ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 1991/14
Karar Sayısı: 1991/10
Karar Günü: 30.4.1991
R.G. Tarih-Sayı :30.05.1991-20886
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU: 4 Şubat 1329 (1913) günlü "MemurinMuhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat"m Anayasa'nın 9. maddesine ve 36. ile140. maddelerinin de birinci fıkralarına aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY:
31.10.1989 günü, motosikletiyle giderken belediye görevlilerininsu şebekesinin onarımı için açık bıraktıkları çukura çarpıp arkasında oturankişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın sorumlusu olarak hakkında"dikkatsizlik ve tedbirsizlikle yaralamaya sebebiyet vermek" suçundankamu davası açılan sürücünün yargılanması sırasında, yerel Mahkeme, Adli TıpKurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 13.4.1990 günlü raporuyla sanığın 3/8 kusuroranı yanında, çukur açılmasından sorumlu belediye görevlisinin "tedbirsizve kural dışı davranışlarıyla 5/8 oranında kusurlu olduğu kanaati"nibelirten raporunun bir örneğini 28.6.1990 günlü ara kararı uyarıncaKaymakamlığa göndererek "çukur açılmasından sorumlu görevli hakkındagereğinin takdir ve ifasını" istemiştir.
Mahkemenin yazısı karşılık, atadığı soruşturmacının, belediyegörevlilerinin ifadelerini aldıktan sonra bu kişilerin kusursuz olduklarıkamsıyla düzenlediği raporu hiçbir işlem yapmadan Mahkemeye gönderenKaymakamlığa, Cumhuriyet Savası'nın, ".... kusur verilen belediyegörevlisinin tespitiyle hakkında Memurin Muhakematı Kanunu'na göre işlemyapılması için .... yeniden tezkere yazılması" istemi uyarınca Mahkeme13.12.1990 günlü ara kararıyla durumu yeniden Kaymakamlığa bildirmişse de,beklenmesine karşın, olumlu ya da olumsuz bir yanıt verilmediği gibi bugörevliler hakkında bir işlem yapılmamış, kamu davası da açılmamıştır.
Yerci Mahkeme, 28.3.1990 günlü duruşmada olayın, işlemlerin,Kaymakamlıkça yerine getirilmeyen ara kararlarının, yanıt alınamayantezkerelerle sürüncemede kalan davanın anlatımına gerekçesinde yer vererekMemurların Yargılanması Hakkında Geçici Yasa'nın iptali istemiyle doğrudanAnayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını kararlaştırmış ve dosyanın aslınıgöndermiştir.
III- YASA METİNLERİ:
A. İptali İstenen Yasa Kuralı:
İptali istenen Yasa; yürüdüğe girmesinden sonra anayasal düzende,kamu yönetiminde, yargısal yapı ve işleyişte önemli değişiklikler olmasınakarşın Danıştay içtihatlarının belirlediği yönde hukuksal ve yönetselgelişmelere uyum sağlamış ve geçerliğini ve yürürlüğünü korumuştur. Yasametninin yürürlükteki biçiminin saptanmasında Danıştay içtihatları ile birliktedeğerlendirilmesi zorunlu görülen sözcüklerin altı çizilmiştir.
4 Şubat 1329 (1913) günlü Memurin Muhakematı Hakkında KanunuMuvakkat'ın Başbakanlıkça 1989 yılında yayımlanan, Başbakanlık MevzuatıGeliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü Yürürlükteki Kanunlar Külliyatı Cilt: l,Sayfa: 65'deki son metin aşağıya alınmıştır.
Madde l- Memurinin vazifei memuriyetlerinden münbais veya vazifeimemuriyetlerinin ifası sırasında hadis olan cürümlerinden dolayı icrayımuhakemeleri şeraiti atiye dairesinde mehakimi adliyeye aittir.
Madde 2- Memurinden birinin vazifei memuriyetinden dolayı veyaifayı vazife esnasında bir cürmü ika eylediği gerek doğrudan doğruya ve gerekbir şikayet ve ihbar ve iddia üzerine anlaşıldıkta o memur memurinimerkeziyeden ise evvelemirde mensup olduğu Nezaret veya daire ve memurinivilayetten ise valive mutasarrıf ve kaymakam veya merbut bulunduğu şubei idareâmiri tarafından usulü muhakematı cezaiye kanununa tevfikan bizzat veyabilvasıta hakkında tahkikatı iptidaiye icra edilir ve evrakı tahkikiye zirinetahkikatı vakıanın hülâsasını ve netayicinihavi fezlekesi yazılarak bunun ziridahi tahkikatı icra eden zat tarafından imza veya tahtim olunur.
Madde 3- Tahkikatı iptidaiye evrakı mevaddı atiyede beyan olunanusul veçhile ait olduğu meclise tevdi olunur. Ve bu meclisin memurinden olanazaları içtima ederek suverİ âtiye veçhile tetkikatı idariyede bulunurlar.Ancak tahkikatı iptidaiye fezlekesini tanzim ve imza eden daire âmiri buheyetlerde âza sıfatiyle hazır bulunamaz ve alelûmum esnayı tetkikte memurumes'ulün mensup olduğu Nezaret veya idare canibinden izahat alınmak üzere yadaire âmiri veya izam eyliyeceği memur celp ve davet olunabilir.
Madde 4- Kazalarda kaza kaymakamı ile şuabatı idarei kaza rüesayımemurininden ve meclisi idarei kaza âzasından maada bilcümle memurin vemüstahdemin ile nahiye müdür ve müstahdemini hakkındaki evrakı tahkikiye kazameclisi idaresine ve sancaklarda mutasarrıf ile şuabatı idarei liva rüesayımemurininden ve meclisi idarei liva âzasından maada bilûmum memurin vemüstahdemini liva ve mülhak kazalar kaymamaklariyle şuabatı idarei kaza verüesayı memurini ve mecalisi idarei kaza âzası hakkındaki evrakı tahkikiyemeclisi idarei livaya ve vilâyet merkezlerinde vali ile ba iradei seniye mansupmemurini merkeziyei vilâyetten ve meclisi idarei vilayet âzasından maadabilcümle memurini merkeziyei vilâyet ve mülhak liva mutasarrıflariyle şuabatıidarei liva rüesayı memurini ve mecalisi idarei liva âzası ve merkezi, vilâyetemülhak kazalar kaymalariyle şuabatı idarei kaza rüesayı memurini ve mecalisiidarei kaza âzası hakkındaki evrakı tahkikiye meclisi idarei vilâyete ve birvilâyetin ba iradei seniye mansup memurini merkeziyesiyle meclis idaresi azasıhakkındaki evrakı tahkikiye dahi Şûrayı Devlet Mülkiye Dairesine tevdi edilerekişbu meclislerce mevaddı âtiye veçhile memurumaznunun lüzum veya men'imuhakemesine karar verilir.
Madde 5- (Değişik: 24 Teşrinisani 1330) Tahkikatı iptidaiye evrakıbeyan olunan meclislerden birine geldikte bir hafta zarfında tetkikatamübaşeret ~olunarak tetkikatı mükemmele icra ve icap edenlerden tahriren yahutşifahen izahatı lâzime ahzedilerek memuru maznunun tahtı muhakemeye alınmasınalüzum görülür ise lüzumu muhakemesi esbabını mü-beyyin bir mazbata tanzimedilip memuru maznuna tebliğ edilir. Memuru maznun işbu mazbata aleyhine tebliğtarihinden itibaren beş gün zarfında itiraz edebilir. Müddeti itirazınhitamında veyahut indelitiraz derecei saniyede icra kılınacak tetkikatneticesinde mezkûr mazbata tasdik edildiği takdirde müstantik kararnamesimahiyetinde olan işbu mazbata ve evrakı tahkikiyecünhalarda doğrudan doğruyamahkemeye ve cinayetlerde heyeti ithamiyeye sevk olunmak üzere ait olduğumahkemei adliye müddeiumumisine tevdi olunur. Memuru mumalialeyhin tahtımuhakemeye alınmasına lüzum görülmez ise esbabının beyaniyle men'i muhakemesihakkında bir mazbata yapılıp memuru mumaileyhin mensup olduğu idare reisine vevar ise müddei şahsiye tebliğ edilir. İdare reisi ve müddei şahsi işbu mazbataaleyhine tarihi tebliğinden itibaren beş gün zarfında itiraz edebilirler.Bunlar tarafından itirazvuku bulsun bulmasın men'i muhakeme kararları herhaldemafevki meclise sevk olunur ve oraca badettetkik mazbatai mezkûre tasdikolunursa bir sureti musaddakası memuru mumaileyhe verilir.
Madde 6- Tahkikatı iptidaiye icrasında ve lüzum veya men'imuhakemeye ait muamelâtta işbu kanunda musarrah olmayan hususatta usulümuhakematı cezaiye ahkâmına tevfiki hareket olunur. Bir meclisin karanaleyhindeki itiraz mafevki mecliste ve bir vilâyet meclisi idaresininkararlarına vuku bulacak itirazat dahi Şûrayı Devletmülkiye dairesinde tetkikedilir. Ancak mutasarrıflar ve kaymakamlar hakkında mecalisi idarece ittihazolunacak bu kabil mukarrerat itiraz vukubulsun bulmasın herhalde Şûrayı Devletmülkiye dairesinde tetkik olunur.
Madde 7- Lüzumu muhakemesine karar verilen memurin bu kararı itaeden meclisi idarenin bulunduğu mahaldeki mahkemei adliyede muhakeme olunur. Şukadar ki bir kaza meclisi idaresince lüzumu muhakemesine karar verilen birmemurun cürmü cinayet nev'inden ise muhakemesi merbut bulunduğu livada cinayetdavasını rü'yet eden mahkemeye aittir. Vilâyet merkezlerinin ba iradei seniye mansupmemurini ile mecalisi idaresi âzasından Şûrayı Devlet mülkiye dairesince lüzumumuhakemelerine karar verilen memurların icrayı muhakemeleri dairei mezkûrecelüzumu muhakeme kararında tâyin ve tasrih edilecek en yakın vilâyet merkezimehakimi adliyesine aittir.
Madde 8- Valilerin müstelzimi ceza bir fiil ve hareketi ihbar veistihbar edildikte evvelemirde Dahiliye Nezaretinden tahkikatı iptidaiye icrasıiçin icabına göre mahalline bir veya müteaddit memur gönderilir. Gidecek memurmüteaddit olursa bunlar tahkikatı bir komisyon şeklinde icra etmek üzereiçlerinden birisi reis nasbolunur. Bunların tanzim edeceği tahkikatı iptidaiyeevrakı üzerine valilerin lüzum veya men'i muhakemelerine karar itası ŞûrayıDevlet mülkiye dairesine ve bu karara vuku bulacak itirazın tetkiki ŞûrayıDevletin heyeti umumiyesine aittir.
Lüzumu muhakemesi karargir olan valilerin muhakemesi mahkemeitemyiz ceza dairesinde ve derecei saniyede heyeti umumiyesinde icra olunur.
Madde 9- Süferanın müstelzimi ceza bir fiil ve hareketi ihbar veistihbar edildikte alelusul Hariciye Nezaretince tahkikatı iptidaiye icraolunduktan sonra lüzum veya men'i muhakemesine karar itası Şûrayı Devletmülkiye dairesine ve indelitiraz heyeti umumiyesine ve lüzumu muhakemesikarargir olan süferanın muhakemeleri de valiler gibi mahkemei temyize aittir.
Süferadan gayri olarak memaliki ecnebiyede müstahdem memurin hakkındatahkikatı iptidaiye icrası ve lüzum veya men'i muhakemelerine karar itası veteferruatı devairi merkeziye memurini hakkında işbu kanun ile tâyin olunanusule tabidir.
Madde 10- Devairi merkeziyede iradei seniye ile mansup memurininhakkında tahkikat icrası nazırlarca daireleri erkânından teşkil edilecekheyetlere ve lüzum veya men'i muhakemeleri hakkında karar itası Şûrayı Devletmülkiye dairesine ait olup dairei mezkûrenin bu baptaki kararlarına vukubulacak itirazat Şûrayı Devletin heyeti umumiyesinde tetkik olunur. Devairimerkeziyede iradei seniye ile mansup olmayan memurin hakkında icra edilecektahkikat üzerine lüzum ve men'i muhakemelerine karar itası daireleri erkânındanteşkil edilecek heyetlere ve bunların kararları aleyhindeki itirazatın tetkikide Şûrayı Devlet mülkiye dairesine aittir.
Madde 11- Şûrayı Devlet devairi rüesa ve âzasiyle nezaretlermüsteşarları haklarında dahi devairi merkeziyede iradei seniye ile mansupmemurin haklarında olduğu gibi usulen tahkikatı iptidaiye icra olunduktan sonralüzumu muhakemelerine karar verilenlerin icrayı muhakemeleri vali ve sefirlergibi mahkemei temyize aittir.
Madde 12- Aleyhinde tahkikatı iptidaiye - icrasına mübaşeretolunan memurlar lüzum görülürse memuriyetleri vekâletle idare ettirilmek üzereişten el çektirilir ve lüzumu muhakemelerine karar verilen memurların devamımemuriyetlerinde mahzur görüldüğü takdirde işten el çektirileceği gibi azillericihetine dahi gidilebilir. Beraat veya mahkûmiyet halinde haklarında ahkâmımevzuai kanuniye dairesinde muamele olunur.
Madde 13- Birinci madde mucibince hadisolacak cürümlerinden dolayılüzumu muhakemelerine karar verilip mahkemeye sevk edilmek üzere evrakı velüzumu muhakeme mazbatası müddeiumumilere tevdi edilmedikçe bunlar tarafındanmemurin hakkında doğrudan doğruya takibat icrası memnudur.
Madde 14- Bir memurun lüzumu muhakemesine karar verildiktemahkemeye şevkini mucip olan cürüm neden ibaretse yalnız o husustan dolayımuhakemesi lâzım gelip esnayı muhakemede diğer bazı ceraimi de ika eylemiş olduğuveyahut diğer bazı memurların da o cürümde duhul ve iştirakleri olduğuanlaşıldığı takdirde devairi iadesine malûmat ita olunur. Devairi mezkûrecedahi bu kanuna tevfikan tahkikat icra ve ikmali lâzımgelir.
Madde 15- Ceraimi müşterekede aynı veya muhtelif sınıflara mensupmemurlar madun mafevke tabi olmak üzere aynı mahkemede muhakeme olunur.
Memurinin birinci maddede mezkûr olan cürümlerinde memur olmayaneşhas dahi methaldar olduğu takdirde muhakemeleri tevhiden memurun tabi olduğumahkemede rüiyet olunacaktır.
Madde 16- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20.9.1963 tarih ve E:1963/59 K: 1963/225 sayılı karar ile.)'
Madde 17- (Mülga: 20.4.1340-491)
Madde 18- Memurinin muhakemesi deavii saireye tercihan icraedilir.
Madde 19- İşbu kanun tarihi neşrinden itibaren meriülhükümdür.Tarihi mezkûre kadar mehakimi idareden memurin hakkında sadır olan hükümlermuteber olup bunlardan kesbi kat'iyet edenler icra edilecek ve itiraza veistinafa ve temyize tabi olanlar işbu kanuna tevfikan ait oldukları mehakimiadliyede tetkik ve rüyet olunacaktır.
Mehakimi idarede elyevm derdesti rü'yet olan deavi ait olduğumehakimi adliyeye tevdi ve henüz tahkikatı iptidaiye halinde bulunan mevat işbukanuna tevfikan ikmal edilecektir.
Madde 20- Memurin muhakematı hakkındaki nizamat ve evamiri sabıkamefsuhtur.
Madde 21- İşbu kanunun icrasına heyeti vükelâ memurdur.
B. Dayanılan Anayasa Kuralları
Anayasa'ya aykırılık savının dayanağı gösterilen Anayasa kurallarıda şunlardır:
1. "Madde 9.- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelercekullanılır.
2. "Madde 36.- (Birinci fıkra) Herkes, meşru vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma hakkına sahiptir."
3. "Madde 140.- (Birinci fıkra) Hâkimler ve savcılar adli veidari yargı hâkim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslektenhâkim ve savcılar eliyle yürütülür."
IV- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilkinceleme toplantısında; itiraz yoluna başvuran Mahkemenin iptalini istediğikurallar yönünden bakmakta olduğu bir davanın bulunup bulunmadığı sorunuöncelik taşıdığından, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesi gereğince dosya içeriğinde konuylailgili belgelerin onanlı örnekleri yerine dosya aslının gönderilmesi eksikliğiüzerindedurulmayıp esas yönünden karar verilmesi uygun bulunarak ilk inceleme raporu,itiraz konusuyla ilgili dava dosyası ve ekleri, iptali istenen Yasa vedayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve öbür yasama belgeleriokunup incelendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz yoluna başvuran yerel mahkeme, Anayasa'nın 152-maddesiile 2949 sayılı Yasa^nın 28. maddesinin birinci fıkrasına göre AnayasaMahkemesi'ne başvurmuştur. Gönderilen işin incelenmesi, Anayasa'nın 148. ve2949 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin 2. bendi uyarınca Anayasa Mahkemesi'ningörev ve yetkisi kapsamındadır. Bu konuda bir yanlışlık söz konusu değildir.
B- 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca,itiraz yoluna başvuran mahkeme, dosyadaki belgelerin konuyla ilgili olanlarınınonanlı örnekleri yerine tümüyle dosyanın aslını göndermiştir. Ancak, işinniteliği ve aşağıda belirtilecek durum karşısında bu eksiklik sorunu üzerindedurulmasına gerek görülmemiştir.
C- Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddelerininbirinci fıkraları gereğince, bir mahkemenin bir yasa kuralını Anayasa'ya aykırıgörerek Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, o kuralın, bakmakta olduğudavada uygulanacak kural niteliğini taşıyabilmesinin ilk koşulu, o kuralınuygulanması olanağını veren bir davanın varlığıdır. Olayda, kusurlu bulunanbelediye görevlileri hakkında açılmış bir dava bulunmadığından onlar hakkındauygulanması ya da uygulanmaması tartışılacak, tamamlanmış ya da tamamlanmamışbir işlem söz konusu olamaz. Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatkapsamındaki sınırlar hakkında açılmış bir dava olmadıkça onlarla ilişkilikuralların aykırılığı gündeme getirilemez. Bu husus, Ceza Muhakemeleri UsulüKanunu'nun ilgili kurallarıyla da doğrulanmaktadır.
Memurolmayan bir sanık hakkında açılmış davada, memur olan kusurlubir kişi hakkında yapılması gereken işlemin yapılmamasını olumsuz bir nedensayarak bir davanın varlığını kabule ve bu yolla itiraz başvurusunu yerinde görmeyeyeterli değildir. Yerel Mahkemenin elinde memurlar için açılmış bir davabulunmadığından, bakılmakta olan bir davanın varlığı koşulu gerçekleşmemiştir.Bu zorunluluğa aykırı başvuruların kabulü olanaksızdır. Sanıkları hakkındabakmakta olduğu bir dava bulunmayan mahkemenin bu sanıkları etkileyecekkurallara yönelik itiraz yolunu izlemeye yetkisi yoktur.
Bu nedenle Mahkemenin savındaki Anayasa'ya aykırılık nedenleriüzerinde durulmadan itiraz, başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddedilmelidir.
Yavuz NAZAROĞLU "Gerekli işlemi başlatmayan Kaymakam hakkındaİçişleri Bakanlığı'na duyuruda bulunulması gerektiği" yolunda değişikgerekçe açıklamıştır. Anayasa'nın 11. maddesiyle, Anayasa Mahkemesi kararlarıhakkında Anayasa'nın 153. maddesinin ilgililerce gözetileceği doğal sayılarak,ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin itiraz davalarındaki işleviyle davanın niteliğikarşısında bu yola gerek görülmemiştir.
Mustafa ŞAHİN ve Güven DİNÇER. "Esasın incelenmesinegeçilmesi gerektiği" düşüncesiyle red görüşüne katılmamıştır.
V- SONUÇ:
Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat'ın iptaline yönelikitirazın, başvuran Mahkemenin yetkisizliği yönünden REDDİNE, YavuzNAZAROĞLU'nun "Gerekli işlemi başlatmayan Kaymakam hakkında İçişleriBakanlığı'na duyuruda bulunulması" gerektiği yolundaki değişik gerekçesi,MustafaŞAHİN ile Güven DİNÇER'in "Esasın incelenmesine geçilmesi gerekir"biçimindeki karşıoyları ve OYÇOKLUĞU ile
30.4.1991 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOGLU
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
Üye
Yavuz NAZAROĞLU
Üye
Güven DİNÇER
Üye
Haşim KILIÇ
KARŞIOYYAZISI
Anayasamızın 152 ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkındaki Kanunun 28 inci maddelerinde, bir davaya bakmakta olanmahkemenin o dava sebebi ile uygulanacak kanun hükümlerini anayasaya aykırıgörürse konuyu itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi' ne götürebileceğiöngörülmüştür. Mahkemelerin bu konuda kendilerine tanınan yetkiyikullanabilmeleri için yukarıdasözü edilen maddelerde iki temel unsurun yanyanabulunması gereklidir:
1- Mahkemede bakılmakta olan bir davanın bulunması,
2- Anayasaya aykırılığı ileri sürülen kuralın o davada uygulanacakbir kural olması.
Dava konusu olayda her iki yasal unsur bir aradabulunmaktadır.
Ceza davası, yasalara göre suç teşkil eden eylemin bütünlüğü vefaillerin birlikte yargılanması esası üzerine kurulur. 3/8 nisbetinde kusurluolanın yargılandığı bir trafik davasında 5/8 kusurlu olan kamu görevlilerininbelirlenip yargılanamaması bir hukuk ve adalet sorunudur. Bunu engelleyen yasahükümlerinin Anayasa Mahkemesine getirilmesi de doğaldır.
Ceza davası, hazırlık soruşturmasından başlayarak kural olarakkendiliğinden işleyen bir düzen içinde suçun kovuşturulması ilkesine dayanır.Burada karşımıza çıkan en önemli yasal istisna, memurların yargılanmasındakiözel usuldür. Memurların yargılanmasında, memurlara tanınan bu ayrıcalıkmemurların kendilerine değil, kamu hizmetinin zamanında, etkin ve gereklişekilde yapılabilmesi için kamuhizmetine tanınmıştır. Yoksa, sistem, suçişleyen kamu görevlisini korumak için getirilmemiştir.
Dava konusu olayda Memurin Muhakematı Kanununun kamugörevlilerinin doğrudan yargıç önüne çıkmalarını önleyen bir kısım hükümlerininanayasal tartışması sözkonusudur. Cumhuriyet Savcılığı ve mahkeme olarak yargı,müşterek faillerden bir bölümünü Memurin Muhakematı Kanunu gereği yargı önüne getirmegücünden yoksun kalmaktadır. Memurin Muhakematı Kanununda münhasıran memurlartarafından işlenmesi mümkün olan suçlar hakkında özel hükümler konulmasıgerekirken böyle bir ayrım yapılmaksızın "memuriyet görevinden doğan"veya "memuriyetleri sırasında işlenen" bütün suçların faillerininherhangi bir ayrım gözetilmeksizin özel bir yasal korumaya alınmaları anayasalyönden tartışılmalıdır.
Burada "davada uygulanan kural" deyiminin anlamıüzerinde de ayrıca durmak gerekir. Davada uygulanan kurallar, aktif ve pasifolarak yargılama seyrini ve hükmü bütünüyle etkileyen kurallardır. Öyleyseyargılama sırasında mahkemeyi kısıtlayan kurallar da "davada uygulanankuraF'dır. Olayda, suç teşkil eden fiile iştirak eden bir kısım failleri davayadahil etmeye engel olan hükümler Memurin Muhakematı Kanunundadır. GörevliCumhuriyet Savcılığı ve mahkeme olarak yargının, konuyu Anayasa Mahkemesinegötürebilmesi ancak ilgili mahkeme kanalıyla olacağına göre, Mahkemenin,Anayasa Mahkemesine başvurusunun kabul edilerek anayasaya aykırılık iddiasınınesastan incelenmesi gerekirdi.
Açıklanan nedenlerle, itirazın yetkisizlik yönünden reddinioluşturan çoğunluk görüşüne karşıyız.
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
Güven DİNÇER