ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı : 1987/3
Karar sayısı : 1987/13
Karar günü : 22/5/1987
R.G. Tarih-Sayı :18.09.1987-19578
İptal Davasını Açan : Cumhurbaşkanı
İptal Davasının Konusu : 19/2/1987 günlü, 3330 sayılı"26/4/1961 Günlü ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve SeçmenKütükleri Hakkında Kanunun 11, 12, 52, 64, 65 ve 66 ncı Maddelerinde DeğişiklikYapılması ve Bu Kanuna Bir Ek, İki Geçici Madde Eklenmesi HakkındaKanun"un 3. maddesiyle değiştirilen 293 sayılı Kanunun 3270 sayılı Kanunladeğişik 52. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi hükmünün Anayasa'nın 10.,31. ve 133. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptali istemidir.
II. İLGİLİ METİNLER :
A) YASA KURALLARI :
l - 19/2/1987 günlü, 3330 sayılı Yasanın iptali istenilenhükümleri de içeren 3. maddesi şöyledir :
"MADDE 3 - 26/4/1961 günlü ve 298 sayılı Seçimlerin TemelHükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 3270 sayılı Kanunla değişik 52nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ile son fıkrası aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
d) Yukarıdaki bentlerde belirtilen konuşmaların yapıldığı günlerindışında seçimlere katılan siyasi partiler TRT kurumunca usulüne göre tespitedilen reklam tarifelerine göre bedelini peşin ödemek şartıyla birinci fıkradabelirtilen tarihler arasında her biri bir dakikadan az olmamak ve toplam süresikırkbeş dakikayı geçmemek üzere ilâve konuşma yapabilirler. Siyasi partiler builâve konuşmalarını, ayrı zamanlarda yayınlanmak üzere televizyonun birdenfazla kanalına dağıtabilirler. Ancak, bir kanalda günde birden, toplam olarakda altıdan fazla konuşma yapılamaz. Siyasi partiler bu bent gereğinceyayınlanacak propaganda konuşmalarında, yaptıkları ve yapacaktan icraatı görüntülüolarak da verebilirler. Ancak, bu görüntülerde diğer partilere sataşma vehakaret kastı bulunamaz.
Oy verme gününden önceki yirmibirinci günden itibaren oy vermegününden önceki gün saat 18.00'e kadar TRT haber bültenlerinin siyasipartilerin seçim çalışmalarıyla ilgili bölümünde Yüksek Seçim Kurulunun eşitlikesasları dairesinde tespit edeceği süre ve kelime sayısı sınırları içindekalmak kaydı ile seçime katılan siyasi partiler tarafından verilecek metinleryayınlanır."
B) İLGİLI YASA KURALLARI :
26/4/1961 günlü, 298 sayılı Yasanın 3270 sayılı Yasanın 22.maddesiyle değişik 52. maddesinin yedinci fıkrası da şudur :
"Televizyonda seçime katılan siyasi partiler adına 2 ncifıkranın (d) bendi dışında yukarıdaki fıkralar gereğince yayınlanacak propagandakonuşmalarında Türk Bayrağı ile Yüksek Seçim Kurulunun tespit edeceği yereasılacak olan bu kurulun belirlediği büyüklükteki parti bayrağı ve konuşmayıyapan kişi dışında hiçbir görüntüye yer verilmez. Konuşmacılar, ceket giyme vekravat takmak zorundadırlar; bayanlar tayyör giyerler."
C) DAYANILAN ANAYASA KURALLARI :
1 - "X. Kanun önünde eşitlik
MADDE 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce,felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanunönünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlikilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
2 - "D. Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitlehaberleşme araçlarından yararlanma hakkı
MADDE 31 - Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzelkişilerininelindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayın araçlarından yararlanma hakkınasahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.
Kanun, 13 üncü maddede yer alan genel sınırlamalar dışında birsebebe dayanarak, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlereulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlarkoyamaz."
3 - "F. Radyo ve Televizyon idaresi ve kamuyla ilişkili haberajansları
MADDE 133 - Radyo ve televizyon istasyonları, ancak Devlet eli ilekurulur ve idareleri tarafsız bir kamu tüzelkişiliği halinde düzenlenir.
Kanun; Türk Devletinin varlık ve bağımsızlığını, ülkenin vemilletin bölünmez bütünlüğünü, toplumun huzurunu, genel ahlâkı ve Anayasanın 2nci maddesinde belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini koruyacak tarzdayayın yapmasını düzenler ve Kurumun yönetim ve denetiminde, yönetimorganlarının oluşturulmasında ve her türlü radyo ve televizyon yayınlarında tarafsızlıkilkesini gözetir.
Haber ve programların seçilmesi, işlenmesi, sunulması ve millikültür ve eğitime yardımcılık görevinin yerine getirilmesi, haberlerindoğruluğunun sağlanması esasları, organların seçimi, görev, yetki vesorumlulukları kanunla düzenlenir.
Yukarıdaki ikinci fıkra hükümleri, kamu iktisadi teşebbüsüniteliği taşıyan veya Devlet yahut diğer kamu tüzelkişilerinden mali yardımgören haber ajansları hakkında da uygulanır."
III. İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Orhan ONAR,Mahmut C. CUHRUK, Necdet DARICIOĞLU, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Muammer TURAN,Mehmet ÇINARLI, Selahattin METİN, Servet TÜZÜN, Mustafa GÖNÜL, Adnan KÜKNER veVural SAVAŞ'ın katılmalarıyla 17/3/1987 günü yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
IV. ESASIN İNCELENMESI :
Davanın esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi, iptali istenen yasaile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve ilgili öteki yasama belgeleriincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A - 3330 sayılı Yasanın 3. maddesiyle, 298 sayılı Yasanın dahaönce 3270 sayılı Yasa ile değiştirilen 52. maddesinin ikinci fıkrasının (d)bendi yeniden düzenlenip siyasi partilere aynı fıkranın (a), (b) ve (c)bentleri uyarınca radyo ve televizyondan parasız yararlanmanın yanı sıra paralıpropaganda olanağı da verilmiştir. Daha önce 3270 sayılı Yasa ile sağlanan buolanağa karşı Cumhurbaşkanı'nca Anayasa Mahkemesi'nde açılan iptal davasıincelenirken bu yeni düzenleme, yine Cumhurbaşkanı tarafından TBMM.'ne gerigönderilen 25/12/1986 günlü, 3328 sayılı Yasanın yeniden görüşülmesi sonundaşimdiki biçimini almıştır.
Bu sonuncu değişiklikle paralı konuşmaların alt sınırı birdakikaya indirilirken üst sınırı önceki düzenlemelerde olduğu gibi 45 dakikaolarak belirlenmiş, bu sınırlar içinde kalmak koşuluyla konuşma sayısısınırlanmamıştır. Yenilik olarak, bu bent uyarınca yapılacak konuşmaların ayrızamanlarda yayımlanmak üzere televizyonun birden fazla kanalına, bir kanaldagünde birden, toplam altıdan fazla olmamak koşuluyla, dağıtılabileceğiöngörülmüştür. Böylece bir siyasi parti günde ancak bir paralı konuşmayapabileceğinden günde altıdan fazla siyasi partinin paralı konuşma yapmasınaolur verilmemiştir. Öbür partilere sataşma ve hakaret kastı bulunmamasıistenilen konuşmalarında yaptıkları ve yapacakları işleri görüntülü olarakvermeleri, önceki düzenlemede olduğu gibi korunmuştur.
İnceleme, özetlenen dava dilekçesindeki savın dayandırıldığıAnayasa maddelerine göre yapılacaktır.
1 - Anayasa'nın 10. maddesi yönünden inceleme :
Parasız yararlanmaya ek olarak parasını ödeyerek görüntülüpropaganda yapmak olanağı akçalı yönden güçlü olan siyasi partileri ayrıcalıklıduruma geçirebileceği gibi Yasanın 52. maddesinin ikinci fıkrasında, parasızpropaganda için partilerin büyüklüklerini ölçü alan ve bu yönüyle oldukçaobjektif sayılabilecek ilkeyle partiler arasında kurulmak istenen dengeyi detersine çevirecektir. Demokratik siyasal yaşamın vazgeçilmez öğesi sayılansiyasi partilerin hepsi devlet için aynı değerde ve sıradadır. Birininöbüründen üstünlük ya da önceliği, yakınlık ya da uzaklığı asla söz konusudeğildir.
Öte yandan, ülkemizde radyo ve televizyon işletmeciliği devlettekelinde olduğundan bu araçlardan yararlanmada kamusal yararın üstüntutulacağında duraksamaya yer yoktur. Oysa, iptali istenilen düzenlemede,akçalı olanaklar, kamu hizmetinden daha çok yararlanmanın aracı durumunagetirilerek özel ve kişisel yarara öncelik tanınmıştır. Bu uygulama sonucu,kamuoyu, yansız, objektif ölçülerle değil, akçalı gücü fazla olan partileringörüşleri doğrultusunda yönlendirilmekle, siyasi partilerin kamuoyunu eşitbiçimde ya da hiç değilse güçleri oranında etkileme hakkı zedelenecektir.
Ayrıca, görüntülü propaganda olanağı iktidar partileri yararınasonuç verecektir. Muhalefet partilerinin yaptıkları işle iktidar partileriningörevleri ve iktidar olmaları nedeniyle yaptıkları iş arasında büyük farkolacaktır, iktidar partilerine avantaj sağlayacak uygulamanın tek yanlı yarardüşüncesinden kaynaklandığı, amacın bu olduğu açıktır. Oysa Anayasaya göreiktidar ve muhalefet partileri devlet katında eşdüzeydedir. iktidarla muhalefetarasında eşitsizlik yaratacağı kuşkusuz olan bu düzenlemenin eşitlik ilkesiylebağdaşmadığı bellidir. Eşitlik ilkesi, ortada haklı bir neden bulunmadıkçahiçbir kişiye, aileye, zümreye ya da sınıfa ayrıcalık tanınmasına mutlakengeldir. Kamu hizmetinde eşit davranış eşit yararlanma temel niteliktir. Haklıbir nedene dayanmayan bu düzenleme Anayasa'nın 10. maddesine aykırıdır.
2 - Anayasa'nın 31. maddesi yönünden inceleme :
"Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşmearaçlarından yararlanma hakkı" başlıklı bu maddenin gerekçesindebelirtildiği gibi "Radyo ve televizyonun devlet tekelinde bulunduğuülkelerde "anten hakkı" olarak adlandırılan bu araçlardan yararlanmahakkı sayesinde, devlet aracı, farklı düşünce ve kanaatlerin ifadesine yerveren farklı FİKİR ve kanaatler önünde tarafsız bir organ haline gelecektir.Devlet hizmetinden eşit yararlanma hakkının gereği de budur." Kişileryönünden 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Yasasına göre düzeltmeve cevap hakkı dışında genelde pasif nitelikte olan yararlanma hakkı siyasipartiler için aktif niteliktedir. Radyo ve televizyondan eşit yararlanma hakkı,kişilere siyasi görüşlerin olabildiğince objektif ölçü içinde yansıtılmasınıistemek hakkını tanımaktadır. Partilere ise, toplumdaki ağırlıkları oranındaseslerini duyurma olanağını sağlamaktadır. Bu anlayışa yabancı olan"para" öğesini 31. madde ile bağdaştırmak olanaksızdır. Parasıödenerek yapılacak 1-45 dakikalık propagandanın, ayrıca görüntülü olarakverilebilmesi dikkate alınırsa parası daha çok olan partilerin yararlanmaolanağı artmaktadır. Bu ise siyasi partilerin yararlanma olanağı artmaktadır.Bu ise siyasi partilerin devlet hizmetinden eşit yararlanma hakkınızedeleyeceği gibi kamuoyunun serbestçe oluşumunu da engelleyecektir. Kamuoyuoluşturmada "para" nın etkili bir araç olarak kullanılmasının vebunun yasa kuralı durumuna getirilmesinin anayasal dayanağı yoktur.
Ayrıca, muhalefet partilerinin durumları gereğigörüntüleyebilecekleri çok sınırlı çalışmalarına karşın iktidar partileriyaptıkları işleri görüntüleyeceklerinden kamuoyu serbestçe değil, iktidar partileriningörüşleri doğrultusunda, yaptıklarının ve yapacaklarının ağırlık kazandığı birortamda oluşacaktır. Devlet tekelindeki bir organda böyle bir uygulamayageçerlik tanımak olanaksızdır.
Propagandanın amacı, siyasi partiler yönünden kendilerini en iyibiçimde tanıtarak olabildiğince çok seçmenin oyunu almak, vatandaşlar yönündenise oyunu serbestçe ve en uygun biçimde kullanabilmesine olanak sağlayacakbilgilerle donatılmak olduğuna göre demokratik bir toplum düzeninde karşılıklıetkileşimin oluşturduğu olumlu ortamın her türlü olumsuz etkiden korunmasıgerekir. Tersine uygulamalara yasa yoluyla geçerlik tanınması asla uygunkarşılanamaz. Kitle haberleşme araçları alanında devlet işletmeciliğinin kabuledildiği ülkelerde oyları etkileme sonucunu doğuracak paralı propagandanınbenimsenmemesine bu tür kaygıların neden olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, paralı propagandaya ilişkin hükümler Anayasanın 31.maddesine aykırıdır.
