ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1995/18
Karar Sayısı : 1995/50
Karar Günü : 26.9.1995
R.G. Tarih-Sayı :15.11.1997-23171
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 19.3.1985 günlü, 3167 sayılı "ÇekleÖdemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun"un16. maddesinin Anayasa'nın 5., 10., 65., 167. maddelerine aykırılığı savıylaiptali istemidir.
I- OLAY
Karşılıksız çek keşide eden sanığın, düzeltme hakkını kullanmamasınedeniyle müşteki tarafından yapılan şikayet üzerine eylemine uyan 3167 sayılıYasa'nın 16/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamudavasında Mahkeme, 16. maddenin iptali istemiyle başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
19.3.1985 günlü, 3167 sayılı "Çekle Ödemelerin Düzenlenmesive Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun"un iptali istenen 16. maddesişöyledir:
"İbraz süresi içinde veya üzerinde yazılı keşide tarihinden önce,4 üncü maddeye göre ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması sebebiylekısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden kişiler bir yıldan beş yıla kadarhapis cezası ile cezalandırılırlar. Mahkemeayrıca işlenen suçun mahiyetine görebir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir müddet için failin bankalardaçek hesabı açmasının ve çek keşide etmesinin yasaklanmasına karar verir.Yasaklama kararı bütün bankalara duyurulmak üzere TC. Merkez Bankasınabildirilir.
(Değişik: 14/1/1993 - 3863/1 md) Bu fiilerden dolayı takibatyapılması çek hamillinin şikâyetine bağlıdır. Şikâyet süresi çekin bankayaibraz tarihinde başlar. Şikâyetten vazgeçmekle, kamu davasının ve cezanınortadan kaldırılmasına karar verileceği gibi, keşidecinin çek bedelininkarşılıksız kalan kısmını %10 tazminatı ve gecikme faizi ile birlikte muhatapbankaya veya herhangi bir şubesine yatırmış bulunması halinde de, vazgeçmeşartı aranmaksızın, kamu davasının ve cezanın ortadan kaldırılmasına kararverilir. Fiili işleyişinin 8 inci maddeye göre düzeltme hakkını kullanmaksuretiyle hamilin zararını karşılamış olması veya düzeltme hakkı yoksa, anılanmaddede belirtilen müddet içinde çek bedelinin karşılıksız kalan kısmını %10tazminatı vegecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya veya herhangi birşubesine yatırmış bulunması halinde şikâyet hakkı doğmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 5.- Devletin temel amaç ve görevleri, Türkmilletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyetive demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adaletilkeleriylebağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyalengelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gereklişartları hazırlamaya çalışmaktır."
2- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
3- "MADDE 65.- Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasaile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, malîkaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir."
4- "MADDE 167.- Devlet, para, kredi, sermaye,mal ve hizmetpiyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştiricitedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme vekartelleşmeyi önler.
Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesiamacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi vebenzeri yükümlülükler dışında ek malî yükümlülükler koymaya ve bunlarıkaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Samia AKBULUT,Haşim KILIÇ, Mustafa BUMİN, Ali HÜNER, Mustafa YAKUPOĞLU ve Nurettin TURAN'ınkatılmalarıyla 19.4.1995 günü yapılan ilk inceleme toplantısında; dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, sınırlama sorununun esasinceleme evresinde ele alınmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen yasa kuralları ile aykırılık savına dayanak yapılanAnayasa kuralları bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
İtiraz yoluna başvuran mahkemenin görmekte olduğu davada itirazkonusu yasa maddesinin birinci fıkrasının uygulanacak yasa kuralı olduğundaherhangi bir duraksama bulunmamaktadır.
İtiraz konusu 16. maddesinin ikinci fıkrasında; şikâyettenvazgeçme veya keşidecinin çek bedelinin karşılıksız kalan kısmını %10 tazminatıve gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya veya herhangi bir şubesineyatırması halinde şikayetten vazgeçme şartı aranmaksızın kamu davasının vecezasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi öngörülmüştür.
Mahkeme, bu fıkranın cezanın ortadan kaldırılmasına ilişkinbölümünü bu evrede uygulama durumunda değildir.
Bu nedenlerle, 14.1.1993 günlü, 3863 sayılı "3167 sayılıÇekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 16ncı Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun"un 1. maddesiyle değiştirilen3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin ikinci fıkrasına yönelik itiraza ilişkinesas incelemenin, ikinci tümcedeki "...kamu davasının..."sözcükleriyle sınırlı olarak yapılmasına, Yekta Güngör ÖZDEN, Ahmet N. SEZER,YalçınACARGÜN, Mustafa BUMİN ile Sacit ADALI'nın karşıoyları ve oyçokluğuyla26.9.1995 gününde karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuruda itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10., 5., 167. ve 65.maddelerine aykırı olduğu savıyla iptali istenmiştir.
1- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuruda itiraz konusu yasa maddesiyle çek hamillerinin diğerkambiyo senetleri sahiplerinden daha farklı ve imtiyazlı bir konuma getirildiğibu nedenle maddenin Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğuileri sürülmektedir.
"Kanun önünde eşitlik" başlıklı, Anayasa'nın 10.maddesinde; "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefiinanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önündeeşittir" denilmektedir.
Anayasa'nın bu ilkesi ile aynı hukuksal durumda olan kişilerinaynı kurallara bağlı tutulacağı, değişik hukuksal durumda olanların ise değişikkurallara bağlı tutulmasının bir aykırılık oluşturmayacağı kabul edilmiştir.Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamınagelmez. Yasaların uygulanmasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce,felsefi inanç, din ve mezhep ayrılığı gözetilmesi ve bu nedenlerle eşitsizliğeyol açılması Anayasa katında geçerli görülemez. Bu mutlak yasak, birbirininaynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını ve ayrıcalıklı kişi vetoplumların yaratılmasını engellemektedir. Kimi yurttaşların haklı bir nedenedayanarak değişik kurallara bağlı tutulmaları eşitlik ilkesine aykırılıkoluşturmaz. Durum vekonumlardaki özellikler, kimi kişiler ve topluluklar içindeğişik kuralları ve değişik uygulamaları gerekli kılabilir. Özelliklere,ayrılıklara dayandığı için haklı olan nedenler ayrı düzenlemeyi aykırı değil,geçerli kılar. Aynı durumda olanlar için ayrıdüzenleme aykırılık oluşturur.Anayasa'nın amaçladığı eşitlik eylemli değil hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksaldurumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursaAnayasa'nın öngördüğü eşitlik çiğnenmiş olmaz. Başka bir anlatımla, kişiselniteliklerive durumları özdeş olanlar arasında, yasalara konulan kurallarla değişikuygulamalar yapılamaz. Durumlardaki değişikliğin doğurduğu zorunluklar, kamuyararı ya da başka haklı nedenlere dayanılarak yasalarla farklı uygulamalargetirilmesi, Anayasa'nın eşitlik ilkesinin çiğnendiğini göstermez.
Kambiyo senetleri olan poliçe, bono ve çek ortak birtakım yasaldüzenlemelere tabi tutulmuş olmakla beraber herbirinin ticari hayata konuluşamacı, ekonomik ve toplumsal işlevleri ve bunlara bağlı olarak da hukuksalyönleri farklıdır.
Hukuksal nitelikleri değişik ticarî senetlerden, çek hâmillerininkorunması yönünden ayrı kurallar getirilmesinde Anayasa'nın 10. maddesindeöngörülen eşitlik ilkesine aykırılık söz konusu değildir.
2- Anayasa'nın 5. Maddesi Yönünden İnceleme
Mahkeme devletin temel amaç ve görevleri içinde ekonomik huzurunsağlanmasına karşın inceleme konusu maddeyle ekonomik huzurun bozulduğu, bunedenle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 5. maddesine de aykırı olduğunu ilerisürmüştür.
Anayasa'nın 5. maddesinde "kişilerin ve toplumun refahı,huzur ve mutluluğunu sağlamak" devletin temel amaç ve görevleri arasındasayılmaktadır.
Yasama organının, karşılıksız çeklerin çoğalarak ekonomik hayatıolumsuz şekilde etkilemesi karşısında, ekonomik hayattaki güvensizlik ortamınıortadan kaldırarak toplumun huzur, refah ve mutluluğunu sağlamak amacıyla getirilenitiraz konusu kuralla özgürlüğü bağlayıcı ceza yaptırımı getirilmesindeAnayasa'nın 5. maddesine aykırılık görülmemiştir.
3- Anayasa'nın 167. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 167. maddesinde, "Devlet" para, kredi,sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemlerini sağlayıcıve geliştirici tedbirleri alır" denilmektedir.
Karşılıksız çekler için uygulanan yaptırımların yetersiz kalmasınedeniyle çekle ödemelerin azalmasının ulusal ekonomiyi olumsuz yöndeetkilemesinden dolayı, yasakoyucunun piyasaların sağlıklı ve düzenliişlemelerini sağlamak amacıyla yeni yaptırımlar getirmesinde Anayasa'nın 167.maddesine aykırılık yoktur. İptal isteminin reddi gerekir.
4- Anayasa'nın 65. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 65. maddesinde, "Devlet, sosyal ve ekonomikalanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasınıgözeterek, malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir"denilmektedir. Bu madde ile itiraz konusu kural arasında ilgi bulunmamaktadır.
Güven DİNÇER, fıkranın ilk tümcesi yönünden bu görüşlerekatılmamıştır.
VI- SONUÇ
19.3.1985 günlü, 3167 sayılı "Çekle Ödemelerin Düzenlenmesive Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun"un;
A- 16. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığınave itirazın REDDİNE, Güven DİNÇER'in "Fıkranın ilk tümcesinin iptaligerekir" yolundaki karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
B- 16. maddesinin sınırlama kararı uyarınca incelenen, 3863 sayılıYasa ile değişik ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
26.9.1995 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1995/18
Karar Sayısı : 1995/50
Dava konusu 16. maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesi ile,"ibraz edildiğinde yeterli karşılığı bulunmaması yüzünden kısmen de olsaödenemeyen çeki keşide eden kişinin bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılacağı" öngörülmüştür.
Bu hüküm, benzeri konulardaki ekonomik suçlar için öngörülmeyençok ağır bir yaptırımı öngörmesi nedeniyle Anayasa'nın eşitlik ilkesinidüzenleyen 10. maddesine ve cezaların genel ilkelerini düzenleyen 37. maddesineaşağıda yazılan nedenlerle aykırılık oluşturmaktadır.
1- Anayasa Mahkememiz kararlarında eşitlik ilkesini irdelerken,eşitliği kişiler arasında siyasal eşitlik olarak ele almış ve bunlarla ilgiliolarak değişik durumların değişik kurallara bağlanmasını da eşitliğe aykırıbulmamıştır. Ayrıca bu irdelemelerde, "kamu yararı" düşüncesi farklıdüzenlemeler yapılmasına imkan veren temel değer ve ölçüt olarak elealınmıştır.
Eşitliğin kişisel boyutları yanında kavramsal yönü de anayasaldenetimde gözönünden uzak tutulmamalıdır.
Ceza Kanunu'nun veya özel ceza kuralı ihtiva eden kanunlarınhükümleri ele alınırken konunun, cezanın ülkedeki ceza kurallarının bütünüiçinde ele alınması gerekir. Her ceza kuralı düzenlenirken şüphesiz yasakoyucukendi benimsediği ceza politikası gereği bir takım tercihler ortaya koyarakyasal düzenlemeleryapacaktır. Ancak, bu tercih serbestisi Anayasa'nın genel veözel kuralları çerçevesinde olacaktır. Eşitlik ilkesi, bu kavramın kişilerarasında eşitliği gerçekleştirmesi gereği kadar yasaların genel yapısı içindedengeli ve ölçülü düzenleme yapma gereğini de içermektedir.
Kambiyo senetleri yönünden kişisel hürriyeti bağlayıcı özel birsuçu ve cezayı öngörmeyen ceza hukukumuzun yalnız çekler için özel kurallarıiçermesi, konunun arzettiği özel hukukî ve ekonomik gerekler yüzündenyasakoyucunun tercihi olarak kabul edilebilir. İşte burada yasakoyucununbelirli ölçütler içinde kalması ve bu konuda bir düzenleme yaparken diğer cezakurallarının da değerlendirilmesi gerekir. Diğer yasalarda olduğu gibiözellikle hürriyetlerle ilgili yasaların düzenlenmesindede makûl ve kabuledilebilir olanları aşan ölçütler kullanılamaz ve düzenleme yapılamaz. İnfazuygulamaları da gözönünde tutulduğunda adam öldürme veya ölüme sebebiyet vermesuçları ile ekonomik bir suçu aynı düzeye getiren veya yaklaştıran bir yasamaanlayışı kabul edilemez.
Ekonomik suçlar hakkında özel bir ceza yapısı düşünmeyen hukukumuziçin anayasal denetimde bazı yeni ölçütlerin getirilmesi zorunludur. Benzerikambiyo senetleri için hiçbir hürriyeti bağlayıcı ceza tehdidi altında olmayanekonomik fiillerin, çeklerde, çok ağır nitelikteki suçlara benzer bir şekildecezalandırılması yasaların düzenlenmesindeki ölçülülük esaslarını ihlâl eder.Bu da Anayasa'daki eşitlik kavramına aykırılık oluşturur.
2- Yukarıdaki düşünceler Anayasa'nın 37. maddesi yönünden degeçerlidir. Zira, yasakoyucu ceza kurallarını koyarken 37. madde kuralları ilesıkı sıkıya bağlıdır. Bu madde ile Anayasa, suçların ve cezaların kanuniliğiesasını benimsemiştir. Anayasa hangi fiilerin suç oluşturacağı ve hangifiillerin de ne türlü cezalandırılacağı konusunda herhangi bir kuralgetirmemiştir. Bu konuda Anayasa'da kural bulunmaması yasakoyucunun ceza kuralıkoymada mutlak bir serbesti içinde olduğunu göstermez. Yasakoyucu her özel cezakuralı yönünden ceza yasalarının bütünlüğü içinde belirli ölçüler ve dengelergözeterek düzenleme yapmak zorundadır. Toplumun geleneklerine, ihtiyaçlarına vesağduyuya ters düşen bir düzenleme anlayışı olamaz. Ekonomik ilişkilerle ilgilikoruyucu düzenlemelerde, ekonomik yaptırımlar önde gelir. Bunlar için cezakuralları en sonda düşünülebilecek koruma tedbirleridir. Bu yönüyle de yasa,ekonomik bir suç olan karşılıksız çeke uyguladığı ölçüsüz bir yaptırımla 37.maddeye aykırı davranmıştır.
Bu nedenlerle 16. maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesininiptali gerekir.
Başkanvekili
Güven DİNÇER