sonuçlar önemlidir.
Anayasa'nın ilgili kurallarında aykırı eylemin suç oluşturupoluşturmaması ya da bu konuda kesinleşmiş yargı kararının bulunması aranmamaklabirlikte bunu yasaklayıcı bir hüküm de yoktur. Nitekim 2820 sayılı Yasanın 117.maddesi, 4. kısımdaki yasaklara aykırılığı hiçbir ayıtım yapmadan, tümüyle, suçolarak nitelendirmiştir. Dava dilekçesinde örnek olarak gösterilen AnayasaMahkemesi kararında geçen "Suç işleyenler hakkında kesin yargı kararıalınıncaya kadar geçecek süre için onların ve dolayısıyla bağlı olduklarısiyasi partilerin Anayasa hükümlerini ve giderek demokratik ve lâik devletdüzenini bozmalarına izin verdiğini düşünmeye de olanak yoktur"biçimindeki gerekçeye bugün için katılmak olanağı bulunamamıştır. Anayasa'nın15. ve 38. maddelerine öre, suçluluğu hükümle belli edilinceye kadar kimsesuçlu sayılamaz. Hakkında böyle bir karar bulunmayan kişinin gerçektenyasaklara aykırı davranıp davranmadığı bilinemeyeceğinden CumhuriyetBaşsavcısı'nın subjektif değerlendirmesiyle, yargı kararıyla kesinlikkazanmadan önce, asileri partiden çıkarmak gibi sonuçları çok ağır işlemlere bağlıtutmak siyasi hakları önemli ölçüde zedeler. Öte yandan 648 sayılı YasadakiSiyasi Partilerle İlgili Yasakları inceleme Kurulu'na itiraz yolu yenidüzenlemeyle kapatılmış bulunduğundan 101. maddenin (d) bendinin 1. fıkrasınınilk paragrafı, parti üyeleri yönünden antidemokratik bir yaptırım taşımaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda değinilen kararında geçen "Birsiyasi parti hakkında kapatma davası açılabilmesi veya kapatılması için Anayasave yasa maddelerinde sayılan yasaklara aykırı davranmak ye-erli olup, başkayasal koşullar aranması Anayasaya aykırılığı oluşturur" biçimindekiyargısı da benimsenememiştir. Çünkü, bir yasaya aykırı davranmaktan sözedebilmek için, o yasağın ceza yasalarında ya da disiplin önetmeliklerinde yeralmış olmasına göre, bir yargı kararı ya da yargı olu açık bir disiplin kurulukararı ile eylemin saptanması gerekir. Bu nedenle, partiden çıkarmayı"hüküm giymiş olma" koşuluna bağlamak, yasa kurallarının işleyişiniengelleyici ya da zorlaştırıcı nitelikte bir düzenleme sayılamaz. Kesin hükümgiymeden çıkarma olanağı, üyelik hakirim ortadan kaldırıcı niteliktedir. Partiüyeleri yönünden çok ağır sonuçlar doğuran çıkarına işleminin "hükümgiyme" koşuluna bağlanması gelişigüzel suçlamaları ve işlemleri ortadankaldıracağı gibi üyeler için ağlıklı bir güvence oluşturmaktadır. Hüküm giymedurumunda on yıl süre ile hiçbir siyasi partiye alınamamakta, parti kurucusuolamamakta, seçimlerde parti listelerinde bağımsız aday gösterilememekte vemilletvekilliği için aday olamamaktadır. Bu yoksunluklar, hükümsüz, çok ağıryaptırımlardır. Hüküm giymeden üyelikten çıkarmada, yargılanıp aklandığındapartisine geri dönebilirse de yerinin doldurulması ve başka nedenlerle aynıgörevi alması zayıf bir olasılıktır. Partiden uzak kalınan sürenin belirsizliği,bu evrede yitirilecek haklar da gözetilirse, değişiklik uygun bulunmaktadır.Anayasa güvencesindeki seçme - seçilme hakkını yargı kararı olmadan askıyaalmak yerine hüküm giyme koşuluna bağlı tutmak Anayasa'ya uygun düşer.Düzenlemenin Anayasa'nın 69. maddesine aykırı bir yönü yoktur.
Bu nedenlerle iptal isteminin reddi gerekir.
B - Yasanın 22. maddesi :
Bu madde, 298 sayılı Yasanın 10/6/1983 günlü, 2839 sayılı Yasa iledeğiştirilen 52. maddesinin 2. ve 7. fıkralarını değiştirmiştir. Ancak, buiptal davasının açılmasından sonra paralı propaganda ile ilgili, anılan ikincifıkranın (d) bendi hükmü 19/2/1987 günlü, 3330 sayılı Yasanın 3. maddesiyleüçüncü kez değiştirilmiştir. Yeni değişiklik nedeniyle, (d) bendine yönelikkonusu kalmayan dava ile bu bende bağlı olarak, yedinci fıkrada yer alan"... 2 nci fıkranın (d) bendi dışında ..." sözcüklerine yönelik dava,hakkında karar verilmesine gerek görülmemiştir.
C - Yasanın 24. maddesi :
Bu madde ile, 298 sayılı Yasanın 17/5/1979 günlü, 2234 sayılı Yasaile değişik 94. maddesi değiştirilmiş ve bu maddenin başlığına "...yabancı ülkedeki vatandaşların oy vermesi" sözcükleri eklenmiştir. Yabancıülkelerde 6 aydan fazla kalan vatandaşlara milletvekili genel seçimlerinde,seçim gününden 70 gün öncesinden başlayarak oy kullanma olanağını sağlayandeğişiklik, Anayasa'ya aykırılık için dayanak gösterilen kurallara göreincelenmiştir.
l - Anayasa'nın 10. maddesi yönünden inceleme :
Yurda giriş veya çıkış yapan vatandaşlar arasında herhangi birayırım gözetilmediğinden, yurtdışında kalan vatandaşlardan aranan koşullarıtaşıyanlara oy verme hakkı tanınmasının eşitlik ilkesini zedeleyici bir yönüyoktur. Yurtdışında belli süreyle ikamet eden vatandaşlardan yasayla belirlenensüre içinde gümrük kapılarından giriş ya da çıkış yapanlara bu hakkıntanınması, öbürlerine tanınmaması bu konuda karşılaşılan güçlüklerdenkaynaklanmaktadır. Ayırım, haklı nedene dayanınca eşitsizlik oluşturmaz. Benzerbir kural 298 sayılı Yasanın 2234 sayılı Yasayla değişik 35/a maddesinde,seçmen kütüğüne yazılma formunu doldurmak için yurtdışında altı aydan fazlaoturma koşulunun aranması biçiminde vardır. Yurtdışında kalma süresinin 6 aydanfazla tutulması, daha az süreli kalışlarda seçim düzenini bozacak kargaşalığıönlemek içindir. Ayrıca, yurtdışındaki seçmenlerin önceden belirlenmiş birseçim çevresi için oy kullanmalarının güçlüğü gözetilerek yalnızca siyasipartilerin aldıkları toplam oy yönünden sonuç doğuracak biçimde oy kullanmalarıuygun bulunmuştur. Bunun doğal sonucu olarak tercih hakkı kullanmak ya dabağımsız adaylara oy vermek olanaksız kaldığından, bu konuda getirilenayrıcalığın haklı bir nedene dayandığı ve eşitlik ilkesine aykırı olmadığınınkabulü gerekir. Oyların dağılımında siyasi partiler arasında bir ayırımyapılmadığından, yeni sistemin bu konuda siyasi partiler arasında eşitsizliğeneden olduğu söylenemez. İsteğe bağlı oy kullanma giriş - çıkış durumuna bağlıolduğu için eşitliği etkilememektedir.
2 - Anayasa'nın 67. maddesi yönünden inceleme :
Dava konusu kural yönünden Anayasa'nın bu maddesinde geçen"Serbestlik" ilkesi önem taşımaktadır. Daha çok vatandaşa oykullandırma amacına yönelik düzenlemenin yurtdışındaki vatandaşlara kolaylıksağlayacağı bir gerçektir. Bu konudaki güçlükleri giderirken ilkelerden ödünvermemek gerekir. Özgür ve demokratik yönetimin temeli sayılan serbest seçimhakkı, hertür etkiden uzak olarak kullanılan oylarla bir anlam ve değer taşır. Düzenlemedebunu geçersiz kılacak bir husus yoktur. Oylar, siyasi partilere verileceğinden,adayları tanımamanın da büyük sakıncası bulunmamaktadır. Kaldıki çağımızıniletişim araçları bu olanağı her an hazır tutmaktadır. Sandık kurullarınındeğişikliği sırasında yöntemince yapılacak açılış ve tutanak düzenleme, seçimgüvenliğinin bozulmasını önleyici işlemlerdir. Bu güvenliği tehlikeye düşürecekbir boşluk söz konusu değildir. Kötü uygulama olasılığı iptal nedeni ola-naz.Anayasa'daki ilkeleri zedelemediği sürece yasa koyucunun seçeneklerine dokunmakdoğru değildir. Oyların dağılımının seçim sonuçlarını saptıracağı savı dayerinde görülmemiştir.
Bu nedenle 298 sayılı Yasanın 94. maddesinin ikinci fıkrasınıdeğiştiren 24. maddeye yönelik istemin reddi gerekir.
Bu görüşe Necdet Darıcıoğlu, Yılmaz Aliefendioğlu, Yekta GüngörÖzden, Muammer Turan ve Selahattin Metin katılmamışlardır.
SONUÇ :
28/3/1986 günlü, 3270 sayılı "22/4/1983 Tarih ve 2820 SayılıSiyasi Partiler Kanunu, 26/4/1961 Tarih ve 298 Sayılı Seçimlerin TemelHükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile 10/6/1983 Tarih ve 2839 SayılıMilletvekili Seçimi Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu KanunlaraBazı Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun" un :
1 - 22/4/1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 101.maddesinin (d) bendinin birinci fıkrasının ilk paragrafını değiştiren 17.maddesiyle getirilen "... hüküm giyerler ise..." ibaresininAnayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin reddine oybirliğiyle;
2 - 26/4/1961 günlü, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri veSeçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 10/6/1983 günlü, 2839 sayılı Kanunla değişik52. maddesinin ikinci ve yedinci fıkralarını değiştiren 22. maddesinindeğiştirerek düzenlediği paralı propaganda ile ilgili (d) bendi hükmünün, iptaldavasının açılmasından sonra, 19/2/1987 günlü, 3330 sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilmiş bulunması nedeniyle (d) bendine yönelik konusukalmayan dava ile buna bağlı olarak, yedinci fıkrada yer alan "... 2 ncifıkranın (d) bendi dışında ..." biçimindeki ibareye yönelik dava hakkındakarar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle;
3 - 26/4/1961 günlü, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri veSeçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 17/5/1979 günlü, 2234 sayılı Kanunla değişik94. maddesini değiştiren 24. maddesiyle 94. madde başlığına eklenen "...yabancı ülkedeki vatandaşların oy vermesi ..." biçimindeki ibarenin veanılan maddenin yabancı ülkedeki vatandaşlara oy verme olanağı sağlayan II.fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin reddine NecdetDarıcıoğlu, Yılmaz Aliefendioğlu, Yekta Güngör Özden, Muammer Turan veSelahattin Metin'in karşıoyları ve oyçokluğuyla;
22/5/1987 gününde karar verildi.
Başkan
Orhan ONAR
Başkanvekili
Necdet DARICIOĞLU
Üye
Yılmaz ALİEFENDIOĞLU
Üye
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Muammer TURAN
Üye
Mehmet ÇINARLI
Üye
Selahattin METİN
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
Vural SAVAŞ
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1986/13
Karar Sayısı : 1987/12
Karar günü : 22/5/1987
26/4/1961 günlü, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve SeçmenKütükleri Hakkında Kanunun 17/5/1979 günlü, 2234 sayılı Kanunla değişik 94.maddesinde 28/3/1986 günlü, 3270 sayılı Kanunun 24. Maddesi uyarınca yapılandeğişikliğin, seçmen kütüğüne yazılmayan ve yurtdışında altı aydan fazla ikameteden seçmenlerden sadece yurda giriş veya çıkış yapanlara gümrük kapılarında oykullanma hakkı tanıması kuşkusuz eşitlik ilkesini zedeleyen bir düzenlemeniteliğinde değildir. Anılan maddede öngörülen koşullara uygun olarak belirlisüre içinde yurda giriş veya çıkış yapan vatandaşlar arasında oy kullanma hakkıyönünden herhangi bir ayırım yapılmadığına, yurtdışında ikamet eden tüm seçmenvatandaşların milletvekili genel seçimlerinde oy kullanma hakkındanyararlandırılmamaları ise uygulamada karşılaşılan kimi olanaksızlıklar vezorluklardan kaynaklandığına göre düzenlemenin bu yönden haklı nedenleredayandığını kabulde zorunluluk vardır.
Ancak söz konusu zorunluluk, oy kullanma hakkının, yurtdışındaaltı aydan fazla ikamet eden seçmenlere hasren tanınmış olması, ikamet süresialtı ay ve daha az olanların bu haktan yoksun bırakılması yönünden geçerlisayılamaz. Salt yurtdışında oturma süreleri dikkate alınmak suretiyle seçmenvatandaşlar arasında ayırım yapılmasını haklı gösterecek nesnel bir nedeninsaptanamamış olması inceleme konusu düzenlemenin, Anayasa'nın "Kanunönünde eşitlik" ilkesini belirleyen 10. maddesiyle uyum içindebulunmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Öte yandan, serbest seçme hakkının özgürlükçü demokratik rejimintemel öğelerinden birini oluşturduğu gözden uzak tutulmadığı takdirde; siyasal,sosyal ve ekonomik etki ve baskılardan, irade özgürlüğünü doğrudan ya dadolaylı yollarla etkileyen müdahalelerden uzak olarak serbestçe oykullanılmasını, başka bir anlatımla seçmenin dilediği kimseye oy vermesini,dilediğinden başkasına oy vermesi için zorlanmamasını sağlamaya yönelik sözkonusu ilkeye düzenleme sırasında gereğince önem verilerek uyulduğu dasöylenemez.
Seçmenlerin oyların serbestçe kullanabilmeleri bakımından, oyverecekleri siyasi partinin programı yanında, adaylarının kimlerden oluştuğunu,bu adayların özellik ve niteliklerini ayrıntılı olarak bilmeleri de büyükölçüde önem taşımaktadır. Oysa, 298 sayılı Yasanın 94. maddesinin iptaliistenen II. fıkrasına göre, gümrük kapılarında oy verme işleminin, milletvekiligenel seçimlerinin yapılacağı günün 70 gün öncesinden başlamakta olduğu; 2820sayılı Siyasi Partiler Kanununun 37. maddesi gereğince genel seçimlerden en az75 gün önce tesbit edilen adaylara ilişkin kesin listenin de 2839 sayılıMilletvekili Seçimi Kanununun 24. maddesinde belirtilen oy verme günündenönceki ellibeşinci gün Resmi Gazete ve radyo ile ilân edileceği gözönündetutulduğunda, gümrük kapılarından giriş ya da çıkış yapan seçmenlerden birbölümünün kesinleşen listelerdeki adayların kimlerden oluştuğunu bilmeden oykullanmak zorunda bırakıldıkları açıkça gözlenmektedir. Ayrıca, 298 sayılıYasanın seçim propagandası ile ilgili 49. - 52. maddelerine ilişkin uygulamalarkarşısında; gümrük kapılarında, seçmenlerden bir kısmının seçim propagandasıbaşlamadan, bir kısmının ise bu propagandanın yoğunlaştığı dönemlerde oykullanmaya zorlandıkları da görülmektedir. Bu tür zorlamaların, seçmenlerin,siyasi partiler hakkında yeterli kanıya sahip olmaksızın, yahut çeşitli siyasibaskılar altında oy kullanmalarına yol açacağı yadsınamaz. Seçimlerin TemelHükümleri ve Seçmen 'Kütükleri Hakkında Kanunun 49. - 52. maddelerinde ise;siyasi partilere, açık ve kapalı yerler ile radyo ve televizyonda propagandaolanağı sağlanmak ve seçim gününden belli bir süre önce seçim propagandasıyasaklanmak suretiyle bir yandan seçmenin iradesini hiçbir etki altındakalmadan özgürce oluşturmasına ve oyunu sağlıklı biçimde kullanmasına olanaktanınmak, öte yandan isabetli bir tercih ve değerlendirme yapıp yapmadığıhususunda ona düşünme fırsatı verilmek istendiği tartışmasız kabul edilmelidir.Halbuki dava konusu düzenleme ile gümrük kapılarından giriş veya çıkış yapan seçmenvatandaşlara Anayasa uyarınca oy kullanma olanağı tanınmakta, buna karşılıkserbestlik ilkesinden belirgin biçimde vazgeçilmektedir.
Seçmen kütüğüne yazılmayan ve yurtdışında altı aydan fazla ikameteden seçmenlerin, milletvekili genel seçimlerinin yapılacağı günün 70 günevvelinden başlamak üzere seçim günü akşamı saat 17.00'ye kadar yurda girişveya çıkış yaptıkları gümrük kapısında kurulacak seçim sandıklarında oylarınıkullanabileceklerini öngören hüküm, belirtilen nedenlerle Anayasanın,seçimlerin serbestlik esasına göre yapılacağı yolundaki 67. maddesinin ikincifıkrasına aykırı düşmektedir.
Anayasanın 10. ve 67. maddelerine aykırı olduğu belirlenenhükümlerle direkt bağlantısı gözönünde tutularak, 298 sayılı Yasanın 3270sayılı Yasayla değişik 94. maddesinin yabancı ülkedeki vatandaşların oyvermesiyle ilgili dava konusu II. fıkrasının tümünün ve ayrıca, anılan maddeninbaşlığında yer alan "... ve yabancı ülkedeki vatandaşların ..."biçimindeki ibarenin aynı nedenlerle Anayasaya aykırı olduğu kabul edilmelidir.
22/5/1987 günlü, Esas : 1986/13 ve Karar:' 1987/12 sayılı Kararın'konuyla ilgili 3. Bölümüne yukarıda açıklanan nedenlerle katılmamaktayız.
Üye
Necdet DARICIOĞLU
Üye
Yılmaz ALİFENDİOĞLU
Üye
Yekta Güngör ÖZDEN
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1986/13
Karar Sayısı : 1986/12
Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun,28/3/1986 günlü, 3270 sayılı Kanunla değişik 94 üncü maddesinin, dava konusu IInumaralı fıkrası şöyledir :
"II. a) Seçmen kütüğüne yazılmayan ve yurtdışında 6 aydanfazla ikamet eden seçmenler, milletvekili genel seçimlerinin yapılacağı günün70 gün evvelinden başlamak üzere seçim günü akşam saat 17.00'ye kadar yurdagiriş veya çıkış yaptıkları gümrük kapısında kurulacak seçim sandıklarındaoylarını kullanabilirler.
Bu seçmenler yalnızca seçime katılan siyasi partilere oyverebilirler.
b) Yüksek Seçim Kurulu seçimlere katılan siyasi partilerin yeraldığı birleşik oy pusulaları ile özel renkte bastırılmış oy zarflarını YüksekSeçim Kurulu mühürü ile mühürleyerek ilgili ilçe seçim kurullarına seçimlerinbaşlangıç tarihinden en geç üç gün önce ilçe seçim kurullarında bulunacakşekilde gönderir.
Yüksek Seçim Kurulu filigranı bulunan özel imal edilmiş kağıtlarabasılı birleşik oy pusulalarında; yalnızca seçime katılan siyasi partilerinözel işaretleri, kısaltılmış adlan ve tam yazı halinde adları ile her partiyeayrılan bölümün altında çapı iki santimetre olan bir boş daire bulunur.
c) Gümrük kapılarında oy verme gününden önceki yetmiş gün öncesaat 08.00 den oy verme günü olan pazar günü saat 17.00'ye kadar oykullanılabilir. Oy kullanma tatil günleri dahil olmak üzere 24 saat devam eder.
d) Gümrük kapılarında yapılacak oy verme işleminde görev alacakseçim kurulu ile sandık kurullarının adedi, üyelerinin ve yedeklerinin sayısıile hangi görevlilerden teşkil edileceği Yüksek Seçim Kurulu tarafından öncedenbelirlenir.
Sandık kurulları, oy serbestliğini ve gizliliğini sağlayacakşekilde, yeteri kadar kapalı oy verme yeri hazırlarlar, ilgili idari makamlarsandık kurullarına gerekli her türlü kolaylığı gösterirler.
e) Gümrük kapılarında oy verme süresince sözlü ve yazılı seçimpropagandası yapılamaz.
f) Gümrük kapılarında seçmen oy vermek için geldiğinde pasaportunusandık kurulu başkanına tevdi eder.
Sandık Kururu Başkam seçmenin pasaportundan adım, soyadını, babaadını, yaşını ve pasaport numarasını tesbit eder. Seçmen sandık kurulu mühürüile mühürlenmiş olan birleşik oy pusulası ile oy zarfını alarak oyunu'kullanmak üzere kapalı oy yerine girer.
Oyunu genel esaslara göre kullanan seçmenin pasaportunun YüksekSeçim Kurulunca belli edilen yerine oyunu kullanmıştır diye bir ifade yazılırve sandık kurulu mühürü ile mühürlenerek başkanca imzalanır. Oyunu verenseçmene çizelgede isminin bulunduğu yer imzalatılarak oy verme işlemitamamlanır.
g) Oy verme süresince sandık kurullarının değişikliği sırasındakanunda gösterilen usulde sandık açılır, çıkan oy zarflarının adedi ile oykullanan seçmen miktarı ve bunların birbirine uygunluğu bir tutanakla tespitedilir.
Oy zarflan ve tutanağın bir sureti bir torbaya konularak ağzımühürlenir ve ilgili seçim kuruluna muhafaza altına alınmak üzere sandık kurulubaşkanınca teslim edilir.
Genel seçimin yapıldığı gün saat 17.00'den itibaren sandık vetorbalar genel esaslara uygun bir şekilde açılarak sayım ve dökümü yapılır vesonucu Yüksek Seçim Kuruluna en seri vasıta ile bildirilir.
h) Gümrük kapılarındaki seçim kurullarından gelen sonuçlar YüksekSeçim Kurulunca birleştirilir. Kullanılan toplam geçerli oy sayısına ilaveedilir. Partilerin aldıkları oylar aynı şekilde diğer seçim kurullarından gelenoylara ilave edilerek her partinin ülke genelinde aldığı geçerli oy miktarıbulunur.
Bu şekilde 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 33 üncümaddesine esas toplam oylar bulunmuş olur.
Her seçim çevresinde geçerli toplam oyu, gümrük seçimkurullarından gelen toplam oyun diğer seçim kurullarından gelen oylarabölünmesiyle elde edilen oranda artırılır. O seçim çevresinde kullanılan toplamoylarla bu şekilde hesaplanan toplam oy arasındaki fark partilere; gümrükkapılan seçim kurullarından gelen toplam oydaki hisseleri oranında taksimedilir ve elde edilen rakamlar o seçim çevresinde aldıkları geçerli oylarailave edilir. Böylece 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 34 üncü maddesineesas seçim çevresinde kullanılan geçerli toplam oy miktarı ve partilerinaldıkları toplam geçerli oy miktarı bulunur."
Anayasa'nın 67 nci maddesi de şöyledir :
"Madde 67 - Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygunolarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasifaaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, geneloy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetimi ve denetimi altında yapılır.
Seçimlerin ve halkoylamasının yapıldığı yılda, ay ve gün hesabakatılmaksızın, 20 yaşına giren her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasınakatılma hakkına sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
Silah altında bulunan er ve erbaşlarla, askeri öğrenciler, ceza vetevkif evlerinde bulunan tutuklular ve hükümlüler oy kullanamazlar."
