ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1991/29
Karar Sayısı : 1992/12
Karar Günü : 27.2.1992
R.G. Tarih-Sayı :04.03.1993-21514
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Kaman Asliye Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 4.2.1329 tarihli "Memurin MuhakematıHakkında Kanunu Muvakkat"ın tüm maddelerinin Anayasa'nın 9., 36/1. ve140/1. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY :
Kaman Kaymakamlığı İlçe Yönetim Kurulu 8.11.1990 günlü, 16 sayılıkararıyla Okul Müdürüne hakaret eden ilköğretim okulu öğretmeninin Türk CezaYasası'nın 311 ve 480. maddeleri gereğince yargılanmasını gerekli görmüştür.
Kaman Asliye Ceza Mahkemesi, Memurin Muhakematı Hakkında KanunuMuvakkat'ın tümünün iptali için 11.7.1991 günü Anayasa Mahkemesi'nebaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ:
A - İPTALİ İSTENEN YASA KURALLARI:
İptali istenen Yasa tümüyle şöyledir:
Madde 1- Memurinin vazifei memuriyetlerinden münbais veya vazifeimemuriyetlerinin ifası sırasında hadis olan cürümlerinden dolayı icrayımuhakemeleri şeraiti atiye dairesinde mehakimi adliyeye aittir.
Madde 2- Memurinden birinin vazifei memuriyetinden dolayı veyaifayı vazife esnasında bir cürmü ika eylediği gerek doğrudan doğruya ve gerekbir şikayet ve ihbar ve iddia üzerine anlaşıldıkta o memur memurinimerkeziyeden ise evvelemirde mensup olduğu nezaret veya daire ve memurinivilayetten ise vali ve mutasarrıf ve kaymakam veya merbut bulunduğu şubei idareamiri tarafından usulü muhakematı cezaiye kanuna tevfikan bizzat veya bilvasıtahakkında tahkikatı iptidaiye icra edilir ve evrakı tahkikiye zirine tahkikatıvakıanın hülasasını ve netayicini havi fezlekesi yazılarak bunun ziri dahitahkikatı icra eden zat tarafından imza ve tahtim olunur.
Madde 3- Tahkikatı iptidaiye evrakı mevaddı atiyede beyan olunanusul veçhile ait olduğu meclise tevdi olunur. Ve bu meclisin memurinden olanazaları içtima ederek suveri atiye veçhile tetkikatı idariyede bulunurlar.Ancak tahkikatı iptidaiye fezlekesini tanzim ve imza eden daire amiri buheyetlerde aza sıfatiyle hazır bulunamaz ve alelumum esnayı tetkikte memurumes'ulün mensup olduğu Nezaret veya idare canibinden izahat alınmak üzere yadaire amiri veya izam eyliyeceği memur celp ve davet olunabilir.
Madde 4- Kazalarda kaza kaymakamı ile şuabatı idarei kaza rüesayımemurininden ve meclisi idarei kaza azasından maada bilcümle memurin vemüstahdemin ile nahiye müdür ve müstahdemini hakkındaki evrakı tahkikiye kazameclisi idaresine ve sancaklarda mutasarrıf ile şuabatı idarei liva rüesayımemurininden ve meclisi idarei liva azasından maada bilumum memurin vemüstahdemini liva ve mülhak kazalar kaymakamlariyle şuabatı idarei kaza verüesayı memurini ve mecalisi idarei kaza azası hakkındaki evrakı tahkikiyemeclisi idarei livaya ve vilayet merkezlerinde vali ile ba iradei seniye mansupmemurini merkeziyei vilayetten ve meclisi idarei vilayet azasından maadabilcümle memurini merkeziyei vilayet ve mülhak liva mutasarrıflariyle şuabatıidarei liva rüesayı memurini ve mecalisi idarei liva azası ve merkezi vilayetemülhak kazalar kaymakamlariyle şuabatı idarei kaza rüesayı memurini ve mecalisiidarei kaza azası hakkındaki evrakı tahkikiye meclisi idarei vilayete ve birvilayetin ba idarei seniye mansup memurini merkeziyesiyle meclis idaresi azasıhakkındakki evrakı tahkikiye dahi Şurayı Devlet Mülkiye Dairesine tevdiedilerek işbu meclislerce mevaddı atiye veçhile memuru maznunun luzum veyamen'i muhakemesine karar verilir.
Madde 5- (Değişik: 24 Teşrinisani 1330) Tahkikatı iptidaiye evrakıbeyan olunan meclislerden birine geldikte bir hafta zarfında tetkikatamübaşeret olunarak tetkikatı mükemmele icra ve icap edenlerden tahriren yahutşifahen izahatı lazime ahzedilerek memuru maznunun tahtı muhakemeye alınmasınalüzum görülür ise lüzumu muhakemesi esbabını mübeyyin bir mazbata tanzim edilipmemuru maznuna tebliğ edilir. Memuru maznun işbu mazbata aleyhine tebliğtarihinden itibaren beş gün zarfında itiraz edebilir. Müddeti itirazınhitamında veyahut indelitiraz derecei saniyede icra kılınacak tetkikatneticesinde mezkur mazbata tasdik edildiği takdirde müstantik kararnamesimahiyetinde olan işbu mazbata ve evrakı tahkikiye cünhalarda doğrudan doğruyamahkemeye ve cinayetlerde heyeti ithamiyeye sevk olunmak üzere ait olduğumahkemei adliye müddeiumumisine tevdi olunur. Memuru mumalialeyhin tahtı muhakemeyealınmasına luzum görülmez ise esbabının beyaniyle men'i muhakemesi hakkında birmazbata yapılıp memuru mumaialeyhin mensup olduğu daire reisine ve var isemüddei şahsiye tebliğ edilir. Daire reisi ve müddei şahsi işbu mazbata aleyhinetarihi tebliğinden itibaren beş gün zarfında itiraz edebilirler. Bunlartarafından itiraz vuku bulsun bulmasın men'i muhakeme kararları herhaldemafevki meclise sevk olunur ve oraca badettetkik mazbatai mezkure tasdikolunursa bir sureti musaddakası memuru mumaileyhe verilir.
Madde 6- Tahkikatı iptidaiye icrasında ve lüzum veya men'imuhakemeye ait muamelatta işbu kanunda musarrah olmayan hususatta usulümuhakematı cezaiye ahkamına tevfikan hareket olunur. Bir meclisin kararıaleyhindeki itiraz mafevki mecliste ve bir vilayet meclisi idaresininkararlarına vuku bulacak itirazat dahi Şurayı Devlet mülkiye dairesinde tetkikedilir. Ancak mutasarrıflar ve kaymakamlar hakkında mecalisi idarece ittihazolunacak bu kabil mukarrerat itiraz vukubulsun bulmasın herhalde Şurayı Devletmülkiye dairesinde tetkik olunur.
Madde 7- Lüzumu muhakemesine karar verilen memurin bu kararı itaeden meclisi idarenin bulunduğu mahaldeki mahkemei adliyede muhakeme olunur. Şukadar ki bir kaza meclisi idaresince lüzumu muhakemesine karar verilen birmemurun cürmü cinayet nev'inden ise muhakemesi merbut bulunduğu livada cinayetdavasını rü'yet eden mahkemeye aittir. Vilayet merkezlerinin ba iradei seniyemansup memurini ile mecalisi idaresi azasından Şurayı Devlet mülkiye Dairesincelüzumu muhakemelerine karar verilen memurların icrayı muhakemeleri daireyimezkurece lüzumu muhakeme kararında tayin ve tasrih edilecek en yakın vilayetmerkezi mehakimi adliyesine aittir.
Madde 8- Valilerin müstelzimi ceza bir fiil ve hareketi ihbar veistihbar edildikte evvelemirde Dahiliye Nezaretinden tahkikatı iptidaiye icrasıiçin icabına göre mahalline bir veya müteaddit memur gönderilir. Gidecek memurmüteaddit olursa bunlar tahkikatı bir komisyon şeklinde icra etmek üzereiçlerinden birisi reis nasbolunur. Bunların tanzim edeceği tahkikatı iptidaiyeevrakı üzerine valilerin lüzum veya men'i muhakemelerine karar itası ŞurayıDevlet mülkiye Dairesine ve bu karara vuku bulacak itirazın tetkiki ŞurayıDevletin Heyeti Umumiyesine aittir.
Lüzumu muhakemesi karargir olan valilerin muhakemesi MahkemeiTemyiz ceza dairesinde ve derecei saniyede Heyeti Umumiyesinde icra olunur.
Madde 9- Süferanın müstelzimi ceza bir fiil ve hareketi ihbar veistihbar edildikte alelusul Hariciye Nezaretince tahkikatı iptidaiye icraolunduktan sonra lüzum veya men'i muhakemesine karar itası Şurayı Devletdairesine ve indelitiraz Heyeti Umumiyesine ve lüzumu muhakemesi karargir olansüferanın muhakemeleri de valiler gibi Mahkemei Temyize aittir.
Süferadan gayri olarak memaliki ecnebiyede müstahdem memurinhakkında tahkikatı iptidaiye icrası ve lüzum veya men'i muhakemelerine kararitası ve teferruatı devairi merkeziye memurini hakkında işbu kanun ile tayinolunan usule tabidir.
Madde 10- Devairi merkeziyede iradei seniye ile mansup memurinhakkında tahkikat icrası nazırlarca daireleri erkanından teşkil edilecekheyetlere ve lüzum veya men'i muhakemeleri hakkında karar itası Şurayı DevletMülkiye Dairesine ait olup dairei mezkurenin bu baptaki kararlarına vukubulacakitirazat Şurayı Devletin heyeti umumiyesinde tetkik olunur. Devairi merkeziyedeiradei seniye ile mansup olmayan memurin hakkında icra edilecek tahkikatüzerine lüzum veya men'i muhakemelerine karar itası daireleri erkanından teşkiledilecek heyetlere ve bunların kararları aleyhindeki itirazatın tetkiki deŞurayı Devlet Mülkiye Dairesine aittir.
Madde 11- Şurayı Devlet devairi rüesa ve azasiyle nezaretlermüsteşarları haklarında dahi devairi merkeziyede iradei seniye ile mansupmemurin haklarında olduğu gibi usulen tahkikatı iptidaiye icra olunduktan sonralüzumu muhakemelerine karar verilenlerin icrayı muhakemeleri vali ve sefirlergibi Mahkemei Temyize aittir.
Madde 12- Aleyhinde tahkikatı iptidaiye-icrasına mübaşeret olunanmemurlar lüzum görülürse memuriyetleri vekaletle idare ettirilmek üzere iştenel çektirilir ve lüzumu muhakemelerine karar verilen memurların devamımemuriyetlerinde mahzur görüldüğü takdirde işten el çektirileceği gibi azillericihetine dahi gidilebilir. Beraat veya mahkumiyet halinde haklarında ahkamımevzuai kanuniye dairesinde mumamele olunur.
Madde 13- Birinci madde mucibince hadis olacak cürümlerindendolayı lüzumu muhakemelerine karar verilip mahkemeye sevk edilmek üzere evrakıve lüzumu muhakeme mazbatası müddeiumumilere tevdi edilmedikçe bunlartarafından memurin hakkında doğrudan doğruya takibat icrası memnudur.
Madde 14- Bir memurun lüzumu muhakemesine karar verildiktemahkemeye sevkini mucip olan cürüm neden ibaretse yalnız o husustan dolayı muhakemesilazımgelip esnayı muhakemede diğer bazı ceraimi de ika eylemiş olduğu veyahutdiğer bazı memurların da o cürümde dahlü iştirakleri olduğu anlaşıldığıtakdirde devairi aidesine malumat ita olunur. Devairi mezkurece dahi bu kanunatevfikan tahkikat icra ve ikmali lazımgelir.
Madde 15- Ceraimi müşterekede aynı veya muhtelif sınıflara mensupmemurlar madun mafevke tabi olmak üzere aynı mahkemede muhakeme olunur.
Memurinin birinci maddede mezkur olan cürümlerinden memur olmayaneşhas dahi methaldar olduğu takdirde muhakemeleri tevhiden memurun tabi olduğumahkemede rü'yet olunacaktır.
Madde 16- (İptal Anayasa Mahkemesinin 20/9/1963 tarih ve E.1963/59K.1963/225 sayılı kararile.)
Madde 17- (Mülga: 20/4/1940. 491.)
Madde 18- Memurinin muhakemesi deavi-i saireye tercihan icraedilir.
Madde 19- İşbu kanun tarihi neşrinden itibaren mer'iyülhükümdür.Tarihi mezkure kadar mehakimi idareden memurin hakkında sadır olan hükümlermuteber olup bunlardan kesbi kat'iyet edenler icra edilecek ve itiraza veistinafa ve temyize tabi olanlar işbu kanuna tevfikan ait oldukları mehakimiadliyede tetkik ve rüyet olunacaktır.
