ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1993/42
Karar Sayısı : 1994/72
Karar Günü : 27.9.1994
R.G. Tarih-Sayı :22.09.1995-22412
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 7.1.1932 günlü, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve TakibineDair Kanun'un 27. maddesinin 5.6.1985 günlü, 3217 sayılı Kanunla değişikdördüncü fıkrasında yer alan "...İthalat ve ihracat rejimikararlarıyla..." ibaresinin Anayasa'nın 2., 7., 8., 38. ve 138.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Yabancı kaynaklı içki ve sigarayı kaçak olarak yurda getirip12.7.1993 gününde sattıkları savıyla Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca"ticaret amacıyla kaçakçılık" suçundan dolayı açılan kamu davasındasanıkların 1918 sayılı Yasa'nın 25. maddesinin değişik üçüncü fıkrası ile 33.maddesinin son fıkrası uyarınca cezalandırılması istenilmiştir.
Davaya bakan Mahkeme, 1918 sayılı Yasa'nın 27. Maddesinin değişikdördüncü fıkrasının ikinci tümcesindeki "....İthalat ve İhracat rejimikararlarıyla..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu görüşü ve iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A. İptali İstenen Yasa Kuralı
İptali istenen kuralın yer aldığı 1918 sayılı Yasa'nın 27.maddesinin 5.6.1985 günlü, 3217 sayılı Yasa ile değişik dördüncü fıkrasışöyledir:
"İkinci fıkranın uygulanmasını gerektiren durumlarda; malveya eşyanın özel kanunlarla veya ithalat ve ihracat rejimi kararlarıylamemlekete ithal veya ihracı yasaklanmamış olmakla birlikte gümrüklenmiş piyasadeğerinin otuz milyon lirayı geçmemesi ve tekele tabi maddelerden olmamasıhalinden, ikinci fıkradaki ağır hapis cezasına hükmedilmeyip sadece üçüncüfıkraya göre ağır para cezasına ve mal veya eşyanın müsaderesine karar verilir.Bu fıkradaki miktarı, Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafındanyayınlanan "Toptan Eşya Fiyatları Yıllık İndeksi"ndeki artışlaroranında artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu kararlar Resmi Gazete'deyayımlanır."
B. Anayasa Kuralları
İptal gerekçesinde dayanılan Anayasa maddeleri de şunlardır:
1. "MADDE 2.-Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2. "MADDE 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye BüyükMillet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez."
3. "MADDE 8.- Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı veBakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır veyerine getirilir."
4." MADDE 38- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunankanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçuişlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir cezaverilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusundada yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunlakonulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayanbirbeyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
Genel müsadere cezası verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran birmüeyyide uygulayamaz. Silahlı kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunlaistisnalar getirilebilir.
Vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez."
5. "MADDE 138.- Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar;Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hükümverirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisininkullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelgegönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargıyetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veyaherhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymakzorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretledeğiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Güven DİNÇER,Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Mustafa GÖNÜL, Oğuz AKDOĞANLI, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN,Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN ve Sacit ADALI'nınkatılmalarıyla 12.10.1993 günü yapılan ilk inceleme toplantısında;
1- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,
2- 1918 sayılı "Kaçakçılığın Men ve Takibine DairKanun"un 3217 sayılı Yasa ile değişik 27. maddesinin dördüncü fıkrasındayer alan "... ithalat ve ihracat rejimi kararlarıyla ..." hükmüneyönelik itiraza ilişkin esas incelemenin "...ithalat ..." sözcüğüylesınırlı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptaliistenilen yasa kuralı, Anayasa'ya aykırılık savına dayanak yapılan Anayasakuralları bunlarla ilgili gerekçeler ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
Yasa'nın 27. maddesinin dördüncü fıkrasında; ikinci fıkranınuygulanmasını gerektiren durumlarda, mal veya eşyanın özel kanunlarla veyaithalat ve ihracat rejimi kararlarıyla memlekete ithal veya ihraç yasaklanmamışolmakla birlikte gümrüklenmiş piyasa değerinin yasada belirli miktarı geçmemesive tekele tâbi maddelerden olmaması halinde ikinci fıkradaki ağır hapiscezasına hükmedilmeyip sadece üçüncü fıkraya göre ağır para cezasına ve mal veeşyanın müsadesine karar verileceği öngörülmüştür.
İptali istenen kural, maddenin dördüncü fıkrasında yer alan"... ithalat ve ihracat rejimi kararlarıyla ..." ibaresidir. Dördüncüfıkraya göre, özel kanunlarla veya ithalat ve ihracat rejimi kararlarıylamemlekete ithali veya ihracı yasaklanmamış mal veya eşyanın, belirli bir miktarıgeçmemesi ve tekele tabi maddelerden olmaması halinde sadece üçüncü fıkradakiağır para cezasına hükmolunabilecektir. Ayrıca bu mal ya da eşyanın zoralımınakarar verilecektir. Böylece memlekete ithal ve ihraç yasaklanmamış ve tekele detabi olmayan malların kaçak olarak ithal veya ihracına gümrüklenmişdeğerlerinin belirli miktarı aşmamış olması şartı ile daha az cezaverilecektir.
İptali istenilen 27. maddenin dördüncü fıkrasındaki ibareninaçıklık kazanması için ithalat ve ihracat kararnamelerinin anlamının vehukukumuzdaki yerinin saptanması gerekmektedir. İthalat ve ihracaat rejiminidüzenleyen kararnameler ile bunlara dayanılarak çıkarılan yönetmelikler,düzenleyici idarî tasarruflardandır. Bu düzenlemeler sürekli olarakyapılmaktadır. Kimi zaman bu kararnameler ve yönetmelikler değişiklikleryapılarak birkaç yıl uygulanmakta, kimi zaman ise yenisi çıkarılarak öncekileriek ve değişiklikleri ile birlikte kaldırılmaktadır. Bu düzenleyici idarîtasarruflar, Yasa'nın maddesindeöngörülen suçun sınırlarının saptanmasında esasoluşturmaktadır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1. Anayasa'nın 38. Maddesi Yönünden İnceleme
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Anayasa'daki "kanunsuz suç veceza olmaz" ilkesi uyarınca suçların her yönüyle doğrudan doğruya yasatarafından saptanması gerektiğini; yönetimin, yönetmelik, karar, sirküler gibidüzenleyici idari işlemlerle yasak koyabileceğini ya da yükümlülükgetirebileceğini, ancak, buna dayalı olarak bir ceza konulamayacağını vekaldırılamayacağını bu nedenlerle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 38.maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Anayasa'nın suç ve cezaya ilişkin 38. Maddesindeki ilkelerden biri"kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesidir. Anayasa'nın 38. maddesininilk fıkrasında, "kimse, kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayıcezalandırılamaz" denilerek "suçun yasallığı", üçüncü fıkrasındada "ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunlakonulur" denilerek "cezanın yasallığı" ilkeleri getirilmiştir."Suç ve cezanınyasallığı" ilkesi; Anayasa'nın yasaklayıcı ve buyurucukuralları ile gerek toplum yaşamı gerek kişi hak ve özgürlükleri yönlerindengetirdiği güvencelere aykırı olmamak koşuluyla bu konuda gerekli düzenlemeleriyapma yetkisinin yalnız yasa koyucuya ilişkinolmasını zorunlu kılar.
Anayasa hukukunun temel ilkelerinden birini oluşturan suç vecezada yasallık ilkesi, özgürlük ve insan haklarının gelişerek bireyin öneçıktığı günümüzde, ceza hukukunun da temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır.Günümüzde bu ilkeye uluslararası hukukta ve insan hakları belgelerinde de yerverilmektedir.
Anayasanın 38. maddesine göre hangi eylemlerin suç sayılacağıancak yasayla öngörülebilir. Anayasa'nın 7. ve 87. maddeleri gereğince yasamayetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olup bu yetki devredilemez.Anayasadaki açıklık karşısında yürütmenin suç oluşturabilmesi olanaklıdeğildir.
Anayasa'nın 91. maddesinde TBMM'nce Bakanlar Kurulu'na kanunhükmünde kararname çıkarma yetkisinin verilebileceği öngörülmekte ve KHK iledüzenlenemeyecek konular sayılmaktadır. "Anayasa'nın suç ve cezalarailişkin esaslar" başlığını taşıyan 38. maddesi, kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemeyecek yasak alan kapsamına girmektedir. Yürütmeorganının KHK ile suç oluşturmasına Anayasa'daizin verilmez iken düzenlemeolanakları ve biçimleri KHK'lere göre çok daha kolay olan ve hukuk kurallarıhiyerarşisinde daha sonra gelen idarî düzenlemelerle kimi eylemlerin suçsayılması açıklanan Anayasa kurallarına aykırı düşer.
Dayanağını Anayasa'nın 38. maddesininin oluşturduğu ve Türk CezaYasası'nın 1. maddesinde yer alan, "Kanunsuz suç ve ceza olmaz"ilkesinin esası, yasa tarafından, suçun, yani ne gibi eylemlerinyasaklandığının hiçbir şüpheye ver verilmeyecek biçimde belirtilmesinden vebuna göre cezanın yasayla belirlenmesinden ibarettir. Kişinin, yasak eylemlerive bunların cezalarını önceden bilmesi gerekir. Bu durum, kişinin temel hak veözgürlüklerinin güvencesidir. Bu nedenle de Anayasa'nın kişinin temel hak veödevlerine ilişkin bulunanikinci bölümünde bu güvenceye yer verilmiştir.
Tüm bunlar suç ve cezaların yalnızca yasayla konulupkaldırılmasının yeterli olmadığı, konulan kuralın açık, anlaşılır vesınırlarının belirli olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Yasayı bilmemeninözür sayılmayacağı bir ceza hukuku ilkesi olduğuna göre yasanın herkesceanlaşılacak ölçüde açık olması da bunun doğal sonucudur. Nitekim, Türk CezaYasası'nın 1. maddesinde "kanunun sarih olarak suç saymadığı bir fiil içinkimseye ceza verilmez" denilerek bu husus vurgulanmıştır.
Dava konusu kuralın suç ve cezada yasallık ilkesine aykırı olupolmadığı yukarıdaki açıklamalara göre değerlendirilmelidir.
Cezanın yasallığı ilkesi, bir suça uygulanacak yaptırımtürlerinin, ölçülerinin, hangi sınırlar içinde uygulanacağının, nelerin neölçüde hafifletici veya ağırlaştırıcı neden olacağının yasakoyucu tarafındankurala bağlanmasını zorunlu kılmaktadır.
1918 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin değişik dördüncü fıkrasında bufıkraya göre verilecek cezaların türü ve miktarı açıkça belirlenmiştir. Bunedenle fıkranın "cezanın yasallığı" yönünden Anayasa'nın 38.maddesine aykırılığı savı yerinde değildir.
Bakanlar Kurulu'nca bir malın ithal veya ihracının yasaklanmasıile eylem suç oluşturmaktadır. Böylece itiraz konusu kuralla suçbelirlenmemekte, suç olma niteliği bu kuralla Bakanlar Kurulu kararınabırakılmaktadır. Bu ise Anayasa'nın 38. Maddesinde öngörülen "suçunyasallığı" ilkesine aykırıdır.
Bu nedenlerle Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olan"ithalat" sözcüğünün iptali gerekir.
2. Anayasa'nın 2. ve 7. Maddeleri Yönünden İnceleme
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme; itiraz konusu kuralınuygulanmasında bir malın yasaklanması da ya da bu kapsamdan çıkarılmasındaidarenin yetkili olduğunu, bir malın ithalinin yasak olup olmamasına görekaçakçılık cezasının değiştiğini, böylece yürütme organının sonuç olarak cezakoyma ya da kaldırma yetkisine sahip kılındığını, oysa suç ve cezanın ancakyasayla konulup kaldırılabileceğini, yürütmeye ancak yasaların uygulanmasıamacıyladüzenleme yetkisi verilebileceğini, bu nedenlerle söz konusu ibareninyasama yetkisinin devri anlamına geleceğini ve bunun güçler ayrılığı sistemineaykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başlangıç'tabelirtilen temel ilkelere dayanan bir Devlet olduğu vurgulanmış 176. maddesiile Anayasa metni içinde olduğu açıklanan "Başlangıç" bölümünde ise,güçler ayrılığı ilkesine yer verilmiştir. Bu ilke gereği yasama, yürütme veyargı yetkileri kullanacak organlar Anayasa'nın 7., 8. ve 9. maddelerinde gösterilmiştir.Bu
bağlamda, Anayasa'nın 7. maddesinde, yasama yetkisinin TBMM'ncekullanılacağı ve devredilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Bu kural karşısında, Anayasa'da yasayla düzenlenmesi öngörülenkonularda yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisininverilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcıve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle, Anayasa'da öngörülen ayrık durumlardışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, yasa ile yürütmeye genel niteliktekural koyma yetkisi verilemez.
Yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir yasa kuralınınAnayasa'nın 7. maddesine uygun olabilmesi için temel ilkeleri koyması,çerçeveyi çizmesi, sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı yönetimin düzenlenmesinebırakmaması gerekir. Temel kuralları koymadan, ölçüsünü belirlemeden ve sınırıçizmeden yürütmeye düzenleme yetkisi veren kural, Anayasa'nın 7. maddesineaykırı düşer.
Anayasa'nın 38. maddesindeki "kanunsuz suç ve cezaolmaz" ilkesi gereğince hangi eylemin suç sayılacağının yasayla belirlenmesizorunludur. İthal ve ihracı yasaklama yetkisine sahip olan Bakanlar Kurulu buyolla eylemin suç sayılıp sayılmayacağını belirlemiş olmaktadır.
Bu nedenlerle 1918 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin dördüncüfıkrasındaki "... ithalat..." sözcüğü Anayasa'nın 2. ve 7.maddelerine aykırıdır ve iptali gerekir.
C- İptal kararı nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan"ithalat" ve "ihracat" sözcükleri arasındaki "ve"bağlacının 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Yasa'nın 29. maddesinin ikinci fıkrasına göre iptali gerekir.
VI- SONUÇ
1- Sınırlama kararı uyarınca incelenen 7.1.1932 günlü, 1918 sayılıKaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'un 3217 sayılı Yasa ile değişik 27.maddesinin dördüncü fıkrasının birinci tümcesinde yer alan "...ithalat..." sözcüğünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
2- İptal kararı nedeniyle uygulama olanağı kalmayan"ithalat" ve "ihracat" sözcükleri arasındaki "ve"bağlacının 2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesi gereğince İPTALİNE,
27.9.1994 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL