ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1994/83
Karar Sayısı : 1994/78
Karar Günü : 16.11.1994
R.G. Tarih-Sayı :18.11.1994-22115
İPTAL DAVASINI AÇAN : Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleriNecmettin ERBAKAN, Şevket KAZAN ve 91 Milletvekili.
İPTAL DAVASININ KONUSU : 28.9.1994 günlü, 4044 sayılı "4Aralık 1994 Günü Milletvekili ve Mahallî İdareler Ara Seçimi Yapılması HakkındaKanun"un 2. maddesinin Anayasa'nın 5., 10., 13., ve 67. maddelerine aykırıolduğu savıyla iptali istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A. İptali İstenen Kural
İptali istenen 4044 sayılı Yasa'nın 2. maddesi şöyledir:
"MADDE 2.- Bu seçimlerde 27 Mart 1994 günü yapılan Mahallîİdareler genel seçiminde kullanılan sandık seçmen listeleri güncelleştirilerekkullanılır.
Güncelleştirme, sandık seçmen listelerinin askıya çıkarılması velistede ismi bulunmayanlardan, askerlik hizmetinden terhis olanların terhisevrakıyla, memur olarak tayin olanların da tayin evrakıyla askı gününden önceilgili seçim kuruluna müracaatı suretiyle olur. Bu suretle oluşan listelerbaşka bir ilan vesair işleme tabi tutulmadan çoğaltılarak sandık seçmen listesiolarak kullanılır. Askı ve itiraz süreleri Yüksek Seçim Kuruluncabelirlenir."
B. Dayanılan Anayasa Kuralları
İptal gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 5.- Devletin temel amaç ve görevleri, Türkmilletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyetive demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti veadaletilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyalengelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gereklişartları hazırlamaya çalışmaktır."
2- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
3- "MADDE 13.- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi vemilletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin, Cumhuriyetin, millîgüvenliğin, kamu düzeninin, genel aşayişin, kamu yararının, genel ahlâkın vegenel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerindeöngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunlasınırlanabilir.
Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalar demokratiktoplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışındakullanılamaz.
Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak vehürriyetlerin tümü için geçerlidir."
4- "MADDE 67.- Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygunolarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasîfaaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, geneloy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altındayapılır.
Seçimlerin ve halkoylamasının yapıldığı yılda, ay ve gün hesabakatılmaksızın 20 yaşına giren her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasınakatılma hakkına sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
Silah altında bulunan er ve erbaşlarla, askerî öğrenciler, ceza vetevkif evlerinde bulunan tutuklular ve hükümlüler oy kullanamazlar."
III- İLK ve ESAS İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'inkatılmalarıyla 15.11.1994 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, davacılararasında bulunan yedi milletvekilinin davacı olmadıkları, imzalarını zuhulen vebir başka mercie verilmesidüşüncesiyle attıkları yolundaki savları içeren15.11.1994 kayıt günlü ortak dilekçeleri öncelikle incelenip Yekta Güngör ÖZDENile Lütfi F. TUNCEL'in "Beyan ve imzalar TBMM Başkanlığı'ndan sorulmalı,alınacak yanıta göre
değerlendirilmelidir." yolundaki karşı oylarıyla veOYÇOKLUĞUYLA reddedildikten sonra dosyada eksiklik bulunmadığı, konununözelliği ve ilk inceleme raporunun esas incelemeyi de kapsadığı gözetilerek buevrede işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
Bu aşamada; Anayasa'nın 149. maddesinin dördüncü fıkrası ileAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında 2949 sayılıYasa'nın 30. maddesinin birinci fıkrası gereğince, Yüksek Seçim KuruluBaşkanı'nın sözlü açıklamalarının dinlenmesine, karar verildikten sonra, işinesasını da içeren ilk inceleme raporu, dava dilekçesi, Anayasa'ya aykırı olduğuileri sürülen Yasa kuralı ile iptal istemine dayanak yapılan Anayasa kuralları,bunların gerekçeleri ve öbür yasama belgeleri okunup incelendikten ve YüksekSeçim KuruluBaşkanı'nın sözlü açıklaması dinlendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü :
A. İptali İstenen Kuralın Anlam ve Kapsamı :
4044 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin birinci fıkrasında, 27 Mart1994 günü yapılan Mahallî idareler genel seçiminde kullanılan sandık seçmenlistelerinin güncelleştirilerek kullanılacağı; ikinci fıkrasının birincitümcesinde, güncelleştirme işleminin sınırlandırılarak seçmen listelerinde adıbulunmayanlardan yalnız askerlik hizmetinden terhis olanlarla seçim mahallineatanan memurların sandık seçmen listesine dahil edileceği hükme bağlanmaktadır.Maddenin ikinci fıkrasının ikinci tümcesinde bu suretle oluşan listelerin başkabir ilân vesair işleme bağlı tutulmadan çoğaltılarak sandık seçmen listesi olarakkullanılacağı öngörülmektedir. Sontümce ise, askı ve itiraz sürelerinin YüksekSeçim Kurulu'nca belirleneceğine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, 4044 sayılı Yasa'nın 2. Maddesinin Anayasa'nın5., 10., 13. ve 67. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1.Anayasa'nın 67. ve 13. Maddeleri Yönünden İnceleme
Anayasa'nın konuyla doğrudan ilgili "seçme, seçilme ve siyasîfaaliyette bulunma hakları" başlıklı 67. maddesinde seçme ve seçilmehakları düzenlenirken seçimlerin ve halkoylamasının genel oy esasına göreyapılacağı öngörülmüştür. Seçme hakkı, yasalarla düzenlenirken bu maddedebelirtilen ilkelerin gözardı edilmesi ya da bu niteliği alacak ve bu anlamagelecek biçimde sınırlanması olanaksızdır.
Bir halk yönetimi olan ve ulusal egemenliği en iyi biçimde yaşamageçiren, çoğulcu, katılımcı, kurallar ve kurumlar düzeni demokrasilerde halkındevletin yasalarına bağlılığı olgusunun herkesi kapsayıcı biçimde algılanmasıve tanımlanması gerekir. Bunu gerçekleştiren ilke, "genel oy"ilkesidir. Genel oy, vatandaşların seçmen olabilme hakkını servet, eğitim,cinsiyet ve ırk bakımlarından sınırlamayan bir seçim olgusudur. Genel oytanımındaki "genel" sözcüğü, seçme yeterliliğine sahip olanların oykullanmalarını anlatır. Seçmen yeterliliği için Anayasa ve yasalarda yeralankoşulların genel oy ilkesini zedelemediği, seçmen olabilmek için öngörülenkoşulların topluma yarar sağlamak için konulduğu varsayılır.
298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri HakkındaYasa'nın 86. maddesine göre, ancak, sandık seçmen listesine kayıtlı seçmenleroy verme hakkına sahiptir. Sandık seçmen listesine kaydı olmayanlar seçimlerdeoy kullanamayacaklardır. Seçmen kütüğündeki bilgilerin değiştirilmesi,düzeltilmesi ve bir anlamda yenilenmesi demek olan "güncelleştirme"298 sayılı Yasa'nın geçici 18. maddesi uyarınca Yüksek Seçim Kurulu'nunsaptadığı esas ve ilkelere göre gerçekleştirilmektedir.
Seçme hakkına sahip bulunmasına karşın değişen durumlar veyaçeşitli nedenlerle sandık seçmen listesine yazılmayan yurttaşlarıgüncelleştirme kapsamına almamak seçme hakkını olanaksız kılmaktadır. Kaldıki,yapılacak ara seçimler yoğun göç olaylarının yaşandığı Güneydoğu AnadoluBölgesi ağırlıklıdır. 4044 sayılı Yasa'da 27.3.1994 seçimleri için düzenlenenseçmen listeleri esas alınarak butarihten sonra seçmen listesine eklenmesigereken seçmenler listeye yazılmayarak güncelleştirme olanağı yalnızca terhisolan askerlerle tâyin olunan memurlara tanınmaktadır. Böylece Yasa'dabelirtilen bu kişiler dışında oturdukları yerleri değişen seçmenlersandıkseçmen listesinde yer almayacaklardır.
24.3.1994 tarihinde düzenlenen seçmen listelerinin esas alınarakbu tarihten sonra seçmene ilişkin bilgilerde oluşacak değişikliklerden dolayıgüncelleştirmeden yalnızca terhis olan askerlerle, tâyin edilen devletmemurlarının yararlandırılması, bu iki grup dışında kalan vatandaşların seçmehakkının zedelenmesi demektir.
İptali istenen kural, bu iki grup, seçmene anayasal haklarsağlarken seçmen niteliği yönünden aralarında hiç bir ayrım olmayan diğerseçmenleri gözardı ederek, bu haktan yoksun bırakmıştır.
27 Mart 1994 günü yapılan yerel yönetimler genel seçimindekullanılan sandık seçmen listelerine, askerlik hizmetinden terhis olanlarla,tayin olunan memurlar dışındaki seçmenlerin alınmayarak listeleringüncelleştirilmesi, yeterli bir güncelleştirme olmayıp kimi seçmenlerin seçmehakkını ortadan kaldırmakta ve bu yolla seçimi olumsuz yönde etkilemektedir.Seçme hakkının ve seçimlerin hukuksal altyapısını oluşturan seçmen kütüklerinindüzenlenmesinde kimi seçmenlerin kütüğe yazılmasını engelleyen kurallar geneloy hakkını ortadan kaldırır. İlk bakışta terhis olan askerlerle, tayin olunanmemurlar için öngörülen başvuru yolu, onlara bir ayrıcalık getirmeyipdurumlarına ve konumlarına uygun bir düzenleme, bu durumve konumda olmayan öbürseçmenler için bir eksikilik sayılabilecek nitelikte görülmekteyse de, listeyeyazılma olanağı verilmeyenlere temel hakkını kullandırmamaktadır. Somut sonuç,eksiklikten ötede, bir tür sınırlama ile en önemli, en etkin ve demokrasiiçinbaşlıca ölçüt sayılan bir haktan yoksun bırakmaktır. Demokrasilerde yalnız birhak değil, görev de sayılan seçme hakkı, bunu yerine getirme olanağıyla anlamkazanır. Demokrasinin özü, olmazsa olmaz koşulu sayılan seçimlere katılmahakkını sınırlamabiçimindeki düzenleme, Anayasa'da öngörülen seçme hakkınaaykırıdır. Seçim, demokrasinin kaynağı ve dayanağıdır. Demokrasiye anlam veren,onu değerli kılan ve yaşama geçiren seçimin her yönden gölgesiz yapılması, seçmenlerinve tüm yurttaşların yakınacağıyöntemlerden uzak kalınmasıdır. Yurttaşların enkutsal, en doğal hakkı sayılan seçme hakkı ayrıcalıklar, sınırlamalar ya dakısıtlamalarla anlamını yitirir ve demokrasi sözde kalır. Seçme hakkınınanayasal gereklere aykırı biçimde engellenmesi, hakkın özünedokunmak olur. Budoğrultuda hazırlanmış listelerle yapılacak seçim, giderilmesi güç, savunulmasıolanaksız sakıncalar taşır. Seçmen oyu, ulusal iradenin belirlenme aracıdır vedemokrasinin en doğal, en temel göstergesidir. Bu olguyu, kuşkulu ve tartışmalıduruma düşüren yöntemlere ve oluşumlara geçerlik tanınamaz.
Demokrasi, yönetenlerin yönetilenler tarafından serbest ve dürüstseçimler yoluyla seçildikleri bir rejim olarak da tanımlanabilir. Öyle ise,seçme hak ve özgürlüğü demokratik bir Devlet yönetiminin vazgeçilmez koşullarıarasındadır. Anayasa'nın 67. maddesinde bu hak ve özgürlüğü güvence altınaalacak ilkeler belirlenmiştir. Genel oy ilkesi, demokrasilerin vazgeçemeyeceğien temel ilkelerden birini oluşturmaktadır. Yasakoyucu, bu konudakidüzenlemelerini Anayasa'nın 13. maddesinde sözü edilen "demokratik toplumdüzeninin gereklerine" uygun biçimde yapmak zorundadır. Bu sınırınaşılması hiç kuşkusuz genel oy ilkesini zedeler. Genel oy ilkesine, seçmehakkına, yaş, kısıtlılık veya özellik gösterenkimi görevler de bulunma gibi"makûl" nedenlerle sınırlamalar getirilebilir. Ancak, getirileceksınırlamaların yasakoyucunun takdiri dışında bırakılan anayasal ilkelerizedelememesi ve
demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmaması gerekir.Hakkın özüne dokunan düzenlemeler genel oy ilkesini zedeleyecektir. Terhis olanaskerlerle tâyin edilen memurlar dışında kalan ve seçme hakkı bulunmasınakarşın çeşitli nedenlerle sandık listesine yazılmayan vatandaşların seçmehakkını ellerinden almak Anayasa'nın 67. maddesinin ikinci fıkrasında yazılıgenel oy ilkesine ve 13. maddesinin ikinci fıkrasında yazılı demokratik toplumdüzeninin gereklerine aykırı düşmektedir.
Bu durumda, 4044 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin ikinci fıkrasınınilk iki tümcesi, Anayasa'nın 67. maddesinin ikinci fıkrasındaki genel oyilkesine ve 13. maddesindeki demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırıolduğundan iptalleri gerekir.
Maddenin geri kalan bölümleri Anayasa'ya aykırı olmadığından bunlarayönelik iptal isteminin ise reddi gerekir.
2. Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 67. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan genel oyilkesi servet, öğrenim durumu, cinsiyet, vergi gibi sınırlamalar olmaksızınbütün vatandaşların oy hakkına sahip olmaları anlamına geldiğinden eşitlikilkesi bu ilkenin içinde yer almaktadır. Bu nedenle getirilen düzenlemeninAnayasa'nın 10. maddesinde kurala bağlanmış olan eşitlik ilkesi yönündenincelenmesine gerek bulunmamaktadır.
3. Anayasa'nın 5. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 5. maddesi, kişinin temel hak ve hürriyetlerini,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri ile bağdaşmayacak surette sınırlayansiyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmayı Devlete görev olarakvermiştir.
4044 sayılı Yasa'da getirilen kural Anayasa'nın genel oy ilkesineaykırı olduğundan ve genel oy ilkesi de adalet ilkelerine aykırı sınır veengelleri kaldırmayı gerektirdiğinden söz konusu düzenlemenin bu yöndenincelenmesine de gerek görülmemiştir.
IV- SONUÇ
28.9.1994 günlü, 4044 sayılı "4 Aralık 1994 Günü Milletvekilive Mahallî İdareler Ara Seçimi Yapılması Hakkında Kanun"un;
1. 2. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Güncelleştirme, sandıkseçmen listelerinin askıya çıkarılması ve listede ismi bulunmayanlardan,askerlik hizmetinden terhis olanların terhis evrakıyla, memur olarak tayinolanların da tayin evrakıyla askı gününden önce ilgili seçim kuruluna müracaatısuretiyle olur. Bu suretle oluşan listeler başka bir ilan vesair işleme tabitutulmadan çoğaltılarak sandık seçmen listesi olarak kullanılır..."tümcelerinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
2. Maddenin diğer bölümlerinin Anayasa'ya aykırı olmadığına veiptal isteminin REDDİNE,
16.11.1994 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8-11 ve 28. Maddelerinde Mahkemeningündeminin belirlenmesi ve dağıtımı esasları ile görüşmelerin yapılmasıdüzenlenmiştir.
İçtüzüğün bu maddelerinin düzenleniş biçiminden, görüşmelerin dahaönceden belirlenen gündeme göre Anayasa Mahkemesi Üyeleri'nin konuyu yeterinceinceleyip kişisel kanılarını eksiksiz oluşturmalarını sağlayacak bir süreverilerek yapılmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu konudaki kurallargörevin teminatı olup kararla değiştirilecek ve ihmal edilebilecek niteliktedeğildirler.
Konu ile ilgili gündem, görüşmelerden bir gün önce ve "İlkİnceleme" ve "Yürürlüğün durdurulması isteminin incelenmesi"olarak dağıtılmış ve bu konudaki Raportör raporu ve çalışması da bu yöndehazırlanmıştır.
Görüşmeler sırasında bu çerçevenin değiştirilerek konunun esasincelemeye çevrilmesi İçtüzüğün yukarıda anılan maddelerine aykırıdır.
Bu nedenlerle görüşmelerin "Gündem" çerçevesindençıkarılarak "Esas İnceleme"ye dönüştürülmesine karşıyım.
Güven DİNÇER
2949 sayılı Kanun'un 29. maddesinde; Anayasa Mahkemesi'nin YüceDivan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işlerin incelenmesinde ilgililerisözlü açıklama yoluyla dinleme yetkisi iptal davaları yönünden"tarafların", "taraf konumunda olanların" ve "yürütmeorganının ve/veya idarenin" dinlenmesi ve açıklama yapmasına yönelik birhükümdür.
Anayasa'nın 79. maddesi; seçimlerin yargı organının yönetim vedenetimi altında yapılacağını öngörmüş ve bu sistemin temeli olan Yüksek SeçimKurulu'nun kuruluş ile görev ve yetkilerini belirlemiştir.
Anayasa'nın değişik maddelerinde "mahkeme" kavramınıifade eden çeşitli sözcükler kullanılmaktadır.
Anayasa'nın 9, 15/3, 17/3, 33/2, 36 ve 37. Maddelerinde"mahkeme", 19/3-4, 21, 26/3, 28/5, 6, 7, 33/6. maddelerinde hâkim,19/5 maddesinde "yargı mercii" ve 79. maddesinde ise "yargıorganı" terimleri benzer anlamlarda kullanılmıştır. Bu yüzden dekullanılan sözcüğe değil de içerdiği anlama bakarak "mahkeme"sözcüğünü değerlendirmek gerekir.
Mahkemeler, hâkimlik mesleğinde olan kamu görevlileri tarafındanyargı gücünü ve yargılama tekniklerini kullanarak uyuşmazlıkları veanlaşmazlıkları çözen kuruluşlardır. Uyuşmazlıklar ve anlaşmazlıklarmahkemelerde genel olarak taraf teşkiline dayanan "dava" biçimindeincelenir ve çözümlenirler. İstisnaî olarak da bazı uyuşmazlıklar, tarafteşkiline dayanmayan ve işleme yönelik "itiraz" yolu şeklindebiçimlenirler.
Bu nedenlerle "yargı organı", "yargı mercii","mahkeme", "hâkim" veya aynı anlamda kullanılan diğer birsözcüğe bakılmaksızın bunların işlevleri üzerinde durarak sonuca varmakgerekir.
Seçimin yönetimi ve seçimle ilgili uyuşmazlıkların çözümü ilegörevli olan ve Yüksek Seçim Kurulu'nun başında bulunduğu sistem, yukarıdaanılan hükümlerin birlikte değerlendirilmesine göre, adli, idari ve askeriyargının yanında ayrı egemen bir yargı düzenidir. Seçim yargısında görevliolanların tümü de yargıçtırlar.
Yüksek Seçim Kurulu kendi yetkileri çerçevesinde yargısal kararveren yargı organı olarak Anayasa Mahkemesi'nde dinlenmek üzere çağırılamaz vetemsilci gönderemez. Zira mahkemeler yalnızca kendi önlerine gelenuyuşmazlıkları çözümlerler. Görev alanlarında verdikleri kararlarını baştakendi üst yargı kuruluşları olmak üzere hiçbir yerde ve diğer egemen yargıorganlarında açıklayamazlar veya açıklamazorunda tutulamazlar.
Bu nedenle yargı organı olan Yüksek Seçim Kurulu'nun Başkanı'nınçağrılması ve dinlenilmesi kararına karşıyım.
Güven DİNÇER