Mehakimi idarede elyevm derdesti rü'yet olan deavi ait olduğumehakimi adliyeye tevdi ve henüz tahkikatı iptidaiye halinde bulunan mevat işbukanuna tevfikan ikmal edilecektir.
Madde 20- Memurin muhakematı hakkındaki nizamat ve evamiri sabıkamefsuhtur.
Madde 21- İşbu kanunun icrasına heyeti vükela memurdur.
B- DAYANILAN ANAYASA KURALLARI
İptal istemine dayanak yapılan Anayasa kuralları şunlardır:
1. "MADDE 9.- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsızmahkemelerce kullanılır."
2. "MADDE 36.- Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmahakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz."
3. "MADDE 140.- Hakimler ve savcılar adli ve idari yargıhakim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hakim vesavcılar eliyle yürütülür.
Hakimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatıesaslarına göre görev ifa ederler.
Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri,aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerleriningeçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturmasıaçılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevlerisırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması veyargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veyayetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işlerimahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunladüzenlenir.
Hakimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmetgörürler; askeri hakimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir.
Hakimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka, resmi veözel hiçbir görev alamazlar.
Hakimler ve savcılar idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığınabağlıdırlar.
Hakim ve savcı olup da adalet hizmetindeki idari görevlerdeçalışanlar, hakimler ve savcılar hakkındaki hükümlere tabidirler. Bunlar,hakimler ve savcılara ait esaslar dairesinde sınıflandırılır vederecelendirilirler, hakimler ve savcılara tanınan her türlü haklardanyararlanırlar.
IV- İLK İNCELEME :
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Yasa'nın 28. maddesi uyarınca Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, YılmazALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Mustafa ŞAHİN, Oğuz AKDOĞANLI, İhsan PEKEL, AhmetN. SEZER, Erol CANSEL, Haşim KILIÇ ve Yalçın ACARGÜN'ün katılmalarıyla yapılanilk inceleme toplantısında;
1- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasına geçilmesineServet TÜZÜN, Erol CANSEL ve Haşim KILIÇ'ın "itiraz konusu yasa hükümleriitiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanacak kuralniteliğinde bulunmadığından başvurunun yetkisizlik nedeniyle reddigerekir." yolundaki karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- Esasa ilişkin incelemenin Yasa'nın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 13. ve18. maddeleri ile sınırlı olarak yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, itirazkonusu Yasa kurallarıyla dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri veöteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği düşünüldü :
A. Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat'ın hukukumuzdakiyeri : Ülkemizde memurların görevlerinden doğan ya da görevleri sırasındaişledikleri suçlardan dolayı özel bir soruşturma yöntemine bağlı tutulmasınınyüz yılı aşan bir geçmişi vardır. Bu konudaki ilk genel hukuksal düzenleme 1288(1872) tarihli "Memurin Muhakematı Nizamnamesi"dir. Bu düzenlemede,memurların görevlerinde işledikleri suçlardan dolayı uygulanacak yöntemgösterilmiş olup İmparatorluk Danıştay'ının kuruluşu ve görevlerini gösteren"Şurayı Devlet Nizamnamesi"nde de bu sistem ile Danıştay'ınbağlantısı kurulmuştur. Daha sonra 1329 (1913) yılında çıkarılan "MemurinMuhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat", bugüne kadar süregelen uygulamanıntemelini oluşturmuştur. Kurtuluş Savaşı sırasında ve Cumhuriyet'in ilkyıllarında temel devlet kurumlarının oluşturulması aşamasında, henüz CumhuriyetDanıştay'ı kurulmamış ve göreve başlamamışken Memurin Muhakematı HakkındaKanunu Muvakkat ile Danıştay'a verilen görevlerin yerine getirilememesi devlethayatını yönetim ve adalet hizmetleri yönünden olumsuz biçimde etkilemiş vebunun üzerine Danıştay'ın memurların yargılanması ile ilgili görevleri TBMM'ndekurulan özel bir kurula verilmiştir. Daha sonra 1927 yılında Danıştay'ınkurulup göreve başlaması ile bugünkü sistemin esasları ortaya çıkmıştır.
Memurin Muhakemetı Hakkında Kanunu Muvakkat'a dayanan sistem, 1924Anayasası döneminde olduğu gibi 1961 ve 1982 Anayasası dönemlerinde de süreklibir biçimde uygulanmıştır. Bu durumuyla sözü edilen Yasa, kamu yönetiminingereksinimlerini karşılamış ve memurların yargılanmasında, kamu yönetimi ileyargı mercileri arasındaki bağlantıyı sağlamıştır.
B. Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat'ın Yapısı:
Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat, memurlarıngörevlerinden doğan ya da görevlerini yerine getirmeleri sırasında işledikleriileri sürülen suçların, mahkemeye gelmeden önceki evrede kovuşturulmasınıdüzenleyen yasa'dır.
Yasa'ya göre, görevinden dolayı ya da görevin yerine getirilmesisırasında suç işleyen memurlar hakkında kamu davası açılabilmesi için, idarikurullarca memurun yargılanmasına karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesigerekmektedir. İnceleme iki kademeli olmakta, İlçe yönetim kurulu'nca verilenkararlar İl yönetim kurulu'nda, İl yönetim kurulu'nca verilen kararlar iseDanıştay'da itiraz üzerine yada kendiliğinden, ikinci kez incelenmektedir. Üstdereceli memurlar hakkında ilk derecede Danıştay'da karar verilmekte, ikinciderece incelenmesi de yine Danıştay'da yapılmaktadır.
Bir suçun mahkeme önüne gelebilmesi için gerekli evreler buYasa'da birleştirilmiş ve bu düzenleme; "tahkikatı iptidaiye" olarakadlandırılmıştır.
Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat'ın getirdiğikovuşturma yönteminin adli kovuşturma yönteminden farkı, ilk soruşturmayıyapanla soruşturma sonucunu karara bağlayan mercilerin ayrı oluşudur.
Yasa'nın 1. maddesinde; memurların görevlerinden doğan veyagörevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı yargılanmalarında adliyemahkemeleri görevli sayılmakta, 2. maddesinde; sanık memur hakkında merkez veyail memuru olmasına göre Bakanlık, daire ve idare şubesi amirince veya vali vekaymakamca doğrudan doğruya veya vasıtalı olarak Ceza Yargılama Usulü Yasası'nagöre soruşturma yapılacağı, soruşturma sonucunun fezlekeye bağlanacağı, 3.maddesinde; ilk soruşturmayı yapan ve fezlekeyi düzenleyen daire amirinin bukurullara üye olarak giremeyeceği, 4. maddesinde; memurun durumuna ve kimliğinegöre ilk soruşturmayı inceleyerek "lüzumu muhakeme" veya "menimuhakeme" kararı verecek kurullar sayılmakta; 5. maddesinde; "lüzumumuhakeme" ve "men'i muhakeme" kararlarının hangi durumlarda,nasıl verileceği ve kararların nasıl kesinleşeceği ile itiraz yolları vekesinleşen "lüzumu muhakeme" kararlarının niteliği belirlenmekte; 6.maddesinde; itiraz mercileri saptanmakta ve Ceza Yargılama Usulü Yasası'nayollama yapılmakta, 7. maddesinde; yargılanmasına karar verilen memurlarındurumlarına ve kimliklerine göre yargılanacakları mahkemeler belirlenmekte, 13.maddede ise; yargılanma kararı savcılara gönderilmedikçe doğrudan işlemyapılması yasaklanmaktadır.
C. Sisteme Karşı Görüşler:
Memurların yargılanmasında özel kuralların uygulanması, Türk hukukve adalet yaşamında, uzun tartışmalara neden olmuştur. Bir bölümü hukuksalyerindelikle ilgili olmakla birlikte genelde anayasal kural ve ilkelere dayananeleştiri ve tartışmalar, yargı ve bilim çevrelerinde yoğunlaşmıştır. MemurinMuhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat'a göre soruşturmayı yapan kamu görevlilerininve Danıştay dışındaki karar mercilerinin bağımsız olmadıkları, çalışmalarınınyönetsel kabul edilerek yargı denetimine bağlı tutulması gerektiği, cezauyuşmazlıklarının Danıştay'ın başında bulunduğu yönetsel bir sistem içindekarara bağlanmasının kuvvetler ayrılığı ve farklı yargı kurumları ilkesinedayanan Anayasa sistemine aykırı bulunduğu, yapılan soruşturmaların yargısalolduğu ve yönetim makamlarına verilmemesi gerektiği, vatandaşın yapılansoruşturmalara ve alınan kararlara güven duymadığı, soruşturmaların yargıçgüvencesi olmayan kişilerce yapıldığı, bu yüzden memurlar için özel ve farklıbir soruşturma sisteminin getirilmesinin Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılıkoluşturduğu görüşleri ileri sürülmüştür.
D. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu :
1. Mahkeme, başvurusunda Memurin Muhakematı Hakkında KanunuMuvakkat'ın Anayasa'nın 9., 36/1. ve 140/1. maddelerine aykırı olduğu savıylaiptalini istemiştir.
Ancak, konu Anayasa'nın yargı yetkisini düzenleyen 9. maddesi, hakarama özgürlüğünü öngören 36. maddesinin birinci fıkrası, yönetimin her türlüeylem ve işlemlerine karşı yargı yolunu açık tutan 125. maddesi, kamu hizmetigörevlilerinin görev sorumluluklarını düzenleyen 129. maddesi ve hakimlik vesavcılık mesleğini düzenleyen 140. maddesi ile ilgilidir.
2. Anayasa'ya aykırılık sorununun çözümlenebilmesi için incelemekapsamına giren maddelerin bir bütünlük içinde olması nedeniyle Anayasakuralları karşısındaki durumlarının birlikte ele alınmaları zorunludur.
Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat'ın kapsamına girensuçların soruşturması yönetim organlarına bırakılmıştır. Ceza yargılamayöntemine ayrık olan bu özel düzenlemenin Anayasa'ya uygunluk yönündendenetlenebilmesi için öncelikle Yasa'nın anayasal dayanaklarının araştırılmasıve bu Yasa'ya göre yapılan soruşturma ile soruşturmaya dayanan kararların yargıyetkisine etkisi üzerinde durulması gerekir.
Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası'na göre soruşturma yetkisiCumhuriyet Savcısınındır. Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat ilegetirilen sistemin temeli, bu Yasa kapsamındaki suçlarda Savcının soruşturmayetkisinin yönetim organlarınca kullanılmasıdır.
1924 ve 1961 Anayasalarında memurların yargılanmasını düzenleyenherhangi bir hüküm olmamasına karşın, Anayasa Mahkemesi, 1961 Anayasası dönemindekikimi kararlarında konuyu anayasal yönden yorumlamış ve sistemin bir bütünolarak Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vermiştir.
1982 Anayasası'nın kamu hizmeti görevlilerinin görev vesorumluluklarını düzenleyen 129. maddesinin son fıkrası ile konuya şu açıklıkgetirilmiştir :
"Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleriiddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenenistisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine tabidir."
1982 Anayasası'nın hazırlık evresi ile yasama belgelerinde buhükmün Anayasa'ya konulması nedenleri hakkında bir açıklama bulunmamaktadır.Belirtilen kural, başta Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat olmak üzerememurları kapsayan özel soruşturma ve izin sisteminin anayasal temelinioluşturmuştur.
Ancak, yasanın anayasal temellerinin bulunması ilgili hükümlerinAnayasa'nın yargı ile ilgili diğer kuralları içinde ele alınıpdeğerlendirilmesine de engel değildir.
3. Anayasa'nın 9. maddesinde, yargı yetkisinin mahkemeler dışındabaşka bir organca kullanılamayacağı ve mahkemelerin bu yetkiyi diğer organlarlapaylaşamıyacağı açık ve her türlü tartışmadan uzak bir biçimde belirtilmiştir.
Yönetsel organlar tarafından yürütülen soruşturma "yargıyetkisi"ne bağlanamaz. Adı ne olursa olsun salt soruşturma, yargıyetkisini kullanma sayılamaz. Soruşturma ile ilgili kurallar yargı yetkisinikullanma biçiminde yorumlanamaz. Esasen, Memurin Muhakematı Hakkında KanunuMuvakkat'ın yönetsel organlara verilen yargı yetkisini veya bu yetkiyi kullanmaiçeriğini taşıyan kuralları daha önce Anayasa Mahkemesi kararları ile iptaledilmiştir.
Anayasa'da soruşturmanın Hakimler ya da yalnızca CumhuriyetSavcıları tarafından yapılacağı yolunda bir kural yoktur. Ayrıca soruşturmayetkisinin yönetim organlarına verilmesi genel bir anlamda olmayıp Yasa'dagösterilen sınırlarla özel yöntemler içindedir.
Bu nedenlerle soruşturmanın yönetim organlarınca yapılmasının,Anayasa'nın 140. maddesindeki "Hakimlik ve savcılık görevinin meslektenhakim ve savcılar eliyle yürütülmesi"ni öngören kurala da aykırı bir yönüyoktur.
4. Memurların yargılanması ile ilgili soruşturma sonucunda verilenkararlar, yargılamanın gerekliliği (Lüzumu Muhakeme) ve yargılamaya gerekolmadığı (Men'i Muhakeme) biçiminde sonuçlanmaktadır.
İl Yönetim Kurulları'nın İlçe Yönetim Kurulları kararı üzerine"yargılamaya gerek olmadığı" yolunda verdikleri kararların kesinolması, yargıçların sanığın suçsuzluğu yönünden verdiği kararlarla eşdeğersonuçlar doğurması yönünden özel bir önem taşımaktadır.
Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat sistemi içinde yeralan İl ve İlçe Yönetim Kurulları ve bu kurulların üyeleri, mahkemeler veyargıçlarda bulunması gereken anayasal niteliklerden hiçbirine sahipdeğildirler. Bu nedenle İl ve ilçe Yönetim Kurulları , yargısal nitelikte kararveremezler. Anayasa'da açık ve dolaylı bir biçimde yer alan "kanunlakurulma", "tarafsızlık ve bağımsızlık" "açık ve adilyargılama" ilkelerinin mevcut memurların yargılanması sistemi içindeuygulanma olanağı yoktur.
Yargısal nitelikte sonuçlar doğurabilecek bir kararın sanık,müşteki veya kamu hizmetinin sahibi devlet tarafından merciine itiraz veyabaşka yollarla getirilememesi, kesin sonuçlu karar veren İl Yönetim Kurullarınayargı yetkisini kullandırma anlamına gelmektedir.
Bu yönüyle Yasa'nın 6. maddesindeki İl Yönetim Kurulu kararlarınakarşı yargı yerine ya da sistemin kendi içinde bulunan Danıştay'a başvuruyolunu kapayan kural, Anayasa'nın yargı yetkisinin ancak bağımsız mahkemelercekullanılabileceği yolundaki 9. maddesi ile herkese geçerli araç ve yollardanyargı mercileri önünde savda bulunma ve savunma yapmak hakkını veren 36.maddesine ve yönetimin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunu açık tutan125 maddesine aykırıdır. Bu nedenlerle Yasa'nın 6. maddesindeki İl YönetimKurulu kararlarına karşı yargı yerlerine başvuru yolunu kapayan "Birmeclisin kararları aleyhindeki itiraz mafevki mecliste ....... tetkikedilir" biçimindeki hükmün il yönetim kurulu kararları yönünden iptaligerekir.
Ancak, itiraz yoluna başvuran mahkemece iptali istenilen Yasa'nın6. maddesinin yukarıda anılan bölümü, Anayasa Mahkemesi'nin Resmi Gazete'nin23.11.1992 günlü, 21414 sayısında yayınlanan 27.2.1992 günlü ve Esas 1991/26,Karar 1992/11 sayılı kararıyla iptal edildiğinden bu bölüm hakkında yenidenkarar verilmesine yer bulunmamaktadır.
5. Yasa'nın 6. maddesinin iptal edilen hükmü dışında kalanhükümleri ile 1., 2., 3., 4., 5., 7., 13. ve 18. maddeleri, yukarıda yazılangerekçeler karşısında Anayasa'ya aykırı değildir ve bu maddelerin iptalineyönelik itirazın reddi gerekir.
VI- SONUÇ :
İlk inceleme evresinde verilen sınırlama kararı uyarınca incelenen4 Şubat 1329 (1913) günlü, "Memurin Muhakematı Hakkında Kanun"un :
A- 1., 2., 3., 4., 5., 7., 13. ve 18. maddelerinin Anayasa'yaaykırı olmadığına ve bu maddelerin iptaline yönelik itirazın REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
B- 6. maddesinde yer alan "Bir meclisin kararı aleyhindekiitiraz mafevki mecliste... tetkik edilir." biçimindeki ikinci tümcesininyalnız İlçe Yönetim Kurulu kararlarına yapılan itirazları sonuçlandıran İlYönetim Kurulu kararlarına karşı yargı yolunu kapatması nedeniyle Anayasa'yaaykırı olduğuna ve iptaline 27.2.1992 gün ve Esas : 1991/26, Karar: 1992/11sayı ile karar verildiğinden bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
C- 6. maddesinin iptal edilen hükmü dışındaki hükümlerininAnayasa'ya aykırı olmadığına ve iptaline yönelik itirazın REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
27.2.1992 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
Üye
Yavuz NAZAROĞLU
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN