ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1990/21
Karar Sayısı:1990/15
Karar Günü: 28.6.1990
R.G. Tarih-Sayı :20.07.1990-20586
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Türkoğlu Sulh Hukuk Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU:21.6.1987günlü, 3402 sayılı "KadastroKanunu"nun, Anayasa'nın 10.. 14. maddeleriyle 35. maddesinin üçüncü, 36.maddesinin birinci 44. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırılığısavıyla 46. maddesinin iptali istemidir.
I- OLAY:
26.2.1990günlü dilekçeyle açtığı davada; 4753 sayılı Yasagereğincekendisine verilen 8250 m2'lik tarlayı tarım arazisi olarak1962 yılından berimalik gibi kullandığını belirten davacı bu yere ilişkinHazine tapusunun iptaliyle taşınmazın kendi adına tescilini, davalı Hazinetemsilcisi ise 28.11.1966 günlü komisyon kararıyla dağıtılan dava konusu yerinKadastro Komisyonu'nca 14.11.1959'da Hazine adına tesbit edilip9.7.1962 detapudatescilinin yapıldığını, 3402 sayılı Yasa'nın 46. maddesinin son fıkrasıgereğince bu tür davalarda sözü edilen Yasa'nın yürürlüğünden başlayarak geçeniki yıllık hak düşürücü sürenin9.10.1989 da dolduğunu savunarak davanın reddiniistemiş, bu hak düşürücü süreyi içeren 3402 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin sonfıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan yerel mahkeme iptalistemiyle doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
III-YASA METİNLERİ:
A. İPTALİ İSTENEN YASA KURALI
3402 sayılı Kadastro Yasası'nın iptali istenen son fıkrasıylabirlikte 46. maddesi şöyledir:
"Hazine adına kayıtlı taşınmaz mallarda iktisap:
Madde 46.- Kadastrosu yapılacak veya daha önce tapulama veyakadastrosu tamamlanmış bulunan yerlerde, 766 sayılı Kanunun 37. maddesi veya4753 sayılı Kanun ile ek ve tadilleri uyarınca Hazine adına kaydedilen taşınmazmallar bu kanun hükümlerine göre doğan iktisap şartlarına istinaden zilyetleriadına tespit ve tescil olunur.
Hazine adına tescil edilmiş taşınmaz mallardan iskân suretiyleveyatoprak tevzii suretiyle verilen yerler (işlemleri tamamlanmamış olsa dahi)başka bir şart aranmaksızın, hak sahipleri adına tespit ve tescil olunur. Buşekilde hak sahipleri adına tespit ve tescil işlemleri gerçekleşinceye kadarkisüreiçinde evvelce tahakkuk ettirilenler de dahil olmak üzere ecrimisilalınmaz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Hazinenin mülkiyetindençıkmış bulunan veya amme hizmetine tahsis edilen taşınmaz mallar hakkında bumaddeuygulanmaz.
İlgililerin,,daha önceki kadastrosu yapılan yerlerdebu maddeyedayanan talep ve dava hakkı, bu Kanunun yürürlüğe girmesi tarihinden itibaren 2yıl geçmekle düşer."
B. İLGİLİ YASA KURALI :
3402 sayılı Yasa'nın konuyla ilgili kuralı da şudur.
"Kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre:
Madde12.- 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayankadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir.
Kadastro müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ilekadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararı; kesinleşme tarihleri tescil tarihiolarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir.
Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlereait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra,kadastronunönceki hukukî sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
Kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içerisinde kalan eski tapukayıtlan, işleme tabi kayıt niteliğini kaybederler. Bu kayıtlara dayanılarakkadastro ve tapu sicil müdürlüklerinde işlem yapılamaz.
Kesinleşmemiş tutanaklar herhangi bir nedenle tapuya tesciledilmişse, iddia ve taşınmazın niteliğine bakılmaksızın, taşınmazı tesciltarihinden itibaren 20 yıl müddetle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduranlarile bunların akdi ve kanuni halefleri açılmış ve açılacak olan davalarda MedeniKanununtapuya itimat prensibinden yararlanırlar."
C. DAYANILAN ANAYASA KURALLARI:
İtiraz yoluna başvuran mahkemenin iptal istemini dayandırdığıAnayasa kuralları da şunlardır:
1. "Madde 10.- Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiç bir aileye, zümreye ve sınıfa imtiyaztanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
2. "Madde 14.- Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerdenhiçbiri,Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, TürkDevletini ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, temel hak vehürriyetleri yok etmek, Devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesiniveya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamakveya dil, ırk, din ve mezhep ayırım yaratmak veya sair herhangi bir yoldan birkavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzenini kurmak amacıylakullanılamazlar.
Bu yasaklara aykırı hareket eden veya başkalarını, bu yolda teşvikveya tahrik edenler hakkında uygulanacak müeyyideler, kanununla düzenlenir.Anayasanın hiçbir hükmü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeyeyönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlanamaz.
3. "Madde 35 (Üçüncü fıkra).- Mülkiyet hakkının kullanılmasıtoplum yararına aykırı olamaz."
4. "Madde 36 (Birinci fıkra).- Herkes, meşru vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma hakkına sahiptir."
5. "Madde 44.- Devlet toprağın verimli olarak işletilmesinikorumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veyayeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıylagerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri veçeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veyayeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi,ormanlarınküçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışındabaşkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafındanişletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe gerialınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir."
IV- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince NecdetDARICIOĞLU, Yekta Güngör ÖZDEN, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Mehmet ÇINARLI, MustafaGÖNÜL, Mustafa ŞAHİN, İhsan PEKEL,Ahmet N. SEZER, Erol CANSEL, Lemi ÖZATAKANile Yavuz NAZAROĞLU'nun katılmalarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında; ilkinceleme raporu, başvuru kararı ve ekleri, iptali istenilen Yasa kuralıyladayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve ilgili öteki yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava konusu taşınmaz için 14.11.1959 da düzenlenen tapulamatutanağının kesinleşmesinden önce Valiliğin 1.12.1960 günlü oluruyla dağıtımişleminin tamamlandığı, tapulama tutanağının 7.7.1962 de kesinleşmesi üzerine9.7.1962deHazine adına tapuya tescil edildiği, davacı adına tescilin ise6.8.1962 deyapıldığı saptanmıştır.
Davacı, dava konusu taşınmaz kendisine, tapulama tutanağınındüzenlenmesinden sonra iskân suretiyle verildiğine göre davada kadastroişleminden önceki hukuksal nedene dayanamayacağından hakkında 766 sayılıTapulama Yasası'nın 31. ve onun yerine geçen 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın12. maddesindeki on yıllık hak düşümü süresi uygulanamaz.
Davacıya, 6.8.1962 günlü, 50 sıra no.lu tapunun tapulamadan sonrakesinleşen idarî kararla verildiği gözetilirse, dava hakkını yitirmiş kişilerintamamlanmamış iskân işlemlerine dayanarak açacakları davada uygulanacak 46.maddenin son fıkrasındaki ikiyıllık süreden de yararlanması söz konusu olamaz.Bu hükmün uygulanması için on yıllık sürenin geçmemiş olması gerekir. Budurumda, iptali istenilen fıkra hükmü, davada uygulanacak kural niteliğindedeğildir.
Bir mahkemenin Anayasa'ya aykırı görerek iptali istemiyle AnayasaMahkemesi'ne götüreceği yasa kuralının bakmakta olduğu davada uygulanacak kuralolması, Anayasa'nın 153. maddesinin birinci ve 2949 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun"-un 28. maddesinin birincifıkrasının gereğidir. Bu zorunluluğa aykırı başvuruların kabulü olanaksızdır.Bakmakta olduğu davada uygulanması söz konusu olmayan bir kuralın iptalini istemeyemahkemeler yetkili değildir.
İtiraz yoluna başvuran yerel mahkemenin istemi bu nedenlereddedilmelidir.
V-SONUÇ:
İtiraz konusu kural davada uygulanma durumunda bulunmadığındanbaşvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle istemin REDDİNE,
28.6.1990gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Necdet DARICIOĞLU
Başkanvekili
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Mehmet ÇINARLI
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
Üye
Lemi ÖZATAKAN
Üye
Yavuz NAZAROĞLU