3 - Anayasa'nın 133. maddesi yönünden inceleme :
Radyo ve Televizyon Kurumu'nün yönetim ve denetiminde, yönetimorganlarının oluşturulmasında, her türlü radyo ve televizyon yayınlarında, bumaddeyle gözetileceği öngörülen tarafsızlık ilkesine uyulması anayasalzorunluluktur. Bu ilkeye aykırı düşecek uygulamaları Anayasaya uygun bulmakolanağı yoktur. 298 sayılı yasanın değiştirilmesiyle kabul edilen paralıpropaganda, tarafsızlık ilkesiyle çelişir niteliktedir. Tarafsızlık ilkesininözünü oluşturan öğelerden biri olan ve çeşitli görüşlere nicelik ve niteliklerigözetilerek aynı ölçüde yayın süresi ayrılmasını öngören denge öğesini önemlibiçimde zedeler. Propaganda süresini bundan sağlanacak kamusal yararıngerektirdiği denge öğesi yerine, akçalı gücün belirlemesi bu sonucu verecek,böylece TRT Kurumu kamusal yararın baskın olduğu siyasi propaganda alanındayansızlığını yitirmiş olacaktır. Oysa, devlet tekelindeki Radyo ve Televizyonkuruluşları kamusal nitelikteki hizmetlerinde denge ilkesini uygularken,kamusal yararlar yönünden tartışma götürmez bir taraftır. Anayasal ilkeler sözkonusu olduğunda Kurumun bunlardan yana tarafsız 'kalması düşünülemez. Anayasalilkeler ve üstün kamusal değerler bakımından Kurumun taraflılığı en idealtarafsızlıktır. Anayasa'nın 31. ve 133. maddelerinin içerikleri tarafsızlıkilkesine verilen önemin kanıtlan ve kaynaklarıdır.
Öte yandan, yayın hizmetinin belli kişi ve kuruluşlara sunulmasıyalnız tarafları değil kamuoyunu da ilgilendirdiğinden, paralı propagandakonusu devletten sıradan bir hizmetin satın alınması niteliğindedeğerlendirilemez. Bu nedenlerle, Anayasa'nın kurumsal yarar ilkesinibenimsediği bir konuda, bunu zedeleyecek nitelikte paralı propaganda türündenticari ilişkilere olur vereceği düşünülemez. Nitekim 2954 sayılı Yasanın 26.maddesinde de siyasi partilerin reklâm yayınlarından yararlanamayacaklarıaçıklığına yer verilmiştir. Anılan bu maddenin ikinci fıkrası ayrıca,yasaklanan siyasi propaganda türlerini de belirtmiştir. Tarafsızlık ilkesininkorunmasını amaçlayan bu düzenleme, Anayasa buyruğuna uyulma özeniniaçıklamaktadır. Radyo ve televizyon konusunda devlet işletmeciliğini benimseyenülkelerde paralı propagandaya rastlanmaması da bu kanıyı doğrulamaktadır.
Propaganda süresinin gün olarak kısaltılması da paralı propagandaiçin bir gerekçe oluşturamaz. Parasız propagandanın süresini uzatmak ya dakısaltmak yasakoyucunun takdirine bırakılmış bir konudur. Bu nedenle ortadayasakoyucu paralı propagandaya yönelten haklı bir neden bulunmamaktadır.Düzenleme Anayasa'nın 133. maddesine de aykırıdır.
Bu durumda, 298 sayılı Yasanın 52. maddesinin 3270 sayılı Kanunladeğişik ikinci fıkrasının (d) bendini değiştiren 3330 sayılı Yasanın 3. maddesiiptal edilmelidir.
B - 298 sayılı Yasanın 52. maddesinin ikinci fıkrasının (d)bendinin iptal edilmesi, sözü edilen 52. maddenin 3270 sayılı Yasa iledeğiştirilen yedinci fıkrasının ilk satırında yer alan "... 2 nci fıkranın(d) bendi dışında ..." sözcüklerinin uygulanma yeteneğini yitirmesine yolaçtığından bu sözcüklerin de 10/11/1983 günlü, 2949 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesinin ikinci fıkrasıuyarınca iptali gerekmektedir.
V. SONUÇ :
19/2/1987 günlü, 3330 sayılı "26/4/1961 günlü ve 298 sayılıSeçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 11, 12, 52, 64,65 ve 66 ncı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Bir Ek, İki GeçiciMadde Eklenmesi Hakkında Kanun"un :
1 - 26/4/1961 günlü ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri veSeçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 3270 sayılı Kanunla değişik 52. maddesininikinci fıkrasının (d) bendi ile son fıkrasını değiştiren 3. maddesinindeğiştirerek düzenlediği (d) bendi hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğuna veiptaline oybirliğiyle;
2 - (d) bendinin iptal edilmesi, 26/4/1961 günlü, 298 sayılıKanunun 3270 sayılı Kanunla değişik 52. maddesinin yedinci fıkrasının ilksatırında yer alan "... 2 nci fıkranın (d) bendi dışında ..."biçimindeki ibarenin uygulanma olanağını yitirmesi sonucunu doğurduğundan buibarenin de 10/11/1983 günlü, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesinin ikinci fıkrası uyarıncaiptaline oybirliğiyle;
22/5/1987 gününde karar verildi.
Başkan
Orhan ONAR
Başkanvekili
Necdet DARICIOĞLU
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Muammer TURAN
Üye
Mehmet ÇINARLI
Üye
Selahattin METİN
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
Vural SAVAŞ