ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 1988 / 3
Karar Sayısı : 1989/4
Karar Günü: 18.1.1989
R.G. Tarih-Sayı :03.05.1989-20157
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Fatih 2. Sulh Hukuk Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU: 22.5.1986 günlü, 3290 sayılı "24.2.1984Tarih ve 2981 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna BazıMaddeler Eklenmesi Hakkında Kanun"un 9. maddesiyle 2981 sayılı Yasa'nın16. maddesinin sonuna eklenen fıkranın birinci tümcesindeki "..... arsapayına bağlanmamış ....." sözcüklerinin Anayasa'nın 10. maddesineaykırılığı nedeniyle iptali istemidir.
I- OLAY :
Taşınmazda 80 / 370 arsa paylı tam kat ile 40 / 370 arsa paylıçekme katın maliki davacı, imar mevzuatında 2805, 2981 ve 3290 sayılı Yasalarlayapılan değişikliklere dayanarak çekme katı tam kata çevirmek için istediğimuvafakati kimi kat maliklerinin vermemeleri nedeniyle mahkemeye başvurmakzorunda kaldığını belirterek tüm kat maliklerine karşı açtığı davada 3290 sayılıYasa gereğince çekmekatın tam kat olarak tescilini istemiş; davalılar dakarşılık dilekçelerinde tam kata çevirmeye muvafakat etmediklerini, katmaliklerinin oybirliğiyle alınmış bir kararı olmadan gerçekleştiren tam kataçevirmenin eski durumuna getirilmesi için mahkemeyebaşvurup aldıkları yıkımkararının direnme üzerine Yargıtay Hukuk Genel kurulu'nun onamasıylakesinleştiğini belirterek davanın reddi gerektiğini bildirmişler; davacının,çekme katın tam kata çevrildiğini gösteren yeminli özel teknik büroyaçizdirilmiş röleve projeyle Belediyeden alınmış yapı kullanma izin belgesinivererek yerinde keşif yapılmasını ve arsa payı oranlarına göre davalılaraödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesini istemesi üzerine yapılankeşif sonucunda sağlanan bilirkişi raporunda, çekme katın tam kataçevrilebilmesinin kat maliklerinin oybirliğiyle alacakları karara bağlı olmaklabirlikte Mahkemenin takdirinde bulunduğu görüşü açıklanarak dava konusu bölümündeğeri gösterilmiş; yerel mahkeme de, 2981 sayılı Yasa'nın 16. maddesininsonunaeklenen fıkranın birinci tümcesindeki "..... arsa payına bağlanmamış....." sözcüklerinin, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu görüşüyle,iptali için doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ:
A. İptali İstenen Yasa Kuralı
24.1.1984 günlü, 2981 sayılı "İmar ve Gecekondu MevzuatınaAykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun BirMaddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanuncun 16. maddesinin sonuna bir fıkraeklenmesine ilişkin 22.5.1986 günlü, 3290 sayılı Yasa'nın itiraz konususözcükleri de içeren 9. maddesi şudur:
"Madde 9.- 2981 sayılı Kanunim 16 acı maddesini:! sonunaaşağıdaki fıkra eklenmiştir.
Daha önce kat irtifakı kurulmuş binalarda bu Kanundan istifade ilebağımsız bölüm kazanılmış ise, arsa payına bağlanmamış bağımsız bölüm sahibi,634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 44 üncü maddesi gereğince kat maliklerininittifakım sağlayamıyorsa, bu Kanuna göre bağımsız bölümüne ait tasdik edilmişyapı ruhsatı ve kullanma izni belgesi ile arsa payına karşılık hesap edilendeğeri, hak sahibi kat malikleri adına bir milli bankaya bloke ettikten sonrasulh mahkemesinde kendisine ait bağımsız bölüm için arsa payı ayrılaraktescilini ister. Mahkeme, mevcut belgelere dayanarak diğer kat maliklerininmuvafakatim aramaksızın arsa payım tespit ederek ilâve bağımsız bölümüntesciline karar verir. Tescil ilâmı gereğince her kat malikinin arsa paylarındaresen düzeltme yapılır. Daha önce düzenlenmiş yönetim plânı ve diğer belgeleryenibağımsız bölüm malikini de bağlar. Bu işlemlerden sadece bağımsız bölümünkayıtlı değeri üzerinden tapu tashih harcı alınır".
B. Dayanılan Anayasa Kuralı:
"Madde 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce,felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanunönünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
IV- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Mahmut C.CUHRUK, Necdet DARICIOĞLU, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Yekte Güngör ÖZDEN, MuammerTURAN, Mehmet ÇINARLI, Selahattin METİN, Servet TÜZÜN, Mustafa GÖNÜL, MustafaŞAHİN, ve Adnan KÜKNER'in katılmalarıyla 4.2.1988 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ:
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararıyla ekleri, iptaliistenilen Yasa kuralı ve dayanılan Anayasa kuralı ile bunların gerekçeleri veöteki yasama belgeleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu:
2981 sayılı Yasa'nın "Kat mülkiyeti tesisi" başlıklı 16.maddesi, bu Yasa'nın uygulama alanına giren yapılarda kat mülkiyetine geçişişlemlerini düzenlemektedir. İtiraz konusu sözcükleri içeren son fıkra ise,daha önce kat irtifakı kurulmuş binalarda bu Yasadan yararlanılarak kazanılmışve arsa payına bağlanmamış bağımsız bölüm sahibinin 634 sayılı Kat MülkiyetiKanunu'nun 44. maddesinin gerekli kıldığı kat maliklerinin oybirliğinisağlayamaması durumunda, fıkrada öngörülen koşullara göre, hükmen tescilişleyebilmesine olanak vermektedir.
itiraz yoluna başvuran yerel mahkeme, imar ve gecekondukonusundaki kurallara aykırı olarak inşa edilmiş ve edilmekte olan yapılarhakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 2981sayılı Yasa'nın 16. maddesinin sonuna eklenen fıkranın birinci tümcesindeki"..... arsa payınabağlanmamış....." sözcüklerinin, imar mevzuatınaaykırı davranan arsa payına bağlanmış bağımsız bölüm malikleriyle arsa payınabağlanmamış bağımsız bölüm malikleri arasında eşitsizlik oluşturduğu görüşüyleiptallerini istemiştir. Bu sözcüklerin, kat mülkiyetine geçilmiş yapılardakibağımsız bölüm malikleriyle kat irtifakı kurulmuş yapılardaki arsa paylımalikler arasında eşitsizlik yarattığı kanı-sıyla bu yola başvurulduğuanlaşılmaktadır. ". . . . kaldıki az da olsa arsa payına bağlanmış bölümübulunanındurumu, hiç arsa payına bağlı bulunmayanın durumuna göre dahayasaldır" anlatımı bunu göstermektedir.
B. Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme:
"imar affı" olarak anılan 2805, 2981 ve 3290 sayılıYasaların amacı, ilgili kurallara aykırı biçimde inşa edilmiş ve edilmekte olanyapıların belirlenen koşullara uyularak yasal duruma getirilmesidir.Yasakoyucu, iptali istenilen hükümle, yalnızca kat irtifakı kurulmuş yapılarıaf kapsamına alarak, kat mülkiyetine geçilmiş yapılara ilişkin tapusicillerinde değişiklikler yapılmasını istememiş olsa gerektir. Sicillerdeyaratılacak karmaşanın kamu yararını olumsuz yönde etkileyerek düzgüntutulmalarından devletin sorumlu olduğu tapu sicillerinin açıklığı ile buolguya bağlı ilkelerin yıpratılmasının doğru olmadığıkuşkusuzdur.
İncelenen hüküm, bir ayrık kuraldır. Yasa'nın Geçici 3. Maddesiyleyararlanma hakkı, sürelerle sınırlanmış, inşaatı tamamlanmamış ya datamamlanmakla birlikte kat mülkiyetine geçilmemiş yapılardaki malikleretanınmıştır.
Kat irtifakının, ana taşınmazın tapu kütüğüne tescil edilmesinekarşın, kat mülkiyeti kurulurken kütüğün bu yaprağı kapatılarak yeni bir katmülkiyeti kütüğünde her bağımsız bölüm, açılan ayrı bir yaprağa tesciledilmektedir, îki kütük arasındaki bağlantı, kütüklere konulan kayıtlarlasağlanmaktadır.
Yerel mahkemenin baktığı davada, kat mülkiyeti kurulmuş birbinanın çekme katını eylemli olarak taın kata çeviren maliklerin, 634 sayılıYasa'nın 44. maddesinin gerektirdiği oluru vermeyen öbür kat maliklerindenkimilerinin yıkım karan almalarından sonra yürürlüğe giren 3290 sayılıYasa'-dan yararlanarak tescil istemeleri yargılama konusudur. Tam kata çevrilençekme kat, önceden arsa payına bağlanmış ve kat mülkiyeti hükümlerine göre tapukütüğüne tescil edilmiştir. 9. maddeyle eklenen son fıkra ise 2981 sayılıYasa'dan yararlanılarak kazanılan bağımsız bölümün arsa payına bağlanmamışolması koşulunu aramaktadır. Yerel mahkeme, bu durumda, yeni tam kata 9.maddeyi uygulayamayınca sorunu Anayasa Mahkemesi'ne getirmiştir.
Açıkça görülmektedir ki, iki tür bağımsız bölüm söz konusudur. 634sayılı Yasa uyarınca arsa payına bağlanarak kat mülkiyeti hükümlerine göretescil edilmiş ve kaçak olarak tam kata çevrilmiş bağımsız bölüm ile 3290sayılı Yasa'nın 9. maddesinin öngördüğü, daha önce katirtifakı kurulmuş yapılardayasadan yararlanılarak kazanılmış ve arsa payına bağlanmamış bağımsız bölümündurumu birbirinden tümüyle ayrıdır. Birisi arsa payına bağlı, kat mülkiyetinegöre tescilli çekme kat, öbürü ise önceden kat irtifakı kurulmuş yapıdabuyasadan yararlanılarak kazanılmakla birlikte arsa payına bağlanmamış bağımsızbölümdür. Dava konusu eski çekme, yeni tam kat ile, 9. maddenin düzenlemekistediği tamamlanmamış ya da tamamlansa da kat mülkiyetine geçirilerek arsapayına bağlanmamış katarasında nitelik ayrılığı açıktır. Kat irtifakı ve katmülkiyeti kurulmuş yapıların hukuksal konumları (statüleri) değişiktir.Konumları aynı olmayınca hukuksal eşitsizlik söz konusu değildir. Ayrı hukuksaldurumda bulunanlar arasında eşitsizlikten söz edilemez.
Yasa önünde, eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlıolacağı anlamına gelemez. Yasaların uygulanmasında dil, ırk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayrılığı gözetilmesi ve bu nedenlerleeşitsizliğe yol açılması Anayasa katında geçerli görülemez. Bu mutlak yasak,ancak birbirinin aynı durumda olanlara aynı kuralların uygulanması, böyleceayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmamasıdır. Kimi yurttaşların haklı birnedene dayanarak değişik kurallara bağlı tutulmaları eşitlik ilkesine aykırılıkoluşturmaz. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklariçin değişik kuralları ve değişik uygulamaları gerekli kılabilir. Özelliklere,ayrılıklara dayandığı için haklı olan nedenler, ayrı düzenlemeyi aykırıdeğil,geçerli kılar. Aynı durumda olanlar için ayrı düzenleme aykırılık oluşturur.Anayasa'nın amaçladığı eşitlik, eylemli değil, hukuksal eşitliktir. Aynıhukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursaAnayasa'nın öngördüğüeşitlik çiğnenmiş olmaz. Kat irtifakı kurulmuş yapılar vemalikleriyle kat mülkiyetine geçilmiş yapılar ve malikleri, her yönden aynıhukuksal durumda bulunmadıklarından, yerel mahkemenin eşitlik ilkesine ayrılıkgörüşü yerinde bulunmamıştır. Kaldıki, çekme katı tam kata çevirmek bağımsızbir bölüm kazanma değil, genişletmedir. Bu da, 9. maddeyle eklenen sonfıkrasının kapsamı dışında kalmaktadır.
inceleme konusu 9. maddenin uygulanması için tescili istenenbağımsız bölümün arsa payının bulunmaması gerekir. Yargıtay kararlarıyla da arananbu koşul gerçekleşmişse 9. maddeye dayanılarak uygulama yapılması düşünülemez.
İmar mevzuatına aykırı olarak yapılmış bağımsız bir bölümmalikinin arsa payı olamayacağı için, malikin başka bir bağımsız bölümünedeniyle arsa payına sahip bulunması, durumunun daha yasal sayılmasını, bunadayanarak mevzuata aykırı olarak yaptığı yeni bağımsız bölüm için kendisinearsa payı verilmesini gerektirmez. Hükmen tescil olanağı sağlanması içinhukuksal yönden geçerli bir gerekçe de oluşturamaz. Yerel mahkemenin bukonudaki savı da yerinde değildir.
Bir an için, istemin yerinde görülerek "...... arsa payınabağlanmamış ......" sözcüklerinin iptal edildiği var sayılsa bile, ekfıkranın
içeriği ve kapsamında bulunduğu 16. maddenin "Katmülkiyetinin tesisi" başlığı gözetildiğinde, kat mülkiyetine geçilmişbinalardaki bağımsız bölüm malikleri bakımından 9. maddenin uygulanmasınaolanak kalmayacaktır. 16. madde, kat irtifakı kurulmuş fakat kat mülkiyetinegeçilememiş yapıları amaçlayan, kat mülkiyetine geçişi düzenleyen bir hükümdür.Bu durumda iptal kararı verilse de, madde, kat irtifakı sahipleri yönündenuygulanma yeterliğini yitirmeyecek, ona kat mülkiyetinde uygulanacak hükümniteliği kazandırmayacaktır.
Olayda, Anayasa'nın 10. maddesine aykırılıktan değil, sorunu çözmeyeyeterli olmayan bir yasa kuralının eksikliğinden (çekme katın kaçak birbağımsız bölüm durumuna getirilmesinde 2981 sayılı Yasa'dan yararlanmayısağlayacak bir hüküm bulunmadığı için) söz edilebilir. Anayasa Mahkemesi,Anayasa'ya aykırı bulduğu yasaları iptal ederek yürürlükten kalkmasını sağlar.Yasakoyucu gibi davranarak yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümkuramaz. Anayasa'nın öngördüğü ve mutlak düzenlenmesini istediği hususlara yervermeme durumu dışındaki, yasanın isterse getirebileceği bir kuralı getirmemesieksikliği, iptal nedeni olamaz. İsterse yer verip isterse yer vermeyeceği butür eksiklikler yasakoyucunun takdir yetkisi içindedir. Anayasa'nın öngördüğü,düzenlenmesini zorunlu kıldığı bir konudaki boşluk, aykırılık oluşturan bir eksikliksayılarak iptal nedeni yapılmakla birlikte, yasakoyucunun anayasal ilkelereaykırı düşmeyen kimi durumlar ve kimileri için, kimi nedenlerle, kimidüzenlemelere yer vermemesi eksikliği, iptal nedeni kabul edilemez. Yasamaddesine, içindeki kimi sözcükleri ayıklayarak yeni bir kural niteliği vermekAnayasa'ya uygunluk denetimiyle bağdaşmaz. Ayrılıklar bu sonucu yaratmadaniptal edilir, bu sonucun doğmaması için de yasakoyucuya süre verilir. Bunungibi, bir kuralın uygulamaalanının genişletilmesi amacıyla değiştirilmesinisağlamak için de iptali istenilemez. Yasakoyucunun dilediği zamangiderebileceği eksik düzenleme, yukarda belirtilen anayasal zorunluluk dışında,aykırılık oluşturamaz. Eşit durumda olmayanların eşitsizliği,eşitlik ilkesineaykırı düşmeyen, doğal karşılanabilecek yasal bir durumdur.
Açıklanan nedenlerle itirazın reddi gerekir.
Muammer TURAN değişik gerekçeyle bu görüşe katılmıştır.
VI- SONUÇ:
22.5.1986 günlü, 3290 sayılı "24.2.1984 Tarih ve 2981 SayılıKanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler EklenmesiHakkında Kanun"un 9. maddesiyle 2981 sayılı "imar ve GecekonduMevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmarKanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun"un 16. maddesine eklenenson fıkranın birinci tümcesindeki "...... arsa payınabağlanmamış......" sözcüklerinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE,
18.1.1989 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Mahmut C. CUHRUK
Başkanvekili
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Necdet DARICIOĞLU
Üye
Muammer TURAN
Üye
Mehmet ÇINARLI
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
DEĞİŞİKGEREKÇE
Esas Sayısı : 1988/ 3
Karar Sayısı: 1989/4
24.2.1984 günlü, 2981 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi gibi, bumaddeye, 22.5.1986 günlü, 3290 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle eklenenfıkranın da, yalnız kat irtifaklı taşınmazları değil, kat mülkiyetine geçmiştaşınmazları da kapsamlarına aldıkları kanaatındayım. Bu yönden çoğundukkararından ayrılıyorum. Ancak bu kanunlar imar affı kanunlarıdır. Af kanunlarıise istisnai hükümler içerirler. Onları çıkarmak ve genişletmek TBMM'ninyetkisi içindedir (Anayasaya aykırı olmamak şartıyla). Anayasa Mahkemesi, vereceğiiptal kararı ile doğrudan doğruya bir kanunun kapsamını genişletmek yetkisinesahip değildir. Başka bir anlatımla: TBMM "kanun koymak, değiştirmek vekaldırmak" görev ve yetkisine sahip olduğu halde Anayasa Mahkemesi,vereceği iptal kararıile yalnız bir kanunu kaldırabilir; onun kanun koymak vedeğiştirmek yetkisi yoktur.
Halbuki: iptali istenilen "arsa payına bağlanmamış"tabiri (kanun hükmü) iptal edilirse, 22.5.1986 günlü 3290 sayılı Kanunun 9 uncumaddesinin kapsamı genişletilmiş olacak; dolayısıyle Anayasa Mahkemesi yetkisahasını aşıp Kanun koymuş ve değiştirmiş durumuna girecektir. AnayasaMahkemesinin böyle bir yetkisi olmadığı gibi iptal isteğini genişletmek yetkiside bulunmadığından istemin reddi gerektiğini düşünüyorum.
Bu nedenlerle sonuç itibariyle çoğunluk kararına katılıyorum.
Üye
Muammer TURAN