ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı : 1986/17
Karar sayısı : 1987/11
Karar günü : 22/5/1987
R.G. Tarih-Sayı :18.09.1987-19578
İptal Davasını Açan : Anamuhalefet Partisi (Sosyaldemokrat HalkçıParti) TBMM Grubu Adına Grup Başkanı Aydın Güven Gürkan.
İptal Davasının Konusu : 28/3/1986 günlü, 3270 sayılı"22/4/1983 Tarih ve 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 26/4/1961 Tarih ve298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile10/6/1983 Tarih ve 2839 Sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun Bazı MaddelerininDeğiştirilmesi ve Bu Kanunlara Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun"un8., 9., 10., 15., 22., 24., 33. ve 36. maddelerinin kimi hükümlerininAnayasa'nın Başlangıç kısmıyla 2., 5., 10., 33., 36., 67., 68., 69. ve 133. maddelerineaykırılığı nedeniyle iptal istemidir.
II - İlgili Metinler :
A) Yasa Kuralları:
28/3/1986 günlü, 3270 sayılı Yasanın iptali istenen hükümleri deiçeren maddeleri şunlardır:
1 - "Madde 8. - 22/4/1983 tarih ve 2820 sayılı SiyasiPartiler Kanununun 36 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 36. - Siyasi partilerin seçimlere katılabilmesi için illerinen az üçte ikisinden fazlasında teşkilat kurmuş ve büyük kongresini yapmışolması veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunması şarttır.
Bir ilde teşkilatlanma, merkez ilçesi dahil o ilin ilçelerinin enaz üçte ikisinde teşkilat kurmayı gerektirir."
2 - "Madde 9. - 22/4/1983 tarih ve 2820 sayılı SiyasiPartiler Kanununun 37 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Parti adaylarının tespiti:
Madde 37. - Siyasi partiler, milletvekilliği genel veya araseçimlerinde, adaylık için müracaat eden ve adaylığı uygun bulunanlararasından, adayların tespitini; serbest, eşit, gizli oy açık tasnif esaslarıçerçevesinde, tüzüklerinde belirleyecekleri usul ve esaslardan herhangi biriveya birkaçı ile yapabilirler.
Bu Kanunun 38 inci maddesinde yazılı kontenjan adaylığı ilepartilerin tüzüklerinde gösterilen merkez yoklaması dışındaki parti adayseçimleri seçim kurullarının yönetim ve denetimi altında yapılır. Partilerintüzüklerinde herhangi bir seçim çevresinde bütün üyelerin iştiraki ileyapacakları ön seçimde bu Kanunun ön seçimlerle ilgili hükümleri uygulanır.
Aday tespitinin yapılacağı gün, Yüksek Seçim Kurulu tarafındangenel seçimlerden en az yetmişbeş gün önceki bir tarih olarak belirlenip ilanedilir. Seçime katılacak bütün siyasi partilerin tüzüklerindeki usullere göreil ve ilçelerde yapacakları aday tespitleri bütün yurtta aynı günde yapılır.
Genel seçimler için kabul edilen seçim çevresi, aday tespiti içinde esas alınır."
3 - "Madde 10. - 22/4/1983 tarih ve 2820 sayılı SiyasiPartiler Kanununun 38 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Kontenjan adaylığı:
Madde 38. - Siyasi partiler sadece 6 ve daha fazla milletvekili çıkaracakillerin 5, 6 ve 7 milletvekili çıkaracak seçim çevrelerinde birer kontenjanadayı gösterirler. Kontenjan adayı, parti tüzüğünde gösterilen diğer usullerlebelirlenen adayların sıralamasına dahil edilmeyerek ayrıca oy pusulalarınakontenjan adayı olarak sıra numarası verilmeden yazılır. Siyasi partilerkontenjan adaylarını diğer adayların tespiti tarihinden itibaren en geç on güniçerisinde tespit ederek diğer adaylarla birlikte Yüksek Seçim Kurulunabildirirler.
Aday listelerinin kesinleşmesinden önce herhangi bir sebeple bulistelerde boşalma olursa boşalan adaylıklar, parti tüzüğünde belirtilenesaslara göre süresi içerisinde doldurulur.
Siyasi partiler milletvekili ara seçimi yapılacak seçimçevrelerinde de adaylarını yukarıdaki esaslara göre kontenjan adayı olarakbelirleyebilir."
4 - "Madde 15. - 22/4/1983 tarih ve 2820 sayılı SiyasiPartiler Kanununun 57nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Disiplin cezalarına itiraz:
Madde 57. - Hakkında partiden veya gruptan geçici veya kesin çıkarınacezası verilen parti üyesi, bu cezaya karşı disiplin kuruluna sevkeden organveya merci veya disiplin kurulunun görev ve yetkisizliği veya alınan kararlarınkanuna, parti tüzüğüne ve iç yönetmeliğe şekil ve usul bakımından aykırıbulunduğu iddiasıyla, parti itiraz yollarını kullandıktan sonra nihai kararniteliğindeki son karara karşı otuz gün içinde nihai kararı veren merciinbulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine itiraz edebilir. Mahkeme bu itirazları,diğer işlerden önce ve en geç otuz gün içinde basit muhakeme usulüne göreinceleyerek 'karara bağlar, bu karar kesindir."
5 - "Madde 22. - 26/4/1961 tarih ve 298 sayılı SeçimlerinTemel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 10/6/1983 tarih ve 2839sayılı Kanunla değişik 52 nci maddesinin 2 nci ve 7 nci fıkraları aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
Bu konuşmalardan;
a) Seçime katılan siyasi partilere ilk gün 20, son gün 10 dakikayıaşmamak üzere iki konuşma hakkı,
b) Mecliste grubu olan siyasi partilere 10'ar dakikalık ikikonuşma hakkı,
c) Mecliste temsil edilen siyasi partilere 10'ar dakikalık birkonuşma hakkı, Verilir.
d) Yukarıdaki bentlerde belirtilen konuşmaların yapıldığı günlerindışında seçimlere katılan siyasi partiler, TRT kurumunca usulüne göre tespitedilen reklâm tarifelerine göre bedelini peşin ödemek şartıyla birinci fıkradabelirtilen tarihler arasında 5 dakikadan az 15 dakikadan çok olmayan üç konuşmadaha yapabilirler. Siyasi Partiler bu bent gereğince yayınlanacak propagandakonuşmalarında yaptıkları ve yapacakları icraatı, görüntülü olarak daverebilirler. Ancak bu görüntülerde diğer partilere sataşma ve hakaret kastıbulunamaz.
Televizyonda seçime katılan siyasi partiler adına 2 nci fıkranın(d) bendi dışında yukarıdaki fıkralar gereğince yayınlanacak propagandakonuşmalarında Türk Bayrağı ile Yüksek Seçim Kurulunun tespit edeceği yereasılacak olan bu kurulun belirlediği büyüklükteki parti bayrağı ve konuşmayıyapan kişi dışında hiçbir görüntüye yer verilmez. Konuşmacılar, ceket giyme vekravat takmak zorundadırlar; bayanlar tayyör giyerler."
6 - "Madde 24. - 26/4/1961 tarih ve 298 sayılı SeçimlerinTemel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 17/5/1979 tarih ve 2234sayılı Kanunla değişik 94 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Kurul görevlileri, milletvekilleri ile milletvekili adaylan veyabancı ülkedeki vatandaşların oy vermesi:
Madde 94. - I. İlçe seçim kurulu başkanı, seçimin yapıldığıçevrede oy verme hakkına sahip olduğu halde, görev yaptığı sandığa ait seçmenlistesinde kayıtlı bulunmayan sandık kurulu başkan ve üyelerinin her birineseçmen olduğunu ve hangi seçimde oy kullanabileceğini belirleyen ve sandıkseçmen listesindeki bilgileri kapsayan bir belge verir, ayrıca, esas kayıtlıolduğu sandık seçmen listesine meşruhat verilmek üzere kayıtlı bulunduğu sandıkkurulu başkanlığına durumu yazı ile bildirir.
Başkan ve üyeler, bu belgeyi sandık kuruluna teslim ederek görevlioldukları sandıkta oy verirler.
Milletvekilleri ile milletvekili adayları seçmen kartını göstermeksuretiyle kayıtlı oldukları seçim çevresi dışında da oylarını kullanabilirler.
Bunların adları ve hüviyetleri o sandık seçmen listesinin sonunayazılarak adları hizasına imzalan alınır.
Bu fıkraya göre yapılan işlemler tutanağa geçirilir.
II. a) Seçmen kütüğüne yazılmayan ve yurtdışında 6 aydan fazlaikamet eden seçmenler, milletvekili genel seçimlerinin yapılacağı günün 70 günevvelinden başlamak üzere seçim günü akşam saat 17.00'ye kadar yurda giriş veyaçıkış yaptıkları gümrük kapısında kurulacak seçim sandıklarında oylarınıkullanabilirler.
Bu seçmenler yalnızca seçime katılan siyasi partilere oyverebilirler.
b) Yüksek Seçim Kurulu seçime katılan siyasi partilerin yer aldığıbirleşik oy pusulaları ile özel renkte bastırılmış oy zarflarını Yüksek SeçimKurulu mührü ile mühürleyerek ilgili ilçe seçim kurullarına seçimlerinbaşlangıç tarihinden en geç üç gün önce ilçe seçim kurullarında bulunacakşekilde gönderir.
Yüksek Seçim Kurulu filigranı bulunan özel imal edilmiş kâğıtlarabasılı birleşik oy pusulalarında; yalnızca seçime katılan siyasi partilerinözel işaretleri, kısaltılmış adları ve tam yazı halinde adlan ile her partiyeayrılan bölümün altında çapı iki santimetre olan bir boş daire bulunur.
c) Gümrük kapılarında, oy verme gününden önceki yetmiş gün öncesaat 08'den oy verme günü olan Pazar günü saat 17.00'ye kadar kullanılabilir.Oy kullanma tatil günleri dahil olmak üzere 24 saat devam eder.
d) Gümrük kapılarında yapılacak oy verme işleminde görev alacakseçim kurulu ile sandık kurullarının adedi, üyelerinin ve yedeklerinin sayısı ilehangi görevlilerden teşkil edileceği Yüksek Seçim Kurulu tarafından öncedenbelirlenir.
Sandık kurulları, oy serbestliğini ve gizliliğini sağlayacakşekilde, yeteri kadar kapalı oy verme yeri hazırlarlar. İlgili idari makamlarsandık kurullarına gerekli her türlü kolaylığı gösterirler.
e) Gümrük kapılarında oy verme süresince sözlü ve yazılı seçimpropagandası yapılamaz.
f) Gümrük kapılarında seçmen oy vermek için geldiğinde pasaportunusandık kurulu başkanına tevdi eder.
Sandık Kurulu Başkanı seçmenin pasaportundan adını, soyadını, babaadını, yaşını ve pasaport numarasını tespit eder. Seçmen sandık kurulu mührüile mühürlenmiş olan birleşik oy pusulası ile oy zarfını alarak oyunu kullanmaküzere kapalı oy yerine girer.
Oyunu genel esaslara göre kullanan seçmenin pasaportunun YüksekSeçim Kurulunca belli edilen yerine oyunu kullanmıştır diye bir ifade yazılırve sandık kurulu mührü ile mühürlenerek başkanca imzalanır. Oyunu veren seçmeneçizelgede isminin bulunduğu yer imzalatılarak oy verme işlemi tamamlanır.
g) Oy verme süresince sandık kurullarının değişikliği sırasındaKanunda gösterilen usulde sandık açılır, çıkan oy zarflarının adedi ile oykullanan seçmen miktarı ve bunların birbirine uygunluğu bir tutanakla tespitedilir.
Oy zarfları ve tutanağın bir sureti bir torbaya konularak ağzımühürlenir ve ilgili seçim kuruluna muhafaza altına alınmak üzere sandık kurulubaşkanınca teslim edilir.
Genel seçimin yapıldığı gün saat 17.00'den itibaren sandık vetorbalar genel esaslara uygun bir şekilde açılarak sayım ve dökümü yapılır vesonucu Yüksek Seçim Kuruluna en seri vasıta ile bildirilir.
h) Gümrük kapılarındaki seçim kurullarından gelen sonuçlar YüksekSeçim Kurulunca birleştirilir. Kullanılan toplam geçerli oy sayısı Türkiyegenelinde kullanılan toplam geçerli oy sayısına ilave edilir. Partilerinaldıkları oylar aynı şekilde diğer seçim kurullarından gelen oylara ilaveedilerek her partinin ülke genelinde aldığı geçerli oy miktarı bulunur.
Bu şekilde 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 33 üncü maddesineesas toplam oylar bulunmuş olur.
Her seçim çevresinde geçerli toplam oyu, gümrük seçimkurullarından gelen toplam oyun diğer seçim kurullarından gelen oylarabölünmesiyle elde edilen oranda artırılır. O seçim çevresinde kullanılan toplamoylarla bu şekilde hesaplanan toplam oy arasındaki fark partilere; gümrükkapıları seçim kurullarından gelen toplam oydaki hisseleri oranında taksimedilir ve elde edilen rakamlar o seçim çevresinde aldıkları geçerli oylarailâve edilir. Böylece 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 34 üncümaddesine esas seçim çevresinde kullanılan geçerli toplam oy miktarı vepartilerin aldıkları toplam geçerli oy miktarı bulunur."
7 -."Madde 33. - 10/6/1983 tarih ve 2839 sayılı MilletvekiliSeçimi Kanununun 34 üncü maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkraları aşağıdaki şekildedeğiştirilmiş ve bu maddeye bir fıkra eklenmiştir.
Bir seçim çevresinde, kullanılan geçerli oyların toplamının, oçevreden çıkacak milletvekili sayısına bölünmesiyle elde edilecek sayıdan az oyalan siyasi partilere ve bağımsız adaylara milletvekili tahsis edilmez.Kontenjan adayı gösterilen seçim çevrelerinde bölme işlemi, bir eksiği ileyapılır.
Seçime katılmış ve yukarıdaki fıkrada belirtilen seçim çevresibarajını aşmış olan siyasi partilerin ve bağımsız adayların adları altalta vealdıkları geçerli oy sayıları da hizalarına yazılır. Siyasi partilerin oysayıları, önce bire, sonra ikiye, sonra üçe... ilâ, o çevrenin çıkaracağımilletvekili sayısına ulaşıncaya kadar bölünür. Kontenjan adayı gösterilenseçim çevrelerinde bölme işlemi, bir eksiğiyle yapılır. Elde edilen paylar ilebağımsız adayların aldıkları oylar ayırım yapılmaksızın en büyükten en küçüğedoğru sıralanır. Seçim çevresinden çıkacak milletvekili sayısı kadar bupayların sahibi olan partilere ve bağımsız adaylara rakamların büyüklüksırasına göre milletvekillikleri tahsis olunur."
8 - "Madde 35. - 10/6/1983 tarih ve 2839 sayılı MilletvekiliSeçimi Kanununun 63 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Seçimde oy kullanmayanlar:
Madde 63. - Seçmen kütüğünde kaydı ve sandık listesinde oykullanma yeterliği bulunduğu halde, Milletvekilliği genel ve ara seçimlerindemeşru mazeretleri olmaksızın katılmayanlar, ilçe seçim kurulu başkanıtarafından onbin lira para cezasıyla cezalandırılırlar. Bu karar kesindir."
B) Dayanılan Anayasa Kuralları:
İptal isteminde dayanak gösterilen Anayasa kuralları şunlardır:
- "BAŞLANGIÇ
Ebedi Türk vatan ve milletinin bütünlüğüne ve kutsal TürkDevletinin varlığına karşı, Cumhuriyet devrinde benzeri görülmemiş bölücü ve yıkıcıkanlı bir iç savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada;
Türk Milletinin ayrılmaz parçası olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin,milletin çağrısıyla gerçekleştirdiği 12 Eylül 1980 harekâtı sonucunda. TürkMilletinin meşru temsilcileri olan Danışma Meclisince hazırlanıp, MilliGüvenlik Konseyince son şekli verilerek Türk Milleti tarafından kabul ve tasvipve doğrudan doğruya O'nun eliyle vazolunan bu ANAYASA:
- Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahramanAtatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O'nun inkılâp ve ilkeleridoğrultusunda;
- Dünya milletler ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesiolarak ve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünmutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
- Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsızTürk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmağa yetkili kılınanhiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasa'da gösterilen hürriyetçi demokrasi vebunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
- Kuvvetler ayırımının, Devlet organları arasında üstünlüksıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetkilerinin kullanılmasından ibaretve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancakAnayasa ve kanunlarda bulunduğu;
- Hiçbir düşünce ve mülahazanın Türk milli menfaatlerinin, Türkvarlığının Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi vemanevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları vemedeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereğikutsal din duygularının, Devlet işlerine Ve politikaya kesinliklekarıştırılmayacağı;
- Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerdeneşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet vehukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını buyönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
- Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, millisevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet vekülfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirininhak ve hürriyetine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlikduygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı içinde,huzurlu bir hayat talebine haklan bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu öndesaygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,
- TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye açık Türk evlatlarının atanve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur."
2 - "II. Cumhuriyetin nitelikleri :
Madde 2. - Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışmave adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğinebağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik vesosyal bir hukuk Devletidir."
3 - "V. Devletin temel amaç ve görevleri:
Madde 5. - Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletininbağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti vedemokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adaletilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyalengelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gereklişartlan hazırlamaya çalışmaktır."
4 - "X. Kanun önünde eşitlik:
Madde 10. - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce,felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanunönünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
5 - "II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması:
Madde 13. - Temel hak ve hürriyetler Devletin ülkesi ve milletiylebölünmez bütünlüğünü, milli egemenliğin, Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamudüzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın ve genel sağlığınkorunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özelsebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalardemokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaçdışında kullanılamaz.
Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak vehürriyetlerin tümü için geçerlidir."
6 - "A. Hak arama hürriyeti:
Madde 36. - Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmahakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz."
7 - "II. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklan:
Madde 67. - Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak,seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasifaaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, geneloy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altındayapılır.
Yirmibir yaşını dolduran her Türk vatandaşı, seçme vehalkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
Silah altında bulunan er ve erbaşlarla, askeri öğrenciler, ceza vetevkif evlerinde bulunan tutuklular ve hükümlüler oy kullanamazlar."
8 - "A) Parti kurma, partilere girme ve partilerden çıkma:
Madde 68. - Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne görepartilere girme ve partilerden çıkma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmekiçin yirmibir yaşını ikmal etmek şarttır.
Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmezunsurlarıdır.
Siyasi partiler, önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa vekanun hükümleri içinde faaliyetlerini sürdürürler.
Siyasi partilerin tüzük ve programları, Devletin ülkesi vemilletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, millet egemenliğine,demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz.
Sınıf veya zümre egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğüsavunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayan siyasi partiler kurulamaz.
Siyasi partiler, yurt dışında teşkilâtlanıp faaliyette bulunamaz,kadın kolu, gençlik kolu ve benzeri şekilde ayrıcalık yaratan yan kuruluşlarmeydana getiremez, vakıf kuramazlar.
Hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları,yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri,kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıklarıhizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, öğrenciler veSilahlı Kuvvetler mensupları siyasi partilere giremezler."
9- "B) Siyasi partilerin uyacakları esaslar:
Madde 69. - Siyasi partiler, tüzük ve programları dışındafaaliyetim bulunamazlar; Anayasanın 14 üncü maddesindeki sınırlamalar dışınaçıkamazlar; çıkanlar temelli kapatılır.
Siyasi partiler, kendi siyasetlerini yürütmek ve güçlendirmekamacıyla dernekler, sendikalar, vakıflar, kooperatifler ve kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile siyasi ilişkive işbirliği içinde bulunamazlar. Bunlardan maddi yardım alamazlar.
Siyasi partilerin parti içi çalışmaları ve kararlan, demokrasiesaslarına aykırı olamaz.
Siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesince yapılır.
Cumhuriyet Başsavcılığı, kurulan partilerin tüzük veprogramlarının ve kurucularının hukuki durumlarının Anayasa ve Kanun hükümlerineuygunluğunu, kuruluşlarını takiben ve öncelikle denetler; faaliyetlerini detakip eder.
Siyasi partilerin kapatılması, Cumhuriyet Başsavcılığının açacağıdava üzerine, Anayasa Mahkemesince karara bağlanır.
Temelli kapatılan siyasi partilerin kurucuları ile her kademedekiyöneticileri; yeni bir siyasi partinin kurucusu, yöneticisi ve denetçisiolamayacakları gibi, kapatılmış bir siyasi partinin mensuplarının üyeçoğunluğunu teşkil edeceği yeni bir siyasi parti de kurulamaz.
Siyasi partilerin yabancı devletlerden, uluslararasıkuruluşlardan, yabancı ülkelerdeki dernek ve gruplardan herhangi bir suretleayni ve nakdi yardım alamazlar, bunlardan emir alamazlar ve bunların Türkiyeninbağımsızlığı ve ülke bütünlüğü aleyhindeki karar ve faaliyetlerine katılamazlar.Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket eden siyasi partiler de temelli kapatılır.
Siyasi partilerin kuruluş ve faaliyetleri, denetleme vekapatılmaları yukarıdaki esaslar dairesinde kanunla düzenlenir."
10 - "F) Radyo ve Televizyon idaresi ve kamuyla ilişkilihaıber ajansları:
Madde 133. - Radyo ve televizyon istasyonları, ancak Devlet eliile kurulur ve idareleri tarafsız bir kamu tüzelkişiliği halinde düzenlenir.
Kanun; Türk Devletinin varlık ve bağımsızlığını, ülkenin vemilletin bölünmez bütünlüğünü, toplumun huzurunu, genel ahlâkı ve Anayasanın 2nci maddesinde belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini koruyacak tarzdayayın yapmasını düzenler ve Kurumun yönetimi ve denetiminde, yönetimorganlarının oluşturulmasında ve her türlü radyo ve televizyon yayınlarındatarafsızlık ilkesini gözetir.
Haber ve programların seçilmesi, işlenmesi, sunulması ve millikültür ve eğitime yardımcılık görevinin yerine getirilmesi, haberlerindoğruluğunun sağlanması esasları, organların seçimi, görev, yetki ve sorumluluklarıkanunla düzenlenir.
Yukarıdaki ikinci fıkra hükümleri, kamu iktisadi teşebbüsüniteliği taşıyan veya Devlet yahut diğer kamu tüzelkişilerinden mali yardımgören haber ajansları hakkında da uygulanır."
III - İlk İnceleme :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 15. maddesi uyarınca Orhan Onar,Necdet Darıcıoğlu, Kenan Terzioğlu, Yekta Güngör Özden, Muammer Turan, MehmetÇınarlı, Selahattin Metin, Servet Tüzün, Mahmut C. Cuhruk, Mustafa ŞAHIN veAdnan Kükner'in katılmalarıyla 3/6/1986 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
IV - Esasın İncelenmesi :
Davanın esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi, iptali istenen yasaile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve ilgili öteki yasamabelgeleri incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A) Yasa'nın 8. maddesi:
Bu madde ile Siyasi Partiler Kanunu'nun 36. maddesideğiştirilerek, seçimlere katılabilmek için partilerin örgütlenmek zorundaoldukları il sayısı 1/2 (34 il) den 2/3 (45) e çıkarılmış, ayrıca bir ildeörgütlenmiş sayılmak için örgüt kurulması zorunlu ilçe sayısı da l/3ten 2/3 eyükseltilmiş, büyük kongreyi yapmış ya da TBMM'nde grubu bulunma koşullarıolduğu gibi bırakılmıştır. Rakamsal oranlar "en az" nitelemesiyle altsınırı göstermektedir. Değişiklik yalnızca il ve ilçe sayılarının arttırılmasıbiçiminde olmuştur. Dava dilekçesinde bu konuda ileri sürülen görüşler, seçimekatılabilme koşulu olarak getirilen örgüt kurulmuş il ve ilçe sayısı artışınınAnayasa'ya aykırı bulunduğu savında toplanmaktadır. Oysa, iptali istenen 36.madde yalnız örgüt kurulmuş il ve ilçe sayısını değil bunlarla birlikte büyükkongreyi yapmış olmayı ya da TBMM'nde grubu bulunmayı içermektedir. Yasakoyucu,konunun önemi gereği, il ve ilçe sayısı yanında "büyük kongreyi yapmışolma" koşulunu da aramıştır. "Grubu bulunma" koşuludayasakoyucunun oluşumun ciddiyetini benimsemesinin sonucudur. Bu iki koşulunAnayasa'ya aykırı bir yönü bulunmadığı açıktır. Davacı, bu hususlara değinmemiştir.Kamu yararı düşüncesine dayanan ve Anayasa'nın 13. maddesine aykırı düşmeyen busınırlamaların yanında, il ve ilçe sayısının arttırılmasının savda dayanakgösterilen Anayasa maddelerine aykırılık oluşturup oluşturmadığı saptanacaktır.
l - Anayasa'nın 13. ve 67. maddeleri yönünden inceleme:
67. maddenin birinci fıkrasında öngörülen hakların yasadabelirtilecek koşullara uygun biçimde kullanılacağı açıklığı, yasakoyucununtakdirine bırakıldığım göstermektedir. Yasakoyucu bu düzenlemeyi Anayasa'nın13. maddesinde sözü edilen "...demokratik toplum düzeniningerekleri"ne uygun biçimde yapmak zorundadır. Bu sınırın aşılması, seçme,seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarını sözde bırakır. 67. maddeninikinci fıkrasında belirlenen "...serbest, eşit, gizli, tek dereceli, geneloy, açık sayım ve döküm esasları" ile "yargı yönetim vedenetimi" bu konudaki düzenlemede temel alınacak ilkelerdir. Bu ilkelerleyasakoyucuya tanınan takdir hakkı, sınırlamanın çerçevesini çizmektedir. Buyetkiyle 298 sayılı Kanunun 7. ve 8. maddeleri düzenlendiği gibi Anayasa'nınkendisi de 67/5. ve 76. maddede kimi sınırlamalar getirmiştir. Seçme, seçilmeve siyasi faaliyette bulunma hakkı kimi zaman Anayasakoyucu tarafından, kimizaman Anayasa'nın verdiği yetkiye dayanılarak yasama organı tarafındanbelirlenen sınırlı haklardır. Düzenlemenin, yasakoyucunun takdiri dışındabırakılan anayasal ilkeleri zedelememesi ve demokratik toplum düzenininesaslarına aykırı olmaması gerekir. Hakkın özüne dokunan düzenlemeler gerçekanlamda bir seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldırır. Seçime katılabilmeyisalt örgütlenme gücüne bağlamak uygun değildir. Böyle bir düzenleme, özellikleyeni kurulan siyasi partilerin seçimlere katılmasını önlemeye yönelikdüzenleme, oldukça ağır sonuçlar doğuracak koşulları taşımaktadır. Yeni kurulanve akçalı olanakları sınırlı olan bir partinin gösterilen il ve ilçe düzeyiniaşması çok güç, genelde olanaksızdır. Demokrasinin vazgeçilmez öğesinin buölçüde sınırlanması, siyasi partilerle gerçekleşecek düzenin olabildiğinceengellere bağlı tutulması, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunbulunmamaktadır. "Makul", kabul edilebilir sınırların aşılmasıaykırılığı oluşturur. Böyle bir ortamda seçme ve seçilme hakkının zarargöreceği açıktır. Makûl ölçülerin aşılması bir iptal nedenidir. Bununlayasakoyucu yerine geçmek ya da yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümkurmak söz konusu olamaz. Denetlenen kuralın kabul edilebilir sınırdaolmadığını belirtmek yeterlidir. Yapılan sınırlamayla sağladığı yarar arasındahakkaniyete uygun bir dengenin bulunması gerekir. Amaçla araç arasındaki makulölçüyü aşmış görülen yeni sınırlamanın uygun olmadığı ortadadır. Nasıl il veilçelerin tümünde örgütlenme koşulu, savunulabilecek bir düzey değilse buna çokyakıtı oranda aynı niteliktedir. Bir siyasi partinin seçimlere katılmasınıgüçleştirmek ya da engellemek seçilme hakkının özüne zarar verir. 8. maddeningetirdiği sınırlama, amacı aşarak, seçme hakkının kullanılmasını demokratiktoplum düzeninin gerekleriyle bağdaşmayacak biçimde zorlaştırdığındanAnayasa'nın 13. ve 67. maddelerine aykırıdır.
2 - Anayasa'nın 68. maddesi yönünden inceleme:
Siyasi partileri demokratik siyasi yaşamın vazgeçilmez öğesi sayanbu madde karşısında, seçimlere katılmalarına güçlükler çıkarılması doğruolamaz. İlkeyle bağdaşmayan uygulama başlıca aykırılıktır. Partilerin serbestçalışmaları, olağandışı engellere bağlı tutulmamaları demokratik hukukdevletinin doğal gereğidir. Kamu yaran için getirilen sınırları aşmayandüzenlemeler sakıncasızdır. Seçme ve seçilme hakkının kullanılmasını engelleyiciboyuttaki sınırlamalar ise amaçla bağdaşmaz.
"Ülke genelinde baraj" ve "seçim çevresibarajı" ile yeterince sınırlama getirilmişken bunlara ek olarak seçimekatılma koşullarım ağırlaştırmak demokrasiye uygun düşmemektedir. Siyasipartilerin amaçlarına ulaşabilmeleri için gerekli, yeterli olanaklara sahipolmaları zorunludur. Seçime katılmak temel hakkı ve ödevi olan siyasi partiyibaşlangıçta bu olanaktan yoksun kılmak, seçimler dışında çaba göstermesiniistemek olur ki, bunun hukuksallığı tartışılır. Siyasi partiler gerçektendemokratik siyasi yaşamın vazgeçilmez öğesi iseler, varlıklarım koruyupgeliştirecekleri, kuruluş nedenlerini doğrulayıcı en etkin araç olan seçimlerekatılıp halkın oluruna görüş, öneri ve eleştirilerini sunma olanakları engellenmemeli,sınırlama amacı aşılmamalıdır. Zorlaştırma, anayasal ilke ile yasanınçelişkisini açıklamaktadır. Bu nedenle, düzenleme Anayasa'nın 68. maddesine deaykırıdır.
3 - Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile 2. ve 5. maddeleri yönündeninceleme:
a) Başlangıç'ta geçen "... hürriyetçi demokrasi ve bununicaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni..." sözcükleri, özgürlükçü demokratikdüzenin gerekleriyle buna uygun hukuk düzenini bir temel olarak vurgulamıştır.Anayasa'nın 176/1. maddesine göre Anayasa metni içinde sayılan Başlangıç'ınöngördüğü düzen, siyasi partilerin serbestçe oluşup demokratik yöntemler, uygunölçüler ve sınırlamalarla seçimlere katılabilmelerine olanak veren, aşırı vehukuka aykırı engellere geçerlik tanımayan bir yapıdır. Norm denetiminde Özelkurallar Varken Soyutlukla nitelendirilecek dolaylı hükümlere dayanmakgereksizse de, Başlangıç'ın taşıdığı açıklık karşısında demokratik yaşamınvazgeçilmez öğesi olan siyasi partilere getirilen "olağandışı"engelleri özgürlükçü demokrasi gerekleriyle belirlenen hukuk düzenine uygunbulmak güçtür. Başlangıç kısmına aykırılık açıktır.
b) Anayasa'nın 2. maddesinin "... hukuk devleti..."olarak nitelediği bir yapıda herşeyin bu çatı altında hukuka uygunluğununaranması zorunludur, incelenen 36. madde ile getirilen engeller Siyasalkatılımı olumsuz yönde etkileyeceğinden bu durum hukuk devleti ilkesiyle debağdaşmaz.
c) Anayasa'nın 5. maddesine göre "... Cumhuriyeti ivedemokrasiyi korumak..." devletin temel amaç ve görevlerindendir.Cumhuriyet biçiminin herkese açık, herkes için eşit ve serbest siyasikatılımla, bunun da siyasi partiler yoluyla gerçekleşeceği, siyasi partilerindemokrasinin okulu ve oluşum aracı oldukları gözetilirse, katılım engellerininbu kavramları, özlenen yapıyı olumsuz yönde etkileyeceği kuşkusuzdur.
Bu durumlar karşısında, getirdiği sınırlama Anayasa'nınBaşlangıç'ına, 2., 5., 13., 67. ve 68. maddelerine aykırı görülen 8. maddeniniptali gerekir.
Orhan Onar, Mehmet Çınarlı, Selahattin Metin, Servet Tüzün veVural Savaş bu görüşe katılmamışlardır.
B - Yasanın 9. maddesi:
Bu madde, Siyasi Partiler Yasası'nın 37. maddesini değiştirerek,aday saptama işleminin partilerin tüzüklerinde belirlenebilecek yöntemlerleyapılabileceğini, kontenjan adaylığı ile merkez yoklaması dışındaki parti adaysaptamalarının seçim kurullarının yönetim ve denetimi altında olacağını, partitüzüğünün önseçimi öngörmesi durumunda yasanın önseçimlerle ilgili kurallarınınuygulanacağını, aday saptama gününün Yüksek Seçim Kurulu'nca genel seçimlerdenen az yetmişbeş gün önceki bir tarih olarak belirlenip duyurulacağını, genelseçimler için belirlenen seçim çevrelerinin aday saptamasında da esasalınacağını öngörmektedir. Madde, aday saptamasını partilerin iç sorunu kabuletmiştir. "Deneme'den" önseçim'e dönüşen aday saptama yöntemi, 1783sayılı yasayla zorunluluk olmaktan çıkarılarak parti tüzük ve yönetmeliklerinebırakılmışken 2820 sayılı Yasa ile yeniden önseçime dönülmüştür. İncelenen 9.madde değişikliği, önseçimi ikinci kez kaldırmakta, partilerin isteğinebırakmaktadır.
1 - Anayasa'nın 67. maddesi yönünden inceleme: Dava konusu kural,siyasi partilere "adaylarını, serbest, eşit, gizli oy, açık sayım vedöküm" ilkelerine uygun olmak koşuluyla tüzüklerinde gösterecekleriyöntemlerden bir ya da birkaçıyla saptama olanağını vermektedir. Yasa yerinetüzükle belirleme durumunun seçme ve seçilme hakkını olumsuz yönde etkileyipetkilemeyeceği üzerinde durulmalıdır. Bu da Anayasanın 69. maddesiniilgilendirmektedir. Kontenjan adaylığı ve merkez yoklamasının önceden olduğugibi seçim kurullarına bırakılmaması bu kurumların özelliklerine bağlanmalıdır.Belli nitelikli kişilere, özellikle, parti adına listelerde yer vermek yalnızbu seçimi yapacak kurulun yetkisindedir. Bu nedenlerle değişikliğin Anayasa'nın67. maddesine aykırı bir yönü yoktur.
2 - Anayasa'nın 69. maddesi yönünden inceleme : Davada ilerisürülen sav, Anayasa'nın 69. maddesinin üçüncü ve on fıkralarınıilgilendirmektedir. Siyasi partiler, yasalara uygun biçimle çalışmalarımkendileri düzenlerler. Parti içi çalışmaları ve kararlarının demokrasiilkelerine aykırı olmaması asıldır. Parti içi bir konu olan aday saptaması dabu sınırı aşamaz. Yasakoyucu, düzenleme yaparken bu hususu gözetmek, partilerindemokratik iç yapıya sahip olmalarını sağlamak zorundadır. Değişik ülkelerdeaynı yöntemlerle yapılan aday saptamasının, ülkemizde parti tüzüklerinebırakılması konuyu iç sorun olmaktan çıkarmamış, tersine partileri bu konudadaha serbest kılmıştır. Bunun, üyelerin katılımını, yönetimin belli zamanlardadeğişimini, demokratik ilkelerin işleyişini engelleyici bir yönü yoktur.Partinin "tercihine" bırakılarak zorunlu olmaktan çıkarmanın Anayasaile uyuşmayan bir yönü yoktur. Zorunlu olmaktan çıkarılması, tümüyle dışlanmasıeğildin Partilerin kendilerine tanınan yetkiyi kötüye kullanma olasılıklarınında anayasal denetimle ilgisi bulunmamaktadır. Daha demokratik bir yapı içindekullanılması düşünülmelidir. Parti, adaylarını, anayasal ilkelere uygun biçimdekoyduğu ölçüler çerçevesinde saptamakla etkilidir. Demokratik ilkelere ters düşmeyenek koşul ve ölçütler koyabilmelidir.
Bu durumlar karşısında 2820 sayılı Yasanın 37. maddesinideğiştiren 9. maddenin Anayasa'ya aykırı bir yönü yoktur.
C - Yasanın 10. maddesi:
Bu madde kontenjan adayı zorunluluğunu getirmekle birliktekontenjan adayı sayısını sabit kılmıştır. Davacı, bu maddeyle değiştirilen 2820sayılı Yasanın 38. maddesinin birinci fıkrası dışındaki hükümleri üzerindedurmaktadır. Konunun yine 3270 sayılı Yasa ile değişik 2839 sayılı MilletvekiliSeçimi Yasasının 34. maddesiyle birlikte değerlendirilişi, seçimlerde kontenjanadayları için çoğunluk sisteminin uygulanacağını ortaya koymaktadır. Bunedenle, genel sıralamaya dahil edilmeksizin ayrıca, kontenjan adayı olaraksıra nosu verilmeden yazılma-n, benimsenen sistemin doğal sonucudur.
l - Anayasa'nın 10. maddesi yönünden inceleme:
Belli sayıda üyenin kontenjan yoluyla TBMM'ne girmesini sağlayankural, "dar bölge-tek ad" esasına dayanan çoğunluk sistemiyleseçilmeyi öngörmektedir. Basit çoğunluğu (en çok) elde eden aday kazanmışsayılmakta, seçmen çoğunluğunun adaya oy vermemiş olmasına bakılmamaktadır.Kontenjan adayları için öngörülen dar bölge sisteminde küçük partilerin şansıçok azdır. Bu durum, büyük partilerle küçük partiler arasında eşitsizlikyaratmaktaysa da Anayasa, seçim sisteminin belirlenmesini yasakoyucuyabıraktığından bu konudaki tercihine karışarak uygunluk denetimi sınırlarınıaşmaktır. Yasakoyucu, seçimler kodundaki anayasal ilkelere uymak koşuluyla,uygun gördüğü sistemi benimseyebilir. Bu nispi temsil, çoğunluk 'sistemi ya dakarınası olabilir, yasama organının tüm üyeleri için benimsenebilecek seçimsisteminin bunların % 8'i oranındaki üyelerini seçmekle uygulanmasınınAnayasaya aykırılık oluşturacağı kabul edilemez. Anayasa'nın 10. maddesine ayrıbir yön yoktur.
2 - Anayasa'nın 69. maddesi yönünden inceleme: Yasaların amacınauygun yorumlarla uygulanması asıldır. Kontenjan adayları da parti tüzüğünekonulacak hükümlerle öbür adaylar gibi partili üyelerce saptanabileceğindendaha demokratik biçimde değerlendirilmesi olanağı vardır. 10. maddenin,Anayasa'nın 84. maddesini geçersiz kılmak için kabul edildiğini gösteren birkanıt yoktur. Tüzükler, Başsavcılığın ve Anayasa Mahkemesi'nin denetimine bağlıolduğundan, Anayasa ve yasalarla tüzükler arasında ortaya çıkacak uyumsuzluklarbu yolla giderilebilir. Bu nedenle sözü edilen maddenin Anayasa'nın 69.maddesine aykırı bir durumu bulunmamaktadır.
3 - Anayasa'nın Başlangıcıyla 2. ve 5. maddeleri yönünden inceleme:
Dava dilekçesinde bu konuda ileri sürülen savlarda benzerkavramlara dayanılmıştır. Çoğunluk, nispi temsil ya da karına sistemiuygulamanın demokratik niteliği olumsuz etkilemesi söz konusu değildir. Busistemlerden birini yeğleyen nice demokratik ülkeler vardır. Böylece,değişikliğin Anayasa'nın Başlangıç kısmıyla 2. ve 5. maddelerine aykırı düştüğüsöylenemez.
Bu durumda 10. maddeye yönelik istem reddedilmelidir. YılmazAliefendioğlu bu görüşe katılmamıştır.
D - Yasanın 15. maddesi:
Bu madde, Siyasi Partiler Yasası'nın 57. maddesini değiştirerek,parti içi itiraz yollan tamamlanmadan mahkemeye başvurulamayacağınıöngörmüştür.
l - Anayasa'nın 36. maddesi yönünden inceleme :
Yapılan değişiklik, haklarında partiden ya da gruptan geçici ya dakesin çıkarına cezası verilen üyelerin yargı organlarına başvurma haklarınıkaldırmamakta, ancak bu hakkın kullanımını öncelikle parti içi itirazyollarının tüketilmesi koşuluna bağlamaktadır. Bu durum, itirazın daha iyiincelenerek parti içinde çözümü olanağını da getirmektedir. Zaman alması,kritik dönemlere rastlaması söz konusu ise de parti içi itiraz yollarınınizlenmemesi durumunda da aynı olasılıklar vardır. Yasaların uygulanmasındandoğuracağı sakıncalar değil yasanın kendisinin Anayasa'ya aykırı olup olmadığıincelemesi Anayasa ya uygunluk denetiminin konusudur. Siyasi PartilerYasası'nın 3. maddesi uyarınca parti tüzüklerine bırakılan bu konuda birsakınca doğduğunda, çözüm yolu, Anayasa'da belli edilmiştir. Kimi yasalarda dabu tür düzenlemeye rastlanmaktadır. Medeni Kanun'un 59., 65. ve 68.maddelerinin tüzelkişiliklere karşı açılacak "itirazen iptaldavası"nda da aynı yolu gösterdiği kökleşmiş yargı kararlarıyladoğrulanmıştır. Konunun savunma hakkını zedeleyen bir yönü yoktur. Partidisiplinine bağlı bir düzenlemedir. Bunun, mahkemelerin gereksiz yere meşguledilmesini önleyici yanı da bulunmamaktadır.
2 - Anayasa'nın 2., 5., 13. ve 69. maddeleri yönünden inceleme:
Dava dilekçesinde, değinilen bu maddelerdeki ".. demokratikhukuk devleti" ilkesi, ".. cumhuriyeti ve demokrasiyi koruma"amaç ve görevi, ".. demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunolma" koşulu, ...demokrasi esasları..." karşısında düzenlemenindemokratik olmadığı görüşü ileri sürülmektedir. Savları haklı kılacak biriçerikten söz edilemez. Maddenin demokratik, hukuksal yapısı açıktır. 13.maddeye ters düşen bir sınırlama yoktur.
Bu nedenlerle değişiklik getiren 15. maddenin Anayasa'ya aykırıbir yönü bulunmadığından istem reddedilmelidir.
E - Yasanın 22. maddesi:
Madde ile 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve SeçmenKütükleri Hakkında Yasa'nın 52. maddesinde üçüncü kez değişiklik yapılarakikinci ve yedinci fıkralar yeni biçimini almıştır. Ancak ikinci fıkranın (d)bendi bakılmakta olan bu dava sırasında 19.2.1987 günlü, 3330 sayılı yasanın 3.maddesiyle değiştirilmiştir.
Bu bende yönelik konusu kalmayan dava ile buna bağlı olarakyedinci fıkrada yer alan "... 2 nci fıkranın (d) bendi dışında..."sözcükleriyle yönelik dava hakkında karar verilmesine gerek görülmemiştir.
İkinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yapılan değişikliklerüze'inde durulacak ve iptal isteminin anayasal dayanakları sırasıyla elealınacaktır:
l - Anayasa'nın 10. maddesi yönünden inceleme:
Seçime katılan siyasi partilere güçleri oranında radyo vetelevizyonla propaganda yapmak hakkının tanınması her ülkenin kendi koşullarınauygun düzenlemelerle olmuştur. Seçime katılan, TBMM'nde grubu bulunan ve temsiledilen partilere farklı süreler tanınması haklı nedenlere dayandıkça eşitlikilkesine aykırılık oluşmaz. Düzenleme, bir önceki seçimlerde öbür partilereoranla daha büyük seçmen kitlesinin güvenini kazanmış partilere avantajsağlamaktadır. Genelde, seçime katılan tüm partilere tanınan konuşma sayısı vesüresi aynıdır. Bu partilerden TBMM'nde grubu bulunanlara 10'ar dakikalık iki,Meclis'te temsil edilenlere ise 10'ar dakikalık bir konuşma hakkı fazladanverilmiştir. Salt seçime katılmak, grubu ya da temsilcisi bulunmak ayrı, ikikoşulu birlikte taşımak ayrıdır. Düzenleme, bu esasların tersine konuşma sayıve süresi tanısaydı büyük fark kabul edilebilir ölçünün asılmasıyla eşitliğeaykırı görülebilirdi. Oysa, makûl ölçünün aşıldığını gösterir bir durum yoktur.Propaganda konuşmalarının seçime katılma durumunda partiler için aynı olması,sonraki fazlalıkların değişkenliği, parti güçlerinin oranına göre aykırılıkoluşturmamaktadır. Yabancı ülkelerde, bu düzenlemeyi doğrulayan ve doğrulamayanuygulamalar vardır. Değişiklik, temel yasadan ve ülkelerin kendilerine özgükoşullarından kaynaklanmaktadır. Propaganda konuşmalarında mutlak bir eşitlikanlayışı üstün tutulursa da getirilen değişiklikteki aşın olmayan ölçülereşitliğe aykırılık savma kanıt gösterilemez. Düzenlemeyle partiler arasında birayırma değil büyüklüklere göre fark yaratılmıştır. Bu durum, Anayasa'nın 10.maddesine uygundur.
2 - Anayasa'nın 31. maddesi yönünden inceleme:
Siyasi partilerden seçime katılanlara 30, TBMM'nde temsiledilenlere 40, grubu bulunanlara toplam 50 dakikalık konuşma olanağıverilmesiyle Anayasa'nın 31. maddesi uyarınca tanınan ve "antenhakkı" olarak tanımlanan haktan büyüklükleri oranında yararlanmalarıbenimsenmiştir. Mutlak bir nitelik taşımayan bu hak, Anayasa tarafından güvencealtına alınmaya değer görülmüştür. Kitle haberleşme araçlarından yararlanmahakkını düzenlemekle görevli yasakoyucu, bu hakkın kamu hizmeti niteliğineuygun biçimde yaşama geçirilmesini, gerçekleşmesini sağlıyacaktır. Budüzenleme, hakkı kısıtlama yönünde değil, daha iyi kullanılması amacı yönündeolacaktır. Anayasa'nın 31. maddesinin birinci fıkrası, yasal düzenlemezorunluluğu getirirken, ikinci fıkrası bu düzenlemenin sınırlarını çizerekAnayasa'nın 13. maddesindeki nedenler dışında halkın yararlanmasına engellerkonulamayacağını belirtmiştir, incelenen düzenlemede bu tür, halkın haberalmasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını, kamuoyunun serbestçe oluşmasınıengelleyici nitelik bulunmamaktadır. Partilerle vatandaşlar arasındakiyararlanma ve haber alma dengesini bozucu bir farklılaşma söz konusu değildir.Devlet hizmetinden eşit yararlanma, aynı durumda olan eşitler arasında birayırım yapılmasını yasaklar. Durumları aynı olmayanlar için ayrı düzenlemeeşitlik ilkesini zedelemez. Bu nedenle incelenen kuralın Anayasa'nın 31.maddesine aykırı bir yönü yoktur.
3 - Anayasa'nın 133. maddesi yönünden inceleme:
Bu madde yönünden uygunluk denetiminin odağı, denge öğesi,ağırlıklı yansızlık ilkesidir. Basın dışı kitle haberleşme araçlarındanyararlanma hakkı, toplumdaki her görüşün açıklanmasına olanak sağlayan sınırsızbir hak değildir. Topluma sunulacak görüşler önce yayım süresiyle kısıtlıdır.Bu durum, kuruluşları kamusal yarar yönünden görüşler ve kanılar arasında birseçim yapmaya yöneltmektedir. Her düşünce ve görüş kamusal yaranilgilendirmediğinden her kuruluşa aynı olanağı tanımak gerekmemektedir.Açıklanan görüşlere, görüş sahibine, amaca göre yayın olanağı tanınır. Kamusalyarar ölçüsü, her anlatıma açık olmak anlamına gelemez. Bu durumda değişikliğinAnayasa'nın 133. maddesindeki yansızlık ilkesine ters düşen bir yanı yoktur.
Açıklanan nedenlerle 22. maddeye yönelik iptal isteminin reddigerekir.
F - Yasanın 24. maddesi:
Bu madde, 298 sayılı Yasanın 2234 sayılı Yasa ile değişik 94.maddesini değiştirerek seçmen kütüğüne yazılmamakla birlikte yurtdışında 6aydan fazla kalan seçmenlere milletvekili genel seçimlerinin yapılacağı günün70 gün öncesinden başlayarak seçim günü saat 17 ye kadar yurda giriş veya çıkışyaptıkları gümrük kapısında kurulacak seçim sandığında oy kullanma olanağıgetirmiştir. Düzenlemenin sonraki bölümleri yalnızca seçime katılan siyasipartilere oy verilebileceğini öngörmekte, seçim yöntemini açıklamaktadır. Seçimhukukumuza ilk kez giren bu kuralla tercih oyu kullanmak ve bağımsızlara oyvermek olanakları kaldırılmıştır. Seçim çevresi barajının hesaplanması veoyların dağıtımı konularında uygulanan yöntem de yenidir.
l - Anayasa'nın 10. maddesi yönünden inceleme :
Yurda giriş veya çıkış yapan vatandaşlar arasında herhangi birayırım gözetilmediğinden yurtdışında belli süre kalan vatandaşlardan aranankoşullan taşıyanlara oy verme hakkı tanınmasının eşitlik ilkesini zedeleyicibir yönü 3'oktur. Yurtdışında ikamet eden vatandaşlardan yasayla belirlenensüre içinde gümrük kapılarından giriş ya da çıkış yapanlara bu hakkıntanınması, öbürlerine tanınmaması bu konuda karşılaşılan güçlüklerdenkaynaklanmaktadır. Ayırım, haklı nedene dayanınca eşitsizliğe bağlanamaz.Benzer bir kural 298 sayılı Yasanın 2234 sayılı Yasayla değişik 35/amaddesinde, seçmen kütüğüne yazılma formunu doldurmak için yurtdışında altıaydan fazla oturma koşulunun aranması biçiminde vardır. Yurtdışında kalmasüresinin 6 aydan fazla tutulması, 6 ay ve daha az süreli giriş çıkışlarlaseçim düzenini bozacak kargaşalığı önlemek içindir. Ayrıca yurtdışındakiseçmenlerin önceden belirlenmiş bir seçim çevresi için oy kullanmalarınıngüçlüğü gözetilerek yalnızca siyasi partilerin aldıkları toplam oy yönündensonuç doğuracak biçimde oy kullanmaları uygun bulunmuştur.
Böyle bir sistemde tercih hakkı kullanamamak ya da bağımsızadaylara oy verememek yurtdışında ikamet eden vatandaşların seçme hakkındanyoksun bırakılmalarına neden olacak önemde bulunmadığından bu konuda getirilenayrıcalığın haklı bir nedene dayandığının ve eşitlik ilkesine aykırıolmadığının kabulü gerekir. Oyların dağılımında siyasi partiler arasında birayırım yapılmadığından, yeni sistemin bu konuda siyasi partiler arasındaeşitsizliğe neden olduğu söylenemez, İsteğe bağlı oy kullanma giriş - çıkışdurumuna bağlı olduğu için eşitliği etkilememektedir.
2 - Anayasa'nın 67. maddesi yönünden inceleme:
Dava konusu kural yönünden Anayasa'nın bu maddesinde geçen"Serbestlik" ilkesi önem taşımaktadır. Daha çok vatandaşa oykullandırma amacına yönelik düzenlemenin yurtdışındaki vatandaşlara kolaylıksağlayacağı bir gerçektir. Bu konudaki güçlükleri giderirken ilkelerden ödünvermemek gerekir. Özgür ve demokratik yönetimin temeli sayılan serbest seçimhakkı, her tür etkiden uzak olarak kullanılan oylarla bir anlam ve değer taşır.Düzenlemede bunu geçersiz kılacak bir husus yoktur. Oylar, siyasi partilereverileceğinden adayları tanımamanın da büyük bir sakıncası bulunmamaktadır. Kaldıki,çağımızın iletişim araçları bu olanağı her an hazır tutmaktadır. Sandıkkurullarının değişikliği sırasında yöntemince yapılacak açılış ve tutanakdüzenleme, seçim güvenliğinin bozulmasını önleyici işlemlerdir. Bu güvenliğitehlikeye düşürecek bir boşluk bulunmamaktadır. Kötü uygulama olasılığı iptalnedeni olamaz. Anayasa'daki ilkeleri zedelemediği sürece yasakoyucununseçeneklerine dokunmak doğru değildir. Oyların dağılımının seçim sonuçlarınısaptıracağı savı da yerinde görülmemiştir.
Bu nedenlerle 298 sayılı Yasanın 94. maddesinin yabancı ülkedekivatandaşlara oy verme olanağı sağlayan II. fıkrasına yönelik iptal istemininreddi gerekir.
Bu görüşe Necdet Darıcıoğlu, Yılmaz Aliefendioğlu, Yekta GüngörÖzden, Muammer Turan ve Selahattin Metin katılmamışlardır.
G - Yasanın 33. maddesi:
Bu madde ile 10/6/1983 günlü, 2839 sayılı Milletvekili SeçimiKanunu'nun 34. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları değiştirilip aynı maddeyebir fıkra eklenmiş, kontenjan adayı gösterilen seçim çevrelerinde bölme işlemininbir eksiğiyle yapılacağı öngörülmüştür. Seçim barajının hesaplanmasındakontenjan oyları dikkate alınmayacak, kontenjan uygulanan seçim çevrelerindekontenjan adayları için çoğunluk, öbür adaylar için nispi temsil olmak üzereiki sistem uygulanacaktır.
l - Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2. ve 5. maddeleri yönündeninceleme :
Günümüzde birçok demokratik batı ülkesinde uygulanan barajsisteminin özgürlükçü demokratik düzeni, hukuk devleti ilkesini ve Cumhuriyetiolumsuz yönde etkilemesi söz konusu değildir. Savın bu kavram ve ilkeleriiçeren Anayasa maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
2 - Anayasa'nın 10. maddesi yönünden inceleme:
Kontenjan adayları için çoğunluk, öbürleri için nispi temsilsisteminin uygulanması sonucu, kontenjan adayı gösterilen illerle göstermeyenlerarasında, kontenjan adayı gösterilen iller aleyhine barajın yükselmesiyle birayrılık çıkacaksa da bunun eşitliğe aykırı bir yönü yoktur. Getirilen sistem,büyük partilere yarar sağlayacaktır. Ne var ki, yalnızca çoğunluk sistemininkabulü durumunda, küçük partilerle büyük partiler arasında doğacak fark dahabüyük olacaktır. Anayasa, seçim sistemleri arasında bir ayırım yapmamış,güvenceye aldığı ilkelere aykırı olmamak koşuluyla sistemin türünü yasakoyucuyabırakmıştır. Yasakoyucunun sistem benimseyişinde eşitlik ilkesine aykırılıkolmadığından iptali istenen sözcüklerin Anayasa'nın 10. maddesine aykırı biryönü görülmemiştir.
3 - Anayasa'nın 67. maddesi yönünden inceleme:
Kontenjan uygulanan illerde barajın öbür illere oranla yükselmesi,çoğunluk sisteminin uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Birçok ülkede uygulananbaraj sisteminin serbestlik ilkesini zedeleyen yönü bulunmamaktadır, İlkeolarak zarar vermediği kabul edilen barajın makul ölçülerin korunduğu biroranda yükseltilmesi de aynı biçimde değerlendirilmelidir. İl barajına itirazedilmediği ve bunun kontenjan uygulanan illerde makûl ölçüyü aştığı ilerisürülmediğine göre, bu değişikliğe yönelik sav dayanaktan yoksundur.
Bu nedenlerle 33. maddeyle getirilen değişikliklere yönelik iptalisteminin reddi gerekir.
H - Yasanın 35. maddesi:
Bu madde, 2839 sayılı Yasanın 63. maddesini değiştirerek geçerliözrü olmadan seçimlere katılmayanlara para cezası verilmesini getirmiştir.Ancak davadan sonra, 18.5.1987 de yürürlüğe giren 17.5.1987 günlü, 3361 sayılıYasa ile değişik Anayasa'nın 175. maddesinin sekizinci fıkrası seçimlerekatılmayı artırmak için yasalarla para cezası verilebileceğini öngördüğündendava konusu madde Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır.
Bu maddeye yönelik istemin de reddi gerekir.
I - 22/4/1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 36.maddesini değiştiren 3270 sayılı Yasanın 8. maddesinin iptal edilmesi aynıyasanın 26/4/1961 günlü, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve SeçmenKütükleri Hakkında Kanun'un 14. maddesini değiştiren 26. maddesininuygulanmaması sonucunu doğurduğundan bu maddenin de 10/11/1983 günlü, 2949sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un29. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptali gerekir.
İ - 3270 sayılı Yasanın 8. 26. maddeleriyle ilgili iptalhükümlerinin, oluşacak hukuki, boşluğu doldurmak amacıyla Anayasa'nın 153.maddesinin üçüncü fıkrasına ve 2949 sayılı Yasanın 53. maddesine dayanılarak bukararın Resmi Gazete'de yayımından altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygunbulunmuştur.
Bu görüşe Yılmaz Aliefendioğlu, Yekta Güngör Özden, Muammer Turan,Selahattin Metin ve Mustafa ŞAHIN katılmamışlardır.
SONUÇ:
28/3/1986 günlü, 3270 sayılı "22/4/1933 Tarih ve 2820 SayılıSiyasi Partiler Kanunu, 26/4/1961 Tarih ve 298 Sayılı Seçimlerin TemelHükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile 10/6/1983 Tarih ve 2839 SayılıMilletvekili Seçimi Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu KanunlaraBazı Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun"un;
1 - 22/4/1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 36.maddesini değiştiren 8. maddesinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline OrhanOnar, Mehmet Çınarlı, Selahattin Metin, Servet Tüzün ve Vura] Savaş'ınkarşıoyları ve oyçokluğuyla,
2 - 22/4/1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 37.maddesini değiştiren 9. ve 57. maddesini değiştiren 15. maddelerinin Anayasayaaykırı olmadığına ve iptal isteminin reddine oybirliğiyle,
3. - 22/4/1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 38.maddesini değiştiren 10. maddesinin Anayasaya aykırı olmadığına ve iptalisteminin reddine Yılmaz Aliefendioğlu'nun karşıoyu ve oyçokluğuyla,
4 - 26/4/1961 günlü, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri veSeçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 10/6/1983 günlü, 2839 sayılı Kanunla değişik52. maddesinin ikinci ve yedinci fıkralarını değiştiren 22. maddesinideğiştiren 10. maddesinin Anayasaya aykırı olmadığına ve iptaline, olayailişkin ikinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinin Anayasaya aykırı olmadığınave iptal isteminin reddine oybirliğiyle,
İkinci fıkranın paralı propaganda ile ilgili (d) bendi hükmünün,iptal davasının açılmasından sonra, 19/2/1987 günlü, 3330 sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilmiş bulunması nedeniyle (d) bendine yönelik konusukalmayan dava ile buna bağlı olarak, yedinci fıkrada yer alan "... 2 ncifıkranın (d) bendi dışında..." biçimindeki ibareye yönelik dava hakkındakarar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle,
5 - 26/4/1961 günlü, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri veSeçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 17/5/1979 günlü, 2234 sayılı Kanunla değişik94. maddesini değiştiren 24. maddesinin değiştirerek düzenlediği yabancıülkedeki vatandaşlara oy verme olanağı sağlayan II. fıkranın Anayasaya aykırıolmadığına ve iptal isteminin reddine Necdet Darıcıoğlu, Yılmaz Aliefendioğlu,Yekta Güngör Özden, Muammer Turan ve Selahattin Metin'in karşıoyları veoyçokluğuyla,
6 - 10/6/1983 günlü, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 34.maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarını değiştiren ve bu maddeye bir fıkraekleyen 33. maddesinin değiştirdiği ikinci fıkrada yer alan "... Kontenjanadayı gösterilen seçim çevrelerinde bölme işlemi, bir eksiği ile yapılır."biçimindeki ibare ile üçüncü fıkradaki "... Kontenjan adayı gösterilenseçim çevrelerinde bölme işlemi, bir eksiği ile yapılır." biçimindekiibarenin Anayasaya aykırı olmadığına ve iptal isteminin reddine oybirliğiyle,
7 - 10/6/1983 günlü, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'nun63. maddesini değiştiren 35. maddesinin Anayasaya aykırı olmadığınaoybirliğiyle,
8 - 22/4/1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 36.maddesini değiştiren 3270 sayılı Kanunun 8. maddesinin iptal edilmesi aynıKanunun, 26.4.1961 günlü, 298 sayılı Kanunun 14. maddesini değiştiren 26.maddesinin uygulanmaması sonucunu doğurduğundan bu maddenin de 10/11/1983günlü, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanunun 29. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptaline oybirliğiyle,
9 - 3270 sayılı Kanunun 8. ve 26. maddelerine ilişkin iptalhükümlerinin, kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak altı aysonra yürürlüğe girmesine Yılmaz Aliefendioğlu, Yekta Güngör Özden, MuammerTuran ve Mustafa ŞAHİN'in iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihin ayrıcakararlaştırılmasına gerek bulunmadığı yolundaki karşıoyları ve oyçokluğuyla,
22/5/1987 gününde karar verildi .
Başkan
Orhan Onar
Başkanvekili
Necdet Darıcıoğlu
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu
Üye
Yekta Güngör Özden
Üye
Muammer Turan
Üye
Mehmet Çınarlı
Üye
Selahattin Metin
Üye
Servet Tüzün
Üye
Mustafa Gönül
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
Vural Savaş
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1986/17
Karar Sayısı : 1987/11
Anayasa'nın 68. maddesi, siyasi partileri "demokratik siyasihayatın vazgeçilmez unsurları" olarak nitelendirmiş ve 69. maddede de"siyasi partilerin parti içi çalışmaları ve kararları demokrasi esaslarınaaykırı olamaz." hükmüne yer vermiştir. Aynı ilkeler 2820 sayılı Siyasipartiler Kanunu'nun; "siyasi partiler, demokratik siyasi hayatınvazgeçilmez unsurlarıdır. Atatürk İlke ve inkılaplarına bağlı olarak çalışırlar.Siyasi partilerin kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri vekararlan Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırıolamaz." hükmünü içeren 4. maddesinde de yer almıştır. Öte yandan SiyasiPartiler Kanunu'nun 3. maddesi siyasi partileri şöyle tanımlamaktadır.
"Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak;milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarındabelirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milliiradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içindeülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapındafaaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzelkişiliğe sahip kuruluşlardır."
Siyasi partiler ile ilgili bu hükümler dikkatle incelendiği zamansiyasi partilerin;
1 - Ülke çapında teşkilatlanmaları gereken,
2 - Bu teşkilat ile milli iradenin oluşmasını sağlayacak olan ve,
3 - Parti içi çalışmalarını demokrasi esaslarına uygun düzenlemekzorunda bulunan, kuruluşlar olduğu anlaşılır. Bu üç niteliğin birliktegerçekleşmesi ise ancak ve ancak siyasi partilerin ülke çapındateşkilatlanmaları, yani mümkün olduğunca çok sayıda il ve ilçe teşkilatıkurmaları ile mümkündür.
Bu nedenle, Siyasi Partiler Kanunu'nun 36. maddesini değiştiren vesiyasi partilerin seçime katılabilmesi için illerin "en az yarısında"teşkilat kurmak yerine "en az üçte ikisinden fazlasında" teşkilatkurmayı öngören, 28.3.1986 günlü, 3270 sayılı Yasanın 8. maddesinde Anayasa'yaherhangi bir aykırılık olmadığını düşünüyor ve bu düşünce ile çoğunluk görüsünekatılmıyoruz.
Başkan
Orhan Onar
Üye
Mehmet Çınarlı
Üye
Servet Tüzün
Üye
Vural Savaş
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1986/17
Karar Sayısı : 1987/11
26/4/1961 günlü, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve SeçmenKütükleri Hakkında Kanunun 17/5/1979 günlü, 2234 sayılı Kanunla değişik 94.maddesinde 28.3.1986 günlü, 3270 sayılı Kanunun 24. maddesi uyarınca yapılandeğişikliğin, seçmen kütüğüne yazılmayan ve yurtdışında altı aydan fazla ikameteden seçmenlerden sadece yurda giriş veya çıkış yapanlara gümrük kapılarında oykullanma hakkı tanıması kuşkusuz eşitlik ilkesini zedeleyen bir düzenlemeniteliğinde değildir. Anılan maddede öngörülen koşullara uygun olarak belirlisüre içinde yurda giriş veya çıkış yapan vatandaşlar arasında oy kullanma hakkıyönünden herhangi bir ayırım yapılmadığına, yurtdışında ikamet eden tüm seçmenvatandaşların milletvekili genel seçimlerinde oy kullanma hakkındanyararlandırılmamaları ise uygulamada karşılaşılan kimi olanaksızlıklar vezorunluluklardan kaynaklandığına göre düzenlemenin bu yönden haklı nedenleredayandığım kabulde zorunluluk vardır.
Ancak söz konusu zorunluluk, oy kullanma hakkının, yurtdışındaaltı aydan fazla ikamet eden seçmenlere hasren tanınmış olması, ikamet süresialtı ay ve daha az olanların bu haktan yoksun bırakılması yönünden geçerlisayılamaz. Salt yurtdışında oturma süreleri dikkate alınmak suretiyle seçmenvatandaşlar arasında ayırım yapılmasını haklı gösterecek nesnel bir nedenin saptanamamışolması inceleme konusu düzenlemenin, Anayasanın "Kanun önündeeşitlik" ilkesini belirleyen 10. maddesiyle uyum içinde bulunmadığınıaçıkça ortaya koymaktadır.
Öte yandan, serbest seçme hakkının özgürlükçü demokratik rejimintemel öğelerinden birini oluşturduğu gözden uzak tutulmadığı takdirde; siyasal,sosyal ve ekonomik etki ve baskılardan, irade özgürlüğünü doğrudan ya dadolaylı yollarla etkileyen müdahalelerden uzak olarak serbestçe oykullanılmasını, başka bir anlatımla seçmenin dilediği kimseye oy vermesini,dilediğinden başkasına oy vermesi için zorlanmamasını sağlamaya yönelik sözkonusu ilkeye düzenleme sırasında gereğince önem verilerek uyul düğü dasöylenemez.
Seçmenlerin oylarını serbestçe kullanabilmeleri bakımından, oyverecekleri siyasi partinin programı yanında, adaylarının kimlerden oluştuğunu,bu adayların özellik ve niteliklerini ayrıntılı olarak bilmeleri de büyükölçüde önem taşımaktadır. Oysa, 298 sayılı Yasanın 94. maddesinin iptaliistenen II. fıkrasına göre, gümrük kapılarında oy verme işleminin, milletvekiligenel seçimlerinin yapılacağı 70 gün öncesinden başlamakta olduğu; 2820 sayılıSiyasi Partiler Kanununun 37. maddesi gereğince genel seçimlerden en az 75 günönce tesbit edilen adaylara ilişkin kesin listenin de 2839 sayılı MilletvekiliSeçimi Kanununun 24. maddesinde belirtilen oy verme gününden önceki ellibeşincigün Resmi Gazete ve radyo ile ilân edileceği gözönünde tutulduğunda, gümrükkapılarından giriş ya da çıkış yapan seçmenlerden bir bölümünün kesinleşen listelerdekiadayların kimlerden oluştuğunu bilmeden oy kullanmak zorunda bırakıldıklarıaçıkça gözlenmektedir. Ayrıca 298 sayılı Yasanın seçim propagandası ile ilgili49 -52. maddelerine ilişkin uygulamalar karşısında; gümrük kapılarındaseçmenlerden bir kısmının seçim propagandası başlamadan, bir kısmının ise bupropagandanın yoğunlaştığı dönemlerde oy kullanmaya zorlandıkları dagörülmektedir. Bu tür zorlamaların, seçmenlerin, siyasi partiler hakkındayeterli kanıya sahip olmaksızın, yahut çeşitli siyasi baskılar altında oykullanmalarına yol açacağı yadsınamaz. Seçimlerin Temel Hükümleri ve SeçmenKütükleri Hakkında Kanunun 49 - 52. maddelerinde ise; siyasi partilere, açık vekapalı yerler ile radyo ve televizyonda propaganda olanağı sağlamak ve seçimgününden belli bir süre önce seçim propagandası yasaklanmak suretiyle biryandan seçmenin iradesini hiçbir etki altında kalmadan özgürce oluşturmasına veoyunu sağlıklı biçimde kullanmasına olanak tanımak, öte yandan isabetli birtercih ve değerlendirme yapıp yapmadığı hususunda ona düşünme fırsatı verilmekistendiği tartışmasız kabul edilmelidir. Halbuki dava konusu düzenleme ilegümrük kapılarından giriş veya çıkış yapan seçmen vatandaşlara Anayasa uyarıncaoy kullanma olanağı tanınmaktan, buna karşılık serbestlik ilkesinden belirginbiçimde vazgeçilmektedir.
Seçmen kütüğüne yazılmayan ve yurtdışında altı aydan fazla ikameteden seçmenlerin, milletvekili genel seçimlerinin yapılacağı günün 70 günevvelinden başlamak üzere seçim günü akşamı saat 17.00'ye kadar yurda girişveya çıkış yaptıkları gümrük kapısında kurulacak seçim sandıklarında oylarımkullanabileceklerini öngören hüküm, belirtilen nedenlerle Anayasanın,seçimlerin serbestlik esasına göre yapılacağı yolundaki 67. maddesinin ikincifıkrasına aykırı düşmektedir.
Anayasanın 10. ve 67. maddelerine aykırı olduğu belirlenenhükümlerle direkt bağlantısı gözönünde tutularak, 298 sayılı Yasanın 3270sayılı Yasayla değişik 94. maddesinin yabancı ülkedeki vatandaşların oyver-nesiyle ilgili dava konusu II. fıkrasının bütünüyle Anayasaya aykırı olduğukabul edilmelidir.
22/5/1987 günlü, Esas: 1986/17 ve Karar:1987/11 sayılı Kararınkonuyla ilgili 5. Bölümüne yukarıda açıklanan nedenlerle katılmamaktayız.
Üye
Necdet Darıcıoğlu
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu
Üye
Yekta Güngör Özden
KARŞIOYYAZISI
Esas sayısı : 1986/17
Karar sayısı : 1987/11
22/4/1983 günlü, 2820 Sayılı Siyasi Partiler Yasası'nın 3270sayılı fasa ile değişik 38. maddesiyle "zorunlu kontenjan esası"getirilmesi, Anayasanın 69. maddesinin öngördüğü "siyasi partilerin partiiçi çalışmaları ve kararları, demokrasi esasına aykırı olamaz." kuralınauygun düşmemektedir.
Bu nedenle maddenin iptali gerektiği oyu ile verilen kararın buyönüne karşıyım.
Üye
Yılmaz Aliefendioğlu
KARŞIOYYAZISI
Esas sayısı : 1986/17
Karar sayısı : 1987/11
Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun,28/3/1986 günlü, 3270 sayılı Kanunla değişik 94 üncü maddesinin, dava konusu IInumaralı fıkrası şöyledir:
"II. a) Seçmen kütüğüne yazılmayan ve yurtdışında 6 aydanfazla ikamet eden seçmenler, milletvekili genel seçimlerinin yapılacağı günün70 gün evvelinden başlamak üzere seçim günü akşam saat 17.00'ye kadar yurdagiriş veya çıkış yaptıkları gümrük kapısında kurulacak seçim sandıklarındaoylarını kullanabilirler.
Bu seçmenler yalnızca seçime katılan siyasi partilere oyverebilirler.
b) Yüksek Seçim Kurulu seçimlere katılan siyasi partilerin yeraldığı birleşik oy pusulaları ile özel renkte bastırılmış oy zarflarını YüksekSeçim Kurulu mühürü ile mühürleyerek ilgili ilçe seçim kurullarına seçimlerinbaşlangıç tarihinden en geç üç gün önce ilçe seçim kurullarında bulunacakşekilde gönderir.
Yüksek Seçim Kurulu filigranı bulunan özel imal edilmiş kâğıtlarabasılı birleşik oy pusulalarında; yalnızca seçime katılan siyasi partilerinözel işaretleri, kısaltılmış adları ve tam yazı halinde adları ile her partiyeayrılan bölümün altında çapı iki santimetre olan bir boş daire bulunur.
c) Gümrük kapılarında oy verme gününden önceki yetmiş gün öncesaat 08.'den oy verme günü olan pazar günü saat 17.00'ye kadar oykullanılabilir. Oy kullanma tatil günleri dahil olmak üzere 24 saat devam eder.
d) Gümrük kapılarında yapılacak oy verme işleminde görev alacakseçim kurulu ile sandık kurullarının adedi, üyelerinin ve yedeklerinin sayısıile hangi görevlilerden teşkil edileceği Yüksek Seçim Kurulu tarafından öncedenbelirlenir.
Sandık kurulları, oy serbestliğini ve gizliliğini sağlayacakşekilde, yeteri kadar kapalı oy verme yeri hazırlarlar. İlgili idari makamlarsandık kurullarına gerekli her türlü kolaylığı gösterirler.
e) Gümrük kapılarında oy verme süresince sözlü ve yazılı seçimpropagandası yapılamaz.
f) Gümrük kapılarında seçmen oy vermek için geldiğinde pasaportunusandık kurulu başkanına tevdi eder.
Sandık Kurulu Başkanı seçmenin pasaportundan adını, soyadını, babaadını, yaşını ve pasaport numarasını tesbit eder. Seçmen sandık kurulu mühürüile mühürlenmiş olan birleşik oy pusulası ile oy zarfını alarak oyunu kullanmaküzere kapalı oy yerine girer.
Oyunu genel esaslara göre kullanan seçmenin pasaportunun YüksekSeçim Kurulunca belli edilen yerine oyunu kullanmıştır diye bir ifade yazılırve sandık kurulu mühürü ile mühürlenerek başkanca imzalanır. Oyunu verenseçmene çizelgede isminin bulunduğu yer imzalatılarak oy verme işlemitamamlanır.
g) Oy verme süresince sandık kurullarının değişikliği sırasındakanunda gösterilen usulde sandık açılır, çıkan oy zarflarının adedi ile oykullanan seçmen miktarı ve bunların birbirine uygunluğu bir tutanakla tespitedilir.
Oy zarfları ve tutanağın bir sureti bir torbaya konularak ağzımühürlenir ve ilgili seçim kuruluna muhafaza altına alınmak üzere sandık kurulubaşkanınca teslim edilir.
Genel seçimin yapıldığı gün saat 17.00'den itibaren sandık vetorbalar genel esaslara uygun bir şekilde açılarak sayım ve dökümü yapılır vesonucu Yüksek Seçim Kuruluna en seri vasıta ile bildirilir.
h) Gümrük kapılarındaki seçim kurullarından gelen sonuçlar YüksekSeçim Kurulunca birleştirilir. Kullanılan toplam geçerli oy sayısına ilave edilir.Partilerin aldıkları oylar aynı şekilde diğer seçim kurullarından gelen oylarailave edilerek her partinin ülke genelinde aldığı geçerli oy miktarı bulunur.
Bu şekilde 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 33 üncümaddesine esas toplam oylar bulunmuş olur.
Her seçim çevresinde geçerli toplam oyu, gümrük seçimkurullarından gelen toplam oyun diğer seçim kurullarından gelen oylarabölünmesiyle elde edilen oranda artırılır. O seçim kurullarından gelen toplamrakamlar o seçim çevresinde aldıkları geçerli oylara ilave edilir. Böylece 2639sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 34 üncü maddesine esas seçim çevresindekullanılan geçerli toplam oy miktarı ve partilerin aldıkları toplam geçerli oymiktarı bulunur."
Anayasa'nın 67 nci maddesi de şöyledir:
"Madde 67 - Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygunolarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasifaaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, geneloy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetimi ve denetimi altındayapılır.
Seçimlerin ve halkoylamasının yapıldığı yılda, ay ve gün hesabakatılmaksızın, 20 yaşına giren her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasınakatılma hakkına sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir. Silah altında bulunaner ve erbaşlarla, askeri öğrenciler, ceza ve tevkif evlerinde bulunantutuklular ve hükümlüler oy kullanamazlar."
A - Anayasanın bu hükmünden de anlaşılacağı üzere vatandaşlarınhepsi seçme, seçilme ve halkoylamasına katılma hakkını kullanamaz. Ancak"kanunda gösterilen şartlara uygun" olanlar bu haklarınıkullanabilirler. Anayasanın kendisi bazı vatandaşların oy kullanmasınıyasakladığı gibi, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri HakkındaKanunun 34 üncü maddesi de : "Sandık seçmen listesinde yazılı olmayanseçmen oy veremez" demiş; bu hükmün devamı gereği ve koşutu olarak da aynıKanunun 35 inci maddesi ile; "yazını sırasında Türkiye sınırları dışındaoturmakta olanların seçmen kütüğüne yazımı aşağıdaki kurala uygun olarak YüksekSeçim Kurulu Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce yapılır" hükmüöngörülmüştür.
Sandık seçmen listesinde yazılı olmayan yurt içinde ve yurtdışındaki bütün seçmenler oy veremezken, yalnız 70 gün içinde gümrük kapılarındangeçen ve hemde yasanın 35 inci maddesindeki : "yurtdışında altı aydanfazla oturanlar, Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünün belirleyeceği yerlerdensağlıyacakları formu doldururlar. Bu formu bağlı oldukları yer konsolosununveya belirleyeceği memurun yanında imzalarlar" hükmüne aldırmayan,zamanında yasal görevini yapmayan, hakkını kullanmayan seçmenlere oykullandırılması suretiyle onların ödüllendirilmesi, kanımca çok açık ve büyükbir haksızlık, adaletsizlik ve eşitsizliktir.
B - Anayasa, seçme, seçilme., hakkım partilere değil, vatandaşlaratanımıştır. "Vatandaşlar... seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya birsiyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkınasahiptir." Burada "vatandaşlar" sözcüğü ile gerçek kişilerin ifade edildiği açıktır. Vatandaşların (adayların) ismini taşımayan, yalnızcasiyasi partilerin yer aldığı birleşik oy pusulasına oy verilmesini kabul etmek,Anayasanın öngördüğü seçme, seçilme hakkının kullandırılması sayılamaz...
C - "Gümrük kapılarında oy verme süresince sözlü ve yazılıseçim propagandası yapılamaz." hükmünün hiçbir faydası yoktur. Diğerseçmenler, bütün yurtta propagandanın kesildiği bir günde oylarını kullanırken,radyo, televizyon, gazete vs. hertürlü yayım vasıtası ve toplantılarla yoğunbir şekilde seçim propagandasının yapıldığı 70 günlük süre içinde gümrükkapılarından geçenlerin hem de çok belirli ve sınırlı bir kısmına oyverdirilmesi seçimin serbestlik ve eşitlik içinde olması ilkesiyle bağdaşmaz.
D - Hangi secim çevresine ait olduğu belli, olmayan, 70 gün süreile gümrük kapılarında toplanan oylarla, bütün yurtta ve seçim çevrelerinde,yalnız, partilerin aldıkları oy sayılarının ve oranlarının artırılması vedeğiştirilmesi, seçim çevrelerindeki seçmenlerin oylarına riayetsizlik,haksızlık ve eşitsizliktir.
Başlıca bu nedenlerle 28/3/1986 gün ve 3270 sayılı Kanunim 24 üncümaddesinin dava konusu "II" numaralı fıkrasının iptali gerektiğidüşüncesiyle kararın bu kısmına katılmıyorum.
Üye
Muammer Turan
KARŞIOYYAZISI
Esas sayısı : 1986/17
Karar sayısı : 1987/11
I. Siyasi partilerin seçimlere katılabilmelerinin koşullarınıbelirleyen 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 36. maddesi, dava konusuedilen 28/3/1986 günlü, 3270 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değiştirilerek, illerinen az yarısında teşkilat kurmuş olmak koşulu yerine illerin en az üçteikisinden fazlasında teşkilat kurmuş olmak koşulu getirilmiş, bir ildeteşkilatlanma merkez ilçesi dahil o ilin ilçelerinin en az üçte ikisindeteşkilat kurmayı gerektirir hükmüne yer verilmiştir.
Kuruluş bildiri ve belgelerini içişleri Bakanlığına vermekletüzelkişilik kazanan her siyasi partinin hiçbir koşul aranmadan yapılacakseçimlere girebilmelerini savunmak mümkün değildir. Siyasi faaliyette bulunmahakkı da diğer anayasal haklar gibi bir takım koşullara tabi tutulmuş, siyasipartilerin seçimlere girebilmeleri bakımından bazı niteliklerin varlığı gerekligörülmüştür. Aksi halin, seçimlerin düzenini, seçmen oylarının korunupdeğerlendirilmesini güçleştireceğinde ve meclislerin teşekkülünü olumsuz yöndeetkileyeceğinde kuşku yoktur.
Böyle sakıncalı bir sonuca meydan verilmemesi düşüncesiyledir ki*siyle ilgili dava konusu II. fıkrasının bütünüyle iptaline karar verilmesi*ğıyla mümkün görülmüştür. Burada önemli olan, aranan bu koşullarınniteliklerin siyasal faaliyetler açısından anayasal hakkın kullanımınıimkansızlaştıran veya büyük ölçüde zorlaştıran bir düzeyde olup olmadığıdır.
Hernekadar, illerin yarısında veya daha azında teşkilat kurmayeterli görülmeyip, dava konusu kuralla illerin en az üçte ikisinde teşkilatkurma koşulunun aranması ağırlaştırıcı bir neden olarak görülebilirse de,yalnız buna dayanılarak anayasal hakkın engellendiği, makul ölçülerin aşıldığıiddialarım ileri sürmek mümkün değildir. Çünkü siyasi bir kuruluş olaraküzerine düşen gayreti gösteren bir partinin seçimlere girmesi ne engellenmektene de kısıtlanmaktadır. Mademki siyasi partiler "Ülke çapında faaliyetgöstermek üzere teşkilatlanan tüzelkişiliğe sahip kuruluşlardandır, o halde buniteliklerinin gereğini yerine getirmek, dolayısıyla ülke çapındateşkilatlanmak zorunluğundadırlar. Tüzük ve programlarıyla toplumca benimsenenbir partinin, bu zorunluğu yerine getirmesi, seçimlere girebilmek için il veilçelerde yeterince teşkilatlanması da kolaylıkla mümkündür. Uygulamada"müteşebbis heyetler"in dahi bir il veya ilçede teşkilatlanmışsayılma açısından geçerli ve yeterli olduğu da düşünülecek olursa, dava konusumaddede öngörülen koşulun siyasi faaliyette bulunmayı, özellikle yapılacak seçimleregirmeyi kısıtlamadığı sonucuna varılacaktır.
Diğer taraftan, açık bir kısıtlama veya bariz bir engelleme sözkonusu olmadıkça, seçimlere katılabilmenin koşullarını belirlemek hususundayasakoyucunun tercih ve takdir hakkı bulunduğu da unutulmamalıdır.
Bu nedenlerle, milli iradenin sağlıklı biçimde oluşmasını mümkünkılmak düşüncesiyle getirilen ve bu haliyle demokratik toplum düzeniningereklerine de uygun olduğu anlaşılan dava konusu hükmün Anayasaya aykırıolmadığı sonucuna varılmış olmakla, istemin reddi yerine, iptale karar verilmişolmasına;
II. 26/4/1961 günlü ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri veSeçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 2234 sayılı Kanunla değişik 94. maddesi28/3/1986 günlü, 3270 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değiştirilerek yabancıülkedeki vatandaşların oy kullanmalarına olanak tanınmıştır. Gerçekten sayılarımilyonları bulan yurtdışındaki vatandaşlarımız bu anayasal haklarını senelerdirkullanamamaktadırlar. Anayasaya uygun bir düzenleme ile onlara bu imkanıntanınmasını bu nedenle yadırgamak mümkün değildir. Ne varki, dava konusu hüküm,gerek oy verme, gerekse oy emniyeti açısından bazı sakıncaları da beraberindegetirmektedir. Örneğin yurtdışındaki vatandaşlara, bağımsız adaylara oy vermehakkı tanınmamakta, bunun neticesi olarak da onların "Seçme" hakkı,bağımsız adayların ise "Seçilme" haklan kısıtlanmış olmaktadır. Diğerbir husus da, yurtdışındaki vatandaşların siyasi parti adayları henüz belliolmadan oy verme durumunda bırakılmış olmalarıdır. Seçimlerde oy, hernekadarsiyasi partilere verilmekte ise de, ilan edilen parti adayları oy vermeden öncebilinip tanınmaktadır. Oysa getirilen hükümle oy verme gününden yetmiş gün önceoy kullanabilmekte, parti adaylarının kesin listesi ise, 2839 sayılı Yasanın24. maddesi gereğince ancak seçimlerden 55 gün önce ilan edilebilmektedir. Budurumda da yabancı ülkedeki vatandaşlardan bir kısmı adayları henüzbelirlenmemiş partilere oy vermek zorunda bırakılmış olmaktadırlar.
Diğer taraftan, seçimlerde propaganda, seçmenlerin daha sağlıklıoy kullanabilmeleri düşüncesiyle oy verme gününden önceki gün saat 18'de sonaerdiği halde yabancı ülkedeki vatandaşlar propaganda süresince de oy kullanmakdurumunda kalacak ve yapılan propagandanın etkisiyle oylarını serbestçekullanma olanağından yoksun bırakılacaktır, hernekadar dava konusu hükümde"Gümrük kapılarında oy verme süresince sözlü ve yazılı seçim propagandasıyapılamaz" denilmekte ise de, bu yasak, radyo ve televizyonla yapılanpropagandayı ve bu amaçla basılmış gazetelerin dağıtılmasını engelleyemeyecektir.
Burada, önemli olan diğer bir nokta da, seçim emniyetidir. Gümrükkapılarında 70 gün süresince ve 24 saat müddetle oy kullanılabilecek ve oysandıklan 210 kez açılacaktır. Her sandık açılışı sonunda sadece busandıklardan çıkan oy zarflarının adedi ile oy kullanan seçmen miktarı vebunların birbirine uygunluğu bir tutanakla tesbit olunacak ve fakat 298 sayılıKanunun 98 ve bunu takip ederi maddelerinde ayrıntıları belirtilen oylarınsayımı ve dökümü işlemlerinin hiç biri sandık başında yapılmayacaktır.
Sandık başında, bu işlemlere karşı derhal ileri sürülmesi ve hemenarara bağlanması gereken itiraz ve şikayetler de bu durumda yapılamıyacak vesonuçta Anayasanın öngördüğü "açık sayım ve döküm" esası zedelenmişolacaktır. Seçim emniyeti açısından, oy zarfları ile tutanağı ihtiva edentorbaların ilgili seçim kurullarında yetmiş gün süreyle korunmasının da ciddibir sorun yaratacağı gözardı edilemez. Böylece, haklı bir nedene dayanmadandiğer sandık kurullarından farklı bir uygulamaya gidilmiş olacak ve bu halseçim emniyetinin ihlal edildiği kuşkusuna yol açacaktır.
Her seçimde, ileri sürülen şikayetler arasında "mükerreroy" kullandığı iddiaları büyük yekûn tutmaktadır. Dava konusu hükme göreyapılacak uygulama, bu yoldaki iddia ve şikayetlerin daha da çoğalmasına nedenolacaktır. Çünkü seçmen kütüklerine yazılıp yazılmama kolaylıkla saptanamayacakve bu arada kısıtlı ve kamu hizmetlerinden yasaklı olanların da oykullanmalarını önlemek mümkün olamıyacaktır.
Açıklanan bu nedenlerle, Anayasanın 67. maddesine aykırı olduğusonucuna varılan, 298 sayılı Kanunun 26/3/1986 günlü, 3270 sayılı Kanun iledeğişik 94. maddesinin yabancı ülkedeki vatandaşların oy vermesiyle ilgili davakonusu II. fıkrasının bütünüyle iptaline karar verilmesi gerekirken aksi yöndeoluşan çoğunluk kararına, karşıyım.
Üye
Selahattin Metin