A - Anayasanın bu hükmünden de anlaşılacağı üzere vatandaşlarınhepsi seçme, seçilme ve halkoylamasına katılma hakkını kullanamaz. Ancak"kanunda gösterilen şartlara uygun" olanlar bu haklarınıkullanabilirler. Anayasanın kendisi bazı vatandaşların oy kullanmasınıyasakladığı gibi, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri HakkındaKanunun 34 üncü maddesi de: "Sandık seçmen listesinde yazılı olmayanseçmen oy veremez" demiş; bu hükmün devamı, gereği ve koşutu olarak daaynı Kanunun 35 inci maddesi ile; "yazım sırasında Türkiye sınırlarıdışında oturmakta olanların seçmen kütüğüne yazımı aşağıdaki kurala uygunolarak Yüksek Seçim Kurulu Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce yapılır" hükmüöngörülmüştür.
Sandık seçmen listesinde yazılı olmayan yurt içinde ve yurtdışındaki bütün seçmenler oy veremezken, yalnız 70 gün içinde gümrükkapılarından geçen ve hemde Yasanın 35 inci maddesindeki : "yurtdışındaaltı aydan fazla oturanlar. Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünün belirleyeceğiyerlerden sağlıyacakları formu doldururlar. Bu formu bağlı oldukları yerkonsolosunun veya belirleyeceği memurun yanında imzalarlar" hükmünealdırmayan, zamanında yasal görevini yapmayan, hakkını kullanmayan seçmenlereoy kullandırılması suretiyle onların ödüllendirilmesi, kanımca çok açık vebüyük bir haksızlık, adaletsizlik ve eşitsizliktir.
B - Anayasa, seçme, seçilme ... hakkını partilere değil,vatandaşlara tanımıştır. "Vatandaşlar ... seçme, seçilme ve bağımsızolarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasınakatılma hakkına sahiptir." Burada "vatandaşlar" sözcüğü ilegerçek kişilerin ifade edildiği açıktır. Vatandaşların (adayların) ismini taşımayan,yalnızca siyasi partilerin yer aldığı birleşik oy pusulasına oy verilmesinikabul etmek, Anayasanın öngördüğü seçme, seçilme hakkının kullandırılmasısayılamaz...
C - "Gümrük kapılarında oy verme süresince sözlü ve yazılıseçim propagandası yapılamaz." hükmünün hiçbir faydası yoktur. Diğerseçmenler, bütün yurtta propagandanın kesildiği bir günde oylarını kullanırken,radyo, televizyon, gazete vs. hertürlü yayım vasıtası ve toplantılarla yoğunbir şekilde seçim propagandasının yapıldığı 70 günlük süre içinde gümrük kapılarındangeçenlerin hemde çok belirli ve sınırlı bir kısmına oy verdirilmesi seçiminserbestlik ve eşitlik içinde olması ilkesiyle bağdaşmaz.
D - Hangi seçim çevresine ait olduğu belli olmayan, 70 gün süreile gümrük kapılarında toplanan oylarla, bütün yurtta ve seçim çevrelerinde,yalnız partilerin aldıkları oy sayılarının ve oranlarının artırılması vedeğiştirilmesi, seçim çevrelerindeki seçmenlerin oylarına riayetsizlik,haksızlık ve eşitsizliktir.
Başlıca bu nedenlerle, 28.3.1986 gün ve 3270 sayılı Kanunun 24üncü maddesinin dava konusu "II" numaralı fıkrasının iptali gerektiğidüşüncesiyle kararın bu kısmına katılmıyorum.
Üye
Muammer TURAN
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1986/13
Karar Sayısı : 1987/12
26/4/1961 günlü ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve SeçmenKütükleri Hakkında Kanun'un 2234 sayılı Kanunla değişik 94. maddesi, 28/3/1986günlü 3270 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değiştirilerek yabancı ülkedekivatandaşların oy kullanmalarına olanak tanınmıştır. Gerçekten sayılanmilyonları bulan yurtdışındaki vatandaşlarımız bu anayasal haklarını senelerdirkullanamamaktadırlar. Anayasaya uygun bir düzenleme ile onlara bu imkanıntanınmasını bu nedenle yadırgamak mümkün değildir. Ne varki, dava konusu hüküm,gerek oy verme, gerekse oy emniyeti açısından bazı sakıncaları da beraberindegetirmektedir. Örneğin yurtdışındaki vatandaşlara bağımsız adaylara oy vermehakkı tanınmamakta, bunun neticesi olarak da onların "Seçme" hakkı,bağımsız adayların ise "Seçilme" haklan kısıtlanmış olmaktadır. Diğerbir husus da, yurtdışındaki vatandaşların siyasi parti adayları henüz belliolmadan oy verme durumunda bırakılmış olmalarıdır. Seçimlerde oy, hernekadarsiyasi partilere verilmekte ise de, ilan edilen parti adayları oy vermeden öncebilinip tanınmaktadır. Oysa getirilen hükümle oy verme gününden yetmiş gün önceoy kullanılabilmekte, parti adaylarının kesin listesi ise, 2839 sayılı Yasanın24. maddesi gereğince ancak seçimlerden 55 gün önce ilan edilebilmektedir. Bu durumdada yabancı ülkedeki vatandaşlardan bir kısmı adayları henüz belirlenmemişpartilere oy vermek zorunda bırakılmış olmaktadırlar.
