ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1993/51
Karar Sayısı : 1993/53
Karar Günü : 25.11.1993
R.G. Tarih-Sayı :28.12.1993-21802
İPTAL DAVASINI AÇAN : Anamuhalefet (Anavatan) Partisi TürkiyeBüyük Millet Meclisi Grubu adına Grup Başkanı A. Mesut YILMAZ.
İPTAL DAVASININ KONUSU : 16.9.1993 günlü, Resmî Gazete'ninMükerrer sayısında yayımlanan 519 sayılı "Atatürk Kültür, Dil ve TarihYüksek Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna BazıMaddeler Eklenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname"nin Anayasa'nın 2., 7.,87.,91. ve 153. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
II- YASA METİNLERİ :
A. İptali İstenilen Kurallar :
İptali istenilen 519 sayılı "Atatürk Kültür, Dil ve TarihYüksek Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna BazıMaddeler Eklenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname" şöyledir:
"2876 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek KurumuKanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu Kanuna bazı maddelereklenmesi; 24/6/1993 tarihli ve 3911 sayılı Kanunun verdiği yetkiyedayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 26/8/1993 tarihinde kararlaştırılmıştır.
Madde 1- 2876 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine aşağıdaki (ı) bendieklenmiştir.
"ı) Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk dilini, Türk kültürve medeniyetlerini, Türk tarihini, Türklerin medeniyete hizmetlerini, millîbütünlük anlayışı içinde, Türk Cumhuriyetleri ile Türklerin yoğun olarakyaşadığı diğer ülkelerde de tanıtmak ve yaymak, bunları bütün Türklüğe maletmek için çalışmalar yapmak."
Madde 2- 2876 sayılı Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
"Madde 5- Yüksek Kurul; Başbakan'ın veya görevlendireceğiDevlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı'nın başkanlığında, Genelkurmay Başkanıveya Genelkurmay İkinci Başkanı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek KurumuBaşkanlığından sorumlu Devlet Bakanı, Tanıtma ve Enformasyon İşlerinden sorumluDevlet Bakanı, Milli Eğitim Bakanı, Kültür Bakanı, Turizm Bakanı, Gençlik veSpor İşlerinden sorumlu Bakan, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri,Yükseköğretim Kurulu Başkanı, Yüksek Kurum Başkanı ile Cumhurbaşkanınca beş yılsüre ile seçilen dört üyeden oluşur. Cumhurbaşkanı gerekli gördüğü hallerde,Yüksek Kurul'a başkanlık eder."
Madde 3- 2876 sayılı Kanunun 8 inci maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
"Madde 8- Yüksek Kurum Başkanı; Yüksek Kurum'un temsil,yürütme ve koordinasyon organı ve ita âmiridir.
Yüksek Kurum Başkanı, tutum ve davranışları ile bu kanununbelirlediği amaçları ve ilkeleri benimsemiş, kişilikleri bakımından YüksekKurumun hizmet ve faaliyetlerini verimli kılacak bilimsel ve kültürelniteliklerini çalışmalarıyla kanıtlamış, yüksek öğrenim görmüş, Devlet memuruolabilmek için gerekliniteliklere sahip, Başbakan tarafından gösterilecek üçaday arasından Cumhurbaşkanı'nca atanır."
Madde 4- 2876 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının(d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"d) Bağlı kuruluşların, bu kanun ilkeleri ve Yüksek Kurulunkararları doğrultusunda yapacakları çalışmaları, hizmetleri ve faaliyetlerigözetmek, desteklemek ve bunlar arasında koordinasyon ve işbirliğini sağlamak,Yönetim Kurulu kararları hakkında Yüksek Kurul'a bilgi sunmak."
Madde 5- 2876 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Cumhurbaşkanınca seçilen üyeler; Başbakan tarafındanönerilen altı aday arasından, Cumhurbaşkanınca beş yıl süre ile atanır."
Madde 6- 2876 sayılı Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
"Madde 12- Yönetim Kurulu ayda bir defa toplanır;gerektiğinde Yüksek Kurum Başkanı'nın çağrısı üzerine olağanüstü toplantılaryapar. Toplantı gündemi Yüksek Kurum Başkanı tarafından hazırlanır.
Yönetim Kurulu kararlarının birer örneği bağlı kuruluşlarınBaşkanlıklarına gönderilir.
Yönetim Kurulu'nun sekreterya işleri Genel Sekreterlik'çedüzenlenir."
Madde 7- 2876 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Denetleme Kurulu Başkanı ve üyeleri, malî ve idarî denetimyapabilecek nitelikte, yüksek öğrenim görmüş, Devlet memuru olabilmek içingerekli niteliklere sahip adaylar arasından, Yüksek Kurum Başkanı'nın önerisive ilgili Bakan'ın onayı ile atanır."
Madde 8- 2876 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Yüksek Kurum Başkan Yardımcısı, yüksek öğrenim görmüş,Devlet memuru olabilmek için gerekli niteliklere sahip aday, Yüksek KurumBaşkanı'nın önerisi üzerine ilgili Bakan onayı ile atanır."
Madde 9- 2876 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin birinci fıkrasıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Genel Sekreter, yüksek öğrenim görmüş idari tecrübeye veDevlet memuru olabilmek için gerekli niteliklere sahip adaylar arasından,Yüksek Kurum Başkanı'nın önerisi üzerine ilgili Bakan onayı ile atanır."
Madde 10- 2876 sayılı Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
"Madde 25- Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı, tutum vedavranışları ile Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarınıbenimsediğini, eserleriyle veya eğitim ve öğretim veya diğer hizmetalanlarındaki çalışmaları ile kanıtlamış, yüksek öğrenim görmüş Devlet memuruolabilmek için gerekli niteliklere sahip adaylar arasından, Yüksek KurumBaşkanı'nın önerisi, ilgili Bakanın uygun görüşü üzerine müşterek kararlaatanır.
Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı'nın çalışmalarında kendi sineyardımcı olmak üzere aslî üyeler arasından önerdiği bir üye, Yüksek KurumBaşkanı'nın önerisi üzerine ilgili Bakan onayı ile atanır. Atatürk AraştırmaMerkezi Başkanı'nın bulunmadığı durumlarda, Başkan'ın görevlerini yardımcısıyerine getirir."
Madde 11- 2876 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
"Madde 43- Türk Dil Kurumu Başkanı, aslî üyelerde bulunmasıgereken niteliklere sahip adaylar arasından Yüksek Kurum Başkanı'nın önerisi,ilgili Bakan'ın uygun görüşü üzerine müşterek kararla atanır.
Türk Dil Kurumu Başkanı'nın çalışmalarında kendisine yardımcıolmak üzere, aslî üyeler arasından önerdiği bir üye, Yüksek Kurum Başkanı'nınönerisi üzerine ilgili Bakan onayı ile atanır. Türk Dil Kurumu Başkanı'nınbulunmadığı durumlarda, Başkan'ın görevlerini yardımcısı yerine getirir."
Madde 12- 2876 sayılı Kanunun 61 inci maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
"Madde 61- Türk Tarih Kurumu Başkanı, aslî üyelerde bulunması gereken niteliklere sahip adaylar arasından, Yüksek Kurum Başkanı'nınönerisi, ilgili Bakan'ın uygun görüşü üzerine müşterek kararla atanır.
Türk Tarih Kurumu Başkanı'nın çalışmalarında kendisine yardımcıolmak üzere aslî üyeler arasından önerdiği bir üye, Yüksek Kurum Başkanı'nınönerisi üzerine ilgili Bakan onayı ile atanır. Türk Tarih Kurumu Başkanı'nınbulunmadığı durumlarda, Başkan'ın görevlerini yardımcısı yerine getirir."
Madde 13- 2876 sayılı Kanunun 80 inci maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
"Madde 80- Atatürk Kültür Merkezi Başkanı, aslî üyelerdebulunması gereken niteliklere sahip adaylar arasından, Yüksek Kurum Başkanı'nınönerisi, ilgili Bakan'ın uygun görüşü üzerine müşterek kararla atanır.
Atatürk Kültür Merkezi Başkanı'nın çalışmalarında kendisineyardımcı olmak üzere aslî üyeler arasından önerdiği bir üye, Yüksek KurumBaşkanı'nın önerisi üzerine ilgili Bakan onayı ile atanır. Atatürk KültürMerkezi Başkanı'nın bulunmadığı durumlarda, Başkanı'nın görevlerini yardımcısıyerine getirir."
Madde 14- 2876 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin ikinci fıkrasıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Atatürk Uluslararası Barış Ödülü; Atatürk'ün rölyefiişlenmiş bir plâket, nakdî mükâfat ile ödül rozeti ve beratından oluşur. Ödül 3yılda bir verilir."
Madde 15- 2876 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin birincifıkrasının (g) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"g) Ödüle lâyık bir kişi bulunmadığında o yıl ödülverilmez."
Madde 16- 2876 sayılı Kanunun 92 nci maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
"Madde 92- Atatürk Barış Ödülü için aday gösterileceklerinveya başvuracakların faaliyetlerinde veya eserlerinde aranacak nitelikler veverilecek nakdî mükâfatın miktarı, ödül verilecek yıldan bir önceki yılın 1Ocak-28 veya 29 Şubat günleri arasında Yüksek Kurum Başkanlığınca yurt içi veyurt dışı basın-yayın araçlarıyla ilân edilir.
Ödülün verileceği yıldan bir önceki yılın engeç 23 Nisan tarihinekadar eserleri Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığına ulaşacakşekilde başvuran kişiler Atatürk Uluslararası Barış Ödülü için aday olmaya hakkazanırlar.
Ayrıca 90 ve 91 inci maddelerdeki esaslara uygun olarak, engeç birönceki yılın 23 Nisan akşamına kadar, Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanı, Ödül Kurulu üyeleri, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri,Türkiye'deki yabancı misyon şefleri, daha önce ödül almış kişiler, ÖdülKurulunun belirleyeceği diğer kişiler, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü içinaday gösterebilir.
Bu şekilde tespit edilen adayların eserlerinin, hizmet vefaaliyetlerinin değerlendirilmesi işlemlerinin sonuçlandırılması, müracaatsüresinin bitim tarihini takip eden onbir ay içinde tamamlanır."
Madde 17- 2876 sayılı Kanunun 97 nci maddesinin (e) bendiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"e) Bu kanunla öngörülen Yüksek Kurula, Yönetim Kurulu'na,Bilim Kurullarına ve Yürütme Kurulları ile Türk Tarih Kurumu bünye- sindeki komisyonlaraseçilecek üyelerde Devlet Memurları Kanununda belirtilen yaş haddiaranmaz."
Madde 18- 2876 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"Ek Madde 1- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgilimaddelerine göre belirli süreler için atanan veya seçilen üyeler, görevsüreleri sonunda yeniden seçilebilir veya atanabilirler. Bu üyeler seçildikleriveya atandıkları usulle süreye bakılmaksızın görevden alınabilirler."
"Ek Geçici Madde 1- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgilimaddelerinde belirtilen yaş haddi ve hizmet süresi ile ilgili şartlarını buKanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce doldurmuş olanlarıngörevleri başka bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer."
Madde 19- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 maddesi 1/1/1996tarihinde, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 20- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kuruluyürütür."
B. Dayanılan Anayasa Kuralları :
İptal gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır :
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye BüyükMillet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez."
3- "MADDE 87.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev veyetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu vebakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmündekararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarınıgörüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek;milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Anayasanın 14 üncümaddesindeki fiiller den dolayı hüküm giyenler hariç olmak üzere, genel ve özelaf ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerinegetirilmesine karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkilerikullanmak ve görevleri yerine getirmektir."
4. "MADDE 91.- Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKuruluna kanunhükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını,kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazlakararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama dönemininbitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafındansüre bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğu veya sürebitimine kadar devam ettiği de belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığındatoplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkinhükümler saklıdır.
Kanun hükmünde kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları günyürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki birtarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye BüyükMillet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle veivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulma yankararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince redde dilenkararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlüktenkalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, budeğişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer."
5. "MADDE 153.- Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir.İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisiİçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetedeyayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesiiptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih,kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda,Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukukî boşluğudolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır veyasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek vetüzelkişileri bağlar."
C.İlgili Yasa Kuralları :
Dava konusu Kanun Hükmünde Kararname'nin dayanağını oluşturan24.6.1993 günlü, 3911 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu GörevlileriHakkındaki Bazı Kanunlar ile Teşkilat Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına DairYetki Kanunu" şöyledir :
"Amaç
MADDE 1.- Bu Kanunun amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerininçalışmalarında etkinliği artırmak, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli veverimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere bunların malî, sosyal ve diğerhaklarında iyileştirmeler yapmak; yürütme organı bünyesindeki kamu kurum vekuruluşlarının (Genelkurmay Başkanlığı hariç) kuruluş, görev ve yetkilerineilişkin konularda düzenlemelerde bulunmak ve Genel, Katma, Özel ve Özerk bütçelibütün kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmaz mallar üzerindeki yönetim vetasarruf esaslarının tespiti; BAĞ-KUR, SSK ve TC. Emekli Sandığı Kanunlarındadüzenlemelerde bulunmak; özelleştirme kapsamına giren kuruluşlarla diğer kurumve kuruluşlar arasındaki ihtilafların çözülmesi esaslarının tespiti; TC. MerkezBankası ve Bankalar Kanunu ile Sigorta Murakabe Kanununda düzenleme leryapılması için ivedi ve zorunlu hallere münhasır olmak üzere Bakanlar KurulunaKanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermektir.
Kapsam
MADDE 2.- Bu Kanuna göre çıkarılacak Kanun Hükmünde Kararnameler;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurlarla diğer kamugörevlilerinin malî, sosyal ve diğer haklarıyla ilgili olan kanun ve kanunhükmünde kararnamelerde,
b) Kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmalarına ilişkinolarak, kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasında bölünüşüne, bağlı ve ilgilikuruluşlar kurulmasına, mevcut kurum ve kuruluşların birleştirilmesine veyakaldırılmasına, bunların kuruluş biçimlerine, görev, yetki ve yükümlülüklerineait esaslarla bu esaslar çerçevesinde teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesineilişkin hükümlerinde,
c) 28.5.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanunun Beşinci Bölümün de,
d) Genel, Katma, Özel ve Özerk bütçeli bütün kamu kurum ve kuruluşlarınaait taşınmaz mallar üzerindeki yönetim ve tasarruf esaslarının tespiti;BAĞ-KUR, SSK ve TC. Emekli Sandığı Kanunlarında düzenlemelerde bulunmak;özelleştirme kapsamına giren kuruluşlarla diğer kamu kurum ve kuruluşlarıarasındaki ihtilafların çözülmesi esaslarının tespiti; TC. Merkez Bankası veBankalarKanunu ile Sigorta Murakabe Kanununda,
Yapılacak değişiklik ve yeni düzenlemeleri kapsar.
İlkeler
MADDE 3.- Bakanlar Kurulu, ivedi ve zorunlu durumlara münhasırolmak kaydıyla, 1 inci madde ile verilen yetkiyi kullanırken;
a) Kamu hizmetlerinin verimli ve etkin bir şekilde yürütülmesini;ülkenin ekonomik ve sosyal durumunu dikkate alarak yeterli ve adil bir ücretseviyesini sağlamayı; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin malî, sosyal vediğer haklarında, hizmetin özellik ve gereklerine uygun iyileştirmeler yapmayı,
b) Başbakanlık, bakanlıklar ve bunlara bağlı kuruluşlar eliyle,genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken kamu hizmetlerinde iş bölümü vekoordinasyonun sağlanmasını; bağlı ve ilgili kuruluşlar kurulurken benzerhizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesini ve kaynakkullanımında israfın önlenmesini,
c) 28.5.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanunun Beşinci Bölümün dedeğişiklik yapılırken ülke ekonomisine yararlılık, verimlilik ve kârlılıkesaslarını,
Gözönünde bulundurur.
Yetki Süresi
MADDE 4.- Bu Kanunla Bakanlar Kuruluna verilen yetki, bir yıl süreile geçerlidir. Bu süre içinde Bakanlar Kurulu birden fazla kanun hükmündekararname çıkartabilir.
MADDE 5.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 6.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür."
III. İLK İNCELEME ve ESASIN İNCELENMESİ :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta GüngörÖZDEN, Mustafa GÖNÜL, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfü F. TUNCEL'inkatılmalarıyla 25.11.1993 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, konununözelliği nedeniyle başka hususlar üzerinde durulmaksızın işin esasına geçilerekincelemenin sürdürülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
İşin esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi ve ekleri, iptaliistenilen Kanun Hükmünde Kararname kurallarıyla dayanılan Anayasa kuralları,bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü :
A- Kanun Hükmünde Kararname Hakkında Genel Açıklama :
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) Kurumu, 22.9.1971 günlü ve 1488sayılı Yasa ile 1961 Anayasası'nın 64. maddesinde yapılan değişiklik sonucuhukukumuza girmiştir. Bu değişikliğin gerekçesinde "Parlamenterrejimlerde, kanun yapmanın belli usullere uyulmak zorunluluğu sebebiyle zamanaldığı ve gecikmeler meydana getirdiği bir gerçektir. Değişen iktisadî vesosyal şartların gereği olarak bazı hukuk kurallarının bu usuller dışındayürürlüğe konulabilmesi çağdaş devlet anlayışınıntabiî sonucu olarak karşımızaçıkmaktadır.
Anayasa'nın 5. maddesi hükmünün prensibini bozmamak ve her haldeönceden yasama meclislerince esasları bir kanunla tesbit olunan sınırlariçerisinde kalmak kaydıyla hükümete KHK'ler çıkarma yetkisinin verilmesi ve buyetkiyi düzenleyen hükmün TB.MM.nin genel olarak görev ve yetkilerinibelirleyen 64. maddesine eklenme si uygun görülmüştür." denilmektedir.KHK'ler, temelde 1961 Anayasası'ndan çok farklı olmamakla birlikte 1982Anayasası'nda kimi yeniliklerle ve fakat benzer gerekçelerle 91. maddededüzenlenmiştir. Böylece, hem yürütme organını güçlendirmek hem de değişenekonomik ve sosyal konuların ortaya çıkardığı sorunlara ivedi çözümler bulmakamacına ulaşılmak istenilmiştir.
Olağan dönemlerde çıkarılan KHK'lerin mutlaka bir yetki yasasınadayanması zorunludur. Yetki Yasası'nın içeriği ve öğeleri de Anayasa'nın 91.maddesinde belirlenmiştir. 87. maddede ise Bakanlar Kurulu'na "bellikonularda" KHK çıkarma yetkisi vermek TBMM'nin görev ve yetkileri arasındasayılmıştır.
Bakanlar Kurulu'nun belli bir konuda KHK çıkarabilmesi içinöncelikle TBMM tarafından kendisine bu konuda yasa ile bir yetkinin verilmişolması gerekir. Bakanlar Kurulu, bir yasa ile önceden yetkilendirilmedikçe,kendiliğinden KHK çıkartamaz. Yasa ile verilen yetkiye dayanılarak çıkartılanKHK, yürürlükteki yasa hükümlerini kaldırabilmekte ve değiştirebilmekte, başkabir anlatımla yasanın hukuksal gücüne sahip bulunmaktadır. Yasama yetkisinin,"kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak" öğelerini içerdiğikuşkusuzdur. KHK, yürürlükteki yasa hükümlerini kaldırabilmekte vedeğiştirebilmektedir.
Anayasa'da öngörüldüğü biçimi ile KHK'ler yapısal (organik-uzvî)bakımdan yürütme organı işlemi, işlevsel (fonksiyonel) yönden ise yasama işleminiteliğindedirler. Ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisi verdiği yetkiyi bir yasaile her zaman geri alabileceği gibi kendisine sunulan KHK'leri aynen kabuletmek ya da reddetmek zorunda olmayıp dilediğinde değiştirerek de kabuledebilir. Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin verilmesi, yasayladüzenlemesi gereken konuların yasama alanından çıkarılıp yürütme organınındüzenleme alanına sokulması sonucunu doğurmaz. Bu nedenle, Bakanlar Kurulu'naKHK çıkarma yetkisinin verilmiş olması Anayasa'nın 7. maddesinde öngörülen "Yasamayetkisinin devredilmezliği" ilkesini ortadan kaldırmaz.
Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarılabilmesine yetki veren yasada yeralması zorunlu öğeler Anayasa'nın bu konuya ilişkin 91. madde sinin ikincifıkrasında gösterilmiştir. Buna göre :
"Yetki kanunu,çıkarılacak kanun hükmünde kararnameninamacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazlakararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir." Bun dan anlaşılacağıgibi yetki yasası, yürürlüğe konulacak KHK'nin amacını, kapsamını, ilkelerini,kullanma süresini ve bu süre içinde birden çok kararname yürürlüğe konulupkonulamayacağını belirtmek zorundadır. Bakanlar Kurulu'na verilen türevselyetki, yasada öngörülen amaç, ilke, kapsam ve süre ile sınırlı bir yetkidir. Ohalde, yetkiyasasında Anayasa'nın belirlediği öğelerin belli bir içeriğekavuşturularak somutlaştırılması gerekir.
Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin "bellikonularda" verilebileceği 1961 Anayasası'nın 64. maddesinde açıkçabelirtildiği halde, 1982 Anayasası'nın yetki yasasının sahip olması gerekenöğelerini gösteren 91. maddesinde bu koşul yer almamaktadır. Ancak, 1982Anayasası'nın 87. maddesinde "... Bakanlar Kuruluna belli konularda KanunHükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermek..." TBMM'nin görev ve yetkileriarasında sayılmış bulunmaktadır. Bu nedenle, 91. maddede "bellikonularda" ifadesinin yer almaması bir noksanlık sayılamaz. Çünkü, 87.maddede, Bakanlar Kurulu'na verilecek KHK çıkarma yetkisinin ancak bellikonularda olabileceği açıkça gösterilmektedir. Bu durumda, Türkiye Büyük MilletMeclisi, Bakanlar Kurulu'na ancak belli konularda bu yetkiyi verebilir; herkonuyu kapsayacak biçimde bir KHK çıkarma yetkisi veremez. KHK'nin konusununyetki yasasında belirlenmesi zorunludur. Yetki, somutlaştırılmışve belli birkonuda tanınmalıdır. Bakanlar Kuruluna sınırları belirsiz bir konuda KHKçıkarma yetkisi verilemez. KHK'nin konusu da yetki yasasında belirlenençerçevenin dışına çıkamaz. KHK'nin yetki yasasında belirtilen amaç, kapsam veilkelere de uygun olması gerekir. Verilen yetkinin konusunun yasadagösterilmesi zorunluluğunun bu yasaya dayanılarak yürürlüğe konulan KHK'lerinyetki yasası kapsamı içinde kalıp kalmadıklarının hem yargısal hem de siyasaldenetimlerinin yapılması yönünden çok büyük bir önemi vardır. Yetki Yasası'nınkapsamı dışında yürürlüğe konulan veya başka bir anlatımla yasanın öngörmediğibir konuda düzenleme yapan bir KHK'nin Anayasa'ya aykırı olacağı kuşkusuzdur.
Anayasa'da kimi konuların KHK'lerle düzenlenmesi yasaklanmaktadır.91. maddenin birinci fıkrasında "Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak, sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci veikinci bölümle rinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemez." denilmektedir.
Buna göre, Anayasa'nın KHK'lerle düzenlenemeyeceğini belirlediğikonularda TBMM tarafından Bakanlar Kurulu'na düzenlemede bulunması için biryetki verilmesi de olanaksızdır. Verilen yetkinin konusunun belli olmasının,Anayasa'nın 91. maddesindeki "yetki verilemeyecek konular"ı dakapsayıp kapsamadığının incelenebilmesi yönünden de önemi büyüktür.
Bunedenlerle, Bakanlar Kurulu'nun hangi konularda KHKçıkarabileceği Yetki Yasası'nda açıkça belirtilmeli ve verilen yetki konuyönünden mutlaka belirgin olmalıdır. Anayasa'nın 91. maddesine göre YetkiYasası'nda çıkarılacak KHK'nin "amacı", "kapsamı" ve"ilkeleri"nin de belirtilmesi gerekir. Amaç, Bakanlar Kurulu'nunkendisine verilen yetki ile neleri gerçekleştirmesinin istendiğinibelirlediğinden yetki yasasında KHK'nin amacı da somut olarak açıklanmalıdır.KHK'nin amacı ve kapsamı da konusu gibi geniş içerikli her yöne çekilebilecekbiçimde genel anlatımlarla gösterilmemeli; değişik yorumlamaya elverişliolmamalıdır. KHK'nin yetki yasasında gösterilen amaç ve kapsam doğrultusunda,verilen ilkelere uygun çıkarılıp çıkarılmadığının saptanması hem yargısal hem desiyasal denetim yönünden zorunludur. KHK, yasada gösterilen amacı dışındayürürlüğe konulmuşsa ya da yetkinin kapsamını aşıyorsa veya ilkelere uygundeğilse bu durumu onu yetki yasasına ve dolayısıyla Anayasa'ya aykırı düşürür.
Anayasa'ya göre yetkiyasasında, Bakanlar Kurulu'na verilenyetkinin süresinin de gösterilmesi zorunludur. Bu zorunluluk, Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin yetkilerini çok uzun bir süre yürütme organına vermektenalıkoymaktadır.
Yasada öngörülen sürenin bitiminden sonra çıkarılan KHK'ninAnayasa'ya aykırı düşeceği kuşkusuzdur. Ancak, yetki süresi içerisindeçıkarılmış olan KHK'ler yasadaki sürenin bitiminden sonra da Türkiye BüyükMillet Meclisi'nce onaylanmış olmasalar da geçerliliklerini korurlar.
Anayasa'nın 91. maddesinde ayrıca "Kanun hükmündekararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak,kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye BüyükMillet Meclisinesunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle veivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulma yankararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince redde dilenkararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlüktenkalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, budeğişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer." denilmektedir.
B- KHK'nin Yargısal Denetimi :
Anayasa'ya göre KHK'ler Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindenetimine bağlıdırlar. Anayasa'nın 91. maddesinde "Kararnameler, ResmîGazete'de yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelik veivedilikle görüşülür." denilmektedir. Öncelik ve ivedilik koşuluyla, yetkiyasalarının gecikmeden çıkarılabilmesi ve çıkarıldıktan sonra da yürürlüğekonulan KHK'lerin aynı biçimde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kararabağlanması istenilmiştir.
Anayasa'da KHK'lerin siyasal denetimi yanında yargısal denetimi deöngörülmüştür. KHK'ler, işlevsel (fonksiyonel) yönden yasama işlemi niteliğindeolduklarında bunların yargısal denetimlerinin yapılması görev ve yetkisi deAnayasa Mahkemesi'ne verilmiştir. Anayasa'nın 148., 150., 151., 152. ve 153.maddeleri hükümlerine göre, KHK'lerin Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarındanuygunluğunu Anayasa Mahkemesi denetler.
KHK'nin yargısal denetiminin sözkonusu olduğunda KHK'nin dayandığıyetki yasasının öncelikle Anayasa'ya daha sonra da KHK'nin kendisinin hem yetkiyasasına hemde Anayasa'ya uygunluğu sorunlarının çözümlenmesi gerekir.Hernekadar, Anayasa'nın 148. maddesinde KHK'lerin yetki yasalarına uygunluğunundenetlemesinden değil yalnızca Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarındanuygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise de, Anayasa'ya uygunlukdenetiminin içerisine öncelikle KHK'nin yetki yasasına uygunluğunun denetimigirer. Çünkü, Anayasa'da, Bakanlar Kuruluna ancak yetki yasasında belirtilensınırlar içerisinde KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. Yetki yasası olmazsa(Anayasa mad. 121 dışında) KHK olamaz. Bu yetkinin dışına çıkılması KHK'yi Anayasa'yaaykırı duruma getirir. Böylece, KHK'nin yetki yasasına aykırı olması Anayasa'yaaykırı olması ile özdeşleşir. Nitekim, 3268, 3347 ve 3479 sayılı YetkiYasalarına dayanılarak yürürlüğe konulan 335 ve 347 sayılı KHK'lerdayandırıldıklarıYetki Yasalarının kapsamı dışında kalmaları nedeniyle AnayasaMahkemesi'nin 8.2.1989 gün E. 1988/38, K. 1989/7 ve 16.5.1989 gün E. 1989/4, K.1989/23 sayılı kararlarıyla iptal edilmiştir.
Olağanüstü Hal KHK'leri dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa'dan(mad. 121) alırlar. Bu tür KHK'lerin bir yetki yasasına dayanması gereklideğildir. Buna karşın, olağan KHK'lerin bir yetki yasasına dayanmalarızorunludur. KHK'ler, yasa gücünü dayandıkları yetki yasasından alırlar. Bunedenle KHK'ler ile dayandıkları yetki yasası arasında çok sıkı bir bağ vardır.
Yetki Yasası, KHK ve KHK'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nceaynen ya da değiştirilerek kabulü birbirinden bağımsız işlemler olmayıpAnayasa'da öngörülen bir sürecin değişik aşamalarıdır. KHK'nin yetki yasası ileolan bağı, KHK'yi aynen ya da değiştirerek kabul eden yasa ile kesilir. Buyasa, KHK'yi kendi bünyesine alarak genel anlamda bir yasa niteliğinedönüştürür. Bu nedenle, KHK ile dayandığı yetki yasası arasındaki bağ KHK'ninaynen ya da değiştirilerek yasaya dönüşmesine kadar devam etmektedir. KHK, yasagücünü, dayandığı yetki yasası ile konulan esaslara uygunluğu ve yetkiyasasının da Anayasa'ya uygunluğu varsayıldığı için kazanmaktadır. Yetkiyasasının Anayasa'ya aykırılığının saptanması ya da bu nedenleiptaline karar verilmesidurumunda, bu varsayım gerçekleşmediğinden, bu yasaya dayanılarak çıkartılanKHK Anayasal dayanaktan yoksun kalır. Bu durumda KHK, Anayasa'nın uygun gördüğüölçünün ötesinde verilen bir yetkinin kullanılması sonucu çıkartılmış olmasınedeniyle Anayasa'ya aykırılık oluşturur. KHK; yetki yasasına ve içeriğiyönünden de Anayasa'ya aykırı bulunmasa bile dayandığı yetki yasası Anayasa'yaaykırı ise bu nedenle iptali gerekir.
KHK'nin Anayasa'ya uygun bir yetki yasasına dayanması geçerliliğinön koşuludur. Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan veya dayandığı yetkiyasası Anayasa'ya aykırı olan bir KHK'nin kuralları, içerikleri yönündenAnayasa'ya aykırılık oluşturmasalar bile, Anayasa'ya uygunluğundan sözedilemez.
Öbür yönden, KHK'lerin Anayasa'ya uygunluk denetimleri yasalarındenetimlerinden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde; "Kanunlar Anayasayaaykırı olamaz." denilmektedir. Bu nedenle yasaların denetimde, onlarınyalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. KHK'ler ise konu,amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki yasasına hem deAnayasa'ya uygun olmak zorundadırlar. Bu nedenlerle, KHK kurallarının içerikleryönünden de Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılabilmesi için öncelikle ortadaAnayasa'ya uygun bir yetki yasasının varlığı gerekir.
KHK'lerin Anayasa'ya aykırılığı saptanmış ya da bu nedenle iptaledilmiş bir yetki yasasına uygun olup olmadığının incelenmesi ise denetimianlamsız kalır. Çünkü Anayasa'ya aykırı bir yetki yasasına dayanılarakçıkartılan KHK'lerin Anayasa'ya uygun görülmesi olanaksızdır.
Yetki yasasının iptalinin, bu yasaya dayanılarak çıkartılanKHK'lere etkisinin Anayasa'nın 153. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesiuygun değildir. Çünkü, Anayasa'nın 153. maddesindeki "İptal kararları geriyeyürümez." kuralına dayanarak, yetki yasasının iptaline ilişkin kararın,Resmî Gazetede yayımı gününe kadar çıkarılan KHK'lerin etkilenmeyeceğibiçiminde bir ilke de konulamaz.
Bütün bu nedenlerle dayandığı yetki yasasının Anayasa'yaaykırılığı saptanan ya da iptaline karar verilen KHK'lerin, Anayasa'nınBaşlangıç'ındaki "Hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilenhürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışınaçıkamayacağı", 2. maddesindeki "Hukuk devleti" ilkeleriyle 6.maddesindeki "Hiç kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devletyetkisi kullanamaz." kuralı ve KHK çıkarma yetkisine ilişkin 91.maddesiyle bağdaştırılmaları olanaksızdır.
Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan, yetki yasasının kapsamıdışında kalan, dayandığı yetki yasasının Anayasa'ya aykırılığı saptanan ya daAnayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilen KHK'lerin anayasal konumlarıbirbirinden farksızdır. Böyle durumlarda KHK'ler anayasal dayanaktan yoksunbulunduklarından içerikleri Anayasa'ya aykırı bulunmasa bile dava açıldığındaiptalleri gerekir.
C- 519 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya AykırılığıSorunu :
Dava konusu edilen 519 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 24.6.1993gün ve 3911 sayılı Yetki Yasası'na dayanılarak çıkartılmıştır. KHK'nindayandığı 3911 sayılı Yetki Yasası ise bir bölümünün Anayasa'nın 153.maddesine, kalan bölümünün de Anayasa'nın 7., 87. ve 91. maddelerine aykırılığınedeniyle Anayasa Mahkemesi'nin 16.9.1993 gün ve Esas 1993/26, Karar1993/28sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Böylece, 519 sayılı KHK anayasal dayanaktan yoksun kalmıştır.
KHK'lerin yargısal denetimi bölümünde açıklanan nedenlerleAnayasa'ya aykırı görülerek iptal edilen 3911 sayılı Yetki Yasası'nadayanılarak çıkarılmış bulunan 519 sayılı KHK Anayasa'nın Başlangıç'ında yeralan egemenliği "Millet adına kullanmağa yetkili kılınan hiçbir kişi vekuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıylabelirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı", 2.maddesindeki "hukuk devleti",6. maddesindeki "Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan birdevlet yetkisi kullanamaz.", ilkeleriyle, KHK çıkarma yetkisine ilişkin91. maddesine aykırıdır. Bu gerekçe karşısında dava dilekçesinde ileri sürülendiğer aykırılık nedenlerinin üzerinde durulmaksızın KHK'nin iptali gerekir.
Haşim KILIÇ ve Sacit ADALI bu görüşe katılmamışlardır.
D- İptal Hükmünün Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu:
Anayasa'nın 153. maddesi ve 2949 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesi hükümleriuyarınca, yasa, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisiİçtüzüğü ya da bunların belirli madde veya hükümleri iptal kararının ResmîGazete'de yayımlandığı gün yürürlük ten kalkar. Ancak, Anayasa Mahkemesi, iptalkararı ile meydana gelecek olan hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamuyararını ihlal edici nitelikte görürse, boşluğun doldurulması için iptalkararının yürürlüğe gireceği günü ayrıca kararlaştırabilir.
Dava konusu 519 sayılı KHK'nin iptaline karar verilmesi ilemeydana gelen hukuksal boşluk kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikteolduğundan, gerekli göreceği yeni düzenlemeleri yapması için Yasama organınasüre tanımak amacıyla iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarakaltı ay sonra yürürlüğe girme si uygun bulunmuştur.
IV- SONUÇ :
A. 26.8.1993 günlü, 519 sayılı "Atatürk Kültür, Dil ve TarihYüksek Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna BazıMaddeler Eklenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname"nin, dayanağınıoluşturan 24.6.1993 günlü, 3911 sayılı Yetki Yasası'nın Anayasa Mahkemesi'nin16.9.1993 günlü, Esas 1993/26, Karar 1993/28 sayılı kararıyla iptal edilmişbulunması nedeniyle Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Haşim KILIÇ ileSacit ADALI'nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B. İptal nedeniyle oluşan hukuki boşluğun doldurulması içinAnayasa'nın 153. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Yasa'nın 53. maddeleri gereğince iptal kararının ResmîGazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine,OYBİRLİĞİYLE,
25.11.1993 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet NSEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfü FTUNCEL
KARŞIOYYAZISI
Anayasa Mahkemesi'nin 25.11.1993 günlü, Esas 1993/43, Karar1993/46 sayılı kararına yazdığımız karşıoyumuzu yineliyoruz.
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI