ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 1992/43
Karar Sayısı : 1992/49
Karar Günü : 21.10.1992
R.G. Tarih-Sayı :06.01.1994-21810
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 14.4.1991 tarihli "Terörle MücadeleKanunu"nun geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin Türk CezaKanunu'nun 416/1 maddesi yönünden Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
I- OLAY :
Hükümlü, Türk Ceza Yasası'nın 416/1 ve diğer maddeleri uyarıncaverilen dört yıl, yirmi ay, yirmialtı gün ağır hapis cezasının beşte biriniçekmesi halinde meşruten tahliye edilmesine olanak veren 3713 sayılı Yasa'nıngeçici 1. maddesinin kendisine uygulanmasını önleyen aynı Yasa'nın geçici 4.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali için Anayasa Mahkemesi'nebaşvurulmasını istemiştir.
Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın görüşünü alan mahkemeAnayasa'ya aykırılık savını ciddi bularak (b) bendinin "Türk CezaKanunu'nun 416/ilk bölümünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'nebaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ :
A. İptali İstenen Yasa Kuralı :
GEÇİCİ MADDE 4.- 8.4.1991 tarihine kadar;
a) .....
b) Türk Ceza Kanunu'nun 125, 146(son fıkra hariç), 403, 404/1,405, 406, 407, 414, 416/ilk ve 418 inci maddelerine giren uçları işleyenler,
c) .....
d) .....
Hakkında bu Kanunun geçici 1 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.Ancak, bu maddede sayılan suçlar dolayısı ile verilen ölüm cezaları yerinegetirilmez. Bu hükümlüler hakkında; Ölüm cezasına hüküm giyenler 20 yıllarını;müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 15 yıllarını; diğer şahsî hürriyetibağlayıcı cezalara mahkûm edilmiş olanlar hükümlülük süresinin 1/3 ünü;çektikleri takdirde iyi halli olup olmadıklarına bakılmazsızın ve talepleriolmaksızın şartla salıverilirler.
Bu sürelerin tayininde hükümlünün tutuklu kaldığı süreler dehesaba katılır. Bu hükümlüler hakkında 647 sayılı Cezaların İnfazı HakkındaKanunun Ek 2 nci maddesindeki indirim hükümleri uygulanmaz.
Geçici 2 nci madde (son fıkrasındaki Geçici 1 inci maddeye yapılanatıf hükmü hariç) ve Geçici 3 üncü madde hükümleri, bu hükümlüler hakkında dauygulanır."
B. Dayanılan Anayasa Kuralı :
İtirazın gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır.
1. "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanandemokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2. "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeblerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Mustafa GÖNÜL, MustafaŞAHİN, Oğuz AKDOĞANLI, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N.SEZER, Samia AKBULUT ve Haşim KILIÇ'ınkatılmalarıyla 21.10.1992 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında konununözelliği nedeniyle başka hususlar üzerinde durulmaksızın işin esastanincelenmesi uygun bulunarak başvuru kararı ve ekleri, Anayasa'ya aykırı olduğuileri sürülenyasa kuralı ile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçelerive öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A. Sınırlama Sorunu :
Salıverilme isteminde bulunan hükümlü Türk Ceza Yasası'nın diğermaddeleri ile birlikte 416/1 maddesi uyarınca cezalandırılmıştır. 3713 sayılıYasa'nın geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan suçlararasında, 416. maddenin ilk fıkrasıda yer almaktadır. Mahkeme salıvermeistemini karara bağlarken (b) fıkrasının 416/ilk fıkrasındaki sınırlamayıgözönünde tutacaktır.
Bu bakımdan itiraz konusu kurala ilişkin esas inceleme, (b) bendiiçin Türk Ceza Yasası'nın "416/ilk" fıkrası hükmüyle sınırlı olarakyapılmalıdır.
B- Hukuksal Durum :
Dava konusu kural;
"Hükümlülerin şartla salıverilmelerine ilişkin genel kural,647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Yasa'nın 19. maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre, TBMM tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine kararverilenler 30 yıllarını; yaşam boyu ağır hapis cezasına hükümlüler 20yıllarını;kişisel özgürlüğü bağlayıcı diğer cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülüksürelerinin yarısını çekmiş ve Tüzüğe göre iyi durumlu olmaları koşuluylaistemde bulunmasalar da şartla salıverilmeden yararlanabilirler.
Bu kuralda, 3713 sayılı Yasa'nın geçici 4. maddesiyle, 8 Nisan1991 gününe kadar işlenen suçlar nedeniyle hükümlüler ve geçici 2. maddesiylede tutuklular yararına değişiklikler yapılmıştır. Aynı Yasa'nın 17. maddesinde,bu Yasa'nın kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar için şartlasalıvermedenyararlanabilme koşulları düzenlenmiştir.
Geçici 1. maddeye göre, 8.4.1991 gününe kadar işlenen suçlarnedeniyle verilen ölüm cezaları yerine getirilmeyecek ve bu durumda olanlar 647sayılı Yasa'nın 19. maddesinin öngördüğü 30 yıl yerine on yıllarını, yaşam boyuözgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olanlar 20 yıl yerine 8 yıllarını; özgürlüğübağlayıcı diğer cezalara mahkum olanlar, hükümlülük sürelerinin yarısı yerinebeşte birini çekmekle şartla salıverileceklerdir.
Geçici 4. madde ile Geçici 1. maddeye birinci fıkranın (a), (b) ve(d) bentlerinde sayılan suçlar açısından ayrıklık getirilmiş, şartlasalıvermeden yararlanabilmek için çekilmesi gereken ceza süresi daha uzuntutulmuştur. Bu tür suçlar için verilen ölüm cezaları yerine getirilmeyecek,ancak, bu hükümlüler geçici 1. maddenin öngördüğü on yıl yerine 20 yıllarını;yaşam boyu özgürlüğü bağlayıcı cezaya hükümlüler 8 yıl yerine 15 yıllarını;özgürlüğü bağlayıcı diğer cezalara hükümlüler de cezaların 1/5'i yerine 1/3'üçekmek koşuluyla şartla salıvermeden yararlanabileceklerdir. Hükümlüleringeçici 1. ve geçici 4. maddeler gereğince şartlı salıverilmeleri için iyidurumlu olup olmadıklarına ve istemlerine bakılmayacaktır.
Geçici 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, bu Yasa'daterör suçlarından sayılan eylemler sonucu, memur ve kamu görevlilerini,görevlerini yaparken ya da sıfatları kalkmış olsa bile bu görevleriniyapmalarından dolayı öldürenler ya da öldürmeye kalkışanlarla bu suçlarakatılanlardan söz edilmektedir.
Geçici 4. maddenin birinci fıkrasının (b) ve (d) bentlerindeyazılı suçları işleyenler hakkında ise Geçici 1. madde uygulanmayacaktır.
Geçici 4. maddenin (c) bendinde sayılan suçları işleyenleri geçici1. maddedeki indirim oranlarından yararlanabilmeleri ise haksız, usulsüz veyolsuz olarak sağladıkları menfaat karşılıklarını ve bunların fer'ilerinizamanaşımına bakılmaksızın ödemeleri koşuluna bağlanmıştır.
"Şartla Salıverilme", "Af" ve Dava KonusuKuralla Getirilen Düzenlemenin Hukuksal Nitelikleri:
Dava konusu kuralın, Anayasa'ya uygunluk yönünden incelenmesinegeçilmeden önce, hukuksal niteliğinin irdelenmesi; için öncelikle "şartlasalıverme" ve "af" kurumları üzerinde durulması gereklidir.
1. Şartla salıverme :
Şartla salıverme, cezanın çektirilmesinin kişiselleştirilmesi,başka bir deyişle, cezaevindeki tutum ve davranışıyla (iyi durumuyla) toplumauyum sağlayabileceği izlenimini veren hükümlünün ödüllendirilmesidir. Suçlununkendisine verilen cezadan daha kısa bir sürede uslanması, eyleminden pişmanlıkduyması ve bunu iyi davranışlarıyla kanıtlaması durumunda, cezaevinde dahafazla kalması gereksiz olabilir. Bu durumda, şartla salıverme infazsistemindeki en etkili araçtır. Şartla salıverilmenin en önemli öğeleri,cezanın belirli bir süre çekilmiş olması, hükümlünün,bu süre içinde iyi durumgöstermesi, şartla salıverildikten sonra gözetim altında kalması ve şartlasalıvermenin gereklerine uyulmaması durumunda şartla salıverme kararının gerialınabilmesidir.
2. Af :
Ceza hukukunda, kamu davasını ve cezayı ortadan kaldıran bir nedenolarak kabul edilen "af", nesnel ceza yasaları öznel durumlarauygulanırken ortaya çıkabilecek kimi uygunsuzlukların giderilmesinde, başka birdeyişle cezanın, yasakoyucunun öngörmediği ya da öngörülenden daha şiddetli birsonuç verdiği durumlarda gerekli olabilir. Af, böylece, cezanın istenmeyenetkisini azaltarak ceza adaletine yardımcıdır. Af, toplumdaki çatışmalarınunutulması, kin duygularının önlenmeye çalışılması gibi durumlarda kimi zamanceza siyasetinin uygulama aracı olarak düşünülebilir.
Genel af, (TCY, md.97) kamu davasını ve hükmolunan cezaları bütünsonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırır.
Özel af ise, (TCY, md.98) yalnızca cezaya etkili olan aftır.Hükmolunmuş cezayı kaldırır, azaltır ya da başka bir cezaya çevirir.
3. Dava Konusu Kuralın Hukuksal Niteliği:
3713 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin başlığı "şartlasalıverilme"dir. Başka bir deyişle, bu Yasa kapsamına giren suçlardanmahkumiyetlerde şartla salıverilme bu maddeye göre gerçekleştirilecektir.
3713 sayılı Yasa'nın geçici 1., geçici 2. ve geçici 4.maddelerinde de şartla salıverilmeden söz edilmektedir.
Bu maddeler, 17. maddeden kapsam, çekilecek ceza süresi, iyidurumun aranmaması ve tutukluların da salıverilmeden yararlanabilmelerinedeniyle ayrı bir düzenleme getirmiştir. Geçici 1. ve 4. maddeler arasında dakapsam ve şartlı salıverilmeden yararlanabilmek için çekilmesi gerekli süreaçısından farklılık bulunmaktadır.
Geçici maddelerin ortak özelliği, şartla salıverilme için"iyi hal"in aranmamasıdır. "İyi hal" koşulunun aranmaması,4. madde ile getirilen düzenlemeye bir yönüyle şartlı af görünümü vermekte isede; isteme bağlı olmadan şartla salıverilmeden söz edilmesi, cezanın birbölümünün çektirilmesinin gerekliliği ve daha önemlisi, Türk Ceza Yasası'nın17. maddesindekikoşulların oluşması durumunda şartla salıverme kararının gerialınması olanağının bulunması, öngörülen düzenlemenin, "af"dan çokşartla salıverilmeye benzediğini, kendisine özgü bir nitelik taşıdığınıgöstermektedir.
(b) Bendinin Türk Ceza Yasası'nın 416/ilk Maddesi YönündenAnayasa'ya Aykırılığı Sorunu :
1. Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme :
Dava konusu kural, şartla salıvermeden yararlanabilmek içingenelde çekilmesi gereken ceza sürelerini gösteren geçici 1. maddeden ayrılmış,bu maddede yer alan 10 yıllık, 8 yıllık, 1/5'lik ceza süreleri, maddede sayılansuçlar açısından sırasıyla 20 yıla, 15 yıla ve 1/3'e yükseltilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin önceki kararlarına göre, yasa önündeeşitlik, herkesin, her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez.Anayasa'nın öngördüğü eşitlik, mutlak anlamda bir eşitlik olmayıp, haklınedenlerin bulunması durumunda farklı uygulamalara olanak veren bir ilkedir.Ancak, aynı durumda olanlar için ayrı düzenleme Anayasa'ya aykırılık oluşturur.Kuralın eşitlikilkesine aykırı olmaması için geçici 1. maddeden ayrılmanınhaklı bir nedene dayanması gerekir.
Suçlu, topluma uyum zorlukları gösteren ve uyumsuzluğunu suçişlemekle açığa vuran kimsedir. Cezanın caydırıcılığı ve suçlunun toplumla uyumsağlayabilmesi başka bir deyişle topluma yeniden kazandırılması, cezapolitikasının temel ilkelerinden birini oluşturur. Suçun niteliği ve toplumunbuna verdiği önem, cezanın tür ve miktarına esas olur. Bu husus, devletincezalandırma politikasına uygun olarak yasakoyucununbu konudakideğerlendirmesine ve takdirine göre belirlenir.
Ancak, cezanın infazı, suçlunun topluma uyum sağlamasını vetopluma yeniden kazandırılmasını amaçlar. Bu amacın gerçekleştirilmesi, suçabağlı kalmadan ayrı bir proğramın uygulanmasını gerektirir. Tüm çabalar,suçlunun uyumsuzluğuna neden olan psikolojik, çevresel, sosyal ve kişiseletkenlerin belirli bir infaz proğramı içinde giderilerek, suça yenidenyönelmesini önlemektir. Bu proğram, suça göre değil, suçlunun infaz süresincegösterdiği davranışlarına ve gözlenen iyi durumuna göre düzenlenecektir. Bu dainfazın, mahkumların işledikleri suçlara göre bir ayırıma gidilmeden, aynıesaslara ve belirli bir proğrama göre yapılmasını ve sonuçlarının gözlenmesini gerektirir.Aynı miktar cezayı alan iki hükümlüden birinin, sırf suçunun türü nedeniyledaha uzun süre ceza çektikten sonra şartla salıverilmesi, cezaların farklıçektirilmesi sonucunu doğurur ve bu iki mahkum arasında eşitsizliğe neden olur.
Şartla salıvermede çağdaş eğilim, özgürlüğü bağlayıcı cezanınyasalarla belirlenecek bir alt sınırının infaz kurumunda geçirilmesi koşuluyla,suçlunun kişiliğindeki gelişmeleri gözleyerek uygun zamanın belirlenmesiyönündedir. Bu yöntemde işlenen suçun, şartla salıverme açısından belirleyicibir niteliği yoktur.
Böylece infaz yönünden eşit ve aynı durumda bulunan mahkumlararasında şartlı salıverme bakımından ayrı uygulama , Anayasa'nın 10. maddesindeöngörülen yasa önünde eşitlik ilkesine uygun düşmemekte ve bu ayrılığın haklıbir nedeni de bulunmamaktadır.
2. Anayasa'nın 2. Maddesi Yönünden İnceleme :
Geçici 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi, kimi öğelergetirmesi nedeniyle, madde kapsamındaki kişinin, kendisine daha elverişlikoşullar sağlayabilecek, daha genel nitelikteki kuraldan, başka bir deyişlegeçici 1. maddenin öngördüğü şartla salıvermeden yararlanmasını engellediğigibi hükümlüler arasında ayrı ve ceza infaz hukukunun temel prensiplerineaykırı uygulamalara neden olmaktadır. Suç türünden, suçlunun kişiliğinden ayrı,tümüyle uygulama-yararlanma eşitliği kapsamına giren "indirim"deayrıklık ve ayrım getirmek, yasakoyucunun kesinleşmiş hükümden önceki evreyedönük suça ve suçluya göre uygulama öngörmesi "şartla salıverme"kavramının hukuksal niteliği ile çelişir. Olayda olduğu gibi aynı süre ağırhapiscezasına hüküm giymiş iki hükümlüden biri geçici 1. maddeye göre mahkum olduğuözgürlüğü bağlayıcı cezanın 1/5'ini cezaevinde geçirmekle iyi durumlu olupolmadığına bakılmaksızın şartla salıverilmekte, geçici 4. maddenin birincifıkrasının (b) bendinde yazılı Türk Ceza Yasası maddelerinden hükümlü olandiğerleri ise mahkum olduğu bu cezanın 1/3'ünü cezaevinde geçirdikten sonrayine iyi durumlu olup olmadığına bakılmaksızın şartla salıverilebilmektedirler.
Bu durum eşitlik ilkesine açık aykırılık oluşturmaktadır.
Böylece, sonraki Yasa'nın bir tür geçmişi kapsayan, kimihükümlüler bakımından çekilecek cezayı farklılaştırıp ağırlaştırarakAnayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılığı daha belirgin kılan kuralı, ceza infazhukukunun temel ilkelerine ve Anayasa'nın "hukuk devleti" ilkesine deters düşer. Dava konusu kuralların bu yönden de iptali gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yasa'nın geçici 4. maddesininbirinci fıkrasının (b) bendinin Türk Ceza Yasası'nın 416/ilk yönünden iptaligerekir." gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'nin 31.3.1992 günlü, Esas:1991/18, Karar: 1992/20 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Bu nedenle aynı konuda yeniden karar verilmesi gereksizdir.
V- SONUÇ :
İncelenen, 12.4.1991 günlü, 3713 sayılı "Terörle MücadeleKanunu"nun geçici 4. maddesinde geçen Türk Ceza Yasası'nın "...416/İlk ..." maddesi daha önce Anayasa Mahkemesi'nin 31.3.1992 günlü,Esas. 1991/18, Karar. 1992/20 sayılı kararıyla iptal edildiğinden bu konudaYENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
21.10.1992gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
Oğuz AKDOĞANLI
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