Diğer taraftan, seçimlerde propaganda, seçmenlerin daha sağlıklıoy kullanabilmeleri düşüncesiyle oy verme gününden önceki gün saat 18 de sonaerdirildiği halde, yabancı ülkedeki vatandaşlar propaganda süresince de oykullanmak durumunda kalacak ve yapılan propagandanın etkisiyle oylarınıserbestçe kullanma olanağından yoksun bırakılacaktır. Hernekadar dava konusuhükümde "Gümrük kapılarından oy verme süresince sözlü ve yazılı seçimpropagandası yapılamaz" denilmekte ise de, 'bu yasak, radyo vetelevizyonla yapılan propagandayı ve bu amaçla basılmış gazetelerindağıtılmasını engelleyemeyecektir.
Burada, önemli olan diğer bir nokta da, seçim emniyetidir. Gümrükkapılarında 70 gün süresince ve 24 saat müddetle oy kullanılabilecek ve oysandıklan 210 kez açılacaktır. Her sandık açılışı sonunda sadece busandıklardan çıkan oy zarflarının adedi ile oy kullanan seçmen miktarı ve bunlarınbirbirine uygunluğu bir tutanakla tespit olunacak ve fakat 298 sayılı Kanunun98 ve bunu takip eden maddelerinde ayrıntıları belirtilen oyların sayımı vedökümü işlemlerinin hiçbiri sandık başında yapılmayacaktır.
Sandık başında, bu işlemlere karşı derhal ileri sürülmesi ve hemenkarara bağlanması gereken itiraz ve şikayetler de bu durumda yapılamayacak vesonuçta Anayasanın öngördüğü "açık sayım ve döküm" esası zedelenmişolacaktır. Seçim emniyeti açısından, oy zarflan ile tutanağı ihtiva edentorbaların ilgili seçim kurullarında yetmiş gün süre ile korunması da ciddi birsorun yaratacağı gözardı edilemez. Böylece, haklı bir nedene dayanmadan diğersandık kurullarından farklı bir uygulamaya gidilmiş olacak ve bu hal seçimemniyetinin ihlal edildiği kuşkusuna yol açacaktır.
Her seçimde, ileri sürülen şikayetler arasında "mükerreroy" kullanıldığı iddiaları büyük yekûn tutmaktadır. Dava konusu hükme göreyapılacak uygulama, bu yoldaki iddia ve şikayetlerin daha da çoğalmasına nedenolacaktır. Çünkü seçmen kütüklerine yazılıp yazılmama kolaylıkla saptanamayacakve bu arada kısıtlı ve kamu hizmetlerinden yasaklı olanların da oykullanmalarını önlemek mümkün olamıyacaktır.
Açıklanan bu nedenlerle. Anayasanın 67. maddesine aykırı olduğusonucuna varılan 298 sayılı Kanunun 26/3/1986 günlü, 3270 sayılı Kanun iledeğişik 94. maddesinin yabancı ülkedeki vatandaşların oy vermesiyle ilgili davakonusu II. fıkrasının bütünüyle ve bu madde başlığında yer alan "... veyabancı ülkedeki vatandaşların..." biçimindeki ibare ile birlikte iptalinekarar verilmesi gerekirken aksi yönde oluşan çoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Selahattin METİN