ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1992/3
Karar Sayısı : 1992/23
Karar Günü : 31.3.1992
R.G. Tarih-Sayı :24.07.1993-21647
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Giresun Ağır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 12.4.1991 günlü, 3713 sayılı "TerörleMücadele Kanunu"nun geçici 4. maddesinin (b) bendinin Türk Ceza Kanunu'nun416/1. maddesi yönünden Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıylaiptali istemidir.
I- OLAY :
Hükümlü, Türk Ceza Yasası'nın 429/1, 416/1, 80, 418/2, 59/2. ve81. maddeleri uyarınca verilen onbir yıl onsekiz ay altmış gün ağır hapiscezasının beşte birini çekmesi halinde meşruten tahliye edilmesine olanak veren3713 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinin kendisine uygulanmasını önleyen aynıYasa'nın geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali içinAnayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını istemiştir. Anayasa'ya aykırı olduğunuileri sürmüş, Cumhuriyet Savcısı da aynı görüşe katılmıştır.
Giresun Cumhuriyet Savcılığı'nın görüşünü alan mahkeme, Anayasa'yaaykırılık savını ciddi bularak (b) bendinin "Türk Ceza Kanunu'nun ...416/ilk ..." bölümünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ :
A. İptali İstenen Yasa Kuralı :
3713 sayılı Yasa'nın geçici 4. maddesinin, itiraz konusu bölümü deiçeren (b) bendi ile bu bentle bağlantılı kurallar şöyledir:
"GEÇİCİ MADDE 4.- 8.4.1991 tarihine kadar;
a)..........
b) Türk Ceza Kanunu'nun 125, 146 (son fıkra hariç), 403, 404/1,405, 406, 407, 414, 416/ilk ve 418 inci maddelerine giren suçlarıişleyenler,"
c).........
d).........
Hakkında bu Kanunun geçici 1 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.Ancak, bu maddede sayılan suçlar dolayısı ile verilen ölüm cezaları yerinegetirilmez. Bu hükümlüler hakkında;
Ölüm cezasına hüküm giyenler 20 yıllarını; müebbet ağır hapiscezasına hükümlüler 15 yıllarını; diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalaramahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin 1/3 ünü; çektikleri takdirde iyihalli olup olmadıklarına bakılmaksızın ve talepleri olmaksızın şartlasalıverilirler.
Bu sürelerin tayininde hükümlünün tutuklu kaldığı süreler dehesaba katılır. Bu hükümlüler hakkında 647 sayılı Cezaların İnfazı HakkındaKanunun Ek 2 nci maddesindeki indirim hükümleri uygulanmaz.
Geçici 2 nci madde (son fıkrasındaki Geçici 1 inci maddeye yapılanatıf hükmü hariç) ve Geçici 3 üncü madde hükümleri, bu hükümlüler hakkında dauygulanır."
B. Dayanılan Anayasa Kuralları :
İtiraz gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1. "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millidayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanandemokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2. "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasidüşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Servet TÜZÜN, Mustafa ŞAHİN, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN,Ahmet N. SEZER, Erol CANSEL, Yavuz NAZAROĞLU, Haşim KILIÇ ve Yalçın ACARGÜN'ünkatılmalarıyla 16.1.1992 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, Anayasa'yaaykırı olduğu ileri sürülen yasa kuralları ile dayanılan Anayasa kuralları,bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü :
A. Sınırlama Sorunu :
Salıverilme isteminde bulunan hükümlü Türk Ceza Yasası'nın diğermaddeleri ile birlikte 416/1 maddesi uyarınca cezalandırılmıştır.
3713 sayılı Yasa'nın geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (b)bendinde sayılan suçlar arasında, 416. maddenin ilk fıkrası da yer almaktadır.Mahkeme salıverme istemini karara bağlarken (b) fıkrasının 416/ilk fıkrasındakisınırlamayı gözönünde tutacaktır.
Bu bakımdan itiraz konusu kurala ilişkin esas inceleme, (b) bendiiçin Türk Ceza Yasası'nın "416/ilk" fıkrası hükmüyle sınırlı olarakyapılmalıdır.
B- Hukuksal Durum :
Dava konusu kural;
"Hükümlülerin şartla salıverilmelerine ilişkin genel kural,647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Yasa'nın 19. maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre, TBMM tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine kararverilenler 30 yıllarını; yaşam boyu ağır hapis cezasına hükümlüler 20yıllarını; kişisel özgürlüğü bağlayıcı diğer cezalara mahkum edilmiş olanlarhükümlülük sürelerinin yarısını çekmiş ve Tüzüğe göre iyi durumlu olmalarıkoşuluyla istemde bulunmasalar da şartla salıverilmeden yararlanabilirler.
Bu kuralda, 3713 sayılı Yasa'nın geçici 4. maddesiyle, 8 Nisan1991 gününe kadar işlenen suçlar nedeniyle hükümlüler ve geçici 2. maddesiylede tutuklular yararına değişiklikler yapılmıştır. Aynı Yasa'nın 17. maddesinde,bu Yasa'nın kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar için şartla salıvermedenyararlanabilme koşulları düzenlenmiştir.
Geçici 1. maddeye göre, 8.4.1991 gününe kadar işlenen suçlarnedeniyle verilen ölüm cezaları yerine getirilmeyecek ve bu durumda olanlar 647sayılı Yasa'nın 19. maddesinin öngördüğü 30 yıl yerine on yıllarını, yaşam boyuözgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olanlar 20 yıl yerine 8 yıllarını; özgürlüğübağlayıcı diğer cezalara mahkum olanlar, hükümlülük sürelerinin yarısı yerinebeşte birini çekmekle şartla salıverileceklerdir.
Geçici 4. madde ile Geçici 1. maddeye birinci fıkranın (a), (b) ve(d) bentlerinde sayılan suçlar açısından ayrıklık getirilmiş, şartlasalıvermeden yararlanabilmek için çekilmesi gereken ceza süresi daha uzuntutulmuştur. Bu tür suçlar için verilen ölüm cezaları yerine getirilmeyecek,ancak, bu hükümlüler geçici 1. maddenin öngördüğü on yıl yerine 20 yıllarını;yaşam boyu özgürlüğü bağlayıcı cezaya hükümlüler 8 yıl yerine 15 yıllarını;özgürlüğü bağlayıcı diğer cezalara hükümlüler de cezaların 1/5'i yerine 1/3'üçekmek koşuluyla şartla salıvermeden yararlanabileceklerdir.
Hükümlülerin geçici 1. ve geçici 4. maddeler gereğince şartlısalıverilmeleri için iyi durumlu olup olmadıklarına ve istemlerinebakılmayacaktır.
Geçici 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, bu Yasa'daterör suçlarından sayılan eylemler sonucu, memur ve kamu görevlilerini,görevlerini yaparken ya da sıfatları kalkmış olsa bile bu görevleriniyapmalarından dolayı öldürenler ya da öldürmeye kalkışanlarla bu suçlarakatılanlardan söz edilmektedir.
Geçici 4. maddenin birinci fıkrasının (b) ve (d) bentlerindeyazılı suçları işleyenler hakkında ise Geçici 1. madde uygulanmayacaktır.
Geçici 4. maddenin (c) bendinde sayılan suçları işleyenleri geçici1. maddedeki indirim oranlarından yararlanabilmeleri ise haksız, usulsüz veyolsuz olarak sağladıkları menfaat karşılıklarını ve bunların fer'ilerinizamanaşımına bakılmaksızın ödemeleri koşuluna bağlanmıştır.
"Şartla Salıverilme", "Af" ve Dava KonusuKuralla Getirilen Düzenlemenin Hukuksal Nitelikleri:
Dava konusu kuralın, Anayasa'ya uygunluk yönünden incelenmesinegeçilmeden önce, hukuksal niteliğinin irdelenmesi; için öncelikle "şartlasalıverme" ve "af" kurumları üzerinde durulması gereklidir.
1. Şartla salıverme :
Şartla salıverme, cezanın çektirilmesinin kişiselleştirilmesi,başka bir deyişle, cezaevindeki tutum ve davranışıyla (iyi durumuyla) toplumauyum sağlayabileceği izlenimini veren hükümlünün ödüllendirilmesidir. Suçlununkendisine verilen cezadan daha kısa bir sürede uslanması, eyleminden pişmanlıkduyması ve bunu iyi davranışlarıyla kanıtlaması dumunda, cezaevinde daha fazlakalması gereksiz olabilir. Bu durumda, şartla salıverme infaz sistemindeki enetkili araçtır. Şartla salıverilmenin en önemli öğeleri, cezanın belirli birsüre çekilmiş olması, hükümlünün, bu süre içinde iyi durum göstermesi, şartlasalıverildikten sonra gözetim altında kalması ve şartla salıvermeningereklerine uyulmaması durumunda şartla salıverme kararının gerialınabilmesidir.
2. Af :
Ceza hukukunda, kamu davasını ve cezayı ortadan kaldıran bir nedenolarak kabul edilen "af", nesnel ceza yasaları öznel durumlarauygulanırken ortaya çıkabilecek kimi uygunsuzlukların giderilmesinde, başka birdeyişle cezanın, yasakoyucunun öngörmediği ya da öngörülenden daha şiddetli birsonuç verdiği durumlarda gerekli olabilir. Af, böylece, cezanın istenmeyenetkisini azaltarak ceza adaletine yardımcıdır. Af, toplumdaki çatışmalarınunutulması, kin duygularının önlenmeye çalışılması gibi durumlarda kimi zamanceza siyasetinin uygulama aracı olarak düşünülebilir.
Genel af, (TCY, md.97) kamu davasını ve hükmolunan cezaları bütünsonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırır.
Özel af ise, (TCY, md.98) yalnızca cezaya etkili olan aftır.Hükmolunmuş cezayı kaldırır, azaltır ya da başka bir cezaya çevirir.
3. Dava Konusu Kuralın Hukuksal Niteliği:
3713 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin başlığı "şartlasalıverilme"dir. Başka bir deyişle, bu Yasa kapsamına giren suçlardanmahkumiyetlerde şartla salıverilme bu maddeye göre gerçekleştirilecektir.
3713 sayılı Yasa'nın geçici 1., geçici 2. ve geçici 4.maddelerinde de şartla salıverilmeden söz edilmektedir.
Bu maddeler, 17. maddeden kapsam, çekilecek ceza süresi, iyidurumun aranmaması ve tutukluların da salıverilmeden yararlanabilmelerinedeniyle ayrı bir düzenleme getirmiştir. Geçici 1. ve 4. maddeler arasında dakapsam ve şartlı salıverilmeden yararlanabilmek için çekilmesi gerekli süreaçısından farklılık bulunmaktadır.
Geçici maddelerin ortak özelliği, şartla salıverilme için"iyi hal"in aranmamasıdır. "İyi hal" koşulunun aranmaması,4. madde ile getirilen düzenlemeye bir yönüyle şartlı af görünümü vermekte isede; isteme bağlı olmadan şartla salıverilmeden söz edilmesi, cezanın birbölümünün çektirilmesinin gerekliliği ve daha önemlisi, Türk Ceza Yasası'nın17. maddesindeki koşulların oluşması durumunda şartla salıverme kararının gerialınması olanağının bulunması, öngörülen düzenlemenin, "af"dan çokşartla salıverilmeye benzediğini, kendisine özgü bir nitelik taşıdığınıgöstermektedir.
(b) Bendinin Türk Ceza Yasası'nın 416/ilk Maddesi YönündenAnayasa'ya Aykırılığı Sorunu :
1. Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme :
Dava konusu kural, şartla salıvermeden yararlanabilmek içingenelde çekilmesi gereken ceza sürelerini gösteren geçici 1. maddeden ayrılmış,bu maddede yer alan 10 yıllık, 8 yıllık, 1/5'lik ceza süreleri, maddede sayılansuçlar açısından sırasıyla 20 yıla, 15 yıla ve 1/3'e yükseltilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin önceki kararlarına göre, yasa önünde eşitlik,herkesin, her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Anayasa'nınöngördüğü eşitlik, mutlak anlamda bir eşitlik olmayıp, haklı nedenlerinbulunması durumunda farklı uygulamalara olanak veren bir ilkedir. Ancak, aynıdurumda olanlar için ayrı düzenleme Anayasa'ya aykırılık oluşturur. Kuralıneşitlik ilkesine aykırı olmaması için geçici 1. maddeden ayrılmanın haklı birnedene dayanması gerekir.
Suçlu, topluma uyum zorlukları gösteren ve uyumsuzluğunu suçişlemekle açığa vuran kimsedir. Cezanın caydırıcılığı ve suçlunun toplumla uyumsağlayabilmesi başka bir deyişle topluma yeniden kazandırılması, cezapolitikasının temel ilkelerinden birini oluşturur. Suçun niteliği ve toplumunbuna verdiği önem, cezanın tür ve miktarına esas olur. Bu husus, devletincezalandırma politikasına uygun olarak yasakoyucunun bu konudakideğerlendirmesine ve takdirine göre belirlenir.
Ancak, cezanın infazı, suçlunun topluma uyum sağlamasını vetopluma yeniden kazandırılmasını amaçlar. Bu amacın gerçekleştirilmesi, suçabağlı kalmadan ayrı bir proğramın uygulanmasını gerektirir. Tüm çabalar,suçlunun uyumsuzluğuna neden olan psikolojik, çevresel, sosyal ve kişiseletkenlerin belirli bir infaz proğramı içinde giderilerek, suça yenidenyönelmesini önlemektir. Bu proğram, suça göre değil, suçlunun infaz süresincegösterdiği davranışlarına ve gözlenen iyi durumuna göre düzenlenecektir. Bu dainfazın, mahkumların işledikleri suçlara göre bir ayırıma gidilmeden, aynıesaslara ve belirli bir proğrama göre yapılmasını ve sonuçlarının gözlenmesinigerektirir. Aynı miktar cezayı alan iki hükümlüden birinin, sırf suçunun türünedeniyle daha uzun süre ceza çektikten sonra şartla salıverilmesi, cezalarınfarklı çektirilmesi sonucunu doğurur ve bu iki mahkum arasında eşitsizliğe nedenolur.
Şartla salıvermede çağdaş eğilim, özgürlüğü bağlayıcı cezanınyasalarla belirlenecek bir alt sınırının infaz kurumunda geçirilmesi koşuluyla,suçlunun kişiliğindeki gelişmeleri gözleyerek uygun zamanın belirlenmesiyönündedir. Bu yöntemde işlenen suçun, şartla salıverme açısından belirleyicibir niteliği yoktur.
Böylece infaz yönünden eşit ve aynı durumda bulunan mahkumlararasında şartlı salıverme bakımından ayrı uygulama , Anayasa'nın 10. maddesindeöngörülen yasa önünde eşitlik ilkesine uygun düşmemekte ve bu ayrılığın haklıbir nedeni de bulunmamaktadır.
2. Anayasa'nın 2. Maddesi Yönünden İnceleme : Geçici 4. maddeninbirinci fıkrasının (b) bendi, kimi öğeler getirmesi nedeniyle, maddekapsamındaki kişinin, kendisine daha elverişli koşullar sağlayabilecek, dahagenel nitelikteki kuraldan, başka bir deyişle geçici 1. maddenin öngördüğüşartla salıvermeden yararlanmasını engellediği gibi hükümlüler arasında ayrı veceza infaz hukukunun temel prensiplerine aykırı uygulamalara neden olmaktadır.Suç türünden, suçlunun kişiliğinden ayrı, tümüyle uygulama-yararlanma eşitliğikapsamına giren "indirim"de ayrıklık ve ayrım getirmek, yasakoyucununkesinleşmiş hükümden önceki evreye dönük suça ve suçluya göre uygulamaöngörmesi "şartla salıverme" kavramının hukuksal niteliği ileçelişir. Olayda olduğu gibi aynı süre ağır hapis cezasına hüküm giymiş ikihükümlüden biri geçici 1. maddeye göre mahkum olduğu özgürlüğü bağlayıcıcezanın 1/5'ini cezaevinde geçirmekle iyi durumlu olup olmadığına bakılmaksızınşartla salıverilmekte, geçici 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeyazılı Türk Ceza Yasası maddelerinden hükümlü olan diğerleri ise mahkum olduğubu cezanın 1/3'ünü cezaevinde geçirdikten sonra yine iyi durumlu olupolmadığına bakılmaksızın şartla salıverilebilmektedirler.
Bu durum eşitlik ilkesine açık aykırılık oluşturmaktadır.
Böylece, sonraki Yasa'nın bir tür geçmişi kapsayan, kimihükümlüler bakımından çekilecek cezayı farklılaştırıp ağırlaştırarakAnayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılığı daha belirgin kılan kuralı, ceza infazhukukunun temel ilkelerine ve Anayasa'nın "hukuk devleti" ilkesine deters düşer. Dava konusu kuralların bu yönden de iptali gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yasa'nın geçici 4. maddesininbirinci fıkrasının (b) bendinin Türk Ceza Yasası'nın 416/ilk yönünden iptaligerekir." gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'nin 31.3.1992 günlü, Esas:1991/18, Karar: 1992/20 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Bu nedenle aynı konuda yeniden karar verilmesi gereksizdir.
VI- SONUÇ :
12.4.1991 günlü, 3713 sayılı "Terörle MücadeleKanunu"nun;
A- Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptalineyönelik itiraza ilişkin esas incelemenin, Türk Ceza Yasası'nın 416/İlk maddesihükmüyle sınırlı olarak yapılmasına,
B- Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, Türk CezaYasası'nın 416/İlk maddesi yönünden, Anayasa Mahkemesi'nin 31.3.1992 günlü,Esas: 1991/18, Karar: 1992/20 sayılı kararıyla iptal edilmiş bulunduğundan,AYNI KONUDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
31.3.1992 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
Üye
Yavuz NAZAROĞLU
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN