ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 1993/37
Karar Sayısı: 1993/56
Karar Günü: 7.12.1993
R.G. Tarih-Sayı :26.12.1999-23918
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Karadeniz Ereğlisi 2. Asliye HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 17.2.1926 günlü, 743 sayılı "Türk Kanunu Medenîsi"nin310. maddesinin birinci fıkrasındaki, "Müddeaaleyh, anaya evlenmevadettiği veya münasebeti cinsiye bir cürüm veya nüfuzu suiistimal teşkileylediği takdirde müddeinin talebi üzerine hakim onun babalığına hükmeder"kuralının Anayasa'nın 10., 12. ve 41. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I-OLAY
Tüm sonuçlarıyla babalığa hükmedilmesine ilişkin kararınYargıtay'ca bozulması üzerine Mahkeme, Türk Medenî Kanunu'nun 310. maddesininbirinci fıkrasının iptali istemiyle doğrudan başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Kural
17.2.1926 günlü, 743 sayılı "Türk Kanunu Medenîsi"niniptali istenilen 310. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Müddeaaleyh, anaya evlenme vadettiği veya münasebeti cinsiyebir cürüm veya nüfuzu sui istimal teşkil eylediği takdirde; müddeinin talebiüzerine hâkim, onun babalığına hükmeder."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
2- "MADDE 12.-Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz,devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğerkişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder."
3- "MADDE 41.-Aile, Türk toplumunun temelidir.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocuklarınkorunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulamasını sağlamak için gereklitedbirleri alır, teşkilatı kurar."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Güven DİNÇER,Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Mustafa GÖNÜL, Oğuz AKDOĞANLI, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN,Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN ve Sacit ADALI'nınkatılımlarıyla 6.10.1993 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasına geçilmesine oybirliğiyle karar verildi.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen yasa kuralı ile aykırılık savına dayanak yapılanAnayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, "Türk KanunuMedenîsi"nin 310. maddesinin birinci fıkrasının iptalini talep etmiştir.Fıkrada, babalığa hükmedilmesine ilişkin çeşitli durumlar, düzenlenmektedir.Mahkemenin bakmakta olduğu dava ise evlenme vaadiyle babalığa hükmedilmesiistemidir.
Bu nedenle, 310. maddenin birinci fıkrasına yönelik itirazın fıkradaki"müddeaaleyh, anaya evlenme vadettiği ... takdirde; müddeinin talebiüzerine hâkim, onun babalığına hükmeder" kuralıyla sınırlı olarakincelenmesine 7.12.1993 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
B- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
Türk Medenî Kanunu'nun 310. maddesinin birinci fıkrasında,"müddeaaleyh, anaya evlenme vadettiği veya münasebeti cinsiye bir cürümveya nüfuzu suistimal teşkil eylediği takdirde, müddeinin talebi üzerine hâkim,onun babalığına hükmeder" denilmektedir.
Medenî Kanun'un 297. maddesinde, biri ana ve çocuk yararına nakdîödemeler, diğeri bu ödemelerle birlikte tüm kişisel sonuçlarıyla babalığahükmedilmesine ilişkin olmak üzere iki tür dava düzenlenmiştir.
Tüm kişisel sonuçlarıyla birlikte babalığa hükmolunabilmesi için,anaya evlenme vadedilmiş veya cinsel ilişkinin bir cürüm veya nüfuzu suistimalteşkil etmiş olması koşullarından birinin gerçekleşmesi zorunludur.
C- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10., 12. ve41. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
1- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Mahkeme, evlilik dışı doğan çocuklardan kimileri hakkında tümkişisel sonuçlarıyla birlikte babalığa hükmedilmesine olanak tanınırken,kimilerine bu olanağın tanınmamasının eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğunubelirtmektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde, "Herkes, dil, ırk, renk,cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerleayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veyasınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar" denilmektedir.
"Kanun önünde eşitlik" ilkesi, aynı hukuksal durumdaolanlar için söz konusudur. Bu ilke ile, hukuksal eşitlik öngörülmektedir.Eşitlik ilkesiyle güdülen amaç, aynı hukuksal durumda bulunan kişilerin aynıkurallara bağlı tutulmalarını sağlamak ve yasa karşısında ayrım yapılmasını veayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı hukuksal durumda bulunankişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak eşitliğin çiğnenmesiyasaklanmıştır. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya datopluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Özelliklere, ayrılıklaradayandığı için haklı olan nedenler, ayrı düzenlemeyi eşitlik ilkesine aykırıdeğil, geçerli kılar.
İncelenen kurala göre, evlenme vaadi olmaksızın meydana gelenbirleşmelerden doğan çocuklar için tüm sonuçlarıyla birlikte babalığa kararverilemeyecektir. Oysa ana, evlenme vaadiyle bu ilişkiye girmiş ise tüm kişiselsonuçlarıyla birlikte babalığa hükmedilecektir.
Bu kuralla toplumun temeli olarak anayasal koruma altına alınanailenin serbest birleşmeler nedeniyle zarar görüp dağılmalarının önlenmesi,böylece kamu düzeni ve genel ahlâkın korunması amaçlanmıştır.
Bu nedenle, kural Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
2- Anayasa'nın 12. Maddesi Yönünden İnceleme
Mahkeme, babalığa hükmedilmesi durumunda çocuğun Medenî Kanun'un312. ve 443. maddelerindeki haklardan yararlanarak babasının nüfusunayazıldığını, onun soyadını aldığını ve mirasçısı olduğunu, oysa, itiraz konusumaddenin bu hakları engellediğini ileri sürmüştür.
Anayasa'nın 12. maddesinde, "Herkes, kişiliğine bağlı,dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir"denilmekte; 13. maddesinde ise bu temel hak ve özgürlüklerin kamu düzeninin,genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacıile Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabileceğibelirtilmektedir.
İtiraz konusu kural ile evlenme vaadi olmaksızın meydana gelenbirleşmelerden doğan çocuk yönünden tüm sonuçlarıyla babalığa kararverilememesi nedeniyle kimi temel hakları, kamu yararı, kamu düzeni ve genelahlâkın korunması amacı ile sınırlandırılmaktadır.
Ancak, toplumun temeli olan aileyi korumaya yönelik bu sınırlama,demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğundan Anayasa'nın 12. ve 13.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
3- Anayasa'nın 41. Maddesi Yönünden İnceleme
Mahkeme, Anayasa'nın 41. maddesiyle çocukların korunması içingerekli önlemleri alma görevinin Devlete verildiğini, evlilik dışı doğan çocuklababa arasındaki nesep bağını engelleyen itiraz konusu yasa kuralınınAnayasa'nın bu maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Anayasa'nın 41. maddesinde, "Aile, Türk toplumunun temelidir.Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması veaile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirlerialır, teşkilatı kurar" denilmektedir.
Madde gerekçesinde de, "Ailenin sosyal yapısının yanı başındabugün millet hayatında oynadığı rol, onun korunması yolunda bir hükmünAnayasada yer almasını zorunlu kılmıştır. Ailenin korunması fikrinin, herşeyden önce Medenî Kanun anlamında evliliklerin kurulmasını yaygınlaştırmak vekolaylaştırmak olduğu şüphesizdir. Çünkü medenî olmadan bir ailedenbahsedilemez. Aile ahlâkî bir çevredir. Aile, toplu yaşamın ilk modeli olarakeğitim, yardımlaşma ve şefkat kaynağıdır. Millet hayatı bakımından"aile" kutsal bir temeldir. Bu nedenle, Devlet, ailenin refahını vehuzurunu koruyacaktır..." açıklamalarına yer verilmiştir.
Toplumun temeli olan ailenin huzur ve refahı ve özellikle ana veçocuğun korunması için gerekli önlemleri almak ve teşkilatları kurmak göreviDevlete verilmiştir. Devlet bu görevleri yerine getirirken aileye de zararvermemekle yükümlüdür. İtiraz konusu kuralla amaçlanan, aile kurumununetkinliğini ve otoritesini sağlamak, serbest birleşmeleri önlemek ya daazaltmak yoluyla toplumun temeli olan aile birliğini kurmak ve dağılmasınıengellemektir.
Açıklanan nedenlerle, kural Anayasa'nın 41. maddesine aykırı değildir.İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
17.2.1926 günlü, 743 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun sınırlamakararı gereğince incelenen 310. maddesinin birinci fıkrasındaki"müdeaaleyh, anaya evlenme vadettiği ... takdirde; müddeinin talebiüzerine hâkim, onun babalığına hükmeder." kuralının Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal istemine REDDİNE, 7.12.1993 gününde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet NSEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfü FTUNCEL