ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1994/42
Karar Sayısı : 1994/55
Karar Günü : 18.7.1994
R.G. Tarih-Sayı :27.03.1996-22593
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay Beşinci Dairesi.
İTİRAZIN KONUSU : 4.11.1981 günlü, 2547 Sayılı "YüksekÖğretim Kanunu"nun 2.12.1987 günlü, 301 sayılı KHK'nin 1. maddesiyledeğişik 6. maddesinin (b) bendinin dördüncü fıkrasının Anayasa'nın 11. ve 131.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun 6. maddesi gereğince Yüksek ÖğretimKurulu'na, Millî Eğitim Bakanlığı kontenjanından seçilerek Cumhurbaşkanı'nınonayı ile atanan iki üyenin seçimlerine ilişkin işlemin iptali için ÖğretimÜyeleri Derneği Başkanı, Danıştay'a başvurmuştur.
Danıştay 5. Dairesi'nce, Yüksek Öğretim Kurulu'na yapılan buatamaların dayanağını oluşturan 2547 sayılı Yasa'nın 2.12.1987 günlü 301 sayılıKHK ile değişik 6. maddesinin (b) bendinin dördüncü fıkrasının Anayasa'nın 11.ve 131. maddelerine aykırılığı savıyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A. İptali İstenen Yasa Kuralı
2547 sayılı Yüksek Öğretim Yasası'nın 2.12.1987 günlü, 301 sayılıKHK ile değişik 6. maddesinin (b) bendi şöyledir.
"Yükseköğretim Kurulu;
1) Cumhurbaşkanı tarafından, rektörlük ve öğretim üyeliğindebaşarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik vermek suretiyle seçilen yedi,
2) (Değişik 23/12/1988-KHK 351/13.Md.) Bakanlar Kurulunca temayüzetmiş üst düzeydeki Devlet görevlileri veya emeklileri arasından, (hakim vesavcı sınıfından olanlar için Bakanlığın ve kendilerinin muvafakatı alınmakkaydıyla) seçilen yedi,
3) Genelkurmay Başkanlığınca seçilen bir,
4) Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca seçilen iki,
5) Üniversitelerarası Kurulca, Kurul üyesi olmayan profesöröğretim üyelerinden seçilen yedi,
kişiden oluşur."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 11.- Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargıorganlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temelhukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz."
2- "MADDE 131.- Yükseköğretim kurumlarının öğretiminiplanlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındakieğitim - öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek, bu kurumlarınkanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesinive üniversiteleretahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasınısağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadıile Yükseköğretim Kurulu kurulur.
Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler, Bakanlar Kurulu veGenelkurmay Başkanlığınca seçilen ve sayıları, nitelikleri ve seçilme usullerikanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük ve öğretim üyeliğinde başarılıhizmet yapmış profesörlere öncelik vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca atananüyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen üyelerden kurulur.
Kurulun teşkilatı, görev, yetki, sorumluluğu ve çalışma esaslarıkanunla düzenlenir."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilkinceleme toplantısında; ilk incelemeye ilişkin rapor, itiraz yoluna başvuranDanıştay 5. Dairesi'nin istem gerekçesi, iptali istenen yasa kuralı ve ilgiliAnayasa kurallarıyla bunların gerekçeleri, öbür yasama belgeleri, okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
İtiraz yoluna başvuran Danıştay 5. Dairesi'nin Anayasa'yaaykırılık savlarını değerlendirmeden önce bakılmakta olan bir davanın bulunupbulunmadığı sorunu üzerinde durulmuştur.
Anayasa'nın 152. maddesiyle, 2949 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesinde, "birdavaya bakmakta olan mahkeme"nin Anayasa Mahkemesi'ne iptal istemiylebaşvurabileceği belirtilmektedir. Anayasa'daki, "bir davaya bakmakta olanmahkeme" biçimindeki nitelemeyi; o davaya bakmaya yani uyuşmazlık konusunuçözmeye ve suç işleyeni yasa kuralları çerçevesinde yargılamaya görevli mahkemeolarak anlamak gerekir. Anayasa'nın 142. maddesi gereğince mahkemeleringörevleri ancak yasa ile düzenlenir. Anayasa Mahkemesi, itiraz yolu ilegetirilen bir davada itiraz eden mahkemenin, yasa kurallarına uygun olarak odavaya bakmaya görevli olup olmadığını saptamak zorundadır.
İtiraz yoluna başvuran mahkemenin elindeki davanın Anayasa'nın152. maddesi yönünden var sayılabilmesi için dava ehliyeti bulunanlarcasüresinde, yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir dava olmasıgerekir. Bu koşulların varlığını saptamak Anayasa Mahkemesi'nin yetkisiiçindedir.
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. Maddesinde idarîeylem ve işlemler hakkında "menfaatleri ihlâl edilenler" tarafındaniptal davası açılabileceği hükme bağlanmış iken davanın Danıştay 5. Dairesi'ndegörülmesi sırasında 10.6.1994 günlü, 4001 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 2. maddedeyapılan değişiklik sonucu ayrık durumlar dışında "kişisel hakları ihlâledilenlerin" davaaçabilecekleri öngörülmüştür. 4001 sayılı Yasa'nın geçici2. maddesinde de "Değiştirilmiş olan 2 nci maddenin hükmü bu Kanununyürürlüğünden evvel açılmış olup devam eden veya hükme bağlanılmış olupdakesinleşmemiş bulunan davalarda da uygulanır" denilmiştir. Buna göre, 2577sayılı Yasa'nın değişik 2. maddesi Danıştay 5. Dairesi'nin gördüğü davadauygulanacaktır.
Davacı, Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı, Danıştay'a başvurusundaYüksek Öğretim Kurulu'nun tüm yükseköğretim kurumlarını düzenleyen,çalışmalarına yön veren bir kuruluş olduğunu, öğretim elemanlarınınfaaliyetlerini gözetim ve denetim altında bulundurduğunu, derneklerinde kayıtlıüyelerin de üniversitelerde görevli öğretim üye ve yardımcılardan oluşmasınedeniyle ilgilendiklerini belirterek Yüksek Öğretim Kurulu'na Millî EğitimBakanlığı kontenjanından seçilerek Cumhurbaşkanı'nen onayı ile atanan ikiüyenin seçim işleminin iptalini istemiştir.
2577 sayılı Yasa'nın 2. maddesindeki idarî işlemler hakkında iptaldavası açmak için gerekli olan "menfaatleri ihlâl edilenler" koşulu,4001 sayılı Yasa ile "kişisel hakları ihlal edilenler" biçimindedeğiştirilmiştir. Davacının dava konusu işlemle kişisel hakkı ihlal edilmediğinden2577 sayılı Yasa'nın değişik 2. maddesinde öngörülen dava ehliyetibulunmamaktadır. Bu nedenle de Danıştay 5. Dairesi'nin elinde bakmakta olduğubir davanın varlığından söz edilemez. Başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle reddi gerekir.
V- SONUÇ
4.1.1981 günlü, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Yasası'nın 2.12.1987günlü, 301 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesiyle değiştirilen 6.maddesinin (b) bendinin dördüncü fıkrasının iptali istemiyle yapılan itirazın;dava konusu idarî işlem davacının kişisel hakkını ihlâl etmediği içinAnayasa'nın 152. Maddesinde öngörülen itiraz yoluna başvuran Mahkemecebakılmakta olan bir dava bulunmadığından, 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesininüçüncü fıkrası gereğince başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,Yekta Güngör ÖZDEN, Selçuk TÜZÜN ile Ahmet N. SEZER'in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
18.7.1994 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
KARŞIOYGEREKÇESİ
Esas Sayısı : 1994/42
Karar Sayısı : 1994/55
Anayasa'nın 152. maddesinin birinci fıkrasına göre, bir davayabakmakta olan mahkeme, uygulayacağı yasa kuralını Anayasa'ya aykırılığınailişkin yanlardan birinin savının ciddî olduğu kanısına vararak itiraz yolunuizleyip iptal istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurursa, Anayasa Mahkemesi'ninbu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. Danıştay 8. Dairesi'ninAnayasa Mahkemesi'nin elinde bulunan davayailişkin, Anayasa'nın 152. maddesininüçüncü fıkrasında öngörülen beş aylık süre geçmeden, yeni bir yasayla davayeterliği çözümlense bile, yeniden açıp karara bağlayamaz. Danıştay Dairesitersine davranıp bir karar verse bile bu karar Anayasa Mahkemesi'nibağlamaz.Danıştay'ın ehliyet yönünden red kararının dördüncü paragrafında, ancakDanıştay'ın işin esasına girerek karar vereceği durumlarda AnayasaMahkemesi'nce alınacak kararın bekleneceği açıklanmış, beşinci paragrafta dausul yönünden reddi gereken konularda beş aylık sürenin bitimininbeklenemeyeceği belirtilmiştir. İtiraz yoluna başvuran Dairenin bu yargısı,Anayasa Mahkemesi'ni etkileyemez. Anayasa'ya uygunluk denetimine getirilen birusul kuralı olmadığı gibi, Danıştay bu kararını beş aylık süreninsonunda daalabilirdi. İtiraz konusu kuralın öz yönünden incelenmesini engeleyen biryöntem nedenine öncelik tanınamaz.
Kaldıki, Anayasa Mahkemesi davaya bakmakta olan mahkemeninuygulayacağı kurala ek olarak 2949 sayılı Kuruluş Yasası'nın 28. maddesindekieksiklikler dışında başka bir neden üzerinde, özellikle yalnız mahkemesincegözetilecek davacı ya da davalı olmak yeterliğini inceleyip araştıramaz.İtirazı incelemeye başladıktan sonra bu nedene dayalı red ya da kabûl kararınagöre bir karar veremez.Sorunu temelden çözer. Tersine tutum, Anayasa'yauygunluk denetimlerini, itiraz yoluna başvuran mahkemenin yönlendirmesinebırakır. İtirazdan sonraki vazgeçmenin, dosyayı geri istemenin bile başlanmışuygunluk denetimini engelleyemediğine ilişkin uygulamalar karşısında özyönünden incelemeyi durdurup red kararı vermek yanlıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin işlevi Anayasa'ya aykırı kurallarıayıklamaktır. Bu görevini, kendisine sunulan dosya içeriğine itiraz yolunabaşvuran mahkemeyi değil, kendini sahip bilerek yerine getirecektir. Mahkemekayıtlarına geçen dosya artık Anayasa Mahkemesi'nin sorumluluğundadır. Bu daitiraz konusu kuralın Anayasa karşısındaki durumunu olumlu ya da olumsuzbiçimde belirlemekle olur. İlk inceleme evresinde bile davada yan olmakyeterliğini Anayasa Mahkemesi gözetmez ki bu konuya ilişkin sonraki görüşü, özincelemesi sırasında gözetsin.
Karara katılmamamızın gerekçesi özetle budur. 18.7.1994
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Selçuk TÜZÜN
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1994/42
Karar Sayısı : 1994/55
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. Maddeleri gereğince mahkemelerin biryasa veya kanun hükmünde kararname kurallarının Anayasa'ya aykırılığı savı ileAnayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluna başvurabilmeleri için bu kurallarınMahkemece bakılmakta olan davada uygulanacak kurallar olması gerekir. Bunedenle, itiraz yolu ile yapılan başvurularda Anayasa Mahkemesi'nin başvurununbir "davaya bakmakta olan mahkemece" yapılmış olup olmadığını veAnayasa'ya aykırılığı savında bulunulan kuralların bakılmakta olan davadauygulanacak kurallar olup olmadığını saptaması zorunludur. Bunların ötesindeitiraz başvurularında Anayasa Mahkemesi'nin davacının dava ehliyetinin bulunupbulunmadığını inceleme yetkisi yoktur.
Dava ehliyetini saptama yetkisi öncelikle davaya bakmakta olanmahkemelerin, sonrada bunların karar ve hükümlerini son incelememercilerinindir. Adlî, idarî ve askerî yargıya ilişkin davalarda davaehliyetinin varlığını veya yokluğunu bunlar kendi kararları ile belirlerler.Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda yapacağı bir belirleme itiraz yoluna başvuranmahkeme yönünden bağlayıcı olamaz. Çünkü, itiraz yoluna başvuran mahkemelerinkarar ve hükümlerinin son inceleme mercii Anayasa Mahkemesi olmayıp diğer adlî,idarî ve askerî yüksek mahkemelerdir.
Kaldıki, davanın davacının ehliyeti yönünden red olasılığınınbulunması Danıştay 5. Dairesini bakmakta olduğu işin (dava) niteliğinideğiştirmez. Yargı mercilerinde görülmekte olan davalar davacılar yönünden herzaman olumlu sonuçlanmıyabilir. Hatta bu sonuç, davanın başında da görülebilir.Ancak, bu durum, uyuşmazlığı dava olmaktan çıkarmaz.
Danıştay 5. Dairesi'nin elinde bakmakta olduğu bir dava vardır.Danıştay 5. Dairesi bakmakta olduğu bu davada dava konusu idarî işlem nedeniyledavacının "menfaatinin" veya "kişisel hakkının" ihlâledilip edilmediğini saptama yetkisi öncelikle Danıştay 5. Dairesi'nin, Dairekararının temyizi durumunda ise Danıştay İdari Dava Daireleri GenelKurulu'nundur. Anayasa Mahkemesi'nin itiraz başvurusunda bulunan Danıştay 5.Dairesi'nin bakmakta olduğu davada davacının "menfaatinin" veya"kişisel hakkının" ihlâl edilip edilmediğini saptama yetkisibulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, çoğunluğun düşüncesine katılmıyorum. İşin esasınınincelenmesi gerekir. 18.7.1994
Üye
Ahmet N. SEZER