ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 1992/42
Karar Sayısı : 1992/53
Karar Günü : 22.12.1992
R.G. Tarih-Sayı :06.01.1994-21810
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Midyat Ağır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 12.4.1991 günlü, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nungeçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin Türk Ceza Kanunu'nun 202.maddesinin ikinci fıkrası yönünden Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
I- OLAY :
Türk Ceza Yasası'nın 202/2., 80., 219/son maddeleri gereğinceoniki yıl ağır hapis cezasına hükümlü tarafından Midyat Ağır Ceza Mahkemesi'neverilen 22.6.1992 tarihli dilekçe ile ağır hapis cezasının beşte birini çekmesihalinde meşruten tahliye edilmesine olanak veren 3713 sayılı Yasa'nın geçici 1.maddesinin kendisine uygulanmasını önleyen aynı Yasa'nın geçici 4. maddesininbirinci fıkrasının (c) bendinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasıistenilmiştir.
Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının görüşünü alan Mahkeme,Anayasa'ya aykırılık savını ciddî bularak (c) bendinin Türk Ceza Kanunu'nun202. maddesinin ikinci fıkrası yönünden iptali için 23.6.1992 günlü kararıylaAnayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ :
A. İptali İstenen Yasa Kuralı :
3713 sayılı Yasa'nın iptali istenen kuralı şöyledir :
"Geçici Madde 4.- 8.4.1991 tarihine kadar;
a).........
b).........
c) Türk Ceza Kanununun ikinci kitabının "Devlet İdaresiAleyhinde İşlenen Cürümler" başlıklı üçüncü babında yer alan hükümlereaykırı hareket edenler ile Bankalar Kanununa aykırı hareketle bankalardanhaksız ve usulsüz para alanlar, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibi HakkındaKanun hükümlerine muhalefet ederek menfaat temin edenler; usulsüz, yolsuz vegerçek dışı işlemlerle ihracat,ithalat ve yatırım teşvikleri suretiyle vergiiadesi, prim, kredi, faiz farkı ve benzeri adlarla kamu kaynaklarından haksızmenfaat temin edenler, yukarıda belirtildiği şekilde haksız, usulsüz ve yolsuzolarak sağladıkları menfaat karşılıkları ve bunlarınfer'ilerini zamanaşımınabakılmaksızın ödemedikleri takdirde,
d).........
Hakkında bu Kanunun geçici 1 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.Ancak, bu maddede sayılan suçlar dolayısı ile verilen ölüm cezaları yerinegetirilmez. Bu hükümlüler hakkında;
Ölüm cezasına hüküm giyenler 20 yıllarını; müebbet ağır hapiscezasına hükümlüler 15 yıllarını; diğer şahsî hürriyeti bağlayıcı cezalaramahkûm edilmiş olanlar hükümlülük süresinin 1/3 ünü; çektikleri takdirde iyihalli olup olmadıklarına bakılmaksızın ve talepleri olmaksızın şartlasalıverilirler.
Bu sürelerin tayininde hükümlünün tutuklu kaldığı süreler dehesaba katılır. Bu hükümlüler hakkında 647 sayılı Cezaların İnfazı HakkındaKanunun Ek 2 nci maddesindeki indirim hükümleri uygulanmaz.
Geçici 2 nci madde (son fıkrasındaki Geçici 1 inci maddeye yapılanatıf hükmü hariç) ve Geçici 3 üncü madde hükümleri, bu hükümlüler hakkında dauygulanır."
B. İlgili Yasa Kuralı :
"Geçici Madde 1.- 8/4/1991 tarihine kadar işlenen suçlarsebebiyle;
a) Verilen ölüm cezaları yerine getirilmez. Bu durumda olanlar 647sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 uncu maddesi hükmüne göre çekmelerigereken cezalarının on yılını,
b) Müebbet ağır hapis cezasına hükümlü olanlar çekmeleri gerekencezalarının sekiz yılını,
c) Diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilmiş olanlarhükümlülük süresinin beşte birini,
Çektikleri takdirde iyi halli olup olmadıklarına bakılmaksızın vetalepleri olmaksızın şartla salıverilirler.
Bu sürelerin tayininde hükümlünün tutuklu kaldığı süreler dehesaba katılır.
Bu hükümlüler hakkında 647 sayılı Cezaların İnfazı HakkındaKanunun Ek 2 nci maddesindeki indirim hükümleri uygulanmaz."
C. Dayanılan Anayasa Kuralları :
İtirazın gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır.
1. "MADDE 2.- TürkiyeCumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanandemokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2. "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerî sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Oğuz AKDOĞANLI, İhsanPEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Samia AKBULUT, Haşim KILIÇ ve Yalçın ACARGÜN'ünkatılmalarıyla 8.9.1992 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, Anayasa'yaaykırı olduğu ileri sürülen yasa kuralı ile iptal istemine dayanak yapılanAnayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
A. Dava KonusuFıkranın Anlam ve Kapsamı :
3713 sayılı Kanunun geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (c)bendinde;
- Türk Ceza Yasası'nın 202- 281. maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler,
- Bankalar Kanununa aykırı hareketle bankalardan haksız ve usulsüzpara alanlar,
- 1918 sayılı Kanun hükümlerine muhalefet ederek menfaat teminedenler,
- Usulsüz, yolsuz ve gerçek dışı işlemlerle ihracaat, ithalat veyatırım teşvikleri suretiyle vergi iadesi, prim, kredi, faiz farkı ve benzeriadlarla kamu kaynaklarından haksız menfaat temin edenler hakkında Yasa'nıngeçici 1. maddesinden yararlanabilmeleri için kimi koşullar getirilmektedir.
Buna göre; yukarıda belirtilen hükümlere aykırı hareket edenler,haksız, usulsüz ve yolsuz olarak sağladıkları menfaat karşılıklarını vebunların fer'ilerini zaman aşımına bakılmaksızın ödemedikleri takdirde geçici1. maddeden yararlanamazlar.
B. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu :
Anayasa'nın 38. maddesinde, ceza hukuku alanında yapılacakdüzenlemelerde yasa koyucunun suç ve cezalara ilişkin uyması gereken temelilkeler belirlenmiştir. Suç ve cezalara ilişkin bu ilkelerin gözetilmesikoşuluyla ne tür eylemlerin suç sayılacağı, suç sayılan eylemlere ne kadar vene tür ceza verileceği, nelerin cezayı ağırlaştırıcı ya da hafifletici nedensayılacağı yasa koyucunun takdir alanı içindedir.
Suç ve ceza yönünden sınırları belirtilen bu takdir alanı, cezasisteminin tamamlayıcı bölümünü oluşturan infaz hukuku için de geçerlidir. Bunedenle yasakoyucu, şartla salıverilme de hükümlünün yararlanma koşullarını,suç türüne göre ayrım yaparak zaman içinde toplumsal koşul ve gereklere göreserbestçe farklı biçimde takdir edebilir.
Geçici 4. maddenin (c) bendinde belirtilen suçları işleyenler içinözel salıverme şartlarının öngörülmesi Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılıkoluşturmaz. Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında belirtildiği gibi, yasaönünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamınagelmez. Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik mutlak anlamda bir eşitlikolmayıp,haklı nedenlerin ve ayrı konumların bulunmaması durumunda uygulanacakbir ilkedir.
Geçici 4. maddenin (c) bendinde sayılan suçları işleyenlerin benthükmünde belirtilen şekilde haksız, usulsüz ve yolsuz olarak sağladıklarımenfaat karşılıklarını ve bunların fer'ilerini zamanaşımına bakılmaksızınödemeleri koşuluna tabi tutularak şartla tahliyesini öngören dava konusu kuraliçin yasakoyucuyu farklı düzenlemeye yönelten haklı nedenler vardır. Toplumdüzeni ve kamu yararı gözetilerek suça göre ayrım yapılmış,değişik adlarla kamukaynaklarından haksız menfaat temin edenlerin şartla salıverilmesi için ayrıcasağladıkları menfaat karşılıklarını ve fer'ilerini ödeme koşulu getirilmiştir.
Suçun neden olduğu zararın ödenmesi ile şartla salıverme kurumuarasında ilişki kurulmasının çeşitli örnekleri mevcuttur.
Şartla salıverilmede her türlü zararın ödenmesi koşulu kimiyabancı infaz yasalarında görülmektedir. Verilen zararın veya sağlanan menfaatkarşılığının ödettirilmesinin cezaya ve şartla salıvermeye etkisini düzenleyenkurallar hukukumuzda da mevcuttur. Türk Ceza Yasası'nın 532. maddesinde iadeveya zararın tazmininin kimi koşullarda cezanın tayininde üçte ikiye varanindirim sebebi olarak kabul edilmiştir. 647 sayılı Cezaların İnfazı HakkındaKanun'un şartla salıverilmeyi düzenleyen 19. maddesinde, şartla salıverilmeninhükümlünün maddî gücü nisbetinde kişisel haklarıtazmin etmesi şartına talikedilebileceği öngörülmektedir.
Bu nedenlerle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun geçici 4.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde Türk Ceza Kanunu'nun 202. maddesininikinci fıkrası yönünden Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılıkgörülmemiştir.
VI- SONUÇ :
12.4.1991 günlü, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun geçici 4.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin Türk Ceza Kanunu'nun 202. maddesininikinci fıkrası yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, YektaGüngör ÖZDEN, Mustafa GÖNÜL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER ile Yalçın ACARGÜN'ünkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
22.12.1992 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
Oğuz AKDOĞANLI
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
KARŞIOYGEREKÇESİ
12.4.1991 günlü, 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın geçici 4.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde geçen 1918 sayılı Yasa'ya ilişkinred kararına, 31.3.1992 günlü, Esas 1991/18, Karar 1992/20 sayılı AnayasaMahkemesi kararı için belirttiğimiz gerekçelerle karşıoy kullandık. Bugerekçeyi yinelemekle yetiniyoruz. 22.12.1992
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Yalçın ACARGÜN
KARŞIOYYAZISI
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin gerekçeli kararındananlaşıldığına göre, Türk Ceza Yasası'nın 202/2., 80. ve 219/son maddelerigereğince sonuç olarak 12 yıl ağır hapis, hapis, 1.038.656.-TL. ağır paracezası ile cezalandırılan, memuriyetten sürekli yoksun kılınan ve hakkında TürkCeza Yasası'nın 40. maddesi uygulanan hükümlüyle ilgili ceza infazedilmektedir.
Hükümlü hakkında da 3713 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesindeöngörülen 1/5 oranındaki koşullu salıverme kuralının uygulanması istenmiştir.Ancak, hükümlülüğe esas olan eylem anılan Yasa'nın Geçici 4. maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamındaki "Devlet İdaresi Aleyhinde İşlenenCürümler" faslında yer aldığı için ancak 1/3 oranındaki koşullu salıvermeolanağı sözkonusu olmaktadır. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, hükümlüaleyhindeki bu kuralın, Anayasa'nın 2. maddesindeki "hukukDevleti" ve10. maddesindeki "Yasa önünde eşitlik" ilkelerine aykırı olduğugörüşündedir.
Anayasa Mahkemesi'nin redle sonuçlanan çoğunluk kararına dayalıgerekçesinde özetle şöyle denilmektedir:
Anayasa'nın 38. maddesinde, ceza hukuku alanında yapılacakdüzenlemelerde suç ve cezalara ilişkin olarak yasa koyucunun uyması gerekentemel ilkeler belirlenmiştir. Suç ve ceza yönünden sınırları belirtilen butakdir alanı, ceza sisteminin tamamlayıcı bölümü nü oluşturan infaz hukuku içinde geçerlidir. Koşullu salıverilmeye ilişkin Geçici 1. maddede belirtilensürelere ek olarak Geçici 4. maddenin (c) bendinde belirtilen suçlarıişleyenler için özel Salı verme koşullarının öngörülmesi Anayasa'nın eşitlikilkesine aykırılık oluşturmaz. İtirazlı kuralda sayılan suçları işleyenlerinbent hükmünde belirtilen biçimde haksız, usulsüz ve yolsuz olarak sağladıklarıyarar karşılıklarını ve bunların türevlerini zamanaşımına bakılmaksızınödemeleri koşuluna bağlı tutularak koşullu salıverilmelerini öngören dâvakonusu kural için yasakoyucuyu ayrık düzenlemeye yönelten haklı nedenlervardır.
Toplum düzeni ve kamu yararı gözetilerek suç durumuna göre ayırımyapılmış, değişik adlarla kamu kaynaklarından haksız yarar sağlayanlarınkoşullu salıverilmeleri için ayrıca ödeme koşulu getirilmiştir.
Hemen işaret etmek gerekir ki, Anayasa Mahkemesi, 3713 sayılıTerörle Mücadele Yasası'nın Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendineilişkin 22.12.1992 tarihli bu RED kararından tahminen bir yıl önce, yani8.10.1991 günlü, Esas: 1991/34, Karar: 1991/34 sayılı kararında ise, aynıYasa'nın 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki benzer düzenlemeyi,Anayasa'nın 2. maddesindeki "hukuk Devleti" ve 10. maddesindeki"Yasa önünde eşitlik" ilkelerine aykırı bularak İPTAL etmiştir. Karşıoyumuzugüçlendiren iptal gerekçesini aynen aktarmayı zorunlu ve yararlı görmekteyiz:
"Suçlu, topluma uyum güçlüğü gösteren ve uyumsuzluğunu suçişlemekle açığa vuran kimsedir. Cezanın caydırıcılığı ve suçlunun topluma uyumsağlayabilmesi, başka bir deyişle topluma yeniden kazandırılması, cezapolitikasının temel ilkesini oluşturur. Toplumun suça verdiği önem ve suçunağırlığı, cezanın farklılaştırılmasına ya da ağırlaştırılmasına esas olur. Buhusus, devletin cezalandırma
politikasına uygun olarak yasakoyucunun bu konudaki değerlendirmesive takdiriyle belirlenir.
Ancak, cezanın çektirilmesi, işlenen suçun türüne bağlıolmaksızın, suçlunun topluma uyum sağlamasını ve topluma yenidenkazandırılmasını amaçlar.
Bu amacın gerçekleştirilebilmesi, suça bağlı kalmadan ayrı birprogramın uygulanmasını gerektirir. Tüm çabalar, suçlunun uyumsuzluğuna nedenolan psikolojik, çevresel, sosyal ve kişisel etkenlerin belirli bir infazprogramı içinde giderilerek, suça yeniden yönelmesini önlemektir. Bu program,suça göre değil, suçlunun infaz süresince gösterdiği davranışlarına ve gözleneniyi durumuna göre düzenlenecektir. Bu da infazın, mahkûmların işlediklerisuçlara göre bir ayırıma gidilmeden, aynı esaslara ve belirli bir programa göreyapılmasını ve sonuçlarının gözlenmesini gerektirir. Aynı miktar cezayı alaniki hükümlüden birinin, sırf suçunun türü nedeniyle daha uzun süre cezaçektikten sonra şartla salıverilmesi, cezaların farklı çektirilmesi sonucunudoğurur ve bu iki mahkûm arasında eşitsizliğe neden olur.
Şartla salıvermede çağdaş eğilim, özgürlüğü bağlayıcı cezanınyasalarda belirlenecek alt sınırının infaz kurumunda geçirilmesi koşuluyla,suçlunun kişiliğindeki gelişmeleri gözleyerek uygun zamanın belirlenmesiyönündedir. Bu yöntemde işlenen suçun, şartlasalıverme açısından belirleyicibir niteliği yoktur.
Böylece, infaz yönünden eşit ve aynı durumda bulunan mahkûmlararasında şartlı salıverme bakımından ayrı uygulama, Anayasa'nın 10. maddesindeöngörülen "yasa önünde eşitlik" ilkesine uygun düşmemekte ve buayrılığın haklı bir nedeni de bulunmamaktadır." (AMKD 27/2, s.578-579)
Anayasa Mahkemesi, "yasa önünde eşitlik" ilkesineaykırılığı daha belirgin kılan, kimi hükümlüler bakımından çekilecek cezayıfarklılaştırıp ağırlaştıran dâvalı kuralı, infaz hukukunun temel ilkelerine veAnayasa'nın "hukuk Devleti" ilkesine de aykırı bulmuştur. (AMKD 27/2,s.579-580)
Görülüyor ki, Anayasa Mahkemesi, aynı Yasa'nın aynı Geçicimaddesinin eş amaçlı ve koşut konumdaki dâvalı iki kuralı hakkında on aylık birarayla birbiriyle çelişen iki karar vermiştir. İlk kararda infaz hukukununinsancıl, çağdaş, uygar ve evrensel ilkeleri gerekçeye dayanak oluşturmaktadır.İkinci kararda ise, zorlayıcı bir yorumla, "toplum düzeni" ve"kamu yararı" ögelerinin, gerekçenin eksenini oluşturmasıistenmiştir. Aksi yönde sonuçlar doğuran bu durum, Anayasa Mahkemesikararlarının toplum katındaki saygınlık değerlendirmelerine temel olanölçütlerden "tutarlılık", "süreklilik" ve"güvenirlilik" özelliklerini gölgelemektedir. Oysa, "... suçuntürüne bağlı olmaksızın, suçlunun topluma uyum sağlamasını ve topluma yenidenkazandırılmasını..." amaçlayan bir ceza infaz yönteminde, en az RED ilesonuçlanan ikinci karardaki kadar "toplum düzeni"ne sağlıklı bir katkınınve çok boyutlu bir "kamu yararı"nınvarlığı yadsınamaz.
3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın koşullu salıverilmeyeilişkin Geçici 1. maddesinde belirlenen sürelere ek olarak, Geçici 4. maddenin(c) bendinde sayılan suçları işleyenler için özel salıverilme koşullarınınöngörülmesi, suçun türüyle cezanın çektirilmesini özdeşleştiren bir yanlışıberaberinde getirmektedir. Davalı kuralda belirtilen suçlar dolayısıyla"... kamu kaynaklarından haksız menfaat temin edenler, yukarıdabelirtildiği şekilde haksız, usulsüz ve yolsuz olarak sağladıkları menfaatkarşılıkları ve bunların fer'ilerini zamanaşımına bakılmaksızın ödemedikleritakdirde, ..." haklarında bu Yasa'nın Geçici 1. maddesiyle getirilen vehükümlülük sürelerinin beşte birini tamamlamaları halinde de koşullu salıverilmehükmünün uygulanmaması, kuşkusuz kamu kaynaklarına verilen yararınödettirilmesini amaçlamaktadır. Ancak, bunu ceza tehdidine dönüştürerek, zararıödeme olanağı bulunanla bulunmayan hükümlüler arasında eşitsizliğe yol açmanın,hukuk devleti ilkesi ile bağdaşır yanı yoktur.
Açıklanan nedenlerle 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nınGeçici 4. maddesinin özel salıverilme koşullarını öngören ve itiraz yoluylaiptali istenen (c) bendini Anayasa'nın 2. maddesindeki "hukukDevleti" ve 10. maddesindeki "yasa önünde eşitlik" ilkeleri neaykırı gördüğümden iptali gerekeceği düşüncesiyle çoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Mustafa GÖNÜL
KARŞIOYYAZISI
25.12.1991 günlü, Esas:1991/49, Karar:1991/54 sayılı kararnedeniyle yazdığım Karşıoy Gerekçesini bu karar için de tekrarlıyorum.
Üye
Selçuk TÜZÜN
KARŞIOYGEREKÇESİ
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun geçici 4. maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi, Anayasa Mahkemesi'nin 19.7.1991 gün, 1991/15-22sayılı, 8.10.1991 gün, 1991/34-34 sayılı ve 8.10.1991 gün, 1991/36-35 sayılıiptal kararlarında belirtilen gerekçelerle Anayasa'ya aykırıdır; iptaligerekir. Bu nedenlerle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 22.12.1992
Üye
Ahmet N. SEZER