ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1994/81
Karar Sayısı: 1995/5
Karar Günü: 7.2.1995
R.G. Tarih-Sayı :08.05.1998-23336
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İzmir 3. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 6.1.1982 günlü, 2577 sayılı "İdarîYargılama Usulü Kanunu"nun, 10.6.1994 günlü, 4001 sayılı Yasa'nın 27.maddesiyle değiştirilen 61. maddesinin birinci fıkrasının birinci tümcesininAnayasa'nın 10. ve 36. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İzmir 3. İdare Mahkemesi, bakmakta olduğu davanın 10.6.1994 günlü,4001 sayılı Yasa'nın 27. maddesiyle 2577 sayılı İdarî Yargılama UsulüYasası'nın 61. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik sonucu en geç25.8.1994'de açılması gerekirken, 29.8.1994'de açıldığını, dava açma süresiningeçirildiğini, davanın süre aşımına neden olan itiraz konusu kuralın iptaliistemiyle doğrudan başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
10.6.1994 günlü, 4001 sayılı Yasa'nın 27. maddesiyle değişik 2577sayılı İdarî Yargılama Usulü Yasası'nın 61. maddesinin birinci fıkrasınınbirinci tümcesi şöyledir:
"Madde 61- Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yılTemmuz ayının yirmisinden Ağustos ayının yirmibirine kadar çalışmaya araverirler."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin iptal istemini dayandırdığıAnayasa kuralları şunlardır .
1- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
2- "MADDE 36.- Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmahakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'inkatılmalarıyla 15.11.1994 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaki eksiklikgiderildiğinden işin esasının incelenmesine, oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenen Yasa kuralı, Anayasa'ya aykırılık savına dayanak yapılan Anayasakurallarıyla bunlarla ilgili gerekçeler ve dosyada bulunan tüm belgeler okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Yasa'nın 61. maddesinin birincifıkrasının birinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.İtiraz konusu kuralla bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin çalışmaya araverecekleri tarihler düzenlenmiştir. Dava idare mahkemesinde görülmekteolduğundan, itiraz konusu kuralın öz yönünden "idare mahkemeleri" ilesınırlı olarak yapılmasına karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Yasa'nın 61. maddesinin birinci fıkrasının, itiraz konusu birincitümcesinde "Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl Temmuz ayınınyirmisinden Ağustos ayının yirmibirine kadar çalışmaya ara verirler"denilmektedir. 4001 sayılı Yasa ile değişiklikten önce ara verme süresi,"Temmuz ayının yirmisinden Eylül ayının altısına kadar" biçimindedüzenlenmişti. Değişiklikle bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde,çalışmaya ara verme süresi, kırkbeş günden otuziki güne indirilmektedir.
Mahkeme, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerineaykırı olduğu savında bulunmuştur.
1- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuru kararında, tüm yargı organlarında görevli hâkimler aynıtatil süresinden yararlanırken, yapılan değişiklikle bölge idare, idare vevergi mahkemelerindeki hâkimlerin tatil sürelerinin kısaltıldığı, böylecebunlarla diğer yargı organlarındaki hâkimler arasında ayırım yapıldığı gibiaynı yargı düzeni içinde yer alan Danıştay arasında da farklılık yaratıldığı,bunun da eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veyasınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önündeeşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar." denilmektedir.
"Yasa önünde eşitlik ilkesi" hukuksal durumları benzerolanlar için sözkonusudur. Bu ilke ile, yasa önünde eşitlik, yani hukuksaleşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunankişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasakarşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasakarşısındaeşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimikişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir.Özelliklere, ayrılıklara dayandığı için haklı olan nedenler, ayrı düzenlemeyieşitlik ilkesine aykırı değil, geçerli kılar. Anayasa'nın amaçladığı eylemlideğil, hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlarayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi çiğnenmişolmaz. Kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar için yasalarla değişikkurallar konulamaz. Ancak, aynı hukuksal durumlarda olanlar için kamu yararınadayanılarak farklı kurallar getirilmesinde, eşitlik ilkesine aykırılık yoktur.Kimi kişileri konumlarındaki farklılık nedeniyle diğerlerindenayrı kurala bağlıkılmak ya da genel bir düzenlemenin kapsamı dışında bırakmak eşitlik ilkesinibozmaz.
Çalışmaya ara verme süresinin otuziki güne indirilmesinde,davaların kısa sürede sonuçlandırılması ve adalet hizmetlerindeki tıkanıklığıngiderilmesinde kamu yararı bulunduğu açıktır. Bu nedenle, kamu yararıgözetilerek bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde çalışmaya ara vermesüresinin kısaltılmasında eşitlik ilkesine aykırılık yoktur.
2- Anayasa'nın 36. Maddesi Yönünden İnceleme
Mahkeme, yapılan düzenleme ile bölge idare, idare ve vergimahkemelerinde çalışmaya ara verme süresinin kısaltıldığını, böyleceDanıştay'da açılacak davalar ile idare mahkemelerinde açılacak davalar arasındadava açma süreleri bakımından farklılık yaratıldığını, bunun da hakaramaözgürlüğüne aykırılık oluşturduğunu ileri sürmüştür.
Anayasa'nın "hak arama hürriyeti" başlıklı 36.maddesinde, herkesin gerekli araç ve yollardan yararlanarak yargı organlarıönünde davacı ya da davalı olarak sav ve savunma hakkı bulunduğubelirtilmektedir.
Yasa'nın 61. maddesinin birinci fıkrasının itiraz konusu birincitümcesinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde çalışmaya ara vermesüresinin her yıl Temmuz ayının yirmisinden Ağustos ayının yirmibirine kadarolduğu belirlenmiştir.
Bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde ara verme süresinikısaltan değişikliğin, idarî yargıdaki tıkanıklığın giderilmesi, davalarınsüratle sonuçlandırılması amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 141. maddesinde, davaların en az giderle ve mümkünolan süratle görülmesi yargının görevidir denilmektedir. Davaların hızlı ve azgiderle görülmesine, uygulamalarda hataların giderilmesine, adalethizmetlerinin hızlandırılmasına ilişkin önlemlerin alınması, hak aramaözgürlüğünün ve hukuk devleti olmanın dagereğidir. İtiraz konusu kural, hakarama özgürlüğünü kısıtlamamakta, idarî işlem ve eylemleri yargı denetimidışında bırakmamaktadır.
Bu nedenlerle, 61. maddenin birinci fıkrasının birinci tümcesiAnayasa'nın 36. maddesinde belirtilen hak arama özgürlüğüne aykırı değildir.
İtirazın reddi gerekir.
Güven DİNÇER, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, İhsan PEKEL ve Lütfi F. TUNCELbu görüşlere katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
Sınırlama kararı gereğince incelenen 10.6.1994 günlü, 4001 sayılıYasa'nın 27. maddesi ile değiştirilen 2577 sayılı "İdarî Yargılama UsulüKanunu"nun 61. maddesinin birinci fıkrasının birinci tümcesinin Anayasa'yaaykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Güven DİNÇER, YılmazALİEFENDİOĞLU, İhsan PEKEL ile Lütfi F. TUNCEL'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,7.2.1995gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
KARŞIOYYAZISI
Anayasa Mahkemesi'nin E: 1994/75, K: 1995/4 sayılı kararındakikarşıoy gerekçelerimizle, bu kararın Anayasa'nın 10. maddesine yönelik çoğunlukgörüşüne katılmıyoruz.
Ayrıca Anayasa'nın 36. maddesine yönelik çoğunluk görüşüne dekatılmıyoruz. Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36.maddesinde; "Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya davalı ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz" denilmektedir.
4001 sayılı Yasa'nın itiraz konusu kuralıyla, Bölge idare, idareve vergi mahkemeleri için, temyiz mercii olan Danıştay'a göre çalışmaya araverme süresi konusunda farklı süreler belirlenmektedir. Böyle bir farklılıkkuşkusuz hak arama hürriyetinde kısa da olsa bir kısıtlama ya da en azındankargaşa yaratacaktır. Bu nedenle de çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Lütfi F. TUNCEL