ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 1989/17
Karar Sayısı: 1990/33
Karar Günü: 11.12.1990
R.G. Tarih-Sayı :15.06.1991-20902
İPTAL DAVASINI AÇAN: Anamuhalefet Partisi (Sosyaldemokrat HalkçıParti) TBMM Grubu Adına Grup Başkanvekili Hikmet ÇETİN.
İPTAL DAVASININ KONUSU : 24.5.1989 günlü, 3562 sayılı"26.10.1963 Tarihli ve 357 Sayılı Askerî Hakimler Kanununun BazıMaddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Geçici Maddeler Eklenmesi HakkındaKanun"un, Anayasa'nın 2., 5., 9., 13., 138., 139., 140. ve 145.maddelerine aykırı olduğu öne sürülen 2., 3., 4., 5. ve 6. maddelerinin iptaliistemidir.
II- YASA METİNLERİ:
A. İptali İstenilen Yasa Kuralları:
Resmî Gazete'nin 31.5.1989 günlü, 20181. sayısında yayımlanan24.5.1989 günlü, 3562 sayılı Yasa'nın iptali istenen maddeleri şunlardır:
l- "Madde2.- 357 sayılı Kanunun; 12nci maddesinin birincifıkrasının (A) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ekleri (EK-1) ve EK-2)yürürlükten kaldırılmış ve 357 sayılı Kanuna ekteki, (EK-1), (EK-2) ve (EK-3)eklenmiştir.
A) Sicil belgeleri; general-amiral sicil belgesi, subay(asteğmen-albay) sicil belgesi ve meslekî sicil belgesi olmak üzere üççeşittir.
Bu belgelerin şekil ve kapsamları (EK-1), (EK-2) ve (EK-3)'deolduğu gibidir.
General-amiral sicil belgesi; idarî sicil üstlerince askerî hâkimgeneral -amiraller hakkında;
Subay (Atğm.-Alb.) sicil belgesi; idarî sicil üstlerince askerîhâkim subaylar hakkında;
Meslekî sicil belgesi; askerî hâkimlik, askerî savcılık, adlîmüşavirlik ve disiplin subaylığı görevlerinde bulunanlar hakkında düzenlenir.
Ancak; Askerî Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci Başkam, 'DaireBaşkanları ve üyeleri ile Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı, Başsavcısı,Daire Başkanları ve üyeleri hakkında general-amiral sicil belgesi, subay sicilbelgesi ve meslekî sicil belgesi düzenlenmez.
Ayrıca; general-amiraller, birinci sınıfa ayrılmış askerî hâkimlerile askerî Yargıtay başsavcı yardımcıları ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesisavcıları hakkında da meslekî sicil belgesi düzenlenmez.
Subay sicil belgesindeki her niteliği 10 üzerinden not verilir.Notlar tam sayı veya 1/2 kesirli olarak verilebilir. Niteliklerden l, 3, 5 ve 6numaralı hanelerde yazılı olanların herhangi birine beşten aşağı not takdiredildiğinde, sicil süresi içinde düzenlenmiş işlemli yazı ve belgelerin sicilbelgesine bağlanması zorunludur.
Meslekî sicil notu niteliklere göre değil, aşağıdaki maddedegösterilen esaslara göre takdir edildikten sonra toplanarak verilir.
General-amiral sicil belgesi, subay sicil belgesi ve meslekî sicilbelgesine ait sicil tam notu ayrı ayrı (100) yüzdür."
2- "Madde 3.- 357 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (A)fıkrasının (3) numaralı bendi ile (B) fıkrasının (3) numaralı bendinin (A) altbendinin ilk cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (B) fıkrasının (3)numaralı bendine (D) alt bendinden sonra gelmek üzere (E) alt bendieklenmiştir.
3- Adlî müşavirler ve yardımcıları ile askerî hâkim sınıfındanolan disiplin subayları için Askerî Adalet müfettişlerince verilir.
A) Askerî savcılar, adlî müşavirler ve yardımcıları ile disiplinsubaylığı görevini yapan askerî hâkim subaylar için:
E) Askerî adalet müfettişleri denetimleri sırasında inceledikleribelgelere ve gözlemlerine dayanarak general ve amiraller hariç, askerî hâkim,askerî savcı, adlî müşavir ve askerî hâkim sınıfından olan disiplin subaylarıile yardımcıları hakkında düzenleyecekleri hal kâğıtlarını Askerî Adalet TeftişKurulu Başkanlığına verirler. Bu belgeler ilgilinin özlük işlemlerindedeğerlendirilmek üzere Askerî Adalet İşleri Başkanlığına ve kuvvetkomutanlıkları personel başkanlıklarına gönderilir."
3- "Madde 4.- 357 sayılı Kanunun 15 inci maddesi aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
Birinci Sınıfa Ayrılma'
Madde 15.- Birinci sınıf hâkimliğe geçirilmenin şartları aşağıdagösterilmiştir.
A) Kıdemli binbaşı rütbesinde bulunmak,
B) Askerî hâkimlik hizmetinde en az oniki yılını doldurmuş olmak,
C) Üsteğmenlik rütbesinden itibaren alınan sicil notlarıtoplamının, sicil notu adedine bölünmesi sonucunda, sicil tam notunun en az %70'i kadar not tutturmuş olmak,
D) İkiden fazla disiplin cezası almamış olmak,
E) Affa uğramış olsa bile, mesleğin vakar ve onuruna dokunan veyakişisel haysiyet ve itibarını kıran veya görevle ilgili herhangi bir suçtanhüküm giymemiş bulunmak.
Ancak yarbay ve daha üst rütbedeki hâkim subaylar için birincifıkranın (B) bendindeki şart aranmaz. Ayrıca üstün başarı, lisansüstü öğretim(master veya doktora) nedeniyle verilen kıdemler (B) bendinde öngörülen hizmetsüresinde sayılır.
Birinci sınıfa ayrılma işlemindeki değerlendirme, binbaşı, yarbayve albaylığın müteakip yıllarında da yapılır."
4- "Madde 5.- 357 sayılı Kanunun değişik ek 5 inci maddesinindördüncü fıkrasının (A) bendinin (3) numaralı alt bendi ve dördüncü paragrafıile (C) bendinin başlangıç kısmı ve üçüncü paragrafı aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
3- Üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı ve varsa yarbay ve albay rütbelerineait sicil notları toplamının sicil notu adedine bölünmesi sonucu bulunacaksıralama notunun, sicil tam notunun % 70 ve daha yukarısı olmak.
Şahsi ve sicil dosyalan Yüksek Askerî Şûra tarafından incelenenalbaylar, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerine göredeğerlendirilir. Yeterlik notu, yeterlik tam notunun % 85 ve daha yukarısı olanalbaylardan, yeterlik notu en yüksek olandan itibaren kadro ihtiyacı kadarı birüst rütbeye terfi ettirilir.
C) General ve amirallerin rütbe terfi şartları:
Terfi şartlarını taşıdıkları anlaşılan general-amirallerin şahsîve sicil dosyaları Yüksek Askerî Şûraya gönderilir ve 926 sayılı Türk SilahlıKuvvetleri Personel Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılır. Bu işlemsonunda değerlendirme notu, değerlendirme tam notunun % 85 veya daha yukarısıolan general-amirallerden, değerlendirme notu en yüksek olandan itibaren kadroihtiyacı kadarı bir üst rütbeye terfi ettirilir."
5- "Madde 6.- 357 sayılı Kanunun değişik ek 6 ncı maddesininbirinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (C) bendinin (3) numaralı alt bendi ileüçüncü paragrafı ve (E) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu maddeye aşağıdaki(F) bendi eklenmiştir.
Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkanının rütbesituğgeneral-tuğ-amiral veya tümgeneral-tümamiraldir. Başsavcının rütbesi dealbay veya tuğgeneral-tuğamiraldir. Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde burütbelerde üye bulunmadığı takdirde daha ast rütbedekiler, rütbe ve kıdemsırasına göre Kanunun yükselmeye ait hükümleri saklı kalmak kaydıyla bumakamlara asaleten atanırlar.
3- Üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı ve varsa yarbay ve albay rütbelerineait sicil notları toplamının sicil notu adedine bölünmesi sonucu bulunacaksıralama notunun, sicil tam notunun % 70 ve daha yukarısı olmak.
Şahsî ve sicil dosyalan Yüksek Askerî Şûra tarafından incelenenalbaylar 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerine göredeğerlendirilirler. Yeterlik notu, yeterlik tam notunun % 85 veya daha yukarısıolan albaylardan, yeterlik notu en yüksek olandan itibaren kadro ihtiyacıkadarı bir üst rütbeye terfi ettirilir.
E) General ve amirallerin rütbe terfi şartları:
1- Bu maddede öngörülen general-amiral rütbelerinden bir üstrütbede açık bulunmak,
2- 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunundagösterilen bekleme süresini tamamlamış olmak.
3- Hâkimlik veya askerlik vakar ve onuruna dokunan, şahsî haysiyetve itibarını kıran veya görev gereklerine uymayan davranışlardan dolayı, 1602sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 28 inci maddesinde yazılıcezalardan birini almamış olmak,
4- 1602 sayılı Askerî Yüksek îdare Mahkemesi Kanununun 32 ncimaddesinde belirtilen görevle ilgili suçlardan veya taksirli suçlar hariç olmaküzere 33 üncü maddesinde yer alan şahsî suçlardan mahkum edilmiş olmamak.
Terfi şartlarım taşıdıkları anlaşılan general-amirallerin şahsî vesicil dosyalan Yüksek Askerî Şûraya gönderilir ve 926 sayılı Türk Silahlı KuvvetleriPersonel Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılır. Bu işlem sonundadeğerlendirme notu, değerlendirme tam notunun % 85'i veya daha yukarısı olangeneral-amirallerden, değerlendirme notu en yüksek olandan itibaren kadroihtiyacı kadarı bir üst rütbeye terfi ettirilir.
F) Rütbe bekleme süresi sonunda terfi edemeyen general-amirallerhakkında 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 49 uncu maddesihükümleri uygulanır. Ancak Genelkurmay Başkanının teklifi ve Yüksek AskerîŞûranın üçte iki çoğunluğunun kararı ile bir yıl daha aynı rütbede hizmetedevam edebilirler.
Aynı neşetli emsali, kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayrılan AskerîYüksek İdare Mahkemesi üyesi olan albayların kendi istekleriyle emekliyeayrılmaları halinde, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 49uncu maddesindeki kadrosuzluk tazminatı hükümleri uygulanır."
B. Dayanılan Anayasa Kuralları:
1. "Madde 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2. "Madde 5.- Devletin temel amaç ve görevleri, Türkmilletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyetive demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adaletilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyalengelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gereklişartları hazırlamaya çalışmaktır."
3. "Madde 9.- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsızmahkemelerce kullanılır."
4. "Madde 13.- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi vemilletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin, Cumhuriyetin, millîgüvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın vegenel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerindeöngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunlasınırlanabilir.
Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalardemokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngördükleri amaçdışında kullanılmaz.
Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak vehürriyetlerin tümü için geçerlidir."
5. "Madde 138.- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar;Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hükümverirler.
Hiçbir organ, makam, mercî veya kişi, yargı yetkisininkullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelgegönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargıyetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veyaherhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymakzorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretledeğiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
6. "Madde 139.- Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileriistemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemeninveya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlükhaklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar,görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veyameslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundakiistisnalar saklıdır."
7. "Madde 140.- Hâkimler ve savcılar adlî ve idarî yargıhâkim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hâkim vesavcılar eliyle yürütülür.
Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatıesaslarına göre görev ifa ederler.
Hâkim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri,aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerleriningeçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturmasıaçılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevlerisırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması veyargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veyayetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işlerimahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunladüzenlenir.
Hâkimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmetgörürler; askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanundagösterilir.
Hâkimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka resmî ve özelhiçbir görev alamazlar.
Hâkimler ve savcılar idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığınabağlıdırlar.
Hâkim ve savcı olup da adalet hizmetindeki idarî görevlerdeçalışanlar, hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümlere tabidirler. Bunlar,hâkimler ve savcılara ait esaslar dairesinde sınıflandırılır vederecelendirilirler, hâkimlere ve savcılara tanınan her türlü haklardanyararlanırlar."
8. "Madde 145.- Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplinmahkemeleri tarafından yürütür. Bu mahkemeler, asker kişilerin; askerî olansuçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahutaskerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalarabakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemeler, asker olmayan kişilerin özel kanunda belirtilenaskerî suçları ile kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veyakanunda gösterilen askerî mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara dabakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemelerin savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlarve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bumahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunladüzenlenir.
Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerinözlük işleri askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin mahkemesindegörevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı,hâkimlik teminatı, askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.Kanun, ayrıca askerî hâkimlerin yargı hizmeti dışındaki askerî hizmetleryönünden askerî hizmetlerin gereklerine göre teşkilâtında görevli bulunduklarıkomutanlık ile olanilişkilerini de gösterir."
III- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Mahmut C.CUHRUK, Yekta Güngör ÖZDEN, Necdet DARICIOĞLU, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, MuammerTURAN, Servet TÜZÜN, Mustafa ŞAHİN, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZERve Erol CANSEL'in katılmalarıyla 5.9.1989 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ:
İsin esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi ve ekleri, iptaliistenilen yasa maddeleriyle dayanılan Anayasa kuralları, bunlarla ilgiligerekçeler ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten ve Anayasa'nın 149.maddesi ile Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun'un 30. maddesi uyarınca, Milli Savunma Bakanlığı temsilcilerinin sözlüaçıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'ya Aykırılık Sorunu:
1- Yasa'nın 2. Maddesinin İncelenmesi:
Dava dilekçesinde, 3562 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin, sicilbelgeleri, bunların türleri, içerikleri, kimler hakkında hangi sicilindüzenleneceği ve not miktarı, askerî hâkimlerin yükselmelerinin düzenlenensicildeki not durumuna bağlı olduğu, askerî yargıyı böyle bir sicil sisteminebağlı tutmanın onun üzerinde doğrudanbaskı oluşturan bir sonuç doğurabileceği,bunun yargıç bağımsızlığı ve yargı güvencesiyle bağdaşmadığı, general-amiral,subay ve meslekî sicil belgesi olmak üzere üç çeşit sicil belgesi bulunduğu,general-amiral sicil belgesiyle subay sicil belgesinde onhusus için notverildiği, bu hususların yargıçlık niteliğiyle ilişkisi olmadığı, hâkimi diğersubaylar gibi değerlendirerek onu komuta zincirine sokup itaat etmeyezorlayacağı, inceleme konusu düzenlemenin mahkemelerin bağımsızlığı ve yargıçgüvencesi ilkelerini zedelemekle kalmayıp, bunları tümüyle ortadankaldırabileceği, bu nedenle askerlik hizmetinin gereği olarak düşünülemeyeceği,ayrıca mevcut "sicil üstlerinin nitelikler dışında kanaatleri"başlıklı bölümde sicil üstlerine sübjektif değerlendirme yapma zorunluğugetirildiği, bu tür sicil düzenlemelerinin askerî hizmetlerin gerekleriniaştığı belirtilerek Anayasa'nın 2., 5., 9., 13., 138., 140. ve 145. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava dilekçesinde her ne kadar, 3562 sayılı Yasa'nın iptaliistenen bazı maddelerindeki fıkralar açıkça gösterilmemiş ise de; içerdiğigerekçeden, davanın, anılan Yasa'nın çeşitli maddelerinde doğrudan veya dolaylıbiçimde yeralan idarî sicile ilişkin hükümlerinin tümüne yöneltildiğianlaşıldığından, dava konusukurallar bu açıdan kendi kapsam ve ereği içindeirdelenmiştir.
Anayasa, yargıyı bir bütün olarak ele almış ve bu doğrultuda genelve ortak ilke ve kurallar düzenlemiş; bunun yanında gerekli gördüğü durumlardabu bütünlük içinde, ayrık sayılacak ö/el kurallara da yer vermiştir.
Anayasa'nın 9. maddesinde, yargı yetkisinin, Türk Milleti adınabağımsız mahkemelerce kullanılacağı belirtildikten sonra, "Yargı"yıdüzenleyen Üçüncü Bölümün genel kuralları arasında bulunan 138. maddesinde,hâkimlerin, görevlerinden bağımsız oldukları, Anayasa, yasa, hukuk ve vicdankanıları ile bağlı olarak karar verecekleri, hiç bir organ, makam, merci veyakişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında onlara emir ve talimat veremeyeceğive onları herhangi bir biçimde etki altında bırakamayacağı; 139. maddesinde de,hâkimlerin görevden çıkarılamamak, istekleri bulunmadıkça Anayasa'da gösterilenyaştan önce emekli edilememek gibi güvencelerle donatılmış bulundukları; 140.maddesinde ise, hâkimlerin, bütün özlük işlerinin, bu arada, atanmalarınınmahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre yasa iledüzenleneceği, yasada belirtilenlerden başka resmî veya özel hiçbir görevalamayacakları kesin kurallara bağlanmıştır. Mahkemelerin bağımsızlığına vehâkimlik güvencesine ilişkin Anayasa kuralları, Anayasa'nın 2. maddesindeTürkiye Cumhuriyeti değişmez nitelikleri arasında gösterilen "hukukdevleti" ilkesinin vazgeçilmez öğelerindendir.
Askerliğin kendisine özgü sosyal ve yönetsel yapısı ve gelenekseldayanakları vardır. Onun için bu kurumu, kendi öneminden ve yapısalözelliklerinden kaynaklanan güçlükler ve sorunlarla birlikte kabul etmekgerekir. Nitekim, aynı zamanda askerlik alanını da ilgilendiren kimi konulardaAnayasakoyucu, hizmetin gereklerini gözönünde bulundurarak ayrı hükümleroluşturma yoluna gitmiştir. Örneğin, Anayasa'nın "Kanunsuz emir"e ilişkin137. maddesinin son fıkrasında "askerî hizmetlerin görülmesi" içinkanunla gösterilen istisnaların saklı tutulduğu hükmüne yer verilmiştir. Kamuhizmeti görevlileriyle ilgili "Görev ve sorumlulukları, disiplinkovuşturulmasında güvence" başlığını taşıyan 129. maddesinde, savunmahakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, disiplin kararlarının yargıdenetimi dışında tutulamayacağı kuralları belirtilirken "Silahlı Kuvvetlermensupları" hakkındaki hükümlerin saklı olduğu açıklanmıştır,
140. maddede, hâkimlerin altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmetgörmeleri esasının benimsenmiş olmasına karşın, askerî hâkimlerin yaş sınırınınbelli edilmesi Yasa'ya bırakılmıştır. 159. maddesinde, adlî ve idarî yargıhâkim ve savcılarını atama, nakletme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma,disiplin cezası verme ve meslekten çıkarma ve sair konularda "Hâkimler veSavcılar Yüksek Kurulu'nu yetkili kıldığı halde, askerî hâkimler için böyle birkuruluşa yer vermemiş, aksine 145. maddesiyle, askerî yargı organlarınınkuruluşunu, işleyişini, askerî hâkimlerin özlük işlerini düzenleyecek özelyasada, askerlik hizmetlerinin gereklerinin de gözönünde bulundurulmasınıözellikle vurgulamıştır.
Bumaddenin son fıkrasında "kanunla düzenlenir" hükmüneyer verilmesinin özel bir ereği ve anlamı olmak gerekir. Anayasa'nın 138., 139.ve 140. maddelerinde mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik ve savcılık teminatı,hâkimlik ve savcılık mesleği ile ilgili yeterli açıklık varken, 145. maddesininson fıkrasındaki "Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerîhâkimlerin özlük işleri, askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerinmahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri, mahkemelerinbağımsızlığı, hâkimlik teminatı, askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunladüzenlenir..." hükmü herhalde yersiz bir tekrarlama değildir. Askerlik,birçok yaşamsal işlevi bulunan ulusal bir görev alanıdır. Temeli, emir-komutadüzeninin gerektirdiği saygı, itaat, disiplin ve özveri olan bu alanda, işlevinözelliği ve önemi nedeniyle yerleşmiş gelenek ve görenekleri korumakta özengöstermek zorunludur. Küçük bir sarsıntı ya da yıkıntı onarılıp giderilmesigüç, hattâ olanaksız çözülmelere yol açabilir. Adlî ve idarî yargı yanında,Anayasa'da ayrıca bir askerî yargı sisteminin kabul edilmiş bulunması, hiçkuşkusuz, devlet, ülke ve ulus yönünden özgür niteliği belirgin "askerlikhizmetlerinin gereklerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, Anayasa'nın 145.maddesinde öngörülen "mahkemelerin bağımsızlığı", "hâkimlik teminatı","askerlik hizmetinin gerekleri" ilkelerinin bir arada, birbirleriyleuzlaştırılmak suretiyle yapılacak bir düzenlemenin Anayasa'ya en uygun çözümbiçimi olacağında kuşku yoktur ve asıl olanın da bunun olabildiğincesağlanmasıdır. Ancak, böyle bir uzlaşma ve bağdaştırmanın olanaksız bulunmasıdurumunda "askerlik hizmetinin gerekleri" esasının,"mahkemelerin bağımsızlığı" ve "hâkimlik teminatı"ilkelerinin elverdiği ölçüler içinde nazara alınması zorunlu olacaktır. NitekimAnayasa Mahkemesi'nin, Askerî Yargıtay'ın varlık ve görevini ilgilendirenalanla sınırlı olarak verdiği bir kararında; "... dava konusu kurallarınAnayasa'ya uygunluk denetimi yapılırken, 'askerlik hizmetlerinin gerekleri'kavramının niteliğini ve etki alanını açıklığa kavuşturmanın büyük önemi vardır.Bu kavram, salt ve soyut olarak ele alınırsa isabetli bir sonuca varılmasıbeklenmemelidir. Çünkü kavramın bir askerî birlikle bir Askerî Yargıtay'da eşitağırlık ve kapsamla uygulama alanına konulabilmesi tasavvur dahi edilemez.
