ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1988/45
Karar Sayısı : 1989/14
Karar Günü : 14.3.1989
R.G. Tarih-Sayı :25.08.1989-20263
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Lüleburgaz 2. Kadastro Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun45. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "... iskân suretiyle ...verilen yerler..." ibaresinin Anayasa'nın 44. ve 170. maddelerine aykırılığı nedeniyleiptali istemidir.
I- OLAY :
İskân suretiyle 23.9.1946 gününde iki kişi adına tapu kaydınageçirilen taşınmazın, 25.1.1980 günlü tapulama tutanağıyla 1950 yılında tapudışı satın almayla zilyedi olan kimse adına tesbitine karşı itirazı TapulamaKomisyonu'nca önce yetki, sonra da esas yönünden reddedilen Orman İdaresinin buyerin orman olduğunu ileri sürerek 30 günlük yasal süresi içinde TapulamaMahkemesi'ne açtığı davaya, anlaşmazlık konusu 1397 no.lu parselin sonradanHazine lehine orman dışına çıkarıldığını bildiren Hazine, asli müdahil olarakkatılmış, yargılama evrelerinde yapılan keşifte 1976 yılında tamamlanan ormandışına çıkarma işlemleri sırasında 6831 sayılı Yasa'nın 1744 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (B) bendi gereğince ormandışına çıkarılan dava konusuyerin bir bölümünün 1950 yılında gerçekleştirilen sınırlama içinde kaldığı vetesbit miktarının tapu miktarından az olması nedeniyle miktar fazlasıbulunmadığı saptanınca olayda uygulanması gereken 3402 sayılı Yasa'nın 45.maddesindeki "... iskân suretiyle ...verilen yerler ..." ibaresininAnayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan yerel mahkeme iptal istemiyle doğrudanAnayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ :
A- İPTALİ İSTENİLEN YASA KURALI :
21.6.1987 GÜNLÜ, 3402 SAYILI Kadastro Kanunu'nun, iptali istenilenibareyi içeren üçüncü fıkrasıyla birlikte 45. maddesinin, Anayasa Mahkemesi'nin20.8.1988 günlü ve 19905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1.6.1988 günlü, Esas1987/31, Karar 1988/13 sayılı iptal kararından sonra yürürlükteki biçimi şudur:
"Madde 45.- (Birinci fıkra iptal edildi.)
(İkinci fıkra, iptal edildi.)
(Üçüncü fıkrada "tapulu yerlerle" ibaresi iptal edildi.)
Orman sınırları içerisinde kalan veya orman dışına çıkarılanalanlarda ...iskân suretiyle veya toprak tevzii yoluyla verilen yerler(işlemleri tamamlanmamış olsa dahi) başka bir şart aranmadan hak sahipleriadına tesbit ve tescil edilir.
6831 sayılı Orman Kanununun değişik 2 nci maddesinin (B) bendininuygulanmasında bu madde hükmü tatbik edilir.
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu gereğince belirtilen turizmalanlarında, Orman Kanunları hükümlerine göre tahsis edilen yerlerde ve imarplanlarının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallar hakkında yukarıdakifıkralar hükümleri uygulanmaz."
B- İLGİLİ YASA KURALLARI :
6831 sayılı Orman Kanunu'nun konuyla ilgili 2. maddesi şudur :
"Madde 2.- (Değişik: 5.6.1986-3302/1. Md.) Orman sayılanyerlerden:
A) Öncelikle orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamenyerleştirilmesi maksadıyla, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımındanhiçbir yarar görülmeyen aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde yarar olduğutesbit edilen yerler ile halen orman rejimi içinde bulunan funda ve makilerleörtülü yerlerden tarım alanlarına dönüştürülmesinde yarar olduğu tespit edilenyerler,
B) 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından ormanniteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik,zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarımalanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yararolduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarakbulunduğu yerleşim alanları,
Orman sınırları dışına çıkartılır.
Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazineadına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına,hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulamakesinleştikten sonra tapuda kesin tahsis ve tescil işlemi yapılır.
Bu yerler dışında orman sınırlarında hiçbir suretle daraltmayapılamaz.
Bu madde hükümleri; muhafaza ormanı, milli park olarak ayrılan,izin ve irtifak hakkı tesis edilen ormanlık alanlarda ve 3 üncü madde ile ormanrejimi içine alınan yerlerde bu niteliklerin devamı süresince, yanan ormansahalarında ise hiçbir şekilde uygulanmaz.
(Ak: 22.5.1987-3373/1. Md.) Bu maddenin (B) bendi ile ormansınırları dışına çıkarılıp, 2924 sayılı kanunun 11 ve 12 nci maddeleri gereğincefiili durumlarına göre ifraz edilerek bedeli karşılığı satılacak yer, yapı vetesisleri kullananlardan, satış işlemleri tamamlanıncaya kadar ecri misilalınmaz."
C-DAYANILAN ANAYASA KURALLARI :
1. "MADDE 44.- Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesinikorumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veyayeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıylagerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri veçeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veyayeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi,ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunudoğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışındabaşkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafındanişletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe gerialınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir."
2. "MADDE 170.- Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köylerhalkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından,ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcıtedbirlerle, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğinitamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından ormanolarak muhafazasındayarar görülmeyen yerlerin tesbiti ve orman sınırları dışınaçıkartılması, orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlereyerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkınyararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.
Devlet, bbu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerininsağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.
Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devletormanı olarak derhal ağaçlandırılır."
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzü'nün 8. maddesi uyarınca Mahmut C.CUHRUK,Yekta Güngör ÖZDEN, Necdet DARICIOĞLU, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Muammer TURAN,Mehmet ÇINARLI, Servet TÜZÜN, Mustafa GÖNÜL, Mehmet Şerif ATALAY, İhsan PEKELve Selçuk TÜZÜN'ün katılmalarıyla 22.11.1988 gününde yapılan ilkincelemetoplantısında, dosyada eksiklik olmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, başvurma kararı ve ekleri, Anayasa'yaaykırı olduğu ileri sürülen yasa ve ilgili yasa kuralları, itiraza dayanakyapılan Anayasa maddeleriyle bunların gerekçeleri ve öbür yasama belgeleriokunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
3402 Sayılı Yasa'nın 45. Maddesinin Üçüncü Fıkrasındaki İtirazKonusu Hükmün Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu :
Göçmenlere, göçebelere, yurda sığınanlara, yurttaşlara ve biryerden bir yere nakledilenlere özel yasalarına göre bir yönetim işlemiyle yapıve toprak verilmesi olan yerleştirme (iskân) genelde ve özgün biçimde 2510sayılı İskân Kanunu ile düzenlenmiştir. Dahaönce, iskan amacıyla çıkarılan kimiyasalar ve genelgelerle de yerleştirmeler yapılmıştır.
2510 sayılı Yasa'nın yürürlükten kaldırılan 21. maddesindedağıtılabileceği öngörülen arazi türleri arasında orman bulunmadığı gibi,ormanların dağıtılamayacağı açıkça yazılıdır. Dağıtım işinin orman yönetimiyleişbirliği içinde ve özenle yapılacağının doğallığı gözetildiğinde dağıtılanyerlerin kuramsal olarak orman bulunmadığı kabul edilir. Ancak, bu duruma tersve kurala ayrık düşecek biçimde orman niteliği tartışmasız bir yerin iskânyoluyla dağıtılması da olanaklıdır. Böyle olasılıklar düşünülmeseydi 3402sayılı Yasa'nın 45. maddesi anlamsız kalırdı. İskân yoluyla dağıtılan yerlerinkiminin ücretli, kiminin ücretsiz verilmiş olmaları da 2510 sayılı Yasa'nınönceki 39. maddesinin gereğidir.
1- Anayasa'nın 44. Maddesi Yönünden İnceleme :
Yukarda özetle tanıtılan bu yerleri de kapsayan 3402 sayılıYasa'nın 45. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "tapulu yerlerle" ibaresi"... Anayasa'nın 44. maddesi, toprağın erozyonla kaybedilmesini önlemekamacıyla gerekli önlemleri almak görevini Devlete vermiştir. Daha önce ormanolan yerlerin erozyonla yitirilmesi büyük olasılık taşımaktadır. Bu yüzdengerekli önlemleri aldıktan, değerlendirme ve ihya işlemleri yapıldıktan sonradağıtılmaları gerekir. Devletin, önlemleri, toprak elinden çıktıktan sonra daalabileceği düşünülebilirse de, malikin izni ve isteği olmaksızın bu tedbirlerialmak güçtür..." denilerek Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü, Esas1987/31, Karar 1988/13 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İtiraz yolunabaşvuran Daire de aynı gerekçelere dayanmaktadır.
İncelenen fıkranın ilgili hükmü "Orman sınırları içerisindekalan veya orman dışına çıkarılan alanlarda" iskân suretiyle verilenyerlerden sözetmektedir. Öngörülen orman dışına çıkarma işlemi, 6831 sayılıYasa'nın 2. maddesinin (A) ve (B) bentlerindeki yerleri, arazileri ve yerleşimalanlarını kapsamına almaktadır. (B) bendine göre orman dışına çıkarılanalanlarda, bu yerleri kullanan tapu malikinin yapmış olduğu değerlendirme veihya işlemleri ile aldığı öbür önlemlerin, devletin alacağı önlemlerle eşdeğerolup olmadığı belirsizdir. 45. maddede bu durumlar belirtilerek bu niteliktekiyerlerin tapu maliklerine, bu arada iskân yoluyla verilenlere ait olacağı,yoksa bu önlemler alındıktan sonra tescil yapılacağına ilişkin bir açıklıkyoktur. Bu nedenle, hangi biçimde yapılacağı belli olmayan ihya vedeğerlendirmeler ile yetersiz önlemlerin alındığı durumlarda da tescil olanağıtanıyan madde Anayasa'ya aykırılık taşımaktadır. Üçüncü fıkra, 6831 sayılıYasa'nın 2. maddesinin (B) bendine göre orman dışına çıkarılmayan alanları daiçerdiğinden, bu yerlerde herhangi bir biçimde iskân edilmiş kişinin ormanamalik olması durumunda erozyona karşı önlem alınabilmesi çok güçtür.Anayasa'nın 44. maddesi, tüm ülke topraklarını içeren bir kural niteliğindebulunduğundan, devletçe önlem alınmasının, anılan yerlerin devlet (orman yönetimi)elindeyken daha kolay olacağında duraksanamaz.
Bir bölümünün orman olduğu anlaşılan dava konusu yerlerin özelmülkiyete konu edilmesi, üzerindeki orman örtüsünün yok edilmesine olur vermekanlamına gelir. Genelde düz olmayan yerlerde yeşil örtüyü yok ettikten sonrayeniden oluşturmak, malikin isteğiyle de olsa oldukça güçtür. Kaldıki, buyerlerde gerekliönlemlerin alınmamış, değerlendirme ve ihya işlemlerininyapılmamış olduğu açıktır.
2510 sayılı İskân Kanunu'nda orman dışına çıkarılmış olan yerlerindağıtılabilmesi için ne durumda olmaları gerektiği belirtilmemiştir. İtirazkonusu hüküm, hiçbir koşul aramadan, iskân suretiyle verilen bir yerin kişiadına tescilini öngörmekle bu yerlerin erozyona karşı yeterince önlemleralınmadan dağıtılmasına ve hak sahibi adına tesciline olanak tanıdığındanAnayasa'nın 44. maddesine aykırıdır.
2- Anayasa'nın 170. Maddesi Yönünden İnceleme :
Anayasa'nın bu maddesi, orman niteliğini yitirmiş yerlerle ormanolarak korunmasında yarar görülmeyen yerler arasında ayrım yapmamış, ormandışına çıkarılmış yerlere orman içi köyler halkının yerleştirilmesi için devlettarafından ihya edilerek halkın yararlanmasına ayrılmasını öngörmüştür. Anayasa6831 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin (A9 ve (B) bentleri arasında fark gözetmemiştir.(A) bendinde "... orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımındanhiçbir yarar görülmeyen ..." yerlerden; (B) bendinde de "31.12.1981tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş..." yerlerin orman dışına çıkarılmasından sözedilmektedir. Anayasa'nın170. maddesi ise "... 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımındanorman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fenbakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti veorman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veyatamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihyaedilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir."biçimindedir. 170. maddenin buraya bir bölümü alınan birinci fıkrası birkaç yantümceden oluşan büyük tümcedir. Fıkraya oluşturulan tümcelerden6831 sayılıYasa'nın 2. maddesinin (A) bendine yollama yapanı çıkarıldığında 170. maddeninilgili bölümü "...31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından ormanniteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; orman içi köylerhalkının kısmenveya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyleanılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunladüzenlenir." biçimini alır.
Anayasa'nın 169. ve 170. maddeleri 6831 sayılı Yasa'nın 2.maddesinin (A) ve (B) bentlerindeki iki tür yer hakkında hükümler içermektedir.169. maddenin son fıkrasında, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fenbakımından orman niteliğini tam olarak yitirmiş olan tarla, bağ, meyvelik,zeytinlik durumuna getirilmiş yerlerden değil, tarla, bağ, meyvelik, zeytinlikgibi çeşitli tarım alanlarında ya da hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğusaptanan yerlere değinilmektedir. Bunların orman niteliğini yitirmiş olmalarıyeterli olup ayrıca tam anlamıyla tarım arazisi durumuna gelmiş olmaları koşuluaranmaz.Tarım alanlarında kullanılmasında yarar olduğunun saptanmasıyeterlidir. Bu bakımdan, bunların zaten ihya edildiklerinden söz edilemez.Ayrıca, 6831 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin (B) bendine göre "... otlak,kışlak ve yaylak" olarak da orman dışına çıkarılma olanağı vardır. Buyerlerin önceden imar ve ihya edildiği düşünülemez. Çünkü ihya, tarımaelverişli olmayan taşınmazları, tarıma elverişli duruma getirmektir. Kaldıki,"Orman köylüsünün korunması" başlıklı 170. madde, tapu maliklerinindeğil, orman köylüsünün lehine yorumlanmalıdır. Orman niteliğini yitiren yer,orman toprağı olmakla devletindir. Bu nitelikte bir yer ancak ihya edilerekAnayasa doğrultusunda köylüye verilebilir, kişilerin özel mülkiyetinegeçirilemez. 170. madde, açıkça orman sayılan yerlerin belirtilen nedenlerleorman dışına çıkarılması durumunda orman içindeki köyler halkının kısmen ya datamamen bu yerlere yerleştirilmesinden önce devlet eliyle ihyayı öngörmüştür.İncelenen fıkra ise, Anayasa buyruğuna uymadan, bir plân ve programı gerekligörmeden, işgal edenler adına tescili amaçlamıştır. Bu durumun, yürürlükte olanya da iptali istenemiyecek başka bir yasada yer almış olması, Anayasa katındauygun karşılanmasını gerektirmez.
Özel mülkiyete konu olmayan, iskân edilmesi yasaklanan ormanarazisi, iskân yoluyla verilmiş ise bu işlem geçersizdir. Bu tür yerlerin ormansınırı dışına çıkarılması da geçerli duruma getiremez. Orman köylüsünü korumayıamaçlayan Anayasa'nın 170. maddesi, orman sınırı dışına çıkarılan yerlerinorman köylüsünün yararlanmasına ayrılmasını öngördüğünden, orman köylüsü olupolmadığı ayrımı gözetilmeden, iskân suretiyle bu yerlerin tapusunu alankişilere bu yerlerin mülkiyetinin devri Anayasa'ya aykırıdır. İncelenenfıkradaki "Orman dışına çıkarılan alanlar" 6831 sayılı Yasa'nın 2.maddesinin (A) ve (B) bentlerine göre yapılan işlemlerin tümünü kapsamaktadır.Bu yerlerde bir ayrım yapmaksızın iskân suretiyle verilen kimseler adına tespitve tescil olanağı tanıyan hüküm Anayasa'nın 170. maddesine de aykırıdır.
Bu nedenlerle "... iskân suretiyle ..." ibaresi iptaledilmelidir.
Ancak bu ibareler, Anayasa Mahkemesi'nin 14.3.1989 günlü, Esas1988/35, Karar 1989/13 sayılı kararıyla iptal edildiğinden aynı konuda yenidenkarar verilmesi gereksizdir.
VI- SONUÇ :
21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 45. maddesininüçüncü fıkrasındaki "... iskân suretiyle ..." ibaresi, AnayasaMahkemesi'nin 14.3.1989 günlü, Esas. 1988/35, Karar 1989/13 sayılı kararıylaiptal edildiğinden aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
14.3.1989 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkanvekili
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Necdet DARICIOĞLU
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Muammer TURAN
Üye
Mehmet ÇINARLI
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL