ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1994/86
Karar Sayısı : 1995/41
Karar Günü : 13.9.1995
R.G. Tarih-Sayı :18.10.1996-22791
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Karşıyaka Asliye 4. Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 17.2.1926 günlü, 743 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun242. ve 246. maddelerinin Anayasa'nın 35., 36. ve 41. maddelerine aykırı olduğusavıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Davacı koca evlilik birliği sürerken dâvalı karısının diğer dâvalıile fiili birleşmesinden olan ve kendi nüfusuna kaydettirdiği 1987 ve 1992doğumlu iki çocuğun gerçek babası diğer dâvalı olduğundan çocukların kendinüfus kaydından silinerek diğer dâvalı nüfusuna kaydedilmesi istemiyle açtığıdâvada Mahkeme, Medenî Yasa'nın hak düşürücü sürelere ilişkin 242. ve 246.maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak iptal istemiyle doğrudanAnayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
Türk Medenî Kanunu'nun iptali istenen 242. ve 246. maddelerişöyledir:
1- "MADDE 242 - Koca, doğduğuna muttali olduğu gündenitibaren bir ay içinde çocuğu reddedebilir. Ret dâvası, çocuk ile anasıaleyhine ikame olunur."
2- "MADDE 246 - Koca, sarahaten veya delâleten çocuğutanıdıktan yahut bu bapta muayyen müddet geçtikten sonra, ret davası edemez.Şukadar ki çocuğu tanımak veya müddetinde reddetmemek hususunda iğfalolunduğunu iddia ve ispat edebilir.
Bu hallerde, iğfale ıttıla tarihinden itibaren ret için yenidenbir aylık müddet başlar.
Kezalik ret dâvasının müddeti içinde ikame edilmemesi mühik birsebepten ileri gelmiş ise müddetin geçmesine bakılmaksızın dâva mesmuolur."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 35.- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz."
2- "MADDE 36.- Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmahakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz."
3- "MADDE 41.- Aile, Türk toplumunun temelidir.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocuklarınkorunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak içingerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'inkatılmalarıyla 13.9.1995 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadakieksiklik giderildiğinden işin esasının incelenmesine, oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- SINIRLAMA SORUNU
Medenî Yasa'nın 242. maddesinin birinci tümcesinde "Koca,doğduğuna muttali olduğu günden itibaren bir ay içinde çocuğureddedebilir" kuralı yer almakta ve bu kuralın yaptırımını düzenleyen aynıYasa'nın 246. maddesinin birinci fıkrasının birinci tümcesinden, "Koca,... bu bapta muayyen müddet geçtikten sonra, ret dâvası ikame edemez"denilmektedir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, nesebin reddi dâvasının bir aylıkhak düşürücü süre içerisinde açılması gereğinin Anayasa'ya aykırı olduğunuileri sürmektedir.
Bu nedenle, anayasal denetime, itirazkonusu 242. ve 246.maddelerin tamamının değil, doğrudan konuya ilişkin ve uygulanacak kısmınınesas alınması gerekir. Bakılmakta olan dâvada uygulanacak yasa kuralından amaç,dâvanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya dâvayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz etki yapacak yahut tarafların istek vesavunmaları çerçevesinde bir karar vermek için gözönünde tutulması gerekenkurallardır.
Esas incelemenin, Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28.maddeleri gereğince dâvada uygulanacak kuralla sınırlı tutulması zorunludur.
Bu nedenle, itiraz yoluna başvuran Mahkemenin baktığı dâvadauygulayacağı kural, Medenî Yasa'nın 242. maddesinin birinci tümcesi ile 246.maddesinin birinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan -"Koca ... bubapta muayyen müddet geçtikten sonra ret dâvası ikame edemez"kurallarıdır. Esas incelemenin bu kurallarla sınırlı olarak yapılması gerekir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, itirazkonusu Yasa kuralı ile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri veöteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralların Anlam ve Kapsamı
Genelde nesep, bir kimsenin sadece babasına ve anasına nisbeti,yani ana, baba ile çocuk arasındaki kan ve soybağı, hısımlık ilişkisi olaraktanımlanabilir.
Medenî Yasa'nın öngördüğü "sahih neseb", çocuğun evlilikiçinde doğmasıyla (Madde 241), evlilik dışında doğmakla birlikte sonradan anababanın evlenmesiyle (Madde 247), hâkim kararıyla (Madde 249) ya da nesebinözel yasalarla (idarî yoldan) düzeltilmesiyle oluşur. Bu durumlarda hem babaya,hem anaya sahih neseb bağı kurulur.
Baba bakımından sahih olmayan neseb ise ancak, evlilik dışı birilişkiden doğan çocuğun tanınması (Madde 291) ya da kişisel sonuçlarıylababalığa hükmedilmesi ile (Madde 295 vb) gerçekleşir.
Medenî Yasa'nın 241. maddesinde yer alan sahih neseb karinesiuyarınca, evlilik sürerken ya da sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içindedoğan çocuğun babası kocadır. Aynı Yasa'nın 242 ila 246. maddelerindeki nesebinreddi süresi içinde bu karine aksi ileri sürülebilir ve kanıtlanabilir. Koca,evlilik içinde veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğançocuğun nesebini reddedebilir. Medenî Yasa'nın243. maddesindeki "Evlilik mevcutiken doğan çocuk" yönünden koca, evlendikten en az yüzseksen gün sonradoğan çocuğun kendisinden olması olasılığının bulunmadığını, 244. maddeye görede "Evlenmeden evvel veya ayrıldıktan sonra ana rahmine düşen çocuk"bakımından, çocuğun evlenmeden başlayarak yüzsekseninci günden önce doğduğuveya karının gebe kaldığı zamanda kocasından mahkeme kararıyla ayrı yaşadığınıkanıtlayarak nesebi reddedebilir.
Nesebin reddi dâvasının Medenî Yasa'nın 242-246. maddelerindekoca, mirasçılar, savcı ve diğer ilgililer tarafından doğuma ittıla tarihindenitibaren bir aylık hak düşürücü süre içinde açılması öngörülmüştür.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1- Anayasa'nın 41. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın "Ailenin Korunması" başlıklı 41. maddesindeaile, Türk toplumunun temeli sayılmış; Devletin, ailenin huzur ve refahı ileözellikle ananın ve çocukların korunması için gerekli önlemleri alacağı veörgütleri kuracağı belirtilmiş, böylece aile kurumuna anayasal güvencesağlanmıştır.
Maddenin gerekçesinde, "... Ailenin korunması fikrinin herşeyden önce Medenî Yasa anlamında evliliklerin kurulmasını kolaylaştırmakolduğu şüphesizdir... Millet hayatı bakımından aile kutsal bir temeldir. Bunedenle, Devlet, ailenin refahını ve huzurunu koruyacaktır" denilmektedir.
Yasa'ya göre aile, karı, koca ve çocuklardan oluşur. Anayasa'nın41. maddesi de böyle bir ailenin korunmasını amaçlamaktadır.
Nesebin reddi dâvasında öngörülen bir aylık hak düşürücü süre,ailenin korunması amacını gerçekleştirmeye yöneliktir. Bu nedenle, itirazkonusu kurallar Anayasa'nın 41. maddesine aykırı görülmemiştir.
2- Anayasa'nın 36. Maddesi Yönünden İnceleme
Mahkeme, günümüzde nesebin % 100'e yaklaşan bir doğruluklabelirlenmesinin teknik yönden olanaklı bulunduğundan sözederek nesebin reddidâvasının bir aylık hak düşürücü süreye bağlı bulunmasına Anayasa'nın hak aramaözgürlüğünü düzenleyen 36. maddesine aykırılığını ileri sürmüştür.
Olayda, dâvacı kocanın, karısından fiilen ayrılmasından sonrakarının diğer dâvalı ile evlilik dışı birlikte olmaları sonucu iki çocuklarınındoğduğu ve evli olan tarafların uzun süre yasaların verdiği boşanma haklarınıkullanmadıkları gibi yasaların yönetsel yönden öngördüğü çocuklarınneseplerinin düzeltilmesine ilişkinhaklarından da yararlanmadıklarıanlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 36. maddesinde, herkesin meşrû vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercilerine başvurabilecekleri öngörülmüştür.Anayasa'nın öngördüğü temel hakların yasayla sınırlandırılabileceği Anayasa'nın13. maddesi gereğidir. Bu bağlamda ailenin temelini teşkil eden neseb bağınınsüresiz olarak dâva tahdidi altında tutulması, ailenin ve çocuğun korunmasınıöngören Anayasa'nın 41. maddesinin düzenleniş amacıyla bağdaşamaz.
Bu nedenlerle, Yasa'yla getirilen bir aylık hak düşürücü süreAnayasakoyucunun bu konudaki amacına uygun bulunduğundan 36. maddeye aykırılıksavı yerinde görülmemiştir.
3- Anayasa'nın 35. Maddesi Yönünden İnceleme
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, nesebi süresinde reddedilmeyençocuğun, tabîi babasından miras alamamasının Anayasa'ya aykırılık oluşturduğunuileri sürmektedir.
Anayasa'nın 35. maddesine göre herkes, mülkiyet ve miras haklarınasahip olup, bunlar ancak kamu yararı amacıyla yasayla sınırlanabilir.
Miras hakkı, eş için evlilik bağına çocuklar için ise soy (neseb)bağına dayanır. Bu nedenle, neseb bağı kurulmayan bir çocuğun miras hakkındansöz edilemeyeceğinden konunun Anayasa'nın 35. maddesiyle ilgisi kurulamamıştır.
VI- SONUÇ
17.2.1926 günlü, 743 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun sınırlamakararı uyarınca incelenen 242. maddesinin birinci tümcesi ile 246. maddesininbirinci fıkrasının birinci tümcesindeki "...yahut bu babda muayyen müddetgeçtikten ..." sözcüklerinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve İTİRAZINREDDİNE,
13.9.1995 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Mustafa YAKUPOĞLU