ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1990/39
Karar Sayısı: 1991/21
Karar Günü : 11.7.1991
R.G. Tarih-Sayı :23.05.1992-21236
İPTAL DAVASINI AÇAN: TBMM Anamuhalefet Partisi (SosyaldemokratHalkçı Parti) Grubu Adına Grup Başkanı Erdal İNÖNÜ
İPTAL DAVASININ KONUSU : 1.11.1990 günlü ve 3677 sayılı"21.2.1967 tarih ve 832 sayılı Sayıştay Kanununun Bazı MaddelerininDeğiştirilmesine ve Bu Kanuna Bir Ek Madde Eklenmesine Dair Kanun"un 1.,2., 3. ve Geçici 1. maddelerinin Anayasa'nın 2., 6., 7., 9., 10., 70., 87.,138., 139., 140., 146. ve 160. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
II- YASA METİNLERİ:
A. iptali istenen Yasa Kuralları:
1- "Madde 1.- 21.2.1967 tarihli ve 832 sayılı SayıştayKanununun 4 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
İKİNCİ BÖLÜM
Birinci Başkan ve Üyelerin Nitelikleri
Madde 4.- Sayıştay Birinci Başkanı ve üyelerinin en az dört yıllıkyüksek öğrenimi bitirmesi ve aşağıda sayılan niteliklerden en az birinitaşıması şarttır.
A- Birinci Başkanlık için:
a) Sayıştay Daire Başkanlığı ve üyeliğinde,
b) Bakanlık, Müsteşarlık, Müsteşar Yardımcılığı ve Valilikte,
c) Genel ve Katma bütçeli dairelerin veya diğer kamu kurumlarınınGenel Müdürlük veya Başkanlık görevlerinde,
d) Bakanlıkların teftiş kurulları ile Maliye ve Gümrük BakanlığıHesap Uzmanları Kurulu Başkanlıklarında,
e) Yüksek Öğretim Kurumlarında hukuk, iktisat, işletme, muhasebe,maliye ve kamu yönetimi profesörlüklerinde,
Bulunmuş olmak. B- Üyelik İçin:
a) Birinci sınıfa ayrıldıktan sonra en az dört yıl süreylebaşarılı görev yapmış ve birinci sınıfa ayrılma niteliklerini kaybetmemişSayıştay Meslek Mensupluğu ve savcı yardımcılığında,
b) Sayıştay Savcılığında,
c) (A) fıkrasının b, c, d, e bentlerinde sayılan görevlerdenbulunmuş olmak."
2- "Madde 2.- 21.2.1967 tarihli ve 832 sayılı SayıştayKanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Birinci Başkanın seçimi
Madde 5.- Sayıştay Birinci Başkanı, bu Kanunda yazılı nitelikleresahip istekliler arasından TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından gizli oylaseçilir. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Meclis içtüzüğü hükümlerine göre toplanırve mevcudun salt çoğunluğunun oyunu alan seçilmiş sayılır.
Seçim sonucunun TBMM Genel Kurulunca onaylanması gerekir. Bu onayişlemi, Plan ve Bütçe Komisyonunca seçim yapıldığı günden başlayarak iki ayiçinde tamamlanmadığı takdirde Plan ve Bütçe Komisyonu kararı kesindir.
Birinci Başkanın görev süresi 4 yıldır. Süresi biten yenidenseçilebilir. Yeniden seçilemeyen ile seçime girmeyen veya süresi dolmadan bugörevinden çekilen birinci Başkan boş üye kadrosu şartı aranmaksızın Sayıştayüyesi olarak görevine devam eder, boşalan ilk üye kadrosu kendisine tahsisedilir."
3- "Madde 3.- 21.2.1967 tarihli ve 832 sayılı SayıştayKanununun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Üyelerin seçimi
Madde 6.- Sayıştayda boşalan üyeliklerin üçte ikisi Sayıştaymeslek Mensuplarından, üçte biri de diğer adaylar arasından seçilir. 2/3 ve 1/3oranlarının uygulanmasında tamsayı yanında meydana gelen kesirler bir adet olduğutakdirde Sayıştay Meslek Mensupları; iki adet olduğu takdirde, biri SayıştayMeslek Mensupları kontenjanına, biriise diğer adayların kontenjanına aktarılır.
Sayıştay Genel Kurulunca, Sayıştay'a başvuranların sicilleriüzerinde yapılacak inceleme sonucunda, bu Kanunda yazılı niteliklere sahipokluları anlaşılanlar arasında üye tam sayısının salt çoğunluğunun gizli oyuile her boş yer için üçer aday seçilir.
Sayıştay boşalan üyeliklerin sayısı üçü bulduğu tarihten itibarenüç gün içinde başlamak üzere basın ve yayın organları kanalı ile seçim içinduyuru yapar. Genel Kurul ilk duyuru tarihinden itibaren bir aylık süre içindebaşvuran ve aday adaylıkları kabul edilenler arasından başvuru süresininbitiminden itibaren altmış gün içinde aday seçimini sonuçlandıramadığıtakdirde, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Sayıştay Genel Kurulunca adayadaylıkları kabul edilmiş olanlar arasından seçimi doğrudan yapar, çalışmayaara verme müddeti bu sürenin hesabında nazara alınmaz.
Boş üyelik sayısı altından fazla olması halinde TBMM Plan ve BütçeKomisyonu müracaatları kabul ederek seçimi doğrudan yapar.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunca yapılacak seçimde l inci fıkrada,belirtilen oranlar aynen uygulanır. Seçim 5 inci madde esaslarına göreyapılır."
4- "Geçici Madde 1- Sayıştay Genel Kurulunda halen devametmekte olan üye adaylığı seçimleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren onbeş gün içinde sonuçlandırılamadığı takdirde TBMM Plan ve BütçeKomisyonunca aday adaylıkları daha önce Sayıştay Genel Kurulunca kabul edilmişolanlar arasından bu Kanunda öngörülen oranlar dahilinde doğrudan seçimyapılır."
B. Dayanılan Anayasa Kuralları
1-"Madde 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millidayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğinebağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik vesosyal bir hukuk Devletidir."
2- "Madde6.- Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre,yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreyeveya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayanbir Devlet yetkisi kullanamaz."
3- "Madde 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye BüyükMillet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez."
4- "Madde 9.- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsızmahkemelerce kullanılır."
5- "Madde 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasİdüşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
6- "Madde 70.- Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkınasahiptir.
Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbirayırım gözetilemez."
7- "Madde 87.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev veyetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu vebakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmündekararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarınıgörüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilanına karar vermek;milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Anayasanın ] 4 üncümaddesindeki fiillerden dolayı hüküm giyenler hariç olmak üzere, genel ve özelaf ilânına, mahkemelerceverilip kesinleşen ölüm cezalarının yerinegetirilmesine karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkilerikullanmak ve görevleri yerine getirmektir."
8- "Madde 138.- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar;Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hükümverirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisininkullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelgegönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargıyetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veyaherhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymakzorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretledeğiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
9- "Madde 139.- Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçeAnayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veyakadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlükhaklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymişolanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarakanlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenlerhakkında kanundaki istisnalar saklıdır."
10- "Madde 140.- Hâkimler ve savcılar adli ve idari yargıhâkim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hâkim vesavcılar eliyle yürütülür.
Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatıesaslarına göre görev ifa ederler.
Hâkim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri,aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerleriningeçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturmasıaçılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevlerisırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması veyargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veyayetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işlerimahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunladüzenlenir.
Hâkimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmetgörürler; askeri hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanundagösterilir.
Hâkimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka, Resmi veözel hiçbir görev alamazlar.
Hâkimler ve savcılar idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığınabağlıdırlar.
Hâkim ve savcı olup da adalet hizmetindeki idari görevlerdeçalışanlar, hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümlere tabidirler. Bunlar,hâkimlere ve savcılara ait esaslar dairesinde sınıflandırılır ve derecelendirilirler,hâkim ve savcılara tanınan her türlü haklardan yararlanırlar."
11-"Madde 146.- Anayasa Mahkemesi onbir asıl ve dört yedeküyeden kurulur.
Cumhurbaşkanı, iki asıl ve iki yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl vebir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl üyeyi Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdareMahkemesi ve Sayıştay genel kurullarınca kendi Başkan ve üyeleri arasında üyetamsayılarının salt çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri üçer adayiçinden; bir asıl üyeyi ise Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayanYükseköğretim kurumları öğretim üyeleri içinden gösterilecek üç aday arasından;üç asıl ve bir yedek üyeyi üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasındanseçer.
Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri ile üst kademeyöneticileri ve avukatların Anayasa Mahkemesine asıl ve yedek üyeseçilebilmeleri için, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim görmüş veya öğrenim,kurumlarında en az onbeş yıl öğretim üyeliği veya kamu hizmetinde en az onbeşyıl fiilen çalışmış veya en az onbeş yıl avukatlık yapmış olmak şarttır.
Anayasa Mahkemesi, asıl üyeleri arasından gizli oyla ve üyetamsayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve Başkanvekili seçer.Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Anayasa Mahkemesi üyeleri, asli görevleri dışında Resmi veya özelhiçbir görev alamazlar."
12- "Madde 160.- Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerinbütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adınadenetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak vekanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmaklagörevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim,tarihinden itibaren on beş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karardüzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargıyoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ileSayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlan esas alınır.
Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri,atanmaları, ödev ve yetk^eri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri,Başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.
Silahlı 'Kuvvetler elinde bulunan Devlet mallarının Türkiye BüyükMillet Meclisi adına denetlenmesi usulleri, Milli Savunma hizmetleriningerektirdiği gizlilik esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir."
III- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince NecdetDARICIOĞLU, Yekta Güngör ÖZDEN, Servet TÜZÜN, Mustafa GÖNÜL, Mustafa ŞAHİN,Oğuz AKDOĞANLI, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Erol CANSEL ve YavuzNAZAROĞLU'nun katılmalarıyla 26.12.1990 günü yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ:
Davanın esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi ve ekleri, iptaliistenen Yasa kuralları ile dayanılan Anayasa kuralları, bunlarla ilgiligerekçeler ve öteki yasama belgeleri okunduktan sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A. İptali İstenen Kuralların Anlam ve Kapsamı ile GetirdiğiDeğişiklikler
1- Sayıştay Başkan ve Üyelerinin NiteliğiYönünden:
Yeni düzenleme önceki ile karşılaştırıldığında, Birinci Başkan veüyeliğin genel ve özel niteliklerinde yapılan değişikliğin kapsamı şöyleolmuştur:
a) Birinci başkanlığın ve üyeliğin genel niteliğini oluşturan,öğretim programları hukuk veya ekonomi ağırlıklı fakülte veya yüksek okulubitirmiş olma koşulu kaldırılmış; yerine, öğretim konusu belirtilmeksizin, dörtyıllık yüksekokulu bitirme koşulu getirilmiştir.
b) Birinci Başkanlığın ve üyeliğin genel nitelikleri arasında yeralan, yükseköğrenimden sonra mali ve iktisadi konularla ilgili görevlerde en az10 yıl başarı ile çalışmış olma koşulu kaldırılmıştır.
c) Başkanlığın ve üyeliğin özel nitelikleri arasına bakanlık vevalilik yapanlar konulmuştur.
d) Başkanlığın ve üyeliğin özel nitelikleri arasında sayılan"Genel ve katma bütçeli dairelerin genel müdürlüğünde bulunmak"koşulu korunmuş ancak, bunun yanma "diğer kamu kurumlarının genel müdürlükveya başkanlık görevlerinde bulunmuş olmak" sözcükleri eklenmiştir.
e) Başkanlığın ve üyeliğin özel nitelikleri arasındaki"Maliye Bakanlığı tetkik kurulu, bankalar yeminli murakıpları kurulubaşkanlıklarında bulunmuş olmak" ile, sadece başkanlığın özel nitelikleriarasında yer alan (f) bendindeki görevlerin "sınıf ve derecesindeki diğergörevlerde bulunmuş olmak" deyimleri, yeni düzenlemeye alınmamıştır.
f) Başkanlığın ve üyeliğin özel nitelikleri arasında yer alan"Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı" tüm bakanlıkların teftişkurulu başkanlıklarını kapsayacak biçimde genişletilmiştir.
g) Başkanlığın ve üyeliğin özel nitelikleri arasında "yükseköğretim kurumlarında hukuk, iktisat, işletme, muhasebe, maliye ve kamu yönetimiprofesörlüklerinde bulunmuş, olmak" kuralı konulmuştur.
h) Üyeliğin özel nitelikleri arasında sayılan "MaliyeBakanlığı başmüfettişliği, başhesap uzmanlığı, bankalar yeminli başmurakıplığı,Maliye Bakanlığı kuruluşuna dahil müsteşar yardımcısı, genel müdür ile bunlarınsınıf ve derecesinde bulunan diğer görevliler" yeni düzenlemeyealınmamıştır.
ı) Üyeliğin özel nitelikleri arasında "Maliye Bakanlığıkuruluşuna dahil müsteşarlık görevinde bulunmuş olmak", diğermüsteşarlıklarda bulunmuş olmayı da kapsayacak biçimde genişletilmiştir.
j ) Üyelik özel nitelikleri arasına "Sayıştay savcıyardımcılığında bulunmak" eklenmiştir.
Böylece, 832 sayılı Yasa'nın 4. maddesinin değiştirilmesiyle,Sayıştay Birinci Başkanlığı ve üyeliği için genel ve özel niteliklerdenkimileri kaldırılmış, alam daraltılmış veya genişletilmiş, kimi yeni niteliklergetirilmiştir.
2- Sayıştay Başkan ve Üyelerinin Seçimleri Yönünden:
Sayıştay Başkan ve üyelerinin seçimleri yönünden yeni düzenlemelerönceki ile karşılaştırıldığında değişikliklerin kapsamı şöyledir:
a) Sayıştay Birinci Başkanı'nın görev süresi 4 yıla indirilmiştir.Süresi biten yeniden seçilebilecektir. Yeniden seçilemeyen, seçime girmeyenveya bu görevde iken çekilen Başkan, boş kadro aranmaksızın Sayıştay üyesiolarak göreve devam edilebilecektir.
b) Boşalan üyelikler için Sayıştay meslek mensuplarına ayrılan 2/3oranındaki kontenjan ile diğer adaylara ayrılan 1/3 oranındaki kontenjankorunmuş; önce Maliye Bakanlığı kuruluşundan karşılanan 1/3 oram, niteliklerdeyapılan değişiklere koşut olarak tüm kamu kurumlarına açılmıştır.
c) Sayıştay Genel Kurulu'nca her boş üyelik için iki aday yerine,üç aday seçilmesi öngörülmüştür.
d) Sayıştay Başkam ve üyelerinin seçimi Plan ve Bütçe Komisyonu'naverilmiştir.
aa) Sayıştay Başkanının Seçimi: Sayıştay Başkanlığına seçilebilmekiçin, Yasa'nın 4. maddesiyle yeniden belirlenen nitelikleri taşıyan adaylarındoğrudan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na başvurması gerekmektedir. Yenidüzenlemeyle, Komisyon'un Meclis içtüzüğü kurallarına göre toplanması vemevcudun salt çoğunluğunun oyunu alanın seçilmiş sayılması kuralıgetirilmiştir.
5.3.1973 günlü, Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 28. maddesine görekomisyonların toplantı yeter sayısı üye tamsayısının üçte birinden, karar yetersayısı ise hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğundan oluşmaktadır. Anayasa'nın162. maddesine göre Bütçe Komisyonu 40 üyeden kurulmakta, iktidar grubuna veyagruplarına en az 25 üye verilmekte, kalan 15 üyelik diğer siyasİ parti Meclisgruplarına dağıtılmaktadır.
Komisyon'da seçimin gizli oyla yapılması, seçim sonucunun TBMMGenel Kurulu'nca onaylanması gerekmektedir. Onay işlemi, seçimin yapıldığıgünden başlayarak iki ay içinde tamamlanmadığı takdirde, Komisyon'ca yapılanseçim kesinleşmektedir.
bb) Üyelerin Seçimi: Yeniden düzenlenen 6. madde ile, boş üyeliksayısına ve seçim süresine ilişkin yeni kurullar getirilmiştir.
Boş üyelik sayısının 6 dan fazla olması durumunda, adaylık içinbaşvurular Plan ve Bütçe Komisyonu'na yapılacak; seçimi doğrudan Komisyonyapacaktır.
Boş üyeliğin 6 veya daha az sayıda olması durumunda, her boş yeriçin Sayıştay Genel Kurulu'nca üç aday adayı seçilecektir. Seçim gizli oylayapılacaktır. Genel Kurul'da üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyunu alan adayseçilmiş olacaktır.
Boşalan üyelik sayısının üçü bulması durumunda, üçüncü boşalmanıngerçekleştiği tarihten itibaren üç gün içinde başlamak üzere, basın-yayınorganları aracılığıyla, seçim için Sayıştay'ca duyuru yapılacaktır. Seçimlerekatılmak (aday adayı olmak) isteyenler, ilk duyuru tarihinden itibaren bir ayiçinde Sayıştay Başkanlığı'na yazıyla başvuracaklardır. Bu duruma göre, üçüncüüyeliğin boşaldığı günden en çok 33 gün sonra aday adaylığı için başvuru süresisona erecektir. Bu tarihten itibaren 60 gün içinde her boş yer için üç adaybelirlenmesi işlemi Sayıştay Genel Kurulu'nca sonuçlandırılmadığı takdirde,üyelik seçimini, aday adaylıkları kabul edilmiş olanlar arasından Bütçe ve PlanKomisyonu yapacaktır.
Seçimler Komisyon'un önüne hangi yoldan gelirse gelsin, toplantı,karar ve Meclis Genel Kurulu'na sunma işlemlerinde, Birinci Başkanınseçimindeki usûl ve esaslar uygulanacaktır.
B. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu:
I. Sayıştay Yasası'nın Değişik 4. Maddesinin Anayasa'yaAykırılığı:
a) Anayasa'nın 9., 138., 139. ve 140. Maddeleri Yönünden İnceleme:
Sayıştay'ın başkan ve üyelerinin nitelikleri ile ilgili yasaldüzenlemelerin Anayasa'nın yargı ile ilgili hükümleri yönünden denetlenebilmesiiçin Sayıştay'ın Anayasa'nın 9., 138., 139. ve 140. maddelerine göre konumununbir bütün olarak ele alınmasını gerektirir.
1924, 1961 ve 1982 Anayasaları, Sayıştay'ı anayasal bir kurumolarak düzenlemişlerdir. Anayasa ve yasalardaki Sayıştay'la ilgili hükümler,belirli bir gelişme süreci içinde kararlılık göstermektedir. 1961 Anayasası'nınSayıştay'la ilgili hükümleri, 1982 Anayasası'nın 160. maddesinde bazıeklemlerle temelde korunmuştur. Anayasa'nın Sayıştay konusunda getirdiğiyenilik, Sayıştay'ı yargı bölümünde düzenlemesi ve Sayıştay'ca verilen kesinhükümler hakkında idari yargı yoluna başvurulamamasıdır.
Anayasa'nın Yargı İle İlgili Kurallar Karşısında Sayıştay'ınKonumu:
aa) Sayıştay, 1982 Anayasası'nın "Yargı" bölümünde yeralmıştır. Sayıştay'a Anayasa'nın "Yargı" bölümünde yer veren yenidüzenleniş biçimi Sayıştay'ın yüksek yargı yeri olarak nitelendirilmesi içinyeterli değildir. Anayasa'nın "yargı" bölümünün "GenelHükümler" başlığını taşıyanI. ayrımı; mahkemelerin bağımsızlığmı, hâkimlikve savcılık güvencesini, hâkimlik ve savcılık mesleğini, mahkemelerinkuruluşunu ve türlerini, "Yüksek Mahkemeler" başlığını taşıyan II.ayrımı da; Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, AskeriYüksek İdare Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesi'ni düzenlemektedir. Anayasa'dayüksek yargı organları ve yargı düzenleri tek tek sayılmıştır. Sayıştay, yüksekyargı organları ve herhangi bir yargı düzeni arasında gösterilmemiştir. NitekimSayıştay, yargı bölümünün genel hükümleri ile hâkim ve savcıları ve yüksekmahkemeleri düzenleyen ayrımında değil, idari bir kuruluş olan Hâkimler veSavcılar Yüksek Kurulu'ndan sonra gelen diğer bir ayrımda yer almaktadır.Sayıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulugibi yargı bölümünde yer almasınakarşın Anayasa'nın 138-158. maddelerinde belirlenen ve düzenlenen yargıorganlarından değildir.
bb) Anayasa'nın 160. maddesinin üçüncü fıkrasında, Sayıştay'ınişleyişinin yasayla düzenleneceği öngörülmüştür. Sayıştay, genel ve katmabütçeli idarelerin gelir ve giderlerini ve mallarını TBMM adına denetlemek vemali yönetimin belirli görevlilerinin hesaplarını yasasında gösterilen kendineözgü yöntemlerle incelenmekle görevlidir. Denetleme ve sorumluların hesaplarınıkesin hükme bağlama TBMM adına yapılmaktadır. Bu denetim, yargısal değil özelyöntemler kullanılarak yapılan ve özü itibariyle idari nitelikte bir türdenetimdir.
Yargı organlarının inceleme, araştırma ve hüküm verme yollarımdüzenleyen yargılama yöntemleri ise yalnızca yargı organlarında ve hâkimlercekullanılan yargılama yöntemlerini içerirler.
Sayıştay'ın gerek iç düzenlemesinde gerekse çalışma yöntemlerindeyüksek yargı organlarına benzer düzenlemeler gözlenmektedir. Bu düzenlemelerAnayasakoyucunun değil Yasakoyucunun tercihinin sonucudur.
Sayıştay Yasası'nda, inceleme ve karar yolları için yargıorganlarında kullanılan "yargılama", "hüküm","temyiz", "içtihadı birleştirme" ve "ilam" gibiterimlerin kullanılmış olması Sayıştay'ın işlevinin yargısal nitelikte olduğunugöstermez. Bu isimler altında ve çeşitli aşamalar durumunda yapılan çalışmalar,denetim işlevi olup hâkimler tarafından yargı gücü kullanılarak yapılan biruyuşmazlığın çözümü niteliğindeki işlerden değildir.
Bu nedenlerle Sayıştay'ın yargı organı olarak nitelendirilmesiolanaksızdır.
cc) 1982 tarihli Anayasa'nın hazırlanışı sırasında DanışmaMeclisi'nce Sayıştay, hesap mahkemesi olarak nitelenmiş ve yüksek mahkemelerarasında sayılmıştır. Anayasa tasarısının Milli Güvenlik Konseyi'nceincelenmesi sırasında ise Sayıştay yargı organı sayılmayarak Danışma Meclisimetni değiştirilmiştir. Milli Güvenlik Konseyi'nce bu konuda yapılandeğişikliğin gerekçesinde; (... yargı yetkisinin ancak Türk Milleti adınabağımsız mahkemelerce kullanılabileceği göz önündetutularak, Sayıştay,"İlk ve son derece hesap mahkemesidir." ibaresi metindençıkartılmıştır...') denilmektedir.
Anayasa'nın hazırlık çalışmalarının ilk aşamasında Sayıştay biryargı organı olarak düşünülmesine rağmen son aşamada bundan vazgeçildiği açıkçagörülmektedir.
dd) Anayasa'nın Sayıştay'a ilişkin 160. maddesinin birincifıkrasının ilk cümlesinde; "Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerinbütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adınadenetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak vekanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlanma işlerini yapmaklagörevlidir." denilmektedir. Anayasa, Sayıştay'a mali denetim yapabilmesiiçin kamu yönetimine ilişkin hesapları inceleyerek sonuçlandırılmasıgörevinivermiştir.
Sayıştay'da uygulanan denetim sisteminde saymanlar ve kimi kamugörevlileri için farklı bir sorumluluk yöntemi uygulanmaktadır. Kamugörevlilerinin bağlı bulundukları yönetime karşı olan sorumlulukları, özelhukuk kurallarına göre, adliye mahkemelerince belirlenir. Saymanlar ve kimikamu görevlileri için mali sorumluluk ise Sayıştay'ca saptanır. Bu sistemdeSayıştay'ca önce ilgililerin hesapları incelenmekte ve sonuçta, gerekirse, sorumluluğakarar verilmektedir. Sayman ve diğer kamu görevlileri, Sayıştay'ın kendilerinisorumlu tutan kararına karşı bir tür "itiraz" ile Sayıştay'da üstinceleme yoluna başvurabilmektedirler. Sorumluluğun saptanmasına ve sonucunailişkin kararlar Sayıştay'ca verilmektedir. Böyle bir yapı, yargının temeliolansav, savunma ve karar sürecine aykırıdır. Ayrıca, bu tür başvuru yollarıuyuşmazlığın temel çözüm yolu olan ve tarafların varlığına dayanan"dava" gibi değerlendirilemez.
Öbür yandan Sayıştay incelemelerinin son ve kesin nitelikteolduğunu göstermek üzere "kesin hüküm" terimi kullanılmıştır. Bukararlar yargı yerlerince verilmiş ya da yargısal nitelikte hükümlerdendeğildir. Buradaki "kesinlik" yargısal anlamda değil, başka bir organcayeniden incelene-meme ve değiştirilememe anlamındadır.
Bütün bunlar, Sayıştay'ın uyuşmazlıkları çözümle görevli bir yargıyeri olmadığını gösterir.
ee) Anayasa'nın 125. maddesinin ikinci fıkrası ile Yüksek AskeriŞûra kararları, 159. maddesinin dördüncü fıkrası ise Hâkimler ve SavcılarYüksek Kurulu kararları yargı denetimi dışında tutulmuşlardır. Yüksek AskeriŞûra ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararları aleyhine yargı yolunabaşvurulamaması bu kurallara mahkeme niteliğini kazandırmayacağı gibi,Anayasa'nın 160. maddesine göre Sayıştay'ca verilen kesin hükümler aleyhineidari yargı yoluna başvurulamaması da Sayıştay'a yargı organı niteliğinikazandırmaz.
ff) Anayasa'nın 160. maddesine göre Sayıştay, TBMM adına denetlemeyapmak ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevlidir.Anayasa'nın 9. maddesine göre yargı yetkisi, Türk Ulusu adına bağımsızmahkemelerce kullanılır." Mahkemeler, yargı gücünü kullanarak yargılamayollan ile yasa kurallarım somut olaylara uygularlar ve taraflar arasındaki uyuşmazlıklarıve anlaşmazlıkları çözümlerler.
Bu nedenleTBMM adına denetim görevi yapan bir kuruluş, anayasalbir kuruluş olsa bile yargı organı değildir ve mensuplarına hâkimlerinkinebenzer bir konum ve güvence tanımasına anayasal dayanak bulunmamaktadır.
gg) Anayasa'nın "Hâkimlik ve savcılık teminatı" başlıklı139. maddesiyle "Hâkimlik ve savcılık mesleği" başlıklı 140. maddesikuralları birbirlerini tamamlayan hükümler olarak ve ayrıntılı bir biçimdedüzenlenmiştir. Bu maddelerde, hâkimlik ve savcılığın, meslekten hâkim vesavcılar eliyle yürütüleceği, hâkimlerin mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlikteminatı esaslarına göre görev yapacakları; hâkim ve savcıların özlük işlerininhâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceği, azlolunamayacakları vekendileri istemeden Anayasa'da gösterilen yaştan önce emekliyeayrılamayacakları, kadroları kalksa bile aylık ödenek ve diğer özlükhaklarından yoksun kılınamayacakları öngörülmüştür. Böylece hâkimler vesavcılar için hiçbir kamu görevlisine tanınmayan güvenceler tanınmış ve özgünbir statü kurulmuştur.
Anayasa'nın 160. maddesiyle Sayıştay üyelerine tanınması öngörülengüvence ise, içeriği Anayasa'da değil yasalarda belirlenen özel bir tür yüksekmemur güvencesidir. Şüphesiz bu güvence, Sayıştay'ın anayasal konumuna veTürkiye Cumhuriyeti'nin temel kuruluşlarından biri olma özelliğine uygunolmalıdır.
Bu nedenlerle Sayıştay üyelerinin güvencesi ile yargıç güvencesibirbirinden ayrıdır. Sayıştay üyelerinin hukuksal konum ve güvenceleriAnayasa'nın 139. ve 140. maddelerine göre düzenlenmez ve bu maddeler kapsamınaalınamaz.
Sonuç olarak, Sayıştay, Anayasa'nın 160. maddesine göre, temeldeTBMM adına mali denetim görevini yapan ve özel olarak da bu denetimçerçevesinde aleyhine hiçbir yargı organına başvurma olanağı bulunmayan kimikesin kararlar alan kendine özgü bir anayasal kurumdur. Yargı kuruluşlarınabenzemeyen görev, yetki çalışma yöntemleri ve aleyhine yargı yollarınınizlenmesi olanaksız kimi kesin hükümler kurması nedeniyle Sayıştay bir yargıkuruluşu sayılamaz ve mensupları da hâkimlere ilişkin hükümlerebağlı tutulamaz.
Bu nedenlerle 4. madde Anayasa'nın 9., 138., 139. ve 140.maddelerine aykırı değildir ve iptal isteminin reddi gerekir.
b) Anayasa'nın 160. Maddesi Yönünden İnceleme
160. maddenin üçüncü fıkrasında; Sayıştay mensuplarınınnitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğerözlük işleri ile Sayıştay Başkan ve üyelerinin güvencelerinin yasa iledüzenleneceği öngörülmüştür.
Anayasakoyucu Sayıştay mensuplarının bağlı olacağı kurallarındiğer devlet memurlarından farklı olmasını istemiştir. Görevin niteliği ve TBMMadına yapılması bu tarz hükümlere olan gereksinimi açıklayıcı mahiyettedir.
Anayasa'nın 160. maddesi Sayıştay Başkan ve üyelerinin güvencelerininyasa ile düzenleneceğini öngörmüştür. Bu güvence, Sayıştay üyeliklerineyapılacak seçimler için öngörülen koşulları, nitelikleri ve seçim sistemini dekapsar. Sayıştay üyeliği, her kamu görevlisine yasal olarak seçilebilme imkanıveren bir yer değildir. Ancak Sayıştay mensupları ile yasada belirtilen üstdüzey yöneticileri bu göreve seçilebilirler. Bu esasların korunmadığı birnitelik belirlemesi ve seçim sistemi düşünülemez.
Sayıştay üyelerinin üçte ikisi kendi iç kaynağından ve Sayıştaymeslek mensupları arasından seçilmektedir. Uzmanlık, bilgi birikimi ve genişbir meslek grubu arasından seçilme, Sayıştay üyeliğinin gerçek teminatınıoluşturmaktadır. Faal yönetimin üst düzey yöneticilerine ayrılan üçte birlikSayıştay üyeliği kontenjanının mali yönetim yerine, tüm kamu yönetiminin üstdüzey kadrolarına açılması yasama organının takdirine kalmış bir konudur. BuAnayasa kurallarına aykırı olmayan yasal bir tercihtir. Buna karşı yapılaneleştiriler de yasanın yerindeliği ile ilgilidir.
Dava konusu hükümlerle Sayıştay Birinci Başkan ve üyeliği içingetirilen yeni kaynak ve nitelikler; Sayıştay Birinci Başkan ve üyelerineAnayasa'nın öngördüğü güvenceyi kaldırmamıştır.
Bu nedenle Yasa'nın 4. maddesi Anayasa'nın 160. maddesine aykırıdeğildir.
Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN ve Yalçın ACARGÜNmaddenin tümü yönünden, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU ise yalnız maddenin "B"bendi yönünden bu görüşe katılmamışlardır.
c) Anayasa'nın 70. Maddesi Yönünden inceleme:
Anayasa'nın 70. maddesi kamu hizmetlerine girme hakkınıdüzenlemiştir. Bu madde kamu kurum ve kuruluşlarının tümünü kapsayan temel birhakkı düzenlemektedir. Değişik hukuksal yapıdaki kamu kurum ve kuruluşlarınınkendi özellikleri ve gereksinmeleri sonucu değişik eğitim kurumlarına vemesleki yetişmeye dayanan mesleğe giriş ve yükselme esasları düzenlemeleri bumaddeye aykırıhk teşkil etmez.
Diğer taraftan bir Anayasal kurum olan Sayıştay'ın kamukurumlarından ve kendi iç kaynağından seçilecek olan Sayıştay üyelerinin kaynakve niteliklerini belirleyen yasal esasların, anayasal bir ilke olarak kamuhizmetine girmenin bütün yurttaşlara açık olduğunu belirleyen Anayasa hükmü ileilgisi yoktur.
d) Anayasa'nın 146. Maddesi Yönünden İnceleme:
Anayasa'nın 146. maddesi, Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşunu düzenlemektedir.Anayasa Mahkemesi üyelerinden birinin Sayıştay üyeleri arasından seçilmesininSayıştay üyeliğinin gerektirdiği yasal niteliklerin değiştirilmesi ile doğrudanbir ilişkisi yoktur. Dolaylı bir takım düşünce ve kurgular, Anayasa'yaaykırılık sebebi olamaz. Bu nedenle konunun 146. madde ile ilgisigörülmemiştir.
e)Anayasa'nın 2. Maddesi Yönünden İnceleme:
İptali istenen 4. maddenin Anayasa'nın 2. maddesi ile ilgili biryönü görülmemiştir.
f) Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme:
Anayasa Mahkemesi'nin pek çok kararında vurgulandığı gibi, yasaönünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamınagelmez. Yasaların uygulanmasında di], ırk, renk, cinsiyet, siyasal düşünce,felsefi inanç, din ve mezhep ayrılığı gözetilmesi ve bu nedenlerle eşitsizliğeyol açılması Anayasa katında geçerli görülemez. Bu mutlak yasak, birbirininaynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını ve ayrıcalıklı kişi vetoplulukların yaratılmasını engellemektedir. Kimi yurttaşların haklı bir nedenedayanarak değişik kurallara bağlı tutulmaları eşitlik ilkesine aykırılıkoluşturmaz. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklariçin değişik kuralları ve değişik uygulamaları gerekli kılabilir. Özelliklere,ayrılıklara dayandığı için haklı olan nedenler, ay n düzenlemeyi aykırı değil,geçerli kılar. Aynı durumda olanlar için ayrı düzenleme aykırılık oluşturur.Anayasa'nın amaçladığı eşitlik, eylemli değil, hukuksal eşitliktir. Aynıhukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursaAnayasa'nın öngördüğü eşitlik, çiğnenmiş olmaz. Başka bir anlatımla, kişiselnitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, yasalara konulan kurallarladeğişik uygulamalar yapılamaz. Durumlardaki değişikliğin doğurduğu zorunluluklar,kamu yararı ya da başka haklı nedenlere dayanılarak yasalarla farklıuygulamalar getirilmesi durumunda, Anayasa'nın eşitlik ilkesinin çiğnendiğisonucu çıkarılamaz.
Bu nedenlerle, Yasa'nın 4. maddesi Anayasa'nın 10. maddesineaykırı değildir.
Yasa'nın 4. maddesine yönelik iptal istemi reddedilmelidir.
Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN ve Yalçın ACARGÜNmaddenin tümü yönünden, Yılmaz ALİEDENDİOĞLU ise yalnız maddenin "B"bendi yönünden bu görüşe katılmamışlardır.
2- Sayıştay Yasası'nın Değişik 5. ve 6. Maddelerinin Anayasa'yaAykırılığı Sorunu
a) Anayasa'nın 87. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 87. maddesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görev veyetkisini genel olarak düzenlemiştir. 87. maddenin düzenleniş biçimi maddegerekçesinde şöyle açıklanmıştır:
"Anayasa'nın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmave görevleri yerine getirme şeklindeki hükümlerin genel nitelikteki görevleridüzenleyen bu maddeye alınması uygun görülmüştür. Zira bu, Türkiye Büyük MilletMeclisi'nin Anayasa'da gerek bu maddede gerek diğer maddelerinde düzenlenmişolan bütüngörev ve yetkilerini kapsayacak şekilde düşünülmüştür."
Anayasa'nın TBMM'nin görev ve yetkilerini belirleyen 87. maddesiile Sayıştay'ın görev ve yetkilerini düzenleyen 160. maddesinde Sayıştay Başkanve üyelerinin seçimleri ile ilgili herhangi bir hüküm getirilmemiştir.Anayasa'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görevleri arasında sayılmayan birkonunun bir yasa ile Meclis'e verilmesinin Anayasa'ya uygun olup olmayacağıöncelikle belirlenmelidir.
aa) Anayasa'nın 160. maddesinde, Sayıştay'ın Türkiye Büyük MilletMeclisi adına denetleme yapacağı öngörülmüştür. TBMM ile Sayıştay arasındaki builişki, Sayıştay'ın kuruluşunu, üyelerinin seçimini, denetiminin kapsamını veböylece hukuksal yapısını belirler.
Anayasa Sayıştay Başkan ve üyelerinin seçimi konusunda açık birkural koymamıştır. Ancak, bu konuda yasa ile yapılacak düzenlemenin deSayıştay'a ilişkin Anayasa'nın 160. maddesi ile TBMM'nin görev ve yetkilerinisayan 87. maddesinin özüne ve sözüne uygun olması gerekir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim yapan anayasal birorganın Başkan ve üyelerinin seçimi Anayasa'da gösterilmemiş ise de, buseçimlerin TBMM genel kurulunca yapılması anayasal sistemin, diğer biranlatımla TBMM ile Sayıştay arasındaki ilişkinin doğal sonucudur. Ancak TBMMnin görev ve yetkilerini belirleyen Anayasa'nın 87. maddesi karşısında, davakonusu 5. ve 6. maddelerdeki seçimlerin TBMM Bütçe ve Plan Komisyonu'nabırakılması, seçimlerin TBMM tarafından yapılmış sayılıp sayılmayacağı sorununudoğurmaktadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları, TBMM İçtüzüğü'ne görekurulurlar. Ancak, istisnai olarak Bütçe Komisyonu'nun kuruluş biçimiAnayasa'nın 162. maddesi ile gösterilmiştir. TBMM komisyonları, onları kuran veonları görevli ve yetkili kılan meclis genel kurallarının bağlı olarak ve onlaradına parlamenter faaliyetlerin hazırlık safhasını yürüten, meclis içikuruluşlardır. Bu Komisyonlar, yasama meclislerine bağlı olup asli yetkileriyoktur. Bunların temel görevi Meclislere yardımcı olmaktır. Yasa tasarı veteklifleri ile meclis genel kurulunca karara bağlanacak bir kısım işlerinhazırlanması, konuların olgunlaştırılması ve teknik düzenlemelerin sağlanmasıyoluyla bunların genel kurulda kolayca ve süratle görüşülmesini sağlamaktır.Kısacası Komisyonlar, yasama meclislerinin genel kurullarında görüşülecekmetinleri hazırlamak ve bunlarla ilgili ön çalışmaları yapmakla görevlikuruluşlardır. Anayasa Mahkemesi'nin 14.10.1975 tarihli ve Esas 1975/145, Karar1975/198 sayılı kararında da belirtildiği gibi TBMM Komisyonlarının,çalışmalarının, yasa tasarı ve tekliflerini meclis genel kurulu adınainceleyerek bu konudaki düşüncelerini belirtmekten ibarettir.
bb) Anayasa'nın 162. ve 164. maddeleri bütçe yasası tasarıları ilekesin hesap kanun tasarılarını inceleme yetkisini Bütçe Komisyonu'na vermiştir.Bütçe Komisyonu'nun görevleri bu çerçeve ile sınırlıdır. Sayıştay ile ilgiliseçimler TBMM'nin istisnai olarak kullandığı ve maddi anlamda, idari nitelikteolan bir yetkidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait bir yetki BütçeKomisyonu dahil hiçbir Meclis Komisyonunca kullanılamaz.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Sayıştay Yasası'nın 5. maddesi ile6. maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları Anayasa'nın 87. maddesineaykırıdır ve iptali gerekir.
Servet TÜZÜN, Erol CANSEL ve Yavuz NAZAROĞLU 5. madde ile 6.maddenin iptal edilen üç fıkrasının tümü yönünden İhsan PEKEL ise 5. madde ile6. maddenin üçüncü ve beşinci fıkrası yönünden bu görüşe katılmamışlardır.
b) Anayasa'nın 6. Maddesi Yönünden İnceleme:
Anayasa'nın 6. maddesinin ikinci fıkrasında; hiçbir kimse veyaorgan kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisini kullanamayacağıöngörülmüştür.
Hukuksal yapısı bakımından idari nitelikte de olsa ancak TBMM'ncekullanılabilecek bir yetkinin meclis komisyonlarında kullanılması Anayasa'nın6. maddesinin yukarıda anılan hükmüne aykırıdır. Bu nedenle dava konusu 5.madde ile 6. maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının iptali gerekir.
Servet TÜZÜN, Erol CANSEL ve Yavuz NAZAROĞLU 5. madde ile 6.maddenin iptal edilen üç fıkrasının tümü yönünden İhsan PEKEL ise 5. madde ile6. maddenin üçüncü ve beşinci fıkrası yönünden bu görüşe katılmamışlardır.
c) Dava konusu 6. maddenin birinci ve ikinci fıkraları, Sayıştayüye kadroları için Sayıştay meslek mensuplarına ve diğer adaylara ayrılankontenjan ile Sayıştay genel kurulunun aday belirleme yöntemleriniiçermektedir.
İlk defa 832 sayılı Sayıştay Kanunu ile getirilen kontenjansistemi dava konusu madde ile benimsenerek devam ettirilmiş olup davadilekçesindeki 6. maddenin genel olarak iptali istemi dışında ilk ikifıkrasının Anayasa'ya aykırılığı konusunda özel herhangi bir sav da ilerisürülmemiştir.
6. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında Anayasa'nın 6., 7. ve87. maddelerine aykırılık söz konusu olmadığından maddenin bu bölümüne yönelikiptal isteminin reddi gerekir.
d) Anayasa'nın 7. Maddesi Yönünden İnceleme:
Anayasa'nın 7. maddesinde, yasama yetkisinin Türk Ulusu adınaTBMM'nin olduğunu ve devredilemeyeceği öngörülmektedir.
Dava dilekçesinde bu konuda, TBMM'nin anayasal kuruluşlar içinseçim yapmasının "kuvvetler ayrılığı", "hukuk devleti" ve"hukukun üstünlüğü" ilkeleri ile bağdaşmayacağı ileri sürülmektedir.
Anayasa'nın 7. maddesinde yasama yetkisi ile ilgili kuralkonulmuştur. Başta yasama olmak üzere TBMM'nin görevleri Anayasa'nın 87.maddesinde sayılmıştır. Bu maddeye göre, TBMM'nin yasama görevi yanında yapısalniteliği siyasi ve idari olan bir dizi görevi daha vardır. Bu görevlerinniteliği 87. madde sebebi ile yukarıda tartışılmıştır. Sayıştay üye seçimlerinidüzenleyen veiptali istenen maddenin, yasama görevi ile ilgili genel ve temelesasları belirleyen Anayasa'nın 7. maddesi ile bir ilgisi yoktur.
Bu nedenlerle Sayıştay Yasası'nın iptali istenen değişik 5. ve 6.maddeleri Anayasa'nın 7. maddesine aykırı değildir.
3- Yasa'nın Geçici 1. Maddesinin Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu
832 sayılı Sayıştay Yasası'na 1.11.1990 gün, 3677 sayılı Yasa'ylaeklenen geçici 1. maddesi; Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte Sayıştay GenelKurulu'nda devam etmekte olan Sayıştay üye adayı seçimlerinin onbeş gün içindesonuçlandırılmaması halinde münhal bulunan Sayıştay üyeliklerine TBMM Bütçe vePlan Komisyonu'nca seçim yapılacağını öngörmektedir.
Sayıştay Birinci Başkanı ve üyelerinin TBMM yerine MeclisKomisyonlarınca seçilmelerini öngören 5. maddesi ile 6. maddesinin üçüncü,dördüncü ve beşinci fıkralarının iptali ile ilgili gerekçeler geçici l.maddenin iptali için de aynen geçerlidir ve bu yüzden geçici maddenin de iptaligerekir.
Güven DİNÇER, Servet TÜZÜN, İhsan PEKEL, Erol CANSEL ve YavuzNAZAROGLU bu görüşe katılmamışlardır.
Sayıştay Yasası'nın 5. maddesi ile 6. maddesinin üçüncü v;dördüncü fıkralarının iptal edilmesi kamu yararım olumsuz yönde etkileyeceknitelikte hukuksal boşluk doğuracağından gerekli görülecek yeni düzenlemelerinyapılabilmesi için Anayasa'nın 153. maddesi gereğince yasama organına süretanımak amacıyla iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarakaltı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun olacaktır.
Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, Yılmaz ALİEFENDİ-OĞLU, SelçukTÜZÜN ve Ahmet N. SEZER bu görüşe katılmamışlardır.
V- SONUÇ:
1.11.1990 günlü ve 3677 sayılı Kanunla değişik 21.2.1967 günlü ve832 sayılı "Sayıştay Kanunu"nun:
A. 4. maddesinin A fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına veiptal isteminin REDDİNE, Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN ileYalçın ACARGÜN'ün karşıoyları \c OYÇOKLUĞUYLA;
B. 4. maddesinin B fıkrasının Anayasa'yaaykırıolmadığına ve iptal isteminin REDDİNE; Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, YılmazALİEFENDİOÛLU, Selçuk TÜZÜN ile Yalçın ACARGÜN'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
C. 5. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, ServetTÜZÜN, İhsan PEKEL, Erol CANSEL ile Yavuz NAZAROĞLU'nun karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
D. 6. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarıma Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
E. 6. maddesinin üçüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, Servet TÜZÜN, İhsan PEKEL, Eıol CANSEL ile Yavuz NAZAROĞLU'nunkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
F. 6. maddesinin dördüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, Servet TÜZÜN, Erol CANSEL ile Yavuz NAZAROGLU'-nun karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
G. 6. maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, Servet TÜZÜN, İhsan PEKEL, Erol CANSEL ile Yavuz NAZAROĞLU'nunkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
H. Geçici 1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,Güven DİNÇER, Servet TÜZÜN, İhsan PEKEL, Erol CANSEL ile Yavuz NAZAROĞLU'nunkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
I. 5. ve 6. maddelerinin iptal edilmesinin doğurduğu hukuksalboşluğun doldurulması için bu maddelere ilişkin iptal kararının Resmi Gazete'deyayımlandığından itibaren altı ay sonra yürürlüğe girmesine, Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Selçuk TÜZÜN ile Ahmet N. SEZER'inkarşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
11.7.1991 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
Üye
Yavuz NAZAROĞLU
Üye
Yalçın ACARGÜN
KARŞIOYGEREKÇESİ
832 sayılı Sayıştay Yasası'nın 3677 sayılı Yasa'yla değişik 4.maddesini Anayasa'ya aykırı bulmayan, ayrıca 5. ve 6. maddelerinin iptalindensonra hukuksal boşluk doğduğunu kabul ederek iptal kararının Resmi Gazete'deyayımlanmasından altı ay sonra yürürlüğe girmesini öngören çoğunluk kararınaaşağıdaki nedenlerle katılamıyoruz:
1. Sayıştay, genel ve katma bütçeli kurumların tüm gelir vegiderleriyle mallarını TBMM adına denetleyerek buna bağlı işlemlerigerçekleştirmekle yükümlü bir kuruluştur. Denetleme, sorumluları saptama veyaptırımları uygulama işlevi yasama organı adına yapılsa da bağımsız niteliğietkilemez. Bağımsızlık, Sayıştay'ın yapısından çok işlevinin özelliğindedir.Çalışmalarında yasama ve yürütme gücüne bağımlı olmamayı anlatan bu durum, Başkanve üyelerinin siyasal iktidarın her türlü etkisinden uzak seçilmelerinigerektirir. Bütçe denetimlerinin zorunlu kıldığı olgular, yapısal ve işlevselalanlarda, her evrede ve her aşamada gözetilmeli, Anayasa'ya uygunluk özenlearanmalıdır. Anayasa'nın 70. maddesinin ikinci fıkrasında hizmete alınmadagörevin gerektirdiği niteliklerden söz edilmektedir. Denetim işlevininözelliğiyle bağdaşmayan nitelik koşullan Anayasa'nın 70. maddesine olduğugibi160. maddesine de açıkça aykırıdır.
Sayıştay Birinci Başkanı ya da üyesi seçilebilmek için Hukuk,Siyasal Bilgiler, iktisat Fakülteleriyle İktisadi ve Ticari BilimlerAkademileri ve bunlara eşit yurtiçi ve yurtdışındaki fakülte ve yüksek okullaryerine en az dört yıllık herhangi bir yüksek öğrenim kurumunu bitirmeyi yeterlisayan, mali ve iktisadi konularla ilgili görevlerde en az on yıl başarıylaçalışmış olmayı artık aramayan yeni düzenleme, "nitelik" konusundaSayıştay'ın yapısını olumsuz yönde etkileyici, hattâ bozucu değişiklikleriçermektedir. Birinci Başkanlıkla üyelik için kimi eklemeler, kimi kaldırmalarve kimi değişikliklerle Maliye Bakanlığı dışına çıkılarak, kaynak gereksizbiçimde genişletildiği gibi önceki metinle Birinci Başkan ve üye seçilecekgörevlerde bulunanların kimileri bu haktan yoksun kılınmıştır. BirinciBaşkanlık ve üyelik için aranan genel ve özel niteliklerdeki olumsuzdeğişiklikler, dört yıllık yüksek öğretimden sonra bir kamu kurumunda genelmüdürlük ya da başkanlık yapanıaday durumuna getirmektedir. 657 sayılı DevletMemurları Yasası'nın 68/B maddesine göre ek göstergesi 2400 ve daha yukarı olan1. dereceli memuriyetlere 12 yıl, 2400 den az olan 1. dereceli memuriyetlere da10 yıl hizmeti olanlar atanabildiğin den 1. derecekadrolu görevlerde 10 ya da12 yıl hizmeti bulunan herhangi bir genel müdür ya da başkana, hiç ilgisiolmamasına karşın, Sayıştay yolu açılmıştır. 657 sayılı Yasa'nın 59. maddesindesayılan "istisnai memuriyetler"e bir günlük kamu hizmetibulunmayanlar getirilebildiğinden, böyle bir göreve atanan mimar bir başkan daSayıştay'a seçilebilecektir. Sayıştay Meslek Mensupları, Savcı Yardımcılığı veSavcılığında bulunanların adaylıkları, birinci sınıfa ayrılma süreleriylebirlikte 20 yıllık hizmeti zorunlu kılmaktadır. Kuruluş içindekilerin, kuruluşdışındakilere göre, üstelik uzmanlıkları belirginken, daha ağır koşullarabağlanmaları düzenlemedeki eşitsizliğin, somutlaşmasıdır. Üyeliğin iç-özkaynağını oluşturan kesimi kaynak dışına çıkarırcasına güç koşullarabağlıtutmak özel bir eşitsizlik örneğidir. Bunlar gerçekte, görevin gerektirdiğinitelikleri taşıyan, deneyim, bilgi birikimi ve meslek düzeyleriyle üyeliğe enyakın kimselerdir. Sayıştay Yasası'nın 4. maddesinin (B) fıkrasının (a) bendinegöre Sayıştay üyesi seçilebilecek meslek mensuplarının, birinci sınıfa ayrılmış,bu sınıfa ayrılma niteliklerini yitirmemiş ve bu sınıfta, en az dört yıl görevyapmış olması gerekir. 832 sayılı Sayıştay Yasası'na, 420 sayılı KHK'nin 2.maddesiyle eklenen ek 1. maddesininbirinci sınıfa ayrılabilmek için öngördüğükoşullar gözetilirse meslekte en az 20 yıl çalışmış olmak zorunluluğu açıklıkve kesinlik kazanır, işlev, dört yıllık herhangi bir yüksek öğretimin yeterlisayılmasına elverişli değildir Valilik de, Başkanlık veüyelik için yeterligörülemez. Vali olma koşulları, uygulama örnekleri, atama nedenleri gözönünealınırsa siyasal etkilere ağırlık ve öncelik verilmek istendiği sezilmektedir.Yargı organlarında, benzer kuruluşlarda ve bağımsız işler yapacak öbürkuruluşlarda siyasal etkinlik sağlama, yandaş artırma gibi çabalar herkesezarar veren sakıncalı girişimlerdir, işleve uygun nitelik koşulu en yararlıölçüdür. Siyasal oluşum, eğilim ve akımlarla hiçbir ilgisi ve ilişkisi olmamakgereken, yansız tutumu, bilgisi vedeneyimiyle hizmet vermekle onur duyacakgörevlileri de gölgeleyecek düzenlemeler, aykırılıktan kurtulamazlar.İstediğini seçme, atama ya da yerleştirme amacı, kuruluşları sarsar. Bu türdurumlardan kaçınmak bir anayasal gerektir. Bunun dayanakları da, dava konusumadde için, 70. ve 160. maddelerdir. Özellik ve özgürlük gözetilmezsehizmet gereğine uyulmamış olunur. Sayıştay'a siyasetin ya da başka birbağlılığın gölgesi düşmemeli, saygınlığı her yönden korunup artırılmalıdır.
2. Sayıştay Yasası'nın 5. ve 6. maddelerinin iptali hukuksal birboşluk doğurmamıştır. Seçilmiş bulunanların durumu, Anayasa'nın 153. maddesinegöre değerlendirilir. İptal edilen iki madde, iptal kararının Resmi Gazete'deyayımlandığı gün, yürürlükten kalkar. Anayasa Mahkemesi'nin iptalkararlarının,gerekçesi yazılmadan açıklanamayacağı 153. maddenin birinci fıkrası gereğidir.Aynı davada hem iptal, hem red karan verilmesi, hiç bir bildirimde bulunmamadurumunda kimi yayın organlarınca iptal karan verildiği biçimde yorumlanıp tekyanlıyansıtmayla kamuoyu yanıltılmaktadır. Bir karışıklık ya da yanlışlığıönlemek, ilgililere doğru bilgi verilmesini sağlamak için sonuç bildirmekteyetinilmektedir. Bu bildirme gününden kararın Resmi Gazete'de yayımı gününekadar, iptal edilen kural yürürlükte olduğu gibi sonucu bilen yasama ve yürütmeorganı yeni metni de hazırlayabilir. İptal edilen maddelerin güncel uygulanmaolasılığı bulunmaması hukuksal bir boşluğu gündeme getirmemektedir. 2949 sayılıYasa'nın 53. maddesinin dördüncü fıkrasındaki "Gerekli görülendurumlara" dayanılmayıp beşinci fıkradaki "hukuksal boşluk doğmasıdurumu"na dayanıldığına göre bunun "kamu düzenini tehdit ya da kamuyararını ihlâl edici nitelikte" olması koşuluna bağlı olması zorunluluğuaranmalı idi. Olayda bu tehdit ve bozuculuk yoktur. Koşullan oluşmayanboşluktan söz edilerek kararın yürürlüğe girmesi ayrıca kararlaştırılamaz.Yürürlük için verilen süre, yürürlükten kalkmayı erteleme ve geriye atmadır. Buyolun izlenmesi zaten uyulmasına gerekli özen gösterilmeyen kararlan gidereketkisiz kılar. Zorunlu olmayan durumlarda kararın yürürlüğe gireceği tarihiayrıca belirlemek gereksizdir. Resmi Gazete'de yayımlandığı gün yürürlüğegirmesi yeterlidir.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Selçuk TÜZÜN
KARŞIOYYAZISI
I. 4. Madde Yönünden:
Dava konusu yasa değişikliklerine kadar Sayıştay üyeleri,çoğunluğu Sayıştay'ın kendi meslek mensupları arasından olmak üzereSayıştay'dan ve kamu yönetiminin belirli üst düzey kadrolarından ve genelde deMaliye Baka' lığı görevlileri arasından seçilmekte idiler.
Sayıştay Kanunu'nun 3677 sayılı Kanun'la değiştirilen 4. maddesiile yukarıda açıklanan geleneksel düzenlemeden Sayıştay üyelerinin dışkaynakları yönünden uzaklaşılmıştır. Bu değişiklik iki yönlü olmuştur.
l- Kamu yönetiminde bulunan bütün üst düzey görevliler, eğitimolarak meslekleri ve mesleki özgeçmişleri ne olursa olsun, Sayıştay üyesi olmaehliyetini kazanmışlardır.
Kamu yönetiminde görevli bulunan ve değişik mesleki eğitim görmüşolan bütün üst düzey görevliler Sayıştay üyesi olabilecek yetişme ve bilgiye sahipdeğildir. Sayıştay, mali yönetimi TBMM adına hukuksal ve mali denetime tabitutan anayasal bir kuruluştur. Uygulamanın temeli mali hukuk ve devletmuhasebesidir. Bukonularda en üst düzeyde denetim yapma ve karar verme özel birmesleki eğitimi ve özgeçmişi gerektirir. Dava konusu düzenleme, eğitim, sağlık,teknik, din hizmeti, spor ve sanat dallarını kapsayan alanlarda eğitim görmüşve kamu hizmeti yapmış olan pekçoküst düzey kamu yöneticisine Sayıştay üyesiolma ehliyetini kazandırmıştır.
2- Yasal ve geleneksel olarak Türk Mali yönetiminin temelinioluşturan Maliye Bakanlığı üst düzey görevlileri diğer bakanlıklarda benzeriunvanlardaki kamu görevlileri ile aynı düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bununsonucu olarak da Maliye Bakanlığı üst düzey yöneticilerinin çoğunun Sayıştayüyesi olma ehliyeti kaldırılmıştır.
Dünyanın her yerinde ve Ülkemizde Maliye Bakanlığı'nın mali idareve denetimde özel bir etkinliği ve yasal konumu vardır. Bu yasal konum veverilen görev, Maliye Bakanlığı ile Sayıştay arasında özel bir iletişim vepersonel akışını gerektirir. Yeni düzenleme bunu önleyici niteliktedir. MaliyeBakanlığı'nda yönetim birimlerinin Sayıştay ile konu yakınlığı diğerbakanlıklardaki benzer isimli kadrolarla mukayese bile kabul etmez. AyrıcaMaliye Bakanlığı teftiş, tetkik, hesap uzmanları ve bankalar yeminlimurakıpları gibi kurullarının üyelikleri, bakanlıkların üst düzey görevleri ileaynı düzeyde olup Genel idare ve kityönetim kadroları için tabii bir kaynaktır.
Dava konusu düzenleme, Sayıştay'ı mali yönetimden koparmakta malihukuk ve mali yönetim yönünden sıradan görevlilere Sayıştay üyeliği yolunuaçmaktadır.
Cumhuriyetin temel yapısını oluşturan bütün anayasal kuruluşlarınyasal düzenlemelerin de onları amaçlarından uzaklaştıracak bir yapıya yöneltmekbu kuruluşların kuruluşuna yön veren Anayasa maddelerine aykırılık teşkil eder.
Anayasal kuruluşların güçleri ve devlet hayatındaki saygın yerleriyalnız Anayasa hükümleri ile temin edilemez. Anayasal kuruluşlar süreklilik vekararlılık kazanmış düzenlemeler, uygulamalar, yorumlar ve saygın yaklaşımlarile müesseseleşirlerse toplumda Anayasa'nın öngördüğü gerçek yerlerini alırlar.Bu bakımdan geleneksel düzenlemelerin vebirikimlerin anayasal yorumlardagözardı edilmemesi gerekir.
1924, 1961, 1982 Anayasa koyucuları; bağımsız, teminatlı ve kendikonusunda en üstün mesleki ve moral değerleri temsil eden üye yapısı üzerinekurulan bir Sayıştay'ı öngörmüşlerdir. Dava konusu 4. madde, aldıkları temeleğitim ve mesleki özgeçmişleri Sayıştay üyeliği yapmaya yeterli olmayanlarınSayıştay üyesi seçilmelerine neden olacağından Anayasa'nın 160. maddesininöngördüğü esaslara aykırıdır. İptali gerekir.
II. Geçici 1. Madde Yönünden:
Geçici 1. madde uzun süredir Sayıştay'da devam eden vesonuçlandırılamayan Sayıştay üye adayı seçimlerinin sonuçlandırılmasınıamaçlamaktadır.
Kamu hizmetinin temel vasfı sürekliliği ve hiçbir nedenledurdurulamamasıdır.
Sayıştay Kanunu'nda 1961 Anayasası gereği yapılan düzenlemelerdenbu yana Sayıştay üye seçimlerine Sayıştay'ın katılımı sağlanmıştır. Bu katılım,Cumhuriyetin temel kuruluşlarından ve teminatlı üye varlığı üzerine kurulanbağımsız bir Sayıştay için doğal ve gereklidir.
Ancak, dava konusu geçici 1. maddenin yürürlüğünden önce Sayıştaybu katılımı gerçekleştirememiş ve bu yüzden de kamu hizmeti ve kurumunişlerliği aksamıştır. Ortaya çıkan çözümsüzlüğün giderilmesi kamu hizmetigereğidir. Devlet düzeni içinde ahenkli, yasalara uygun ve işlerliğiolan yasaldüzenlemeleri yapmak yasama organının yalnız yetkisi değil aynı zamandagörevidir.
Bu nedenlerle geçici 1. maddeye yönelik iptal isteminin reddigerekir.
Başkanvekili
Güven DİNÇER
KARŞIOYYAZISI
1.11.1990 tarihli ve 3677 sayılı Yasa ile değişik, 21.2.1967tarihli ve 832 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 5. maddesi ile 6. maddesinin üçüncü,dördüncü, beşinci fıkralarının ve Geçici 1. maddesinin Anayasa'ya aykırılıksorunu:
Sayıştay, Anayasal bir kurumdur. Anayasa'nın 160. maddesinde"genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri ile mallarımTBMM adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama İşlerini yapmaklagörevli olduğu belirtilmiştir. Bu maddenin üçüncü fıkrasında Sayıştay'ınkuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları,ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri, Başkan veüyelerinin teminatı kanunla düzenlenir." denmektedir.
Anayasa'nın açıklanan bu hükmü karşısında TBMM ile Sayıştayarasındaki ilişkinin doğal sonucu olarak Sayıştay Başkan ve üyelerininseçimlerinin 'TBMM'nce yapılacağı eskiden olduğu gibi 832 sayılı SayıştayKanunu ve değişiklikleri ile kabul edilmiştir. Diğerbir değişle yasama organı,bu görevi, yürürlüğe koyduğu Sayıştay Kanunu ile bizzat üstlenmiştir. Ancak,TBMM'nin görev ve yetkilerini belirleyen Anayasa'nın 87. maddesi karşısında,dava konusu 5. ve 6. maddelerindeki seçimlerin önce Bütçe ve Plân Komisyonu'nabırakılmasının seçimlerin TBMM tarafından yapılmış sayılıp sayılmayacağısorununu tartışmaya açmaktadır.
TBMM Komisyonları Meclis İçtüzüğü'ne göre kuruldukları halde,istisnai olarak Bütçe ve Plân Komisyonu'nun kuruluş ve görevleri Anayasa'nın162. maddesi ile gösterilmiştir. Komisyonlar, yasama meclislerinin genelkurullarında görüşülecek metinleri hazırlamak ve bunlarla ilgili ön çalışmalarıyapmakla görevli kuruluşlardır. Diğer bir deyimle, bu konuda, Bütçe ve PlânKomisyonu Meclis Genel Kurulu adınateknik nitelikte bir hazırlık ve çalışmayapmaktadır. Bu konuda Anayasa'da önleyici, men edici bir hüküm debulunmamaktadır.
TBMM Genel Kurulu'nda oylama yapılmadan önce Bütçe ve PlânKomisyonu'nda, daha önce belirlenmiş adaylar hakkında inceleme yapılarak,durumu uygun görülenlerin, Meclis Genel Kurulu'na sunulması, seçimin adı geçenkomisyon tarafından kesin olarak yapıldığı anlamına gelemez. Kesin olsaydı,TBMM Genel Kurulu'na onaylanmak üzere gönderilmemesi gerekirdi. Bütçe ve PlânKomisyonu mutlak vekesin yetki sahibi olmayıp, genel kurul adına ön hazırlığıyapmış bulunmaktadır. TBMM Genel Kurulu, onaylanmak üzere önüne getirilen buseçim ve eleme sonuçlarını kabul edebileceği gibi reddedebilir de. Kesin vemutlak yetki, TBMM Genel Kurulu'na aittir. Bütçe ve Plân Komisyonu'nungörevleri tek tek sayılmadığı gibi, her hangi bir sınırda getirilmemiştir.Nitekim mali kanun tasan ve tekliflerinin incelenmesi Anayasa'da gösterilmediğihalde, bu Komisyon'da yapılmaktadır. Aksi halde, bu kanun tasarı vetekliflerinin Anayasa'ya aykırı olması gerekirdi.
Bütçe ve Plân Komisyonu'nca ön inceleme ve eleme yapılmadan, TBMMGenel KuruLu'nun bu seçimi doğrudan yapmaya çalışmasının isabetsizliğini vegüçlüğünü söylemeye gerek yoktur. Bu durum, herhangi bir yasa tasarı veyateklifin ilgili komisyonlarda incelenmeden, doğrudan genel kurulca görüşülüpkabul edilmesine benzer. Asıl bu içtüzüğe ve Anayasa'ya aykırılık oluşturur.
832 sayılı Yasa'nın değişik 5. ve 6. maddelerinde belirtilen veMeclis Genel Kurulu'nun, Bütçe ve Plân Komisyonu'nca yapılan seçimi iki ayiçinde onaylanamaması halinde seçimin kesinleşeceği hükme bağlanmıştır, Bundan,seçimi genel kurulun yapmayarak, Bütçe ve Plân Komisyonu'na bıraktığı veböylece Anayasa'ya- aykırılık oluşturduğu savı ileri sürülmemelidir. Bu biranlamda, Genel Kurul'un, Komisyon'ca yapılmış seçimi zımni onaylaması olduğu gibi,geciktirilmenin anayasal bir kuruluş olan Sayıştay'ın çalışmasını aksatacaksonuçlar doğurmasını önleme amacını taşır. Bu nedenle Anayasa'ya aykırıdeğildir.
Yasa'nın geçici 1. maddesi, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihteSayıştay Genel Kurulu'nda devam eden Sayıştay üye adayı seçimlerinin onbeş güniçinde sonuçlandırmaması halinde, açık bulunan Sayıştay üyeliklerine TBMM Bütçeve Plân Komisyonu'nca seçim yapılacağını öngörmektedir. Yapılan düzenlemeninözünde Sayıştay Genel Kurulu'nda çözülemeyen ön seçim sebebiyle kamu hizmetiniaksattırmamak, kanuna işlerlik kazandırmak temel gerekçe olarak görülmelidir.Hizmetteki aksaklıklara ve tıkanmalara çözüm bulmak, yasama organının en tabiigörevidir.
Açıklanan nedenlerle 5. madde ile 6. maddenin üçüncü, dördüncü vebeşinci fıkralarının ve geçici 1. maddenin iptali yönünde oluşan çoğunlukkararına katılmıyoruz.
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Erol CANSEL
Üye
Yavuz NAZAROGLU
KARŞIOYYAZISI
Sayıştay Birinci Başkan ve üye seçimlerinin Türkiye Büyük MilletMeclisi Genel Kurulu'nca onaylanması, Anayasa'nın 160. maddesi uyarınca,denetimin Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yapılmakta olmasından ilerigelmektedir. Plân ve Bütçe Komisyonu'nun seçim ile ilgili yaptığı işler teknikkapsamda olup son yetki Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'na aittir.Onay işleminin iki ay içinde tamamlanmaması halinde Plân ve Bütçe KomisyonuKararı'nın kesinleşmesi, aday seçimlerinin 60 gün içinde neticelendirilmemesihalinde de Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda onaylanmak kaydıylaPlân ve Bütçe Komisyonu tarafından yapılması anayasal bir kurul olanSayıştay'ın çalışmalarını aksatacak gecikmelerin önlenmesine yöneliktir.
Yasa yürürlüğe girdiğinde Sayıştay Genel Kurulu'nda devam edengeciktirilmiş aday seçimleri için onbeş gün süre tanınması da, hizmettekiaksaklık ve tıkanıklıkların önlenmesi için Yasakoyucu tarafından alınan tedbirolarak görülmektedir.
Bütün bunlar Anayasa'nın 160. maddesi uyarınca Yasakoyucu'nunyetki ve takdiri kapsamına girmekte olup, Anayasa'nın diğer maddelerine de biraykırılık yoktur.
Açıklanan nedenlerle 5. madde ile 6. maddenin üçüncü, beşincifıkralarının ve geçici 1. maddenin iptali yönünde oluşan çoğunluk kararmakatılmıyorum.
Üye
İhsan PEKEL
KARŞIOYYAZISI
Mahkememizin Esas: 1990/39, Karar: 1991/21 sayılı kararında; SayınYekta Güngör ÖZDEN, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU ve Selçuk TÜZÜN'ün karşıoyyazılarındaki birinci bölümde belirtilen görüş ve gerekçeye katılıyorum.
Üye
Yalçın AGARGÜN