ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1994/44
Karar Sayısı : 1994/56
Karar Günü : 18.7.1994
R.G. Tarih-Sayı : 01.08.1996-22714
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 1.12.1993 günlü, 3917 Sayılı"506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar KurumuKanunu ve 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun ile 190 Sayılı GenelKadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde DeğişiklikYapılması Hakkında Kanun"un 7. Maddesiyle 6570 Sayılı Yasa'ya eklenengeçici 5. maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının, Anayasa'nınBaşlangıç'ının 5. ve 6. paragraflarıyla 2., 9., 10., 12., 48. ve 65.Maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK)'nun taşınmazında kiracı olandavacı, Kurum'ca belirlenen kira parasına itiraz ederek işyeri kirasınınsaptanması istemiyle açtığı davada Mahkeme, 3917 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle6570 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 5. maddenin birinci, ikinci ve üçüncüfıkralarının Anayasa'ya aykırı bulunduğu yönündeki dâvacı savının ciddî olduğukanısına vararak bu kuralların iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenen Yasa Kuralı
1.12.1993 günlü, 3917 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle, 6570 sayılıGayrimenkul Kiraları Hakkında Yasa'ya eklenen geçici 5. maddenin iptali istenenbirinci, ikinci ve üçüncü fıkraları şöyledir:
"Geçici Madde 5- Sosyal Sigortalar Kurumu ile Esnaf ve Sanatkârlarve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumunun sahibi veya ortağıbulunduğu gayrimenkuller için 1.1.1993 tarihinden önce 22.4.1926 tarih ve 818sayılı Borçlar Kanunu ile 18.5.1955 tarih ve 6570 sayılı Gayrimenkul KiralarıHakkında Kanuna göre yapılmış olan kira sözleşmeleri, sözleşmelerin bitimtarihinden itibaren üç ay sonra, işletme hakkının devrine ilişkin sözleşmelerise bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay sonra sona erer.
Kurumlarca, bu süre içinde rayiç bedel veya emsal bedele uygunolarak yeni kira bedeli ve şartları tespit edilerek kiracıya tebliğ olunur.Eski kiracının, birinci fıkrada belirtilen üç ayı takip eden (30) gün içindeyeni kira bedeli ve şartları üzerinden 6570 sayılı Gayrimenkul KiralarıHakkında Kanun hükümlerine göre kira sözleşmesi yapmaya veya teklif edilen yenikira bedeline sulh hukuk mahkemeleri nezdinde itiraz etmeye hakkı vardır. 30günlük süre içinde itiraz ve rüçhan hakkını kullanmayan ve gayrimenkulü tahliyeetmeyen kiracıların tahliyesi ilgili icra memurluğunca sağlanır.
Belirlenen kira bedeline karşı süresi içinde dava açılmasıhalinde, dava sonucuna kadar Kurumlarca tespit edilen yeni kira bedeliüzerinden ödeme yapılır. Dava sonucunda belirlenen kira bedeline göre, kiracılehine doğacak farklar takip eden aylara ait kira bedelinden mahsupedilir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin iptal istemini dayandırdığıAnayasa kuralları şunlardır :
1- Başlangıç (Beşinci ve Altıncı Paragrafları)
"- Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsızşartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmağa yetkilikılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasive bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
- Kuvvetler ayrımının Devlet organları arasında üstünlüksıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetkilerinin kullanılmasından ibaretve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancakAnayasa ve kanunlarda bulunduğu;"
2- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
3- "MADDE 9.- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsızmahkemelerce kullanılır."
4- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
5- "MADDE 12.- Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz,devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğerkişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder."
6- "MADDE 48.- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşmehürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyalamaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacaktedbirleri alır."
7- "MADDE 65.- Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasaile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, malîkaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir."
IV- İLK İNCELEME VE SINIRLAMA SORUNU
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'inkatılmalarıyla 29.3.1994 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığı saptandıktan sonra sınırlama sorunu üzerinde durulmuştur.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddelerinde, AnayasaMahkemesi'ne itiraz yoluyla yapılan başvuruların başvuran mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulanacak yasa kuralı ile ilgili olması öngörülmüştür.
Uygulanacak yasa kuralından amaç, davanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
Mahkemenin bakmakta olduğu dava, 3917 sayılı Yasa ile 6570 sayılıYasa'ya eklenen geçici 5. maddenin uygulanmasına ilişkindir. Olay, kiralayandurumundaki Sosyal Sigortalar Kurumu ile kiracısı arasındaki uyuşmazlıktır.Geçici 5. maddede belirtilen Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer BağımsızÇalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sahibi veya ortağı bulunduğu taşınmazlarailişkin herhangi bir uyuşmazlık söz konusu değildir.
Bu nedenle geçici 5. maddeye ilişkin esasın "SosyalSigortalar Kurumunun sahibi olduğu taşınmazlar için yapılmış olan kirasözleşmeleri" ile sınırlı olarak incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptaliistenen yasa kuralı ile itiraza dayanak yapılan Anayasa kuralları, bunlarıngerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
Kamu idarelerince kiraya verilen taşınmazların, kirasözleşmeleriyle ilgili zaman zaman yasal düzenlemeler yapılmıştır.
11.10.1983 gün ve 2912 sayılı, 15.1.1985 gün ve 3151 sayılıYasa'ların 1. maddeleriyle 6570 sayılı Yasa'ya Geçici 3. ve Geçici 4. maddelereklenerek, T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Esnaf ve Sanatkârlarve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (BAĞ-KUR), TürkiyeKızılay Derneği, Türk Hava Kurumu, Darülaceze Müdürlüğü, Darüşşafaka Cemiyetive bağlısı vakıflar, mazbut ve mülhak vakıflar ile Vakıflar Genel Müdürlüğü,Verem Savaş ve Kanserle Savaş Dernekleri, Belediyeler ve Özel İdareler ileBeden Terbiyesi Genel Müdürlüğü adına kayıtlı veya bunların kamu kuruluşlarıveya kamu yararına çalışan derneklerle ortaklaşa sahip bulunduklarıtaşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin Yasa'ların yürürlük tarihlerindenitibaren altı ay sonra sona ereceği, bu süre içinde sayılan bu kurumlarca rayiçveya emsal bedele uygun olarak yeni kira bedeli ve şartlarının saptanarakkiracıya tebliğ edileceği kuralları getirilmiştir.
3917 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle 6570 sayılı Yasa'ya eklenengeçici 5. madde ile de, bu kapsam ve anlayış içerisinde, Sosyal SigortalarKurumu ile Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız çalışanlar Sosyal SigortalarKurumu'nun sahibi veya ortağı bulunduğu taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerihakkında 2912 ve 3151 sayılı Yasa'lara koşut düzenlemeler yapılmıştır.
3917 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle 6570 sayılı Yasa'ya eklenengeçici 5. maddenin birinci fıkrasında, SSK. ve BAĞ-KUR'un sahibi veya ortağıbulunduğu taşınmazlar için 1.1.1993 tarihinden önce yapılmış olan kirasözleşmelerinin, bitim tarihinden itibaren üç ay sonra sona ereceği; ikincifıkrasında, Kurumlarca bu süre içinde rayiç veya emsal bedele uygun olarak yenikira bedeli ve şartlarının saptanarak kiracıya tebliğ olunacağı, kiracının isebu süreyi takip eden (30) gün içinde yeni kira bedeli ve şartları üzerindenkira sözleşmesi yapmaya veya teklif edilen yeni kira bedeline sulh hukukmahkemesinde itiraz etmeye hakkı olduğu, (30) günlük süre içinde sözleşmeyapmayan, itiraz hakkını kullanmayan ve taşınmazı boşaltmayan kiracılarıntahliyelerinin icra memurluğunca sağlanacağı; üçüncü fıkrasında da, dava açılmasıhalinde, dava sonucuna kadar kurumlarca saptanan yeni kira bedeli üzerindenödeme yapılacağı, dava sonucunda belirlenen kira bedeline göre kiracılehine doğacak farkların takip eden aylara ait kira bedelinden düşüleceğikurallarına yer verilmekte ve böylece sözü edilen kurumlara ait taşınmazlarınkiralarının günün emsal ve rayiç kira bedelleri düzeyine getirilmesininamaçlandığı anlaşılmaktadır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1- Anayasa'nın 2. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuruda bulunan mahkeme, hukuk devletinde önceden düzenlenenkonuların oluşturduğu sistemin devamının asıl olduğunu, tarafların özgüriradeleriyle yaptıkları kira sözleşmesinin 3917 sayılı Yasa kuralıyla sonaerdirildiğini, bu durumun ise hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin, toplumunhuzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı,Atatürk milliyetçiğine bağlı, Başlangıç'ta belirtilen temel ilkelere dayanandemokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiştir.
Hukuk Devleti, insan haklarına saygı gösteren, bu hakları koruyucuadaletli bir hukuk düzeni kurup sürdürmekle kendisini yükümlü sayan, bütünetkinliklerinde hukuka ve Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargıdenetimine bağlı olan devlet demektir. Böyle bir düzenin kurulması, yasama,yürütme ve yargı alanına giren tüm işlem ve eylemlerin hukuk kuralları içindekalması, temel hak ve özgürlüklerin, Anayasal güvenceye bağlanmasıylaolanaklıdır.
İtiraz konusu geçici 5. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında,SSK.nın sahibi veya ortağı bulunduğu taşınmazlar için 1.1.1993 tarihinden önceyapılmış olan kira sözleşmelerinin, sözleşmelerin bitim tarihinden itibaren üçay sonra sona ereceği, bu süre içinde rayiç ve emsal bedele uygun olaraksaptanan yeni kira bedelinin kiracıya tebliğ edileceği, kiracının (30) güniçinde yeni kira bedeli üzerinden sözleşme yapmaya hakkı olduğu veya teklifedilen bedele itiraz halinde sulh hukuk mahkemesine dava açabileceği,belirtilen süre içinde dava ve rüçhan hakkını kullanmayan kiracının icramemurluğunca tahliye edileceği öngörülmektedir.
SSK. ile kiracıları arasında düzenlenmiş kira sözleşmesi,tarafların iradeleriyle oluşmuş ve her iki tarafa hak ve yükümlülükler getirensözleşmedir. Bu sözleşme, Borçlar Yasası ile Gayrimenkul Kiraları HakkındakiYasa kuralları gereğince yapılmıştır. Kullanılma koşulları, süresi, bedeli,bedelin ödeme zamanı ve yöntemi yürürlükteki hukuk kurallarına dayanılarak vebu kuralların çizdiği sınırlar içinde taraflarca saptanır.
Hukuk devleti ilkesi, kazanılmış haklara saygı gösterilmesinigerektirir. Ancak, kazanılmış bir haktan sözedilebilmesi için bu hakkın yeniyasadan önce yürürlükte olan yasa kurallarına göre bütün sonuçlarıyla eldeedilmiş olması gerekir. Bu hukuksal duruma göre, SSK. ile kiracıları arasında1.1.1993 tarihinden önce yapılmış olan kira sözleşmeleri, yasa ilesona erdirilmemekte, kira sözleşmesinin bitiminden sonrası için düzenlemegetirmektedir. Diğer yönden Kurum'ca istenen yeni kira bedeline karşı kiracınınyargı yoluna başvurabileceği de yasada belirtilmiştir.
Geçici 5. maddenin üçüncü fıkrasında, yeni kira bedeline karşıdava açılması halinde, dava sonuna kadar yeni kira bedeli üzerinden ödemeyapılacağı, dava sonunda belirlenen kira bedeline göre, kiracı lehine farkdoğarsa, bunun izleyen aylara ait kira bedelinden düşüleceği kuralına yerverilmektedir.
Bu nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. maddesindebelirtilen hukuk devleti ilkesine aykırı değildir.
2- Anayasa'nın 9. Maddesi Yönünden İnceleme
Mahkeme, geçici 5. madde ile, yargı yetkisinin SSK.nadevredildiğini, SSK.nun tek taraflı olarak kirayı belirlediğini, belirlenenkira bedeli kabul edilmediğinde kiracının tahliye zorunda bırakıldığını, bunedenlerle belirtilen kuralın Anayasa'nın 9. maddesine aykırı olduğunu ilerisürmektedir.
Anayasa'nın "Yargı yetkisi" başlıklı bu maddesinde,yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağıöngörülmüştür.
Geçici 5. madde ile, 1.1.1993 tarihinden önce yapılmış olan kirasözleşmelerinin bitiminden sonra SSK.nun rayiç veya emsal bedele uygun yenikira bedeli isteyebilmesinin öngörülmesi yargı yetkisinin devri anlamınıtaşımaz. Tek taraflı olarak belirlenen kira bedeline karşı kiracının yargıyabaşvurma hakkı ortadan kaldırılmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, itiraza konu edilen kurallar, Anayasa'nın9. maddesine aykırı görülmemiştir.
3- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuru kararında, Anayasa'nın 10. maddesinde, hiçbir kişi vezümreye imtiyaz tanınmayacağı, işlemlerinden dolayı Devlet kurumlarının da yasaönünde eşit olduğu, 6570 sayılı Yasa'ya eklenen geçici madde hükümlerinin builkeleri tamamen altüst ettiği, SSK.nu imtiyazlı bir konuma getirdiği, idaremakamlarının, bütün işlemlerini yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarakyapmak zorunda oldukları, vatandaşlar taşınmazlarını kiraya verirken genelkurallara bağlı iken, SSK.nun özel kurallara bağlı olmasının düşünülemeyeceği,böyle bir düzenlemenin Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı bulunduğu ilerisürülmektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veyasınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar." denilmektedir.
"Yasa önünde eşitlik ilkesi" hukuksal durumları benzerolanlar için sözkonusudur. Bu ilke ile, yasa önünde eşitlik, yani hukuksaleşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunankişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasakarşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasakarşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durum ve konumlarındakiözellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gereklikılabilir. Özelliklere, ayrılıklara dayandığı için haklı olan nedenler, ayrıdüzenlemeyi eşitlik ilkesine aykırı değil, geçerli kılar. Anayasa'nınamaçladığı eylemli değil, hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı,ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğüeşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz. Kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlariçin yasalarla değişik kurallar konulamaz. Ancak durumlarındaki değişikliğindoğurduğu zorunluluklara, kamu yararı ya da başka haklı nedenlere dayanılarakyasalarla farklı uygulamalar getirilmesiyle, eşitlik ilkesinin çiğnendiğisonucu çıkarılamaz.
Kamu taşınmazlarının bir bölümü, kamu hizmetine özgülenmeden gelirgetirmek amacıyla kiraya verilmektedir. Kamu hizmetine özgülenen taşınmazlar,kamu hukuku ilişkisi içerisinde ve idare hukuku kurallarına göre yönetilmesinekarşın kiraya verilen diğer taşınmazlar ise, üçüncü kişiler yönündenözel hukuk kurallarına bağlıdır. Ancak kamu idaresi ile taşınmazı arasındakiilişki özel hukuktaki malik-taşınmaz arasındaki mülkiyet ilişkisindenfarklıdır. Özel hukukta mâlik, taşınmazı üzerinde dilediği biçimde tasarrufyetkisine sahip iken, kamu idareleri, sahip oldukları taşınmazlarınınkiralanmasında, satılmasında belli kurallara uymak ve elde ettikleri gelirlerikamu hizmetine ayırmak zorundadırlar. Diğer yandan bunlardan elde edilengelirin, kamu idaresinin yapmakla yükümlü olduğu hizmete harcanması da, butaşınmazların kamu hizmetine dolaylı olarak özgülenmesi anlamındadır. Böylece,taşınmazını
kiraya veren kamu idareleriyle, kiralayan gerçek ve özeltüzelkişiler ayrı hukuksal konumdadırlar.
Bu nedenlerle, itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın eşitlik ilkesineaykırı bir yönü bulunmamaktadır.
4- Anayasa'nın 48. Maddesi Yönünden İnceleme
Mahkeme, herkesin dilediği gibi sözleşme yapma hürriyetininbulunduğunu, ancak geçici 5. maddenin bu sözleşme hürriyetini kişinin elindenaldığını, tek taraflı olarak SSK.na devrettiğini, özel hukuk hükümlerine görekişi ile SSK.nun yaptıkları sözleşmenin daha sonra çıkarılan bir yasa ileortadan kaldırıldığını, sözleşme hürriyetini kaldıran kuralların Anayasa'nın48. maddesine aykırı bulunduğunu ileri sürmektedir.
Geçici 5. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında, SSK. ileBağ-Kur'un sahibi veya ortağı bulundugu taşınmazlar için 1.1.1993 tarihindenönce yapılmış olan kira sözleşmelerinin, bitim tarihinden itibaren üç ay sonrasona ereceği, Kurum'ca bu süre içinde rayiç veya emsal bedele uygun olarak yenikira bedelinin ve şartlarının saptanarak kiracıya tebliğ edileceği, kiracınınise bu
üç ayı takip eden (30) gün içinde yeni kira bedeli ve şartlarıüzerinden kira sözleşmesi yapmaya veya sulh hukuk mahkemesinde itiraz etmeyehakkı olduğu belirtilmiştir.
Anayasa'nın "Çalışma ve sözleşme hürriyeti" başlıklı 48.maddesinin birinci fıkrasında, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşmehürriyetine sahip bulunduğu ilkesine yer verilmiştir. Fıkranın gerekçesinde,özgürlük temeline dayalı bir toplumda irade serbestliği çerçevesinde kişininsözleşme yapma, meslek seçme ve çalışma özgürlüğünün garanti edilmesinin doğalolduğu, ancak bu özgürlüklerin kamu yararı amacıyla ve yasaylasınırlanabileceği belirtilmiştir.
Yukarıda da değinildiği gibi, SSK. ile kiracıları arasında1.1.1993 tarihinden önce yapılmış olan kira sözleşmeleri yasa ile sonaerdirilmemekte, kira sözleşmesinin bitiminden sonrası için düzenlemegetirilmektedir. Ayrıca Kurum'ca istenen yeni kira bedelinekarşı kiracının yargı yoluna başvurabileceği de açıklanmıştır.
Bu nedenlerle, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 48. maddesineaykırı bir yönü bulunmamaktadır. İtirazın reddi gerekir.
Yekta Güngör ÖZDEN bu görüşe katılmamıştır.
5- Anayasa'nın Başlangıç Bölümü, 12. ve 65. Maddeleri Yünündenİnceleme
Mahkeme, geçici 5. maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarınınAnayasa'nın Başlangıç Bölümünün beşinci ve altıncı paragraflarıyla 12. ve 65.maddelerine de aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
Anayasa'nın Başlangıç Bölümü'nün beşinci ve altıncıparagraflarında, millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsızşartsız Türk milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkilikılınan hiçbir kişi ve kuruluşun bu Anayasa'da gösterilenhürriyetçi demokrasi ve bunun gerekleriyle belirlenmiş hukuk düzeni dışınaçıkamayacağı, kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlüksıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetkilerinin kullanılması ve bununlasınırlı uygar bir işbölümü ve işbirliği olduğu, "Temel hak vehürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde, herkesin,kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak vehürriyetlere sahip olduğu, bu hürriyetlerin, kişinin topluma, ailesine ve diğerkişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da beraberinde taşıdığı,"Sosyal ve
ekonomik hakların sınırı" başlıklı 65. maddesinde, Devletin,sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomikistikrarın korunmasını gözeterek, malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsündeyerine getireceği belirtilmektedir.
İtiraz edilen kuralın, Anayasa'nın Başlangıç Bölümü'nün beşinci vealtıncı paragraflarıyla 12. ve 65. maddeleriyle bir ilgisi bulunmamaktadır.
1.12.1993 günlü, 3917 sayılı "506 Sayılı Sosyal SigortalarKanunu, 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 6570 Sayılı GayrimenkulKiraları Hakkında Kanun ile 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında KanunHükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması HakkındaKanun"un 7. maddesi ile 6570 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 5. maddeninsınırlama kararı uyarınca incelenen birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarınınAnayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Yekta Güngör ÖZDEN'inkarşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
18.7.1994 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
KARŞIOY GEREKÇESİ
İtirazkonusu kural SSK’nun kiradaki taşınmazlarına ilişkin yeni bedellerin uygulanmayöntemiyle ilgilidir. Yıllar önce düşük bedelle kiraya verilen taşınmazlarıgünün bedeliyle kiralamak olanağı varken ve geçmişe ilişkin istem yolu kapalıiken, taşınmaz iyesi (maliki) gerçek ve tüzelkişiler arasında ayrıcalık yaratandüzenlemenin Anayasa’ya aykırılığı açıktır. Kiralama ilişkisi, özel hukukalanında genel bir konudur. Taşınmaz iyesi ister kamu hukuk tüzelkişisi, isterözel hukuk tüzel kişisi ya da gerçek kişi olsun kira bağıtının hukuksalniteliği değişmez. Kaldıki Borçlar Yasası’nın genel kurallarıyla 6570 sayılıTaşınmaz Kiralarına ilişkin Yasa’nın özel kurallarına göre yapılmış kirasözleşmelerinden sözedilerek getirilen ayrıcalık büsbütün belirgindir.Kiralayanlar arasındaki ayrımı Anayasa ile bağdaştırmak olanaksızdır. Tekyanlı, genel yöntemler dışında uygulama, SSK kiracılarına getirilen ağır veözel yükümlülükle boşaltma koşulları kuralına aykırılık boyutunu özet biçimdeaçıklanmaktadır. Bağıt özgürlüğünü olumsuz yönde etkileyen kural, devletkurumlarının kayırılmasının hukuk içinde rastlanması güç örneklerinden biridir.Sorunu çözmek, zararı azaltıp gizlemek için hukuka aykırı yol yerine, tespitdavası en uygun yöntemdir. Bu da her taşınmaz sahibine açık olduğu gibi SSK’nada açıktır. Günlük bedelin üstünde bedele zorlamak için kiracı üzerinde baskıkurmak, onu, önerilen yeni bedele itiraz etmek durumunda bırakmak ayrıcalıklıişlemler dizisinin kanıtı olur.
Hukukdevleti, tüm işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun gözetildiği soylu ve yüceyapıdır. Öncelikle yurttaşlarına, devlet ve devlet kurumlarıyla olanilişkilerinde yan tutmayacağı, ayrıcalık yapmayacağı konusunda güvenvermelidir. Devletin, kamu kurumlarının mülkiyeti ile gerçek kişilerle özelhukuk tüzelkişilerinin mülkiyeti arasında, bağlı oldukları rejimlerin özelliğidışında, bir anlam ve değer farkı yoktur. Kiralama aynılık ve gereklik taşıyanhukuksal bir kurumdur. İyesi kim olursa olsun, ilişki, bağlantı birdir. Yanlarıayrı olsa da yapısı aynıdır. Bu nedenle SSK’na ayrıcalık tanıyarak BorçlarYasası ile 6570 sayılı Yasa kapsamındaki eşdeğer-eşdüzey durumu SSK içinbozmanın hukuksal bir gereği yoktur. Devlet, kendi yararına öncelik verir,kendi durumunu üstün tutarsa hukuk devleti değil, kanun devleti olur. Giderek hukuksuzluğunegemenlik kurması bir geçersizlik belirtilisi sayılır. Yurttaşı içinöngörmediği yararı kendisi için öngören ya da kendisi için öngörmediği zararıyurttaşı için öngören devlet, hukuksal dengeyi ve güvenceyi sarsar. Hiçbirakçalı durum güçlüğü, hukuksallığa yeğlenemez.
İtirazkonusu kural kısaca belirtilen bu nedenlerle Anayasa’nın 2.,10. ve 48.maddelerine aykırıdır. 18.7.1994
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkan