ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1993/32
Karar Sayısı : 1993/32
Karar Günü : 6.10.1993
R.G. Tarih-Sayı :10.11.1993-21754
İPTAL DAVASINI AÇAN : Anamuhalefet (Anavatan) Partisi TürkiyeBüyük Millet Meclisi Grubu adına Grup Başkanı A. Mesut YILMAZ.
İPTAL DAVASININ KONUSU : 8.9.1993 günlü, 21692 Sayılı ResmîGazete'de yayımlanan 501 Sayılı "657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 68inci Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname"nin1. maddesinin Anayasa'nın Başlangıçtaki temel ilkeleri ile 2., 10., 91. ve 128.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
II- YASA METİNLERİ :
A. İptali İstenilen Kurallar:
1 nci maddesinin iptali istenilen 501 sayılı "657 SayılıDevlet Memurları Kanununun Değişik 68 inci Maddesinde Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararname" şöyledir:
"657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 68 incimaddesinde değişiklik yapılması; 24/6/1993 tarihli 3911 sayılı Kanunun verdiğiyetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu'nca 26/8/1993 tarihinde kararlaştırılmıştır.
Madde 1- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 68 incimaddesine (B) fıkrasının (c) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki parağrafeklenmiştir.
"Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı ile Hazine ve DışticaretMüsteşarı için (a) bendinde öngörülen süre 9 yıl olarak uygulanır. Ancak,yüksek öğrenim gördükten sonra özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıklarısürenin 4,5 yılı geçmemek üzere 3/4'ü 9 yıllık sürenin hesabında dikkatealınır."
Madde 2- Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğegirer.
Madde 3- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kuruluyürütür."
B. Dayanılan Anayasa Kuralları:
İptal gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "BAŞLANGIÇ
Ebedî Türk vatan ve milletinin bütünlüğüne ve kutsal TürkDevletinin varlığına karşı, Cumhuriyet devrinde benzeri görülmemiş bölücü veyıkıcı kanlı bir iç savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada,
Türk Milletinin ayrılmaz parçası olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin,milletin çağrısıyla gerçekleştirdiği 12 Eylül 1980 harekâtı sonucunda, TürkMilletinin meşrû temsilcileri olan Danışma Meclisince hazırlanıp, MilliGüvenlik Konseyince son şekli verilerek Türk Milleti tarafından kabul ve tasvipve doğrudan doğruya O'nun eliyle vazolunan bu ANAYASA:
- Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahramanAtatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O'nun inkılâp ve ilkeleridoğrultusunda;
- Dünya milletler ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesiolarak; Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet varlığı, refahı, maddî ve manevîmutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
- Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsızTürk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmağa yetkili kılınanhiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bununicaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
- Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlüksıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetkilerinin kullanılmasından ibaretve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancakAnayasa ve kanunlarda bulunduğu;
- Hiçbir düşünce ve mülahazanın Türk millî menfaatlerinin, Türkvarlığının Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının,
Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği,ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği velâiklik ilkesinin gereği kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikayakesinlikle karıştırılmayacağı;
- Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerdeneşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet vehukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını buyönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
- Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millîsevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet vekülfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirininhak ve hürriyetine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlikduygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı içinde,huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yöndesaygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatanve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur."
2. "MADDE 2.-Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
3. "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
4. "MADDE 91.- Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını,kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazlakararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama dönemininbitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebepolmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisitarafından süre bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğuveya süre bitimine kadar devam ettiği de belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığındatoplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkinhükümler saklıdır.
Kanun hükmünde kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları günyürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki birtarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye BüyükMillet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle veivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulma yankararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnamelerbu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlükten kalkar.Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, budeğişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer."
5. "MADDE 128.- Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğerkamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduklarıkamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğerkamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları,görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğerözlük işleri kanunla düzenlenir.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunlaözel olarak düzenlenir."
C. İlgili Yasa Kuralları :
Dava konusu Kanun Hükmünde Kararname'nin dayanağını oluşturan24.6.1993 günlü, 3911 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu GörevlileriHakkındaki Bazı Kanunlar ile Teşkilat Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına DairYetki Kanunu"
Amaç
MADDE 1.- Bu Kanunun amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerininçalışmalarında etkinliğini artırmak, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli veverimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere bunların malî, sosyal ve diğerhaklarında iyileştirmeler yapmak; yürütme organı bünyesindeki kamu kurum vekuruluşlarının (Genelkurmay Başkanlığı hariç) kuruluş, görev ve yetkilerineilişkin konularda düzenlemelerde bulunmakve Genel, Katma, Özel ve Özerk bütçelibütün kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmaz mallar üzerindeki yönetim vetasarruf esaslarının tespiti; BAĞ-KUR, SSK ve TC. Emekli Sandığı Kanunlarındadüzenlemelerde bulunmak; özelleştirme kapsamına giren kuruluşlarla diğer kurumve kuruluşlar arasındaki ihtilafların çözülmesi esaslarının tespiti; TC. MerkezBankası ve Bankalar Kanunu ile Sigorta Murakabe Kanununda düzenlemeleryapılması için ivedi ve zorunlu hallere münhasır olmak üzere Bakanlar KurulunaKanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermektir.
Kapsam
MADDE 2.- Bu Kanuna göre çıkarılacak Kanun Hükmünde Kararnameler;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurlarla diğer kamugörevlilerinin malî, sosyal ve diğer haklarıyla ilgili olan kanun ve kanunhükmünde kararnamelerde,
b) Kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmalarına ilişkinolarak, kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasında bölünüşüne, bağlı ve ilgilikuruluşlar kurulmasına, mevcut kurum ve kuruluşların birleştirilmesine veyakaldırılmasına, bunların kuruluş biçimlerine, görev, yetki ve yükümlülüklerineait esaslarla bu esaslar çerçevesinde teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesineilişkin hükümlerinde,
c) 28.5.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanunun Beşinci Bölümünde,
d) Genel, Katma, Özel ve Özerk bütçeli bütün kamu kurum vekuruluşlarına ait taşınmaz mallar üzerindeki yönetim ve tasarruf esaslarınıntespiti; BAĞ-KUR, SSK ve TC. Emekli Sandığı Kanunlarında düzenlemelerdebulunmak; özelleştirme kapsamına giren kuruluşlarla diğer kamu kurum vekuruluşlarıarasındaki ihtilafların çözülmesi esaslarının tespiti; TC. MerkezBankası ve Bankalar Kanunu ile Sigorta Murakabe Kanununda,
Yapılacak değişiklik ve yeni düzenlemeleri kapsar.
İlkeler
MADDE 3.- Bakanlar Kurulu, ivedi ve zorunlu durumlara münhasırolmak kaydıyla, 1 inci madde ile verilen yetkiyi kullanırken;
a) Kamu hizmetlerinin verimli ve etkin bir şekilde yürütülmesini;ülkenin ekonomik ve sosyal durumunu dikkate alarak yeterli ve adil bir ücretseviyesini sağlamayı; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin malî, sosyal vediğer haklarında, hizmetin özellik ve gereklerine uygun iyileştirmeler yapmayı,
b) Başbakanlık, bakanlıklar ve bunlara bağlı kuruluşlar eliyle,genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken kamu hizmetlerinde iş bölümü vekoordinasyonun sağlanmasını; bağlı ve ilgili kuruluşlar kurulurken benzerhizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesini ve kaynakkullanımında israfın önlenmesini,
c) 28.5.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanunun Beşinci Bölümün dedeğişiklik yapılırken ülke ekonomisine yararlılık, verimlilik ve kârlılıkesaslarını,
Gözönünde bulundurur.
Yetki Süresi
MADDE 4.- Bu Kanunla Bakanlar Kuruluna verilen yetki, bir yıl süreile geçerlidir. Bu süre içinde Bakanlar Kurulu birden fazla kanun hükmündekararname çıkartabilir.
MADDE 5.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 6.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
III. İLK İNCELEME ve ESASIN İNCELENMESİ :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Güven DİNÇER,Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Mustafa GÖNÜL, Oğuz AKDOĞANLI, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN,Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN ve Sacit ADALI'nınkatılmalarıyla 6.10.1993 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, konununözelliği nedeniyle başka hususlar üzerinde durulmaksızın işinesasına geçilerekincelemenin sürdürülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
İşin esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi ve ekleri, iptaliistenilen Kanun Hükmünde Kararname Kurallarıyla dayanılan Anayasa kuralları,bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü :
A- Kanun Hükmünde Kararname Hakkında Genel Açıklama :
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) Kurumu, 22.9.1971 günlü ve 1488sayılı Yasa ile 1961 Anayasası'nın 64. maddesinde yapılan değişiklik sonucuhukukumuza girmiştir. Bu değişikliğin gerekçesinde "Parlamenterrejimlerde, kanun yapmanın belli usullere uyulmak zorunluluğu sebebiyle zamanaldığı ve gecikmeler meydana getirdiği bir gerçektir. Değişen iktisadî vesosyal şartların gereği olarak bazı hukukkurallarının bu usuller dışındayürürlüğe konulabilmesi çağdaş devlet anlayışının tabiî sonucu olarak karşımızaçıkmaktadır.
Anayasa'nın 5. maddesi hükmünün prensibini bozmamak ve her haldeönceden yasama meclislerince esasları bir kanunla tesbit olunan sınırlariçerisinde kalmak kaydıyla hükümete KHK'ler çıkarma yetkisinin verilmesi ve buyetkiyi düzenleyen hükmün TB.MM.nin genel olarak görev ve yetkilerinibelirleyen 64. maddesine eklenmesi uygun görülmüştür." denilmektedir.KHK'ler, temelde 1961 Anayasası'ndan çok farklı olmamakla birlikte 1982Anayasası'nda kimi yeniliklerle ve fakat benzer gerekçelerle 91. maddededüzenlenmiştir. Böylece, hem yürütme organını güçlendirmek hem de değişenekonomik ve sosyal konuların ortaya çıkardığı sorunlara ivedi çözümler bulmakamacına ulaşılmak istenilmiştir.
Olağan dönemlerde çıkarılan KHK'lerin mutlaka bir yetki yasasınadayanması zorunludur. Yetki Yasası'nın içeriği ve öğeleri de Anayasa'nın 91.maddesinde belirlenmiştir. 87. maddede ise Bakanlar Kurulu'na "bellikonularda" KHK çıkarma yetkisi vermek TBMM'nin görev ve yetkileri arasındasayılmıştır.
Bakanlar Kurulu'nun belli bir konuda KHK çıkarabilmesi içinöncelikle TBMM tarafından kendisine bu konuda yasa ile bir yetkinin verilmişolması gerekir. Bakanlar Kurulu, bir yasa ile önceden yetkilendirilmedikçe,kendiliğinden KHK çıkartamaz. Yasa ile verilen yetkiye dayanılarak çıkartılanKHK, yürürlükteki yasa hükümlerini kaldırabilmekte ve değiştirebilmekte, başkabir anlatımla yasanın hukuksal gücüne sahip bulunmaktadır. Yasama yetkisinin,"kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak" öğelerini içerdiği kuşkusuzdur.KHK, yürürlükteki yasa hükümlerini kaldırabilmekte ve değiştirebilmektedir.
Anayasa'da öngörüldüğü biçimi ile KHK'ler yapısal (organik-uzvî)bakımdan yürütme organı işlemi, işlevsel (fonksiyonel) yönden ise yasama işleminiteliğindedirler. Ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisi verdiği yetkiyi bir yasaile her zaman geri alabileceği gibi kendisine sunulan KHK'leri aynen kabuletmek ya da reddetmek zorunda olmayıp dilediğinde değiştirerek de kabuledebilir. Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin verilmesi, yasayladüzenlemesi gereken konuların yasama alanından çıkarılıp yürütme organınındüzenleme alanına sokulması sonucunu doğurmaz. Bu nedenle, Bakanlar Kurulu'naKHKçıkarma yetkisinin verilmiş olması Anayasa'nın 7. maddesinde öngörülen"Yasama yetkisinin devredilmezliği" ilkesini ortadan kaldırmaz.
Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarılabilmesine yetki veren yasada yeralması zorunlu öğeler Anayasa'nın bu konuya ilişkin 91. maddesinin ikincifıkrasında gösterilmiştir. Buna göre :
"Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnameninamacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazlakararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir." Bundan anlaşılacağı gibiyetki yasası, yürürlüğe konulacak KHK'nin amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanmasüresini ve bu süre içinde birden çok kararname yürürlüğe konulupkonulamayacağını belirtmek zorundadır. Bakanlar Kurulu'na verilen türevselyetki, yasada öngörülen amaç, ilke, kapsam ve süre ile sınırlı bir yetkidir. Ohalde, yetki yasasında Anayasa'nın belirlediği öğelerin belli bir içeriğekavuşturularak somutlaştırılması gerekir.
Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin "bellikonularda" verilebileceği 1961 Anayasası'nın 64. maddesinde açıkçabelirtildiği halde, 1982 Anayasası'nın yetki yasasının sahip olması gerekenöğelerini gösteren 91. maddesinde bu koşul yer almamaktadır. Ancak, 1982Anayasası'nın 87. maddesinde "... Bakanlar Kuruluna belli konularda KanunHükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermek..." TBMM'nin görev ve yetkileriarasında sayılmış bulunmaktadır. Bu nedenle, 91. maddede "bellikonularda" ifadesinin yer almaması bir noksanlık sayılamaz. Çünkü, 87.maddede, Bakanlar Kurulu'na verilecek KHKçıkarma yetkisinin ancak bellikonularda olabileceği açıkça gösterilmektedir. Bu durumda, Türkiye Büyük MilletMeclisi, Bakanlar Kurulu'na ancak belli konularda bu yetkiyi verebilir; herkonuyu kapsayacak biçimde bir KHK çıkarma yetkisi veremez. KHK'nin konusununyetki yasasında belirlenmesi zorunludur. Yetki, somutlaştırılmış ve belli birkonuda tanınmalıdır. Bakanlar Kuruluna sınırları belirsiz bir konuda KHKçıkarma yetkisi verilemez KHK'nin konusu da yetki yasasında belirlenençerçevenin dışına çıkamaz.KHK'nin yetki yasasında belirtilen amaç, kapsam veilkelere de uygun olması gerekir. Verilen yetkinin konusunun yasadagösterilmesi zorunluluğunun bu yasaya dayanılarak yürürlüğe konulan KHK'lerinyetki yasası kapsamı içinde kalıp kalmadıklarının hem yargısal hem de siyasaldenetimlerinin yapılması yönünden çok büyük bir önemi vardır. Yetki Yasası'nınkapsamı dışında yürürlüğe konulan veya başka bir anlatımla yasanın öngörmediğibir konuda düzenleme yapan bir KHK'nin Anayasa'ya aykırı olacağı kuşkusuzdur.
Anayasa'da kimi konuların KHK'lerle düzenlenmesi yasaklanmaktadır91. maddenin birinci fıkrasında "Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak, sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemez." denilmektedir.
Buna göre, Anayasa'nın KHK'lerle düzenlenemeyeceğini belirlediğikonularda TBMM tarafından Bakanlar Kurulu'na düzenlemede bulunması için biryetki verilmesi de olanaksızdır. Verilen yetkinin konusunun belli olmasının,Anayasa'nın 91. maddesindeki "yetki verilemeyecek konular"ı dakapsayıp kapsamadığının incelenebilmesi yönünden de önemi büyüktür.
Bu nedenlerle, Bakanlar Kurulu'nun hangi konularda KHKçıkarabileceği Yetki Yasası'nda açıkça belirtilmeli ve verilen yetki konuyönünden mutlaka belirgin olmalıdır. Anayasa'nın 91. maddesine göre YetkiYasası'nda çıkarılacak KHK'nin "amacı", "kapsamı" ve"ilkeleri"nin de belirtilmesi gerekir. Amaç, Bakanlar Kurulu'nunkendisine verilen yetki ile neleri gerçekleştirmesinin istendiğinibelirlediğinden yetki yasasında KHK'nin amacı da somut olarakaçıklanmalıdır.KHK'nin amacı ve kapsamı da konusu gibi geniş içerikli her yöne çekilebilecekbiçimde genel anlatımlarla gösterilmemeli değişik yorumlamaya elverişliolmamalıdır. KHK'nin yetki yasasında gösterilen amaç ve kapsam doğrultusunda,verilen ilkelere uygun çıkarılıp çıkarılmadığının saptanması hem yargısal hemde siyasal denetim yönünden zorunludur. KHK, yasada gösterilen amacı dışındayürürlüğe konulmuşsa ya da yetkinin kapsamını aşıyorsa veya ilkelere uygundeğilse bu durumu onu yetki yasasınave dolayısıyla Anayasa'ya aykırı düşürür.
Anayasa'ya göre yetki yasasında, Bakanlar Kurulu'na verilenyetkinin süresinin de gösterilmesi zorunludur. Bu zorunluluk, Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin yetkilerini çok uzun bir süre yürütme organına vermektenalıkoymaktadır.
Yasada öngörülen sürenin bitiminden sonra çıkarılan KHK'ninAnayasa'ya aykırı düşeceği kuşkusuzdur. Ancak, yetki süresi içerisindeçıkarılmış olan KHK'ler yasadaki sürenin bitiminden sonra da Türkiye BüyükMillet Meclisi'nce onaylanmış olmasalar da geçerliliklerini korurlar.
Anayasa'nın 91. maddesinde ayrıca "Kanun hükmünde kararnameler,Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamedeyürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, ResmîGazetede yayımlandıkları gün Türkiye BüyükMillet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle veivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayankararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilenkararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlüktenkalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, budeğişikliklerinResmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer." denilmektedir.
B- KHK'nin Yargısal Denetimi :
Anayasa'ya göre KHK'ler Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindenetimine bağlıdırlar. Anayasa'nın 91. maddesinde "Kararnameler, ResmîGazete'de yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnamelerTürkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelik veivedilikle görüşülür." denilmektedir. Öncelik ve ivedilik koşuluyla, yetkiyasalarının gecikmeden çıkarılabilmesi ve çıkarıldıktan sonra da yürürlüğe konulanKHK'lerin aynı biçimde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde karara bağlanmasıistenilmiştir.
Anayasa'da KHK'lerin siyasal denetimi yanında yargısal denetimi deöngörülmüştür. KHK'ler, işlevsel (fonksiyonel) yönden yasama işlemi niteliğindeolduklarında bunların yargısal denetimlerinin yapılması görev ve yetkisi deAnayasa Mahkemesi'ne verilmiştir. Anayasa'nın 148., 150., 151., 152. ve 153.maddeleri hükümlerine göre, KHK'lerin Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarındanuygunluğunu Anayasa Mahkemesi denetler.
KHK'nin yargısal denetiminin sözkonusu olduğunda KHK'nin dayandığıyetki yasasının öncelikle Anayasa'ya daha sonra da KHK'nin kendisinin hem yetkiyasasına hemde Anayasa'ya uygunluğu sorunlarının çözümlenmesi gerekir.Hernekadar, Anayasa'nın 148. maddesinde KHK'lerin yetki yasalarına uygunluğunundenetlemesinden değil yalnızca Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarındanuygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise de, Anayasa'ya uygunlukdenetiminin içerisine öncelikle KHK'nin yetki yasasına uygunluğunun denetimigirer. Çünkü, Anayasa'da, Bakanlar Kuruluna ancak yetki yasasında belirtilensınırlar içerisinde KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. Yetki yasası olmazsa(Anayasa mad.121 dışında) KHK olamaz. Bu yetkinin dışına çıkılması KHK'yiAnayasa'ya aykırı duruma getirir. Böylece, KHK'nin yetki yasasına aykırı olmasıAnayasa'ya aykırı olması ile özdeşleşir. Nitekim, 3268, 3347 ve 3479 sayılıYetki Yasalarına dayanılarak yürürlüğekonulan 335 ve 347 sayılı KHK'lerdayandırıldıkları Yetki Yasalarının kapsamı dışında kalmaları nedeniyle AnayasaMahkemesi'nin 8.2.1989 gün E.1988/38, K.1989/7 ve 16.5.1989 gün E.1989/4,K.1989/23 sayılı kararlarıyla iptal edilmiştir.
Olağanüstü Hal KHK'leri dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa'dan(mad. 121) alırlar. Bu tür KHK'lerin bir yetki yasasına dayanması gereklideğildir. Buna karşın, olağan HKH'lerin bir yetki yasasına dayanmalarızorunludur. KHK'ler, yasa gücünü dayandıkları yetki yasasındanalırlar. Bunedenle KHK'ler ile dayandıkları yetki yasası arasında çok sıkı bir bağ vardır.
Yetki Yasası, KHK ve KHK'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nceaynen ya da değiştirilerek kabulü birbirinden bağımsız işlemler olmayıpAnayasa'da öngörülen bir sürecin değişik aşamalarıdır. KHK'nin yetki yasası ileolan bağı, KHK'yi aynen ya da değiştirerek kabul eden yasa ile kesilir. Buyasa, KHK'yi kendi bünyesine alarak genel anlamda bir yasa niteliğinedönüştürür. Bu nedenle, KHK ile dayandığı yetki yasası arasındaki bağ KHK'ninaynen ya da değiştirilerek yasaya dönüşmesine kadar devam etmektedir. KHK, yasagücünü, dayandığı yetki yasası ile konulan esaslara uygunluğu ve yetkiyasasının da Anayasa'ya uygunluğu varsayıldığı için kazanmaktadır. Yetkiyasasının Anayasa'ya aykırılığının saptanması ya da bu nedenle iptaline kararverilmesi durumunda, bu varsayım gerçekleşmediğinden, bu yasaya dayanılarakçıkartılan KHK Anayasal dayanaktan yoksun kalır. Bu durumda KHK, Anayasa'nınuygun gördüğü ölçünün ötesinde verilen bir yetkinin kullanılması sonucuçıkartılmış olması nedeniyle Anayasa'ya aykırılık oluşturur. KHK; yetkiyasasına ve içeriği yönünden de Anayasa'ya aykırı bulunmasa bile dayandığıyetki yasası Anayasa'ya aykırı ise bu nedenle iptali gerekir.
KHK'nin Anayasa'ya uygun bir yetki yasasına dayanması geçerliliğinön koşuludur. Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan veya dayandığı yetkiyasası Anayasa'ya aykırı olan bir KHK'nin kuralları, içerikleri yönündenAnayasa'ya aykırılık oluşturmasalar bile, Anayasa'ya uygunluğundan sözedilemez.
Öbür yönden, KHK'lerin Anayasa'ya uygunluk denetimleri yasalarındenetimlerinden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde; "Kanunlar Anayasayaaykırı olamaz." denilmektedir. Bu nedenle yasaların denetimde, onlarınyalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. KHK'ler ise konu,amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki yasasına hem deAnayasa'ya uygun olmak zorundadırlar. Bu nedenlerle, KHK kurallarının içerikleryönünden de Anayasa'ya uygunluk denetimininyapılabilmesi için öncelikle ortadaAnayasa'ya uygun bir yetki yasasının varlığı gerekir.
KHK'lerin Anayasa'ya aykırılığı saptanmış ya da bu nedenle iptaledilmiş bir yetki yasasına uygun olup olmadığının incelenmesi ise denetimianlamsız kalır. Çünkü Anayasa'ya aykırı bir yetki yasasına dayanılarakçıkartılan KHK'lerin Anayasa'ya uygun görülmesi olanaksızdır.
Yetki yasasının iptalinin, bu yasaya dayanılarak çıkartılanKHK'lere etkisinin Anayasa'nın 153. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesiuygun değildir. Çünkü, Anayasa'nın 153. maddesindeki "İptal kararlarıgeriye yürümez." kuralına dayanarak, yetki yasasının iptaline ilişkinkararın, Resmî Gazetede yayımı gününe kadar çıkarılan KHK'lerin etkilenmeyeceğibiçiminde bir ilke de konulamaz.
Bütün bu nedenlerle dayandığı yetki yasasının Anayasa'yaaykırılığı saptanan ya da iptaline karar verilen KHK'lerin, Anayasa'nınBaşlangıç'ındaki "Hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilenhürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışınaçıkamayacağı",2. maddesindeki "Hukuk devleti" ilkeleriyle 6. maddesindeki "Hiçkimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisikullanamaz." kuralları ve KHK çıkarma yetkisine ilişkin 91. maddesiylebağdaştırılmaları olanaksızdır.
Bir yetkiyasasına dayanmadan çıkartılan yetki yasasının kapsamıdışında kalan, dayandığı yetki yasasının Anayasa'ya aykırılığı saptanan ya daAnayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilen KHK'lerin anayasal konumlarıbirbirinden farksızdır. Böyle durumlarda KHK'leranayasal dayanaktan yoksunbulunduklarından içerikleri Anayasa'ya aykırı bulunmasa bile dava açıldığındaiptalleri gerekir.
C- 501 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya AykırılığıSorunu :
Dava dilekçesinde 501 sayılı "657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun 68 inci Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun HükmündeKararname"nin 1. maddesinin Anayasa'nın Başlangıçtaki temel ilkeleri ile2., 10., 91. ve 128. maddelerine aykırı olması nedeniyle iptaline kararverilmesi istenilmiştir. Ancak, 2949sayılı "Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun"un 29. maddesi hükmü gereğinceAnayasa Mahkemesi, Anayasa'ya aykırılık konusunda ilgililer tarafından ilerisürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir. İstemle bağlı kalmak koşuluylabaşka bir gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir.
1. maddesi dava konusu edilen 501 sayılı "657 sayılı DevletMemurları Kanununun 68 inci Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında KanunHükmünde Kararname" 24.6.1993 gün ve 3911 sayılı Yetki Yasası'nadayanılarak çıkartılmıştır. KHK'nin dayandığı 3911 sayılı Yetki Yasası ise birbölümünün Anayasa'nın 153. maddesine, kalan bölümünün de Anayasa'nın 7., 87. ve91. maddelerine aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nin 16.9.1993 gün veEsas 1993/26, Karar 1993/28 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Böylece, 501 sayılı KHK anayasal dayanaktan yoksun kalmıştır.
KHK'lerin yargısal denetimi bölümünde açıklanan nedenlerleAnayasa'ya aykırı görülerek iptal edilen 3911 sayılı Yetki Yasası'nadayanılarak çıkarılmış bulunan 501 sayılı KHK'nin 1. maddesi Anayasa'nınBaşlangıç'ında yer alan egemenliği "Millet adına kullanmağa yetkilibulunan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasive bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzenidışına çıkamayacağı", 2.maddesindeki "hukuk devleti", 6. maddedeki "Hiçbir kimse veyaorgan kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.",ilkeleriyle, KHK çıkarma yetkisine ilişkin 91. maddeye aykırıdır. Bu gerekçekarşısında dava dilekçesinde ileri sürülen diğer aykırılık nedenlerin üzerindedurulmaksızın KHK'nin 1. maddesinin iptali gerekir.
Güven DİNÇER, Haşim KILIÇ ve Sacit ADALI bu görüşekatılmamışlardır.
D. KHK'nin 1. Maddesinin İptalinin Öbür Maddelere Etkisi :
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesi ikinci fıkrası hükmüne göre yasanın, KHK'nin veyaİçtüzüğün belirli maddelerinin iptali diğer kimi hükümlerinin veya tümününuygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, Anayasa Mahkemesi, yasa, KHK veya İçtüzüğünsözkonusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptaline karar verebilir.
501 sayılı KHK üç maddeden oluşmaktadır. Dava konusu 1. maddedışında kalan 2. ve 3. maddeler KHK'nin yürürlük tarihi ile yürütülmesineilişkindir.
KHK'nin 1. maddesinin iptal edilmesi karşısında 2. ve 3.maddelerinde uygulanmaması sonucu doğmaktadır. Bu nedenlerle KHK'nin 2. ve 3.maddelerinin de 2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesi ikinci fıkrası gereğinceiptalleri gerekir.
IV. SONUÇ :
26.8.1993 günlü, 501 sayılı "657 Sayılı Devlet MemurlarıKanununun 68 inci Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun HükmündeKararname"nin;
A. 1. maddesinin, Kanun Hükmünde Kararname'nin dayanağınıoluşturan 24.6.1993 günlü, 3911 sayılı Yetki Yasası'nın Anayasa Mahkemesi'nin16.9.1993 günlü Esas 1993/26, Karar 1993/28 sayılı kararıyla iptal edilmişbulunması nedeniyle Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Güven DİNÇER'in"Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'nın 153. maddesindeki AnayasaMahkemesi kararlarının bağlayıcılığı ilkesine aykırılığı nedeniyle iptaligerekir." yolundaki gerekçede değişik oyu, Haşim KILIÇ ile Sacit ADALI'nınkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B. 2. ve 3. maddelerinin yukarıda iptal edilen kural nedeniyleuygulanmasına olanak kalmadığından 2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesi gereğinceİPTALLERİNE, OYBİRLİĞİYLE,
6.10.1993 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Oğuz AKDOĞANLI
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
YalçınACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
DEĞİŞİKİPTAL GEREKÇESİ
Esas Sayısı: 1993/32
Karar Sayısı : 1993/32
I. İptal Kararının Gerekçesine Katılmama Nedenlerim :
İptal gerekçesi, yetki kanununun iptali halinde ona dayanılarakçıkarılan KHK'lerin de başkaca bir Anayasaya uygunluk incelemesi yapılmasınagerek olmadan iptali gerektiği düşüncesine dayanmaktadır:
1- Anayasa Mahkemesi'nin 17.7.1990 tarihli ve E. 1990/1, K.1990/21 sayılı GAP kararında bu konu tartışılmış ve aşağıdaki görüşbenimsenmiştir.
"Anayasa'nın 153. maddesinde, Anayasa Mahkemesi'nin iptalkararlarının geriye yürüyemeyeceği öngörülmüştür. Geriye yürümezlik ilkesi,böylece, Anayasa yargısında benimsenen bir sistem olarak Anayasa'da dayeralmıştır. Ancak öğretide, Anayasa Mahkemesi ve diğer yüksek mahkemekararlarında, geriye yürümezlik ilkesine zaman zaman değişik yorumlargetirilmiştir. İptal kararları, idarî yargıda "bildirici" nitelikteolmasına karşılık günümüz Anayasa yargısında, "kurucu" niteliktekararlardır. Bu yüzden, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının genelde idarîyargı kararları gibi geçmişe değil, geleceğe yönelik olması doğaldır. İptalkararının geriye yürümezliği ilkesi ve bu kararların sonuçları genelde yönetselve yargısal uygulamaya yönelik olmakta, anlam ve etkileri idarece kurulanyönetsel işlemler ya da yargı organları tarafından alınan kararlarla hayatiyetkazanmaktadır. Yönetsel işlemlere karşı açılan iptal davalarının idarî yargı,diğer uyuşmazlıkların adlî yargı yerinde görülmeleri sırasında sorun, yargısalçözümekavuşmaktadır. Yetki yasalarına dayanılarak çıkarılan ve yapısı ve etkileriyönünden yasa benzeri bulunan KHK'lerin Anayasa'ya uygunluğunun denetlenmesiAnayasa Mahkemesi'nin görevi olduğundan yetki yasasının iptalinin, bu dayananKHK'lere etkisi doğrudan Anayasa Mahkemesi'nin değerlendirme alanı içindekalmaktadır.
Yetki yasasının iptalinin, buna dayanılarak çıkartılan KHK'lereetkisi konusunda tek ve kesin bir esas koymaya ve bu doğrultuda yorum yapmayaolanak yoktur. Olayın Anayasa Mahkemesi önüne getiriliş biçimi, yani iptaldavası ya da itiraz yolu ile aykırılık savında bulunulmuş olması değişiksonuçlar ortaya çıkarabilir. Ayrıca, KHK'nin dayandığı yetki yasasının iptalgerekçesi, iptali istenen KHK'nin anayasal durumunu belirleyecektir. Bubakımdan, öncelikle 3479 sayılı Yetki Yasası'nın Anayasa'ya aykırılığınedeniyle iptali gerekçesi üzerinde durmak gerekir."
Bu karar, yetki kanununun iptalinin, buna dayanan KHK'lerinmutlaka iptalinin gerektiği düşüncesini kabul etmemektedir.
3911 sayılı Yetki Kanunu'nun iptal kararı, gerekçede öngörülenkoşullarla yeni bir yetki kanunu hazırlanması yolunu açık tutmuştur.
İptal kararında yetki kanununun iptali konusu dışında herhangi birgerekçenin gözönünde tutulmaması ve tartışılmaması düşüncesine katılmıyorum.
2- Anayasa Mahkemesi'nin KHK'lerle ilgili davalarda yaptığıinceleme bir bütün olarak Anayasa'ya uygunluk denetimidir. Yoksa KHK'nin yetkiyasasına göre incelenip denetlenmesi değildir.
Yetki yasasında verilen yetkinin varlığının ve sınırlarınıntartışılması anayasal yetkinin ve unsurlarının tartışılmasıdır. Bu nedenlerleincelemenin yalnızca yetki yasasının yürürlüğü ile sınırlı tutulması, biçimselunsurların öne çıkarılarak özün ihmali ve sonuç olarak da anayasal denetimindaraltılmasıdır. Anayasa'yauygunluk denetiminde, çeşitli yollardan AnayasaMahkemesi önüne gelen konuların esastan incelenerek bunların üzerindekiAnayasa'ya aykırılık gölgesinin kaldırılması temel yorum kuralı olmalıdır. Buamaçla incelemede şekil unsurlarını ve ön meseleleri olabildiğince azaltarakişin özünün incelenmesi yoluna gidilmelidir.
3- İptal davasına konu edilen KHK, çıkarılmasına yetki veren 3911sayılı Yetki Kanunu iptal edilmeden önce ve yetki yasasının Anayasa'yaaykırılığı hususunda Anayasa Mahkemesi'nce herhangi bir tesbit yapılmadığı veyetkinin eksiksiz var olduğu bir dönemde çıkarılmış ve yürürlüğe girmiştir.
Yetki yasaları, yasama organınca yürütmenin belirli konularda veyasada öngörülen amaç, ilke ve süre ile sınırlı olarak yasal düzenleme yapmaklayetkili kılınmasıdır. Bu hususlar, Anayasamızın 87. ve 91. maddelerinde kuralabağlanmıştır.
Yürütme tarafından yasal düzenleme yetkisinin KHK olarakkullanılması yürütmenin diğer yetkilerinin kullanılmasından farklı değildir.Yetkinin, kullanıldığı gün yasal temeller ve sınırlar içinde kullanılmış olmasıyeterlidir. Yetkinin kullanılmasından sonra yetkili organın yetkisininkaldırılması o organın daha önce yaptığı işlemleri yetki yönünden kusurlu halegetirmez. Ortada yetki yasasına dayanılarak ve yasal usullere görekonulmuş birKHK vardır. Sırf daha sonra kalkan bir yetki nedeniyle KHK'nin Anayasa'yaaykırı sayılması yürütmeye verilen "yetki"nin doğasına ve devletindevamlılığı anlayışına aykırıdır.
4- 3911 sayılı Yetki Yasası'na dayanılarak çıkarılan pek çok KHK,(503, 508, 514, 520 ve 524 sayılı KHK'ler) dayandıkları yetki yasasının iptaligerekçesiyle iptal edildikleri halde Anayasa Mahkemesi'nce altı ay süreyleayrıca yürürlükte bırakılmışlardır.
İptal edilen KHK'lere bir süre yaşam hakkı veren anlayış ile yetkiyasasının iptalinden sonra ona dayanılarak çıkarılan KHK'lerin başka bir nedenve gerekçe aramadan iptali gereğini benimseyen anlayış birbirleriyle çelişkiiçindedirler.
5- Anayasamız, 146-153. maddeleri ile Anayasa'ya uygunlukdenetiminde "dava" esasına dayanan bir denetim biçimini ve yargısalsistemi kabul etmiştir. Bu yüzden, Anayasa Mahkemesi, ancak, Anayasaca yetkilikılınan siyasal organlar veya mahkemelerce önüne getirilen davalarıinceleyebilir. Anayasamız, Anayasa Mahkemesi'nce bir yasanın veya yasakuralınıniptali halinde benzeri bir yasa veya yasa kuralının talep olmadan kendiliğindenincelenip iptaline imkan tanımamaktadır.
3911 sayılı Yetki Yasası iptal edilmesine rağmen bu Yasayadayanılarak çıkarılan pek çok KHK dava edilmediği için yürürlüktedir. Bu durumiptal öncesinde çıkarılan KHK'lerin Anayasa'ya aykırılık yönünden herhangi birrahatsızlık yaratmadığı gerçeğini göstermektedir.
Yukarıdaki nedenlerle iptal kararını, yetki yasasının iptalinedayandıran ve her yönüyle Anayasa'ya uygunluk incelemesine yer vermeyen iptalgerekçesine katılmıyorum.
II- İptal Kararına Katılma Gerekçesi :
1- 21.6.1993 günlü 3911 sayılı "Memurlar ve Diğer KamuGörevlileri Hakkındaki Bazı Kanunlar ile Teşkilat Kanunlarında DeğişiklikYapılmasına Dair Yetki Kanunu"nun dava konusu kararnameye temeloluşturulan hükümleri dahil olmak üzere bütün hükümleri Anayasa Mahkemesi'nin16.9.1993 tarihli ve E. 1993/26, K. 1993/28 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 3911 sayılı kanunla ilgili olarak verdiğiiptal kararında da saptandığı gibi, "...önceki yetki yasalarındakidüzenlemelerle (bu kanunun) konu, amaç, kapsam ve ilke olarak aynı olduğugörülmektedir. İptal edilen 3479 ve 3755 sayılı yetki yasalarının iptalkararlarının gerekçeleri dikkate alınmamıştır.Anayasa Mahkemesi'nin iptalettiği bir yasa ile verilen KHK çıkarma yetkisi aynı konu, amaç, kapsam veilkeyle bu kez dava konusu yasa ile yinelenmektedir."
2- Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında; yasama ve yürütmeorganları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları, buorganların ve idarenin mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremiyeceği vebunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği öngörülmüştür. Anayasa'nın 153.maddesinin son fıkrasında ise; "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetedehemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarınıgerçek ve tüzelkişileri bağlar." denilmektedir. Her iki maddenin birlikteincelenmesinden, kapsamlarını değişik olduğu görülmektedir. 153. madde kapsamı,138. maddeye göre daha geniş olup bağlayıcılık yönünden yargı organlarını daiçerisine almaktadır. Ayrıca, verilen bir yargısal kararın gelecekteki benzerolaylara etkisini kaldırmak veya değiştirmek için yasakoyucunun yeni yasalarçıkartabilmesine 138. madde engeloluşturmaz. 153. madde ise, Anayasa Mahkemesitarafından verilen bir iptal kararı üzerine aynı konunun yeniden düzenlenmesidurumunda yasama organını sınırlayıcı niteliktedir ve iptal kararı yeni yasaldüzenlemelerin temelini oluşturur. Bu yüzden AnayasaMahkemesi kararlarınınyasakoyucu için zaman sınırı tanımayan bir etkisi vardır. Anayasa Mahkemesi'niniptal kararı üzerine yasakoyucu aynı konuda yeni bir düzenleme yapmakistediğinde, yapılacak düzenlemenin iptal kararına ve iptal gerekçesine uygunolması zorunludur. Tersi durumda, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olmaniteliği dolayısıyla Anayasa kurallarının bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesisözde kalır. Oysa Anayasa Mahkemeleri Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğüilkesinin yalnızca sözde bırakmayıp gerçek bir güç durumuna getirme isteğininbir ürünü olarak ortaya çıkmışlardır.
3- Dava konusu KHK'ye dayanak teşkil eden 3911 sayılı kanununiptal edilen hükümleri ile daha önce iptal edilen 3479 ve 3755 sayılıkanunların hükümleri birbirlerinin tekrarı mahiyetindedirler. AnayasaMahkemesi'nce iptal edilen yasa hükümleri 3911 sayılı yasa ile yenidenyasalaştırılmıştır. Sürekli bir biçimde iptal edilen yetki kanunlarınadayanılarak çıkarılan KHK'ler Anayasa'nın 153. maddesindeki "AnayasaMahkemesikararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını,gerçek ve tüzelkişileri bağlar." kuralına aykırılık oluşturur. Bunedenlerle dava konusu 501 sayılı Kararnamenin Anayasa'nın 153. maddesineaykırılığı nedeniyle iptali gerekir.
Güven DİNÇER
Başkanvekili