Askerî Yargıtay, öncelikle ve üstün yanıyla bir yüksek mahkemedir.Askerî bir kuruluş oluşu ondan sonra gelir ve ikinci alanda kalır. Buradaaskerlik hizmetlerinin gerekleri, ancak mahkemenin bağımsızlığına ve bubağımsızlığın güvencesi, dayanağı olan hâkimlik teminatına dokunmadığı süreceve o oranda söz konusu olabilir. Başka bir deyimle, bu Mahkemenin anayasalyapısı karşısında askerlik hizmetlerinin gerekleri nedenine dayanılarakbağımsızlığının ve hâkimlerinin teminatının zedelenmesine yol açılması hukukçasavunulabilir bir tutum olamaz. Askerî Yargıtay'ın bağımsızlığını vehâkimlerinin teminatını koruyacak güvenlik alanının sınırına dayandığı andaaskerlik hizmetinin gerekleri durur, durdurulur; artıkişlememesi, işletilmemesigerekir..." (10.1.1974, E: 72/49, K: 74/1, AMKD. 12/3) denilmektedir.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken en önemli sorun,"askerlik hizmetinin gerekleri"nin ne zaman ve hangi noktada"mahkemelerin bağımsızlığını ve "hâkimlik teminatı"nı koruyan"güvenlik" sınırına girmiş ve onu tehdit eder duruma gelmişolabileceği sorunudur. Bunun tanısını çok iyi yapmakta, hizmetlerden birisinidiğerinin etkinliğini zedeler konuma getirmeyecek çözüm yolunu bulmaktazorunluluk vardır. Tersidurumda beklenen yarar, zarara dönüşür, güç dağılır,etkinlik azalır ve sistem karışabilir.
Anayasa'nın 145. maddesinde "askerlik hizmetiningerekleri" ne ayrıca yer verilmiş bulunması, askerliğe ilişkin yerleşmişgelenek ve göreneklerin ve bu suretle kurulmuş olan düzenin bozulmadankorunması amacının bir sonucudur. Durum bu olunca, askerliğe ilişkindüzenlemelerde, elbetteki kimi değişik yönler ve tutumlar bulunacaktır. Herkurumun, iyi işleyebilmesi için konulması ve korunması gereken vazgeçilmezilkeleri, kuralları vardır. Silahlı Kuvvetler'de, söz konusu ilke ve kurallarınbaşında, hiç kuşkusuz "disiplin" gelir.
Türk Silahlı Kuvvetleri iç Hizmet Kanunu, askerliği "TürkVatanını, istiklal ve Cumhuriyetini korumak için, harp sanatını öğrenmek veyapmak yükümü" olarak tanımlıyor. Bu çok ağır görevin başarıyla yerinegetirilmesi, askerlik görevinin ciddiyet ve önemiyle orantılı ağırlıkta yöntemve önlemleri gerektirir. Askerlik hizmetlerinin yürütülmesinde en büyük etken,âmir-maiyet, ast-üst ilişkileridir.Ast; âmir ve üstüne umumî adap ve askerîusullere uygun tam bir saygı göstermeye, âmirlerine mutlak surette itaate, yasave nizamlarda gösterilen durumlarda üstlerine de mutlak itaate mecburdur. Âmir,maiyetine saygı ve itaat hisleri verir. Maiyetin ahlâkî,ruhî ve bedenîdurumlarını sürekli gözetim ve koruması altında bulundurur. Âmirin maiyetinekarşı tarafsızlığı ve hakkaniyeti koruması esastır.
Âmir-maiyet, ast-üst ilişkilerinin, askerî hizmetin gereklerineuygun bir düzeyde tutulabilmesi ancak sağlam bir disiplinle başarılabilir.Esasen disiplin; yasalara, nizamlara ve âmirlere mutlak bir itaat, astının ve-üstünün hukukuna özen göstermek demektir. Bir başka deyişle, askerliğin temeli,disiplindir. Böyle olduğu içindir ki, disiplinin korunması ve sürdürülmesikonusunda özel yasa ve nizamlarla cezaî ve idarî önlemler alınır. İtaat hissinitehdit eder her tür görünüm, söz, yazı, eylem ve davranış cezaî yaptırımlarlayasaklanır. Disipline aykırı gördüğü durumlara karışmaya ve emir vermeye herüst yetkili vegörevli kılınmıştır.
Disiplin, Silâhlı Kuvvetlerin "olmazsa olmaz" koşuludur.Yukarıdan aşağı otorite, aşağıdan yukarı itaat esasına dayanır. Bunun için,askerî kurum ve kuruluşların kendine özgü ve çok güçlü bir bütünlük oluşturmazorunlulukları vardır. Hiç bir askerî kişi ve kurum bunun dışında tutulamaz.
Disipline uymayan eylemler iki biçimde belirir. Birincisi,kurallara uymamak ya da uygun olmayan davranışlarda bulunmak; ikincisi yetersizve tatminkâr olmayan biçimde davranışlar göstermektedir.
Bu eylemlerin askerî yönden değerlendirilmemesi ve karşılıkişlemlerin yapılmaması iyiler üzerinde moral bozucu bir etki yapar vefaillerine aynı biçimde eylemlere girişmek için cüret ve cesaret kazandırır.
Silahlı Kuvvetlerde görevli subaylar, iki esas sınıfaayrılmışlardır. Bunlardan biri muharip sınıf subaylar, diğeri de yardımcı sınıfsubaylardır (926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, m. 21). Askerîhâkimler, ikinci sınıfa dahil subay üniformalı muvazzaf askerdirler. Busıfatlarından ötürü, askerliğin tüm kurallarına ve onu ayakta tutan askerîdisipline uymak zorundadırlar. Teminatlı hâkim statüsü içinde bulunmaları,onların bu temel kuralın dışında kalmalarım gerektirmez. Çünkü askerî yargı,askerlik hizmetinin gereklerinden kaynaklanan bir kurumdur ve askerî hâkim debunun için vardır. Aksi takdirde, askerî hâkim sınıfı anlamını yitirmiş olur.Bir toplumu oluşturan insanlar, koşullar uygun olunca, çabucak ve kolaycabireyleşebilir. Bu nedenle, askerî hâkimler, sıfat ve statülerinin gereğiolarak,hâkimlikle beraber subaylık kimliklerini de özenle korumak ve kollamakdurumundadırlar. Gerçekten askeri niteliklerinin belirlenipdeğerlendirilmesinde, salt mesleki sicilleri yeterli olamaz. Bunlarda dakarşılıklı astlık ve üstlük ilişkileri içinde oldukları subaylarda aranan tümniteliklerin bulunması gereklidir. Bu da ancak, kuruluş bağlantısına göre sicilüstleri tarafından askerî niteliklere verilecek notlarla sağlanabilir.
"Sicil üstleri; emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken,üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar.Sicil üstleri, bu görevin önemini gözönünde tutarak, emri altındakiler hakkındasicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adaletve vicdanî kanaatle not takdir etmelidirler. Aksi hal, ehliyetli olmayanların,layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısıyle Türk SilahlıKuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz durumadüşmesi sonucunu doğurur.
Sicil Üstleri, hakkında sicil düzenleyecekleri subayları iyitanımak zorundadırlar..." (Subay Sicil Yönetmeliği, m. 4).
Şu duruma göre; sicillerin düzenlenmesi, yeterli bilgi ve deneyimbirikimine sahip askerlerin yapabileceği bir uzmanlık işidir. Çünkü, söz konususicillerin içeriği, askerî niteliklere ilişkin olup, rütbe terfiinde ve kademeilerlemesinde tek başına değil, meslekî sicillerle birlikte ortalamayadahildir. Subay sicil kâğıdında belirlenen on nitelik içinde önemli olan, l, 3,5 ve 6 numaralı hanelerde yazılanlara on üzerindentakdir edilecek notlarınbeşten aşağıya düşmesi durumunda belgelerle kanıtlanması zorunluluğugetirilmiştir. Bütün bunların, yargı görevinin iç dirlik ve yansızlık içinde vegereği gibi yerine getirilmesini olumsuz yönde etkileyeceği, başka biranlatımla,dengenin askerlik hizmetinin gerekleri lehine bozulacağı savını,Anayasa'nın 144. ve 159. maddelerinin genel esprisi de dikkate alındığında,hukuk sistemimizin onaylayacağını kabul etmek çok güçtür.
Askerlik hizmetinin gerekleriyle mahkemelerin bağımsızlığını vehâkimlik güvencesini koruma yönünden, Anayasa'nın buyruğunu yerine getirmeamacıyla yapılan bu düzenlemenin gerekli olduğu, araçla amaç arasında ölçüsüzbir oran bulunmadığı, dengenin sağlanmasında uygun aracın seçildiği görülmüş vebu nedenle kimiayrık durumlar dışında, hâkim subaylar hakkında "generalamiral sicil belgesi" ve "subay (astğm. albay) sicil belgesi"ile "meslekî sicil belgesi" düzenlenmesini öngören 3562 sayılıYasa'nın 2. maddesinin sicil belgelerine ilişkin dava konusu hükümleriAnayasa'nın 2., 5., 9., 13., 138., 139., 140. ve 145. maddelerine aykırı bulunmamıştır.
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZERve Güven DİNÇER, dava konusu 2. maddenin değiştirdiği, 357 sayılı Yasa'nın 12.maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin, subay (atğm.-alb.) sicilbelgesinin, idarî sicil üstlerince askerî hâkim subaylar hakkındadüzenleneceğini öngören dördüncü; general-amiraller, birinci sınıfa ayrılmışaskerî hâkimler ile Askerî Yargıtay Başsavcı Yardımcıları ve Askerî Yüksekİdare Mahkemesi Savcıları hakkında meslekî sicil belgesi düzenlenmeyeceğini,dolayısıyla general-amiral sicil belgesiyle subay sicil belgesi düzenleneceğinibelirten yedinci paragrafları yönünden bu görüşe katılmamışlardır.
2- Yasa'nın 3. Maddesinin İncelenmesi:
3562 sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle değiştirilen 357 sayılı Yasa'nın13. maddesinin (A) fıkrasının (3) numaralı bendinde, adlî müşavirler veyardımcıları ile askerî hâkim sınıfından olan disiplin subayları için askerîadalet müfettişlerince meslekî sicil notu verilmesi öngörülmüştür.
Dava dilekçesinde; askerî adalet müfettişleri, idarenin birelemanıdır. İdarenin emrinde ve onun kumandasında olan bir unsurun yargıçlarısicil notayla değerlendirmesi, yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesiylebağdaşmaz denilmekte ve hükmün Anayasa'nın 2., 5., 9., 13., 138., 139., 140. ve145. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istenmektedir.
Bu maddeyle 357 sayılı Askerî Hâkimler Kanunu'nun 13. maddesinin(B) fıkrasının (3) numaralı bendine (D) alt bendinden sonra gelmek üzereeklenen (E) alt bendi ile askerî adalet müfettişlerine, "hal kâğıdı"düzenlemeleri görevi verilerek, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun bukonuyla ilgili hükümleri ile 357 sayılı Askerî Hâkimler Kanunu arasındakoşutluk sağlamaya çalışıldığı madde gerekçesinden anlaşılmaktadır.
Yargı kuruluşlarını güvence altında tutabilmek için kabul edilenyollardan biri ve belki de en önemlisi, bunların kendi içlerindendenetimlerinin sağlanmasıdır. Onun için, Anayasa'nın hâkim güvencesi, yargınınişleyiş ve denetiminin gereklerine, yargı organlarının kendi bünyesinden gelenzorunlu ilişkilere karşı değil, böyle bir düşünce durumla ilgisi olmayan veözellikle yargı dışından gelecek müdahalelere karşıdır. Aksi takdirde,Anayasa'nın 144. maddesinde yer alan "Hâkim ve savcıların denetimi"esasının ve 159. maddesinin öngördüğü "Hâkimler ve Savcılar YüksekKurulu"nun da hâkimleri etkileyeceğini kabul etmek gerekecektir.
E) Alt bendine göre, askerî adalet müfettişleri, general veamiraller dışında askerî hâkim, askerî savcı, adlî müşavir ve askerî hâkimsınıfından olan disiplin subayları ile yardımcıları hakkında "halkâğıdı" düzenleyeceklerdir.
Dava dilekçesinde; askerî idarenin hiyerarşisine, emir ve komutazincirine bağlı bir müfettişin düzenlediği hal kâğıdı, askerî yargıcın özlükişlerinde değerlendirilecek, onun özlük haklarını etkileyecektir. Bu nedenleYasa'nın bu maddesinin de Anayasa'nın 2., 5., 9., 13., 138., 139., 140. ve 145.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, askerî adalet müfettişlerinin,askerî hâkimler hakkında hal kâğıdı düzenlemeleri esası, 357 sayılı AskerîHâkimler Kanunu ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun konuyla ilgilihükümleri arasında uygunluk sağlamak amacıyla önemsiz kimi ayrıntılar dışında,19.3.1989 günlü Resmî Gazete'de yayımlanan Adalet Bakanlığı Teftiş KuruluYönetmeliği ekinde bulunan hâkim ve savcılarla ilgili hal kâğıtları işlemininbenzeri bir uygulamadır.
Bu hal kağıtlarıyla, hâkimlerin kişisel ve sosyal yönleri vekararlarında usul hükümlerine ne oranda uydukları saptanmaktadır. Verilennotların kararların hukukî değeri ile bir bağlantısı yoktur. Denetleme,kararların niteliğine değil, bu kararlardaki usul işlemlerine gereğince uyulupuyulmadığına ilişkin bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen 357 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin (A)fıkrasının (3) numaralı bendi için ileri sürülen gerekçe (B) fıkrasının (3)numaralı bendinin (A) alt bendinin ilk cümlesi ve söz konusu (E) bendi için degeçerlidir. Askerî hâkimler için Anayasa'nın öngördüğü hâkimlik güvencesi,hizmet hiyerarşisinden ve hizmet dışından gelebilecek her türlü müdahaleyekapalılığı anlatır.
" Anayasa, kuşkusuz, Mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimgüvencesi kavramıyla kuralsız ve denetim dışı bir statünün varlığım amaçlamışolamaz. Kamu kurumlarının personeli, denetlenebildikleri ölçüde yasalarabağlıdırlar. Bir hukuk devletinde adaletin yerine getirilmesi, temel hak veözgürlüklerin korunması hiç kimsenin keyfine ya da sağduyusuna bırakılamaz.Adaletinve özgünlüklerin gereklerini kurumsal güvencelere bağlamak zorunludur. Denetimolayının, günlük yaşantının ve toplum hayatının dışında tutulması düşünülemez.Aslında, denetim, eleştirici olmaktan çok, yol gösterici, yapıcı ve eğiticiniteliktedir. Bu nedenlerle 3562 sayılı Yasa'nın 3. maddesi Anayasa'ya aykırı görülmemiştir.
3- Yasa'nın 4. Maddesinin İncelenmesi:
Bu madde, 357 sayılı Askerî Hâkimler Kanunu'nun "BirinciSınıfa Ayrılma" başlığını taşıyan 15. maddesinde "Birinci SınıfaAyrılma" başlığı altında değişiklik yapmakta, birinci sınıf hâkimliğegeçirilme koşulları arasında "Üsteğmenlik rütbesinden itibaren alman sicilnotları toplamının, sicil notu adedine bölünmesi sonucunda, sicil tam notununen az % 70'i kadar not tutturmuş olmak" durumuna da yer vermişbulunmaktadır.
357 sayılı Yasa'nın, 3562 sayılı Yasa ile değişik 15. maddesininiptali istenen (C) bendine ilişkin olarak, dava dilekçesinde; böyle bir hükmünyargı bağımsızlığı, yargı güvencesiyle bağdaşmayacağı, dolayısıyla Anayasa'nın2., 5., 9., 13., 138., 139., 140. ve 145. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Aslında bu değişiklik ile askerî hâkimlerin birinci sınıfa ayrılmakoşulları, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun konuyla ilgilihükümlerine koşut duruma getirilmesine çalışılmış ve askerî hâkimlerin birincisınıfa ayrılması, olabildiğince adlî ve idarî yargı hâkimlerinde arananşartlara yaklaştırılmak istenmiştir.
Uygar toplumlarda, yargının ve yargıya karşı güvenirliğinsağlanması, devletin başta gelen ödevlerindendir. Güvenilir bir adaletin gerçeköğesini, mahkemelerin bağımsızlığı yanında, onu yerine getirmekle görevlikılınan hâkimin güvencesi ve güvenilir niteliği oluşturur. Düzenleme, askerîyargının, yüksek düzeyde yürütülüp yönlendirilmesi amacına dönüktür.EsasenAnayasa, her tür kamu hizmetinde çalıştırılacak personelin yeterlik koşulunutemel ilke saymıştır. Görevle onun gerektirdiği niteliği birbirinden ayrıdüşünmeye olanak yoktur.
Kamu hizmetlerinde görevin gerektirdiği kişisel ve meslekî kimiseçkin nitelik ve yeteneklerin aranması, Anayasa'nın da benimsendiği bir kuraldır.Bu nedenle, birinci sınıfa geçirilebilmek için hâkimin yeterlik açısından bellibir not düzeyine ulaşması gereğinin Anayasa'ya aykırı düşen bir yönü yoktur.
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZERve Güven DİNÇER, 357 sayılı Yasa'nın 3562 sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin (C) bendi ile ilgili bu görüşe katılmamışlardır.
4- Yasa'nın 5. Maddesinin incelenmesi:
357 sayılı Yasa'nın değişik ek 5. maddesinin kimi hükümlerinideğiştiren bu madde, Askerî Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci Başkanı, DaireBaşkanları ve Üyelerinin rütbe terfii ve rütbe kıdemliliği ilke ve koşullarınıdüzenlemektedir.
Davacı, albay rütbesindeki hâkimlerin terfi koşullan içingetirilen "Üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı ve varsa yarbay ve albay rütbelerineait sicil notları toplamının sicil notu adedine bölünmesi sonucu bulunacaksıralama notunun, sicil tam notunun % 70 ve daha yukarısı" olmasını; şahsîve sicil dosyalarının Yüksek Askerî Şûra tarafından incelenip değerlendirmenotu verilmesini, yeterlik notunun, yeterlik tam notunun % 85 ve daha yukarıolması koşullarını Anayasa'nın 2., 5., 9., 13., 138., 139., 140. ve 145.maddelerine aykırı bulunarak iptali dileğinde bulunmuştur.
% 70 ve daha yukarı not koşuluna, 4. maddenin irdelenmesisırasında değinilmiş ve orada dayanılan gerekçeler % 70, % 85 ve daha yukarınotlar için de geçerli olduğundan burada ayrıca tekrarına gerek görülmemiştir.
Yüksek Askerî Şûra'nın değerlendirmesine ve yeterlik sıralamasınagöre terfi ettirilmenin Anayasa'ya aykırı olup olmadığı sorununa gelince:
Maddeye göre, Askerî Yargıtay üyesi bir albay, sicil tam notunun %70'ine eşit veya bu notun üstünde sıralama notu tutturduğu takdirde, terfi içindeğerlendirmeye tabi tutulacaktır. Bu albayın bir üst rütbeye terfi edebilmesiiçin ise, yeterlik notunun, yeterlik tam notunun en az % 85'i düzeyine ulaşmasıgerekmektedir.
Maddede, Askerî Yargıtay'da görevli general-amiraller bakımındanda aynı esas benimsenmiş olup, bir üst rütbeye terfi için değerlendirme tamnotunun en az % 85 kadar not alınmış olması şart koşulmuştur.
Askerî Yargıtay üyesi askerî hâkimlere Yüksek Askerî Şûra'daayrıca değerlendirme notu verilmesi ve yeterlik sıralamasında bu notun daortalamaya alınmasının, yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesini olumsuzdoğrultuda etkileyeceği düşünülemez. Kabul etmek gerek ki, sınıf ve sıfatı neolursa olsun, ister yükümlü, isterse özel yasalarla Silahlı Kuvvetlere katılmışbulunsun, bütün askerlerin tek amacı elbirliğiyle harp sanatının gereklerini eniyi biçimde yerine getirmektir. Askerî hâkimler de subaydır ve aynı rütbesıralamasının içindedirler. Askerlik hizmetinin aradığı niteliklere sahipdeğillerse, askerlik ödevi yerine getirilemeyecek ya da en iyi biçimde yerinegetirilmiş olmayacaktır. Çünkü, ödevle onun gerektirdiği niteliği birbirindenayrı düşünme olanağı yoktur. Kamu hizmetlerinin özellikleri olduğu ve buhizmetleri gören kamu personelinin de özel statülere bağlı bulunduğu bilinenbir gerçektir. Onlar için yasalarda öngörülen kayıtlamalar, kamu hizmetlerininetkin ve esenlikli bir biçimde görülmesi ereğine yöneliktir.
Askerî hâkimlerin general-amiral rütbelerine ya da general veamirallikte yükselmeleri, subaylık sıfat ve statülerinden kaynaklanan birhaktır. Rütbe, askerliğin gereklerindendir. Silahlı Kuvvetlerde görevli subay,general ve amiraller gerek ad ve unvanları, gerek verdikleri hizmetinniteliğine göre bir rütbe sıralamasına tabi tutulmuşlardır. Bu durumları ileher rütbe, daha aşağı rütbeye karşı hukukî anlamda üstlük, yükseklik ifadeeder.
Adlî ve idarî yargı hâkimlerinin yükselmelerinde olduğu gibi,askerî hâkimlerin yükselmeleri açısından Anayasa'da Hâkimler ve Savcılar YüksekKurulu'na benzer bir kuruluşa yer verilmediği için, askerî hâkimlerin hemaskerî ve hem de meslekî açıdan üst rütbeye liyakatini saptayacak bir yöntem veorgana gereksinim duyulmuştur. Bugün için bu yöntem, sicil kurumu, organ da,,kurumlaşmış bir denetim işlerliğine sahip Yüksek Askerî Şûra'dır. Sicilsizyükselme, yeteneklerin saptanmasına engel olacağı için, yükselme yollarını datıkar. Sicil, askerlik hizmetinin ve askerlik sıfatının vazgeçilmez birgereğidir.
Yüksek Askerî Şûra üyelerince verilecek notların saptanmasındakiesasları, "Subay Sicil Yönetmeliği"nin 44. maddesi şöylebelirlemektedir:
1- Sicil dosyalarını ve sicil belgelerini inceleyerek,
2- Özlük dosyalarında mevcut, mahkeme ve savcılıkça verilenkararları, her çeşit disiplin cezalarını inceleyip bu kararlara dayanak olanfiil ve hareketleri değerlendirmeksuretiyle,
3- Yapılmış kadro gezileri veya etüt notları, plan tatbikatları,tatbikatlar, denetlemelerdeki başarı düzeylerini,
4- Meslekî eserlerini gözönüne alarak, ilgilinin genel durumundanedindiği kanaate göre, 1-100 arasında not takdir edilir.
Anayasa, kamu hizmetlerinde, yeterlik koşulunu temel tutmuştur. Bukoşulu oluşturan nitelikler arasında ve özellikle askerlikte, kıdemlekazanılmış hak derecesinin ilke olarak bulunduğu açıktır. Ancak kamu yararı,bazı ayrık durumu ve özel niteliği olan kimi rütbe ve görevler için bu ilkelereaykırı kurallar konulmasını gerekli kılabilir. Yüksek Askerî Şûra'ya verilenödev ve tanınan yetkinin amacı budur. Yüksek Askerî Şura, Yönetmeliktegösterilen objektif yaklaşımıyla general-amiral olacak ya da generallikte üstrütbeyeyükselecek bir subayda, genelde subaylığın, özelde yükseleceği rütbeye uygungörevi yerine getirebilmesinin gerektirdiği genel ve özel yetenek veyeterliliğe, tek kelimeyle liyakate sahip bulunup bulunmadığını arayaraktakdirini değerlendirme notuyla ortaya koyacaktır
Yüksek Askerî Şûra, Türk Silahlı Kuvvetlerinin en üst danışmaorganıdır. General ve amiralliğe yükseltilmede ve general-amiralyükselmelerinde bu Kurula yetki tanınması, Silahlı Kuvvetlerin en yetkili veyeterli ellerde kalmasını sağlamak düşüncesinden ileri gelmektedir. Askerliğinson rütbesine gelmiş Yüksek Askerî Şûra üyelerinin, derin askerî bilgi ve engindeneyim birikimleri de gözetilecek olursa, askerî hâkimlerin % 1,9 oranıcivarında bulunan yıllık general-amiral terfileri dolayısıyla askerî yargı veonun hâkimlerini dış baskıya açık bir duruma sokacağı, hiç değilse böyle birolasılığın kuşku ve kaygısını uyandıracağı ve mahkemelerin bağımsızlığına vehakimlerin teminatına söz getireceği, ya da gölge düşüreceği savı geçerliolamaz.
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Selçuk TÜZÜN ve Ahmet N.SEZER, 3562 sayılı Yasa'nın 5. maddesiyle değiştirilen, 357 sayılı Yasa'nındeğişik ek 5. maddesinin dördüncü fıkrasının (A) bendinin (3) numaralı altbendi ile dördüncü paragrafını; (C) bendinin başlangıç kısmını ve üçüncüparagrafını kapsayan bu görüşe katılmamışlardır.
5- Yasa'nın 6. Maddesinin İncelenmesi:
Bu maddeyle, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi'nde görevli albay,general ve amirallerin terfi esasları, Askerî Yargıtay'da görevli emsallerialbay, general ve amirallerin terfi esaslarını düzenleyen ek 5. maddeye koşutbir konuma getirilmekte, ayrıca Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkam veBaşsavcısı kadrolarının general rütbesindeki hâkimlerle doldurulamamasıdurumunda daha ast rütbedeki hâkim subayların bu yerlere asaletenatanabilecekleri öngörülmektedir.
Yasa'nın 5. maddesi irdelenirken ileri sürülen gerekçeler bumaddenin (F) bendi dışında kalan dava konusu kuralları için de geçerlidir.
F) bendinde dava konusu edilen hüküm; "Rütbe bekleme süresisonunda terfi edemeyen general-amiraller hakkında 926 sayılı Türk Silahlı^Kuvvetleri Personel Kanununun 49 uncu maddesi hükümleri uygulanır. AncakGenelkurmay Başkanının teklifi ve Yüksek Askerî Şûra'nın üçte iki çoğunluğununkararı ile bir yıldaha aynı rütbede hizmete devam edebilirler." hükmüdür.Bu hüküm 11.12. 1981 günlü ve 2563 sayılı Yasa'nın 9. maddesiyle AskerîYargıtay için getirilen hükmün aynıdır.
Zorunlu durumlarda hizmet ve görev gereksinimi nedeniyle, görevingerektirdiği kişisel ve meslekî kimi seçkin nitelik ve yetenekleri bulunangenerallikte bekleme süresini doldurmasına karşın yaş sınırına ulaşmamış olanyetişkin personelin hizmete devam ettirilmesi, askerlik hizmetinin etkin vesağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacına yöneliktir ve bu durumuyla Anayasa'yaaykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Selçuk TÜZÜN ve Ahmet N.SEZER, 3562 sayılı Yasa'nın 6. maddesiyle değiştirilen, 357 sayılı Yasa'nındeğişik ek 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (C) bendinin (3) numaralı altbendi ve üçüncü paragrafı ile general ve amirallerin rütbe terfi şartlarınıdört madde halinde sıralayan (E) bendinin son paragrafı yönünden; ayrıca YılmazALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Ahmet N. SEZER ve Güven DİNÇER ek 6. maddeyeeklenen(F) bendinin ilk paragrafı yönünden bu görüşlere katılmamışlardır.
V- SONUÇ:
25.4.1989 günlü, 3562 sayılı "26.10.1963 Tarihli ve 357Sayılı Askerî Hâkimler Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu KanunaGeçici Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun"un:
1- 2. maddesiyle değiştirilen, 357 sayılı Kanun'un 12. maddesininbirinci fıkrasının (A) bendinin;
İptal davasına konu edilmeyen, "Ancak; Askerî YargıtayBaşkam, Başsavcısı, İkinci Başkanı, Daire Başkanları ve Üyeleri ile AskerîYüksek İdare Mahkemesi Başkanı, Başsavcısı, Daire Başkanları ve Üyelerihakkında general-amiral sicil belgesi, subay sicil belgesi ve meslekî sicilbelgesi düzenlenemez." biçimindeki altıncı paragrafı dışında kalan:
a) Sicil belgelerinin çeşitlerini belirleyen birinci;
b) Bu belgelerin şekil ve kapsamlarıyla ilgili ikinci;
c) General-amiral sicil belgesiyle meslekî sicil belgesine ilişkinaçıklamaları içeren üçüncü ve beşinci;
d) Sicil notlan hakkındaki sekizinci, dokuzuncu ve onuncuparagrafları hükümlerinin;
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve sözkonusu hükümlerin iptalineyönelik davanın reddine, oybirliğiyle;
e) Subay (Atğm.-Alb.) sicil belgesinin, idarî sicil üstlerinceaskerî hâkim subaylar hakkına düzenleneceğini öngören dördüncü;
f) General-amiraller, birinci sınıfa ayrılmış askerî hâkimler ileAskerî Yargıtay Başsavcı Yardımcıları ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesisavcıları hakkında meslekî sicil belgesi düzenlenemeyeceğini, belirten yedinciparagrafları hükümlerinin;
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve bu hükümlerle ilgili davanınreddine, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER veGüven DİNÇER'in karşıoyları ve oyçokluğuyla;
2- 3. maddesiyle değiştirilen, 357 sayılı Kanun'un 13. maddesinin:
a) (A) fıkrasının (3) numaralı bendi ile;
b) (B) fıkrasının (3) numaralı bendinin (A) alt bendinin ilkcümlesinin
ve;
c) (B) fıkrasının (3) numaralı bendinin (D) alt bendinden sonragelmek üzere eklenen (E) alt bendinin;
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve davanın reddine oybirliğiyle;
3- 4. maddesiyle değiştirilen, 357 sayılı Kanun'un 15. maddesinindava konusu (C) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve davanın reddine,Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER ve GüvenDİNÇER'in karşıoyları ve oyçokluğuyla;
4- 5. maddesiyle değiştirilen 357 sayılı Kanun'un değişik Ek 5.maddesinin:
a) Dördüncü fıkrasının (A) bendinin (3) numaralı alt bendi iledördüncü paragrafının ve;
b) (C) bendinin başlangıç kısmının ve üçüncü paragrafıhükümlerinin;
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve anılan hükümlerle ilgili davanınreddine, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Selçuk TÜZÜN ve Ahmet N. SEZER'inkarşıoyları ve oyçokluğuyla;
5- 6. maddesiyle değiştirilen, 357 sayılı Kanun'un değişik Ek 6.maddesinin:
a) Dördüncü fıkrasının (C) bendinin (3) numaralı alt bendi veüçüncü paragrafı hükmüyle;
b) General ve amirallerin rütbe terfi şartlarım dört madde halindesıralayan (E) bendi içindeki "Terfi şartlarını taşıdıkları anlaşılangeneral -amirallerin şahsî ve sicil dosyaları Yüksek Askerî Şûra'ya gönderilirve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerine göre değerlendirmeyapılır. Bu işlem sonunda değerlendirme notu, değerlendirme tam notunun % 85'iveya daha yukarısı olan general-amirallerden, değerlendirme notu en yüksekolandan itibaren kadro ihtiyacı kadarı bir üst rütbeye terfi ettirilir:"hükmünün;
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve davanın reddine, YılmazALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Selçuk TÜZÜN ve Ahmet N. SEZER'in karşıoyları veoyçokluğuyla;
c) Ek 6. maddeye eklediği (F) bendinin, "Rütbe bekleme süresisonunda. .." sözcükleriyle başlayan ve "... bir yıl daha aynı rütbedehizmete devam edebilirler." sözcükleriyle sona eren iki cümlelik ilkparagrafı hükümlerinin;
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve davanın reddine, YılmazALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER ve Güven DİNÇER'inkarşıoyları ve oyçokluğuyla;
11.12.1990 gününde karar verildi.
Başkan
Necdet DAR1CIOĞLU
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
Üye
Yavuz NAZAROĞLU
Üye
Güven DİNÇER
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı: 1989/17
Karar Sayısı: 1990/33
Askerî yargı, Anayasanın yargı bölümünde yer almıştır. Anayasanın"Mahkemelerin bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesi, "Hâkimlik veSavcılık teminatı" başlıklı 139. maddesi, askerî mahkemeler ve askerîhâkimleri de kapsayacak biçimde temel kurallar getirmiştir. Ayrıca, Anayasanın140. maddesindeki, "Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlikteminatı esaslarına göre görev ifa ederler" kuralı askerî hâkimleri dekapsamaktadır. Anayasanın öngördüğü esas, hâkimlerin (askerî hâkimler dahil),mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görevyapmalarıdır. Aynı maddeye göre, hâkimlerin atanmaları, hakları ve ödevleri,aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri... ve özlük işleri, mahkemelerinbağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenecektir.
Anayasanın askerî yargıyla ilgili 145. maddesine göre, askerîmahkemeler, asker kişilerin, askerî olan suçları ile bunların asker kişileraleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgiliolarak işledikleri saçlara ve asker olmayan kişilerin, özel kanunda belirtilenaskerî suçları ile yasada belirtilen görevleri ifa ettikleri sıradaveya yasadagösterilen askerî mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara bakmaklagörevlidirler. Görüldüğü üzere, Anayasa, askerî mahkemeleri sadece disiplin vesırf askerî suçlara bakan özel yargılıklar olmaktan öte, genel nitelikli birmahkeme konumuna getirmiştir. Maddenin yorumu bu kapsam ve anlayış içinde elealınmalıdır.
Anayasanın 9. maddesinde, yargı yetkisinin, Türk Milleti adınabağımsız mahkemelerce kullanılması öngörülmüştür. Başka bir deyişlebağımsızlık, mahkeme olmanın vazgeçilmez koşuludur.
Anayasanın 145. maddesinde, "Askerî yargı organlarınınkuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri, askerî savcılık görevleriniyapan askerî hâkimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ileilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı, askerlikhizmetlerinin gereklerine göre Kanun'la düzenlenir." denilmektedir. Bumaddede, hâkimlerle ilgili 140. maddede belirtilen esaslara ilaveten"askeri hizmetlerin gerekleri" hükmüne yer verilmiştir. AnayasanınAskerî Yargıtay'la ilgili156. ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesi'ne ilişkin 157.maddelerinde de mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı unsurlarıyanında, askerlik hizmetlerinin gereklerinden söz edilmektedir. Askerîhizmetlerin gereklerinin, "disiplin" ve "mutlak itaat"esaslarına dayandırılması. Anayasanın yargı için öngördüğü "mahkemelerinbağımsızlığı" ve "hâkim güvencesi" ilkelerine ters düşecektir.Hâkim için esas olan objektif ve sübjektif bağımsızlığa sahip olmak,mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifaetmektir. Türk Milleti adına Yargı yetkisini kullanan askerî hâkimlerin de,mutlaka bu kapsam ve anlam içerisinde görev yapmaları gerekir. Askerîhizmetlerin gerekleri, ancak, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatıilkelerini ihlâl etmedikçe ya da etmediği oranda kabul edilebilir. Çünkü,askerî hâkimler, yargı yetkisini kullanmaları nedeniyle önce hâkim, daha sonraasker olarak kabul edilmelidirler. Anayasa Mahkemesi 1961 Anayasası dönemindeverdiği kararlarda, askerî hizmetleringereklerini bu anlamda yorumlamıştır.Aksi halde, davaları askerî mahkemelerde görülen kişilerle, sivil mahkemelerdegörülen kişilerin, bağımsızlıkları farklı esaslara bağlanmış yargıçlartarafından yargılanmaları söz konusu olabilir. Halbuki herkesin, mahkemelerinbağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev yapan hâkimlertarafından yargılanmada Anayasal hakkı vardır. 145. Maddenin son cümlesinde,kanun, ayrıca, askerî hâkimlerin yargı hizmeti dışındaki, askerî hizmetleryönünden askerî hizmetlerin gereklerine göre teşkilâtında görevli bulunduklarıkomutanlık ile olan ilişkilerini de gösterir, denilmektedir. 1961 Anayasasındabulunmayan, ancak 1982 Anayasasında yer alan bu hüküm esasta fazla bir yenilikgetirmemekle beraber askerî hâkimlerin yargı hizmeti dışındaki askerî hizmetleryönünden teşkilâtında görevli bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerininaynı yasayla düzenlenmesini öngörmektedir. Görüldüğü üzere bu ilişki"yargı hizmeti" dışında olacak ve fıkranın ilk cümlesindekihususlardanve özlük işlerinden ayrı, sadece askerî hizmetlerin biçimselgereklerine bağlı kalacaktır. Cümlede "ayrıca" denilmek ve "yargıhizmeti dışında" deyimi kullanılmak suretiyle bu husus belirlenmiştir.
Yukarıdaki açıklamaların ışığında, 3562 sayılı Yasa'daki, askerîhâkimlere subay ya da general-amiral sicil belgesi verilmesine; albay, generalve amiral hâkimlerin rütbe terfilerinde Yüksek Askerî Şûra tarafından verilecekyeterlik notunun esas alınmasına; rütbe bekleme süresi sonunda terfi edemeyengeneral-amiral hâkimler hakkında Yüksek Askerî Şûra'nın kararıyla bir yıl dahaaynı rütbede hizmete devam edebilmelerine ilişkin hükümler, mahkemelerinbağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, sözkonusu Yasa'nın, Anayasaya aykırı düşen hükümlerinin iptali gerektiği oyu ileverilen karara karşıyız.
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Selçuk TÜZÜN
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı: 1989/17
Karar Sayısı: 1990/ 33
24.5.1989 günlü, 3562 sayılı "26.10.1963 Tarihli ve 357Sayılı Askerî Hâkimler Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve KanunaGeçici Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun"un;
l- 2. maddesi dördüncü paragrafında; Subay (Atğm.-Alb.) sicilbelgesinin, idari sicil üstlerince askerî hâkim subaylar hakkında düzenleneceğikuralı yer almaktadır. İşbu hükme göre Askeri Mahkemelerde askerî hâkimlikgörevi yapan askerî hâkimler hakkında da idarî sicil üstlerince subay sicilbelgesi düzenlenecek ve bu suretle yargı hizmetini yürüten askerî hâkimlerinyükselmelerinde işbu idarî sicil belgelerideğerlendirilecektir.
Hukuk devletinde öngörülen mahkemelerin bağımsızlığı ve onunbaşlıca öğesi olan hâkimlik teminatı ilkeleri kişilerin, mahkemeleringenellikle hiçbir etki; özellikle yürütmenin etkisi altında kalmaksızın, tamyansız olarak görevlerini yerine getireceklerinden emin olmaları, mahkemelere,hâkimlere güvenmeleri, inanmaları, bu yönden herhangi bir kaygı, tedirginlikiçinde kalmamaları için benimsenmiş bir düzenin temelini oluşturur. Bu düzeniaksatacak veya kişilerde düzenin iyi işlemeyeceği kuşkusunu uyandıracakyöntemlere yer verilmemesi gerekir. Oysa incelenen hükümlerin öngörüldüğüyöntem, idarî sicil üstlerince düzenlenen subay sicil belgesi ile AskerîMahkemeleri ve onun hâkimlerini iç ve dış baskıya açık bir duruma sokmakta, hiçdeğilse böyle bir olasılığın kuşku ve kaygısını getirmektedir. Bu, AskerîMahkemelerin bağımsızlığının, hâkimlerinin teminatının zedelenmesine yol açacakbir yöntemdir. Askerî yargının sıkıyönetim ve savaş hallerinde görev alanınınsivil kişileri de kapsayacakbiçimde genişlemesinin, askerî yargınınbağımsızlığı ve hâkimlerinin teminatı sorununa daha da ağırlık ve önemkazandırdığı da gözardı edilmemelidir.
Anayasa'nın askerî yargı ile ilgili 145. maddesinin sonfıkrasında;' "Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerîhâkimlerin özlük işleri askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerinmahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri, mahkemelerinbağımsızlığı, hâkimler teminatı, askerlik hizmetlerinin gereklerine görekanunla düzenlenir. Kanun, ayrıca askerî hâkimlerin yargı hizmeti dışındakiaskerî hizmetler yönünden askerî hizmetlerin gereklerine göre teşkilâtındagörevli bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerini de gösterir."denilmektedir.
İşbu tedvine göre; Anayasa koyucu tarafından MGK. AnayasaKomisyonunun değişiklik gerekçesinde de açıklandığı gibi, askerî yargıorganlarının kuruluş ve işleyişleri, askerî hâkimlerin özlük işlerinde,mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatına ilişkin genel hükümlerindenyararlanacaklarının, bunun yargı hizmetinin bağımsızlığının tabii bir sonucuolduğunun ilke olarak benimsendiği, ancak asker kişi olmaları ve silâhlıkuvvetler bünyesi içerisinde görev yaptıkları hususu gözönünde tutularak, yargıhizmeti dışındaki ilişkilerinin kanunla düzenleneceği, bu düzenlemenin sadecebu hususa ait olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
2- 357 sayılı Kanun'un 3562 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değişik15. maddesi; askerî hâkim subayların birinci sınıfa ayrılmaları konusunudüzenlemektedir. İşbu maddenin (c) bendinde, birinci sınıfa ayrılmak içinaskerî mahkemelerde hâkimlik görevi yapan askerî hâkimleri de kapsayacakbiçimde "üsteğmen rütbesinden itibaren alınan subay sicil belgesi"dahil tüm sicil notları toplamının, sicil notu adedine bölünmesi sonunda, siciltam notunun en az % 70'i kadar not tutturmuş olmak koşulu getirilmektedir.Askerî mahkemelerde yargı hizmetini yürüten askerî hâkimlerin de birinci sınıfaayrılmalarını subay sicil belgelerinin değerlendirilmesi sonucuna bağlayankural, yukarıda birinci bölümde tartışılan ve Anayasa'ya aykırılığı ortayakonan tutumun aynı nitelikteki bir başka yönünü oluşturduğu için daha önceyapılan açıklamaların burada tekrarına yer görülmemiştir.
3- 357 sayılı Kanun'un, 3562 sayılı Kanun'un 5. maddesi iledeğiştirilen değişik Ek 5. maddesinin; dördüncü fıkrası (A) bendinin (3)numaralı alt bendi ile dördüncü paragrafı ve (C) bendinin başlangıç kısmı veüçüncü paragraf ı hükümlerinde; Askerî Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinciBaşkanı, Daire Başkanları ve Üyelerinin ve 6. maddesi ile değiştirilen, 357sayılı Kanun'un değişik Ek 6. maddesinin; dördüncü fıkrasının (C) bendinin (3)numaralı alt bendi ve üçüncü paragrafı ve general ve amirallerin rütbe terfişartlarını dört madde halinde sıralayan (E) bendi içindeki "Terfişartlarını taşıdıkları anlaşılan general-amirallerin 'şahsi ve sicil dosyalanYüksek Askerî Şura'ya gönderilir ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri PersonelKanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılır. Bu işlem sonunda değerlendirmenotu, değerlendirme tam notunun % 85'i ve daha yukarısı olangeneral-amirallerden, değerlendirme notu en yüksek olandan itibaren kadroihtiyacı kadar bir üst rütbeye terfi ettirilir." biçimindeki hükümlerindeise; Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı, Başsavcısı,Daire Başkanları veÜyelerinin yükselmelerinde ilke olarak sicil yöntemi ile Yüksek Askerî Şura dadeğerlendirme yolu benimsenmiştir. Sicil yönteminin, mahkemelerin bağımsızlığıve hâkimlik teminatı ilkeleri ile bağdaşmayacağı, 1. bölümde gerekçesiylebelirtildiği için bu husus yeniden ele alınmamıştır. Ayrıca Askerî Yargıtay veAskerî Yüksek İdare Mahkemesi'-nin birer yüksek mahkeme olduğu nazarı itibaraalınmadan ve burada görevli Başkan ve Üyelerin, hâkimlik sıfatlan bir yanabırakılarak yükselmeleri idarî bir kuruluş olan Yüksek Askerî Şura'nındeğerlendirilmesi sonucuna bağlanmakla, Anayasa'nın 156/4. ve 157/5.maddelerinde yer alan "Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdareMahkemesi'nin kuruluşu, işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük işlerinin,mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetleriningereklerine göre düzenleneceğine" dair ilkelerin zedelenmesine yol açacakbir yöntem getirilmektedir.
Dava konusu kuralların anayasaya uygunluk denetimi yapılırkenönemli olan ve açıklığa kavuşturulması gereken husus, gerek Anayasa'nın 156/4.ve gerek 157/5. ve 145. maddelerinde yer alan askerlik hizmetleriningerekleri" deyimi olmaktadır. Askerî yargı düzenine ilişkin Anayasa'nın145. maddesi gerekçesinde belirtildiği gibi, birer askerî yargı organları olanaskeri mahkemeler, Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesi'nin kuruluşve işleyişleri, işbu yargı organlarında görev yapan askerî hâkimlerin özlükişlerinde mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatına ilişkin genelhükümler aynen uygulanacaktır (Anayasa-Madde: 138, 139, 140). Esasen bununYargı Yetkisi (hizmeti)'nin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelercekullanılacağına dair Anayasa'nın 2. maddesindeki hüküm ve ilke gereği kabuledilmesi gerekir. Ancak işbu askerî yargı organlarında görev yapan askerîhâkimlerin askerî kişi olmaları ve silâhlı kuvvetler bünyesi içerisindeçalıştıkları gözönünde tutularak, yargı hizmeti dışında kalan ve sadece askerîhizmete ilişkin olarak yapılması gereken kanuni düzenlemelerde askerîhizmetlerin gereklerine yer verilebilecektir.
4- 3562 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 357- sayılı Kanun'un Ek 6.maddesine eklenen (F) bendinde; "Rütbe bekleme süresi sonunda terfiedemeyen general-amiraller hakkında 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri PersonelKanunu'nun 49 uncu maddesi hükmü uygulanır. Ancak Genelkurmay Başkanınınteklifi ve Yüksek Askerî Şurasının üçte iki çoğunluğunun kararı ile bir yıldaha aynı rütbede hizmete devam edebilirler." kuralı yer almaktadır.
Anayasa'nın 140. maddesinin dördüncü fıkrasına göre hâkimleraltmış-beş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler, askerî hâkimlerin yaşhaddi kanunla belli edilir. 357 sayılı Kanun'un 21. maddesi bir yandan askerîhâkim subayların emeklilik yaş hadlerini rütbelerindeki subayların kanunlayazılı yaş hadlerine bağlayarak Anayasa'nın 140/4. maddesindeki "askerîhâkimlerin yaş haddinin kanunla belli edilmesi" yolundaki buyruğunauyarken, işbu yeni düzenleme ile de askerî hâkim subay olan Askerî Yüksek İdareMahkemesi Başkanı ile Başsavcısı'nın terfi edememeleri nedeniyle kanundagösterilen yaş haddinden önce hizmetten uzaklaştırılmaları daha doğrusu emekliedilmeleri yolu açılmaktadır. Ayrıca bir Yüksek Mahkeme Başkanı veBaşsavcısının aynı rütbede bir yıl daha hizmete devam edebilmelerinin, idarîbirmakam ve kuruluş olan Genelkurmay Başkanının teklif ve Yüksek Askerî Şuranınkararı sonucuna bağlanması sözü edilen Anayasa'nın 140. maddesinin dördüncüfıkrası kuralına doğrudan doğruya aykırıdır. Onun için burada mahkemelerinbağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilkesi üzerinde ayrıca durulmasına yergörülmemiştir. Çoğunluğun bu düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı olmadığıyolundaki görüşüne yukarıda açıklanan nedenlerle katılmıyorum.
Üye
Servet TÜZÜN
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı: 1989/17
Karar Sayısı: 1990/33
I- Anayasa'nın "Askerî Yargı" başlığını taşıyan 145.maddesinin son fıkrasında "Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi,askerî hâkimlerin özlük işleri askerî savcılık görevlerini yapan askerîhâkimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri,mahkemelerin bağımsızlığı hâkimlik teminatı, askerlik hizmetinin gereklerinegöre kanunla düzenlenir. Kanun, ayrıca askerî hâkimlerin yargı hizmetidışındaki askerî hizmetler yönünden askerî hizmetlerin gereklerine göreteşkilâtında görevli bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerini degösterir." denildiği gibi; Askerî Yargıtay'a ilişkin 156. maddenin sonfıkrasında da "Askerî Yargıtay'ın kuruluşu, işleyişi, mensuplarınındisiplin ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı veaskerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir." denilmektedir.
Bu hükümlere göre, Yasakoyucu, askerî yargı organları ile AskerîYargıtay'ın kuruluşu, işleyişi ve askerî yargıçların özlük haklarına ilişkinolarak yapacağı düzenlemelerde Anayasa'nın öngördüğü "mahkemelerinbağımsızlığı", "yargıçlık güvencesi" ve "askerlikhizmetinin gerekleri' ilkelerini dikkate almak zorundadır.
Yasakoyucunun "Mahkemelerin bağımsızlığı" ve"yargıçlık güvencesi" ile ilgili konularda Anayasa'nın bu ilke vekavramlara vermiş olduğu nitelik ve anlamları gözönünde bulundurması gerekir.
Anayasa'nın "Cumhuriyetin Temel Organları" kısmının"yargı"ya ilişkin üçüncü bölümünün 138. maddesindeki"Mahkemelerin Bağımsızlığı", 139. maddesindeki "Hâkimlik veSavcılık Teminatı", 140. maddesindeki "Hâkimlik ve SavcılıkMesleği'ne ilişkin "Genel hükümler"in adlî ve idarî yargıçlar vesavcılar kadar askerî yargıçları da kapsamına aldığı kuşkusuzdur, aslında,Anayasa'nın yargıya ilişkin "Genel Hükümler" başlığını taşıyan 138.,139. 140. ve 141. maddelerinde yazılı kuralların yalnızca adlî ve idarî yargımahkemeleri ve yargıçları hakkında olduğu biçiminde Anayasada bir açıklıkyoktur. Bu maddeler yargı hakkındaki "Genel Hükümler" içerisindebulunduklarından ayrık durumlar belirtilmiş olmadıkça, tüm adlî, idarî veaskerî yargı ve yargıçlar hakkındadır.
Nitekim MG.K. Anayasa Komisyonu'nun 145. maddeye ilişkingerekçesinde şöyle denilmektedir: "Askerî yargı organlarının kuruluş veişleyişleri, askerî hâkimlerin özlük işlerinde mahkemelerin bağımsızlığı vehâkimlik teminatına ilişkin genel hükümlerden aynen yararlanacakları, bununyargı hizmetinin bağımsızlığının tabii bir sonucu olduğu ilke olarakbenimsenmiş, ancak asker kişi olmaları ve silahlı kuvvetler bünyesi içerisindegörev yaptıkları hususu gözönünde tutularak, yargı hizmeti dışındakiilişkilerinin kanunla düzenleneceği, bu düzenlemenin sadece bu hususa aitolduğu belirlenmiştir."
Yargıçların, yargı yetkisini özgürce kullanabilmeleri içinbağımsız ve güvenceye sahip olmaları zorunludur. Bu nedenle Anayasa'nın 9.maddesinde "Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelercekullanılır." denilmektedir. Yargının tümü için konulmuş olan bu kuralınaskerî yargıyı kapsamadığından söz edilemez. Yargıçların bağımsızlığı, kişilerinhertürlü hak ve özgürlüklerinin güvencesidir. Bu nedenle demokratik tüm ülkelerde,yargıç bağımsızlığı kabul edilmiş ve güçler ayırımı ilkesinin doğal bir sonucuolarak bu bağımsızlık öncelikle yasama ve yürütme organlarına karşıkorunmuştur.
Yargıçların bağımsızlığı, onların kararlarını verirken özgürolmaları, her türlü kaygıdan, maddî ve manevî baskı ve etki olasılığından uzakbulunmaları demektir. Yargıçların hiçbir etki altında kalmadan yargılamayapabilmesi için onların öncelikle, yasama ve yürütme organlarına karşıbağımsızlıklarının sağlanması gerekir. Anayasa bunun için de önlemlergetirmiştir.
Anayasa'nın 138. maddesinde "Mahkemelerin Bağımsızlığı",139. maddesinde, "Hâkimlik ve Savcılık Teminatı", 140, maddesinde"Hâkimlik ve Savcılık Mesleği" düzenlenmiştir.
138. maddede "Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar;Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hükümverirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisininkullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelgegönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisince yargıyetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veyaherhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymakzorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretledeğiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."denilmektedir.
Anayasa, bu hükmü ile yargıçların bağımsızlığı ilkesini kabuletmiş ve böylece yasakoyucuyu, yargıçların bağımsızlığına aykırı yasa koymaktanyasaklayarak (Anayasa M. 11) yargıç bağımsızlığını yasama organına karşıkorumuştur.
Anayasa, bununla yetinmemiş yargıç bağımsızlığını korumak için de
139. maddesinde yargıç güvencesini kabul etmiştir. Anayasa'nın139. ve
140. maddelerinde yargıçların ve savcıların özlük işleri hakkındayasalarda yer alması gereken ilkeler gösterilmiş ve böylece yasama organınınbunlara aykırı düzenlemeler yapması önlenmiştir. Bu hükümlerden, Anayasa'nınyargıçları maddî ve manevî endişelerinden ve her türlü etkiden uzak tutarak;görevlerini Anayasaya, kanunlara ve hukuka uygun olarak vicdanî kanılarına göreyapmalarını sağlamak amacını güttüğü anlaşılmaktadır.
Bağımsızlık yönünden adlî yargı ve idarî yargı mahkemeleri veyargıçlar arasında nasıl hiçbir ayrını yapılmıyorsa, askerî yargıçlarla bunlararasında da bir ayrım yapılamaz. Tersi durumda, askerî yargı tam bağımsızolamaz ve askerî yargı yetkisinin bağımsız yargıçlarca kullanıldığından sözedilemez.Bu ise, Anayasa'nın 9. maddesine aykırılık oluşturur.
Şu durumda, yargıçların bağımsız ve güvenceli olması ilkeleriyönünden adlî, idarî ve askerî yargıçlar arasında bir ayırım söz konusudeğildir. Yargıç bağımsızlığı ve güvencesi her üç yargı içinde ortaktır.Anayasa'nın 145. ve 156. maddeleri gereğince askeri yargı organları ile AskerîYargıtay'ın kuruluşu, işleyişi, askerî yargıçların ve Askerî Yargıtaymensuplarının özlük işlerine ilişkin konulardaki yasal düzenlemelerde"Mahkemelerin bağımsızlığı", "Yargıçlık güvencesi" ve"Askerlik hizmetinin gerekleri" ilkelerinin birlikte ve birbiriyleuzlaştırılmış olarak dikkate alınması zorunludur. Ancak, yasakoyucunungözönünde bulunduracağı bu ilkelerin bir arada bulunmasının veya birbiriyle bağdaştırılmasınınolanaksızolduğu durumlarda bunlardan hangisine öncelik veya üstünlük tanınmasıgerekeceği önemli bir sorun oluşturmaktadır.
Anayasa'nın 138. maddesine göre askeri yargıçlarda bağımsız veyargıçlık güvencesine sahip olduklarından ve yalnızca Anayasa'ya, kanuna vehukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm vermeleri öngörüldüğündenbu sayılanlardan başka bir şeyin onları etkilememesi gerekir. Askerlikhizmetinin gerekleri bu kuralı değiştiremez. Çünkü, bağımsızlık ve güvenceninamacı, yargıçlara tanınan bir ayrıcalık olmayıp yurttaşlara adaletin her türlüetki ve kuşkudan uzak kalınarak dağıtılacağı inancım yerleştirmektir.Mahkemelerin kuruluşu ile yargıçların özlük haklan yürütme
organının etki alanı dışında ise ancak o zaman bağımsız vegüvenceli olduğundan söz edilebilir.
Askerî yargıçlar, Anayasa'nın 143. maddesi hükmü gereğince DevletGüvenlik Mahkemelerinde de görev almaktadırlar. Ayrıca, asker olmayan kişilerinişledikleri kimi suçlara bakmak da askerî yargının görevine girdiği gibi (Any.M. 145/11) özellikle savaş ve sıkıyönetim durumlarında askerî yargının görevalanı (Any. M. 145/III) çok daha genişlemekte ve tüm toplumuilgilendirmektedir. Bu nedenle, toplumda, adlî ve idarî yargıda yargılanankişiler bağımsız, güvenceye sahip yargıçlar tarafından yargılanırlarken, askerîy argıda yargılanan kimi kişilerinde bağımlı ve güvencesiz yargıçlarcayargılanmaları kabul edilemeyeceği gibi aynı mahkemede görevli yargıçlardankimilerinin bağımsız ve güvenceye sahip, kimilerinin ise bunlardan yoksun olmasıdüşünülemez. Çünkü, Anayasa'nın 9. maddesinde "Yargı yetkisi, Türk Milletiadına bağımsız mahkemelerce kullanılır." denilmektedir. Yargıcı, güvenceyesahip olmayan dolayısıyla bağımsız olmayan mahkeme bağımsız sayılamaz. Bubakımdan "askerlik hizmetinin gerekleri" olgusu, yargı yetkisininbağımsız mahkemelerce kullanılması ilkesinin ortadan kaldırılmasını haklıgösteremez. Yargı, yürütme organının etki alanı içerisinde onun gözetimi vedenetimi altında ise bağımsız yargıdan ve demokratik hukuk "devletindensöz edilemez. Bu nedenlerle Anayasa'nın 145 ve 156. maddelerinde öngörülen"askerlik hizmetinin gerekleri" ilkesi "mahkemelerinbağımsızlığı" ve "yargıçlık güvencesi"ni ilgilendirmeyendurumlarda dikkate alınabilir.
Tersi durum, askerî yargı organları ile Askerî Yargıtay'ınkuruluşu, işleyişi ve askerî yargıçlar ile Askerî Yargıtay mensuplarının özlükişlerinin düzenlenmesinde "askerlik hizmetinin gerekleri" ilkesinitemel ilke, mahkemelerin bağımsızlığı ve yargıç güvencesi kurallarına bağlıolma ilkesini ise o temel ilkeye bağımlı ilke durumuna getirir. Böyle biranlayış ise, Ana-yasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri arasındasayılan "demokratik hukuk devleti" kavramı ile bağdaşmaz. Bubakımdan, askerî yargı organları ve Askerî Yargıtay'ın kuruluşu, işleyişi vemensuplarının disiplin ve özlük işleri konusunda, yapılan yasal düzenlemelerdegetirilen kural askerî hizmetin gereklerine uygun görülse bile, mahkemelerinbağımsızlığı ve yargıçlık güvencesi ilkelerine aykırı ise, kuralın Anayasa'ya uygunluğundansöz edilemez. Askerlik hizmetinin gereklerine uygun olan bir kural ancakmahkemelerin bağımsızlığı ve yargıçlık güvencesi ilkeleri ile çelişmediğiölçüde geçerli olur.
Nitekim Anayasa Mahkemesi'nin 10.1.1974 gün ve 1972/49 E., 1974/lsayılı kararında bu konuda şöyle denilmektedir.
".. . . askerlik hizmetlerinin gerekleri ancak mahkemelerinbağımsızlığına ve bu bağımsızlığın güvencesi dayanağı olan hâkimlik teminatınadokunduğu sürece ve o oranda söz konusu olabilir. Başka bir deyimle bu mahkemenin(Askerî Yargıtay) anayasal yapısı karşısında askerlik hizmetlerinin gereklerinedenine dayanılarak bağımsızlığının ve hâkimlerin teminatının zedelenmesineyol açılması hukukça savunulabilir bir tutum olamaz. Askerî Yargıtay'ınbağımsızlığını ve hâkimlerinin teminatını koruyacak güvenlik alanının sınırınadayandığı anda askerlik hizmetinin gerekleri durur, durdurulur; artıkişletilmemesi gerekir."
II- Dava konusu 3562 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile 357 sayılıYasa'nın 12. maddesi değiştirilmiştir. Bu değişiklik ile, askerî yargıçlarameslekî sicil belgesi yanında "general-amiral sicil belgesi" ile"subay sicil belgesi" düzenlenmesi öngörülmektedir. Bu sicilbelgeleri askerî yargıçların idarî üstleri tarafından düzenlenecek ve meslekteyükselmelerinde "meslekî sicil belgesi" ile birlikte etkiliolacaktır. Bu sicillerin verilmesinde de askerî hiyerarşinin takdir hakkı sözkonusudur. Bu düzenlemede askerî yargıçlar meslekte yükselmeleri yönündenaskerî hiyerarşiye ve dolayısıyla yürütme organına bağımlı durumagetirilmektedirler.Bu nedenle, askerî yargıçlar mesleklerinde yükselmeleri yönünden güvenceyesahip değillerdir. Bağlı oldukları birlik komutanından olumlu sicil almadıkçayükselmeleri olanaksız duruma gelmiştir. Anayasa gereğince yargıçlarınbağımsızlığı, mesleğe atanmaları, meslekte yükselmeleri ile meslektenayrılmaları ve disiplin cezalan yönlerinden ayrı ayrı hükümlerle sağlanmasızorunludur. Yargıçların, görevlerini her türlü etki ve kuşkudan uzak yerinegetirmelerini olumsuz biçimde etkileyecek herdurum bağımsızlık kavramı ileçelişir ve Anayasa'ya aykırılık oluşturur.
Oysa, dava konusu düzenleme, mesleğinde yükselmesi bakımındanaskerî hiyerarşiyi yetkili kılarak askerî yargıcın bağımsızlığını sınırlamakta,başka bir anlatımla yargıcı yürütme organına karşı bağımlı durumagetirmektedir. Askerî yargıçlar hakkında idari üstleri tarafından sicildüzenlenmesi ve bu sicillerin onların meslekte ilerlemelerinde dikkate alınmasıaskerlik hizmetinin gereklerine uygun sayılsa bile, yargıç bağımsızlığı vegüvencesi ile bağdaşmaz.
Askerlik hizmetinin gerekleri hiç bir zaman, askerî yargıçlarınözlük işlerinde, idarî üstlerinin dolaylı biçimde de olsa etkili kılınmalarınıhaklı göstermez. Tersine bir anlayışın, Anayasa'nın 2. maddesindeki"demokratik hukuk devleti", 9. maddesindeki "yargı yetkisinin,Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı" ve"yargı" bölümündeki diğer ilkeleriyle bağdaştırılması olanaksızdır.
III- Dava konusu Yasa'nın 6. maddesi ile de 357 sayılı Yasa'nın ek6. maddesi değiştirilmekte, getirilen yeni düzenleme ile albayların, general veamiralliğe yükselmeleri ile general ve amirallerin rütbe terfileri ve rütbebekleme süresi sonunda terfi edemeyen general ve amiralleri hizmete devam edipedememeleri konularında karar verme yetkisiYüksek Askerî Şûra'yabırakılmaktadır.
Yüksek Askerî Şûra, yapısı gereği idarî bir kuruluştur. Askerîyargıçların böyle bir idarî kuruluşun değerlendirmesine göre terfi etmesinisağlayan hükümler de mahkemelerin bağımsızlığı ve yargıçlık teminatı vedemokratik hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmadığından Anayasa'ya aykırıdır.
Çoğunluğun bu düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı olmadığıbiçimindeki görüşüne yukarıda açıklanan nedenlerle katılmıyorum.
Üye
Ahmet N. SEZER
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1989/17
Karar Sayısı : 1990/33
Albay rütbesindeki hakimlerin generalliğe terfileri ile general veamirallerin bir üst rütbeye terfileri hakkındaki bölümler dışında Üye YılmazALİEFENDİOĞLU ile Üye Selçuk TÜZÜN'ün karşıoylarına katılıyorum.
Üye
Güven DİNÇER