ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1994/73
Karar Sayısı : 1994/75
Karar Günü : 25.10.1994
R.G. Tarih-Sayı :13.11.1995-22462
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
İTİRAZIN KONUSU : 17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun110. maddesinin birinci tümcesinde yer alan, "... suç sayılır bir hareketiyüzünden hastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğiverilmemesi..."ni öngören kuralın Anayasa'nın 2., 5. ve 61. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Tümüyle kendi kusuru sonucumeydana gelen bir trafik kazasındayaralanan ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nca tedavi altına alınan sigortalıyaödenen geçici iş göremezlik tazminatının Kurum'ca dava edilmesi üzerine Kayseriİş Mahkemesi'nce Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 110. maddesine göresigortalıdangeri alınmasına karar verilmiş ve karar sigortalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz istemini inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 506 sayılıYasa'nın 110. maddesinin birinci tümcesinde yer alan ve suç sayılan birhareketi yüzünden hastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğiverilmemesini öngören kuralın iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'nebaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
İptali istenilen kuralın yer aldığı 506 sayılı Sosyal SigortalarYasası'nın 110. maddesi şöyledir :
"Madde 110- Kastı veya suç sayılır bir hareketi yüzünden işkazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya geçiciiş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri verilmez. Sigortalıyayalnız gerekli sağlık yardımı yapılır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şunlardır :
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 5.- Devletin temel amaç ve görevleri, Türkmilletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyetive demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adaletilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engellerikaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartlarıhazırlamaya çalışmaktır."
3- "MADDE 60.- Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır veteşkilatı kurar."
4- "MADDE 61.- Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul veyetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayatseviyesi sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarınısağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacakdiğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması içinher türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurarveyakurdurur."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'inkatılmalarıyla 20.9.1994 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadakieksikliğin giderildiği anlaşıldığından işin esasının incelenmesine oybirliğiylekarar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, itirazkonusu yasa kuralı ile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri veöteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A- Sınırlama Sorunu
İtiraz yoluna başvuran Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 506 sayılıYasa'nın 110. maddesinin birinci tümcesinde yer alan, suç sayılır bir hareketiyüzünden hastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği verilmemesiniöngören kuralın Anayasa'ya aykırılığı savıyla iptali isteminde bulunurkensuçların türü yönünden bir ayrıma gitmemiş ve istemini sınırlandırmamıştır.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın 28. maddelerinde, itiraz yoluyla AnayasaMahkemesi'ne yapılan başvuruların Mahkeme'nin görev alanı ve bakmakta olduğudavada uygulanacak yasa kuralı ile ilgili olması öngörülmüştür.
İtiraz yoluna başvuran Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin bakmaktaolduğu dava, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası'nın 110. maddesininuygulanmasından doğmuştur. Sözü edilen maddeye göre kasdî veya suç sayılabilirbir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veyahastalanan sigortalılara geçici ve sürekli iş göremezlik geliriverilmemektedir. Davaya konu olay, kasdî olmayan ve suç sayılır bir eylemiyüzünden iş kazasına uğrayan sigortalıya geçici iş göremezlik geliribağlanmasına ilişkindir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, Sosyal Sigortalar Yasası'nın 110.maddesinin birinci tümcesinin, suç sayılan bir eylemi yüzünden iş kazasınauğrayan sigortalının geçici iş göremezlik geliri almamasına ilişkin kurallarınıuygulama durumundadır. Olayda davalının kasde dayanmayan kusurlu bir eylemisonucu iş kazasına uğraması söz konusudur.
Bu nedenlerle, 17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal SigortalarYasası'nın iptali istenilen 110. maddesinin esas yönünden incelenmesinin,"... suç sayılan taksirli bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayansigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği verilmemesi..." ile sınırlıolarak yapılması gerekmektedir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1- Anayasa'nın 2., 5. ve 60. Maddeleri Yönünden İnceleme
Anayasa'nın "sosyal güvenlik hakkı" başlıklı 60.Maddesinin birinci fıkrasında, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olmasıöngörülmüştür. Sosyal güvenlik hakkı, çalışanların yaşamlarının ve yarınlarınıngüvencesidir. Sosyal güvenlik, toplumun parçası olan bireylere, gelirleri neolursa olsun doğal bir olay olan yaşlılık ile hastalık, kaza, ölüm ve malûllükgibi sosyal riskler karşısında asgari bir yaşam düzeyi sağlama amacınayöneliktir. 60. Maddenin ikincifıkrasında, Devlete sosyal güvenliği sağlayacak gerekliönlemleri almak ve teşkilâtı kurmak görevi verilmiştir. T.C. Emekli Sandığı,Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu, ülkemizde sosyal güvenliğin temelinioluşturan kurumlardır. Sosyal Sigortalar Kurumu,hizmet akdine dayanarak birveya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlara, iş kazalarıyla meslekhastalıkları, hastalık, analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm hallerinde sosyalsigorta yardımları yapan sosyal güvenlik kuruluşudur. Çalışmaları, yasalölçüleriçinde ve sigorta esaslarına göre düzenlenmiştir. Bu madde sosyalgüvenliğin düzenlenmesinde temel kural olmakla birlikte, Anayasa'da, çalışmahayatını düzenleyen diğer kurallar bütün sosyal güvenlik kurumları gibi SosyalSigortalar Kurumu için de geçerlidir.
Sosyal devlet, Anayasa'nın 2. maddesi uyarınca vatandaşın sosyaldurumu ve refahı ile ilgilenen ve onlara asgarî yaşam düzeyi sağlayandevlettir. Anayasa'nın 5. maddesinde ise, "... kişilerin ve toplumunrefah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerine,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayansiyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevîvarlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak ..."devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır.
Sosyal Sigortalar Yasası'nın itiraz konusu 110. maddesinde, kasdîveya suç sayılır bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığınatutulan ya da hastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğiyle sürekli işgöremezlik gelirinin verilemeyeceği ve sigortalıya yalnız gerekli sağlıkyardımlarının yapılacağı öngörülmüştür. Buna göre, sigortalının suç sayılır birhareketiyle iş kazasına uğraması durumunda, sigortalı geçici işgörmezlikgelirindenyararlandırılmamaktadır.
Sosyal sigorta yasalarla kurulmuş bir sistem olup, sigortanınkapsamı, sigorta alanı ve kapsadığı riskler ile alınacak primler yasalölçülerle belirlenmiştir. Sosyal güvenliğin ve sigortanın temel özelliği venedeni olan sosyal risklerin karşılaması işlevini yasaların öngörmesi zorunludur.Diğer yandan modern toplumun ulaştığı bilimsel düzey ve ileri teknolojikuygulamalar iş kazaları ve meslek hastalıklarına yeni boyutlar getirmiş ve yeniiş güvenliği sorunları ortaya çıkarmıştır. İleri ve karmaşık teknolojikuygulamalar bağlamında "kusur" kavramı, ceza hukukundaki anlamıyla"suç kavramı"na dönüşebilmekte ve maddenin düzenlenişine göre kastîsuç olmasa bile bu tür suç sayılabilir bir eylemi yüzünden işçi sosyalgüvenliğinden yoksun kalabilmektedir.
Emeğinden ve sosyal güvenliğinden başka hiçbir güvenceye sahipolmayan işçinin, suç sayılabilecek kusurlu bir eylemi nedeniyle sosyalgüvenlikten yoksun bırakılması, prime dayanan sigorta anlayışına tersdüşmektedir.
Yasa'nın 110. maddesinin taksirli suçları nedeniyle meydana geleniş kazalarında işçiyi geçici iş göremezlik gelirinden yoksun bırakan kuralı,Sosyal Sigortalar Kurumu'nun kuruluş ve varlık nedenine de aykırı düşmektedir.
Bu nedenlerle, sınırlama kararı uyarınca incelenen 110. maddedekiitiraz konusu kural 2., 5. ve 60. maddelerine aykırıdır.
İptali gerekir.
Haşim KILIÇ bu görüşe katılmamıştır.
2- Anayasa'nın 61. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 61. maddesinde harp ve vazife şehitlerinin dul veyetimleri ile malûl ve gazilerin, sakatların, yaşlıların ve korunmaya muhtaç çocuklarındevletçe korunmalarına yönelik özel kurallar konulmuştur.
Anayasa'nın 60. ve 61. maddeleri, geniş anlamda sosyal güvenlikkonularını düzenleyen maddeler olmalarına karşın birbirlerinden tümüyleayrıdırlar. 61. madde, toplumun özel olarak koruması ve gözetmesi gereken birkesiminin sosyal güvenliğini, 60. maddesi ise sigorta esasına dayanan veçalışanların geleceğini güvence altına alan sosyal güvenlik sistemlerinidüzenlemektedir.Bu nedenle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 61. maddesi ileilgisi görülememiştir.
VI- SONUÇ
Sınırlama kararı uyarınca incelenen 17.7.1964 günlü, 506 sayılıSosyal Sigortalar Kanunu'nun 110. maddesinin, "... suç sayılan taksirlibir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan sigortalıya geçici iş göremezliködeneği verilmemesi ..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,Haşim KILIÇ'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA;
25.10.1994 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
KARŞIOYGEREKÇEM
Esas Sayısı : 1994/73
Karar Sayısı : 1994/75
Anayasa'nın 60. maddesinde herkesin sosyal güvenlik hakkına sahipolduğu belirtilerek sosyal riskler karşısında asgari bir hayat seviyeninteminat altına alınması amaçlanmıştır. Yine aynı madde de, belirtilen sosyalgüvenliği sağlayacak sosyal güvenlik kuruluşlarını kurma görevi de devleteverilmiştir. Sosyal Sigortalar Kurumu bu kapsamda görev yapan bir sosyalgüvenlik kuruluşudur. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 26. maddesiişveren sorum
luluğunu düzenlemiştir. İşverenin kendi suç sayılır bir hareketisebebiyle meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığından dolayı SosyalSigortalar Kurumu'nun işçiye yaptığı ödemeler işverenden tahsil edilmektedir.Bu maddenin Anayasa'ya aykırılığı iddia edilmiş fakat Anayasa Mahkemesi 1990/28Esas, 1991/11 sayılı kararı ile maddenin Anayasa'ya aykırı olmadığına kararvermiştir. Kararda " ... İşverenin Sosyal Sigortalar karşısındakisorumluluğunu düzenleyen itiraz konusu kural, kurumun iş kazası ya da meslekhastalığına uğrayan sigortalı için yaptığı giderleri sigortalının zararauğramasına neden olanlarından rûcu yoluyla geri isteyebilme hakkı, kurumunasigortalıya yardım yapma ödevi dolayısıyla malvarlığında meydana geleneksiltmeyi kısmen ve tümüyle giderme olanağı sağlar. Öte yandan zararı ödemekdurumunda bulunankişilerin bundan böyle sigortalının sağlığını ve cangüvenliğini korumak yönünden daha çok özen göstermesi sağlanmış, iş kazası vemeslek hastalıklarının meydana gelmesi önlenmiş olur." denmektedir.Kararda da belirtildiği gibi işveren sorumluluğunun temelamacı SosyalSigortalar Kurumu'nun malvarlığının eksilmemesi ile işçinin can güvenliğikonusunda gerekli önlemleri almasını temin için sözkonusu yasa hükmüdüzenlenmiştir. Dava konusu Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 110. maddesi de işçisorumluluğuna yönelikgetirilmiş paralel bir hükümdür. İşçinin kasdî ve suçsayılır bir hareketi yüzünden iş kazasına uğraması ya da meslek hastalığınatutulması halinde sigortalıya geçici ya da devamlı daimi iş görememezlik geliriverilmemek suretiyle hem Sosyal Sigortalar Kurumu'nun malvarlığının eksilmesiönlenmek istenmiş hem de işçinin işinde daha dikkatli davranması düşünülerekişyerinde başkalarına zarar vermemesi amaçlanmıştır.
Dava konusu yasa hükmü, suç teşkil eden bir fiil neticesinde işkazasına uğrayan işçilere geçici iş göremezlik ödeneği verilmemesini öngörüyordu.Bu bölüm çoğunluk görüşü gereğince iptal edilmiştir. Çoğunluk gerekçesindeözellikle taksirli suçlar açısından işçinin yasada belirtilen gelirden mahrumedilemeyeceği vurgulanmıştır. Taksirli suç ağırolabileceği gibi hafif deolabilir. Ağır taksirde suçlu fiil sonunda doğacak ağır zararın olmasını arzuetmemesine rağmen bu zararın olabileceğini tahmin edebilecek durumdadır.Yasakoyucu işçinin belirtilen bu taksirli fiili sonunda (esasen tahminedilebilir) meydana gelebilecek zararı önlemek için dava konusu yasa hükmünügetirmiştir. İptal edilmekle ağır kusur sonucu büyük zararların doğmasına sebepolan kişiler sosyal hak kavramına sığınarak suç sayılan bir hareketi yüzündenSosyal Sigortalar Kurumu'ndanyardım sağlayacaktır.
Sosyal güvenlik hakkını, devlet kuracağı sosyal güvenlikkuruluşları eliyle yürüteceğine göre Anayasa'nın 65. Maddesi gereğince malîkaynaklarının yeterliliği ölçüsünde bu görevini yerine getirecektir. Aksi haldesosyal güvenlik kuruluşlarının malvarlığında meydana gelen eksilme kurumu aczedüşürebilir. İşçinin işyerinde azami özeni göstermesi ve Sosyal SigortalarKurumu'nun malî yapısı düşünülerek yasakoyucu sosyal güvenlik hakkınabelirtilen sınırlamayı getirmiştir.
Bu nedenlerle çoğunluğun iptal kararına katılmıyorum.
Üye
Haşim KILIÇ