ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1994/60
Karar Sayısı : 1994/54
Karar Günü : 13.7.1994
R.G. Tarih-Sayı :17.01.1996-22526
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay 10. Dairesi
İTİRAZIN KONUSU : 24.12.1993 günlü, 3941 sayılı 1994 Mali YılıBütçe Kanunu'nun 28. maddesinin, Anayasa'nın 87., 88., 89., 161. ve 162.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi olandavacı, 1994 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 28. Maddesinin uygulanmasıyla ilgiliMaliye Bakanlığı'nca çıkartılan 512 sayılı Genel Tebliğ'in iptali içinDanıştay'a başvurmuştur.
Davacı, 512 sayılı genel tebliğin dayanağını oluşturan 1994 MaliYılı Bütçe Kanunu'nun 28. maddesinin Anayasa'nın 2., 10., 26., 27., 73/3.,130/4. ve 161. maddelerine aykırı olduğu iddiasında bulunmuştur. Danıştay 10.Dairesi de davacının Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi bularak gerekçelikararında 1994 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 28. maddesini Anayasa'nın 87., 88.,89., 161. ve
162. maddelerine aykırılığı savıyla Anayasa Mahkemesi'nebaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenen Yasa Kuralı
1994 Malî Yılı Bütçe Kanunu'nun iptali istenen 28. maddesi aynenşöyledir :
"Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere bağlıdöner sermayeli işletmelerin aylık gayrisafi hasılatının % 10'u ile sermayeyeeklenmiş olsun veya olmasın kullanılmayan geçmiş ve cari yıl kârları Hazineyeirad kaydedilir. Maliye Bakanı bu oranı, döner sermayeler veya işletmeleriitibariyle % 30'una kadar yükseltebilir.
Peşin gelirlerin ve yıl sonu kârlarının toplanmasına, kaydına,raporlanmasına, bildirim ve ödeme sürelerinin tesbitine ve peşin gelirlerin yılsonu kârlarına mahsubuna ilişkin hususlar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Yıl sonu kârları ve peşin gelirler yatırılmadığı takdirde 6183sayılı Kanundaki usullere göre yıllık % 12 zamlı olarak tahsil edilir. Ancakhesaplanan zam, sermayeler ita amiri ve saymanlarından yarı yarıya alınır.Maliye Bakanlığınca verilen ek süreler için zam uygulanmaz.
Daha önceden veya yılı içinde herhangi bir suretle statüsüdeğiştirilen döner sermayeli işletmeler hakkında da bu madde hükmüuygulanır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır :
1- "MADDE 87.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev veyetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu vebakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmündekararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarınıgörüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek;milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Anayasanın 14 üncümaddesindeki fiillerden dolayı hükümgiyenler hariç olmak üzere, genel ve özelaf ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesinekarar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak vegörevleri yerine getirmektir."
2- "MADDE 88.- Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu vemilletvekilleri yetkilidir.
Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisindegörüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir."
3- "MADDE 89.- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisincekabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlar.
Yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmeküzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, TürkiyeBüyük Millet Meclisine geri gönderir. Bütçe kanunları bu hükme tâbi değildir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabulederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yenibir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise gerigönderebilir.
Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler saklıdır."
4- "MADDE 161.- Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleridışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır.
Malî yıl başlangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasılhazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla belirlenir.
Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldanfazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.
Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hükümkonulamaz."
5- "MADDE 162.- Bakanlar Kurulu, genel ve katma bütçetasarıları ile millî bütçe tahminlerini gösteren raporu, malî yıl başından enaz yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Bütçe tasarıları ve rapor, kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonundaincelenir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına en azyirmişbeş üye verilmek şartı ile, siyasî parti gruplarının ve bağımsızlarınoranlarına göre temsili gözönünde tutulur.
Bütçe Komisyonunun ellibeş gün içinde kabul edeceği metin, TürkiyeBüyük Millet Meclisinde görüşülür ve malî yıl başına kadar karara bağlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel Kurulda, bakanlık vedaire bütçeleriyle katma bütçeler hakkında düşüncelerini, her bütçenin tümüüzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri,üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının GenelKurulda görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcıönerilerde bulunamazlar."
IV-İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilkinceleme toplantısında, ilk incelemeye ilişkin rapor, itiraz yoluna başvuranmahkemenin gerekçesi, iptali istenen yasa kuralı ve ilgili Anayasa kurallarıylabunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
İtiraz yoluna başvuran Danıştay 10. Dairesi'nin Anayasa'yaaykırılık savlarını değerlendirmeden önce bakılmakta olan bir davanın bulunupbulunmadığı sorunu üzerinde durulmuştur.
Anayasa'nın 152. maddesiyle, 2949 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesinde, "Birdavaya bakmakta olan mahkeme"nin itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesi'neiptal isteminde bulunabileceği belirtilmektedir. Anayasa'nın, "bir davayabakmakta olan mahkeme" biçimindeki nitelemesini; o davaya bakmaya yaniuyuşmazlık konusu işi çözmeye veya suç sayılan eylemi işleyeni yasa kurallarıçerçevesinde yargılamaya görevli mahkeme olarak anlamak gerekir. Mahkemeleringörevleri Anayasa'nın 142. maddesi gereğince ancak yasa ile düzenlenir. AnayasaMahkemesi, Anayasal denetim için itiraz yolu ile getirilen
bir davada itiraz eden mahkemenin, yasa kurallarına uygun olarak o
davaya bakmaya görevli olup olmadığını saptamak zorundadır.
İtiraz yoluna başvuran mahkemenin elindeki davanın Anayasa'nın152. maddesi yönünden var sayılabilmesi için dava ehliyeti bulunanlarcasüresinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir dava olmasıgerekir. Bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği konusundainceleme yaparakkarar vermek Anayasa Mahkemesi'nin yetkisi içindedir. Anayasa Mahkemesi,anayasal denetim yetkisini kullanabilmesi için itiraz yoluna başvuranmahkemenin o davaya bakmakla görevli olup olmadığını saptamak ve buna görekendi görevini yerine getirmek zorundadır.
Danıştay 10. Dairesi'ndeki davanın görülmesi sırasında 6.1.1982günlü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda değişiklik yapılmıştır.10.6.1994 günlü, 4001 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 2577 sayılı Kanun'un 2.maddesi değiştirilerek daha önce idari eylem ve işlemler hakkında"menfaatleri ihlâl edilenler" iptal davası açma hakkına sahip ikenyapılan değişiklikle "kişisel hakları ihlâl edilenler" idari eylem veişlemler hakkında dava açabilecekleri öngörülmüştür. Değişiklik yapan Yasa'nıngeçici 2. maddesinde de, "Değiştirilmiş olan 2 nci maddenin hükmü buKanunun yürürlüğünden evvel açılmış olup devam eden veya hükme bağlanılmışolupta kesinleşmemiş bulunan davalarda da uygulanır" açıklığı getirilerekYasa geriye doğru işletilmiştir. Bu kurala göre, Danıştay 10. Dairesi'ningörmekte olduğu dava 9.3.1994 günü açılmış olduğundan, 4001 sayılı yasahükümleri bu dava için de uygulanacaktır.
Üniversite öğretim üyesi olan davacı, Üniversite bünyesindekurulmuş bulunan döner sermaye işletmelerinin kullanmadıkları yıl sonu kârlarıile aylık gayrisafî hâsılatından % 10 oranında Hazineye irad kaydedilmesiniöngören Maliye Bakanlığı'nın 512 sıra sayılı Genel Tebliği'nin iptali içinDanıştay'a başvurmuştur. Davacı, dilekçesinde, 1994 Malî Yılı Bütçe Kanunu'nun28. maddesine dayanılarak çıkarılan sözkonusu Tebliğin uygulanması sonunda,döner sermaye işletmesinin kaldıramayacağı bir malî yükün altına sokulduğunu;ürettiği mal ve hizmetlerin maliyetlerinin artacağını; bu nedenle işletmeninküçülerek işlemez duruma geleceğini ve neticede kendisinin döner sermayeişletmesi aracılığı ile sürdürdüğü kitap yayın çalışmalarının duracağını ilerisürmüştür.
2577 sayılı Yasa'nın 2. maddesinde idarî işlemler hakkında iptaldavası açmak için gerekli olan "menfaatleri ihlâl edilenler" koşulu,4001 sayılı Yasa ile "kişisel hakları ihlâl edilenler" biçimindedeğiştirilmiştir. Davacının, dava konusu işlemle kişisel hakkı ihlâledilmediğinden 2577 sayılı Yasa'nın değişik 2. maddesinde öngörülen davaehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle de Danıştay 10. Dairesi'nin elindebakmakta olduğu bir davanın varlığından söz edilemez. Başvurunun Mahkemeninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
V- SONUÇ
24.12.1993 günlü, 3941 sayılı "1994 Malî Yılı BütçeKanunu"nun 28. maddesinin iptali istemiyle yapılan itirazın; dava konusuidarî işlem davacının kişisel hakkını ihlâl etmediği için Anayasa'nın 152.maddesinde öngörülen itiraz yoluna başvuran Mahkemece bakılmakta olan bir davabulunmadığından, 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesinin üçüncü fıkrası gereğincebaşvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Yekta Güngör ÖZDEN, GüvenDİNÇER, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER ile Mustafa YAKUPOĞLU'nun "İşinesasına geçilmesi gerekir." yolundaki karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
13.7.1994 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Mustafa GÖNÜL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Mustafa YAKUPOĞLU
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1994/60
Karar Sayısı : 1995/54
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. Maddeleri gereğince mahkemelerin biryasa veya kanun hükmünde kararname kurallarının Anayasa'ya aykırılığı savı ileAnayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluna başvurabilmeleri için bu kurallarınMahkemece bakılmakta olan davada uygulanacak kurallar olması gerekir. Bunedenle, itiraz yolu ile yapılan başvurularda Anayasa Mahkemesi'nin başvurununbir "davaya bakmakta olan mahkemece" yapılmış olup olmadığını veAnayasa'ya aykırılığı savında bulunulan kuralların bakılmakta olan davada uygulanacakkurallar olup olmadığını saptaması zorunludur. Bunların ötesinde itirazbaşvurularında Anayasa Mahkemesi'nin davacının dava ehliyetinin bulunupbulunmadığını inceleme yetkisi yoktur.
Dava ehliyetini saptama yetkisi öncelikle davaya bakmakta olan mahkemelerin,sonrada bunların karar ve hükümlerini son inceleme mercilerinindir. Adlî, idarîve askerî yargıya ilişkin davalarda dava ehliyetinin varlığını veya yokluğunubunlar kendi kararları ile belirlerler. Anayasa Mahkemesi'nin bu konudayapacağı bir belirleme itiraz yoluna başvuran mahkeme yönünden bağlayıcıolamaz. Çünkü, itiraz yoluna başvuran mahkemelerin karar ve hükümlerinin soninceleme mercii Anayasa Mahkemesi olmayıp diğer adlî, idarî ve askerî yüksekmahkemelerdir.
Kaldıki, davanın davacının ehliyeti yönünden red olasılığınınbulunması Danıştay 10. Dairesini bakmakta olduğu işin (dava) niteliğinideğiştirmez. Yargı mercilerinde görülmekte olan davalar davacılar yönünden herzaman olumlu sonuçlanmıyabilir. Hatta bu sonuç, davanın başında da görülebilir.Ancak, bu durum, uyuşmazlığı dava olmaktan çıkarmaz.
Danıştay 10. Dairesi'nin elinde bakmakta olduğu bir dava vardır.Danıştay 10. Dairesi bakmakta olduğu bu davada dava konusu idarî işlemnedeniyle davacının "menfaatinin" veya "kişisel hakkının"ihlâl edilip edilmediğini saptama yetkisi öncelikle Danıştay 10. Dairesi'nin,Daire kararının temizi durumunda ise Danıştay İdari Dava Daireleri GenelKurulu'nundur. Anayasa Mahkemesi'nin itiraz başvurusunda bulunan Danıştay 10.Dairesi'nin bakmakta olduğu davada davacının "menfaatinin" veya"kişisel hakkının" ihlâl edilip edilmediğini saptama yetkisibulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, çoğunluğun "...davacının dava konusu işlemledoğrudan ihlâl edilen kişisel bir hakkı olamayacağından mahkemenin elindebakmakta olduğu bir davadan söz edilemez. Başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle reddi gerekir." biçimindeki düşüncesine katılmıyorum. İşinesasının incelenmesi gerekir.
Üye
Ahmet N. SEZER