ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1992/44
Karar Sayısı : 1993/7
Karar Günü : 9.2.1993
R.G. Tarih-Sayı :19.06.1993-21612
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 3.4.1930 günlü 1580 sayılı Belediye Yasası'nın102. maddesinin Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaliistemidir.
I- OLAY
Çat Belediyesi şoförü Turan KARATAŞ, 17.10.1991 günü Belediyeotobüsünü kullanır iken Mustafa EKEN'in kullandığı araç ile çarpışmıştır.
Bu olayda sanıkların ve otobüs yolcularının yaralanmaları üzerineher iki sanığın Türk Ceza Yasası'nın 459. ve 2918 sayılı Yasa'nın 119/2.maddelerine göre cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında CumhuriyetSavcısı, sanık Turan KARATAŞ'ın belediye işçisi olması nedeniyle hakkındakisoruşturmanın 1580 sayılı Belediye Yasası'nın 102. maddesi uyarınca memurlarınyargılanması hakkındaki yasa hükümlerine göre yapılması gerektiğindenbu sanıkhakkındaki dosyanın ayrılmasını isterken söz konusu yasa maddesinin Anayasa'nın10. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme, sanığı da dinlediktensonra istemi ciddi bularak 1580 sayılı Yasa'nın 102. maddesinin Anayasa'nın 10.maddesineaykırı olduğu savıyla, iptali için, 14.7.1992 günü itiraz yolunabaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ :
A- İptali İstenen Yasa Kuralı :
1580 sayılı Belediye Yasası'nın, "Bilumum belediye memurlarıhakkında muhakeme usulü" başlıklı 102. maddesi şöyledir:
MADDE 102.- Belediye reisi ile bilumum belediye memurları vemüstahdemleri vazifelerinden münbais veya vazifelerinin ifası esnasında hadisolan cürümlerinden dolayı Memurin Muhakematı Kanunundaki ahkama tabidir.
B- Dayanılan Anayasa Kuralları :
1- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasidüşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
2- "MADDE 128.- Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğerkamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduklarıkamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğerkamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları,görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğerözlük işleri kanunla düzenlenir. görevlileri hakkında işledikleri iddia edilensuçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalarıdışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlıdır."
Bu kuralda sözü edilen "Memurlar ve diğer kamugörevlileri"nin görevlerinin kapsam ve niteliği Anayasa'nın 128.maddesinde belirlenmiştir.
Burada, Anayasa'nın 128. ve 129. maddelerindeki memurlar ve diğerkamu görevlileri sözcüklerinin, 1580 sayılı Yasa'nın 102. maddesinde yer alanişçi konumundakiler dahil belediyede çalışan şoförleri de içeren"müstahdemleri" sözcüğünü kapsayıp kapsamadığıüzerinde durulmasıgerekmektedir.
Sağlıklı bir sonuca varabilmek için Anayasa'daki konuyla ilgiliyaklaşımların gözönünde bulundurulması gerekir.
Anayasa'nın yürütme bölümünde, "İdarenin esasları","İdare- nin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği" başlığını taşıyan 123.madde sinde, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve idareninkuruluş ve görevlerinin merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarınadayandığı belirtildikten sonra, 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem veişlemlerine karşıyargı yolunun açık olması öngörülmüş ve "İdareninkuruluşu" başlığını taşıyan ayrımdaki 126. maddede "Merkeziidare", 127. maddede ise "Mahalli idareler" kurala bağlanmıştır.
Anayasa'nın 125. maddesinin dördüncü fıkrasında geçen"...Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarakyerine getirilmesi ..." hükmündeki "esaslar" sözcüğü ile 128.maddesinin birinci fıkrasında geçen "Devletin kamu iktisadi teşebbüslerive diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür" hükmünde geçen "genel idareesasları" deyimi, kamu görevinin anayasal dayanağıdır.
Devletin, Anayasa'nın 5. maddesiyle belirlenen temel amaç vegörevleriyle sonraki maddelerde gösterilen yükümlülükleri yerine getirirken buesasların gözönünde bulundurulması, yasal düzenlemelerin de buna uygun olmasıgerekir. İster "merkezden yönetim", ister "yerindenyönetim" esası olsun, hepsi genelde idare çatısı altında ve "idareninbütünlüğü" ilkesi kapsamında aynı esaslara bağlıdır.~
Önemi ve değeri nedeniyle Devletin başlıca görevleri "genelidare esasları"na göre yürütülmektedir.
"Genel idare esasları"na göre yürütülen kamuhizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde kadro esastır. Buhizmetlerin yapısal ve işlevsel özellikleri, onu diğer hizmetlerden ayırır. Bugörevlerde bulunan kimseler, yasaların güvencesi altındadır.
Anayasa'nın 128. maddesinde genel idare esaslarına göre yürütülenkamu hizmetlerine ilişkin asli ve sürekli görevlerin ancak memurlar ve diğerkamu görevlileri tarafından yerine getirileceği belirtilmiştir. Bu görevlerin,kadroya bağlanması dışında, merkezi idare ile statüer bir ilişki içinde olmasıve kamu gücünün kullanılması biçiminde özellikleri görülmektedir.
1580 sayılı Belediye Yasası'nın 102. maddesindeki"müstahdem" sözcüğü 29.3.1943 günlü ve 2/19673 sayılı Belediye Memurve Müstahdemleri Tüzüğü'nün 2. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre,belediyede, yürürlükten kalkan 3656 sayılı Yasa'nın 19. maddesi kapsamına girengörev ve hizmetleri yerine getiren, sözleşmeli ve sözleşmesiz ücret ya daödenti (aidat) veya gündelikli (yevmiyeli) hizmet kabul edenlere"müstahdem" denilmektedir.
İtiraz konusu kuralda yeralan "müstahdem" terimi bubiçimde geniş kapsamlı olup, Borçlar Yasası'nın 55. maddesine paralel olarakbelediyelerce memurlar dışında istihdam edilenlerin tümünü kapsamına alacakniteliktedir. 1475 sayılı Yasa'nın 1. maddesinde işçi, bir hizmet bağıtına(akdine) dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişi olaraktanımlanmıştır.
Buna göre 1580 sayılı Yasa'nın 102. maddesinde sözü edilen veişçileri de kapsamına alan "müstahdemler", biçim ve konumu yönündenAnayasa'nın 128. maddesinde belirtilen nitelikte memur veya diğer kamugörevlilerinden sayılamayacağından, özellikleri nedeniyle "memurlar vediğer kamu görevlileri" için Anayasa'nın 129. maddesinin son fıkrası ilegetirilen güvenceden "müstahdemler"in yararlandırılması olanaksızdır.
Açıklanan nedenlerle söz konusu düzenleme Anayasa'nın 128. ve 129.maddelerine aykırı olduğundan iptali gerekir. Bu durumda incelenen konununAnayasa'nın 10. maddesi ile doğrudan bir ilişkisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ :
3.4.1930 günlü, 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 102. maddesineyönelik itiraza ilişkin esas incelemenin;
A. "...müstahdemleri..." sözcüğüyle sınırlı olarakyapılmasına,
B. Sınırlama kararı gereğince yapılan inceleme sonucunda, memurlardışındaki belediye çalışanlarının görevlerinden doğan ya da görevlerini yerinegetirmeleri sırasında işlenen cürümlerinden dolayı memurların yargılanmasınailişkin hükümlere bağlı tutulmalarının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve bu nedenle"...müstahdemleri..." sözcüğünün İPTALİNE,
C. "...müstahdemleri..." sözcüğünün iptali nedeniyleuygulanmasına olanak kalmayan bu sözcükten önceki "...ve..."sözcüğünün 2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesine gereğince İPTALİNE,
9.2.1993 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Oğuz AKDOĞANLI
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Mustafa BUMİN