ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1991/30
Karar Sayısı : 1992/18
Karar Günü : 4.3.1992
R.G. Tarih-Sayı :30.05.1992-21243
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay Dördüncü Dairesi
İTİRAZIN KONUSU : 4.11.1961 gün ve 213 sayılı Vergi UsulYasası'nın 11. maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere 24.3.1988 günve 3418 sayılı Yasa'nın 30. maddesiyle eklenen fıkranın Anayasa'nın 6., 7., 8.,38., 73. ve 124. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istemidir.
I- OLAY :
Canlı hayvan tüccarı K.G.in 1989 yılında değişik tarihlerindeElazığ'daki Et ve Balık Kurumu'na sattığı canlı hayvanların satış bedeliüzerinden adı geçen kurumca stopaj yoluyla zirai kazanç kesintisi yapılmıştır.
Bu kesintilerin gelir vergisi yükümlüsü sıfatıyla verilen yıllıkgelir vergisi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen vergi tutarından 193sayılı Gelir Vergisi Yasası'nın 121. maddesi gereğince mahsup edilmemesiüzerine KG. tarafından vergi dairesi nezdinde Vergi Usul Yasası'nın 116, 117,119 ve 124. madde hükümleri uyarınca düzeltme isteminde bulunulmuştur, isteminreddi üzerine adı geçence Maliye ve Gümrük Bakanlığı'na şikayet yolu ilebaşvuruda bulunulmuş ancak Bakanlıkça yasal sürede cevap verilmemesi sonucuoluştuğu kabul edilen olumsuz idari işlemin iptali için Danıştay'da davaaçılmıştır.
Davaya bakan Danıştay Dördüncü Dairesi'nce, 3418 sayılı Yasa'nın30. maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Yasası'nın 11. maddesine dördüncü fıkradansonra gelmek üzere eklenen fıkra hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu kanısınavarılması üzerine Anayasa Mahkemesi'nde itiraz yoluyla iptal istemindebulunulmuştur.
III- YASA METİNLERİ :
A. iptali istenen Yasa Kuralı :
213 sayılı Vergi Usul Yasası'nın 11. maddesine dördüncüfıkrasından sonra gelmek üzere 3418 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle eklenenfıkra hükmü aynen şöyledir:
"Maliye ve Gümrük Bakanlığı zirai ürünlerin (işlenmiş olanlardahil) alım ve satımına aracılık eden kuruluşlar ile Ticaret Borsalarını bumahsullerin satın alınması sırasında yapılacak vergi tevkifatından müteselsilensorumlu tutmaya, sözkonusu ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak vergitevkifatının hangi safhada yapılacağını her bir ürün için ayrı ayrı belirlemeyeyetkilidir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından belirlenen safhadan öncekisafhalarda tevkif yoluyla alınan vergiler iade edilmez ve süresinde ilgilivergi dairesine yatırılır."
B. Dayanılan Anayasa Kuralları :
1. "MADDE 6.- Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre,yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreyeveya sınıfta bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağı Anayasadan almayanbir Devlet yetkisi kullanamaz."
2. "MADDE 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye BüyükMillet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez."
3. "MADDE 8.- Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı veBakanlar Kurulu tarafından, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılır veyerine getirilir."
4. "MADDE 38.- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunankanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçuişlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir cezaverilemez.
Suç ve Ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçlan konusundada yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunlakonulur.
Suçluluğu bükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve konunda gösterilen yakınlarını suçlayan birbeyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsidir. Genel müsadere cezası verilemez.
idare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran birmüeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunlaistisnalar getirilebilir.
Vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez."
5. "MADDE 73.- Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere,mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasınınsosyal amacıdır.
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur,değiştirilir veya kaldırılır.
Vergi, resim harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık,istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiğiyukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kurulunaverilebilir."
6. "MADDE 124. - Başbakanlık, bakanlıklar ve kamutüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerinuygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmeliklerçıkarabilirler.
Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı kanundabelirtilir."
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TUZUN, Mustafa ŞAHİN, OğuzAKDOĞANLI, ihsan PEKEL, Ahmet N. SEZER, Erol CANSEL, Haşim KILIÇ, ve YalçınACARGÜN'ün katılmalarıyla 12.9.1991 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine, Haşim KILIÇ'ın(iptali istenen yasa maddesi davada uygulanacak kural olmadığından esasageçilmesine gerek bulunmadığı) yolundaki karşıoyu ve oyçokluğuyla kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararının ekleri, Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen Yasa kuralı, itiraza dayanak yapılan anayasa kuralları,bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü :
iptal istemine konu yapılan 213 sayılı Vergi Usul Yasası'nın 11.maddesine 3418 sayılı Yasa'nın 30. maddesiyle dördüncü fıkradan sonra gelmeküzere eklenen fıkra hükmü ile bu hükme dayanarak çıkarılan Maliye ve GümrükBakanlığı 151, 152, 153 ve 155 seri nolu gelir Vergisi Genel Tebliğlerininve193 sayılı Gelir Vergisi Yasası'nın zirai kazancın vergilendirilmesi ve gelirvergisi kesintisi ya da mahsubuna ilişkin hükümlerinin birliktedeğerlendirilmesi, bakılmakta olan davanın çözümünde öncelik taşımaktadır.Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında da yinelendiği üzere Anayasa'nın 152. ve2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun'un 28. maddesi uyarınca, bir mahkemenin itirazda bulunabilmesi içingerekli koşullardan olan "davada uygulanacak yasa kuralı"ndan yalnızdava dilekçesi ve ilgili belgelerde uygulanması istenen kurallar değil, davanınözüne etkili ve sonucu değiştirecek nitelikte doğrudan veya dolaylı biçimdeuygulanacak kurallar anlaşılmak gerekir. Dava konusu fıkra hükmünün, bakılmaktaolan davanın özüne ve sonucuna etkisi üzerinde öncelikle durmak gerekir.
Bilindiği üzere gelir vergisi; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun1. maddesine göre gerçek kişilerin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç veiratların safı tutan üzerinden alınmaktadır. Gelir unsurlarından birinioluşturan zirai kazancın vergi yükümlüsü, esas itibariyle çiftçilerdir (GVK.Md. 3 ve 52). Yine Gelir Vergisi Yasası'nın 94. maddesinin (A) fıkrasının 13.bendine göre çiftçilerden satın alınan zirai mahsul için yapılan ödemelerdensatın alınca % 2 veya % 4 nisbetinde vergi tevkifatı yapılarak, aynı Yasa'nın98. ve 119. maddeleri gereğince bir ay içinde yapılan kesintiler tutan ertesiayın 20 nci günü akşamına kadar bir muhtasar beyannameye bağlanarak bağlıbulundukları vergi dairesineyatırılmaktadır. Bu kesintiler aynı Yasa'nınmükerrer 112. maddesi gereğince asgari zirai vergi sayılır. Çiftçilerkendilerinden kesilen bu vergi tevkifatını, verdikleri yıllık beyannameüzerinden tahakkuk eden vergiden Gelir Vergisi Yasası'nın 121-123. maddehükümleri çerçevesinde mahsubunu yaptırma olanağına sahip bulunmaktadır.
Yasa gereği vergi tevkifatı yapanlar; vergi yükümlüsü ile Maliyeve Gümrük Bakanlığı arasında aracı durumunda bulunduklarından bu kişi veyakurumların gelir vergisi ile müteselsil sorumluluk dışında yukarıda sözü edilenkesintilerin bağlantısı bulunmamaktadır.
Yasakoyucu, elde edilen gerçek kazancın vergilendirilmesini vearacılar tarafından yapılan kesintilerin vergi dairesine zamanındayatırılmasını sağlamak amacıyla; 213 sayılı vergi Usul Yasası'nın 11.maddesinde 3239 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle değişiklik yaparak müteselsilsorumluluk esasını getirmiştir, dava konusu yapılan fıkra hükmüyle de aynıamaçla ve zirai ürünler yönünden daha somut olarak müteselsil sorumluluğailişkin düzenlemede bulunmuştur.
Bu fıkrada; zirai ürünlerin alım ve satımına aracılık edenkuruluşlar ile ticaret borsalarını, bu mahsullerin satın alınması sırasındayapılacak vergi tevkifatından, müteselsilen sorumlu tutmaya Maliye ve GümrükBakanlığı'na yetki verilmektedir. Ancak bu sorumluluk Vergi Usul Yasası'nın 11.maddesinin birinci ve üçüncü fıkra hükümleri gereğince esasen mevcuttur.Ayrıca, maddenin son fıkrası uyarınca müteselsil sorumluluğun koşullarını,sınırlarını ve konuya ilişkin usul ve esasları düzenlemeye Maliye ve GümrükBakanlığı yetkili bulunmaktadır.
Bu durumda yasakoyucu, dava konusu fıkra ile Maliye ve GümrükBakanlığı'na yetki verirken zirai ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak vergitevkifatının hangi safhada yapılacağını, (yasa tekniği açısından) her bir ürüniçin ayrı ayrı Bakanlıkça belirlenmesini amaç edinmiş, bunun yanında aracıkuruluşlar ile ticaret borsalarının müteselsil sorumluluğunu somutlaştırarakzirai ürünlerin vergi dışı kalmasını önlemeye çalışmış, Maliye ve GümrükBakanlığı tarafından belirlenen safhadan önceki safhalarda tevkif yoluylaalınan vergilerin geri verilemeyeceğini, süresinde ilgili vergi dairesineyatırılacağını da hükme bağlamıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan açıkça anlaşılacağı üzere, dava konusufıkrada; Maliye ve Gümrük Bakanlığı'na ne zirai kazançlardan yapılan vergitevkifatının nispetine ve ne de bu tevkifatın mahsubuna ilişkin bir düzenlemeyetkisi verilmemektedir. Gerçi fıkranın son Cümlesinde kesintilerin iadesiyleilgili bir hüküm var ise de bu konunun Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafındanbelirlenen safhadan önceki safhalarda yapıldığı ileri sürülen tevkifatla ilgilibulunduğu tartışmasızdır. Oysa itiraz yoluna başvuran Dairenin baktığı davadakiuyuşmazlığın konusu bu değildir.
KG. tarafından kamu kuruluşu olan Et ve Balık Kurumu'na satılanzirai ürün bedelleri üzerinden tevkif yolu ile alınan kesintiler, hernekadarmüteselsil sorumluluktan kurtulmaya yönelik kesintiler ise de, bunların 193sayılı Gelir Vergisi Yasası'nın 94. maddesi uyarınca yapıldığı ve aynı Yasa'nın121. madde hükümleri çerçevesinde mahsubu yoluna gidileceği açıktır. Çünkü,kesintiyi yapan bir kamu kuruluşudur, istihkak sahibinin çiftçi, tacir ya daüçüncü kişi olması veya kesintinin müteselsil sorumlulukla ilgili bulunmasısonucudeğiştirmemektedir.
Kaldıki, müteselsil sorumluluktan kurtulmaya yönelik kesintilerde;mahsup işleminin yapılabilmesi için asıl vergi yükümlüsü olan çiftçilerdenyapılan tevkifatın vergi dairesine yatırıldığının saptanmasının veyabelgelendirilmesinin kesintiyi yapanlar açısından şart koşulması müteselsilsorumluluğun doğal sonucudur. Bu durumda Danıştay Dördüncü Dairesi'ninitirazına dayanak olan davada çözümü gereken konu; Maliye ve GümrükBakanlığı'nca belirlenen safhadan önceki safhalarda tevkif yoluyla alınanvergilerin iade ya da mahsubuna ilişkin olmadığından ve dava konusu fıkranındavanın özüne ve sonucuna herhangi bir etkisi de bulunmadığından "davadauygulanacak kural" olarak kabul edilmesi olanaksızdır, itirazın bu nedenlereddi gerekir.
VI- SONUÇ :
Anayasa'nın 152. maddesinin birinci fıkrası ile 2949 sayılıYasa'nın 28. maddesine göre, iptali istenen kuralın başvuran mahkemeninbakmakta olduğu davada uygulayacağı kural olmaması nedeniyle itirazın REDDİNE ,OYBİRLİĞİYLE,
4.3.1992 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
Üye
Yavuz NAZAROĞLU
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN