ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 1993/16
Karar Sayısı: 1993/24
Karar Günü: 6.7.1993
R.G. Tarih-Sayı :21.08.1993-21675
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 1.3.1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun522. maddesinin son fıkrasında yer alan "Eğer fail bu babın ikincifaslında yazılı cürümlerden birini işlemiş olursa cezayı tenkise mehalyoktur." ibaresinin, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerekiptali istemidir.
I- OLAY :
Karşıyaka Cumhuriyet Savcılığı'nın iki yakınıcıyı saat 23.00sıralarında kollarından çekerek tenha bir sokağa götürüp, tehditle birisinden190 bin, diğerinden 10 bin lirayı zorla aldıkları savıyla sanıklar hakkındaTürk Ceza Yasası'nın 495/1., 64., 497/1. maddelerine göre cezalandırılmalarıiçin açtığı kamudavasına bakmakta olan yerel Mahkeme, uygulama durumundabulunduğu Türk Ceza Yasası'nın 522. maddesinin son fıkrasının Anayasa'ya aykırıolduğuna ilişkin Cumhuriyet Savcılığı savının ciddî olduğu kanısına vararak,iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar vermiştir.
III-YASA METİNLERİ :
A-İptali İstenen Yasa Kuralı :
Türk Ceza Yasası'nın 522. maddesinin son fıkrası şöyledir:
"Eğer fail aynı neviden olun cürümlerden dolayı mükerirbulunur veya bu babın ikinci faslında yazılı cürümlerden birini işlemiş olursacezayı tenkise mahal yoktur."
B-Dayanılan Anayasa Kuralı :
İtiraz gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralı şudur:
"MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce,felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanunönünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
IV-İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Servet TÜZÜN, Mustafa ŞAHİN, İhsanPEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet NSEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN ve MustafaBUMİN'in katılmalarıyla 14.4.1993 günü yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN ve Yalçın ACARGÜN'ün karşıoyları ve oyçokluğuile; sınırlama sorununun ise esas inceleme evresinde ele alınmasına OYBİRLİĞİile karar verilmiştir.
V-ESASIN İNCELENMESİ :
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, Anayasa'yaaykırı olduğu ileri sürülen yasa kuralı ile itiraza dayanak yapılan Anayasakuralı, bunlarla ilgili gerekçeler ve öbür yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A.Sınırlama Sorunu :
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Türk ceza Yasası'nın 522.maddesinin son fıkrasında yer alan "...bu babın ikinci faslında yazılıcürümlerden birini işlemiş olursa..." biçimindeki ibarenin iptaliniistemiştir. Bu ibarenin, içerdiği kapsama göre bütünüyle mahkemenin uygulamaalanına girip girmediği gözetilerek sınırlama yapılmasına ya da yapılmamasınailişkin sorunun çözümü, ilk inceleme kararıyla esas inceleme evresinebırakıldığından bu konu öncelikle ele alınmıştır.
İtiraz yoluyla iptali istenen 522. maddenin son fıkrasına göre,failin, Ceza Yasası'nın 10. Bab'ının İkinci Faslı'nda yazılı cürümlerden birininişlenmesi durumunda, cezasının, 522. maddenin ilk fıkrasına göre indirilmemesidava konusunu ilgilendirmektedir. Mahkemenin elindeki davada, suçun geceleyinişlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında 495. maddenin birinci fıkrası yoluyla497. maddenin birinci fıkrasına göre ceza verilmesi istenmektedir. 497.maddenin birinci fıkrası, suçun "geceleyin" veyamağdurun "silâhile tehdit edilerek" işlenmesi durumunda uygulanma olanağı bulacaktır.Olayda suç gece işlenmesine karşın, silâh tehdidiyle işlenmemiştir. Bu yöndensuçun "silâh tehdidi ile işlenmesi"ne ilişkin kural, mahkemedegörülmekte olan davada uygulanmıyacaktır.
Açıklanan durum karşısında itiraz yoluna başvuran mahkemeniniptalini istediği "...bu babın ikinci faslında yazılı cürümlerden biriişlenmiş olursa..." ibaresinin, bakılmakta olan davada Türk CezaYasası'nın 497. maddesindeki "...geceleyin..." sözcüğüyle uygulamayeri bulunduğu, 497. maddedeki, suçun silâh tehdidiyle işlenmesi durumunda budava için söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Türk Ceza Yasası'nın522. maddesinin son fıkrasında belirtilen yukarıdaki ibarenin iptaline yönelikitiraza ilişkin esas incelemenin, 497. maddedeki "...geceleyin..."sözcüğüyle sınırlı olarak yapılmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
B.Anayasaya Aykırılık Sorunu :
1. İtiraza Konu Olan 522. Maddenin Son Fıkrasının Anlam ve Kapsamı:
Türk Ceza Yasası'nın Onuncu Bab'ı "Mal aleyhinecürümler"e ilişkindir. Bu Bab'ın Birinci Faslı'nda "hırsızlık",İkinci Faslı'nda "Yağma ve yol kesme ve adam kaldırmak" suçları vebunlara verilecek cezalar belirlenmiş; bu Bab'ın Sekizinci Faslı'nda ise, 1-7Fasıllardaöğeleri ve cezaları gösterilen suçlarla ilgili olarak ortak kurallardüzenlenmiştir. 522. maddenin ilk fıkrası, Onuncu Bab'ta açıklanan cürmünkonusu olan şeyin veya verilen zararın kıymetine göre cezalarda arttırmayı yada indirimi öngörmüş; son fıkrası ise, failin, aynı, türden olan cürümlerdendolayı "mükerrir" olması veya bu Bab'ın İkinci Faslı'nda yazılıcürümlerden birini işlemesi durumunda cezanın indirilmiyeceği kuralınıgetirmiştir.
Bakılmakta olan davada, 495. maddede öğeleri belirlenen suçungeceleyin işlenmesi nedeniyle cezası 497. maddeye göre verilecek ve 497. maddede onuncu Bab'ın İkinci Faslı kapsamı içinde kalması nedeniyle 522. maddeninson fıkrasına göre indirim yapılamıyacaktır.
2.Anayasanın 10. maddesi yönünden inceleme:
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, yağma suçunun aynı Bab'ın BirinciFaslı'nda yer alan hırsızlık suçu ile benzer nitelikte bulunduğunu, hırsızlıktamalın değerine göre arttırma ya da indirim yapılmasına karşın, yağma suçlarındaarttırma yapılabildiği halde, 522. maddeninson fıkrasındaki iptali istenenkural nedeniyle indirim yapılamadığını, rüşvet suçlarında bile yapılabilen butür indirimlerin yağma suçlarında uygulanmamasının suçlar arasında verilecekcezalar yönünden eşitsizlik yarattığını, dava konusu olayda cebir, şiddet vetehdit yoluyla alınan paranın 10 bin ve 190 bin TL. gibi günün ekonomikkoşullarına göre küçük bir miktar olduğunu ve bu durumun Anayasa'nın 10. maddesineaykırı düştüğünü ileri sürmektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin bir çok kararında belirtildiği gibi, yasaönünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamınagelmez. Anayasanın öngördüğü eşitlik, mutlak anlamda bir eşitlik olmayıp haklınedenlerin bulunması durumunda farklı uygulamalara olanak veren bir ilkedir.
Suçlu, topluma uyum güçlükleri gösteren ve uyumsuzluğu suçişlemesiyle açığa çıkan kişidir. Cezanın caydırıcılığı ve suçlunun, uyumsağlıyabilecek duruma getirilerek topluma yeniden kazandırılması cezapolitikasının temel amaçlarından birini oluşturur. Toplumun suça verdiğiönem,cezanın miktarını ve türünü belirleyici öğelerden birinin oluşturur. Bu husus,devletin ceza politikası ile güttüğü amaca uygun olarak, bu konudaki değerlendirmesineve takdirine bağlı kalır.
Türk Ceza Yasası'nın "yağma (gasp)" olarak nitelediğisuçlar, aslında kişi üzerinde cebir ya da tehdit kullanılarak yapılanhırsızlıktır. Bu tür suçlarda, hırsızlıkla olduğu gibi yalnız mülkiyet hakkınadeğil ayrıca kişinin beden tümlüğü ve özgürlüğüne de saldırılmaktadır.Yasakoyucu, yağma eylemini suç sayıp ceza öngörmekle, mülkiyet hakkıylabirlikte kişi özgürlüğünü de korumak amacını gütmektedir. Yağma suçunda,zilyetlik ya da mülkiyet hakkını bozma (ihlâl) baskın öğe kabul edilerek bu suçTürk Ceza Yasası'nın mala karşı suçlar bölümüne alınmıştır. Ancak budüzenlemeyağma suçunun "karma suç" niteliğini ortadan kaldırmaz.
Kişi özgürlüğüne, ruh ve beden tamlığıyla mala karşı yönelen veTürk Ceza Yasası'nın Onuncu Bab İkinci Faslı'nda yazılı suçlar için verilecekcezalarda 522. madde nedeniyle indirim yapılamaması, devletin cezapolitikasıyla, suça verdiği önemle, başka bir deyişle takdiriyle ilgili birkonudur. Bu durum, ayrı suçların ayrı kurallara bağlı kalmasının haklı nedeninide oluşturmaktadır.
Tehdit yoluyla alınan malın değerinin düşüklüğü kuşkusuz, sanıklehine cezayı hafifletici takdirî bir neden sayılabilir.
Açıklanan nedenlerle Türk Ceza Yasası'nın 522. maddesinin sonfıkrasında yer alan "...bu babın ikinci faslında yazılı cürümlerden biriniişlemiş olursa..." ibaresinin Anayasanın 10. maddesindeki eşitlik ilkesineaykırı bir yanı bulunmadığından itirazın reddine karar vermek gerekir.
VI- SONUÇ :
A. Esas incelemenin "Türk Ceza Yasası"nın 497.maddesindeki "...geceleyin..." sözcüğü ilişkisiyle sınırlı olarakyapılmasına,
B. Sınırlama kararı uyarınca incelenen Türk Ceza Yasası'nın 522.maddesinin son fıkrasında yer alan "..bu babın ikinci faslında yazılıcürümlerden birini işlemiş olursa cezayı tenkise mahal yoktur." kuralınınAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
6.7.1993 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Oğuz AKDOĞANLI
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI