ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 1991-23
Karar Sayısı: 1991-47
Karar Günü: 10.12.1991
R.G. Tarih-Sayı :13.09.1992-21344
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 7. İş Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU :17.7.1964 günlü, 506 sayılı "SosyalSigortalar Kanunu"nun 110. maddesinin, Anayasa'nın Başlangıç Bölümü'nünsekizinci fıkrası ile Anayasa'nın 2., 5., 41., 60. ve 61. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptali istemidir.
I- OLAY :
Davacı geçirdiği iş kazası nedeniyle % 43 oranında malûlkaldığını, ancak Sosyal Sigortalar Kurumu'nca kusurlu olduğu gerekçesiylemalûliyet aylığı bağlanmadığından iş kazasının saptanarak malûliyet aylığıbağlanmasını istemiştir.
Yargılamada davacının malûl kaldığı iş kazasında % 100 kusurluolduğunun saptanması üzerine davacı vekili, müvekkiline aylık bağlanmasınaengel olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası'nın 110. maddesinin Anayasa7yaaykırılığı savanda bulunmuştur.
Mahkeme Anayasa'ya aykırılık savını ciddi bularak maddenin iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ :
A.İptali İstenilen Yasa Kuralı :
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Yasası'nın iptali istenen 110.maddesi şöyledir:
"Madde 110- Kastı veya suç sayılır bir hareketi yüzünden işkazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya geçiciiş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri verilmez. Sigortalıyayalnız gerekli sağlık yardımı yapılır."
B.İtiraza Dayanak Yapılan Anayasa Kuralları :
İtiraz yoluna başvuran mahkemenin itirazına dayanak yaptığı Anayasakuralları şunlardır:
1-BAŞLANGIÇ (Sekizinci fıkra)
..................................................................
"Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak vehürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür,medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevîvarlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;"
..................................................................
2- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
3- "MADDE 5.- Devletin temel amaç ve görevleri, Türkmilletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyet vedemokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adaletilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyalengelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gereklişartları hazırlamaya çalışmaktır."
4- "MADDE 41.- Aile Türk toplumunun temelidir.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocuklarınkorunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulamasını sağlamak için gereklitedbirleri alır, teşkilâtı kurar."
5- "MADDE 60.- Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatıkurar."
6- "MADDE 61.- Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul veyetimleriyle malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayatseviyesi sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarınısağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacakdiğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması içinher türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veyakurdurur."
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Yekta GüngörÖZDEN, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Mustafa ŞAHİN, İhsan PEKEL, SelçukTÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Erol CANSEL, Yavuz NAZAROĞLU, Güven DİNÇER, ve HaşimKILIÇ' ın katılımlarıyla 6.6.1991 günün yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliği ilekarar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, itirazkonusu yasa kuralı ile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri veöteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A)Sınırlama Sorunu :
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme 506 sayılı Yasa'nın 110. maddesininiptal istemini içeren kararında sınırlama yapmamıştır.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddelerinde, itiraz yoluyla AnayasaMahkemesi'ne yapılan başvuruların mahkemenin görev alanı ve bakmakta olduğudavada uygulanacak yasa kuralı ile sınırlı olması öngörülmüştür.
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin bakmakta olduğu dava, 506 sayılıSosyal Sigortalar Yasası'nın 110. maddesinin uygulanmasından doğmuştur. Sözüedilen maddeye göre kasdî veya suç sayılabilir bir hareketi yüzünden işkazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalılarageçici ve sürekli iş göremezlik geliri verilmemektedir. İtiraza konu olay,kasdî olmayanve suç sayılır bir eylemi yüzünden iş kazasına uğrayan sigortalıyasürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına ilişkindir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Sosyal Sigortalar Yasası'nın 110.maddesinin birinci tümcesinin, suç sayılan bir eylemi yüzünden iş kazasınauğrayan sigortalının sürekli iş göremezlik geliri almasına ilişkin kurallarınıuygulama durumundadır. Anılan maddedeki eylem için sayılan suç unsurlarıarasında bulunan "kasıtlı bir hareket" ile "meslek hastalığı vehastalık" durumlarında uygulanansürekli veya geçici iş göremezliködeneğine ilişkin kuralların ve maddenin son cümlesinde yer alan "sağlıkyardımlarının devamı" hakkındaki kuralın Mahkemece uygulanması olanağıyoktur.
Bu nedenlerle itiraz yoluna başvuran Mahkemenin bakmakta olduğudavada uygulayacağı itiraz konusu kurallara ilişkin esas incelemenin; Yasa'nın110. maddesinin birinci tümcesinde yer alan "suç sayılan bir hareketiyüzünden iş kazasına uğrayan sigortalıya sürekli iş göremezlik geliriverilmemesi" kuralı ile sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu :
a- Anayasa'nın "sosyal güvenlik hakkı" başlıklı 60.maddesinin birinci fıkrasında, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olmasıöngörülmüştür. Sosyal güvenlik hakkı çalışanların çalışma yaşamlarının veyarınlarının güvencesidir. Sosyal güvenlik toplumun parçası olan bireylere,gelirleri ne olursa olsun doğal bir olay olan yaşlılık ile hastalık, kaza, ölümve malûllük gibi sosyal riskler karşısında asgari bir yaşam düzeyi sağlamaamacına yöneliktir.
Anayasa'nın 60. maddesinin ikinci fıkrasında ise, devlete sosyalgüvenliği sağlayacak gerekli önlemleri alma ve teşkilâtı kurma göreviverilmiştir. T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu,ülkemizde sosyal güvenliğin temelini oluşturan kurumlardır. Sosyal SigortalarKurumu, hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlara, iş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık,malûllük, yaşlılık ve ölüm hallerinde sosyal sigorta yardımları yapan sosyalgüvenlik kuruluşudur. Çalışmaları yasal ölçüler içinde ve sigorta esaslarına göredüzenlenmiştir. Anayasa'nın 60. maddesi Kurum'un düzenlemesinde temel kuralolmakla birlikte, Anayasa'da çalışma hayatını düzenleyen diğer kurallar bütünsosyal güvenlik kurumları gibi Sosyal Sigortalar Kurumu içinde geçerlidir.
Anayasa'nın 2. maddesi uyarınca sosyal devlet, vatandaşın sosyaldurumu ve refahı ile ilgilenen ve onlara asgarî yaşam düzeyi sağlayandevlettir. Anayasa'nın 5. maddesinde ise, "... kişilerin ve toplumunrefah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerine, sosyalhukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal,ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya çalışmak..." devletin temel amaçve görevleri arasında sayılmıştır.
Sosyal Sigortalar Yasası'nın itiraz konusu 110. maddesi, kasdî veyasuç sayılır bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığınatutulan veya hastalanan sigortalıya geçici iş görmezlik ödeneğiyle sürekli işgörmezlik gelirinin verilemiyeceğinive sigortalıya yalnız gerekli sağlıkyardımlarının yapılacağını öngörmüştür. Buna göre sigortalının suç sayılır birhareketiyle iş kazasını uğraması durumunda olayda kastı olup olmadığınabakılmaksızın geçici ve sürekli işgörmezlik gelirinden yararlanamamaktadır.
Sosyal Sigorta, yasalarla kurulmuş bir sistem olup sigortanınkapsamı, sigorta alanı ve kapsadığı riskler ile alınacak primler yasalölçülerle belirlenmiştir. Sosyal sigortaların yasalarla kurulmuş olması,sigortanın temel özelliği ve nedeni olan sosyal riskin karşılaması işleviniortadan kaldırmaz. Diğer yandan modern toplumun ulaştığı bilimsel düzey veileri teknolojik uygulamalar iş kazaları ve meslek hastalıklarına yeni boyutlargetirmiş ve yeni iş güvenliği sorunları ortaya çıkarmıştır. İleri vekarmaşıkteknolojik uygulamalar bağlamında "Kusur" kavramı, ceza hukukundakianlamıyla "suç kavramı" na dönüşebilmekte ve maddenin düzenlenişinegöre kastî suç olmasa bile bu tür suç sayılabilir bir eylemi yüzünden işçisosyal güvenliğinden yoksun kalmaktadır.
Emeğinden ve yasaların düzenlediği sosyal güvenliğinden başkahiçbir güvenceye sahip olmayan işçinin, kastî davranışı dışında suçsayılabilecek kusurlu herhangi bir olay nedeniyle sosyal güvenlikten yoksunbırakılması prime dayanan sigorta anlaşışına ters düşmektedir.
Yasa'nın 110. maddesinin taksirli suçları nedeniyle meydana geleniş kazalarında işçiyi geçici ve sürekli işgörmezlik gelirinden yoksun bırakankuralı, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun kuruluş ve varlık nedenine de aykırıdüşmektedir.
SosyalSigortalar sisteminde işçilerin sosyal güvenliklerinikaldıran ya da bu sistemi güvence olmaktan çıkaran hükümler Anayasa'nınyukarıda açıklanan 2., 5. ve 60. maddelerine aykırıdır.
Bu nedenlerle 110. maddenin iptaline yönelik itirazın kabuledilerek sınırlama kararı uyarınca maddenin taksirli suç oluşturan eylemlersonucu uğranılan iş kazaları yönünden iptali gerekir.
Haşim KILIÇ bu görüşe katılmamıştır.
b- Anayasa'nın 41. Maddesi Yönünden İnceleme :
Anayasa'nın 41. maddesinin ilk fıkrasında; aile, Türk toplumununtemeli olarak tanımlanmakta ve ikinci fıkrasında ise; Devletin ailenin huzur verefahı, özellikle ana ve çocukların korunması ile ilgili önlemleri alması vegerekli teşkilâtı kurması öngörülmektedir.
Sosyal Sigortalar Yasası'nın itiraz konusu 110. maddesi, iş kazasısonucu sosyal güvenlikle ilgili temel bir uygulamayı düzenlemektedir. Maddeyeyönelik Anayasa'ya aykırılık tartışmalarının, aile kurumu ile doğrudan birilişkisi bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle dava konusu kuralın Anayasa'nın 41. maddesiyleilgisi görülmemiştir.
c- Anayasa'nın 61. Maddesi Yönünden İnceleme :
Anayasa'nın 61. maddesiyle harp ve vazife şehitlerinin dul veyetimleri ile malûl ve gazilerinin, sakatların yaşlıların ve korunmaya muhtaççocukların devletçe korunmalarına yönelik özel kurallar konulmuştur.
Anayasa'nın 60. ve 61. maddeleri, geniş anlamda sosyal güvenlikkonularını düzenleyen maddeler olmalarına karşın bu maddelerde düzenlenensosyal güvenlik konuları, birbirlerinden tümüyle ayrıdırlar. 61. madde,toplumun özel olarak korunması ve gözetmesi gereken bir kesimin sosyalgüvenliğini, 60. madde ise sigorta esasına dayanan ve çalışanların geleceğinigüvence altına alan sosyal güvenlik sistemlerini düzenlemektedir. Sosyalgüvenliğin çalışanlara yönelik bölümünü düzenleyen Yasa'nın itiraz konusu 110.maddesinin toplumun özel olarak koruması gereken bir kesiminin sosyalgüvenliğine ilişkin özel hükümler içeren Anayasa'nın 61. maddesi ile ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ :
17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun;
A-110. maddesinin iptaline yönelik itiraza ilişkin esasincelemenin "... suç sayılır bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayansigortalıya sürekli iş göremezlik geliri verilmemesi..." sözcükleriylesınırlı olarak yapılmasına OYBİRLİĞİYLE,
B- Sınırlama kararı uyarınca incelen ve yakarıda belirtilenkuralın Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE Haşim KILIÇ'ın karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA,
C- İptal hükümünün doğacak hukuksal boşluğun doldurulması için,Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinindördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca, Resmî Gazete'de yayımlandığı gündenbaşlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine, Mustafa ŞAHİN'in karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA,
10.12.1991 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
Üye
Yavuz NAZAROĞLU
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı: 1991-23
Karar Sayısı: 1991-47
Anayasa'nın 153. maddesinde, iptal edilen kuralın, kararın ResmîGazete'de yayımlandığı günde yürürlükten kalkacağı, gereken durumlarda AnayasaMahkemesi'nin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıcakararlaştırabileceği hükme bağlanmıştır. 2949 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın 53. maddesinin dördüncüfıkrasında, Anayasa'nın anılan hükmüne koşut düzenleme getirildikten sonra,beşinci fıkrasında da, Anayasa Mahkemesi'nin, biryasanın belirli bir hükmününiptalinin hukuki boşluk doğurması ve bu hukuki boşluğun kamu düzenini tehdit yada kamu yararını ihlal edecek nitelikte görülmesi durumunda iptal hükmününyürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırmak zorunda olduğu kuralabağlanmıştır.
Bu kurallar uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe göreceği gününayrıca kararlıştırılması, Anayasa Mahkemesi'nce gerek görülmesine ya da iptalsonucunda bir hukuki boşluk doğması ve bu durumun kamu düzenini tehdit ya dakamu yararını ihlâl edici nitelikte bulunmasına bağlıdır. Bu unsurlarıtaşımayan, iptal kararının doğuracağı hukukî boşluğun doldurulması için süreverilmesini öngören çoğunluk düşüncesine katılmadım.
Üye
Mustafa ŞAHİN
KARŞIOYGEREKÇEM
Esas Sayısı: 1991-23
Karar Sayısı:1991-47
Anayasa'nın 60. maddesinde herkesin sosyal güvenlik hakkına sahipolduğu belirtilerek sosyal riskler karşısında asgari bir hayat bir hayatseviyenin teminatı altına alınması amaçlanmıştır. Yine aynı madde de,belirtilen sosyal güvenliği sağlayacak sosyal güvenlik kuruluşlarını kurmagörevi de devlete verilmiştir. Sosyal Sigortalar Kurumu bu kapsamda görev yapanbir sosyal güvenlik kuruluşudur. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 26.maddesi işveren sorumluluğunu düzenlemiştir. İşverenin kendi suçsayılır birhareketi sebebiyle meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığından dolayı S.S.Kurumunun işçiye yaptığı ödemeler işverenden tahsil edilmektedir. Bu maddeninAnayasa'ya aykırılığı iddia edilmiş fakat Anayasa Mahkemesi 1990-28 esas,1991-11 sayılı kararı ile maddenin Anayasa'ya aykırı olmadığına kararvermiştir. Kararda ".......... İşverenin Sosyal Sigortalar karşısındakisorumluluğunu düzenleyen itiraz konusu kural, kurumun iş kazası ya da meslekhastalığına uğrayan sigortalı için yaptığı giderleri sigortalının zarara uğramasınaneden olanlardan rûcu yoluyla geri isteyebilme hakkı, kurumuna sigortalıyayardım yapma ödevi dolayısıyla malvarlığında meydana gelen eksiltmeyi kısmen vetümüyle giderme olanağı sağlar. Öte yandan zararı ödemek durumundabulunankişilerin bundan böyle sigortalının sağlığını ve can güvenliğini korumakyönünden daha çok özen göstermesi sağlanmış, iş kazası ve meslekhastalıklarının meydana gelmesi önlenmiş olur." denmektedir. Kararda dabelirtildiği gibi işveren sorumluluğunun temel amacı S.S. Kurumunun malvarlığınıneksilmemesi ile işçinin can güvenliği konusunda gerekli önlemleri almasınıtemin için sözkonusu yasa hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu Sosyal SigortalarKanununun 110. maddesi de işçi sorumluluğuna yönelik getirilmiş paralel birhükümdür. İşçinin kasdi ve suç sayılır bir hareketi yüzenden iş kazasınauğraması ya da meslek hastalığına tutulması halinde sigortalıya geçici ya dadevamlı daimi iş görememezlik geliri verilmemek suretiyle hem S.S. Kurumununmal varlığının eksilmesi önlenmek istenmiş hem de işçinin işinde daha dikkatlidavranması düşünülerek işyerinde başkalarına zarar vermemesi amaçlanmıştır.
Dava konusu yasa hükmü kasdi olmayan fakat suç teşkil eden fiillersonucu uğranılan iş kazaları yönünden iptal edilmiştir. Özellikle taksirlisuçlar açısından işçinin yasada belirtilen gelirlerden mahrum edilemeyeceğivurgulanmıştır. Taksirli suç ağır olabileceği gibi hafif de olabilir. Ağırtaksirde suçlu fiil sonunda doğacak ağır zararın olmasını arzuetmemesine rağmenbu zararın olabileceğini tahmin edebilecek durumdadır. Yasakoyucu işçininbelirtilen bu taksirli fiili sonunda (esasen tahmin edilebilir) meydanagelebilecek zararı önlemek için dava konusu yasa hükmünü getirmiştir. İptaledilmekle ağırkusur sonucu büyük zararların doğmasına sebep olan kişiler sosyalhak kavramına sığınarak suç sayılan bir hareketi yüzünden Sosyal SigortalarKurumundan yardım sağlayacaktır.
Sosyal güvenlik hakkını, devlet kuracağı sosyal güvenlikkuruluşları eliyle yürüteceğine göre Anayasa'nın 65. maddesi gereğince malîkaynaklarının yeterliliği ölçüsünde bu görevini yerine getirecektir. Aksi haldesosyal güvenlik kuruluşlarının malvarlığında meydana gelen eksilme kurumu aczedüşürebilir. İşçinin işyerinde azami özeni göstermesi ve S.S. Kurumunun maliyapısı düşünülerek yasakoyucu sosyal güvenlik hakkına belirtilen sınırlamayıgetirmiştir.
Bu nedenlerle çoğunluğun iptal kararına katılmıyorum.
Üye
Haşim KILIÇ