ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1987/33
Karar Sayısı:1988/15
Karar Günü:1.6.1988
R.G. Tarih-Sayı:20.08.1988-19905
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Çatalca 1. Kadastro Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : Anayasa'nın 10., 35., 44., 169. ve 170.maddelerine aykırı olduğu nedeniyle 21.6.1987 günlü, 3402 sayılı KadastroKanunu'nun 14., 17., 45. ve 46. maddelerinin kimi hükümlerinin iptaliistemidir.
I-OLAY :
Özel orman iken 4785 sayılı Yasa uyarınca devletleştirilerektapulu devlet ormanı olan yer içinde 16300 m2 yüzölçümündeki 1082 no.lutaşınmaz, 1979 yılında tamamlanan tapulama çalışmaları sırasında orman olduğuiçin tesbit dışı bırakılmış, Drman Kadastro Komisyonu'nun, 6831 sayılı OrmanKanunu'nun 1744 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi gereğince aldığı ve22.12.1982 de kesinleşen kararıyla Hazine adına orman dışına çıkarılmasınedeniyle 21.11.1985 günlü tapulama tutanağıyla Hazine adına tesbit edilmiş,tutanağın "beyanlar" bölümünde zilyed olduğuna ilişkin şerh bulunandavacılar bu tesbite itirazlarının Tapulama Komisyonu'nca reddedilmesi üzerinetapu kaydına ve zilyedliğe dayanarak 24.3.1986 da Tapulama Mahkemesi'nde davaaçarak Hazine adına yapılan tesbitin kaldırılmasını ve taşınmazın kendiadlarına tescilini istemişlerdir. "Tapu kayıtlarının bulunduğu"savıyla bir yurttaş davaya müdahale etmiş, deliller toplanıp keşif yapıldıktansonra, 14.10.1987 günlü duruşmada davalı Hazine vekili, davada uygulanacak10.10.1987 de yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14., 17., 45. ve46. maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmesi üzerine bu savı ciddibulan yerel mahkeme, Anayasa'nın 152. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi'nebaşvurarak iptali istemiştir.
III- YASA METİNLERİ :
İptali istenen Yasanın, ilgili yasaların ve Anayasa'nındayanılan kuralları da yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararına alınanmaddelerdir.
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nun 8. maddesi uyarınca Orhan ONAR,Mahmut C.CUHRUK, Necdet DARICIOĞLU, Yekta Güngör ÖZDEN, Muammer TURAN, MehmetÇINARLI, Selâhattin METİN, Servet TÜZÜN, Mustafa ŞAHİN, Adnan KÜKNER ve VuralSAVAŞ'ın katılmalarıyla 3.12.1987 günü yapılan ulk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, sınırlamasorununun esasla birlikte düşünülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V-ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, başvurma kararı ve ekleri,Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülen yasa ve ilgili yasa kuralları ve itirazadayanak yapılan Anayasa maddeleri, bunların gerekçeleri ve öbür yasamabelgeleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A- İtirazın sınırlandırılması :
Yerel mahkeme, 3402 sayılı yasanın üç maddesinin kimihükümlerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur. 46. maddenindoğrudan iptali istenmemiştir. bakılmakta olan davada 14., 17. ve 45.maddelerin tümüyle uygulama alanına girip girmediği sorununun çözümü ilkinceleme kararıyla, esas inceleme evresine bırakıldığından, önce sınırlamakonusu üzerinde durulmuştur.
İtiraz eden mahkemece dava nedeni yapılarak iptali istenen 14.maddenin birinci fıkrasında, "Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanıiçinde bulunan toplam yüzölçümü ... 100 dönüme kadar" hükmünden başka,"kuru toprakta" sözcükleri de bulunmaktadır. Davada tescili istenilentaşınmazlar, sınırsızdır. Fıkranın dava konusu "Tapuda kayıtlı olmayan veaynı çalışma alanı içinde bulunan toplam yüzölçümü ... dönüme kadar"ibareleri, dava dışındaki sulu yerleri de kapsamakta, fıkranın tümüne anlamvermekte, her durumla ilişkili bulunmaktadır. Örneğin, "dönüme Kadar"sözcükleri, sulu araziler için de kullanılmaktadır. Başvuru kararına göre,yerel mahkemenin yalnızca "kuru toprakta 100 dönüme kadar" ibaresininiptalini istediği anlaşılmaktadır. Bu sonucu sağlamak için, incelemenin"... kuru toprakta 100 ..." belirlemesiyle yapılması uygun ve yeterliolacaktır. Öbür sözcükler, fıkranın dava edilmeyen hükümleriyle birlikte dekullanılacaklardır. Onların iptali amaç dışına çıkmaya neden olacağı gibifıkranın kalan bölümünü anlamsız duruma düşürecektir. Bu nedenle 14. maddeyönünden inceleme "... kuru toprakta 100 ..." ibaresiyle sınırlıolarak yapılmalıdır.
Yasanın 45. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının bakılmaktaolan davada uygulanacak kural oldukları açıktır. 6831 sayılı Yasayla değişik 2.maddesine göre orman dışına çıkarma işlemlerini yapan Orman KadastroKomisyonları taşınmazı Hazine adına orman dışına çıkarmaktadırlar. Bu aşamadaHazine adına tapu kaydı çıkmamış olduğundan bu yerlerin zilyetlikle iktisabıolanaklıdır. Dava konusu 45. maddenin birinci fıkrası, bu olanağı tanıdığıyerler olarak, kapsadığı yerleşim alanları ile tarım arazilerini saymaktadır.Fıkra, tesbit koşulları ve zilyetlik süresiyle bir bütünlük taşıdığı, fıkradakiibareler birbirini tamamladığı ve birbirinden ayırmak anlamsızlık yaratacağıiçin tümüyle incelenmelidir.
Ancak, maddenin üçüncü fıkrası, itiraz nedeni olan "tapuluyerler" dışında, iskân suretiyle ya da toprak dağıtım yoluyla verilenyerleri de kapsamaktadır. Mahkemenin bakmakta olduğu davaya konu yerlerarasında böyle yerler yoktur. Fıkranın tümüyle incelenmesi ve iptali amaç dışısonuçlar doğuracaktır. Oysa, "... tapulu yerlerle ..." ibaresiylesınırlı bir inceleme itiraza, iptal istemine daha uygun düşecek, olası iptaldurumunda da fıkranın kalan bölümünde bir anlam düşüklüğü olmayacaktır.İnceleme, üçüncü fıkradaki "... tapulu yerlerle ..." ibaresiylesınırlı yapılmalıdır.
B- 3402 sayılı Yasanın 14. Maddesinin Anayasa'ya AykırılığıSorunu :
İnceleme, sınırlama kararı gereğince, bu maddenin birinci fıkrasındaki"... kuru toprakta 100 ..." ibaresiyle sınırlı olarak yapılacaktır.
1- Anayasa'nın 44. maddesi yönünden inceleme :
Mülkiyetin, zamanaşımı ile kazanılmasının niteliği, koşulları,gerekleri, tarihsel gelişimi ve sınırlandırılması, toprak reformu ilgisiyle deele alınarak Anayasa Mahkemesi'nin kimi kararlarında ayrıntıya varacakgenişlikte açıklanmıştır. Madde, gerçekte zilyedi adına tescil edilecektaşınmazlarda yüzölçümü sınırlaması getirmemiştir. Öngörülen sınırlama, tescilisteyen kimsenin bu savının kanıtlanmasını, 100 dönümü aşan taşınmazlaryönünden daha güç koşullara bağlamaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin 19.6.1968günlü, Esas: 1966/19, Karar: 1968/25 sayılı kararında da belirtildiği gibi, hakdoğuran asıl hüküm, "Tapuda kayıtlı olmayan bir taşınmaza çekişmesiz vearalıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyed bulunmasına ilişkinkısımdır. Maddede sayılan ispat belgeleri ise bu şartları taşıyan birzilyedliğin var olup olmadığına kanaat getirebilmesi için geçerli sayılmışbelge ve kayıtlardır." Anayasa Mahkemesi'nin 3.7.1980 günlü, Esas:1980/16, Karar: 1980/47 sayılı kararı da "Belli miktardaki büyük toprakalanını zilyedlikle kazanma davasında, dayanılacak kanıtların inandırıcıolmasına önem verilerek sadece bunların sınırlaması yapılmıştır. Zilyedliğinyasada gösterilen inandırıcı kanıtlarla belgelendirilmesi durumunda miktarsınırlaması yoktur" diyerek aynı görüşü pekiştirmiştir.
İtiraz eden mahkeme, bu 100 dönümlük sınırlamanın 766 sayılıTapulama Yasası'nın 33. maddesinde olduğu gibi 50 dönüm olması gerektiğiniileri sürmektedir. Sözü edilen 766 sayılı Yasa, 1617 sayılı Yasayladeğiştirilmeden önce de bu sınırlama yine 100 dönüm idi. İncelenen Yasanınyapmak istediği, Anayasa'nın 44. maddesinde belirtilen "... toprağın genişliğinitesbit ..." değildir. Taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı ile zilyediadına tescili kabul edildiğinde, mâkul, kabul edilebilir ölçüler içinde nekadarının, hangi yöntemle ve ne biçimde kanıtlanmış sayılacağının takdiriyasama organının yetkisindedir. Anayasa'da tersini gösteren, bağlayıcı veyasama organını sınırlayıcı bir kural yoktur. 14. maddenin ileride yapılacaktoprak reformuna etkisi de doğrudan değil, dolaylı yoldan olduğu için sözkonusu ibarenin Anayasa'nın 44. maddesine aykırılığı görülmemiştir.
2- Anayasa'nın 10. maddesi yönünden inceleme :
Yerel mahkeme, daha önce tapulama işlemlerinin tamamlandığıbölgelerde 50 dönüm uygulamasının kesinleştiğini, bunun da eşitsizlikyarattığını öne sürmüştür. Bir hakkın kanıtlanmasını kolaylaştırıcı hükümler getirenyasa, yürürlükte bulunduğu zaman diliminde ve kendisinden kaynaklanannedenlerle Anayasa'nın 10. maddesindeki ve benzeri gereklerle ayırım yapıyor,farklı uygulamaya yol açıyorsa eşitlik ilkesine aykırı sayılabilir. Tersinedüşünülürse, bu tür yasaların ülkenin gereksinimleri doğrultusundadeğiştirilmesi olanağı kalmaz. Fıkranın getirdiği farklı uygulama Anayasa'nın10. maddesinde yazılı ya da onlara benzer nedenlerle yapılan bir ayırımolmadığı gibi, kendilerine daha fazla taşınmazı tescil ettirme olanağı verilenkişilere de bir imtiyaz tanınmamıştır.
Açıklanan nedenlerle itiraz reddedilmelidir.
C- 3402 sayılı Yasanın 17. Maddesinin Anayasa'ya Aykırılığısorunu :
Bu madde, orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altındaolan yerler hakkında uygulanacak bir maddedir. İtiraz yoluna başvuranmahkemece, davada 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin birinci fıkrasıuygulanırken dava konusu yerin ihya edilip edilmediği araştırılmayacaktır. İhyaedilmiş olsun ya olmasın, aranan öbür koşullar varsa zilyed adına tescilyapılacağına ve davacı da ihya savına dayanmadığına göre, 17. maddenin birincifıkrasının bakılmakta olan davada olumlu ya da olumsuz uygulanması söz konusudeğildir.
Dava konusu kural, uygulanacak yasa maddesi kabul edilipincelenerek Anayasa'ya aykırı bulunursa, dava konusu yerler orman dışınaçıkarılmadan önce orman sayıldıklarından, orman sayılan yerlerin ihyasınaolanak tanımayan bu kural, ormanların ihya yoluyla kazanılamayacağıgerekçesiyle iptal edilmiş olur ki bu olanaksızdır. Çünkü, davada, öncesi ormanolmayan yer yoktur. Fıkra, davada uygulanacak hüküm olmadığından itiraz,başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmelidir.
Muammer TURAN, bu görüşe katılmamıştır.
D- 3402 sayılı Yasanın 45. Maddesinin İkinci ve Dördüncü FıkralarınınAnayasa'ya Aykırılığı Sorunu :
1. Orman Yasasının 3302 sayılı Yasayla değişik 2. maddesinegöre, Hazine adına gerçekleştirilen orman dışına çıkarma işlemi evresindeHazine adına tapu kaydı kurulmadığından orman dışına çıkarılan yerlerinzilyedlikle edinilmesi olanaklıdır. Dava konusu 45. maddenin ikinci fıkrası iseorman kadastrosu yapıldıktan sonra kesinleşmiş bir tesbit ya da tescilinvarlığı durumunda uygulanacaktır. Dava konusu olayda böyle bir durum söz konusudeğildir. Orman dışına çıkarma işlemi kesinleştikten sonra, TapulamaKomisyonu'nca bu yerin Hazine adına tesbit edilmesi üzerine mahkemeyebaşvurularak dava açılmıştır. Yasanın 33. maddesinin üçüncü fıkrasındabelirtilen maddeler arasında bulunmayan 45. maddenin birinci fıkrasının her yerdeuygulanmasını sağlamak için konulan ikinci fıkranın davada uygulanmasıdüşünülemez. Bu fıkra, itaraz edilmeden kesinleşen bir tesbite ya da kendisitaraf gösterilmeden alınmış bir tescil kararına karşı dava açan kimse hakkındabirinci fıkranın uygulanmasını sağlamaya yöneliktir. Mahkemenin elindekidavada, kesinleşmiş tesbite itiraz edildiği için birinci fıkra uygulanacaktır.Bu davada ikinci fıkra uygulanacak kural niteliğinde değildir.
2. Orman Yasası'nın 2. maddesine göre Orman KadastroKomisyonu'nun aldığı bir karara karşı mahkemeye başvurulmadığına, ormankadastrosu kesinleştiğine göre 45. maddenin dördüncü fıkrasının da davadauygulanma olanağı bulunmamaktadır. Mahkemenin elindeki iş, tapulama tesbitineitiraz davasıdır. Davaya konu dördüncü fıkra ise, 6831 sayılı Orman Yasası'nın2. maddesinin (B) bendinin uygulanmasını sağlayan bir hükümdür. Bu davadauygulanacak kural değildir.
Açıklanan nedenlerle 3402 sayılı Yasa'nın 45. maddesinin ikincive dördüncü fıkraları uygulanacak kural niteliğinde olmadığından, iptallerineyönelik itiraz, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmelidir.
Muammer TURAN, bu görüşe katılmamıştır.
E- Yasanın 45. Maddesinin Birinci ve Üçüncü FıkralarınınAnayasa'ya Aykırılığı sorunu :
1. Maddenin fıkralarına ilişkin sınırlama nedenleri yukarıdaaçıklanmıştır.
2. Sınırlama kararı gereğince incelenen Yasanın 45. maddesinin :
a. Birinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü, Esas:1987/31, Karar: 1988/14 sayılı kararıyla iptal edildiğinden aynı konuda yenidenkarar verilmesine gerek yoktur.
b. Üçüncü fıkrasındaki "... tapulu yerlerle ..."ibaresi, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü, Esas: 1987/31, Karar: 1988/13sayılı kararıyla iptal edildiğinden aynı konuda yeniden karar verilmesigereksizdir.
F- 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin birinci fıkrasının iptali,ikinci fıkranın uygulanmaması sonucunu doğurduğu için 2949 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesigereğince bu fıkra da yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü,Esas: 1987/31, Karar: 1988/13 sayılı kararıyla iptal edildiğinden bu konuda dayeni bir karar verilmesi gerekmemektedir.
VI- SONUÇ :
21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun,
A- 14. maddesine ilişkin esas incelemenin, birinci fıkrasındaki"... kuru toprakta 100 ..." ibaresiyle sınırlı olarak,
B- 45. maddesine ilişkin esas incelemenin birinci fıkrasınıntümüyle, üçüncü fıkrasındaki "... tapulu yerlerle ..." ibaresiylesınırlı olarak yapılmasına oybirliğiyle,
C- İtiraz konusu 14. maddesinin, sınırlama kararı gereğinceincelenen birinci fıkrasındaki ^... kuru toprakta 100 ..." ibaresininAnayasa'ya aykırı olmadğına ve itirazın reddine, oybirliğiyle,
D- 17. maddesinin birinci fıkrasının davada uygulanacak hüküm olmadığınave itirazın başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, MuammerTURAN'ın karşıoyu ve oyçokluğuyla,
E- 45. maddesinin :
1- İkinci ve dördüncü fıkraları davada uygulanacak hükümniteliğinde olmadığından başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine,Muammer TURAN'ın karşıoyu ve oyçokluğuyla,
2- Sınırlama kararı gereği incelenen,
a. Birinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü, E:1987/31, K: 1988/13 sayılı kararıyla iptal edilmiş olduğundan aynı konudayeniden karar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle,
b. Üçüncü fıkrasındaki "... tapulu yerlerle ..."ibaresi, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü E: 1987/31, K:1988/13 sayılıkararıyla iptal edilmiş olduğundan aynı konuda yeniden karar verilmesine yerolmadığına oybirliğiyle,
F- 45. maddesinin ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988günlü, E: 1987/31, K: 1988/13 sayılı kararıyla iptal edilmiş olduğundan aynıkonuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle,
1.6.1988 gününde karar verildi.
Başkan
Mahmut C. CUHRUK
Başkanvekili
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Necdet DARICIOĞLU
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Muammer TURAN
Üye
Mehmet ÇINARLI
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
Adnan KÜKNER
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
KARŞIOY YAZISI
Esas Sayısı:1987/33
Karar Sayısı:1988/15
İhtilâflı taşınmazın 4785 sayılı Kanuna göre 1945 yılındadevletleştirilen ve ekim/1952 de 21 sayı ile tapu kütüğüne tescili yapılan3042000 metrekare olan Domuz ormanı alanı içinde kaldığı; 1982 yılında ormansınırı dışına çıkarıldığı dava dosyasındaki belgelerden anlaşılmaktadır.
İtiraza vesile olan olayda davacı ve müdahiller mezkûr taşınmazıtapu ve vergi kayıtlarına binaen ezelden beri ellerinde bulundurduklarını, imarve ihya ettiklerini belirtmişler; yerel ve fenni bilirkişiler davacı vemüdahillerin iddiasını kısmen teyit ve tevsik etmişler; Mahkeme de itirazbaşvurusunda: "Bu davada yine 3402 sayılı Yasanın 17 nci maddesi deuygulanacaktır. Çünkü ..." dedikten sonra geniş bir açıklama ve gerekçeyazmıştır.
Bu durum karşısında, Anayasa Mahkemesi'nin, olay mahkemesi veyatemyiz mercii yerine geçercesine, 3402 sayılı Yasanın 17 nci maddesinin,uygulanacak madde olmadığını belirterek, bu maddeye ait itirazı esastaninceleme dışında tutmasını doğru bulmuyorum.
Aynı nedenlerle, 3402 sayılı Yasanın 45 inci maddesinin ikincive dördüncü fıkralarına yapılan itirazın esastan incelenmeksizin "davadauygulanacak hüküm niteliğinde olmadığından başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle reddine" biçimindeki çoğunluk kararına da katılmıyorum.
Üye
Muammer TURAN