ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1989/7
Karar Sayısı : 1989/25
Karar Günü : 13.6.1989
R.G. Tarih-Sayı :08.10.1989-20306
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Susurluk Kadastro Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 21.6.1987 günlü, 3402 sayılı "KadastroKanunu"nun 45. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Orman sınırlarıiçerisinde kalan .... alanlarda .... toprak tevzii yoluyla verilen yerler(işlemleri tamamlanmamış olsa dahi) başka bir şart aranmadan hak sahipleriadına tespit ve tescil edilir." hükmünün, Anayasa'nın 44. ve 169.maddelerine aykırılığı nedeniyle iptali istemidir.
I- OLAY :
Davacı, 29.9.1987 de Mahkeme kalemine havale edilen 8.9.1987 günlüdilekçesinde; Hazine adına kayıtlı iken 4753 sayılı Yasa gereği Toprak TevziKomisyonu'nca adına tahsis ve tescil edilen 10750 m2yüz-ölçümündekitarlayı, 30 yılı aşkın bir süreden beri bir bölümünde tarım yaparak, birbölümünde de kendiliğinden çıkan ağaç, filiz ve fidanlarını koruyarak ve 6831sayılı Orman Yasası'nın değişikliğinden önceki 116. maddesinin elverişli olmasınedeniyle emek verip yetiştirdiği ağaç ve ağaççıklarla yakacak gereksiniminikarşılayarak kullandığını, bu ağaçların şimdi de bulunduğunu, arazisinindevletleştirmeyle bir ilgisi olmadığını anlattıktan ve Orman Yasası'nın 57.,63., 64. ve diğer maddeleriyle ağaç yetiştirmeye özendirip ücretsiz fidan veyer verdiğini, yüzölçümü 30.000 m2den küçük, ağaç ve ağaççıklarlaörtülü yerleri orman saymadığını belirttikten sonra, yetiştirdiği ağaççıklarınbulunduğu taşınmazının 5050 m2yüzölçümündeki bölümünün OrmanKadastro Komisyonu'nca orman sayılıp devlet ormanı olarak sınırlandırıldığını,böylece mülkiyet hakkının zedelendiğini, bir an için orman sayılsa bile OrmanYasası'nın 59. maddesindeki "Hususi ormanlara ilişkin hükümlerinuygulanması" ile Yasa'nın 7. maddesi uyarınca Komisyonun devlet ormanıolarak değil, adına tescil yapması gerektiğini, taşınmazın yüzölçümünün 3000 m2denküçük olduğunu ileri sürerek sınırlandırma karar ve tutanaklarına itiraz etmiş,3402 sayılı Yasa'nın 45. maddesine dayanarak Komisyon Kararının iptaliylesınırların değiştirilmesini istemiş, yerinde gerekli keşifleri yaparak teknikbilirkişileri dinleyen ve taşınmazın devlet ormanı niteliğini saptayan YerelMahkeme, davalı Orman idaresi temsilcisinin 25.10.1988 günlü dilekçesindegerekçelerini açıkladığı Anayasa'ya aykırılık savının ciddi olduğu kanısınavararak 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 4-5. maddesinin üçüncü fıkrasında yeralan yukarıdaki hükmün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ:
A. İptali istenen Yasa Kuralı:
21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun, iptali istenilenhükmün yer aldığı üçüncü fıkrayı da içeren 45. maddesi şudur:
"Madde 45.- (Birinci fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988günlü, Esas: 1987/31, Karar: 1988/13 sayılı kararıyla iptal edildi.)
(ikinci fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin l .6.1988 günlü, Esas:1987/31, Karar: 1988/13 sayılı kararıyla iptal edildi.)
Orman sınırları içerisinde kalan veya orman dışına çıkarılanalanlarda tapulu yerlerle iskân suretiyle veya toprak tevzii yoluyla verilenyerler (işlemleri tamamlanmamış olsa dahi) başka bir şart aranmadan haksahipleri adına tespit ve tescil edilir.
(Bu fıkradaki "tapulu yerlerle" ibaresi 1.6.1988 günlü,Esas: 1987/31, Karar: 1988/13 sayılı; "İskân suretiyle veya" ibareside 14.3.1989 günlü, Esas: 1988/35, Karar: 1989/ 13 sayılı; Anayasa Mahkemesikararıyla iptal edildi.)
6831 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu gereğince belirtilen turizmalanlarında, Orman Kanunları hükümlerine göre tahsis edilen yerlerde ve imar planlarınınkapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallar hakkında yukarıdaki fıkralarhükümleri uygulanmaz."
B. Dayanılan Anayasa Kuralları:
1- "Madde 44.- Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesinikorumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veyayeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıylagerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri veçeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veyayeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi,ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunudoğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışındadevredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafındanişletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe gerialınmasına ilişkin esaslar kanımla düzenlenir."
2- "Madde 169.- Devlet, ormanların korunması ve sahalarınıngenişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yananormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım vehayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanlarıkanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülkedinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaadeedilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasî propaganda yapılamaz;münhasıran orman suçlan için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak,ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel afkapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarargörülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespitedilen yerler ile 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından ormanniteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibiçeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğutespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğuyerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz."
IV- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi îçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Mahmut C.CUHRUK; Yekta Güngör ÖZDEN, Necdet DARICIOĞLU, Muammer TURAN, Mehmet ÇINARLI,Servet TÜZÜN, Mustafa ŞAHİN, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER ve ErolCANSEL'in katılmalarıyla 28.2.1989 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,14.2.1989 günlü kararla saptanan eksiklikler nedeniyle geri çevrildikten sonratamamlanarak yeniden gönderilen dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine, sınırlama sorununun esasla birlikte ele alınmasına oybirliğiylekarar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ:
İşin esasına ilişkin rapor, başvurma kararı ve ekleri, iptaliistenen yasa ile itiraza dayanak yapılan Anayasa kuralları, bunlarıngerekçeleri ve öbür yasama belgeleri okunduktan sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A. Sınırlama Sorunu:
İlk inceleme kararı gereğince önce, sınırlama sorunu üzerindedurulmuştur. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 45. maddesinin itiraz konusu hükmüde içeren üçüncü fıkrası, Anayasa Mahkemesi'nin 20.8.1988 günlü, 19905 sayılıResmi Gazetede yayımlanan 1.6.1988 günlü Esas 1987/ 31, Karar 1988/ 13 sayılıve henüz yayımlanmamış bulunan 14.3.1989 günlü, Esas 1988/ 35, Karar 1989/ 13sayılı iptal kararlarından sonra, "Orman sınırları içerisinde kalan veyaorman dışına çıkarılan alanlarda... toprak tevzii yoluyla verilen yerler(işlemleri tamamlanmamış olsa dahi) başka bir şart aranmadan hak sahipleriadına tespit ve tescil edilir." biçimini almıştır, itiraz yoluna başvuranMahkeme, yukarıya olduğu gibi alınan üçüncü fıkradaki "...veya ormandışına çıkarılan..." ibaresini iptal isteminin kapsamı dışında bırakmış,yalnız "Orman sınırları içerisinde kalan alanlarda "toprak tevziiyoluyla verilen yerler"e ilişkin hükmün iptalini istemiştir. Bu durumda,başvuru ve istek doğrultusunda iptal kararı verilirse, zorunlu olarak,"... orman dışına çıkarılan" alanlarda toprak tevzii yoluyla verilenyerlerle ilgili hükmün de iptali sonucu doğacak, böylece üçüncü fıkrada,başlıbaşına hiçbir anlam taşımayan "... veya orman dışına çıkarılan..." ibaresi kalacaktır, itiraz konusu hükmün "Orman sınırları içerisindekalan ..." ibaresinden sonraki bölümü itirazın kapsamı dışındaki "...orman dışına çıkarılamaz." alanlarla da doğrudan bağlantılı bulunduğundan,buna ilişkin incelemenin bu bağlantı gözönünde tutularak, sınırlamayagidilmeksizin yapılması gerekmektedir.
B. 3402 Sayılı Yasa'nın 45. Maddesinin Üçüncü Fıkrasındaki itirazKonusu Hükmün Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu:
1- Anayasa'nın 44. Maddesi Yönünden inceleme:
Topraksız ya da yeterli toprağı bulunmayan, çiftçilikle uğraşanköylüye toprak sağlanması amacıyla gerekli önlemlerin alınacağını öngörenAnayasa'nın 44. maddesi, bu görevin yerine getirilmesinin, üretimindüşürülmesi, ormanların küçülmesi, diğer toprak ve yeraltı servetlerininazalması sonucunu doğurmayacağım da belirtmektedir, itiraz konusu ibare ormanolan yerin dağıtılması durumunda da, bu işlemin ortadan kaldırılarak dağıtılanyerin yeniden orman sınırları içerisine alınmasını önlemektedir. Bu yönüyle,dolaylı da olsa, ormanların küçülmesine neden olan ibare Anayasa'ya aykırıdüşmektedir.
Kaldıki, Anayasa'nın 44. maddesi devleti, toprağın erozyonlakaybedilmesini önlemek amacıyla gerekli önlemleri almakla görevlendirmiştir.Daha önce orman olan yerlerin erozyonla yitirilmesi büyük olasılıktaşımaktadır. Devletin, kendi malı olmayan taşınmazlar içinde önlem alabileceğidüşünülebilirse de, malikinin izni olmadan gerçek kişilerin (ve özel hukuktüzelkişilerin) taşınmazları için önlemler uygulaması güçlükler yaratabilir,itiraz konusu ibare bu nedenle de Anayasa'nın 44, maddesine aykırıdır.
2- Anayasa'nın 169. Maddesi Yönünden inceleme:
Toprak dağıtımına konu olan yerler, 4753 sayılı Yasa'yla buYasa'dan önceki, aynı amaca yönelik talimatnameler uyarınca kişilereverilmişlerdir. 3402 sayılı Yasa'nın incelenmekte olan ibaresi bu tür yerleri,orman olduklarına bakılmaksızın, dağıtıldığı kişilere vermekte, onlar adınatespit ve tescili öngörmektedir.
Anayasa'nın 169. maddesinin ikinci fıkrasının ilk tümcesi,"Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz" açıklığıyla, ormansayılan bir yerin özel mülkiyete geçirilmesini kesin olarak yasaklamaktadır.Anayasa Mahkemesi'nin 20.8.1988 günlü, 19905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan1.6.1988 günlü, Esas 1987/31, Karar 1988/13 sayılı kararında da belirtildiğiüzere orman olan yerlerin dağıtımı geçersizdir, işlemleri tamamlanmış olsa bileAnayasa'nın 169. maddesi karşısında özel mülkiyet konusu yapılmasıolanaksızdır.
itiraz konusu ibare, ayrıca, Anayasa'nın 169. maddesinin dördüncüfıkrasına karşın orman sınırlarında daraltmaya neden olduğu için de Ana-yasa'yaaykırıdır. Sözü edilen fıkradaki koşullan taşımayan yerlerin, toprak dağıtımıyoluyla, kişilere bırakılması açıkça orman sınırlarının daraltılması sonucunudoğurmaktadır.
Bu nedenlerle, "Orman sınırları içerisinde kalan..."ibaresi iptal edilmelidir.
Servet TÜZÜN ve Erol CANSEL bu görüşe katılmamışlardır.
C. Yukarıdaki ibarenin iptali, bu ibareden sonra gelen "...veya ..." bağlacını gereksiz kılmaktadır. Bağlayacağı bir tümce ya da yantümce kalmayınca bağlacın varlığı yararsızdır. İptaline karar verilen ibareortadan kalkınca onu sonraki ibareye bağlayan bağlaç da kaldırılmalıdır.
Bu nedenle, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesi gereğince, iptal edilen ibareden sonragelen "... veya ..." bağlacı da iptal edilmelidir.
VI- SONUÇ:
21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 45. maddesininüçüncü fıkrasında yer alan "Orman sınırları içerisinde kalan ... alanlarda... toprak tevzii yoluyla verilen yerler (işlemleri tamamlanmamış olsa dahi)başka bir şart aranmadan hak sahipleri adına tespit ve tescil edilir"hükmüne yönelik incelemenin;
A. İtiraz konusu hükmün "Orman sınırlan içerisinde kalan..." ibaresinden sonraki bölümü, itirazın kapsamı dışındaki "...orman dışına çıkarılan ..." alanlarla da bağlantılı bulunduğundan, bubağlantı göz-önünde tutularak, sınırlamaya gidilmeden yapılmasına oybirliğiyle,
B. Böylece yapılan inceleme sonunda "Orman sınırlarıiçerisinde kalan" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,Servet TÜZÜN ile Erol CANSEL'in karşıoyları ve oyçokluğuyla,
C. Yukarıdaki ibarenin iptali, bu ibareden sonra gelen "...veya ..." bağlacının da uygulanmaması sonucunu doğurduğundan, 2949 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29.maddesi gereğince "... veya ..." bağlacının da IPTA-LİNEoybirliğiyle,
13.6.1989 gününde karar verildi.
Başkan
Mahmut C. CUHRUK
Başkanvekili
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Necdet DARICIOĞLU
Üye
Muammer TURAN
Üye
Mehmet ÇINARLI
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
KARŞIOYYAZISI
Anayasa Mahkemesi'nin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 45.maddesinin üçüncü fıkrasındaki:
"Orman sınırları içerisinde kalan veya orman dışına çıkarılanalanlarda .... toprak tevzii yoluyla verilen yerler (işlemleri tamamlanmamışolsa dahi) başka bir şart aranmadan hak sahipleri adına tescil edilir"fıkrasındaki "Orman sınırları içerisinde kalan veya ....." ibaresiniiptal eden çoğunluk görüşüne, Yüksek Mahkeme'nin 25 Ağustos 1989 tarih ve 20263sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış olan E. 1988/ 35, K. 1989/ 13 sayılı ve14.3.1989 tarihli, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncüfıkrasındaki "..... iskân suretiyle ....." ibaresini Anayasa'yaaykırı bularak iptal eden kararına karşıoy yazımızın orman içinde tevziedilmiş, orman sayılmayan topraklar bakımından da geçerli olan kısmına (S.25-38) yollama yaparak, aynı gerekçelerle katılmıyoruz.
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Servet TÜZÜN