ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1991/42
Karar Sayısı : 1992/13
Karar Günü : 27.2.1992
R.G. Tarih-Sayı :06.03.1993-21516
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 4.2.1329 tarihli "Memurin MuhakematıHakkında Kanunu Muvakkat"ın tüm maddelerinin Anayasa'nın Başlangıç bölümüile 2., 3., 9., 10., 36/1. ve 140/1. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY :
Harç makinasının temizlenmesi sırasında tedbirsizlik vedikkatsizlik sonucu şikayetçinin yaralanmasına neden olan Belediye Fen işleriMüdürü hakkında, Nevşehir Cumhuriyet Savcılığı'nca Türk Ceza Yasası'nın 459.maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesi, Memurin Muhakematı Hakkında KanunuMuvakkat'ın tümünün iptali için 22.10.1991 günü kendiliğinden AnayasaMahkemesi" ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ :
A- İPTALİ İSTENEN YASA KURALLARI :
İptali istenen Yasa tümüyle şöyledir.
MADDEl- Memurinin vazifei memuriyetlerinden münbais veya vazifeimemuriyetlerinin ifası sırasında hadis olan cürümlerinden dolayı icrayımuhakemeleri şeraiti atiye dairesinde mehakimi adliyeye aittir.
MADDE 2- Memurinden birinin vazifei memuriyetinden dolayı veyaifayı vazife esnasında bir cürmü ika eylediği gerek doğrudan doğruya ve gerekbir şikayet ve ihbar ve iddia üzerine anlaşıldıkta o memur memurinimerkeziyeden ise evvelemirde mensup olduğu nezaret veya daire ve memurinivilayetten ise vali ve mutasarrıf ve kaymakam veya merbut bulunduğu şubei idareamiri tarafından usulü muhakematı cezaiye kanununa tevfikan bizzat veyabilvasıta hakkında tahkikatı iptidaiye icra edilir ve evrakı tahkikiye zirinetahkikatı vakıanın hülasasını ve netayicini havi fezlekesiyazılarak bunun ziridahi tahkikatı icra eden zat tarafından imza ve tahtım olunur.
MADDE 3- Tahkikatı iptidaiye evrakı mevaddı atiyede beyan olunanusul veçhile ait olduğu meclise tevdi olunur. Ve bu meclisin memurinden olanazalan içtima ederek suveri atiye veçhile tetkikatı idariyede bulunurlar. Ancaktahkikatı iptidaiye fezlekesini tanzim ve imza eden daire amiri bu heyetlerdeaza sıfatiyle hazır bulunamaz ve alelumum esnayı tetkikte memuru mes'ulünmensup olduğu Nezaret veya idare canibinden izahat alınmak üzere ya daire amiriveya izam eyliyeceği memur celp ve davet olunabilir.
MADDE 4- Kazalarda kaza kaymakamı ile şuabatı idarei kaza rüesayımemurininden ve meclisi idarei kaza azasından maada bilcümle memurin vemüstahdemin ile nahiye müdür ve müstahdemini hakkındaki evrakı tahkikiye kazameclisi idaresine ve sancaklarda mutasarrıf ile şuabatı idarei ile rüesayımemurininden ve meclisi idarei liva azasından maada bilumum memurin vemüstahdemini liva ve mülhak kazalar kaymakamlariyle şuabatı idarei kaza verüesayı memurini ve mecalisi idarei kaza azası hakkındaki evrakı tahkikiyemeclisi idarei livaya ve vilayet merkezlerinde vali ile ba iradei seniye mansupmemurini merkeziyei vilayetten ve meclisi idarei vilayet azasından maad bilcümlememurini merkeziyei vilayet ve mülhak liva mutasarrıflariyle şuabatı idareiliva rüesayı memurini ve mecalisi idarei liva azası ve merkezi vilayete mülhakkazalar kaymakamlariyle şuabatı idarei kaza rüesayı memurini ve mecalisi idareikaza azası hakkındaki evrakı tahkikiye meclisi idarei vilayete ve bir vilayetinba idarei seniye mensup memurini merkeziyesiyle meclis idaresi azası hakkındakievrakı tahkikiye dahi Şurayı Devlet Mülkiye Dairesine tevdi edilerek işbumeclislerce mevaddı atiye veçhile memuru maznunun lüzum veya men'i muhakemesinekarar verilir.
MADDE 5- (Değişik : 24 Teşrinisani 1330) Tahkikatı iptidaiyeevrakı beyan olunan meclislerden birine geldikte bir hafta zarfında tetkikatamübaşeret olunarak tetkikatı mükemmele icra ve icap edenlerden tahriren yahutşifahen izahatı lazime ahzedilerek memuru maznunun tabu muhakemeye alınmasınalüzum görülür ise lüzumu muhakemesi esbabının mübeyyin bir mazbata tanzimedilip memuru maznuna tebliğ edilir. Memuru maznun işbu mazbata aleyhine tebliğtarihinden itibaren beş gün zarfında itiraz edebilir. Müddeti itirazınhitamında veyahut indelitiraz dereci saniyede icra kılınacak tetkikatneticesinde mezkur mazbata tasdik edildiği takdirde müstantik kararnamesimahiyetinde olan işbu mazbata ve evrakı tahkikiye cünhalarda doğrudan doğruyamahkemeye ve cinayetlerde heyeti ithamiyeye sevk olunmak üzere ait olduğumahkemei adliye müddeiumumisine tevdi olunur. Memuru mumalialeyhin tabumuhakemeye alınmasına lüzum görülmez ise esbabının beyaniyle men'i muhakemesihakkında bir mazbatayapılıp memuru mumalialeyhin mensup olduğu daire reisine vevar ise müddei şahsiye tebliğ edilir. Daire reisi ve müddei şahsi işbu mazbataaleyhine tarihi tebliğinden itibaren beş gün zarfında itiraz edebilirler.Bunlar tarafından itiraz vuku bulsun bulmasın men'i muhakeme kararlan herhaldemafevki meclise sevk olunur ve oraca bedattetkik mazbata! mezkure tasdikolunursa bir sureti musaddakası memuru mumaileyhe verilir.
MADDE 6- Tahkikatı iptidaiye icrasında ve lüzum veya men'i muhakemeyeait muamelatta işbu kanunda musarrah olmayan hususatta usulü muhakematı cezaiyeahkamına tevfikan hareket olunur. Bir meclisin karan aleyhindeki itiraz mafevkimecliste ve bir vilayet meclisi idaresinin kararlarına vuku bulacak itirazatdahi Şurayı Devlet mülkiye dairesindetetkik edilir. Ancak mutasarrıflar vekaymakamlar hakkında mecalisi idarece ittihaz olunacak bu kabil mukarreratitiraz vukubulsun bulmasın herhalde Şurayı Devlet mülkiye dairesinde tetkikolunur.
MADDE 7- Lüzumu muhakemesine karar verilen memurin bu karan itaeden meclisi idarenin bulunduğu mahaldeki mahkemei adliyede muhakeme olunur. Şukadar ki bir kaza meclisi idaresince lüzumu muhakemesine karar verilen birmemurun cürmü cinayet nev'inden ise muhakemesi merbut bulunduğu livada cinayetdavasını rü'yet eden mahkemeye aittir. Vilayet merkezlerinin ba iradei seniyemansup memurini ile mecalisi idaresi azasından Şurayı devlet mülkiye Dairesincelüzumu muhakemelerine karar verilen memurların icrayı muhakemeleri daireyimezkurece lüzumu muhakeme kararında tayin ve tasrih edilecek en yakın vilayetmerkezi mahakimi adliyesine aittir.
MADDE 8- Valilerin müştekimi ceza bir fiil ve hareketi ihbar veistihbar edildikte evvelemirde Dahiliye Nezaretinden tahkikatı iptidaiye icrasıiçin icabına göre mahalline bir veya müteaddit memur gönderilir. Gidecek memurmüteaddit olursa bunlar tahkikatı bir komisyon şeklinde icra etmek üzereiçlerinden birisi reis nasbolunur. Bunların tanzim edeceği tahkikatı,iptidaieye evrakı üzerine valilerin lüzum veya men'i muhakemelerine kararithası Şurayı Devlet mülkiye Dairesine ve bu karara vuku bulacak itirazıntetkiki Şurayı Devletin Heyeti Umumiyesine aittir.
Lüzumu muhakemesi karargir olan valilerin muhakemesi MahkemeiTemyiz ceza dairesinde ve derecei saniyede Heyeti Umumiyesinde icra olunur.
MADDE 9- Süferanın müstelzimi ceza bir fiil ve hareketi ihbar veistihbar edildikte alelusul Hariciye Nezaretince tahkikatı iptidaiye icraolunduktan sonra lüzum veya men'i muhakemesine karar itası Şurayı Devletmülkiye dairesine ve indelitiraz Heyeti Umumiyesine ve lüzumu muhakemesikarargir olan süferanın muhakemeleri de valiler gibi Mahkemei Temyize aittir.
Süferadan gayri olarak memaliki ecnebiyede müstahdem memurin hakkındatahkikatı iptidaiye icrası ve lüzum veya men'i muhakemelerine karar itası veteferruatı devairi merkeziye memurini hakkında işbu kanun ile tayin olunanusule tabidir.
MADDE 10- Devairi merkeziyede iradei seniye ile mansup memurinhakkında tahkikat icrası nazırlarca daireleri erkanından teşkil edilecekheyetlere ve lüzum veya men'i muhakemeleri hakkında karar ithası Şurayı DevletMülkiye Dairesine ait olup dairei mezkurenin bu baptaki kararlarına vukubulacakitirazat Şurayı Devletin heyeti umumiyesinde tetkik olunur. Devairi merkeziyedeiradei seniye ile mensup olmayan memurin hakkında icra edilecek tahkikatüzerine lüzum veya men'i muhakemelerine karar itası daireleri erkanından teşkiledilecek heyetlere ve bunların kararları aleyhindeki itirazatın tetkiki deŞurayı Devlet Mülkiye Dairesine aittir.
MADDE 11- Şurayı Devlet davairi rüesa ve azasiyle nezaretlermüsteşarları haklarında dahi devairi merkeziyede iradei seniye ile mansupmemurin haklarında olduğu gibi usulen tahkikatı iptidaiye icra olunduktan sonralüzumu muhakemelerine karar verilenlerin icrayı muhakemeleri vah' ve sefirlergibi Mahkemei Temyize aittir.
MADDE 12- Aleyhinde tahkikatı iptidaiye-icrasına mübaşeret olunanmemurlar lüzum görülürse memuriyetleri vekaletle idare ettirilmek üzere iştenel çektirilir ve lüzumu muhakemelerine karar verilen memurların devamımemuriyetlerinde mahzur görüldüğü takdirde işten el çektirileceği gibi azillericihetine dahi gidilebilir. Beraat veya mahkumiyet halinde haklarında ahkamımevzuai kanuniye dairesinde muamele olunur.
MADDE 13- Birinci madde mucibince hadis olacak cürümlerindendolayı lüzumu muhakemelerine karar verilip mahkemeye sevk edilmek üzere evrakıve lüzumu muhakeme mazbatası müddeiumumilere tevdi edilmedikçe bunlartarafından memurin hakkında doğrudan doğruya takibat icrası memnudur.
MADDE 14- Bir memurun lüzumu muhakemesine karar verildiktemahkemeye şevkini mucip olan cürüm neden ibaretse yalnız o husustan dolayımuhakemesi lazımgelip esnayı muhakemede diğer bazı ceraimi de ika eylemişolduğu veyahut diğer bazı memurlarında o cürümde dahlü iştirakleri olduğuanlaşıldığı takdirde devairi aidesine malumat ita olunur. Devairi mezkuricedahi bu kanuna tevfikan tahkikat icra ve ikmali lazım gelir.
MADDE 15- Ceraimi müşterekede aynı veya muhtelif sınıflara mensupmemurlar madun mafevke tabi olmak üzere aynı mahkemede muhakeme olunur.
Memurinin birinci maddede mezkur olan cürümlerinden memur olmayaneşhas dahi methaldar olduğu takdirde muhakemeleri tevhiden memurun tabi olduğumahkemede rü'yet olunacaktır.
MADDE 16- (İptal : Anayasa Mahkemesinin 20/9/1963 tarih veE.1963/59 K. 1963/225 sayüı karar ile.)
MADDE 17- (Mülga: 20/4/1940. 491.)
MADDE 18- Memurinin muhakemesi deavi-i saireye tercihan icraedilir.
MADDE 19- işbu kanun tarihi neşrinden itibaren mer'iyülhükümdür.Tarihi mezkure kadar mehakimi idareden memurin hakkında sadır olan hükümlermuteber olup bunlardan kesbi kat'iyet edenler icra edilecek ve itiraza veistinafa ve temyize tabi olanlar işbu kanuna tevfikan ait oldukları mehakimiadliyede tetkik ve niyet olunacaktır.
Mehakimi idarede elyevm derdesti rü'yet olan deavi ait olduğumehakimi adliyeye tevdi ve henüz tahkikatı iptidaiye halinde bulunan mevat işbukanuna tevfikan ikmal edilecektir.
MADDE 20- Memur'in muhakematı hakkındaki nizamat ve evamiri sabıkamefsuhtur.
MADDE 21- işbu kanunun icrasına heyit vukelememurdur.
B- DAYANILAN ANAYASA KURALLARI :
İptal istemine dayanak yapılan Anayasa kuralları şunlardır :
1. "Başlangıç
Ebedi Türk vatan ve milletinin bütünlüğüne ve kutsal TürkDevletinin varlığına karşı, Cumhuriyet devrinde benzeri görülmemiş bölücü veyıkıcı kanlı bir iç savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada;
Türk Milletinin ayrılmaz parçası olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin,milletin çağrısıyla gerçekleştirdiği 12 Eylül 1980 harekatı sonucunda, TürkMilletinin meşru temsilcileri olan Danışma Meclisince hazırlanıp Milli GüvenlikKonseyince son şekli verilerek Türk Milleti tarafından kabul ve tasvip doğrudandoğruya O'nun eliyle vazolunan bu ANAYASA:
- TÜRKİYE Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahramanAtatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O'nun inkılap ve ilkeleridoğrultusunda;
- Dünya milletler ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesiolarak; Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet varlığı, refahı, maddi ve manevimutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
- Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsızTürk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmağa yetkili kılınanhiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bununicaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
- Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlüksıralaması anlamına gelmeyip belli devlet yetkilerinin kullanılmasından ibaretve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancakAnayasa ve kanunlarda bulunduğu;
- Hiçbir düşünce ve mülahazanın Türk milli menfaatlerinin, Türkvarlığının Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi vemanevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları vemedeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereğikutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinliklekarıştırılmayacağı;
- Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerdeneşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet vehukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını buyönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
- Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, millisevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet vekülfetlerde ve millet hayatinin her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirininhak ve hürriyetine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıylave "Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu birhayat talebine haklan bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yöndesaygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere;
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, Demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatanve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur."
2. "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millidayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
3. "MADDE 3.- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmezbir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı; şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.Milli marşı "istiklal Marşı"dır.
Başkenti Ankara'dır."
4. "MADDE 9.- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsızmahkemelerce kullanılır."
5. "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasidüşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
6. "MADDE 36.- Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmahakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz."
7. "MADDE 140.- Hakimler ve savcılar adli ve idari yargıhakim ve savcıları olarak görev yaparlar. B U görevler meslekten hakim vesavcılar eliyle yürütülür.
Hakimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatıesaslarına göre görev ifa ederler.
Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, haklan ve ödevleri,aylık ve Ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerleriningeçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturmasıaçılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevlerisırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması veyargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veyayetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işlerimahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunladüzenlenir.
Hakimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmetgörürler; askeri hakimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanundagösterilir.
Hakimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka, resmi veözel hiçbir görev alamazlar.
Hakimler ve savcılar idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığınabağlıdırlar.
Hakimve savcı olup da adalet hizmetindeki idari görevlerdeçalışanlar, hakimler ve savcılar hakkındaki hükümlere tabidirler. Bunlar,hakimler ve savcılara ait esaslar dairesinde sınıflandırılır ve derecelendirilirler,hakimler ve savcılara tanınan her türlü haklardan yararlanırlar."
IV- İLK İNCELEME
1- 2949 sayılı Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Yasa'nın 28. maddesi uyarınca Yekta Güngör ÖZDEN GüvenDİNÇER, Servet TÜZÜN, Mustafa ŞAHİN, ihsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER,Erol CANSEL, Yavuz NAZAROĞLU, Haşim KILIÇ ve Yalçın ACARGÜN'ün katılmalarıyla19.11.1991 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasına geçilmesine Erol CANSEL ve Haşim KILIÇ'ın"itiraz konusu yasa hükümleri itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulanacak kural niteliğinde bulunmadığından başvurununyetkisizlik yönünden reddi gerekir." yolundaki karşıoyları veoyçokluğuyla,
2- Esasa ilişkin incelemenin itiraz konusu Yasa'nın 1., 2., 3.,4., 5., 6., 7., 13. ve 18. maddeleri ile sınırlı olarak yapılmasınaOYBİRLİĞİYLE,
Karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru karan ve ekleri, itiraz konusuYasa kurallarıyla dayanılan anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ve ötekiyasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği düşünüldü :
A. Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat'ın hukukumuzdakiyeri :
Ülkemizde memurların görevlerinden doğan ya da görevleri sırasındaişledikleri suçlardan dolayı özel bir soruşturma yöntemine bağlı tutulmasınınyüz yılı aşan bir geçmişi vardır. Bu konudaki ilk genel hukuksal düzenleme 1288(1872) tarihli "Memurin Muhakematı Nizamnamesi"dir. Bu düzenlemede,memurların görevlerinde işledikleri suçlardan dolayı uygulanacak yöntemgösterilmişolup imparatorluk Danıştay'ının kuruluşu ve görevlerini gösteren"Şurayı Devlet Nizamnamesi"nde de bu sistem ile Danıştay'ınbağlantısı kurulmuştur. Daha sonra 1329 (1913) yılında çıkarılan "MemurinMuhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat", bugüne kadar süregelen uygulamanıntemelini oluşturmuştur.
Kurtuluş Savaşı sırasında ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında temeldevlet kurumlarının oluşturulması aşamasında, henüz Cumhuriyet Danıştay'ıkurulmamış ve göreve başlamamışken Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatile Danıştay'a verilen görevlerin yerine getirilememesi devlet hayatını yönetimve adalet hizmetleri yönünden olumsuz biçimde etkilemiş ve bunun üzerineDanıştay'ın memurların yargılanması ile ilgili görevleri TBMM'nde kurulan özelbir kurula verilmiştir.Daha sonra 1927 yılında Danıştay'ın kurulup görevebaşlaması ile bugünkü sistemin esasları ortaya çıkmıştır.
Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat'a dayanan sistem, 1924Anayasası döneminde olduğu gibi 1961 ve 1982 Anayasası dönemlerinde de süreklibir biçimde uygulanmıştır. Bu durumuyla sözü edilen Yasa, kamu yönetiminingereksinimlerini karşılamış ve memurların yargılanmasında, kamu yönetimi ileyargı mercileri arasındaki bağlantıyı sağlamıştır.
B. Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat'ın Yapısı :
Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat, memurlarıngörevlerinden doğan ya da görevlerini yerine getirmeleri sırasında işledikleriileri sürülen suçların, mahkemeye gelmeden önceki evrede kovuşturulmasınıdüzenleyen yasa'dır.
Yasa'ya göre, görevinden dolayı ya da görevin yerine getirilmesisırasında suç işleyen memurlar hakkında kamu davası açılabilmesi için, idarikurullarca memurun yargılanmasına karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesigerekmektedir, inceleme iki kademeli olmakta, ilçe yönetim kurulu'nca verilenkararlar il yönetim kurulu'nda, il yönetim kurulu'nca verilen kararlar iseDanıştay'da itiraz üzerine ya da kendiliğinden, ikinci kez incelenmektedir. Üstdereceli memurlar hakkında ilk derecede Danıştay'da karar verilmekte, ikinciderece incelenmesi de yine Danıştay'da yapılmaktadır.
Bir suçun mahkeme önüne gelebilmesi için gerekli evreler buYasa'da birleştirilmiş ve bu düzenleme; "tahkikatı iptidaiye" olarakadlandırılmıştır.
Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat'ın getirdiğikovuşturma yönteminin adli kovuşturma yönteminden farkı, ilk soruşturmayıyapanla soruşturma sonucunu karara bağlayan mercilerin ayrı oluşudur.
Yasa'nın 1. maddesinde; memurların görevlerinden doğan veyagörevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı yargılanmalarında adliyemahkemeleri görevli sayılmakta, 2. maddesinde; sanık memur hakkında merkez veyail memuru olmasına göre Bakanlık, daire ve idare şubesi amirince veya vali vekaymakamca doğrudan doğruya veya vasıtalı olarak Ceza Yargılama Usulü Yasası'nagöre soruşturma yapılacağı, soruşturma sonucunun fezlekeye bağlanacağı, 3.maddesinde; ilk soruşturmayı yapan ve fezlekeyi düzenleyen daire amirinin bukurullara üye olarak giremeyeceği, 4. maddesinde; memurun durumuna ve kimliğinegöre ilk soruşturmayı inceleyerek "lüzumu muhakeme" veya "menimuhakeme" karan verecek kurullar sayılmakta; 5. maddesinde; "lüzumumuhakeme" ve "men'i muhakeme" kararlarının hangi durumlarda,nasıl verileceği ve kararların nasıl kesinleşeceği ile itiraz yollan vekesinleşen "lüzumu muhakeme" kararlarının niteliği belirlenmekte; 6.maddesinde; itiraz mercileri saptanmakta ve Ceza Yargılama Usulü Yasası'na yollamayapılmakta, 7. maddesinde; yargılanmasına karar verilen memurların durumlarınave kimliklerine göre yargılanacaktanmahkemeler belirlenmekte, 13. maddede ise;yargılanma karan savcılara gönderilmedikçe doğrudan işlem yapılmasıyasaklanmaktadır.
C. Sisteme Karşı Görüşler :
Memurların yargılanmasında özel kuralların uygulanması, Türk hukukve adalet yaşamında, uzun tartışmalara neden olmuştur. Bir bölümü hukuksalyerindelikle ilgili olmakla birlikte genelde anayasal kural ve ilkelere dayananeleştiri ve tartışmalar, yargı ve bilim çevrelerinde yoğunlaşmıştır. MemurinMuhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat'a göre soruşturmayıyapan kamugörevlilerinin ve Danıştay dışındaki karar mercilerinin bağımsız olmadıkları,çalışmalarının yönetsel kabul edilerek yargı denetimine bağlı tutulmasıgerektiği, ceza uyuşmazlıklarının Danıştay'ın başında bulunduğu yönetsel birsistem içinde karara bağlanmasının kuvvetler ayrılığı ve farklı yargı kurumlanilkesine dayanan Anayasa sistemine aykırı bulunduğu, yapılan soruşturmalarınyargısal olduğu ve yönetim makamlarına verilmesi gerektiği, vatandaşın yapılansoruşturmalara ve alınan kararlara güven duymadığı, soruşturmaların yargıçgüvencesi olmayan kişilerce yapıldığı, bu yüzden memurlar için özel ve farklıbir soruşturma sisteminin getirilmesinin Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılıkoluşturulduğu görüşleri ileri sürülmüştür.
D. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu :
1. Mahkeme, başvurusunda Memurin Muhakematı Hakkında KanunuMuvakkat'ın Anayasa'nın Başlangıç bölümü ile 2., 3., 9., 10., 36/1. ve 140/1.maddelerine aykırı olduğu savıyla iptalini istemiştir.
Ancak, konu Anayasa'nın yargı yetkisini düzenleyen 9. maddesi, hakarama özgürlüğünü öngören 36. maddesinin birinci fıkrası, yönetimin her türlüeylem ve işlemlerine karşı yargı yolunu açık tutan 125. maddesi, .kamu hizmetigörevlilerinin görev sorumluluklarını düzenleyen 129. maddesi ve hakimlik vesavcılık mesleğini düzenleyen 140. maddesi ile ilgilidir.
2. Anayasa'ya aykırılık sorunun çözümlenebilmesi için incelemekapsamına giren maddelerin bir bütünlük içinde olması nedeniyle Anayasakuralları karşısındaki durumlarının birlikte ele alınmaları zorunludur.
Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat'ın kapsamına girensuçların soruşturması yönetim organlarına bırakılmıştır. Ceza yargılamayönetimine ayrık olan bu özel düzenlemenin Anayasa'ya uygunluk yönündendenetlenebilmesi için öncelikle Yasa'nın anayasal dayanaklarının araştırılmasıve bu Yasa'ya göre yapılan soruşturma ile soruşturmaya dayanan kararların yargıyetkisini etkisi üzerinde durulması gerekir.
Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası'na göre soruşturma yetkisiCumhuriyet Savcısınındır. Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat ilegetirilen sistemin temeli, bu Yasa kapsamındaki suçlarda Savcının soruşturmayetkisinin yönetim organlarınca kullanılmasıdır.
1924 ve 1961 Anayasalarında memurların yargılanmasını düzenleyenherhangi bir hüküm olmamasına karşın, Anayasa Mahkemesi, 1961 Anayasasıdönemindeki kimi kararlarında konuyu anayasal yönden yorumlamış ve sistemin birbütün olarak Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vermiştir.
1982 Anayasa'nın kamu hizmeti görevlilerinin görev vesorumluluklarını düzenleyen 129. maddesinin son fıkrası ile konuya şu açıklıkgetirilmiştir :
"Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleriiddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenenistisnalar dışında, kanunun gösterdiği idarimerciin iznine tabidir."
1982 Anayasası'nın hazırlık evresi ile yasama belgelerinde buhükmün Anayasa'ya konulması nedenleri hakkında bir açıklama bulunmamaktadır.Belirtilen kural, başta Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat olmak üzerememurları kapsayan özel soruşturma ve izin sisteminin anayasal temelinioluşturmuştur.
Ancak, yasanın anayasal temellerinin bulunması ilgili hükümlerinAnayasa'nın yargı ile ilgili diğer kuralları içinde ele alınıpdeğerlendirilmesine de engel değildir.
3. Anayasa'nın 9. maddesinde, yargı yetkisinin mahkemeler dışındabaşka bir organca kullanılamayacağı ve mahkemelerin bu yetkiyi diğer organlarlapaylaşamayacağı açık ve her türlü tartışmadan uzak bir biçimde belirtilmiştir.
Yönetsel organlar tarafından yürütülen soruşturma "yargıyetkisi"ne bağlanamaz. Adı ne olursa olsun salt soruşturma, yargıyetkisini kullanma sayılamaz. Soruşturma ile ilgili kurallar yargı yetkisinikullanma biçiminde yorumlanamaz. Esasen, Memurin Muhakematı Hakkında KanunuMuvakkat'ın- yönetsel organlara verilen yargı yetkisini veya bu yetkiyikullanma içeriğini taşıyan kuralları daha önce Anayasa Mahkemesi kararlan ileiptal edilmiştir.
Anayasa'da' soruşturmanın Hakimler ya da yalnızca CumhuriyetSavcıları tarafından yapılacağı yolunda bir kural yoktur. Ayrıca soruşturmayetkisinin yönetim organlarına verilmesi genel bir anlamda olmayıp Yasa'dagösterilen sınırlarla özel yöntemler içindedir.
Bu nedenlerle soruşturmanın yönetim organlarınca yapılmasının,Anayasa'nın 140. maddesindeki "Hakimlik ve savcılık görevinin meslektenhakim ve savcılar eliyle yürütülmesi"ni öngören kurala da aykırı bir yönüyoktur.
4. Memurların yargılanması ile ilgili soruşturma sonucunda verilenkararlar, yargılamanın gerekliliği (Lüzumu Muhakeme) ve yargılamaya gerekolmadığı (Men'i Muhakeme) biçiminde sonuçlanmaktadır.
İl Yönetim Kurulları'nın İlçe Yönetim Kurulları karan üzerine"yargılamaya gerek olmadığı" yolunda verdikleri kararların kesinolması, yargıçların sanığın suçsuzluğu yönünden verdiği kararlarla eşdeğersonuçlar doğurması yönünden özel bir önem taşımaktadır.
Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat sistemi içinde yeralan
il ve ilçe Yönetim Kurulları ve bu kurulların üyeleri, mahkemeler veyargıçlarda bulunması gereken anayasal niteliklerden hiçbirine sahipdeğildirler. Bu nedenle il ve ilçe Yönetim Kurulları, yargısal nitelikte kararveremezler, Anayasa'da açık ve dolaylı bir biçimde yer alan "kanunlakurulma", "tarafsızlık ve bağımsızlık" "açık ve adilyargılama" ilkelerinin mevcut memurların yargılanmasısistemi içindeuygulanma olanağı yoktur.
Yargısal nitelikte sonuçlar doğurabilecek bir kararın sanık,müşteki veya kamu hizmetinin sahibi devlet tarafından merciine itiraz veyabaşka yollarla getirilememesi, kesin sonuçlu karar veren il Yönetim Kurullarınayargı yetkisini kullandırma anlamına gelmektedir.
Bu yönüyle Yasa'nın 6. maddesindeki il Yönetim Kurulu kararlarınakarşı yargı yerine ya da sistemin kendi içinde bulunan Danıştay'a başvuruyolunu kapayan kural, Anayasa'nın yargı yetkisinin ancak bağımsız mahkemelercekullanılabileceği yolundaki 9. maddesi ile herkese geçerli araç ve yollardanyargı mercileri önünde savda bulunma ve savunma yapmak hakkını veren 36.maddesine ve yönetimin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunu açıktutan 125. maddesine aykırıdır. Bu nedenlerle Yasa'nın 6. maddesindeki ilYönetim Kurulu kararlarına karşı yargı yerlerine başvuru yolunu kapayan"Bir meclisin kararlan aleyhindeki itiraz mafevki mecliste. ..... tetkikedilir" biçimindeki bükümün il yönetim kurulu kararlan yönünden iptaligerekir.
Ancak, itiraz yoluna başvuran mahkemece iptali istenilen Yasa'nın6. maddesinin bir bölümü, Anayasa Mahkemesi'nin Resmi Gazete'nin 23.11.1992günlü, 21414 sayısında yayımlanan 27.2.1992 günlü ve Esas 1991/26, Karar1992/11 sayılı kararıyla iptal edildiğinden bu bölüm hakkında yeniden kararverilmesine yer bulunmamaktadır.
5. Yasa'nın 6. maddesinin daha önce iptal edilen hükmü dışındakalan hükümleri ile 1., 2., 3., 4., 5., 7., 13. ve 18. maddeleri, yukarıdayazılan gerekçeler karşısında Anayasa'ya aykırı değildir ve bu maddeleriniptaline yönelik itirazın reddi gerekir.
VI- SONUÇ :
İlk inceleme evresinde verilen sınırlama karan uyarınca incelenen4 Şubat 1329 (1913) günlü, "Memurin Muhakematı Hakkında Kanun"un :
A- 1., 2., 3., 4.,5., 7., 13. ve 18. maddelerinin Anayasa'yaaykırı olmadığına ve bu maddelerin iptaline yönelik itirazın REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
B- 6. maddesinde yer alan "Bir meclisin karan aleyhindekiitiraz mafevki mecliste. . . tetkik edilir." biçimindeki ikinci tümcesininyalnız ilçe Yönetim Kurulu kararlarına yapılan itirazları sonuçlandıran ilYönetim Kurulu kararlarına karşı yargı yolunu kapatması nedeniyle anayasa'yaaykırı olduğuna ve iptaline 27.2.1992 gün ve Esas : 1991/26, Karar : 1992/11sayı ile karar verildiğinden bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,OYBİRLİĞİYLE,
C- 6. maddesinin iptal edilen hükmü dışındaki hükümlerininAnayasa'ya aykırı olmadığına ve iptaline yönelik itirazın REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
27.2.1992 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
Üye
Yavuz NAZAROĞLU
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN