ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1994/47
Karar Sayısı : 1994/70
Karar Günü : 20.9.1994
R.G. Tarih-Sayı :14.08.1995-22374
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 1.3.1926 günlü, 765 sayılı "Türk CezaKanunu"nun 3038 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle değiştirilen 279. maddesininbirinci fıkrasının 1. bendinde yer alan "...veya diğer her türlü ammemüesseseleri...müstahdemleri..." sözcükleri ile aynı fıkranın 2. bendinintümünün Anayasa'nın 128. ve 129. Maddelerine aykırılığı savı ile iptaliistemidir.
I- OLAY
Nevşehir ili Merkez ilçe Herikli mahallesi muhtarı ile, fakirlikilmuhaberi almak isteyen kişi arasında çıkan tartışma sonucu muhtara karşıetkili eylemde bulunulduğu ve hakaret edildiği iddiasıyla failin Türk CezaYasası'nın 456/4 ve 482/3. Maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davasıaçılmıştır. Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesi, olayda uygulanması gereken 279.Maddenin birinci fıkrasının 1. bendinde yer alan "...veya diğerher türlüamme müesseseleri... müstahdemleri..." sözcükleri ile aynı fıkranın 2.bendinin tümünü Anayasa'nın 128. ve 129. maddelerine aykırı görerek iptali için22.4.1994 günlü kararla doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
II- YASA METİNLERİ
A) İptali İstenilen Yasa Kuralı
765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın, iptali istenen kuralı da içerendeğişik 279. maddesi aynen şöyledir:
"Ceza Kanununun Tatbikatında:
1- Devamlı veya muvakkat suretle teşriî, idarî veya adlî bir âmmevazifesi gören Devlet veya diğer her türlü âmme müesseseleri memur,müstahdemleri;
2- Devamlı veya muvakkat, ücretsiz veya ücretli, ihtiyarî veyamecburî olarak teşriî, idarî veya adlî bir amme vazifesi gören diğer kimselermemur sayılır.
Ceza Kanununun tatbikatında âmme hizmeti görmekle muvazzafolanlar:
1- Devamlı veya muvakkat suretle bir âmme hizmeti gören Devletveya diğer âmme müessesesinin memur ve müstahdemleri;
2- Devamlı veya muvakkat, ücretli veya ücretsiz ihtiyarî veyamecburî suretle bir âmme hizmeti gören diğer kimselerdir."
B) Dayanılan Anayasa Kuralları
İptal istemine dayanak gösterilen Anayasa kuralları da şunlardır:
1. "MADDE 128.- Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğerkamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduklarıkamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğerkamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları,görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğerözlük işleri kanunla düzenlenir.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunlaözel olarak düzenlenir."
2. "MADDE 129.- Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa vekanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindekimeslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkıtanınmadıkça disiplin cezası verilemez.
Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplinkararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.
Silahlı Kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındakihükümler saklıdır.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırkenişledikleri kusurlardan doğan tazminat dâvaları, kendilerine rücû edilmekkaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idarealeyhine açılabilir.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddiaedilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenenistisnalar dışında, kanunun gösterdiği idarî merciin iznine bağlıdır."
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'inkatılmalarıyla 10.5.1994 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadanoksanlık bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
A- Sınırlama Sorunu
İtiraz yoluna başvuran mahkemede görülmekte olan davada, mahallemuhtarı olan şikâyetçiye karşı, görevini yaptığı sırada etkili eylem ve hakaretsuçlarını işlediği savıyla sanığın Türk Ceza Yasası'nın 456/4 ve 482/3.maddeleri uyarınca cezalandırılması istenilmiştir. Mahkeme, mahalle muhtarınakarşı işlenen suçun memura karşı işlenmiş suç olarak kabulüne ilişkin Türk CezaYasası'nın değişik 279. maddesinin 1. bendinde yer alan "...veya her türlüamme müesseseleri müstahdemleri..." sözcüğü ile aynı fıkranın 2. bendinintümünün iptali içinbaşvurmuştur.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Yasa'nın 28. maddesinin birinci fıkrasının 1. Bendi ile son fıkrasıhükümleri karşısında davada sınırlama yapmak zorunluluğu vardır. Zira, 28.maddenin birinci fıkrasının 1. bendinde davaya bakmakta olan mahkemenin itiraz yoluna,ancak o davada uygulanacak bir yasa ya da KHK'nin hükümlerini Anayasa'ya aykırıgörmesi durumunda başvurabileceği, son fıkrasında da, Anayasa Mahkemesi'ninişin esasına girerek verdiği red kararlarının yayımlanmasından sonra on yılgeçmedikçe aynı hükmün Anayasa'ya aykırılığı savıyla yeniden AnayasaMahkemesi'ne başvurulamayacağı belirtilmiştir.
Görülmekte olan davada sanığın, mahalle muhtarı olan şikâyetçiyekarşı görevini yaptığı sırada etkili eylem ve hakarette bulunması nedeniylecezalandırılması sözkonusu olduğundan, Türk Ceza Yasası'nın değişik 279.maddesinin birinci fıkrasının öz yönünden incelenmesinin mahalle muhtarlarınakarşı işlenen suçlarla sınırlı olarak yapılmasına 20.9.1994 günündeOYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
Türk Ceza Yasası'nın değişik 279. maddesinin birinci fıkrasının 1.ve 2. bentlerinde, Ceza Yasası uygulaması bakımından kimlerin "memur"sayılacağı, ikinci fıkranın 1. ve 2. Bentlerinde de, Yasa'nın uygulamasında"kamu hizmeti görmekle yükümlü olanlar"ın kimler olduğubelirtilmiştir.
Söz konusu maddeye göre, devamlı ya da geçici olarak yasama,yürütme ve yargı organlarında kamu görevi yapan Devlet veya diğer tüm kamukurumlarının memur ve hizmetlileri ile, devamlı veya geçici, ücretsiz veyaücretli, isteğe bağlı veya zorunlu olarak yasama, yürütme veya yargısal birkamu hizmeti gören kimseler Ceza Yasası'nın uygulaması bakımından"memur" sayılmışlardır.
Böylece, maddede sayılan kimselere karşı görevini yaparken işlenensuçlar memura karşı işlenen suçlar olarak kabul edilmiştir.
2- Yasa Kuralının Anayasa'nın 128. ve 129. Maddeleri Yönündenİncelenmesi
4541 sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyarHeyetleri Teşkiline Dair Kanun'un 1. maddesinde, şehir ve kasabalarda kurulubulunan ve Belediye Yasası'nın 8. maddesine göre kurulacak olan mahallelerdebir muhtar ve muhtarın başkanlığında bir ihtiyar heyeti bulunacağıbelirtilmiştir. Aynı Yasa'nın 4.maddesinin yollama yaptığı 3. maddeye göre de,mahalle muhtarları yalnız başına; kimlik cüzdanlarını kaybedenlere, yerdeğiştirmelerin kütüklere kaydı için ilgililere hal kâğıdı düzenleme gibihususların yanında, 1111 sayılı Askerlik Yasası, 1525 sayılı Şose ve KöprülerYasası, 1086 sayılı Hukuk Yargılama Usulü Yasası, 1412 sayılı Ceza YargılamaUsulü Yasası, 797 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Yasası ve 1580 sayılıBelediye Yasası gibi yasa hükümlerine göre kimi bilgi ve belgeleri ilgililerevermek üzere çok önemli kamu görevleri üstlenmişlerdir. Bunlar ve benzerigörevleri nedeniyle, 2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasası'nındeğişik 1. Maddesi uyarınca (1000) gösterge rakamının bütçe yasalarında devletmemurları için belirlenen katsayı ileçarpımı sonucu bulunacak miktar,muhtarlara aylık olarak ödenir. Yaptıkları hizmet karşılığında kendilerineDevlet bütçesinden aylık ödenen ve görevlerinden doğan veya görevleriniyaptıkları sırada işledikleri suçlardan dolayı memur sayılan mahallemuhtarları, memurların yargılanmalarına ilişkin kurallara bağlı tutulmuşlardır.
Anayasa'nın "Kamu hizmeti görevlileriyle ilgilihükümler" başlıklı 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerive diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerin, memurlarve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği belirtildikten sonra, bunlarınniteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları veyükümlülüklerinin,aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin yasayladüzenleneceği öngörülmüştür.
Söz konusu düzenlemeye 1961 Anayasası'nın 117. Maddesinde de yerverilmiş, maddede Devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin, genel idareesaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiğiaslî ve sürekli görevlerin memurlar eliyle yürütüleceği hükme bağlanmış iken;1982 Anayasası'nın 128. maddesinde aynı kamu hizmetlerinin memurlar yanındamemur sayılmayan "diğer kamu görevlileri" eliyle de yürütüleceğibelirtilmiş,
gerekçesinde de, tüm hukuk dallarında bağlayıcı bir memur tanımıyapılmasından kaçınıldığı ve kamu görevlileri ile ilgili genel bir düzenlemeyoluna gidildiği açıklanmıştır
Maddeyle gerekçeye uygun düzenleme yapılmıştır. Aynı değerlendirme129. maddesindeki düzenleme için de geçerlidir. Bu nedenle, Türk CezaYasası'nın memurun tanımını içeren 279. maddesinin Anayasa'nın 128. ve 129.maddelerine bir aykırılığı bulunmamaktadır.
Kaldıki, sadece Türk Ceza Yasası'nın 279. maddesinde değil, 657sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 4., 1632 sayılı Askeri Ceza Yasası'nın 13.maddelerinde de memur tanımına yer verilmiştir. Çeşitli yasalar ile yapılanmemur tanımları sadece o yasanın uygulanması bakımından geçerli olup, Türk CezaYasası uygulamasında bağlayıcı bir niteliği yoktur. Türk Ceza Yasası uygulamasıyönünden kimlerin memur sayılacağı Yasa'nın 279. maddesinde gösterilmiş olup,bu Yasa'daki memur kavramı ile idare hukuku alanındaki memur kavramı arasındabir aynılık da söz konusu değildir. Ceza uygulamasındaki memur kavramı, kapsambakımından idare hukukundaki memur kavramından farklı niteliktedir.
Türk Ceza Yasası'nın 279. maddesinin birinci fıkrasında CezaYasası uygulaması bakımından kimlerin "memur" sayılacağınınbelirlenmesine karşın ikinci fıkrasında, yine Ceza Yasası uygulamasındakimlerin "kamu hizmeti ile görevli kimse" sayılacağı açıklanmıştır.Bu nedenle, maddede memurlarla, kamu hizmetiyle görevli kimseler birbirlerindenayrılmakta, iki farklı kamu
görevlisi tanımı yapılmaktadır. Öğretideki ağırlıklı görüş de busonucu doğrulamaktadır.
Muhtarların yukarıda belirtilen görevlerinin aslî ve süreklinitelikleri gözetildiğinde, Türk Ceza Yasası yönünden memur sayılmaları gerekliolmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mahalle muhtarlarına karşı işlenen suçlarınTürk Ceza Yasası uygulaması yönünden memurlara karşı işlenen suçlar olarakkabulüne ilişkin dava konusu Yasa kuralının Anayasa'nın 128. ve 129.maddelerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır. İptal isteminin reddi gerekir.
V- SONUÇ
Sınırlama kararı uyarınca incelenen 1.2.1926 günlü, 765 sayılı TürkCeza Kanunu'nun 279. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığınave iptal isteminin REDDİNE,
20.9.1994 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL