ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1993/45
Karar Sayısı : 1993/47
Karar Günü : 25.11.1993
R.G. Tarih-Sayı :22.12.1993-21796
İPTAL DAVASINI AÇAN : Anamuhalefet (Anavatan) Partisi TürkiyeBüyük Millet Meclisi Grubu adına Grup Başkanı A. Mesut YILMAZ.
İPTAL DAVASININ KONUSU : 15.9.1993 günlü, Resmî Gazete'deyayımlanan 510 Sayılı "Sigorta Murakabe Kanunu'nun Bazı MaddelerindeDeğişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname"nin Anayasa'nın2., 7., 87., 91. ve 153. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
II- YASA METİNLERİ :
A. İptali İstenilen Kuralları :
İptali istenilen 510 sayılı "Sigorta Murakabe Kanunu'nun BazıMaddelerinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname"şöyledir :
"Sigorta Murakabe Kanununun bazı maddelerinde değişiklikyapılması; 24/6/1993 tarihli ve 3911 sayılı Kanunun verdiği yetkiyedayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 20/8/1993 tarihinde kararlaştırılmıştır.
Madde 1- 7397 Sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 1 inci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Madde 1- Bu Kanunun amacı, ülke sigortacılığının geliştirilmesini,güven içinde yürütülmesini, sigorta sektöründe yeralan kişi ve kuruluşlarınmesleki kurallar içerisinde faaliyet göstermelerini, bu sektörde yaratılacakfonların ekonomik kalkınmaya katkısını sağlamak ve sigorta sözleşmelerindendoğan hak ve alacakları teminat altına almak üzere sigorta ve reasüransşirketlerinin kuruluşunu, yönetimini, çalışma esaslarını, tasfiyelerini vemurakabeleri ile sigortacılıkla ilgili ihtisas komite ve kuruluşlarınınteşkilini, eksperlik, aktüerlik, acentelik, brokerlik ve prodüktörlükfaaliyetlerini ve sigortacılıkla ilgili diğer hususları düzenlemektir.
Bu Kanunda geçen;
a) Bakan veya Bakanlık: Hazine ve Dışticaret Müsteşarlığının bağlıbulunduğu Bakan veya Bakanlığı,
b) Müsteşarlık : Hazine ve Dışticaret Müsteşarlığı'nı,
c) Kurul : Sigorta Murakabe Kurulu'nu,
d) Birlik : Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'niifadeeder.
Sosyal sigorta kuruluşları ve özel kanunlarına göre sigortacılıkfaaliyetinde bulunan kuruluşlar ile Türkiye İhracat Kredi Bankası AnonimŞirketi bu Kanuna tabi değildir."
Madde 2- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 2 nci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Kuruluş İzni
Madde 2- Bir sigorta veya reasürans şirketinin kurulması veyayabancı ülkelerde kurulmuş bir sigorta veya reasürans şirketinin Türkiye'defaaliyette bulunması Bakanlığın iznine tabidir.
a) Türkiye'de kurulacak sigorta veya reasürans şirketlerinin;
1) Anonim ortaklık şeklinde kurulmaları,
2) Kurucularının taksirli suçlar hariç olmak üzere, affa uğramışolsalar dahi ağır hapis veya beş yıldan fazla hapis veya zimmet, ihtilas,rüşvet, irtikap, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma,dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığıdışında kalan kaçakçılık suçları, resmi ihale ve alım satımlara fesatkarıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma, vergi kaçakçılığı veya vergikaçakçılığına teşebbüs suçlarında dolayı hüküm giymiş bulunmaması, iflas vekonkordato ilan etmemiş olması,
3) Ödenmiş sermayelerinin 50 milyar liradan az olmaması,
4) Hisse senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve nama yazılıolması,
5) Anasözleşmelerinin bu Kanun hükümlerine uygun olması, şarttır.
b) Türkiye'de sigortacılık faaliyeti gösterecek yabancı sigortaveya reasürans şirketlerinin;
1) Şube şeklinde teşkilatlanmış olması,
2) Türkiye'ye ayrılan ödenmiş sermayelerinin bu maddenin (a)fıkrasının üçüncü bendine göre belirlenen tutardan az olmaması,
3) Kurulmuş oldukları veya faaliyette bulundukları ülkelerdemevzuata aykırı işlemlerinden dolayı sigortacılık yapmaktan yasaklanmışolmamaları, şarttır.
Türkiye'de merkez şube açarak faaliyet gösteren yabancı sigorta vereasürans şirketlerinin müteakip şubeler için izin almalarına gerek yoktur.
Sigorta şirketleri, kooperatif şirketlerin tabi olduğu esaslaragöre karşılıklı (mütüel) şirket olarak da kurulabilir. Bu takdirde ortak sayısı200'den az olamaz.
Bakanlık bu maddede yazılı en az sermaye tutarını Devletİstatistik Enstitüsü toptan eşya fiyatları endeksini aşmamak kaydıylaarttırmaya yetkilidir.
Türkiye'de sigorta ve reasürans şirketi kurmak, yurt dışında şubeveya temsilcilik açmak veya yabancı ülkelerde kurulmuş sigorta veya reasüransşirketinin Türkiye'de şubesini açmak ve faaliyete başlamak için gerekli bilgive belgelerle ilgili usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir."
Madde 3- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 3 üncü maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Ruhsat
Madde 3- Sigorta şirketlerinin faaliyet göstermek istedikleri herbir sigorta dalı için Müsteşarlıktan sigortacılık, reasürans şirketlerinin isereasürans ruhsatı almaları zorunludur.
Müsteşarlıkça kendilerine ruhsatname verilen şirketlerruhsatnamelerini usulüne uygun olarak tescil ve ilan ettirmek zorundadırlar.
Kuruluşuna izin verilen sigorta ve reasürans şirketleri,kuruluşları ticaret siciline tescil ve ilan edildikten sonra ruhsat içinbaşvururlar.
Sigortacılık yapmak üzere ruhsat verilmiş olan sigorta ve reasüransşirketlerinin ruhsatları, Bakanlıkça;
a) Sigorta şirketlerinin aralıksız olarak bir yıldan fazla süreile yeni sigorta sözleşmesi akdetmemelerinin,
b) Kuruluş ve faaliyet esasları ile ruhsatın verilmesine ilişkinşartların ortadan kalktığının,
c) Mali bünyelerinin ciddi bir şekilde zayıflamakta olmasıhalinde, tanınan süreler içerisinde bu durumun düzeltilmesi için öngörülentedbirleri yerine getirmediklerinin,
d) Sigorta şirketlerinin yetkisiz olarak faaliyet gösterenacenteler ile acente sözleşmesi yapmalarının,
e) Bu Kanun, yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatla kendilerinedüşen yükümlülüklere uymadıklarının, tesbiti hallerinde, geçici veya sürekliolarak iptal edilebilir.
Bu maddenin (c) fıkrası dışındaki fıkralarına göre ruhsat iptalimünhasıran ilgili dal için uygulanır.
Ruhsatların verilmesine veya iptaline ilişkin işlemler şirkettarafından ticaret siciline tescil ettirilerek, Türkiye çapında basımı vedağıtımı yapılan günlük en az iki gazete ile de ilân edilir. Gerekli görülenhallerde ruhsat iptali Resmi Gazete'de ilan olunur."
Madde 4- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 4 üncü maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Sigorta ve Reasürans Şirketlerinin Teşkilatı
Madde 4- Sigorta ve reasürans şirketinin yönetim kurulu üye sayısıgenel müdür dahil beş kişiden az olamaz. Genel müdür, yönetim kurulunun doğalüyesidir.
Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyette bulunan yabancı sigortaşirketlerinde, yönetim kurulu yetki ve sorumluluklarını taşıyan ve şubemüdürünün de dahil olduğu en az üç kişilik bir müdürler kurulu kurulur.
Yönetim kurulu ve müdürler kurulu üyelerinin yarıdan fazlasının enaz dört yıllık yüksek öğrenim görmüş ve sigortacılık, bankacılık, iktisat,işletmecilik, hukuk, maliye veya muhasebe konularının en az birinde bilgi vedeneyim sahibi kimselerden seçilmeleri şarttır.
Sigorta ve reasürans şirketlerinin denetçileri iki kişiden aşağıolamaz; denetçilerin en az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş, sigortacılık,bankacılık, iktisat, hukuk, maliye, işletmecilik veya muhasebe konularınınbirinde bilgi ve deneyim sahibi kişilerden seçilmesi şarttır.
Sigorta ve reasürans şirketleri genel müdür ve yardımcılarının enaz dört yıllık yüksek öğrenim görmüş olmaları ve genel müdürlüğe atanacaklarınen az 7 yıl, genel müdür yardımcılığına atanacakların ise en az 5 yılsigortacılık, bankacılık, iktisat, işletmecilik, hukuk, maliye veya muhasebealanlarının en az birinde bilgi ve deneyim sahibi olmaları, yabancı sigortaşirketlerinin Türkiye'deki merkezşube müdürlerinin genel müdürde aranannitelikleri taşımaları şarttır.
Sigortacılık mevzuatına aykırı hareketlerinden, dolayı taksirlisuçlar hariç olmak üzere; affa uğramış olsalar dahi ağır hapis veya beş yıldanfazla hapis veya zimmet, ihtilas, rüşvet, irtikap, hırsızlık, dolandırıcılık,sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ileistimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmi ihaleve alım satımlara fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığavurma, vergikaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçlarından dolayı hüküm giymişbulunanlar, iflas ve konkordato ilan edenler hiç bir sigorta veya reasüransşirketinde yönetim kurulu başkanı, üyesi, genel müdür, genel müdür yardımcısıveya herne sıfatta olursa olsun görevli olarak çalıştırılamazlar.
Sigorta şirketleri yeteri kadar müfettiş, hayat dalında faaliyetgösteren sigorta şirketleri ise ayrıca aktüer çalıştırmak zorundadırlar.
Sigorta ve reasürans şirketleri, doğrudan doğruya sigortacılıklabağdaşan işler dışında ticari amaçla bir başka faaliyette bulunamazlar.Sigortacılıkla bağdaşan işlerin kapsamı ve sigorta şirketlerinin iştiraklerine,menkul değerlere, gayrimenkullere yatırabilecekleri kaynaklarının miktar veyaoranları ile kâr paylı hayat sigortalarına ilişkin yatırımlar ve bunlarınizlenmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle tespit olunur."
Madde 5- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 5 inci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Anasözleşme
Madde 5- Sigorta ve reasürans şirketlerinin anasözleşmedeğişikliklerine izin verilebilmesi, Müsteşarlığın uygun görüşünün alınmasınabağlıdır."
Madde 6- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 3379 sayılıKanunla yürürlükten kaldırılan 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
"Sigorta Dalları
Madde 7- Sigortalar, hayat sigortaları ve hayat dışı sigortalarolmak üzere iki ana gruba ayrılır.
Bakanlık bu ana gruplara girebilecek sigorta dallarını tespite vedeğişen ihtiyaçlara göre yeni sigorta dallarını tesise yetkilidir. Tesis edilensigorta dalları Resmi Gazete'de ilân edilir.
Sigorta şirketleri, hayat sigortaları ve hayat dışı sigortalar anagruplarından sadece birinde faaliyet gösterebilirler."
Madde 7- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 3379 sayılıKanunla yürürlükten kaldırılan 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
"Hisse, İntifa veya Oy Kullanma Haklarının Edinilmesi
Madde 8- Bir gerçek veya tüzel kişinin, sermayenin % 10 veya dahafazlasını temsil eden hisseleri edinmesi ve elden çıkarması ile bir kişiye aithisse senetlerinin, sermayenin % 10, % 33 veya % 50 sinden fazlasını temsiletmesi ya da bu oranların altına düşmesi sonucunu doğuran devirlerMüsteşarlığın iznine tabidir.
İntifa hakkı ile oy hakkının edinilmesinde de yukarıdaki fıkrahükümleri uygulanır.
Ortakların sermayedeki pay oranlarının birinci fıkrada belirtilenşekilde değişmesi sonucunu doğuran sermaye artışları Müsteşarlığın izninetabidir.
Müsteşarlıktan izin almaksızın yapılan devirler ve bu sonucudoğuran sermaye artışlarından dolayı sözkonusu oranların aşılması halinde, haksahipleri bu oranı aşan kısma ait payların sağladığı temettü hakkı dışındakihiç bir haktan faydalanamaz.
Sermayenin % 10 veya daha fazlasına sahip olacak ortaklarınkurucularda aranan nitelikleri taşıması şarttır. Kurucularda aranan niteliklerdenherhangi birini kaybeden ortaklar bu oranı aşan kısma ait payların sağladığıtemettü hakkı dışındaki haklardan yararlanamazlar. Bu durumda, diğer ortaklıkhakları Birlik tarafından kullanılır.
Bu maddenin uygulanmasında;
Bir gerçek kişi ile eşi ve reşit olmayan çocuklarına, bunlarınsınırsız sorumlulukla katıldıkları veya yönetim ve denetimlerinde bulunduklarıortaklıkların,
Kamu tüzel kişilikleri hariç olmak üzere bir tüzel kişinin veyayukarıdaki bentte sayılanların sermayelerinin doğrudan veya dolaylı olarak % 25ve daha fazlasına iştirak ettikleri ortaklıkların, sahip oldukları hisseler vediğer haklar bir gerçek veya tüzel kişiye ait bu kişilere yapılan devirler birgerçek veya tüzel kişiye yapılmış sayılır."
Madde 8- 7397sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 9 uncu maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Sigorta Acenteleri
Madde 9- Her ne ad altında olursa olsun sigorta şirketine tabi birsıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak, belli bir yer veya bölge içinde,daimi bir surette Türkiye'deki sigorta şirketlerinin ruhsatlı bulunduklarısigorta dallarındaki sözleşmelere aracılık eden veya bunları sigorta şirketiadına yapan gerçek veya tüzel kişilere sigorta acentesi denir. Bu Kanunda ve buKanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerdeki nitelikleri taşıyan gerçek veya tüzelkişiler sigorta acenteliği yapabilirler.
Sigortacılık mevzuatına aykırı hareketlerinden dolayı hapis veyabirden fazla ağır para cezası ile cezalandırılanlar ile emniyeti suistimal,dolandırıcılık, karşılıksız çek keşidesi, hırsızlık, zimmet, ihtilâs, rüşvet,irtikap, sahtekarlık gibi yüz kızartıcı suçlardan dolayı mahkûm olanlar,müflisler ve konkordato ilân edenler, acentelik yapamazlar ve acentelik yapantüzel kişilere ortak olamazlar.
Sigorta veya reasürans şirketlerinin yönetim kurulu, başkan veüyeleri ile müdürler kurulu üyeleri ve şirket adına imza atmaya yetkiligörevlileri ve diğer mensupları ve bunların eş ve velayeti altındaki çocuklarıgörevli bulundukları sigorta şirketinin acenteliğini yapamazlar ve sigortaacenteliği yapan tüzel kişilere ortak olamazlar.
Acentelere verilecek yetkilerin kapsam ve sınırı şirketlerce usulüdairesinde tescil ve ilân olunur. Tescil ve ilândan önce acentelik faaliyetindebulunulamaz.
Sigorta sözleşmeleri yapmak, poliçe vermek ve prim tahsil etmekyetkileri münhasıran sigorta şirketlerine aittir. Bu hususlar acenteliksözleşmesinde ayrıca belirtilmek kaydıyla sigorta acentelerine devredilebilir.
Sigorta şirketleri, sigorta sözleşmesi yapma, poliçe düzenleme veprim tahsil etme yetkileri verdikleri acentelerini, tutulacak yetkili acentelersiciline kaydedilmek üzere Birliğe bildirmek zorundadırlar. Acenteler faaliyetebaşlamadan önce sigorta şirketi nezdinde teminat akçesi tesis ederler.
Sigorta acenteleri tazminat ödeyemezler.
Bankalar hariç, sözleşme yapmaya, poliçe vermeye ve prim tahsilineyetkili acenteler, sigorta acenteliği dışında başka bir ticari faaliyetleuğraşamazlar.
Bu madde gereğince Birlik tarafından tutulacak sicilde kaydıolmayan veya yetkili acente olarak faaliyette bulunmaması gereken acentelereyetki veren, sigorta şirketleri hakkında 3 üncü maddenin "d" fıkrasıhükmü uygulanır.
Acentelere sözleşme yapma, poliçe verme ve prim tahsil etmeyetkilerinin verilmesinde aranacak nitelikler ve bu yetkilerin devrine,acentelerin işe başlamalarına ve faaliyetlerine, tesis edecekleri teminatlara,yapamayacakları işlere ilişkin usul ve esaslar, defter, belge ve kayıt düzeniile ilgili diğer hususlar; Yetkili Acenteler Siciline ilişkin esaslar Birliğingörüşü alınarak yönetmelikle düzenlenir."
Madde 9- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 10 uncu maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Değişikliklerin Bildirilmesi
Madde 10- Sigorta ve reasürans şirketleri, bu Kanunun 2 nci, 3üncü ve 4 üncü maddelerinde yazılı hususlarda meydana gelecek değişiklikleri,değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren bir ay içinde Müsteşarlığabildirmek zorundadırlar.
Yabancı sigorta ve reasürans şirketlerinin Türkiye'deki merkezşubeleri, merkezleri ile ilgili devir, birleşme, tasfiye, bir veya birden fazlasigorta dalındaki sigortacılık faaliyetlerinin durdurulması veya sonaerdirilmesi gibi esaslı değişiklikleri de ayrıca bildirmek zorundadırlar.
İzin ve tasdike tabi hususlardaki değişiklikler de Müsteşarlığıntasdikiyle yürürlüğe girer."
Madde 10- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 12 nci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Teminat
Madde 12- Sigorta şirketleri, yapacakları sigorta ve reasüranssözleşmeleri dolayısıyla vaki taahhütlerine karşılık olmak üzere, sigortaprimleri ile orantılı olarak teminat göstermek zorundadırlar.
Hayat dışı sigortalarda teminat, fesih ve iptallere ait olanlarçıkarıldıktan sonra kalan prim tutarının %5'inden az ve %20'sinden çok olmamaküzere Müsteşarlıkça tespit edilir.
Hayat branşında sigorta şirketlerinin göstereceği teminat, hayatsigortalarının safi primleri üzerinden her hesap döneminde ayrılan matematikkarşılıkları toplamından hayat poliçeleri üzerine yapılmış ikrazlar vematematik karşılık hesabında yıllık olarak hesaba alınmış primlerin henüz vadesigelmemiş kısımlarının düşülmesinden sonra kalan tutar ile hayat muallaktazminat karşılıkları ve tahakkuk etmiş kâr payları ihtiyat toplamıdır.
Yeni kurulan şirketler, teminat ile ilgili karşılıklar tesisedilinceye kadar, sermayelerinin %20'si kadar teminat tesis ederler.
Sigorta şirketleri, yurt dışındaki şubeleri tarafından yapılansigorta sözleşmeleri için ilgili ülke mevzuatına göre teminat tesis ettikleritakdirde, bu işlemler için Türkiye sınırları içerisinde ayrıca teminattesisetmezler.
Teminat olarak kabul edilebilecek değerlerin toplam teminatiçerisindeki azami payı, hesap tarzı, miktarı, değerleme esasları, değer düşüşmarjı, tesis dönem ve süreleri, bu teminatlara ilişkin blokaj, deblokaj vedeğiştirme usulleri ile teminatlara ilişkin diğer hususlar yönetmeliklebelirlenir."
Madde 11- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 13 üncü maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Teminat Karşılıklarının Tesisi
Madde 13- Teminat olarak gösterilen Türk Lirası ve dövizler ilemenkul değerler Müsteşarlıkça uygun görülecek bankalarda Müsteşarlık adınabloke edilir.
Teminat olarak gösterilecek gayrimenkuller, teminatgösterilecekleri miktar için, Müsteşarlık lehine birinci derece ve sıradaipotek edilir.
Teminat olarak gösterilen gayrimenkuller, Vergi Usul Kanunuhükümlerine göre yeniden değerlendirildiği takdirde, teminat tesisinde bu değeresas alınır. Gayrimenkulün değerinin mahkemece tesbiti halinde ise bu değeresas alınır.
Müsteşarlık, teminat olarak gösterilen bütün aktiflerin değertakdirini yeniden yaptırmaya ve teminat eksikliklerini tamamlatmaya veyateminat olarak tesis ettirilen değerlerin değiştirilmesini istemeye yetkilidir.
Kıymet takdiri masrafları ilgili şirkete aittir.
Sigorta şirketlerinin tesis ettikleri teminat, bu Kanun ve ilgiliyönetmelik hükümleri uyarınca tesis edilmesi gereken teminata göre eksik olduğutakdirde, bloke edilmiş değerlerin faiz, temettü ve benzeri gelirlerinden eksikkısma tekabül eden kısım teminatın tamamlanmasına kadar serbest bırakılmaz.Müsteşarlık, sigorta şirketlerine ödemeye yetkili veya görevli kişi vekuruluşlardan bu gelirleri, teminatın tesis edildiği bankaya bloke etmeleriniistemeye yetkilidir. Bu kişi ve kuruluşlar, blokajla birlikte hak sahiplerinekarşı borçtan kurtulurlar.
Teminat olarak gösterilen değerlerdeki değişmeler dolayısıyla veyabaşka herhangi bir nedenle teminata gerek kalmaması halinde, bloke edilenteminatlar Müsteşarlıkça serbest bırakılır.
Bankalar, nezdlerinde tesis edilen teminatı, tesis tarihindenitibaren en geç beş iş günü içinde Müsteşarlığa bildirmek zorundadırlar."
Madde 12- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 14 üncü maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Teminatın Kullanılması
Madde 14- Teminat, sigortalıların alacaklarına karşılık teşkileder ve sigorta şirketlerini tasfiyesi veya iflası halinde öncelikle tesisedildiği sigorta dalındaki sigortalıların alacaklarının ödenmesine tahsisedilir; artan kısım, diğer dallara ait bulunan teminata eklenir.
Teminatın kullanılması halinde nakde çevrilmesi ve ödenmesineilişkin esas ve usuller 12 nci maddede öngörülen yönetmelikle belirlenir.
Bir sigorta şirketi belirli bir veya birkaç dalda veya bütündallarda sigortacılık faaliyetlerine son vermek isterse, sigortalıların tümalacaklarının ödenmiş olması şartıyla, ilgili dal veya dallara ait teminatlarMüsteşarlıkça serbest bırakılır.
Teminatlar, sigortalıların tüm alacakları ödenmeden iflas veyatasfiye masasına dahil ve başka nitelikteki alacaklar için dava edilemez veyaicra takibine konu olamaz."
Madde 13- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 15 inci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Teminat Akçelerinin Yatırım Türleri
Madde 15- Teminat akçeleri ancak aşağıdaki değerlereyatırılabilir:
a) Türk Lirası olarak nakden tevdiat ve Türkiye Cumhuriyet MerkezBankasınca alım satım konusu yapılan dövizler,
b) Devlet iç ve dış istikraz tahvilleri, Hazine bonoları, gelirortaklığı senetleri ile Devletin ihraç edeceği diğer menkul değerler,
c) Sermayesinin en az % 51'i Devlete ait şirketlerin hissesenetleri,
d) Sermaye Piyasası Kanunu'nda tanımlanan ve Müsteşarlıkça kabuledilen sermaye piyasası araçları,
e) Sigorta şirketlerinin Türkiye'de sahip olduklarıgayrimenkuller."
Madde 14- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 20 nci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Mali Bünyenin Güçlendirilmesi
Madde 20- Yapılan incelemeler sonucunda bir sigorta veya reasüransşirketinin Kanuna göre tesisi gereken teminatı ve karşılıkları tesis etmemesiveya edememesi yahut sözleşmelerinden doğan yükümlülüklerinin yerine getirilememesigibi hallerde, mali bünyenin zayıflamakta olduğu dikkate alınarak Bakan;
a) Uygun bir süre vererek ilgili şirket yönetim kurulundan;
1- Genel kurula sermayenin artırılmasının veya ödenmemiş kısmınıntahsilinin önerilmesini,
2-Genel kurula kâr dağıtılmamasının önerilmesini, hayatsigortalarına ilişkin ikraz ve iştiraların ve matematik karşılıklardanödemelerin durdurulmasını, tahsilinde tehlike görülen alacaklar için karşılıkayrılmasını,
3- İştiraklerin veya sabit değerlerin kısmen veya tamamen eldençıkarılmasını,
4- Kanun ve kararlara aykırı fiilleri tespit edilen personelinşirketi veya şubeyi temsil yetkilerinin kaldırılmasını,
5- Reasürans anlaşmalarının ve saklama paylarının oran vemiktarlarının değiştirilmesini,
6- Tespit edilecek gündemle genel kurulun toplantıya çağrılmasını,
7- Mali bünyesinin güçlendirilmesine yönelik benzeri diğertedbirlerin alınmasını, isteyebilir.
Yabancı sigorta şirketlerinin Türkiye'deki şubelerinden butedbirlerden duruma uygun olanlar talep edilebilir.
Yönetim kurulu veya müdürler kurulu bu talimata uygun tedbirlerialmak ve aldığı karar ve tedbirleri aylık raporlar halinde Müsteşarlığabildirmek zorundadır.
b) Yönetim veya müdürler kurulu, birinci fıkraya göre alınmasıistenilen tedbirleri kısmen veya tamamen almadığı veya bu tedbirlerin alınmışolmasına rağmen sigorta veya reasürans şirketlerinin mali bünyesindekizayıflama devam ettiği takdirde Bakan;
1- Mali bünyeyi zayıflatan karar ve işlemlerin yönetim veyamüdürler kuruluna ait olması halinde, yönetim veya denetim veya müdürler kuruluüyelerinden bir kısmını veya tamamını görevden alarak veya yönetim ve denetimveya müdürler kurulu üye sayısını artırarak bu kurallara üye atamaya,
2- Sigorta veya reasürans şirketinin yeni sigorta sözleşmesi yapmayetkisini kaldırmaya,
3- Şirketin faaliyette bulunduğu sigorta dallarından birine veyatamamına ait sigorta portföyünün teminat ve karşılıkları ile birlikte başkaşirket veya şirketlere devrine karar vermeye, yetkilidir.
c) Yukarıda sayılan tedbirlere rağmen mali bünyesiningüçlendirilmesine olanak sağlanamayan hallerde 3 üncü maddeye göre işlemyapılır."
Madde 15- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 22 inci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Faaliyete Son Verilmesi ve Tasfiye
Madde 22-Ruhsatnamesi iptal edilen, hakkında iflas kararı verilenveya başka sebeplerle faaliyeti sona eren şirketler, Müsteşarlığın kontrolünetabi olarak ve ilgili kanunlar hükümlerine göre tasfiye edilirler.
Sigorta veya reasürans şirketleri, faaliyetlerine son vermek veişlemlerini tasfiye etmek istedikleri takdirde, Bakanlığın iznini alarak durumuTürkiye çapında basımı ve dağıtımı yapılan günlük en az iki gazete ile ilânetmek ve sigortalılar ile alacaklılarına tebliğ etmek ve gerekli teminatıMüsteşarlıkçauygun görülecek bir bankaya tevdi etmek zorundadırlar.
Faaliyetlerine son vermek üzere Bakanlıktan izin alan şirketlerinruhsatları, izin tarihinden itibaren kendiliğinden geçersiz olur ve bu hususTicaret Sicili Gazetesinde ilân edilir.
Müsteşarlık lüzûmu halinde, iflas idare memurları ile tasfiyememurlarının değiştirilmesini talep edebilir.
Faaliyete son verme ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi sırasındateminatların öncelikle sigortalıların alacaklarına tahsisi için Müsteşarlıkçagerekli tedbirler alınır.
Tasfiye halinde, en son ilân tarihinden itibaren bir yıl geçtiktenve bütün yükümlülüklerin yerine getirildiğinin belgelendirilmesinden sonra,teminatlar ilgililere iade olunur.
Sigortalılar, teminat akçeleri ile karşılanmamış olan alacaklarıiçin iflas masasına üçüncü sırada iştirak ederler."
Madde 16- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 23 üncü maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"İflas Halinde Hayat Portföyünün Devri ve Teminat AkçelerininTamamlanması
Madde 23- Bir sigorta şirketinin iflası halinde, hayat sigortaportföyünün bütün hak ve yükümlülükleriyle devrini kabul eden bir veya birkaçşirket bulunduğu takdirde, tasfiye neticesi beklenmeksizin Müsteşarlığın izinve muvafakati ile devir yapılır.
Bu suretle devrolunan sigortaların mütehavvil teminat akçelerininkarşılıkları da birlikte devredilir veya devralan şirket tarafından tesisolunur."
Madde 17- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 24 üncü maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Birleşme, Devir ve Portföy Devri
Madde 24- Türkiye'de faaliyette bulunan sigorta şirketinin birveya birkaç sigorta şirketi ile birleşmesi, aktif ve pasifleri ile başka birşirkete devrolunması, sigorta portföyünü kısmen veya tamamen diğer bir sigortaşirketine devretmesi Bakanlığın iznine bağlıdır.
Reasürans şirketleri de bu hükme tabidir.
Portföy devrine ilişkin anlaşma, sigortalıların hak vemenfaatlerine zarar veren hükümler taşıyamaz.
Bu anlaşmada;
a) Devredilecek sigorta sözleşmeleri ve bu sözleşmelerde korunankişi, sigorta ettiren, kuruluşlarve sigorta edilen menfaatler,
b) Portföy ile devredilecek varlıklar ve özellikle portföyleilgili karşılık ve teminatların tabi olacağı hükümler,
c) Portföy devrinin geçerli olacağı tarih, açıkça belirtilir.
Birleşme, devir ve portföy devri talepleri, Resmi Gazete'de veTürkiye çapında basımı ve dağıtımı yapılan günlük iki gazetede birer hafta araile en az ikişer defa yayınlanmak suretiyle duyurulur.
İlân tarihinden itibaren üç ay içerisinde gerekçeleri ile itirazetmeyen sigortalılar devir işlemini uygun görmüş kabul edilirler.
Portföy devrinde bu hususun sigortalılara hangi usul ve esaslaragöre tebliğ edileceği Müsteşarlıkça tesbit edilir.
Bu Kanuna göre devredilen portföyle ilgili olarak devredentarafından tesis edilen teminat, devrolan tarafından varsa eksiği detamamlanarak tesis ettirilmesi kaydıyla serbest bırakılır.
Aktif ve pasifleri ile başka bir şirkete devir olunan,portföylerini devreden, başka bir şirketle birleşenruhsatları geçersiz olansigorta ve reasürans şirketlerinin bu durumları, Müsteşarlıkça Ticaret SiciliGazetesinden başka Resmi Gazete'de ve Türkiye çapında basımı ve dağıtımıyapılan günlük en az iki gazetede ilân ettirilmek suretiyle duyurulur."
Madde 18- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 25 inci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Karşılıklar
Madde 25- (a) Sigorta ve reasürans şirketleri, bu Kanun ile TürkTicaret Kanunu'nun ve anasözleşmelerinin ayrılmasını zorunlu kıldığı yedekakçelerden başka, gelir ve kurumlar vergisi kanunları na göre kurum kazancıüzerinden ödenen vergi ve fon kesintilerinden sonraki kârlarının % 5'ini,ödenmiş sermayeleri tutarına ulaşıncaya kadar "Olağanüstü HasarKarşılığı" olarak ayırmak zorundadırlar. Bu karşılıklar ancak teknikzararların mahsubunda kullanılır. Mahsup sonucu ortaya çıkannoksanlıkgiderilinceye kadar karşılık ayrılmasına devam olunur.
(b) Sigorta ve reasürans şirketleri yangın ve mühendislik sigortabranşlarında verilen deprem teminatının kendi saklama paylarında kalan caririzikolar karşılığı düşüldükten sonraki net prim gelirleri ile bu tutarlarıngelirlerini onbeş yıl süre ile "Deprem Hasar Karşılığı" adı altındabir karşılık hesabında tutmak zorundadırlar. Bu karşılıklar münhasıran deprem hasarlarınınkarşılanmasında kullanılır.
(c) Sigorta ve reasürans şirketleri, hayat dalı dışındakitaahhütleri için cari rizikolar karşılığı ve tüm sigorta dallarındaki muallakhasarları için ise muallak hasar karşılığı ayırmak zorundadırlar.
Cari rizikolar karşılığı, yürürlükte bulunan poliçeler içintahakkuk etmiş primlerden komisyonlar düşüldükten sonra kalan tutarın günesasına göre ertesi yıla sarkan kısmından oluşur; ancak poliçe bazında caririzikolar karşılığının ayrılamaması halinde hesap dönemi itibariyle tahakkukeden primlerden iptal ve süresi sona eren poliçelere ait primlerindüşülmesinden sonra kalan tutar üzerinden nakliyat dalında asgari % 25, diğerdallarda asgari % 33.5 oranlarında cari rizikolar karşılığı ayrılır.
Muallak hasarlar karşılığı, tahakkuk etmiş ve hesaben tespitedilmiş tazminat bedellerinden veya bu hesap yapılmamışsa tahmini değerlerindenibarettir.
(d) Sigorta şirketleri; sigorta sözleşmelerinden doğan vetahsilinde tehlike görülen veya sigorta sözleşmesinin başladığı tarihtenitibaren altı ay içerisinde tahsil edilemeyen alacakları için muhtemel zararlarkarşılığı ayırmak zorundadırlar. Bu karşılıklarla ilgili usul ve esaslarBakanlıkça tespit olunur.
(e) Hayat dalında faaliyet gösteren sigorta ve reasüransşirketleri, Müsteşarlığın uygun göreceği genel kabul görmüş aktüeryahesaplarına göre matematik karşılık ayırmak zorundadır.
Müsteşarlık, bu maddenin (a), (b), (c), (d) fıkralarındagösterilen karşılıkların kullanımına ilişkin usul ve esaslar ile bu bölümde yeralan karşılıkların tesis, dönem ve sürelerini tespite yetkilidir."
Madde 19- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 26 ncı maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Prim ve Tarifeler
Madde 26- Hayat sigortası ve süresi bir yılı aşan sağlıksigortaları ile zorunlu sigortalar dışında kalan sigorta işlemlerindeuygulanacak tarife, sigortacılık usul ve esaslarına aykırı olmamak üzeresigorta şirketi tarafından serbestçe belirlenir.
Hayat sigortası ile süresi bir yılı aşan sağlık sigortasınındüzenlenmesi ve tarifeleri, prim, formül ve cetvelinin uygulamaya konulabilmesiMüsteşarlığın onayına bağlıdır.
Bu Kanuna ve diğer kanunlara göre yapılması zorunlu kılınansigortaların primleri ile bunların tarife ve talimatları Bakanlıkça tespitolunur ve Resmi Gazete'de yayımlanır.
Sigorta şirketleri, özellik arzeden sigorta konuları dışındauygulayacakları tarifelerini tespit etmek ve müşterilerinin emrine hazır tutmakzorundadırlar.
Bakanlık, gerekli gördüğü takdirde zorunlu sigortaların prim vetarifelerini serbest bırakmaya veya sigorta dalları ve türleri itibariyleuygulanacak sigorta tarife ve talimatlarını, aracılık komisyon hadlerini tespitetmeye veya sigortacılığın genel düzeyini dikkate alarak gerektiğinde birincifıkradaki sigorta türleri de dahil tarifelerin onayından sonra yürürlüğekonulmasını kararlaştırmaya ve bu hususta tüm tedbirleri almayayetkilidir.
Sigorta şirketleri ve sigorta aracılığı hizmeti yapan bilumumhakiki ve hükmi şahıslar; tanzim edilecek poliçe tecditname, zeyilname ve sairmuameleler dolayısıyla sigortalılara veya sigorta emrini verenlere doğrudandoğruya veya dolaylı olarak her ne şekilde olursa olsun risturn ve iskontoyapamayacakları gibi, bu mahiyette telakki edilecek terk, tenzil ve ödemelerdebulunamazlar ve bu gibi menfaatler sağlayamazlar.
Sigorta priminin peşin tahsili esastır. Primin taksitle ödenmesikararlaştırıldığında sigorta şirketi taksit tutar ve vadelerini poliçedegöstermek zorundadır. Poliçe düzenleme ve primlerin tahsiline ilişkin usul veesaslar Birliğin görüşü alınarak Müsteşarlıkça belirlenir."
Madde 20- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 27 nci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Sigorta Acenteleri Nezdindeki Şirket Alacağı
Madde 27- Yetkili acenteler, tahsil ettikleri primleri en geç oniş günü içerisinde komisyon ve ilgili vergiler düşüldükten sonra sigortaşirketine intikal ettirmek zorundadırlar. Tahsil ettiği sigorta ücretinisigorta şirketine intikal ettirmeyen veya sigorta şirketince kendisine verilenyetkilerin dışına çıkarak, sözleşme akdeden acentelerin sözleşme yapma ve primtahsil yetkileri sigorta şirketi tarafından kaldırılırve bu husus sicileişlenmek üzere Birliğe bildirilir. Bu acenteler, sigorta şirketine intikalettirmekle yükümlü oldukları primleri şirkete intikal ettirmedikçe sigortaacenteliği yapamaz.
Tahsil ettiği primleri süresi içinde sigorta şirketlerine intikalettirmeyen acentelerin, poliçe tanzim ve prim tahsil yetkisini kaldırmayansigorta şirketleri hakkında 3 üncü maddenin (e) fıkrası hükmü uygulanır."
Madde 21- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 28 inci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"GenelŞartlar, Tarife ve Talimat ve Sigorta Sözleşmesi
Madde 28- Sigorta sözleşmeleri Müsteşarlıkça onaylanan genelşartlara uygun olarak yapılır.
Sigorta poliçeleri, genel şartları kapsayacak şekilde düzenlenir.Poliçelere, mevzuata aykırı hükümler taşımamak kaydıyla, özel hükümler dekonabilir.
Sigorta şirketleri, kişi ya da kuruluşları sigorta sözleşmesiyapmak için davet veya teşvik amacıyla gerçeğe aykırı, yanıltıcı veya aldatıcıbeyan ve tahminde bulunamazlar, söz veremezler. Ayrıca, sigorta şirketleriyayınlayıp dağıttıkları her çeşit tarife, broşür, izahname ve diğer belgelerile reklam ve ilânlarını, taahhütleriyle sigortalıya sağlayacakları hak vemenfaatlerin sınır ve kapsamı dışında bir anlayışa neden olmayacak şekil vesurette düzenlerler.
Acente, broker ve prodüktörler yukarıdaki fıkra hükmüne uygunhareket etmek zorundadırlar.
Bu sözleşmenin unsurları içerisinde taraflardan birinin busözleşmede yeralan herhangi bir hususta sigorta yaptırmaya zorunlu tutulduğuhallerde, sigortanın belirli bir şirkete yaptırılmasına ilişkin olarak konulmuşbulunan şartlar geçersizdir.
Hayat sigorta sözleşmesinin yapılmasına ilişkin teklifnameninsigorta şirketine ulaştığı tarihten itibaren 30 gün içinde sigorta şirketitarafından ret edilmemesi halinde sigorta sözleşmesi yapılmış olur.
Sigorta şirketleri, ilk defa uygulamaya koyacakları sigortateminatı şart ve esasları ile poliçe örneklerini, uygulamaya başlamadan en geçonbeş gün önce Müsteşarlığa göndermek zorundadırlar. Müsteşarlık poliçeörneklerini mevzuata ve sigortacılık esaslarına aykırı bulduğu veyasigortalıların korunması açısından uygulanmalarında sakınca gördüğü takdirde,poliçelerde yazılı hususların değiştirilmesini her zaman talep etmeyeyetkilidir. Şirketler, Müsteşarlığın bu konudaki taleplerine uymakzorundadırlar."
Madde 22- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 29 uncu maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Yurtdışında Yaptırılabilecek Sigortalar ve Zorunlu Sigortalar
Madde 29- Türkiye'de yerleşik gerçek veya tüzel kişiler,Türkiye'deki bütün sigortalarını, münhasıran Türkiye'de faaliyette bulunanruhsatlı sigorta şirketlerine ve Türkiye'de yaptırabilirler.
Ancak, Bakanlıkça tespit edilecek esaslara göre;
a) İhracat ve ithalat konusu olan mallar için nakliyatsigortaları,
b) Yabancı kredi ile satın alınan veya yurt dışından finansalkiralama yoluyla kiralanan uçak, helikopter ve gemiler için kredi sözleşme vefinansal kiralama sözleşme süresi ile sınırlı olmak üzere yaptırılacak teknesigortaları,
c) Gemilerin sorumluluk sigortaları,
d) Hayat sigortaları,
e) Seyahat edenlerin Türkiye haricinde iken seyahatleri sırasındayaptıracakları ferdi kaza ve motorlu taşıt sigortaları, yurt dışında dayapılabilir.
Bakanlar Kurulu, kamu yararı açısından, kişilerce topluma zararverebilecek her çeşit meslek ve faaliyetlere karşı teminat oluşturulmasıamacıyla, gerekli gördüğü sigortaları zorunlu hale koyabilir. Zorunlusigortaların genel şartları, tarife ve talimatları, aracılık yapacak gerçek vetüzel kişilere ödenecek komisyon oranlarını tespite Bakanlık yetkilidir.
Zorunlu sigortalara ilişkin uygulamanın esasları, Bakanlar Kurulukararlarında belirtilir.
Bu kanun veya diğer kanunlar uyarınca zorunlu hale getirilensigortaların, o dalda faaliyet gösteren sigorta şirketleri tarafından yapılmasızorunludur.
İlgili mevzuatına göre mesleki nitelikte olsun veya olmasın birfaaliyetin icrası, bir yapının veya taşıtın veya bir malın kullanılması içinizin veya ruhsat vermeye veya bunları denetlemeye yetkili merciler, bu işlerleilgili zorunlu sigortaların yaptırılıpyaptırılmadığını araştırmak vedenetlemekle yükümlü olup, zorunlu sigortaları yaptırmayanların bu izin veruhsatlarını iptale yetkilidirler."
Madde 23- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 30'uncu maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Sigorta Denetleme Kurulu
Madde 30- Sigorta ve reasürans şirketleri ile sigortacılık işlemiyapan veya sigortacılık alanında faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler, buKanun ve diğer kanunların sigortacılıkla ilgili hükümleri yönünden SigortaDenetleme Kurulu'nundenetimine tabidir.
Sigorta ve reasürans şirketlerinin faaliyetleri, varlıkları,iştirakleri, alacakları, özkaynakları, borçları ile mali bünyeyi ve idariyapıyı etkileyen diğer tüm unsurların tespit ve tahlili kurul uzman veyardımcıları ile aktüer ve aktüer yardımcıları tarafından yapılır.
Kurul Başkanı da, Kurul uzmanı sıfat ve yetkisine sahiptir.
Denetleme Kurulu'nun giderlerine karşılık olarak sigortaşirketlerinden, yıllık prim tahakkuklarından, iptaller düşüldükten sonra kalansafi primler tutarının binde üçünü geçmemek üzere aidat alınır.
Denetleme aidatı Bakanlık emrine, bir bankada tesis edilerek fonhesabına yatırılır. Kurul giderlerini aşan fon hesabı bakiyeleri Hazineye iradkaydedilir.
Madde 24- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 32 nci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Bilgi Verilmesi ve İbraz Mükellefiyeti
Madde 32- Sigorta denetleme uzman ve uzman yardımcıları ile aktüerve aktüer yardımcıları; sigorta ve reasürans şirketleri ile bunlarıniştirakleri sigorta aracıları diğer gerçek ve tüzel kişilerden bu Kanunhükümleri ile ilgili görecekleri bütün bilgileri istemeye bunların tüm defter,kayıt ve belgelerini incelemeye yetkili olup bunlar da istenilen bilgileriincelemeye hazır bulundurmakla ve ibrazla yükümlüdür.
Devlet daireve kuruluşları, Birlik, Motorlu Taşıtlar Bürosu vebenzeri kuruluşlar, istenecek her türlü bilgiyi gizli de olsaSigorta DenetlemeUzman ve Yardımcılarına, Aktüer ve Aktüer Yardımcılarına verirler."
Madde 25- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 34 üncü maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"İhtisas Komiteleri
Madde 34- Müsteşarlık, Kanunun gerekli kıldığı tarife vetalimatlar ile sigortacılığın geliştirilmesi için araştırma ve incelemeyaptırılması amacıyla sigortacılık konusunda bilgi ve uzmanlık sahibikişilerden oluşacak ihtisas komiteleri kurabilir.
Bu komitelerin giderleri, Bakanlıkça onaylanacak esaslar uyarıncaBirliğe üye şirketler tarafından karşılanır.
Bu komitelerin çalışma esasları hazırlanacak yönetmelikledüzenlenir."
Madde 26- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 37 nci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Diğer Sigorta ve Reasürans Aracıları
Madde 37- Sigortalıyı temsil ederek ve sigortacı seçiminde tamamentarafsız ve bağımsız davranarak tehlikelerin sigorta ve reasüre edilmesi içinsigorta ve reasürans sözleşmesi yapmak isteyenlerle sigorta veya reasüransşirketlerini bir araya getiren, sigorta sözleşmesinin aktinden önceki gereklihazırlık çalışmalarını yapan ve gerektiğinde bu anlaşmaların uygulanmasında,özellikle tazminatın ödenmesinde yardımcı olan gerçek veya tüzel kişilerebroker denir. Brokerlerin Müsteşarlıktan Broker Ruhsatı almaları zorunludur.
Sigorta ettiren ve sigortacıya bağlı olmaksızın çeşitli sigortadallarında sigorta olmak isteyenlere bilgi vererek sigorta sözleşmesininşartlarını müzakere ve tehlikenin konusu ve özelliklerine göre sigortateklifnamesini hazırlamada yardımcı olan ve çalışmalarının karşılığı olarakkomisyon alan gerçek veya tüzel kişilere Prodüktör denir.
Broker ve Prodüktörler sigorta şirketi adına sözleşme yapamaz,prim tahsil edemez ve sigorta tazminatı ödeyemezler.
Sigortacılık mevzuatına aykırı hareketlerinden dolayı hapis veyabirden fazla ağır para cezası ile cezalandırılanlar ile emniyeti suistimal,dolandırıcılık, karşılıksız çek keşidesi, hırsızlık, zimmet, ihtilâs, rüşvet,irtikap, sahtekârlık gibi yüz kızartıcı suçlardan dolayı mahkûm olanlar,müflisler ve konkordato ilân edenler, brokerlik ve prodüktörlük yapamazlar vebrokerlik ve prodüktörlük yapan tüzel kişilere ortak olamazlar.
Brokerlerin ve Prodüktörlerin işe başlamalarına, kuruluşlarına,faaliyetlerine ve yapamayacakları işlere ilişkin usul ve esaslar, defter, belgeve kayıt düzeni ile ilişkin diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir."
Madde 27- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 38 inci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Aktüerler ve Sigorta Hasar Eksperleri
Madde 38- İstatistik ve olasılık hesapları yoluyla sigortarizikolarını ve primlerini hesaplayan kişilere aktüer, sigorta edilenrizikoların gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını,nedenlerini ve niteliklerini tespit ile mutabakatlı kıymet, ön ekspertiz vegözetim gibi işlemleri mutad meslek halinde yapan kişilere sigorta hasareksperi denir.
Aktüerlik ve sigorta hasar eksperliği yapabilecek kişilerinnitelikleri, çalışma usul ve esasları ile aktüerlik ve sigorta hasar eksperlikmesleğinin düzenlenmesine ilişkin diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir.
Sigorta hasar eksperleri, görevlerini açıklık, doğruluk vetarafsızlık içinde yapmak ve sigortalılar ile sigorta şirketleri arasında tarafoldukları izlenimini yaratacak fiil ve hareketlerden kaçınmak zorundadırlar.
Sigorta hasar eksperleri, taraflardan birisi ile arasındatarafsızlığını şüpheye düşürecek önemli nedenler veya taraflardan birisi ileHukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 245 inci maddesinin 1, 2 ve 3 numaralıbentlerinde yazılı derecelerde akrabalığı veya bir iş ortaklığı varsa,eksperlik görevini kabul edemezler."
Madde 28- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 39 uncu maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Kayıt Düzeni, Bilanço ile Kâr ve Zarar Cetvelinin İlgiliMercilere Gönderilmesi ve İlanı ile Mali Bünyeye İlişkin Rasyolar
Madde 39- (a) Sigorta ve reasürans şirketleri, hesaplarını veyıllık bilançoları ile kâr ve zarar cetvellerini Birlik tarafından hazırlanarakMüsteşarlıkça uygun görülecek tek düzen hesap planı, tip bilanço ve kâr vezarar cetvelleri ile bunların uygulanma ve düzenleme esaslarına ilişkin izahnameyeuygun olarak tutmak ve düzenlemek zorundadırlar.
Bu belgelerdeki değişiklikler de aynı usule tabidir.
Müsteşarlık, sigorta ve reasürans şirketleri ile sigortaacentelerinden Türk Ticaret Kanunu'nun veya Vergi Usul Kanunu'nun zorunlukıldığı defterlerden başka, bazı işlemlerinin özel bir deftere kaydetmeleriniistemeye ve bu defterlerle ilgili usul ve esasları tesbite yetkilidir.
Sigorta şirketleri ile 9 uncu madde uyarınca poliçe kesme yetkisiverilen sigorta acenteleri, düzenledikleri tüm poliçeleri ve bunlara ilişkinprimleri düzenleme, iptal, tahsilat, taksitlendirme gibi ayrıntılarıyla poliçebazında hesaplarında göstermek zorundadırlar.
(b) Sigorta ve reasürans şirketleri, bilançoları ile kâr ve zararcetvellerinin denetçilerince onaylanmış birer örneğini, genel kurullarınınonayladığı tarihten itibaren bir ay içinde ve yurt çapında basımı ve dağıtımıyapılan günlük bir gazete ile ilân etmek ve bunlarla birlikte yönetim kurulu vedenetçi raporlarının birer örneğini Müsteşarlığa ve Birliğe göndermekzorundadırlar.
Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyette bulunan sigorta vereasürans şirketlerinin faaliyetlerine ait bilançoları ile kâr ve zararhesapları Türkiye'deki yönetim merkezleri tarafından düzenlenir ve müdürlerkurulu tarafından onaylı olarak birinci fıkradaki mercilere verilir ve aynıfıkraya göre ilân olunur. Bu şirketlerin merkezlerinin bilançoları ile kâr vezarar cetvelleri de kurulu bulundukları ülkede yetkili organlarıncaonaylandıkları tarihten itibaren aynı mercilere gönderilir.
Hayat sigorta şirketleri tarafından gönderilecek bilanço ile kârve zarar cetveline, yetkili bir aktüer tarafından onaylanacak matematikkarşılıkları ve sigortalılara dağıtılacak kâr payının bir özeti de eklenir.
Müsteşarlık, sigorta ve reasürans şirketlerinin bağımsız dışdenetim kuruluşlarınca denetlenmesini istemeye ve bununla ilgili usul veesasları tespite yetkilidir.
Gerçeğe uygun olmadığı, aldatıcı veya yanlış düzenlendiğiMüsteşarlıkça tesbit edilen bilanço, kâr ve zarar hesaplarının doğru şekli, durumuntebliğinden itibaren ilgili şirketçe on gün içinde ilânın yapıldığı gazetelerdeyayınlanır.
(c) Müsteşarlık, bu Kanunun uygulanmasını izlemek amacıyla sigortave reasürans şirketlerinden, belirleyeceği esaslar ve örneklere uygun olarakher türlü bilgi, cetvel, rapor ve mali tablolar istemeye, mali bünyeleri vekaynaklarının kullanımı ile ilgili rasyolarla Yükümlülük Karşılama Yeterliliğigibi mali bünyeyi güçlendirmeye yönelik diğer standart rasyoları ve bu rasyolarile mali tabloların gerekli görüldüğü takdirde yayınlanmasına ilişkin usul veesasları tesbite yetkilidir. Sigorta ve reasürans şirketleri bu cetvel, raporve mali tabloları Müsteşarlığa göndermek ve tesbit edilecek rasyolara uymakzorundadırlar.
Müsteşarlık, Yükümlülük Karşılama Yeterliliğinin tesis edilemediğidurumlarda prim ve hasarlarla orantılı olarak teminat ayırtmaya ve bununlailgili usul ve esasları tesbite yetkilidir.
Sigorta şirketlerinin, konsolide mali tablolar hazırlamaları içingerekli düzenlemeleri yapmaya, konsolidasyona tabi olacak doğrudan ve dolaylıiştirakleri ile yönetim ve denetimine sahip oldukları ortaklıkları, faaliyetalanları ve iştirak oranları itibariyle belirlemeye ve korsolide malitabloların ilan edilmesi ile ilgili usul ve esasları tesbite Müsteşarlık yetkilidir.
Sigorta ve reasürans şirketleri, Birliğin görüşü alınarakMüsteşarlık tarafından belirlenecek esaslara ve örneğe uygun olarak hesap özetidüzenlemek zorundadırlar. Hesap özetleri, genel müdür ile sorumlu muhasebecitarafından imza edilmiş ve denetçiler tarafından ve hayat sigorta şirketlerindeayrıca bir aktüer tarafından onaylanmış olarak, Müsteşarlıkça belirleneceksüreler içinde Müsteşarlığa ve Birliğe gönderilir."
Madde 29- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 58 inci maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Kovuşturma Usulü
Madde 58- Bu Kanunda yazılı suçlardan dolayı kovuşturma yapılmasıMüsteşarlık tarafından Cumhuriyet Savcılığına yazılı başvuruda bulunulmasınabağlıdır. Başvuruyla Müsteşarlık aynı zamanda müdahil sıfatı kazanır.
Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse,Müsteşarlık, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na göre kendisine tebliğ edilecekbu kararlara karşı itiraza yetkilidir.
Sigorta şirketlerinin acenteleri hakkında açacakları davalarda, bumaddenin birinci fıkrasının uygulanmış olması şartı aranmaz.
Bu maddeyegöre açılacak davalar, ilgili sigorta ve reasüransşirketinin merkezinin bulunduğu veya ilgili gerçek ve tüzel kişilerinfaaliyette bulundukları yerlerdeki Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür."
Kaldırılan Hükümler
Madde 30- 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun6,16,17,21,31,33,35,63, Ek l, 5 ile Geçici 1,2,3,4 ve 5 inci maddeleriyürürlükten kaldırılmıştır.
Geçici Madde 1- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğegirmesinden önce kurulmuş sigorta ve reasürans şirketleri, anasözleşmelerini buKanun Hükmünde Kararname'nin yayımı tarihinden itibaren ve diğer geçicimaddelerinde özel süre verilmediği hallerde durumlarını üç yıl içinde bu KanunHükmünde Kararnameye intibak ettirmek ve sermayelerini bu Kanun HükmündeKararname'nin ikinci maddesinde öngörülen miktara yükseltmek zorundadırlar.Kooperatif şirketlere tanınan süre beş yıldır.
Geçici Madde 2- Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiğitarihten önce kurulmuş sigorta şirketlerinden diğer sigorta dalları ilebirlikte hayat dalında da faaliyet gösterenler, durumlarını üç yıl içerisindebu Kanun Hükmünde Kararname'nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına uygun halegetirmek zorundadırlar. Bu sürenin sonunda hayat portföylerini devretmeyensigorta şirketleri yeni hayat sigortası sözleşmeleri akdedemezler.
Geçici Madde 3- Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin 28 incimaddesindeki düzenlemeler yapılıncaya kadar yürürlükteki belge örneklerininkullanılmasına devam olunur.
Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin öngördüğü yönetmelikler bu KanunHükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisindeyürürlüğe konulur. Bu yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar 7397 sayılı Kanunile ek ve değişiklikler uyarınca yürürlüğe konulan yönetmeliklerin bu KanunHükmünde Kararname'ye aykırı olmayan hükümlerininuygulanmasına devam olunur.
Durumları 7397 sayılı Kanun'un bu Kanun Hükmünde Kararname iledeğişik 9 uncu maddesindeki Yönetmeliğe uygun olmayan sigorta acenteleri ileyapılan acentelik sözleşmeleri 31/12/1993 tarihinden itibaren geçersiz olur.
Geçici Madde 4- Sigorta Murakabe Kurulu'nun statüsü vepersonelinin özlük hakları ile ilgili olarak yeni bir düzenleme yapılıncayakadar 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 344 sayılı Kanun HükmündekiKararname ile değişik 30 uncu maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Madde 31- 7397 sayılı Kanun'da yer alan "Sanayi ve TicaretBakanlığı" veya "Ticaret Vekaleti", ifadeleri "Hazine veDışticaret Müsteşarlığı" şeklinde değiştirilmiştir.
Madde 32- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 8, 20 ve 26 ncı maddesi 1Ocak 1994'te, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 33- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kuruluyürütür."
B. Dayanılan Anayasa Kuralları :
İptal gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye BüyükMillet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez."
3- "MADDE 87.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev veyetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanlarıdenetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarmayetkisi vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek;para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmalarınonaylanmasını uygun bulmak, Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiillerden dolayıhüküm giyenler hariç olmak üzere, genel ve özel af ilânına, mahkemelerceverilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek veAnayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerinegetirmektir."
4."MADDE 91.- Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kurulunakanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim veolağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını,kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazlakararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama dönemininbitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisitarafından süre bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğuveya süre bitimine kadar devam ettiği de belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığındatoplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkinhükümler saklıdır.
Kanun hükmünde kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları günyürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki birtarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye BüyükMillet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle veivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayankararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilenkararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlüktenkalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, budeğişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığıgün yürürlüğe girer."
5. "MADDE 153.- Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir.İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisiİçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığıtarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmününyürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın ResmîGazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlardaTürkiyeBüyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukukî boşluğudolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır veyasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek vetüzelkişileri bağlar."
C. İlgili Yasa Kuralları :
Dava konusu Kanun Hükmünde Kararname'nin dayanağını oluşturan24.6.1993 günlü, 3911 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri HakkındakiBazı Kanunlar ile Teşkilat Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair YetkiKanunu" şöyledir:
"Amaç
MADDE 1.- Bu Kanunun amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerininçalışmalarında etkinliği artırmak, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli veverimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere bunların malî, sosyal ve diğerhaklarında iyileştirmeler yapmak; yürütme organı bünyesindeki kamu kurum vekuruluşlarının (Genelkurmay Başkanlığı hariç) kuruluş, görev ve yetkilerineilişkin konularda düzenlemelerde bulunmak ve Genel, Katma, Özel ve Özerkbütçeli bütünkamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmaz mallar üzerindeki yönetimve tasarruf esaslarının tespiti; BAĞ-KUR, SSK ve TC. Emekli SandığıKanunlarında düzenlemelerde bulunmak; özelleştirme kapsamına giren kuruluşlarladiğer kurum ve kuruluşlar arasındaki ihtilafların çözülmesi esaslarınıntespiti; TC. Merkez Bankası ve Bankalar Kanunu ile Sigorta Murakabe Kanunundadüzenlemeler yapılması için ivedi ve zorunlu hallere münhasır olmak üzereBakanlar Kuruluna Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermektir.
Kapsam
MADDE 2.- Bu Kanuna göre çıkarılacak Kanun Hükmünde Kararnameler;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurlarla diğer kamugörevlilerinin malî, sosyal ve diğer haklarıyla ilgili olan kanun ve kanunhükmünde kararnamelerde,
b) Kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmalarına ilişkinolarak, kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasında bölünüşüne, bağlı ve ilgilikuruluşlar kurulmasına, mevcut kurum ve kuruluşların birleştirilmesine veyakaldırılmasına, bunların kuruluş biçimlerine, görev, yetki ve yükümlülüklerineait esaslarla bu esaslar çerçevesinde teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesineilişkin hükümlerinde,
c) 28.5.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanunun Beşinci Bölümünde,
d) Genel, Katma, Özel ve Özerk bütçeli bütün kamu kurum vekuruluşlarına ait taşınmaz mallar üzerindeki yönetim ve tasarruf esaslarınıntespiti; BAĞ-KUR, SSK ve TC. Emekli Sandığı Kanunlarında düzenlemelerdebulunmak; özelleştirme kapsamına giren kuruluşlarla diğer kamu kurum ve kuruluşlarıarasındaki ihtilafların çözülmesi esaslarınıntespiti; TC. Merkez Bankası veBankalar Kanunu ile Sigorta Murakabe Kanununda,
Yapılacak değişiklik ve yeni düzenlemeleri kapsar.
İlkeler
MADDE 3.- Bakanlar Kurulu, ivedi ve zorunlu durumlara münhasır olmakkaydıyla, 1 inci madde ile verilen yetkiyi kullanırken;
a) Kamu hizmetlerinin verimli ve etkin bir şekilde yürütülmesini;ülkenin ekonomik ve sosyal durumunu dikkate alarak yeterli ve adil bir ücretseviyesini sağlamayı; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin malî, sosyal vediğer haklarında, hizmetin özellik ve gereklerine uygun iyileştirmeler yapmayı,
b) Başbakanlık, bakanlıklar ve bunlara bağlı kuruluşlar eliyle,genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken kamu hizmetlerinde iş bölümü vekoordinasyonun sağlanmasını; bağlı ve ilgili kuruluşlar kurulurken benzerhizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesini ve kaynakkullanımında israfın önlenmesini,
c) 28.5.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanunun Beşinci Bölümündedeğişiklik yapılırken ülke ekonomisine yararlılık, verimlilik ve kârlılıkesaslarını,
Gözönünde bulundurur.
Yetki Süresi
MADDE 4.- Bu Kanunla Bakanlar Kuruluna verilen yetki, bir yıl süreile geçerlidir. Bu süre içinde Bakanlar Kurulu birden fazla kanun hükmündekararname çıkartabilir.
MADDE 5.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğegirer.
MADDE 6.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür."
III. İLK İNCELEME ve ESASIN İNCELENMESİ :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta GüngörÖZDEN, Mustafa GÖNÜL, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfü F. TUNCEL'inkatılmalarıyla 25.11.1993 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, konununözelliği nedeniyle başka hususlar üzerinde durulmaksızın işin esasına geçilerekincelemenin sürdürülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
İşin esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi ve ekleri, iptaliistenilen Kanun Hükmünde Kararname kurallarıyla dayanılan Anayasa kuralları,bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü :
A- Kanun Hükmünde Kararname Hakkında Genel Açıklama :
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) Kurumu, 22.9.1971 günlü ve 1488sayılı Yasa ile 1961 Anayasası'nın 64. maddesinde yapılan değişiklik sonucuhukukumuza girmiştir. Bu değişikliğin gerekçesinde "Parlamenterrejimlerde, kanun yapmanın belli usullere uyulmak zorunluluğu sebebiyle zamanaldığı ve gecikmeler meydana getirdiği bir gerçektir. Değişen iktisadî vesosyal şartların gereği olarak bazı hukuk kurallarının bu usuller dışındayürürlüğe konulabilmesi çağdaş devlet anlayışının tabiî sonucu olarak karşımızaçıkmaktadır.
Anayasa'nın 5. maddesi hükmünün prensibini bozmamak ve her haldeönceden yasama meclislerince esasları bir kanunla tesbit olunan sınırlariçerisinde kalmak kaydıyla hükümete KHK'ler çıkarma yetkisinin verilmesi ve buyetkiyi düzenleyen hükmün TB.MM.nin genel olarak görev ve yetkilerinibelirleyen 64. maddesine eklenmesi uygun görülmüştür." denilmektedir.KHK'ler, temelde 1961 Anayasası'ndan çok farklı olmamakla birlikte 1982Anayasası'nda kimi yeniliklerle ve fakat benzer gerekçelerle 91. maddededüzenlenmiştir. Böylece, hem yürütme organını güçlendirmek hem de değişenekonomik ve sosyal konuların ortaya çıkardığı sorunlara ivedi çözümler bulmakamacına ulaşılmak istenilmiştir.
Olağan dönemlerde çıkarılan KHK'lerin mutlaka bir yetki yasasınadayanması zorunludur. Yetki Yasası'nın içeriği ve öğeleri de Anayasa'nın 91.maddesinde belirlenmiştir. 87. maddede ise Bakanlar Kurulu'na "bellikonularda" KHK çıkarma yetkisi vermek TBMM'nin görev ve yetkileri arasındasayılmıştır.
Bakanlar Kurulu'nun belli bir konuda KHK çıkarabilmesi içinöncelikle TBMM tarafından kendisine bu konuda yasa ile bir yetkinin verilmişolması gerekir. Bakanlar Kurulu, bir yasa ile önceden yetkilendirilmedikçe,kendiliğinden KHK çıkartamaz. Yasa ile verilen yetkiye dayanılarak çıkartılanKHK, yürürlükteki yasa hükümlerini kaldırabilmekte ve değiştirebilmekte, başkabir anlatımla yasanın hukuksal gücüne sahip bulunmaktadır. Yasama yetkisinin,"kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak" öğelerini içerdiği kuşkusuzdur.KHK, yürürlükteki yasa hükümlerini kaldırabilmekte ve değiştirebilmektedir.
Anayasa'da öngörüldüğü biçimi ile KHK'ler yapısal (organik-uzvî)bakımdan yürütme organı işlemi, işlevsel (fonksiyonel) yönden ise yasama işleminiteliğindedirler. Ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisi verdiği yetkiyi bir yasaile her zaman geri alabileceği gibi kendisine sunulan KHK'leri aynen kabuletmek ya da reddetmek zorunda olmayıp dilediğinde değiştirerek de kabuledebilir. Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin verilmesi, yasayladüzenlemesi gereken konuların yasama alanından çıkarılıp yürütme organınındüzenleme alanına sokulması sonucunu doğurmaz. Bu nedenle, Bakanlar Kurulu'naKHK çıkarma yetkisinin verilmiş olması Anayasa'nın 7. maddesinde öngörülen"Yasama yetkisinin devredilmezliği" ilkesini ortadan kaldırmaz.
Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarılabilmesine yetki veren yasada yeralması zorunlu öğeler Anayasa'nın bu konuya ilişkin 91. maddesinin ikincifıkrasında gösterilmiştir.Buna göre :
"Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnameninamacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazlakararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir." Bundan anlaşılacağı gibiyetki yasası, yürürlüğe konulacak KHK'nin amacını, kapsamını, ilkelerini,kullanma süresini ve bu süre içinde birden çok kararname yürürlüğe konulupkonulamayacağını belirtmek zorundadır. Bakanlar Kurulu'na verilen türevselyetki, yasada öngörülen amaç, ilke, kapsam ve süre ile sınırlı biryetkidir. Ohalde, yetki yasasında Anayasa'nın belirlediği öğelerin belli bir içeriğekavuşturularak somutlaştırılması gerekir.
Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin "bellikonularda" verilebileceği 1961 Anayasası'nın 64. maddesinde açıkçabelirtildiği halde, 1982 Anayasası'nın yetki yasasının sahip olması gerekenöğelerini gösteren 91. maddesinde bu koşul yer almamaktadır. Ancak, 1982Anayasası'nın 87. maddesinde "... Bakanlar Kuruluna belli konularda KanunHükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermek..." TBMM'nin görev ve yetkileriarasında sayılmış bulunmaktadır. Bu nedenle, 91. maddede "bellikonularda" ifadesinin yer almaması bir noksanlık sayılamaz. Çünkü, 87.maddede, Bakanlar Kurulu'na verilecek KHK çıkarma yetkisinin ancak bellikonularda olabileceği açıkça gösterilmektedir. Bu durumda, Türkiye Büyük MilletMeclisi, Bakanlar Kurulu'na ancak belli konularda bu yetkiyi verebilir; herkonuyu kapsayacak biçimde bir KHK çıkarma yetkisi veremez. KHK'nin konusununyetki yasasında belirlenmesi zorunludur.Yetki, somutlaştırılmış ve belli bir konudatanınmalıdır. Bakanlar Kuruluna sınırları belirsiz bir konuda KHK çıkarmayetkisi verilemez. KHK'nin konusu da yetki yasasında belirlenen çerçevenindışına çıkamaz. KHK'nin yetki yasasında belirtilen amaç, kapsam ve ilkelere deuygun olması gerekir. Verilen yetkinin konusunun yasada gösterilmesizorunluluğunun bu yasaya dayanılarak yürürlüğe konulan KHK'lerin yetki yasasıkapsamı içinde kalıp kalmadıklarının hem yargısal hem de siyasal denetimlerininyapılması yönünden çok büyük bir önemi vardır. Yetki Yasası'nın kapsamı dışındayürürlüğe konulan veya başka bir anlatımla yasanın öngörmediği bir konudadüzenleme yapan bir KHK'nin Anayasa'ya aykırı olacağı kuşkusuzdur.
Anayasa'da kimi konuların KHK'lerle düzenlenmesi yasaklanmaktadır.91. maddenin birinci fıkrasında "Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak, sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemez." denilmektedir.
Buna göre, Anayasa'nın KHK'lerle düzenlenemeyeceğini belirlediğikonularda TBMM tarafından Bakanlar Kurulu'na düzenlemede bulunması için biryetki verilmesi de olanaksızdır. Verilen yetkinin konusunun belli olmasının,Anayasa'nın 91. maddesindeki "yetki verilemeyecek konular"ı dakapsayıp kapsamadığının incelenebilmesi yönündende önemi büyüktür.
Bu nedenlerle, Bakanlar Kurulu'nun hangi konularda KHKçıkarabileceği Yetki Yasası'nda açıkça belirtilmeli ve verilen yetki konuyönünden mutlaka belirgin olmalıdır. Anayasa'nın 91. maddesine göre YetkiYasası'nda çıkarılacak KHK'nin "amacı", "kapsamı" ve "ilkeleri"ninde belirtilmesi gerekir. Amaç, Bakanlar Kurulu'nun kendisine verilen yetki ileneleri gerçekleştirmesinin istendiğini belirlediğinden yetki yasasında KHK'ninamacı da somut olarak açıklanmalıdır. KHK'nin amacı ve kapsamı dakonusu gibigeniş içerikli her yöne çekilebilecek biçimde genel anlatımlarlagösterilmemeli; değişik yorumlamaya elverişli olmamalıdır. KHK'nin yetkiyasasında gösterilen amaç ve kapsam doğrultusunda, verilen ilkelere uygunçıkarılıp çıkarılmadığının saptanması hem yargısal hem de siyasal denetimyönünden zorunludur. KHK, yasada gösterilen amacı dışında yürürlüğe konulmuşsaya da yetkinin kapsamını aşıyorsa veya ilkelere uygun değilse bu durumu onuyetki yasasına ve dolayısıyla Anayasa'ya aykırı düşürür.
Anayasa'ya göre yetki yasasında, Bakanlar Kurulu'na verilenyetkinin süresinin de gösterilmesi zorunludur. Bu zorunluluk, Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin yetkilerini çok uzun bir süre yürütme organına vermektenalıkoymaktadır.
Yasada öngörülen sürenin bitiminden sonra çıkarılan KHK'ninAnayasa'ya aykırı düşeceği kuşkusuzdur. Ancak, yetki süresi içerisindeçıkarılmış olan KHK'ler yasadaki sürenin bitiminden sonra da Türkiye BüyükMillet Meclisi'nce onaylanmış olmasalar da geçerliliklerini korurlar.
Anayasa'nın 91. maddesinde ayrıca "Kanun hükmünde kararnameler,Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamedeyürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye BüyükMillet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle veivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayankararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilenkararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlüktenkalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, budeğişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer."denilmektedir.
B- KHK'nin Yargısal Denetimi :
Anayasa'ya göre KHK'ler Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindenetimine bağlıdırlar. Anayasa'nın 91. maddesinde "Kararnameler, ResmîGazete'de yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelik veivedilikle görüşülür." denilmektedir. Öncelik ve ivedilik koşuluyla, yetkiyasalarının gecikmeden çıkarılabilmesi ve çıkarıldıktan sonra da yürürlüğekonulan KHK'lerin aynı biçimde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kararabağlanması istenilmiştir.
Anayasa'da KHK'lerin siyasal denetimi yanında yargısal denetimi deöngörülmüştür. KHK'ler, işlevsel (fonksiyonel) yönden yasama işlemi niteliğindeolduklarında bunların yargısal denetimlerinin yapılması görev ve yetkisi deAnayasa Mahkemesi'ne verilmiştir. Anayasa'nın 148., 150., 151., 152. ve 153.maddeleri hükümlerine göre, KHK'lerin Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarındanuygunluğunu Anayasa Mahkemesi denetler.
KHK'nin yargısal denetiminin sözkonusu olduğunda KHK'nin dayandığıyetki yasasının öncelikle Anayasa'ya daha sonra da KHK'nin kendisinin hem yetkiyasasına hem de Anayasa'ya uygunluğu sorunlarının çözümlenmesi gerekir.Hernekadar, Anayasa'nın 148. maddesinde KHK'lerin yetki yasalarına uygunluğunundenetlemesinden değil yalnızca Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarındanuygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise de, Anayasa'ya uygunlukdenetiminin içerisine öncelikle KHK'nin yetki yasasına uygunluğunun denetimigirer. Çünkü, Anayasa'da, Bakanlar Kuruluna ancak yetki yasasında belirtilensınırlar içerisinde KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. Yetki yasası olmazsa(Anayasa mad. 121 dışında) KHK olamaz. Bu yetkinin dışına çıkılması KHK'yiAnayasa'ya aykırı duruma getirir. Böylece, KHK'nin yetki yasasına aykırı olmasıAnayasa'ya aykırı olması ile özdeşleşir. Nitekim, 3268, 3347 ve 3479 sayılıYetki Yasalarına dayanılarak yürürlüğe konulan 335 ve 347 sayılı KHK'lerdayandırıldıkları Yetki Yasalarının kapsamı dışında kalmaları nedeniyle AnayasaMahkemesi'nin 8.2.1989 gün E. 1988/38, K. 1989/7 ve 16.5.1989 gün E. 1989/4, K.1989/23 sayılı kararlarıyla iptal edilmiştir.
Olağanüstü Hal KHK'leri dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa'dan(mad. 121) alırlar. Bu tür KHK'lerin bir yetki yasasına dayanması gereklideğildir. Buna karşın, olağan KHK'lerin bir yetki yasasına dayanmalarızorunludur. KHK'ler, yasa gücünü dayandıkları yetki yasasından alırlar. Bunedenle KHK'ler ile dayandıkları yetki yasası arasında çok sıkı bir bağ vardır.
Yetki Yasası, KHK ve KHK'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nceaynen ya da değiştirilerek kabulü birbirinden bağımsız işlemler olmayıpAnayasa'da öngörülen bir sürecin değişik aşamalarıdır. KHK'nin yetki yasası ileolan bağı, KHK'yi aynen ya da değiştirerek kabul eden yasa ile kesilir. Buyasa, KHK'yi kendi bünyesine alarak genel anlamda bir yasa niteliğinedönüştürür. Bu nedenle, KHK ile dayandığı yetki yasası arasındaki bağ KHK'ninaynen ya da değiştirilerek yasaya dönüşmesine kadar devam etmektedir.
KHK, yasa gücünü, dayandığı yetki yasası ile konulan esaslarauygunluğu ve yetki yasasının da Anayasa'ya uygunluğu varsayıldığı içinkazanmaktadır. Yetki yasasının Anayasa'ya aykırılığının saptanması ya da bunedenle iptaline karar verilmesi durumunda, bu varsayım gerçekleşmediğinden, buyasaya dayanılarak çıkartılan KHK Anayasal dayanaktan yoksun kalır. Bu durumdaKHK, Anayasa'nın uygun gördüğü ölçünün ötesinde verilen bir yetkininkullanılması sonucu çıkartılmış olması nedeniyle Anayasa'ya aykırılıkoluşturur. KHK; yetki yasasına ve içeriği yönünden de Anayasa'ya aykırıbulunmasa bile dayandığı yetki yasası Anayasa'ya aykırı ise bu nedenle iptaligerekir.
KHK'nin Anayasa'ya uygun bir yetki yasasına dayanması geçerliliğinön koşuludur. Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan veya dayandığı yetkiyasası Anayasa'ya aykırı olan bir KHK'nin kuralları, içerikleri yönündenAnayasa'ya aykırılık oluşturmasalar bile, Anayasa'ya uygunluğundan sözedilemez.
Öbür yönden, KHK'lerin Anayasa'ya uygunluk denetimleri yasalarındenetimlerinden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde; "Kanunlar Anayasayaaykırı olamaz." denilmektedir. Bu nedenle yasaların denetimde, onlarınyalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. KHK'ler ise konu,amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki yasasına hem deAnayasa'ya uygun olmak zorundadırlar. Bu nedenlerle, KHK kurallarının içerikleryönünden de Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılabilmesi için öncelikle ortadaAnayasa'yauygun bir yetki yasasının varlığı gerekir. KHK'lerin Anayasa'ya aykırılığısaptanmış ya da bu nedenle iptal edilmiş bir yetki yasasına uygun olupolmadığının incelenmesi ise denetimi anlamsız kalır. Çünkü Anayasa'ya aykırıbir yetki yasasına dayanılarak çıkartılan KHK'lerin Anayasa'ya uygun görülmesiolanaksızdır.
Yetki yasasının iptalinin, bu yasaya dayanılarak çıkartılanKHK'lere etkisinin Anayasa'nın 153. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesiuygun değildir. Çünkü, Anayasa'nın 153. maddesindeki "İptal kararlarıgeriye yürümez." kuralına dayanarak, yetki yasasının iptaline ilişkinkararın, Resmî Gazetede yayımı gününe kadar çıkarılan KHK'lerin etkilenmeyeceğibiçiminde bir ilke de konulamaz.
Bütün bu nedenlerle dayandığı yetki yasasının Anayasa'yaaykırılığı saptanan ya da iptaline karar verilen KHK'lerin, Anayasa'nınBaşlangıç'ındaki "Hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilenhürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışınaçıkamayacağı", 2. maddesindeki "Hukukdevleti" ilkeleriyle 6.maddesindeki "Hiç kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devletyetkisi kullanamaz." kuralı ve KHK çıkarma yetkisine ilişkin 91.maddesiyle bağdaştırılmaları olanaksızdır.
Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan, yetki yasasının kapsamıdışında kalan, dayandığı yetki yasasının Anayasa'ya aykırılığı saptanan ya daAnayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilen KHK'lerin anayasal konumlarıbirbirinden farksızdır. Böyle durumlarda KHK'ler anayasal dayanaktan yoksunbulunduklarından içerikleri Anayasa'ya aykırı bulunmasa bile dava açıldığındaiptalleri gerekir.
C- 510 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya AykırılığıSorunu :
Dava dilekçesinde 510 sayılı Kanun Hükmünde Kararname"ninAnayasa'nın 2., 6., 7., 87., 91. ve 153. maddelerine aykırı olması nedeniyle iptalinekarar verilmesi istenilmiştir. Ancak, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesi hükmü gereğince AnayasaMahkemesi, Anayasa'ya aykırılık konusunda ilgililertarafından ileri sürülengerekçelere dayanmak zorunda değildir. İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka birgerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir.
Dava konusu edilen 510 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 24.6.1993gün ve 3911 sayılı Yetki Yasası'na dayanılarak çıkartılmıştır. KHK'nin dayandığı3911 sayılı Yetki Yasası ise bir bölümünün Anayasa'nın 153. maddesine, kalanbölümünün de Anayasa'nın 7., 87. ve 91. maddelerine aykırılığı nedeniyleAnayasa Mahkemesi'nin 16.9.1993 gün ve Esas 1993/26, Karar 1993/28 sayılıkararıyla iptal edilmiştir.
Böylece, 510 sayılı KHK anayasal dayanaktan yoksun kalmıştır.
KHK'lerin yargısal denetimi bölümünde açıklanan nedenlerleAnayasa'ya aykırı görülerek iptal edilen 3911 sayılı Yetki Yasası'nadayanılarak çıkarılmış bulunan 510 sayılı KHK Anayasa'nın Başlangıç'ında yeralan egemenliği "Millet adına kullanmağa yetkili kılınan hiçbir kişi vekuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıylabelirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı", 2.maddesindeki "hukukdevleti", 6. maddesindeki "Hiçbir kimse veya organ kaynağınıAnayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.", ilkeleriyle, KHKçıkarma yetkisine ilişkin 91. maddesine aykırıdır. Bu gerekçe karşısında davadilekçesinde ileri sürülendiğer aykırılık nedenlerinin üzerinde durulmaksızınKHK'nin iptali gerekir.
Haşim KILIÇ ve Sacit ADALI bu görüşe katılmamışlardır.
D- İptal Hükmünün Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu:
Anayasa'nın 153. maddesi ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesi ninKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesi hükümleriuyarınca, yasa, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisiİçtüzüğü ya da bunların belirli madde veya hükümleri iptal kararının ResmîGazete'de yayımlandığı gün yürürlükten kalkar. Ancak, Anayasa Mahkemesi, iptalkararı ile meydana gelecek olan hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamuyararını ihlal edici nitelikte görürse, boşluğun doldurulması için iptalkararının yürürlüğe gireceği günü ayrıca kararlaştırabilir.
Dava konusu 510 sayılı KHK'nin iptaline karar verilmesi ilemeydana gelen hukuksal boşluk kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikteolduğundan, gerekli göreceği yeni düzenlemeleri yapması için Yasama organınasüre tanımak amacıyla iptal kararının Resmî Gazete'deyayımlanmasındanbaşlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun bulunmuştur.
IV- SONUÇ :
A. 20.8.1993 günlü, 510 sayılı "Sigorta Murakabe Kanunu'nunBazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun HükmündeKararname"nin dayanağını oluşturan 24.6.1993 günlü, 3911 sayılı YetkiYasası'nın Anayasa Mahkemesi'nin 16.9.1993 günlü, Esas 1993/26, Karar 1993/28sayılı kararıyla iptal edilmiş bulunması nedeniyle Anayasa'ya aykırı olduğunave İPTALİNE, Haşim KILIÇ ile Sacit ADALI'nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B. İptal nedeniyle oluşan hukuki boşluğun doldurulması içinAnayasa'nın 153. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Yasa'nın 53. maddeleri gereğince iptal kararının ResmiGazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine,OYBİRLİĞİYLE,
25.11.1993 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL