ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1993/29
Karar Sayısı : 1994/1
Karar Günü : 11.1.1994
R.G. Tarih-Sayı :13.11.1997-23169
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 14.1.1993 günlü, 3863 sayılı "3167 SayılıÇekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun16. Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun"un Geçici MaddesininAnayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Karşılıksız çek düzenlemek suçundan hükümlü KN. hakkındaki hapiscezasının infazı sırasında borcun ödendiği, bu nedenle şikayettenvazgeçildiğinin bildirilmesi üzerine Mahkeme'nin uygulama durumunda olduğu,14.1.1993 gün ve 3863 sayılı Kanun'un geçici maddesinin Anayasa'ya aykırıolduğu savı ve bu maddenin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğuanlaşılmıştır.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenen Yasa Kuralı
14.1.1993 günlü, 3863 sayılı Kanun'un geçici maddesi şöyledir :
"GEÇİCİ MADDE.- Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten öncemahkûmiyet hükmü kesinleşmiş veya hüküm infaz edilmiş ise, yürürlük tarihinitakip eden 3 ay içinde çek tutarının veya karşılıksız kalan bölümünün % 10tazminat ve gecikme faizi ile birlikte muhatap Bankaya veya herhangi birşubesine yatırılması veya yine bu sürede şikâyetten vazgeçilmiş olması halindekamu davası ve cezanın bütün neticeleri ile ortadan kaldırılmasına kararverilir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında dayanılan Anayasa kuralları şunlardır :
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Mustafa GÖNÜL, İhsan PEKEL, SelçukTÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN ve SacitADALI'nın katılmalarıyla 7.9.1993 günü yapılan ilk inceleme toplantısında;dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ait rapor, başvuru kararı ve ekleri, Anayasa'yaaykırılığı öne sürülen yasa kuralları ile aykırılık savına dayanak yapılanAnayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A- Sınırlama Sorunu
Başvuran mahkemenin bakmakta olduğu dava, karşılıksız çek keşideetmek suçundan hükümlünün cezasının infazı sırasında şikayetçinin, çektutarının % 10 tazminat ve gecikme faizi ile birlikte ödendiğinden bahisleşikayetten vazgeçmesi üzerine infazın durdurularak bir karar verilmesineilişkin davada itiraz konusu yasa maddesinin mahkumiyet hükmü kesinleşenleryönünden uygulanacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, itiraz konusu kurala ilişkinesas incelemenin "Mahkumiyet hükmü kesinleşmiş" sözcükleriyle sınırlıolarak yapılmasına karar verilmiştir.
B- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
3863 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle 3167 sayılı Yasa'nın 16.maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek karşılıksız çek verme suçlarında,şikayetten vazgeçilmesi veya paranın ödenmesi hallerinde açılmış olan kamudavasının ve cezanın herhangi bir süreyle sınırlı olmaksızın ortadankaldırılması öngörülmüştür.
İtiraz konusu geçici madde ile de maddenin yürürlüğe girmesindenönce mahkumiyet hükmü kesinleşmiş veya hükmedilen cezaları infaz edilmişolanlar yönünden 3 ay içinde çek tutarının veya karşılıksız kalan bölümünün %10 tazminat ve gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya veya herhangi birşubesine yatırılması veya yine bu sürede şikayetten vazgeçilmesi halinde kamudavasının ve cezanın bütün neticeleri ile ortadan kaldırılması öngörülmüştür.
C- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuruda 3863 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle davanın ve cezanınortadan kaldırılabilmesi için herhangi bir süre öngörülmemiş olmasına karşın,itiraz konusu geçici maddeyle cezası kesinleşenlerin bu olanaktan Yasa'nınyürürlüğe girmesinden sonra 3 aylık bir süre içinde yararlanabilecekleribiçiminde bir kısıtlama getirilmesinin Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlikilkesine aykırı olduğu öne sürülmüştür.
"Kanun önünde eşitlik" başlıklı Anayasa'nın 10.maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefîinanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önündeeşittir" denilmektedir.
Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlıolacağı anlamına gelmez. Yasaların uygulanmasında dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayrılığı gözetilmesi ve bunedenlerle eşitsizliğe yol açılması Anayasa katında geçerli görülemez. Bumutlak yasak, birbirinin aynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını veayrıcalıklı kişi ve toplumların yaratılmasını engellemektedir. Kimiyurttaşların haklı bir nedene dayanarak değişik kurallara bağlı tutulmalarıeşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimikişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve değişik uygulamalarıgerekli kılabilir. Özelliklere, ayrılıklara dayandığı için haklı olan nedenler,ayrı düzenlemeyi aykırı değil, geçerli kılar. Aynı durumda olanlar için ayrıdüzenleme aykırılık oluşturur. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik, eylemli değilhukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrıkurallara bağlıtutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik çiğnenmiş olmaz. Başkabir anlatımla, kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında,yasalara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz. Durumlardakideğişikliğin doğurduğu zorunluluklar, kamu yararıya da başka haklı nedenleredayanılarak yasalarla farklı uygulamalar getirilmesi, Anayasa'nın eşitlikilkesinin çiğnendiğini göstermez.
Suç tarihleri aynı olduğu halde, iki kişiden birinin yargılamasıçeşitli hukukî ve fiilî sebeplerle devam etmesine karşın diğerinin yargılamasısonuçlanıp hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş olabilir. Bu durum çoğu kezyargılanan kişinin istenci dışında da oluşabilir. Bu durumda yargılamasısonuçlanıp mahkûmiyet hükmü kesinleşen bir kişi ancak 3863 sayılı Yasa'nınyürürlüğe girdiği 26.1.1993 tarihinden itibaren 3 ay içinde karşılıksız çıkançek tutarı veya karşılıksız kalan bölümü % 10 tazminat ve gecikme faizi ilemuhatap bankaya veya herhangi bir şubesine yatırması veya yine bu süredeşikayetten vazgeçilmesi halindeceza ve neticelerinden kurtulabilecekken,yargılamaları devam edenler bu olanaktan süre kısıtlaması olmadanyararlanabileceklerdir. Böyle bir düzenlemeyi haklı gösterecek herhangi birneden olmadığı gibi, bunun âdil ve mâkul olduğundan da söz edilemez.
Diğer yandan kamu yararı veya haklı nedenle getirilen farklıdüzenlemelerin; anlaşılabilir, amaçla ilgili, âdil ve makûl olması gerekir.Kamu yararı veya haklı nedene dayanılarak yapıldığı öne sürülen farklıdüzenlemelerin bu üç ölçütten birine uymaması durumunda eşitlik ilkesininkorunduğu söylenemez. İtiraz konusu kuralla, 3863 sayılı Yasa'nın yürürlüğegirdiği 26.1.1993 gününden önce mahkumiyet hükmü kesinleşenler ile bu tarihtehenüz mahkumiyet hükümleri kesinleşmemiş olanlar arasında eşitsizlikyaratıldığı görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu geçici maddenin sınırlamakararı uyarınca incelenen hükmü Anayasa'nın 10. maddesine aykırıdır. İptaligerekir.
2- Anayasa'nın 2. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuruda, itiraz konusu geçici maddenin Anayasa'nın 2. maddesine deaykırı olduğu öne sürülmüştür.
"Cumhuriyetin nitelikleri"nin belirlendiği Anayasa'nın2. maddesinde "Türkiye Cumhuriyeti ... demokratik, lâik ve sosyal birhukuk devletidir" denilmektedir.
Hukuk devleti, eylem ve işlemlerinde Anayasa, yasalar ve hukukungenel ilkeleriyle kendini bağlı sayan devlettir.
Anayasa'nın "yasa önünde eşitlik" ilkesine aykırı düşenbir yasal düzenlemenin Anayasa'nın 2. maddesindeki "hukuk devleti"kavramı karşısında geçerliğini savunmak olanaksızdır. İtiraz konusu kuralıniptali gerekir.
VI- SONUÇ
14.1.1993 günlü, 3863 sayılı "3167 Sayılı Çekle ÖdemelerinDüzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 16 ncı MaddesininDeğiştirilmesine Dair Kanun"un geçici maddesinde yeralan "... 3 ayiçinde ..." ve "... yine bu sürede ..." sözcüklerinin"mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş"ler yönünden İPTALİNE,
11.1.1994 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL