ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1988/28
Karar Sayısı : 1988/24
Karar Günü : 28.6.1988
R.G. Tarih-Sayı :20.08.1988-19905
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 1.3.1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun403. maddesinin son fıkrasının Anayasa'nın 11. maddesinin son fıkrası ile 38.maddesinin yedinci fıkrasına aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemidir.
I- OLAY :
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı'ncadüzenlenen iddianame ile haklarında kamu davası açılarak 4.11.1987-19.11.1987tarihlerinde "Teşekkül vücuda getirmek suretiyle eroin imal etmek"suçunu işlediği öne sürülen sanıkların Türk Ceza Kanunu'nun 403. maddesininbirinci, ikinci, beşinci bentleriyle son fıkrası ve 404. maddesinin son fıkrasıile 31., 33., 36. ve 40. maddeleri uyarınca cezalandırılması istenmiş,yargılamanın 13.5.1988 günlü 6. oturumunda söz alan Cumhuriyet Savcısı, TürkCeza Yasası'nın 403. maddesinin son fıkrasının Anayasa'nın 152. maddesi gereğincekonunun Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi düşüncesini açıklamış, mahkeme buaykırılık savını ciddi görerek aynı günlü duruşmada aldığı kararla Türk CezaKanunu'nun 403. maddesinin sonfıkrasının, Anayasa'nın 38. maddesinin yedinci ve11. maddesinin son fıkrasına aykırı olduğu kanısıyla itiraz yolunabaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ :
A- İPTALİ İSTENEN YASA KURALI :
"Madde 403 (Değişik).- 1. Uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veyaruhsata aykırı olarak imâl, ithal veya ihraç veyahut bu fiillere teşebbüsedenler on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası ile birlikte istihsalmıntıkaları dışında ve polis teşkilatı bulunan kaza merkezlerinden birindeinfaz edilmek ve bu müddet içinde emniyeti umumiye nezareti altındabulundurulmak üzere üç seneden beş seneye kadarsürgün ve uyuşturucu maddeninher gram veya küsûru için on lira ağır para cezası ile cezalandırılır. Şu kadarki, hükmedilecek para cezası bin liradan aşağı olamaz.
2. Yukarıdaki bentte gösterilen uyuşturucu madde eroin, kokain,morfin, baz morfin veya esrar ise faile müebbet ağır hapis cezası verilir.
3. Uyuşturucu maddeleri memleket içinde ruhsatsız veya ruhsataaykırı olarak satanlar veya satışa arz edenler veya satın alanlar veya yanındayâhut başka bir yerde bulunduranlar veya sevk veya nakledenler veya bunlarınalınıp satılmasına veya devrine veya her ne suretle olursa olsun tedarikinevasıta olanlar, beş seneden az olmamak üzere ağır hapis cezası ile birlikteistihsal mıntıkaları dışında ve polis teşkilatı bulunan kaza merkezlerindenbirinci infaz edilmek ve bu müddet içinde emniyeti umumiye nezareti altındabulundurulmak üzere iki seneden beş seneye kadar sürgün ve uyuşturucu maddeninher gram veya küsûru için on lira ağır para cezası ile cezalandırılır. Şu kadarki, hükmedilecek para cezası beşyüzliradan aşağı olamaz.
4. Eğer geçen bentteki fiil eroin, kokain, morfin, baz morfin veyaesrara taallûk ederse ağır hapis cezası on seneden ağır para cezası onbinliradan eksik olamaz.
5. Yukarıdaki bentlerde yazılı cürümleri işlemek maksadı ileteşekkül vücuda getirenlerle, bu teşekkülleri idare edenlere veya bunlara dahilolanlara beş seneden az olmamak üzere ağır hapis cezası verilir.
İki ve daha ziyade kimselerin bu cürümleri işlemek içinanlaşmaları teşekkül sayılır.
Cürmün; teşekkül vücuda getirenlerle idare edenler veya buteşekküle dahil bulunanlar tarafından işlenmesi halinde birinci, üçüncü vedördüncü bentlerde yazılı cezalar bir misli artırılarak hükmolunur. İkincibentteki halde faillere idam cezası verilir.
6. Birinci, üçüncü ve dördüncü bentlerde yazılı cürümler bucürümleri meslek, san'at veya maişet vasıtası haline getirenlerle aralarındaanlaşma ve irtibat olmaksızın iki veya daha ziyade kimseler tarafından topluolarak işlenirse, hükmolunacak cezalar yarı nisbetinde artırılır. İkinci benttegösterilenhalde idam cezası verilir.
7. Onsekiz yaşını bitirmeyen küçükleri veya ceza ehliyetini haizbulunmayanları birinci, üçüncü ve dördüncü bentlerde yazılı cürümleri işlemektekullanan kimseler hakkında asıl fail için tertip olunacak ceza altıda birnisbette arttırılır ve ikinci bentteki halde idam cezası verilir.
Birinci, ikinci bentlerle beşinci, altıncı ve yedinci bentlerinidam cezası tertip veya bu cezalar yerine başka bir ceza tayin olunduğuhallerde failin bilcümle menkul ve gayrimenkul mallarının müsaderesine dahihükmolunur"
B- DAYANILAN ANAYASA KURALLARI :
1. "MADDE 38.- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunankanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçuişlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir cezaverilemez.
Suç ve zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda dayukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiçkimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan birbeyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
Genel müsadere cezası verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran birmüeyyide uygulayamaz. Silahlı kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunlaistisnalar getirilebilir.
Vatandaş suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez."
2. "MADDE 11.- Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargıorganlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temelhukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz."
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nun 8. maddesi gereğince Mahmut C.CUHRUK, Yekta Güngör ÖZDEN, Necdet DARICIOĞLU, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, MehmetÇINARLI, Servet TÜZÜN, Mustafa GÖNÜL, Mustafa ŞAHİN, Mehmet Şerif ATALAY, İhsanPEKEL ve Selçuk TÜZÜN'ün katılmalarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında,iptali istenilen maddenin Anayasa Mahkemesi'nce daha önce iptal edilmiş olmasıkarşısında dosyada eksiklik bulunup bulunmadığı üzerinde durulmayarak esasageçilmesine oybirliğiyle karar verilerek ilk inceleme raporu, itiraz konusuylailgili dava dosyası ve ekleri, iptali istenen yasa ve dayanılan Anayasakurallarıyla gerekçeleri, bunlarla ilgili ve öbür yasama belgeleri okunduktansonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A- GÖREV VE YETKİ SORUNU :
1- Anayasa Mahkemesinin Görev ve Yetkisi :
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından itiraz yoluyla Mahkememizegönderilen işin incelenmesi Anayasa'nın 148. ve 2949 sayılı Yasa'nın 18.maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkisiiçine girmektedir.
2- Başvuran Mahkemenin Görev ve Yetkisi :
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesi uyarınca birdavaya bakmakta olan mahkeme, o dava nedeniyle uygulanacak bir yasa ya da kanunhükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse, iptalleri içinAnayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak, bir mahkemenin AnayasaMahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış ve görevine girenbir davanın bulunması ve iptali istenen yasa kuralının o davada uygulanacakkural olması gerekmektedir.
Olayda anılan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ayrı ayrıincelendiğinde:
a) Davanın yöntemince açılıp açılmadığı sorunu :
Gönderilen dava dosyasının incelenmesinden; yapılan hazırlıksoruşturması sonucunda, "teşekkül vücuda getirmek suretiyle eroin imalettikleri" anlaşılan sanıklar hakkında Diyarbakır Devlet Güvenlik MahkemesiCumhuriyet Savcılığı'nca 23.11.1987 günlü, 1987/115 esas sayılı iddianame ileTCK'nun 403. maddesinin 1., 2., 5. bentleriyle son fıkrasının, 31., 33., 36.,40. maddelerinin, sanıklardan biri hakkında da TCK'nun 404. maddesinin sonfıkrasının uygulanması isteğiyle kamu davası açıldığı ve bu durumuyla davanınaçılışında herhangi bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
b) Davanın mahkemenin görev ve yetkisine girip girmediği sorunu :
16.6.1983 günlü, 2845 sayılı, Devlet Güvenlik MahkemelerininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 9. maddesinin birincifıkrasının (b) bendinde, TCK'nun 403. maddesinde belirtilen ve teşekkül vücudagetirmek suretiyle işlenen suçlarla ilgili davalara bakmanın Devlet GüvenlikMahkemelerinin görevleri arasında sayılmış olması ve aynı Yasanın 2. maddesiuyarınca suçun, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin yargı çevresi içindeişlenmiş bulunması nedeniyle Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi bu davadagörevli ve yetkilidir.
c) Bakılmakta olan bir dava bulunup bulunmadığı sorunu :
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinde 23.11.1987 günlü iddianameile açılan dava henüz karara bağlanmamış olduğundan, mahkemenin elinde 2949sayılı Yasanın 28. maddesi uyarınca bakılmakta olan bir dava bulunmaktadır.
d) Uygulanacak yasa kuralı sorunu :
Sanıklar teşekkül vücuda getirmek suretiyle eroin imal etmeksuçundan yargılanmakta olduklarından, haklarında TCK'nun 403. maddesinin 1., 2.ve 5. bentlerinin uygulanacağı açıktır. Buna bağlı olarak aynı maddenin sonfıkrasının da dikkate alınması gerekecektir. Bu nedenle, Türk Ceza Yasası'nın403. maddesinin itiraz konusu son fıkrası hükmü, mahkemenin elindeki davadauygulanacak yasa kuralıdır.
B- İTİRAZIN YOLUNCA YAPILIP YAPILMADIĞI SORUNU :
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde görülmekte olan davadadosyanın iddia makamınca esas hakkında düşünce verilme aşamasına gelmeden vediğer sevk maddeleri arasında yer alan TCK'nun 403. maddesinin son fıkralarınaaykırı olduğu görüşüyle dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesi isteminiiçeren düşünce bildirilmiştir. Hazır bulunan sanık vekilleri ve sanıklar,kendilerinden sorulması üzerine, iddia makamının düşüncesine katıldıklarınıbildirmişlerdir.
Mahkeme tarafından, iddia makamının Anayasa'ya aykırılık savıciddî bulunarak 13.5.1988 günlü oturum sonunda Anayasa Mahkemesi'nebaşvurulmasına karar verilmiştir.
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı'nahitaben yazılan Mahkemenin başvuru kararında; iddia makamının TCK'nun 403.maddesinin son fıkrası hükmünün Anayasa'nın 38. maddesinin yedinci ve 11.maddesinin son fıkralarına aykırı olduğu yolundaki düşüncesi tekrar edilerek,buradaki gerekçenin benimsendiği belirtilmiş ve dosyanın Anayasa Mahkemesi'negönderilmesi istenmiştir.
Bu yönden bir eksiklik bulunmadığı ve itirazın yolunca yapılmışolduğu kanısına varılmıştır.
B- BELGE EKSİKLİĞİ SORUNU :
2949 sayılı Yasanın 28. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca itirazyoluna başvuran mahkeme, dosyadaki belgelerin tümünün onaylı örneklerinigöndermiştir. Ancak işin niteliği ve aşağıda belirtilecek durum karşısındaeksiklik konusu üzerinde durulmasına gerekyoktur. Esasın incelenmesi ve başkabir güne bırakılmadan incelemenin sürdürülmesi gerekir.
D- İTİRAZ KONUSU KURALIN DAHA ÖNCE İPTAL EDİLMESİ OLMASI SORUNU :
Yapılan inceleme sonucunda ilk inceleme evresi yönünden dosyadabir eksiklik saptanamamıştır. Ancak itiraz konusu kural Anayasa Mahkemesi'nin3.6.1988 günlü, Esas: 1987/28, Karar: 1988/16 sayılı kararı ile iptaledilmiştir. Bu durumda, aynı konuda yeniden karar verilmesine gerekgörülmemiştir.
V- SONUÇ :
Yerel mahkeme, itiraz yoluyla 1.3.1926 günlü, 765 sayılı Türk CezaKanunu'nun 403. maddesinin son fıkrasının iptali istemiyle 13.5.1988 günlükararıyla itiraz yoluna başvurmuş, bu başvuru 6.6.1988 de Anayasa Mahkemesikayıtlarına geçirilmiştir.
Ancak, itiraz konusu kural, Anayasa Mahkemesi'nin 3.6.1988günlü,Esas: 1987/28, Karar:1988/16 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Bu evrede dosyada eksiklik olup olmadığı üzerinde durulmayıp esasageçilerek incelemenin sürdürülmesine, itiraz konusu kuralın daha önce iptaledilmiş olması nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
28.6.1988 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Mahmut C. CUHRUK
Başkanvekili
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Necdet DARICIOĞLU
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Mehmet ÇINARLI
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
Mehmet Şerif ATALAY
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN