ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1992/16
Karar Sayısı : 1992/17
Karar Günü : 3.3.1992
R.G. Tarih-Sayı :14.05.1992-21228
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Gümüşhacıköy Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 26.4.1961 günlü, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümlerive Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 17.5.1979 günlü, 2234 sayılı Yasa iledeğişik 60. maddesinin Anayasa'nın 2., 5., 26. ve 31. maddelerine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
I- OLAY :
20 Ekim 1991 günlü milletvekili seçimi için yasal izin alarakseçim bürosu kuran sanıkların bu büroların herkesçe görülebilecek ön tarafınacam üzerine ve açığa afiş ve duvar ilânları astıklarının zaptetme tutanaktan,sanıkların ikrarı ve emanete kayıtlı afiş ve ilânlardan anlaşılması üzerinehaklarında 298 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan 16.9.1991 günlü iddianame ilekamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sırasında, Cumhuriyet savcısı tarafından, 298sayılı Yasa'nın sanıklara uygulanacak 60. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuileri sürülmüş, sanıkların da katıldığı bu iddiayı ciddi bulun mahkeme AnayasaMahkemesi'ne başvurma karan vermiştir.
III- YASA METİNLERİ :
A- iptali istenen Yasa Kuralı :
298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri HakkındaKanun'un iptali istenen değişik 60. maddesi şöyledir :
Duvar ilânı ve afişle propaganda yapma yasağı : MADDE 60.-(Değişik : 17.5.1979-2234/1 md.)
Umuma açık veya herkesin görebileceği açık veya kapalı yerlereafiş veya duvar ilanı asmak suretiyle seçim propagandası yapılamaz.
B- İlgili Yasa Kuralı : .
298 sayılı Yasa'nın konuyla ilgili kuralı da şudur :
Propaganda serbestliği ve süresi :
MADDE 49.- (Değişik : 25.8.1961-356/1 md.)
Seçimlerde propaganda, bu kanun hükümleri dairesinde serbesttir.
(Değişik : 10.9.1987-3403/1 md.) Propaganda, oy verme günündenönceki onuncu günün sabahında başlar ve oy verme gününden önceki günün saat18.00'inde sona erer.
C- Dayanılan Anayasa Kuralları :
İtiraz yoluna başvuran mahkemenin iptal istemini dayandırdığıAnayasa kuralları şunlardır :
1. "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millidayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçla belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2. "MADDE 5.- Devletin temel amaç ve görevleri, Türkmilletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyetive demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriylebağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engellerikaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartlanhazırlamaya çalışmaktır."
3. "MADDE 26.- Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yaymahakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veyafikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo,televizyon, sinema veyabenzeri yollarla yapılan yayımların izin sisteminebağlanmasına engel değildir.
Bu hürriyetlerin kullanılması, suçların önlenmesi, suçlularıncezalandırılması, Devlet sim olarak usulünce belirtilmiş bilgilerinaçıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarınınyahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama göreviningereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
Düşüncelerin açıklanması ve yayılmasında kanunla yasaklanmış olanherhangi bir dil kullanılamaz. Bu yasağa aykırı yazılı veya basılı kağıtlar,plâklar, ses ve görüntü bandları ile diğer anlatım araç ve gereçleri usulünegöre verilmiş hâkim karan üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerdekanunla yetkili kılınan merciin emriyle toplattırılır. Toplatma kararını verenmerci bu karanın, yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir. Hâkim buuygulamayı üç gün içinde karara bağlar.
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkindüzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyiaçıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz."
4. "MADDE 31. - Kişiler ve siyasi partiler, kamutüzelkişilerin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarındanyararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartlan ve usulleri kanunladüzenlenir.
Kanun, 13 üncü maddede yer alan genel sınırlamalar dışında birsebebe dayanarak, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlereulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlarkoyamaz."
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilkinceleme toplantısında; ilk inceleme raporu, başvuru karan ve ekleri, iptaliistenilen Yasa kuralıyla dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri veilgili öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü :
298 sayılı Yasa'nın "propaganda serbestliği ve süresi"başlıklı değişik 49. maddesinde, seçimlerde propagandanın bu kanun hükümleridairesinde serbest olduğu belirtildikten sonra, "propaganda, oy verme günündenönceki onuncu günün sabahında başlar ve oy verme gününden önceki günün saat18.00'inde sona erer" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Yasa'nın değişik 60.maddesinde ise, umuma açık veya herkesin görebileceği açık veya kapalı yerlereafiş veya duvar ilânı asmak suretiyle seçim propagandası yapılamayacağı hükmebağlanmıştır.
iki maddenin birlikte incelenmesinden 60. maddede düzenlenenpropaganda yasağının ancak 49. madde ile belirli "propaganda süresi"içinde geçerli olabileceği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle 20.10.1991 günlü milletvekili seçimleri için 10.11.1991gününde başlayan propaganda süresi dışında 13.9.1991 gününde meydana gelenolaya, 298 sayılı Yasa'nın iptali istenen değişik 60. maddesi uygulanamaz.
Bir mahkemenin Anayasa'ya aykırı görerek iptali istemiyle AnayasaMahkemesi'ne götüreceği yasa kuralının bakmakta olduğu davada uygulanacak kuralolması, Anayasa'nın 153. maddesinin birinci ve 2949 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrasınıngereğidir. Bu zorunluluğa aykırı başvuruların kabulü olanaksızdır. Bakmaktaolduğu davada uygulanması söz konusu olmayan bir kuralın iptalini istemeyemahkemeler yetkili değildir.
İtiraz yoluna başvuran yerel mahkemenin istemi bunedenlereddedilmelidir.
SONUÇ :
Anayasa'nın 152. maddesinin birinci fıkrası ile 2949 sayılıYasa'nın 28. maddesi karşısında uygun bulunmayan İtirazın başvuran mahkemeninyetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Güven DİNÇER ile Servet TÜZÜN'ün karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
3.3.1992 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
Üye
Yavuz NAZAROĞLU
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1992/16
Karar Sayısı : 1992/17
Özel nitelikteki bazı tür cezai hükümlerin uygulanması belirlihukuk rejimleri içinde mümkündür. Bu tip cezai hükümleri düzenleyenkanunlardaki fevkalade ve zaman sınırlı hukuki rejimlerin yürürlüğe konulmasıile bunların getirdiği cezai yaptırımlar uygulanabilirlik kazanırlar. Millikorunma, sıkıyönetim ve olağanüstü hal uygulamalarını düzenleyen yasalar bukonuda örnek gösterilebilirler.
Seçimleri düzenleyen yasalardaki cezai hükümlerin bir bölümününsüreklilik göstermesine karşın bir bölümü de yalnız yasalarla tesbit edilenseçim süreleri içindeki olaylarla sınırlı olarak uygulama alanına sahiptirler.
Bir ceza kuralının zaman içindeki uygulanabilirliğini ve türünütartışmak toplum adına ceza verme yetkisini kullanarak karar veren ve o hükmüuygulayan mahkemeye ve yargı düzenine aittir.
Anayasa yargısında uygulanacak kural kavramı, hukuki uyuşmazlığınçözümündeki temel kural anlamındadır. Ceza mahkemesinin uygulayacağı kural,propaganda yasağıdır. Bu yasağın seçim süresi ile sınırlı olup olmadığı türündebir yorum, ceza yargılaması ile ilgili bir konudur. Anayasa yargısındauygulanacak kural araştırması anlamında bile olsa davayı karara bağlayacakmahkemenin yerine geçerek ceza davasının sonucunu tayin edecek tarzda kararverilemez.
Seçimi düzenleyen yaptırımların bütünü içinde uyuşmazlık konusuolayda mahkemece bir mahkûmiyet karan verilebilir veya verilmeyebilir. Ancak,hükme esas olan kural iptali istenen kuraldır.
Bu sebepten iptali istenen kuralın uyuşmazlıkta uygulanacak kuralolmadığı yolunda verilen karara karşıyız.
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Servet TÜZÜN