ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1994/54
Karar Sayısı : 1994/49
Karar Günü : 8.7.1994
R.G. Tarih-Sayı :29.07.1994-22005
İPTAL DAVASINI AÇAN : Anamuhalefet (Anavatan) Partisi TürkiyeBüyük Millet Meclisi Grubu Adına Grup Başkanvekili M. Oltan SUNGURLU.
İPTAL DAVASININ KONUSU : 20.5.1994 günlü Resmî Gazete'deyayımlanan "2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri HakkındaKanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun BazıMaddelerinde ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Ekli CetvellerdeDeğişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname"nin Anayasa'nın6., 7., 87., 91., 128., 138., 153. ve 163. maddelerine aykırılığı savıylaiptali ve yürürlüğün durdurulması istemidir.
II- YASA METİNLERİ :
A- İptali İstenilen Kuralları :
İptali istenilen 528 sayılı "2992 Sayılı Adalet BakanlığınınTeşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabulü Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinde ve 190 Sayılı Kanun HükmündeKararnameye Ekli Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun HükmündeKararname" şöyledir.
2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri HakkındaKanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun bazımaddelerinde ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerdedeğişiklik yapılması; 18.5.1994 tarihli ve 3990 sayılı Kanunun verdiği yetkiyedayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 18.5.1994 tarihinde kararlaştırılmıştır.
MADDE 1- 29.3.1984 tarihli ve 2992 sayılı Kanunun 8 inci maddesine(e) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (f) bendi eklenmiş ve (f) bent harfi(g) olarak değiştirilmiştir.
"f) Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü"
MADDE 2- 2992 sayılı Kanuna 13 üncü maddeden sonra gelmek üzereaşağıdaki 13/A maddesi eklenmiş ve 13/A maddesinin numarası 13/B olaradeğiştirilmiştir.
"Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
Madde 13/A- Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğününgörevleri, 244 ve 1173 sayılı kanunlarla Dışişleri Bakanlığına verilen görev veyetkiler saklı kalmak kaydıyla şunlardır:
a) Bakanlığın görev alanına giren konularda uluslararasıandlaşmalarla ilgili olarak görüş bildirmek,
b) Bakanlığın ilgili birimlerinin temsilcileriyle birlikte,uluslararası andlaşmalarla ilgili çalışmalara ve görüşmelere katılmak,
c) Yurt dışında işlenen ve Türk yargı yetkisine giren suçlarıişleyenlerle ilgili olarak adli mercilere bilgi ve belge sağlanmasında yardımcıolmak,
d) Cezai konularda uluslararası adli yardımlaşma, tebligat,suçluların iadesi, hükümlülerin transferi ve kovuşturmaların aktarılmasıişlemlerini yapmak,
e) Cezai konularda yabancı memleketlere gönderilen veya gelenevrak hakkında gerekli işlemleri yapmak,
f) Bakanlık aracılığıyla yabancı ülkelerle yapılması gereken özelhukukla ilgili adli yardımlaşma ve tebligat işlemlerini yürütmek,
g) Ceza ve özel hukuk alanındaki uluslararası andlaşmalarla ilgiliişlemleri yapmak,
h) Nafaka alacaklarının yabancı ülkelerde tahsili ile ilgiliandlaşmalara ait işlemleri yerine getirmek,
i) Bakanlığın uluslararası kuruluşlarla ilgili faaliyetleriniyürütmek,
j) Uluslararası hukuk ve insan hakları konusundaki gelişmeleriizlemek, bu konularda çalışma yapan kuruluşların faaliyetlerine katılmak,Bakanlığın görev alanına giren konulardaki gelişmelerin iç hukuka yansıtılmasıiçin gerekli işlemleri yapmak,
k) Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komisyonuna ve Divanına Türkiyealeyhine yapılan başvurular dolayısıyla bilgi ve belge sağlamak; gerektiğindeDışişleri Bakanlığı ve insan haklarından sorumlu Devlet Bakanlığıyla koordineliolarak başvuruya karşı yapılacak savunmaya oluşturmak ve gereken hallerdeduruşmalara temsilci göndermek,
l) Görev alanına giren konularda personelin yurtiçi ve yurtdışıeğitimi ile ilgili işlemleri yapmak,
m) Bakanlığın görev alanına giren konulardaki ikili ve çok taraflıandlaşmalar ile uluslararası kuruluşların faaliyetleri sonucu gerçekleştirilentavsiye, karar gibi belgeleri Türkçeye çevirmek, bunları derlemek vearşivlemek, ilgili birimlere ve teşkilata duyurulmasıiçin gerekli işlemleriyapmak,
n) İştirak olunan yurtdışı faaliyetlere ilişkin olarakdüzenlenecek raporları Bakanlığın ilgili birimlerine ve diğer ilgili kuruluşlarailetmek,
o) Görev alanına giren konularda tüzük, yönetmelik tasarılarınıhazırlamak ve izlemek; yargı yetkisinin kullanılma alanına girmeyen konulardagörüş bildirmek ve genelge düzenlemek,
p) Kanunlarda gösterilen ve Bakanlıkça verilen diğer görevleriyapmak."
MADDE 3- 2992 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (h) ve (i) bentleriile 10 uncu maddesinin (a), (e) ve (f) bentleri yürürlükten kaldırılmış ve 9uncu maddesinin mevcut (j), (k) ve (l) bent harfleri sırasıyla (h), (i) ve (j)olarak, 10 uncu maddesinin (b), (c), (d), (g), (h), (i) ve (j) bent harfleriise sırasıyla (a), (b), (c), (d), (e), (f) ve (g) olarak değiştirilmiştir.
MADDE 4- 2992 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı cetvelin"Anahizmet Birimleri" bölümünün (5) sıra numarasında kayıtlı birimdensonra gelmek üzere (6) sıra numarasıyla "Uluslararası Hukuk ve Dışİlişkiler Genel Müdürlüğü" ibaresi eklenmiş, "Avrupa TopluluğuKoordinasyon Dairesi Başkanlığı" ibaresinin numarası (7) olarakdeğiştirilmiştir.
MADDE 5- Ekli (1) sayılı listelerde yer alan kadrolar ihdasedilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye bağlı (I) ve (II) sayılıcetvellerin Adalet Bakanlığına ait bölümüne eklenmiştir.
MADDE 6- 2992 sayılı Kanuna aşağıdaki madde "Ek madde 2"olarak eklenmiştir.
"EK MADDE 2- A) Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında ihtiyaçduyulan durumlarda, uzman ve uzman yardımcıları, veri hazırlama ve kontrolişletmenleri, çözümleyici ve çözümleyici yardımcıları, mühendisler,teknisyenler, programcı ve programcı yardımcıları, bilgisayar işletmenleri,istatistikçiler, anketörler, mütercimler, merkezi, bölgesel ve mahalli adlisicil teşkilatı bilgi işlem merkezlerinde görev yapan bilgi işlem müdürleri,şube müdürleri ve şefler kadrolarında karşılık gösterilmek suretiyle 657 sayılıDevlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasıhakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli olarak çalıştırılabilir. Buşekilde çalıştırılacak personelin sayısı ile yapılacak sözleşmenin usul veesasları, ödenecek ücret miktarı ve diğer mali hakları Bakanlar Kurulutarafından tespit edilir.
B) Uzman yardımcılığına atanabilmek için, 657 sayılı DevletMemurları Kanununda sayılan niteliklere ilaveten aşağıdaki nitelikler aranır.
a) Uluslararası hukuk ve dış ilişkiler hizmetlerinin gerektirdiğiniteliklere sahip olmak,
b) En az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından veya bunlaradenkliği kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
c) Yapılacak yarışma ve yeterlik sınavında başarılı olmak,
d) İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinden birinde yapılacakyabancı dil sınavında başarılı olmak,
e) Sınavın yapıldığı yılın Ocak ayının ilk gününde 30 yaşınıdoldurmamış olmak,
Uzman yardımcılığı giriş sınavında iki kez başarılı olamayanlarbir daha sınava alınmazlar.
Uzman yardımcılığına atananlar, en az 3 yıl çalışmak ve olumlusicil almak kaydıyla açılacak yeterlik sınavına girmek hakkını kazanırlar.Sınavda başarılı olanlar "Uluslararası hukuk ve dış ilişkiler uzmanı"unvanını alırlar.
Uluslararası hukuk ve dış ilişkiler uzman yardımcılığı sınavı ileuluslararası hukuk ve dış ilişkiler uzmanlığı yeterlik sınavının zamanı, şekli,esas ve usulleri ile sınav kurulunun yönetmelikte gösterilir.
Uluslararası hukuk ve dış ilişkiler uzmanlığı yeterlik sınavındaiki kez başarısız olanlar, Bakanlıkça kendilerine uygun başka bir göreveatanırlar."
MADDE 7-3682 sayılı Adli Sicil Kanununun II inci maddesinin ikincicümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1- 2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü HakkındaKanunun Bazı Maddelerinde ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye EkliCetvellerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin 520 sayılı Kanun HükmündeKararnameye göre alınan kadrolara yapılmış bulunan atamalar ve diğer her türlüişlemler yeni bir işleme gerek kalmaksızın 520 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin yürürlükten kalktığı tarihten sonra da geçerliliklerini korurlar.
LİSTE:1
KURUMU : ADALET BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
(II) SAYILI CETVEL
İHDAS EDİLMESİ UYGUN GÖRÜLEN KADROLAR
Serbest Tutulan kadro
Kadro Unvanı
Derecesi
adedi
Toplam
Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürü
1
1
1
Genel Müdür Yardımcısı
1
3
3
Daire Başkanı
1
7
7
Tetkik Hakimi
1
8
8
Tetkik Hakimi
2
10
10
Tetkik Hakimi
3
8
8
LİSTE : 2
KURUMU : ADALET BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
(II) SAYILI CETVEL
İHDAS EDİLMESİ UYGUN GÖRÜLEN KADROLAR
Serbest Tutulan
Ek kadro
Kadro Unvanı
Sınıfı
Gösterge Derece
adedi
Toplam
Uzman
GİH
1
1
1
Şube Müdürü
GİH
2
2
2
Uzman
GİH
2
1
1
Şube Müdürü
GİH
3
3
3
Uzman
GİH
3
2
2
Şube Müdürü
GİH
4
5
5
Uzman
GİH
4
2
2
Şef
GİH
4
5
5
Şef
GİH
5
10
10
Uzman
GİH
5
2
2
Memur
GİH
6
15
15
Memur
GİH
9
15
15
Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni
GİH
5
2
2
Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni
GİH
6
2
2
Uzman Yardımcısı
GİH
6
2
2
Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni
GİH
7
2
2
Uzman Yardımcısı
GİH
7
3
3
Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni
GİH
8
2
2
Uzman Yardımcısı
GİH
8
3
3
Çözümleyici
GİH
5
2
2
Çözümleyici
GİH
6
2
2
Çözümleyici
GİH
7
2
2
Çözümleyici
GİH
8
2
2
Programcı
GİH
5
2
2
Programcı
GİH
6
2
2
Programcı
GİH
7
2
2
Programcı
GİH
8
2
2
Çözümleyici Yardımcısı
GİH
7
2
2
Çözümleyici Yardımcısı
GİH
8
2
2
Programcı Yardımcısı
GİH
7
2
2
Programcı Yardımcısı
GİH
8
2
2
Bilgisayar İşletmeni
GİH
7
1
1
Bilgisayar İşletmeni
GİH
8
1
1
Mütercim
GİH
1
3
3
Mütercim
GİH
2
3
3
Mütercim
GİH
3
3
3
Mütercim
GİH
4
3
3
Mütercim
GİH
5
3
3
Sekreter
GİH
10
6
6
Şoför
GİH
11
6
6
Hizmetli
GİH
11
6
6
Madde 8- Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 9- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kuruluyürütür.
B- Dayanılan Anayasa Kuralları :
İptal isteminin gerekçesinde dayanılan Anayasa kurallarışunlardır:
1- "MADDE 6.- Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. TürkMilleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili eliylekullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreyeveya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayanbir Devlet yetkisi kullanamaz."
2- "MADDE 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye BüyükMillet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez."
3- "MADDE 87.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev veyetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu vebakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmündekararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarınıgörüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek;milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Anayasanın 14 üncümaddesindeki fiillerden dolayı hüküm giyenler hariç olmak üzere, genel ve özelaf ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerinegetirilmesine karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkilerikullanmak ve görevleri yerine getirmektir."
4. "MADDE 91.- Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını,kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazlakararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama dönemininbitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisitarafından süre bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğuveya süre bitimine kadar devam ettiği de belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığındatoplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkinhükümler saklıdır.
Kanun hükmünde kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları günyürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki birtarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye BüyükMilletMeclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle veivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayankararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilenkararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlüktenkalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, budeğişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer."
5- "MADDE 128.- Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğerkamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduklarıkamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğerkamu görevlilerieliyle görülür.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları,görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğerözlük işleri kanunla düzenlenir.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunlaözel olarak düzenlenir."
6- "MADDE 138.- Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar;Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hükümverirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisininkullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelgegönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargıyetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veyaherhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymakzorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretledeğiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
7- "MADDE 153.- Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir.İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisiİçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetedeyayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesiiptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih,kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda,Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukukî boşluğudolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır veyasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek vetüzelkişileri bağlar."
8- "MADDE 163.- Genel ve katma bütçelerle verilen ödenek,harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar sınırınınBakanlar Kurulu kararıyla aşınabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz.Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmakyetkisi verilemez. Cari yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişikliktasarılarında ve carî ve ileriki yıl bütçelerine malî yük getirecek niteliktekikanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek malîkaynak gösterilmesi zorunludur."
III- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, HaşimKILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F.TUNCEL'in katılmalarıyla 4.7.1994 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğündurdurulması isteminin Başkanlıkça belirlenecek başka bir günde incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ :
Davanın esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi ve ekleri,yürürlüğünün durdurulması ve iptali istenilen Kanun Hükmünde Kararnamekuralları, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve öteki yasamabelgeleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A- Kanun Hükmünde Kararname Hakkında Genel Açıklama :
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) Kurumu, 22.9.1971 günlü ve 1488sayılı Yasa ile 1961 Anayasası'nın 64. maddesinde yapılan değişiklik sonucuhukukumuza girmiştir. Bu değişikliğin gerekçesinde "Parlamenterrejimlerde, kanun yapmanın belli usullere uyulmak zorunluluğu sebebiyle zamanaldığı ve gecikmeler meydana getirdiği bir gerçektir. Değişen iktisadî vesosyal şartların gereği olarak bazı hukuk kurallarının bu usuller dışındayürürlüğe konulabilmesi çağdaş devlet anlayışının tabiî sonucu olarak karşımızaçıkmaktadır.
Anayasa'nın 5. maddesi hükmünün prensibini bozmamak ve her haldeönceden yasama meclislerince esasları bir kanunla tesbit olunan sınırlariçerisinde kalmak kaydıyla hükümete KHK'ler çıkarma yetkisinin verilmesi ve buyetkiyi düzenleyen hükmün TBMMnin genel olarak görev ve yetkilerini belirleyen64. maddesine eklenmesi uygun görülmüştür." denilmektedir. KHK'ler,temelde 1961 Anayasası'ndan çok farklıolmamakla birlikte 1982 Anayasası'ndakimi yeniliklerle ve fakat benzer gerekçelerle 91. maddede düzenlenmiştir.Böylece, hem yürütme organını güçlendirmek hem de değişen ekonomik ve sosyalkonuların ortaya çıkardığı sorunlara ivedi çözümler bulmak amacınaulaşılmakistenilmiştir.
Olağan dönemlerde çıkarılan KHK'lerin mutlaka bir yetki yasasınadayanması zorunludur. Yetki Yasası'nın içeriği ve öğeleri de Anayasa'nın 91.maddesinde belirlenmiştir. 87. maddede ise Bakanlar Kurulu'na "bellikonularda" KHK çıkarma yetkisi vermek TBMM'nin görev ve yetkileri arasındasayılmıştır.
Bakanlar Kurulu'nun belli bir konuda KHK çıkarabilmesi içinöncelikle TBMM tarafından kendisine bu konuda yasa ile bir yetkinin verilmişolması gerekir. Bakanlar Kurulu, bir yasa ile önceden yetkilendirilmedikçe,kendiliğinden KHK çıkartamaz. Yasa ile verilen yetkiye dayanılarak çıkartılanKHK, yürürlükteki yasa hükümlerini kaldırabilmekte ve değiştirebilmekte, başkabir anlatımla yasanın hukuksal gücüne sahip bulunmaktadır. Yasama yetkisinin, "kanunkoymak, değiştirmek ve kaldırmak" öğelerini içerdiği kuşkusuzdur. KHK,yürürlükteki yasa hükümlerini kaldırabilmekte ve değiştirebilmektedir.
Anayasa'da öngörüldüğü biçimi ile KHK'ler yapısal (organik-uzvî)bakımdan yürütme organı işlemi, işlevsel (fonksiyonel) yönden ise yasama işleminiteliğindedirler. Ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisi verdiği yetkiyi bir yasaile her zaman geri alabileceği gibi kendisine sunulan KHK'leri aynen kabuletmek ya da reddetmek zorunda olmayıp dilediğinde değiştirerek de kabuledebilir. Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin verilmesi, yasayladüzenlemesi gereken konuların yasama alanından çıkarılıp yürütme organınındüzenleme alanına sokulması sonucunu doğurmaz. Bu nedenle, Bakanlar Kurulu'naKHK çıkarmayetkisinin verilmiş olması Anayasa'nın 7. maddesinde öngörülen"Yasama yetkisinin devredilmezliği" ilkesini ortadan kaldırmaz.
Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarılabilmesine yetki veren yasada yeralması zorunlu öğeler Anayasa'nın bu konuya ilişkin 91. maddesinin ikincifıkrasında gösterilmiştir. Buna göre :
"Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnameninamacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazlakararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir." Bundan anlaşılacağı gibiyetki yasası, yürürlüğe konulacak KHK'nin amacını, kapsamını, ilkelerini,kullanma süresini ve bu süre içinde birden çok kararname yürürlüğe konulup konulamayacağınıbelirtmek zorundadır. Bakanlar Kurulu'na verilen türevsel yetki, yasadaöngörülen amaç, ilke, kapsam ve süre ile sınırlı bir yetkidir. O halde, yetkiyasasında Anayasa'nın belirlediği öğelerin belli bir içeriğe kavuşturularaksomutlaştırılması gerekir.
Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin "bellikonularda" verilebileceği 1961 Anayasası'nın 64. maddesinde açıkçabelirtildiği halde, 1982 Anayasası'nın yetki yasasının sahip olması gerekenöğelerini gösteren 91. maddesinde bu koşul yer almamaktadır. Ancak, 1982Anayasası'nın 87. maddesinde "... Bakanlar Kuruluna belli konularda KanunHükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermek..." TBMM'nin görev ve yetkileriarasında sayılmış bulunmaktadır. Bu nedenle, 91. maddede "belli konularda"ifadesinin yer almaması bir noksanlık sayılamaz. Çünkü, 87. maddede, BakanlarKurulu'na verilecek KHK çıkarmayetkisinin ancak belli konularda olabileceğiaçıkça gösterilmektedir. Bu durumda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKurulu'na ancak belli konularda bu yetkiyi verebilir; her konuyu kapsayacakbiçimde bir KHK çıkarma yetkisi veremez. KHK'nin konusununyetki yasasındabelirlenmesi zorunludur. Yetki, somutlaştırılmış ve belli bir konudatanınmalıdır. Bakanlar Kuruluna sınırları belirsiz bir konuda KHK çıkarmayetkisi verilemez. KHK'nin konusu da yetki yasasında belirlenen çerçevenindışına çıkamaz. KHK'nin yetki yasasında belirtilen amaç, kapsam ve ilkelere deuygun olması gerekir. Verilen yetkinin konusunun yasada gösterilmesizorunluluğunun bu yasaya dayanılarak yürürlüğe konulan KHK'lerin yetki yasasıkapsamı içinde kalıp kalmadıklarının hem yargısalhem de siyasal denetimlerininyapılması yönünden çok büyük bir önemi vardır. Yetki Yasası'nın kapsamı dışındayürürlüğe konulan veya başka bir anlatımla yasanın öngörmediği bir konudadüzenleme yapan bir KHK'nin Anayasa'ya aykırı olacağı kuşkusuzdur.
Anayasa'da kimi konuların KHK'lerle düzenlenmesi yasaklanmaktadır.91. maddenin birinci fıkrasında "Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak, sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere,Anayasa'nın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemez." denilmektedir.
Buna göre, Anayasa'nın KHK'lerle düzenlenemeyeceğini belirlediğikonularda TBMM tarafından Bakanlar Kurulu'na düzenlemede bulunması için biryetki verilmesi de olanaksızdır. Verilen yetkinin konusunun belli olmasının,Anayasa'nın 91. maddesindeki "yetki verilemeyecek konular"ı dakapsayıp kapsamadığının incelenebilmesi yönünden de önemi büyüktür.
Bu nedenlerle, Bakanlar Kurulu'nun hangi konularda KHKçıkarabileceği Yetki Yasası'nda açıkça belirtilmeli ve verilen yetki konuyönünden mutlaka belirgin olmalıdır. Anayasa'nın 91. maddesine göre YetkiYasası'nda çıkarılacak KHK'nin "amacı", "kapsamı" ve"ilkeleri"nin de belirtilmesi gerekir. Amaç, Bakanlar Kurulu'nunkendisine verilen yetki ile neleri gerçekleştirmesinin istendiğinibelirlediğinden yetki yasasında KHK'nin amacı da somut olarak açıklanmalıdır.KHK'nin amacı ve kapsamı da konusu gibi geniş içerikli her yöne çekilebilecekbiçimde genel anlatımlarla gösterilmemeli; değişik yorumlamaya elverişli olmamalıdır.KHK'nin yetki yasasında gösterilen amaç ve kapsam doğrultusunda, verilenilkelereuygun çıkarılıp çıkarılmadığının saptanması hem yargısal hem de siyasal denetimyönünden zorunludur. KHK, yasada gösterilen amacı dışında yürürlüğe konulmuşsaya da yetkinin kapsamını aşıyorsa veya ilkelere uygun değilse bu durumu onuyetki yasasına ve dolayısıyla Anayasa'ya aykırı düşürür.
Anayasa'ya göre yetki yasasında, Bakanlar Kurulu'na verilenyetkinin süresinin de gösterilmesi zorunludur. Bu zorunluluk, Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin yetkilerini çok uzun bir süre yürütme organına vermektenalıkoymaktadır.
Yasada öngörülen sürenin bitiminden sonra çıkarılan KHK'ninAnayasa'ya aykırı düşeceği kuşkusuzdur. Ancak, yetki süresi içerisindeçıkarılmış olan KHK'ler yasadaki sürenin bitiminden sonra da Türkiye BüyükMillet Meclisi'nce onaylanmışolmasalar da geçerliliklerini korurlar.
Anayasa'nın 91. maddesinde ayrıca "Kanun hükmündekararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak,kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye BüyükMillet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle veivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayankararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilenkararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlüktenkalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, budeğişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer."denilmektedir.
B- KHK'nin Yargısal Denetimi :
Anayasa'ya göre KHK'ler Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin denetiminebağlıdırlar. Anayasa'nın 91. maddesinde "Kararnameler, Resmî Gazete'deyayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelik veivedilikle görüşülür." denilmektedir. Öncelik ve ivedilik koşuluyla, yetkiyasalarının gecikmeden çıkarılabilmesi ve çıkarıldıktan sonra da yürürlüğekonulan KHK'lerin aynı biçimde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde karara bağlanmasıistenilmiştir.
Anayasa'da KHK'lerin siyasal denetimi yanında yargısal denetimi deöngörülmüştür. KHK'ler, işlevsel (fonksiyonel) yönden yasama işlemi niteliğindeolduklarında bunların yargısal denetimlerinin yapılması görev ve yetkisi deAnayasa Mahkemesi'ne verilmiştir. Anayasa'nın 148., 150., 151., 152. ve 153.maddeleri hükümlerine göre, KHK'lerin Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarındanuygunluğunu Anayasa Mahkemesi denetler.
KHK'nin yargısal denetiminin sözkonusu olduğunda KHK'nin dayandığıyetki yasasının öncelikle Anayasa'ya daha sonra da KHK'nin kendisinin hem yetkiyasasına hemde Anayasa'ya uygunluğu sorunlarının çözümlenmesi gerekir.Hernekadar, Anayasa'nın 148. maddesinde KHK'lerin yetki yasalarına uygunluğunundenetlemesinden değil yalnızca Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarındanuygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise de, Anayasa'ya uygunlukdenetiminin içerisine öncelikle KHK'nin yetki yasasına uygunluğunun denetimigirer. Çünkü, Anayasa'da, Bakanlar Kuruluna ancak yetki yasasında belirtilen sınırlariçerisinde KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. Yetki yasası olmazsa (Anayasa mad.121 dışında) KHK olamaz. Bu yetkinin dışına çıkılması KHK'yi Anayasa'ya aykırıduruma getirir. Böylece, KHK'nin yetki yasasına aykırı olması Anayasa'ya aykırıolması ile özdeşleşir. Nitekim, 335 ve 347 sayılı KHK'ler dayandırıldıkları3268, 3347 ve 3479 sayılı Yetki Yasalarının kapsamı dışında kalmalarınedeniyle; 493, 501, 502, 503, 508, 509, 510, 511, 512, 513, 514, 515, 516,517, 518, 519, 520, 521 ve 524 sayılı KHK'ler ise dayandıkları 3911 sayılıYetki Yasası'nın iptali nedeniyle Anayasa'ya aykırı görülerek iptaledilmişlerdir.
Olağanüstü Hal KHK'leri dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa'dan(mad. 121) alırlar. Bu tür KHK'lerin bir yetki yasasına dayanması gerekli değildir.Buna karşın, olağan HKH'lerin bir yetki yasasına dayanmaları zorunludur.KHK'ler, yasa gücünü dayandıkları yetki yasasından alırlar. Bu nedenle KHK'lerile dayandıkları yetki yasası arasında çok sıkı bir bağ vardır.
Yetki Yasası, KHK ve KHK'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nceaynen ya da değiştirilerek kabulü birbirinden bağımsız işlemler olmayıpAnayasa'da öngörülen bir sürecin değişik aşamalarıdır. KHK'nin yetki yasası ileolan bağı, KHK'yi aynen ya da değiştirerek kabul eden yasa ile kesilir. Buyasa, KHK'yi kendi bünyesine alarak genel anlamda biryasa niteliğinedönüştürür. Bu nedenle, KHK ile dayandığı yetki yasası arasındaki bağ KHK'ninaynen ya da değiştirilerek yasaya dönüşmesine kadar devam etmektedir. KHK, yasagücünü, dayandığı yetki yasası ile konulan esaslara uygunluğu ve yetkiyasasının daAnayasa'ya uygunluğu varsayıldığı için kazanmaktadır. Yetkiyasasının Anayasa'ya aykırılığının saptanması ya da bu nedenle iptaline kararverilmesi durumunda, bu varsayım gerçekleşmediğinden, bu yasaya dayanılarakçıkartılan KHK Anayasal dayanaktan yoksunkalır. Bu durumda KHK, Anayasa'nınuygun gördüğü ölçünün ötesinde verilen bir yetkinin kullanılması sonucuçıkartılmış olması nedeniyle Anayasa'ya aykırılık oluşturur. KHK; yetkiyasasına ve içeriği yönünden de Anayasa'ya aykırı bulunmasa bile dayandığıyetkiyasası Anayasa'ya aykırı ise bu nedenle iptali gerekir.
KHK'nin Anayasa'ya uygun bir yetki yasasına dayanması geçerliliğinön koşuludur. Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan veya dayandığı yetkiyasası Anayasa'ya aykırı olan bir KHK'nin kuralları, içerikleri yönündenAnayasa'ya aykırılık oluşturmasalar bile, Anayasa'ya uygunluğundan sözedilemez.
Öbür yönden, KHK'lerin Anayasa'ya uygunluk denetimleri yasalarındenetimlerinden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde; "Kanunlar Anayasayaaykırı olamaz." denilmektedir. Bu nedenle yasaların denetimde, onlarınyalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. KHK'ler ise konu,amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki yasasına hem deAnayasa'ya uygun olmak zorundadırlar. Bunedenlerle, KHK kurallarının içerikleryönünden de Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılabilmesi için öncelikle ortadaAnayasa'ya uygun bir yetki yasasının varlığı gerekir.
KHK'lerin Anayasa'ya aykırılığı saptanmış ya da bu nedenle iptaledilmiş bir yetki yasasına uygun olup olmadığının incelenmesi ise denetimianlamsız kalır. Çünkü Anayasa'ya aykırı bir yetki yasasına dayanılarakçıkartılan KHK'lerin Anayasa'ya uygun görülmesi olanaksızdır.
Yetki yasasının iptalinin, bu yasaya dayanılarak çıkartılanKHK'lere etkisinin Anayasa'nın 153. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesiuygun değildir. Çünkü, Anayasa'nın 153. maddesindeki "İptal kararlarıgeriye yürümez." kuralına dayanarak, yetki yasasının iptaline ilişkinkararın, Resmî Gazetede yayımı gününe kadarçıkarılan KHK'lerin etkilenmeyeceğibiçiminde bir ilke de konulamaz.
Bütün bu nedenlerle dayandığı yetki yasasının Anayasa'yaaykırılığı saptanan ya da iptaline karar verilen KHK'lerin, Anayasa'nınBaşlangıç'ındaki "Hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilenhürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışınaçıkamayacağı", 2. maddesindeki "Hukuk devleti" ilkeleriyle 6.maddesindeki "Hiç kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devletyetkisi kullanamaz." kuralı ve KHK çıkarma yetkisine ilişkin 91.maddesiyle bağdaştırılmaları olanaksızdır.
Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan, yetki yasasının kapsamıdışında kalan, dayandığı yetki yasasının Anayasa'ya aykırılığı saptanan ya daAnayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilen KHK'lerin anayasal konumlarıbirbirinden farksızdır. Böyle durumlarda KHK'ler anayasal dayanaktan yoksunbulunduklarından içerikleri Anayasa'ya aykırı bulunmasa bile dava açıldığındaiptalleri gerekir.
C- 528 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya AykırılığıSorunu :
Dava dilekçesinde, 528 sayılı "2992 Sayılı AdaletBakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinde ve 190 Sayılı KanunHükmünde Kararnameye Ekli Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin KanunHükmünde Kararname"nin, Anayasa'nın 6., 7., 87., 91., 128., 138., 153 ve163. maddelerine aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesi istenilmiştir.Ancak, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri HakkındaKanun'un 29. maddesi hükmü gereğince Anayasa Mahkemesi, Anayasa'ya aykırılıkkonusunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorundadeğildir. İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka bir gerekçe ile de Anayasa'yaaykırılık kararı verebilir.
Dava konusu 528 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 18.5.1994 gün ve3990 sayılı Yetki Yasası'na dayanılarak çıkartılmıştır. KHK'nin dayandığı 3990sayılı Yetki Yasası Anayasa Mahkemesi'nin 5.7.1994 gün ve Esas 1994/50, Karar1994/44-2 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Böylece, 528 sayılı KHK anayasal dayanaktan yoksun kalmıştır.
KHK'lerin yargısal denetimi bölümünde açıklanan nedenlerleAnayasa'ya aykırı görülerek iptal edilen 3911 sayılı Yetki Yasası'nadayanılarak çıkarılmış bulunan 528 sayılı KHK Anayasa'nın Başlangıç'ında yeralan egemenliği "Millet adına kullanmağa yetkili kılınan hiçbir kişi vekuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmişhukuk düzeni dışına çıkamayacağı", 2.maddesindeki "hukukdevleti", 6. maddesindeki "Hiçbir kimse veya organ kaynağınıAnayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.", ilkeleriyle, KHKçıkarma yetkisine ilişkin 91. maddesine aykırıdır. Bu gerekçe karşısında davadilekçesinde ileri sürülendiğer aykırılık nedenlerin üzerinde durulmaksızınKHK'nin iptali gerekir.
Güven DİNÇER, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI ve Lütfi F. TUNCEL bugörüşe katılmamışlardır.
V- SONUÇ :
18.5.1994 günlü, 528 sayılı "2992 Sayılı Adalet BakanlığınınTeşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabulü Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinde ve 190 Sayılı Kanun HükmündeKararnameye Ekli Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun HükmündeKararname"nin;
A- Yürürlüğünün durdurulması isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- Dayanağını oluşturan 18.5.1994 günlü, 3990 sayılı YetkiYasasının Anayasa Mahkemesi'nin 5.7.1994 günlü, Esas 1994/50, Karar 1994/44-2sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, Güven DİNÇER ve Lütfi F. TUNCEL'in "Kanun Hükmünde Kararname'ninkamu görevlileri için yeni kadrolar ihdasına ve kamu görevlilerine yeni malihaklar verilmesine imkân tanıyan hükümleri yönünden iptali gerektiği", HaşimKILIÇ ile Sacit ADALI'nın ise "Kararnamenin dayanağını oluşturan yetkiyasasının iptali, önceden çıkarılmış Kararnamenin iptal gerekçesiolamayacağı" yolundaki karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
8.7.1994 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
KARŞIOYYAZISI VE DEĞİŞİK İPTAL GEREKÇESİ
Esas Sayısı : 1994/54
Karar Sayısı : 1994/49
I. İptal Kararının Gerekçesine Katılmama Nedenlerimiz :
İptal gerekçesi, yetki kanununun iptali halinde ona dayanılarakçıkarılan KHK'lerin de başkaca bir Anayasaya uygunluk incelemesi yapılmasına gerekolmadan iptali gerektiği düşüncesine dayanmaktadır:
1- Anayasa Mahkemesi'nin 17.7.1990 tarihli ve E. 1990/1, K.1990/21sayılı GAP kararında bu konu tartışılmış ve aşağıdaki görüş benimsenmiştir.
"Anayasa'nın 153. maddesinde, Anayasa Mahkemesi'nin iptalkararlarının geriye yürüyemeyeceği öngörülmüştür. Geriye yürümezlik ilkesi,böylece, Anayasa yargısında benimsenen bir sistem olarak Anayasa'da dayeralmıştır. Ancak öğretide, Anayasa Mahkemesi ve diğer yüksek mahkemekararlarında, geriye yürümezlik ilkesine zaman zaman değişik yorumlargetirilmiştir. İptal kararları, idarî yargıda "bildirici" nitelikteolmasına karşılık günümüz Anayasa yargısında, "kurucu" niteliktekararlardır. Bu yüzden, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının genelde idarîyargı kararları gibi geçmişe değil, geleceğe yönelik olmasıdoğaldır. İptalkararının geriye yürümezliği ilkesi ve bu kararların sonuçları genelde yönetselve yargısal uygulamaya yönelik olmakta, anlam ve etkileri idarece kurulanyönetsel işlemler ya da yargı organları tarafından alınan kararlarla hayatiyetkazanmaktadır. Yönetsel işlemlere karşı açılan iptal davalarının idarî yargı,diğer uyuşmazlıkların adlî yargı yerinde görülmeleri sırasında sorun, yargısalçözüme kavuşmaktadır. Yetki yasalarına dayanılarak çıkarılan ve yapısı veetkileri yönünden yasa benzeri bulunan KHK'lerin Anayasa'ya uygunluğunundenetlenmesi Anayasa Mahkemesi'nin görevi olduğundan yetki yasasının iptalinin,buna dayanan KHK'lere etkisi doğrudan Anayasa Mahkemesi'nin değerlendirme alanıiçinde kalmaktadır.
Yetki yasasının iptalinin, buna dayanılarak çıkartılan KHK'lereetkisi konusunda tek ve kesin bir esas koymaya ve bu doğrultuda yorum yapmayaolanak yoktur. Olayın Anayasa Mahkemesi önüne getiriliş biçimi, yani iptaldavası ya da itiraz yolu ile aykırılık savında bulunulmuş olması değişiksonuçlarortaya çıkarabilir. Ayrıca, KHK'nin dayandığı yetki yasasının iptal gerekçesi,iptali istenen KHK'nin anayasal durumunu belirleyecektir. Bu bakımdan,öncelikle 3479 sayılı Yetki Yasası'nın Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptaligerekçesi üzerindedurmak gerekir."
Bu karar, yetki kanununun iptalinin, buna dayanan KHK'lerinmutlaka iptalinin gerektiği düşüncesini kabul etmemektedir.
İptal kararında KHK'nin dayandığı yetki kanununun iptali konusudışında herhangi bir gerekçenin gözönünde tutulmaması ve tartışılmamasıdüşüncesine katılmıyoruz.
2- Anayasa Mahkemesi'nin KHK'lerle ilgili davalarda yaptığıinceleme bir bütün olarak Anayasa'ya uygunluk denetimidir. Yoksa KHK'nin yetkiyasasına göre incelenip denetlenmesi değildir.
Yetki yasasında verilen yetkinin varlığının ve sınırlarınıntartışılması anayasal yetkinin ve unsurlarının tartışılmasıdır. Bu nedenlerleincelemenin yalnızca yetki yasasının yürürlüğü ile sınırlı tutulması, biçimselunsurların öne çıkarılarak özün ihmali ve sonuç olarak daanayasal denetimindaraltılmasıdır. Anayasa'ya uygunluk denetiminde, çeşitli yollardan AnayasaMahkemesi önüne gelen konuların esastan incelenerek bunların üzerindekiAnayasa'ya aykırılık gölgesinin kaldırılması temel yorum kuralı olmalıdır. Buamaçla incelemede şekil unsurlarını ve ön meseleleri olabildiğince azaltarakişin özünün incelenmesi yoluna gidilmelidir.
3- İptal davasına konu edilen KHK, çıkarılmasına yetki veren 3911sayılı Yetki Kanunu iptal edilmeden önce ve yetki yasasının Anayasa'yaaykırılığı hususunda Anayasa Mahkemesi'nce herhangi bir tesbit yapılmadığı veyetkinin eksiksiz var olduğu bir dönemde çıkarılmış ve yürürlüğe girmiştir.
Yetki yasaları, yasama organınca yürütmenin belirli konularda veyasada öngörülen amaç, ilke ve süre ile sınırlı olarak yasal düzenleme yapmaklayetkili kılınmasıdır. Bu hususlar, Anayasamızın 87. ve 91. maddelerinde kuralabağlanmıştır.
Yürütme tarafından yasal düzenleme yetkisinin KHK olarakkullanılması yürütmenin diğer yetkilerinin kullanılmasından farklı değildir.Yetkinin, kullanıldığı gün yasal temeller ve sınırlar içinde kullanılmış olmasıyeterlidir. Yetkinin kullanılmasından sonra yetkili organın yetkisinin kaldırılmasıo organın daha önce yaptığı işlemleri yetki yönünden kusurlu hale getirmez.Ortada yetki yasasına dayanılarak ve yasal usullere göre konulmuş bir KHKvardır. Sırf daha sonra kalkan bir yetki nedeniyle KHK'nin Anayasa'ya aykırısayılması yürütmeye verilen "yetki"nin doğasına ve devletindevamlılığı anlayışına aykırıdır.
4- Daha önceAnayasa Mahkemesi'nce iptal edilen 3911 sayılı YetkiYasası'na dayanılarak çıkarılan pek çok KHK, (503, 508, 514, 520 ve 524 sayılıKHK'ler) dayandıkları yetki yasasının iptali gerekçesiyle iptal edildiklerihalde Anayasa Mahkemesi'nce altı ay süreyle ayrıca yürürlükte bırakılmışlardır.
İptal edilen KHK'lere bir süre yaşam hakkı veren anlayış ile yetkiyasasının iptalinden sonra ona dayanılarak çıkarılan KHK'lerin başka bir nedenve gerekçe aramadan iptali gereğini benimseyen anlayış birbirleriyle çelişkiiçindedirler.
5- Anayasamız, 146-153. maddeleri ile Anayasa'ya uygunlukdenetiminde "dava" esasına dayanan bir denetim biçimini ve yargısalsistemi kabul etmiştir. Bu yüzden, Anayasa Mahkemesi, ancak, Anayasaca yetkilikılınan siyasal organlar veya mahkemelerce önüne getirilen davalarıinceleyebilir. Anayasamız, Anayasa Mahkemesi'nce bir yasanın veya yasakuralının iptali halinde benzeri bir yasa veya yasa kuralının talep olmadankendiliğinden incelenip iptaline imkan tanımamaktadır.
Daha önce bazı örneklerde gördüğümüz gibi Yetki Yasası iptaledilmesine rağmen bu Yasaya dayanılarak çıkarılan bir çok KHK dava edilmediğiiçin yürürlüktedir. Bu durum iptal öncesinde çıkarılan KHK'lerin Anayasa'yaaykırılık yönünden herhangi bir rahatsızlık yaratmadığı gerçeğinigöstermektedir.
Yukarıdaki nedenlerle iptal kararını, yetki yasasının iptalinedayandıran ve her yönüyle Anayasa'ya uygunluk incelemesine yer vermeyen iptalgerekçesine katılmıyoruz.
II- İptal kararının bir bölümüne katılma gerekçesi :
Anayasa'nın 161. maddesine göre devletin ve (kamu iktisaditeşebbüsleri dışında kalan) bütün kamu tüzel kişilerin harcamaları yıllıkbütçelerle yapılır.
160. maddeye göre Genel ve Katma bütçeli idarelerin gelir vegiderleri ile malları TBMM adına Sayıştay'ca denetlenir.
87. maddede ise, Kanun biçiminde oluşan bütçeler yapma ve kabuletme görevi TBMM'ne aittir.
Anayasa'nın Devlet harcamalarını düzenleyen bu üç maddesi,Devletin malî yapısının temelini oluşturur.
KİT istisnası dışında, bütün Devlet gelirleri ve giderleri bütçedegörülmelidir. Devlet gelirlerini yasalaştırmak ve bunların bütçe yılı içindetoplanmasına ve harcanmasına izin vermek TBMM varlık nedenlerindendir ve hiçbirorgana devredilemez.
Bütçe harcamalarının en önemli bir bölümünü personel harcamalarıteşkil eder. Personel harcamaları ise kamu görevlilerine ödenecek aylıklarınağırlıklı olduğu bir harcama bölümüdür.
Personelle ilgili yasalar ve personel istihdamına izin veren kadroyasaları, bütçe harcama kalemleri olarak mutlaka yasa biçimindedüzenlenmelidirler.
Yetki yasaları ile kamu personeline ait harcamalar ve kadrotahsisine ilişkin düzenleme yapma yetkisi KHKlerle Bakanlar Kurulunabırakılamaz. Yetki Kanunlarında personelle ilgili olarak verilen yetkiler,harcama kalemleri veya yeni personel kadroları ihdası biçiminde yorumlanamaz.
Bu nedenlerle KHK'nin kamu personeline yeni özlük haklar tanıyanve personel kadrosu ihdas eden bölümlerini Anayasa'nın 87., 160 ve 161.maddelerine aykırı buluyor ve ilgili bölümün iptaline bu gerekçelerlekatılıyoruz. Ancak KHK'nin bu hükümleri dışında kalan kuruluş, görev ve yetkiile ilgili düzenlemelerinin iptaline de karşıyız.
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
KARŞIOYGEREKÇESİ
Esas Sayısı : 1994/54
Karar Sayısı : 1994/49
Çoğunluk gerekçesinde özetle; 3990 sayılı Yetki Yasası iptaledilmiş olduğundan buna dayanılarak çıkarılmış KHK'lerinde yasal dayanağıkalmayacağından esasın incelenmesine geçmeden iptali gerekir denilmektedir.
Dava konusu KHK'nin esasına geçilerek Anayasal denetimi yapılmalıidi. Salt "yasal dayanağı kalmadığı gerekçesinden" hareketle esasageçmeden Anayasa'ya aykırı görüp iptal etmek mümkün değildir.
KHK'ler Anayasa'nın 91. maddesi gereğince yetki yasasındabelirtilen çerçeve içinde çıkarılabilir. Yani KHK'yi çıkarma yetkisi bu yasaile verilir. KHK'nin çıktığı tarihte yetki yasası yürürlükte olduğuna, yanibuna dayanarak çıkarıldığına göre "yasal dayanaktan yoksundur" demekhukuka uygun düşmez. KHK hukuk alemine çıktığı tarihte yetki yasası varmıdıryokmudur buna bakılmalıdır. Yetki Yasası, KHK'ye bu hayatiyeti verdikten sonraonun yürürlükten kaldırılması, süresinin sona ermesi KHK'nin yasal dayanaktanyoksun kaldığı anlamına gelemez.
Aynı durum Yetki Yasasının Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesihalinde de devam eder. "Dayanak" yönünden, bir yasanın yürürlüktenkaldırılması, süresinin sona ermesi ya da iptal edilmesi arasında hiç bir farkyoktur. Bu üç halde de sonuçta yasa varmışcasına hukukî tasarrufta bulunulamaz.Ama yasa sona ermeden evveldoğan hukukî neticeler hayattadır ve varlığını devamettirirler.
Ancak bu yasalara dayanılarak yapılan tasarruflar hakkında hukukaaykırılık gerekçesi ile dava açılmışsa yasal dayanak yönünden değil, esastaninceleme yapılarak varsa aykırılık iptal edilir.
Yetki Yasası esastan Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.Konusu, amacı, kapsamı ve ilkeleri yönünden tesbit edilen anayasal aykırılıklarilgili KHK'leri de mutlaka etkiler. Yetki Yasasının belirtilen unsurlarındakibu aykırılıklar KHK'lere intikal eder. Ama bu aykırılık "YasalDayanak" gibi şekli değil esasa ilişkin bir aykırılıktır. Bu da ancakKHK'nin esasına geçilerek yapılacak bir inceleme sonunda tesbit edilebilir.
Yetki Yasası'nın iptali nedeniyle KHK'nin yasal dayanağınınkalmadığını söylemek, iptal kararının etkisini KHK'nin hukuk alanına çıktığıtarihe kadar çekmek anlamını taşır. Böyle bir anlayışa Anayasa'nın 153.maddesindeki iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceği ilkesi izin vermez.
Bu nedenle KHK'nin esasının incelenmesine geçmeden sadece"Yasal Dayanaktan Yoksun Kalması" sebebine dayalı bir Anayasa'yaaykırılık gerekçesine katılmıyoruz.
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI